Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2011/7977 E. 2011/8612 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ön inceleme aşaması↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne ilişkin olarak verilen kararın temyizi üzerine Dairemizce, davacı banka hesabına uygulanan mevduat faiz oranı üzerinden faiz alacağının hesaplanmasının gerektiği gerekçesiyle bozulması sonrasında, bozma kararına uyan yerel mahkemece yeniden yapılan yargılamada davanın kabulüne, 30.519,34 TL’nin davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava, bankacılık işleminden kaynaklanan alacak istemine ilişkindir.
Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 74. maddesi hükmüne göre hâkim, her iki tarafın iddia ve savunması ile bağlı olup, ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez.
Somut olayda, davacı vekilinin dava dilekçesinde dava değerini 30.419,34 TL olarak belirtmesi ve harcı da bu miktar üzerinden ödemesine rağmen mahkemece davacı talebi aşılarak davanın 30.519,34 TL olarak kabulüne kararı verilmesi yerinde olmadığından kararın bozulması gerekmiştir.
2-Bozma sebep ve şekline göre sair temyiz nedenlerinin incelenmesine bu aşamada gerek görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/8673 E. 2012/15436 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:sahtecilik · eş rızası · fesih · limited şirket · ilan · cy/cy kaydı · husumet
Benzer bu kararda… kemece iddia, savunma ve tüm kanıtlara göre, davalı şirketin kuruluşuna ilişkin usulü işlemlerin tamamlandığını, vergi dairesinden vergi numarası alınarak tescil ve «ilan» ile faaliyete başladığı, sicil dosyasında bulunan nüfus «kaydı» ve fotoğraf ile davacının aynı şahıs olmadığının duruşmada davacının bizzat görülerek teyit edildiği, davacının kaybolan kimlik bilgileri kullanılarak «rızası» dışında ve «sahtecilikle» davalı şirketin kurulduğu, iki ortaklı «limited şirketlerde» davacının talebi gibi karar verilmesinin hukuki sonuç doğurmayacağı, faaliyet gösterdiği anlaşılan şirketin üçüncü şahıslarla olan hak ve ilişkileri nedeni ile «fesih» ve tasfiyesine karar vermek gerektiği, davalı ..., Ankara ... ve ...'na «husumet» yöneltilemeyeceği gerekçesiyle, bu davalılar hakkındaki davanın husumetten reddine, davalı şirketin fesih ve tasfiyesine karar verilmiştir.
… kim, her iki tarafın iddia ve müdafaası ile bağlı olup, ondan fazlasına veya başka bir şeye hüküm veremez” maddesine aykırı şekilde talebi aşılarak, davalı şirketin «fesih» ve tasfiyesine şeklinde hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/2337 E. 2011/12417 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ticari defter kayıtları · icra takibine itiraz · ticari defter · icra inkar tazminatı · inkar tazminatı · eksik inceleme · e-defter
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve bilirkişi raporuna göre, davacı tarafın «defter» kayıtlarına uyarınca davalı borcunun 2.165,20 TL olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, «icra takibine itirazın» 2.393,00 TL olarak iptaline ve % 40 oranında «icra inkar tazminatının» davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
2-Kabul şekline göre de; hükme esas alınan bilirkişi raporunda davalı tarafın «ticari defterlerine kayıtlı» olmayan 800630 nolu 1.210,77 TL tutarlı faturanın araştırılmasının gerektiği belirtildiği halde davacının bu faturaya ilişkin davalıdan talep hakkının bulunup bulunmadığının mahkemece tartışılıp usulünce tespiti gerekirken yazılı şekilde «eksik incelemeyle» karar verilmesi de doğru olmadığından kararın davalı yararına bozulması gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/17342 E. 2013/16035 K.
Ortak:Alacak
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:şirket zararı · havale · avans faizi · i̇i̇k 72/son
Benzer bu karardaDavacı taraf, 07.02.2012 «havale» tarihli dilekçesi ile 29.000 TL'lik isteme ilişkin olarak «son» ödeme tarihi olan 25.06.2005 tarihinden itibaren «avans faizi» talep ettiği halde, talebi aşar şekilde anılan tarihten önceki ödeme tarihleri esas alınarak faize hükmedilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama ve dosya kapsamına göre, davalı ... ve ...'un 9.850 TL ve 29.000 TL yönünden «şirketi zarara» uğrattığı, davalı ... ... yönünden davanın ispatlanamadığı gerekçesiyle, davalı ... yönünden davanın reddine, davalı Ümut ve Ayhan yönünden davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2011/7977 E. , 2011/8612 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 14.Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 08.06.2009 tarih ve 2009/247 - 2009/459 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı banka nezdindeki hesaplarda bulunan mevduatla- rının çok uzun süredir 30 -35 günlük kırık vadelerle değerlendirildiğini, 31.07.2001 tarihinde müvekkili hesabından davalı banka tarafından sehven 32.337,42 TL’nın çekilmesi nedeniyle bu durumdan haberdar olunup davalı temerrüdünün oluştuğu 16.08.2005 tarihine kadar müvekkilinin bu paranın faiz getirisinden mahrum kaldığını, davalının bu döneme ilişkin faiz ödemesinin ise eksik bulunduğunu ileri sürerek, bakiye 30.419,34 TL faiz alacağın temerrüt tarihinden itibaren faizi ile davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının talebinin değerlendirilerek asıl alacak ve işlemiş faizin 01.08.2005 tarihinde hesaba aktarıldığını, banka tarafından yapılan ödemenin fazlaya ilişkin haklar saklı tutulmadan ve herhangi bir itirazı kayıt konulmadan davacı tarafından kabul edildiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne ilişkin olarak verilen kararın temyizi üzerine Dairemizce, davacı banka hesabına uygulanan mevduat faiz oranı üzerinden faiz alacağının hesaplanmasının gerektiği gerekçesiyle bozulması sonrasında, bozma kararına uyan yerel mahkemece yeniden yapılan yargılamada davanın kabulüne, 30.519,34 TL’nin davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava, bankacılık işleminden kaynaklanan alacak istemine ilişkindir.
Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 74. maddesi hükmüne göre hâkim, her iki tarafın iddia ve savunması ile bağlı olup, ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez.
Somut olayda, davacı vekilinin dava dilekçesinde dava değerini 30.419,34 TL olarak belirtmesi ve harcı da bu miktar üzerinden ödemesine rağmen mahkemece davacı talebi aşılarak davanın 30.519,34 TL olarak kabulüne kararı verilmesi yerinde olmadığından kararın bozulması gerekmiştir.
2-Bozma sebep ve şekline göre sair temyiz nedenlerinin incelenmesine bu aşamada gerek görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazının kabulüyle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 11.07.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1030263800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz