Şirket Ortaklığının Tespiti
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2011/8673 E. 2012/15436 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
sahtecilik↗ eş rızası↗ fesih↗ limited şirket↗ ilan↗ cy/cy kaydı↗ husumet↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece iddia, savunma ve tüm kanıtlara göre, davalı şirketin kuruluşuna ilişkin usulü işlemlerin tamamlandığını, vergi dairesinden vergi numarası alınarak tescil ve ilan ile faaliyete başladığı, sicil dosyasında bulunan nüfus kaydı ve fotoğraf ile davacının aynı şahıs olmadığının duruşmada davacının bizzat görülerek teyit edildiği, davacının kaybolan kimlik bilgileri kullanılarak rızası dışında ve sahtecilikle davalı şirketin kurulduğu, iki ortaklı limited şirketlerde davacının talebi gibi karar verilmesinin hukuki sonuç doğurmayacağı, faaliyet gösterdiği anlaşılan şirketin üçüncü şahıslarla olan hak ve ilişkileri nedeni ile fesih ve tasfiyesine karar vermek gerektiği, davalı ..., Ankara ... ve ...'na husumet yöneltilemeyeceği gerekçesiyle, bu davalılar hakkındaki davanın husumetten reddine, davalı şirketin fesih ve tasfiyesine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili ve davalı ... Vergi Daire Başkanlığı temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı ... Vergi Daire Başkanlığı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2-Davacı, davalı şirketin müvekkili tarafından kurulmadığının tespiti ile müvekkilinin şirketteki ortaklık ve müdürlüğünün kuruluş tarihi itibariyle iptal edilmesini talep etmesine rağmen, HUMK'nun 74. “hakim, her iki tarafın iddia ve müdafaası ile bağlı olup, ondan fazlasına veya başka bir şeye hüküm veremez” maddesine aykırı şekilde talebi aşılarak, davalı şirketin fesih ve tasfiyesine şeklinde hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2008/4748 E. 2010/841 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:rücuen tazminat · hizmet sözleşmesi · olumsuz oy
Benzer bu kararda1-Dava, «hizmet sözleşmesinden» kaynaklanan «rücuen tazminat» istemine ilişkindir.
Anılan bu davalara ilişkin taleplerinde incelenerek olumlu veya «olumsuz» bir karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde birleşen davalar hakkında hüküm kurulmaması doğru görülmemiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/2337 E. 2011/12417 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ticari defter kayıtları · icra takibine itiraz · ticari defter · icra inkar tazminatı · inkar tazminatı · eksik inceleme · e-defter
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve bilirkişi raporuna göre, davacı tarafın «defter» kayıtlarına uyarınca davalı borcunun 2.165,20 TL olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, «icra takibine itirazın» 2.393,00 TL olarak iptaline ve % 40 oranında «icra inkar tazminatının» davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
2-Kabul şekline göre de; hükme esas alınan bilirkişi raporunda davalı tarafın «ticari defterlerine kayıtlı» olmayan 800630 nolu 1.210,77 TL tutarlı faturanın araştırılmasının gerektiği belirtildiği halde davacının bu faturaya ilişkin davalıdan talep hakkının bulunup bulunmadığının mahkemece tartışılıp usulünce tespiti gerekirken yazılı şekilde «eksik incelemeyle» karar verilmesi de doğru olmadığından kararın davalı yararına bozulması gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/12758 E. 2012/21587 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:yediemin · davanın konusu · ihtiyati tedbir · ıslah · dosya masrafı · maddi tazminat · yasal faiz · dahili dava
Benzer bu karardaMahkemece, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına dayanılarak, davacının haksız olarak maruz kaldığı «ihtiyati tedbir» nedeniyle maddi ve manevi zarara uğradığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, 10.000 TL'si dava tarihinden, 18.411,05 TL'si «ıslah» tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte olmak üzere toplam 28.411,05 TL maddi ve 25.000 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin manevi tazminat isteminin reddine karar veri …
Karar tarihinde yürürlükte bulunan 1086 sayılı HUMK'nun 74. maddesi gereğince, hakim her iki tarafın iddia ve müdafaalariyle mukayyet olup ondan fazlasına veya başka bir şeye hüküm veremez.Yargılama sırasında alınan bilirkişi raporunda icra ve «yediemin» «masrafları» maddi zarara «dahil» edilmiş, mahkemece bilirkişi raporu aynen benimsenerek karar verilmiştir.
Oysa, davacı taraf «maddi tazminat» istemine esas oluşturan zarar kalemlerini dava dilekçesinde açıklamış olup, bunlar arasında icra ve «yediemin» «masrafları» bulunmamaktadır.
Öte yandan davacı vekili de 16.03.2009 tarihli dilekçesinde, toplatılan malların geri alınması için yapılan icra ve «yediemin» «masrafları» ile ilgili bir taleplerinın bulunmadığını, bu masrafların başka bir «davanın konusu» olduğunu belirtmiştir.
5 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/7977 E. 2011/8612 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/15326 E. 2013/158 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:asıl alacak
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma, tüm kanıtlara ve alınan bilirkişi raporuna göre, 945.50 TL «asıl alacak» yönünden itirazın iptaline karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/4532 E. 2010/4259 K.
Ortak:sahtecilik
İncelediğiniz kararda… kemece iddia, savunma ve tüm kanıtlara göre, davalı şirketin kuruluşuna ilişkin usulü işlemlerin tamamlandığını, vergi dairesinden vergi numarası alınarak tescil ve «ilan» ile faaliyete başladığı, sicil dosyasında bulunan nüfus «kaydı» ve fotoğraf ile davacının aynı şahıs olmadığının duruşmada davacının bizzat görülerek teyit edildiği, davacının kaybolan kimlik bilgileri kullanılarak «rızası» dışında ve «sahtecilikle» davalı şirketin kurulduğu, iki ortaklı «limited şirketlerde» davacının talebi gibi karar verilmesinin hukuki sonuç doğurmayacağı, faaliyet gösterdiği anlaşılan şirketin üçüncü şahıslarla olan hak ve ilişkileri nedeni ile «fesih» ve tasfiyesine karar vermek gerektiği, davalı ..., Ankara ... ve ...'na «husumet» yöneltilemeyeceği gerekçesiyle, bu davalılar hakkındaki davanın husumetten reddine, davalı şirketin fesih ve tasfiyesine karar verilmiştir.
Benzer bu kararda2- Öte yandan, davacının sunduğu deliller ve kooperatif kayıt ve belgeleri karşılaştırılmak suretiyle davacının borçlu olmadığı miktarın tespiti amacıyla, davalı kooperatif yöneticilerinin «sahtecilik» suçundan yargılandıkları Afyonkarahisar 1.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:menfi tespit davası · tespit davası · menfi tespit · eksik inceleme · e-defter
Benzer bu karardaO halde mahkemece davaya bir «menfi tespit davası» olarak bakılıp davacının hangi senetler nedeniyle borçlu olmadığının tespitine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde 1 adet senet nediniyle borçlu olmadığı, 8 adet senet nedeniyle borçlu olduğu ve borç miktarının 6.449,00 TL olduğunun tespitine karar verilmesi doğru olmamıştır.
Ağır Ceza Mahkemesi’nin 2004/184 E. sayılı dava dosyasında bulunduğu ileri sürülen davalı kooperatifin «defter», kayıt ve belgeleri de incelenmek suretiyle davacının borçlu olmadığı miktarının belirlenmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, «eksik incelemeye» dayalı olarak yazılı şekilde hüküm kurulması dahi doğru görülmemiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/7612 E. 2016/3875 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:yönetim kayyımı · kayyum atanması · kayyım tayini · kayyım atanması · kayyım · alacağın temliki · temlik · anonim şirket
Benzer bu karardaY..'a satıldığı, ancak «anonim şirketlerde» pay senedi çıkarılmamış hisselerin devrinin «alacağın temliki» hükümlerine tabi olduğundan, yazılı şekilde yapılmayan pay devirlerinin geçerli olmadığı, bu durumda davacıların haklarının korunması açısından şirketin yönetim ve genel kurullarına katılmak amacıyla «kayyum atanması» talebinin haklı bulunduğu gerekçesiyle asıl ve birleşen davaların kabulüne, davacıların hisselerinin 28/10/2004 tarihli genel kurulda satışına ilişkin işlemin ipta …
2-Birleşen davada davalılar vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; yukarıda da açıklandığı gibi birleşen dava, davalı şirketin «yönetim kurulu» tarafından şirketin en önemli taşınmazı olan otelin yıkılmaya çalışıldığı, (6.000.000) USD tutarında kredi çekilip otelin «teminat» olarak gösterildiği, kredinin otelin inşaatında değil, yönetim kurulu üyelerinin ortağı olduğu başka şirketlerde kullanılacağı, şirketin usulsüz olarak borçlandırıldığı, diğer bir deyişle şirketin kötü yönetildiği iddiasına dayalı olarak, davalı şirkete «yönetim kayyımı atanması» istemine ilişkindir.
Ç......'in «kayyım tayinine» karar verilmiştir.
Yerel mahkeme ise sadece asıl davada tespit edilen davacıların paylarının usulsüz şekilde devredildiği maddi olgusuna dayanarak, birleşen davada ileri sürülen iddialar konusunda hiçbir inceleme yapmadan, davacıların menfaatlerini korumak amacıyla, şirketin yönetim ve genel kurullarına katılmak üzere «kayyım tayin» etmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/17342 E. 2013/16035 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:şirket zararı · havale · avans faizi · i̇i̇k 72/son
Benzer bu karardaDavacı taraf, 07.02.2012 «havale» tarihli dilekçesi ile 29.000 TL'lik isteme ilişkin olarak «son» ödeme tarihi olan 25.06.2005 tarihinden itibaren «avans faizi» talep ettiği halde, talebi aşar şekilde anılan tarihten önceki ödeme tarihleri esas alınarak faize hükmedilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama ve dosya kapsamına göre, davalı ... ve ...'un 9.850 TL ve 29.000 TL yönünden «şirketi zarara» uğrattığı, davalı ... ... yönünden davanın ispatlanamadığı gerekçesiyle, davalı ... yönünden davanın reddine, davalı Ümut ve Ayhan yönünden davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2011/8673 E. , 2012/15436 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 16/12/2010 tarih ve 2010/31-2010/868 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili ve davalı ... tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi..... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, asıl ve birleşen davasında, müvekkilinin hakkında yapılan icra takibi nedeniyle yaptığı araştırma sonucunda müvekkilinin adına kayıtlı şirket kurulduğunu ve şirkette %80 hissesinin ve şirketin müdürü olduğunu öğrendiğini, ancak müvekkilinin kendi adına hiçbir şekilde davalı 3 Te Medikal Sağlık Danışmanlık Ltd.Şti.'ni kurmadığını, imza incelemesinde durumun ortaya çıkacağını, Vergi Daireleri İşlem Yönergesi'ne göre vergi dairesinin kendisine verilen evrakları bir yoklama memuru ile iş yerine adresine göndereceğini, yoklama memurunun da iş yerindeki durumu tespit ettikten sonra şirket müdürüne imzalatacağını, ancak davalı ... yoklama memurunun mükellefleri tespitine uymadığını, davalı ...'ın şirketin diğer ortağı gözüktüğünü, imza karşılaştırmasında müvekkilinin davalı şirketle ilgisinin olmadığının tespit edileceğini ileri sürerek, davalı şirketin müvekkili tarafından kurulmadığının tespiti ile müvekkilinin şirketteki ortaklık ve müdürlüğünün kuruluş tarihi itibariyle iptal edilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili, husumetin müvekkiline yöneltilemeyeceğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı ... vekili, davalı ...'nun müvekkilinden ayrı teşkilat olduğunu, dava konusu şirketle ilgili tüm işlemlerinde Ticaret Sicil Memurluğunca gerçekleştirildiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Diğer davalılar davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve tüm kanıtlara göre, davalı şirketin kuruluşuna ilişkin usulü işlemlerin tamamlandığını, vergi dairesinden vergi numarası alınarak tescil ve ilan ile faaliyete başladığı, sicil dosyasında bulunan nüfus kaydı ve fotoğraf ile davacının aynı şahıs olmadığının duruşmada davacının bizzat görülerek teyit edildiği, davacının kaybolan kimlik bilgileri kullanılarak rızası dışında ve sahtecilikle davalı şirketin kurulduğu, iki ortaklı limited şirketlerde davacının talebi gibi karar verilmesinin hukuki sonuç doğurmayacağı, faaliyet gösterdiği anlaşılan şirketin üçüncü şahıslarla olan hak ve ilişkileri nedeni ile fesih ve tasfiyesine karar vermek gerektiği, davalı ..., Ankara ...
ve ...'na husumet yöneltilemeyeceği gerekçesiyle, bu davalılar hakkındaki davanın husumetten reddine, davalı şirketin fesih ve tasfiyesine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili ve davalı ... Vergi Daire Başkanlığı temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı ... Vergi Daire Başkanlığı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2-Davacı, davalı şirketin müvekkili tarafından kurulmadığının tespiti ile müvekkilinin şirketteki ortaklık ve müdürlüğünün kuruluş tarihi itibariyle iptal edilmesini talep etmesine rağmen, HUMK'nun 74. “hakim, her iki tarafın iddia ve müdafaası ile bağlı olup, ondan fazlasına veya başka bir şeye hüküm veremez” maddesine aykırı şekilde talebi aşılarak, davalı şirketin fesih ve tasfiyesine şeklinde hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddine; (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, davalı ... harçtan muaf olduğundan, harç alınmasına mahal olmadığına, 08.10.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1063949500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz