Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2011/12758 E. 2012/21587 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
yediemin↗ davanın konusu↗ ihtiyati tedbir↗ ıslah↗ dosya masrafı↗ maddi tazminat↗ yasal faiz↗ dahili dava↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına dayanılarak, davacının haksız olarak maruz kaldığı ihtiyati tedbir nedeniyle maddi ve manevi zarara uğradığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, 10.000 TL'si dava tarihinden, 18.411,05 TL'si ıslah tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte olmak üzere toplam 28.411,05 TL maddi ve 25.000 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin manevi tazminat isteminin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı şirket vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Dava, haksız ihtiyati tedbir nedeniyle uğranılan maddi ve manevi zararın tazmini istemine ilişkindir.
Karar tarihinde yürürlükte bulunan 1086 sayılı HUMK'nun 74. maddesi gereğince, hakim her iki tarafın iddia ve müdafaalariyle mukayyet olup ondan fazlasına veya başka bir şeye hüküm veremez.Yargılama sırasında alınan bilirkişi raporunda icra ve yediemin masrafları maddi zarara dahil edilmiş, mahkemece bilirkişi raporu aynen benimsenerek karar verilmiştir. Oysa, davacı taraf maddi tazminat istemine esas oluşturan zarar kalemlerini dava dilekçesinde açıklamış olup, bunlar arasında icra ve yediemin masrafları bulunmamaktadır. Öte yandan davacı vekili de 16.03.2009 tarihli dilekçesinde, toplatılan malların geri alınması için yapılan icra ve yediemin masrafları ile ilgili bir taleplerinın bulunmadığını, bu masrafların başka bir davanın konusu olduğunu belirtmiştir. Bu itibarla, mahkemece,yukarıda anılan Kanun hükmüne aykırı olacak şekilde ve talep aşılarak, davacının talep etmediği masraflar hakkında karar verilmesi doğru olmamış ve kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2011/12758 E. , 2012/21587 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 25.04.2011 tarih ve 2008/448-2011/215 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, 1990 yılında emaye mutfak eşyası üretme faaliyetlerine başlayan müvekkili şirketin, 2001 yılında Non-Stick (yanmaz- yapışmaz) üretim tesisini kurduğunu ve "Grandeur" markası ile emaye sektöründe söz sahibi olduğunu,davalının ise "Eternity" markalı tencerelerin üretim ve pazarlamasını yaptığını,davalının müvekkili şirketin ürünlerinde kullandığı tencere tutamakları ve tencere kapak kulplarının kendi tasarımı olduğunu ileri sürerek önce tespit yaptırdığını, bilahare bu tespitte alınan bilirkişi raporuna dayanarak müvekkili şirket hakkında İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2003/962 esas sayılı dosyasında dava açıp, tedbir talebinde bulunduğunu, anılan mahkemece müvekkili şirketin ürünlerinin üretim ve satışının durdurulması ve ürünlerin toplanması hususunda tedbir kararı verildiğini, bu karara istinaden yurt çapında müvekkilinin ürünlerinin toplatıldığını, TÜYAP FUARI kapsamında sergilediği ürünlere müşterilerin ve ziyaretçilerin gözü önünde el konulduğunu, ancak davalının davaya dayanak yaptığı tasarımların yeni ve özgün olmadığı anlaşıldığından 2008 yılında davanın reddedildiğini,kararla birlikte ihtiyati tedbirin haksızlığının ortaya çıktığını, haksız tedbir nedeniyle beş yıl boyunca üretim yapamayan davacının kazanç kaybına uğradığı gibi, müşterilerini de kaybettiğini,ürünlerin tanıtım ve reklamları için yapılan masrafların boşa gittiğini, haksız tedbir ve davalar nedeniyle yargılama masrafları yapıldığını, tedbirin kalkması ile iade edilen ürünlerin ise ekonomik değerlerini yitirdiğini, müvekkili şirketin dava boyunca taklit ürün yapan bir firma durumuna düşürüldüğünü ve ticari itibarının zedelendiğini,davalının haksız rekabet suretiyle kazanç sağladığını, neticeten haksız tedbir nedeniyle müvekkili şirketin maddi ve manevi zarara uğradığını ileri sürerek, şimdilik 10.000 TL maddi ve 200.000 TL manevi tazminatın faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının uğradığını iddia ettiği zararlarla ihtiyati tedbir kararı arasında illiyet bağı bulunmadığını, zararın davacı tarafından ispatlanması gerektiğini, zarar kalemlerinin abartıldığını, manevi tazminat istenemeyeceğini savunmuştur.
Mahkemece, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına dayanılarak, davacının haksız olarak maruz kaldığı ihtiyati tedbir nedeniyle maddi ve manevi zarara uğradığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, 10.000 TL'si dava tarihinden, 18.411,05 TL'si ıslah tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte olmak üzere toplam 28.411,05 TL maddi ve 25.000 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin manevi tazminat isteminin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı şirket vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Dava, haksız ihtiyati tedbir nedeniyle uğranılan maddi ve manevi zararın tazmini istemine ilişkindir.
Karar tarihinde yürürlükte bulunan 1086 sayılı HUMK'nun 74. maddesi gereğince, hakim her iki tarafın iddia ve müdafaalariyle mukayyet olup ondan fazlasına veya başka bir şeye hüküm veremez.Yargılama sırasında alınan bilirkişi raporunda icra ve yediemin masrafları maddi zarara dahil edilmiş, mahkemece bilirkişi raporu aynen benimsenerek karar verilmiştir. Oysa, davacı taraf maddi tazminat istemine esas oluşturan zarar kalemlerini dava dilekçesinde açıklamış olup, bunlar arasında icra ve yediemin masrafları bulunmamaktadır. Öte yandan davacı vekili de 16.03.2009 tarihli dilekçesinde, toplatılan malların geri alınması için yapılan icra ve yediemin masrafları ile ilgili bir taleplerinın bulunmadığını, bu masrafların başka bir davanın konusu olduğunu belirtmiştir.
Bu itibarla, mahkemece,yukarıda anılan Kanun hükmüne aykırı olacak şekilde ve talep aşılarak, davacının talep etmediği masraflar hakkında karar verilmesi doğru olmamış ve kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, 26.12.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1067229600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz