Borçlu olunmadığının tespiti
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2010/4532 E. 2010/4259 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
menfi tespit davası↗ sahtecilik↗ tespit davası↗ menfi tespit↗ eksik inceleme↗ e-defter↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davacının imzası olan 9 adet senetten 1 adetindeki imzanın davacıya ait olmadığı, dava tarihi itibariyle davacının davalıya 6.449,00 TL borçlu olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava, davacının davalı nezdinde bulunan senetler nedeniyle borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir.
HUMK’nun 74. maddesi uyarınca, hâkim her iki tarafın iddia ve müdafaalarıyla bağlı olup, ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez. Yukarıda da açıklandığı üzere, davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde, müvekkilinin davalıya borcunun olmadığının tespiti istenmektedir. O halde mahkemece davaya bir menfi tespit davası olarak bakılıp davacının hangi senetler nedeniyle borçlu olmadığının tespitine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde 1 adet senet nediniyle borçlu olmadığı, 8 adet senet nedeniyle borçlu olduğu ve borç miktarının 6.449,00 TL olduğunun tespitine karar verilmesi doğru olmamıştır.
2- Öte yandan, davacının sunduğu deliller ve kooperatif kayıt ve belgeleri karşılaştırılmak suretiyle davacının borçlu olmadığı miktarın tespiti amacıyla, davalı kooperatif yöneticilerinin sahtecilik suçundan yargılandıkları Afyonkarahisar 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 2004/184 E. sayılı dava dosyasında bulunduğu ileri sürülen davalı kooperatifin defter, kayıt ve belgeleri de incelenmek suretiyle davacının borçlu olmadığı miktarının belirlenmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeye dayalı olarak yazılı şekilde hüküm kurulması dahi doğru görülmemiştir.
3- Yukarıda açıklanan bozma neden ve şekline göre, davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/2392 E. 2010/2828 K.
Ortak:menfi tespit davası · sahtecilik · tespit davası · menfi tespit · eksik inceleme · e-defter
İncelediğiniz karardaO halde mahkemece davaya bir «menfi tespit davası» olarak bakılıp davacının hangi senetler nedeniyle borçlu olmadığının tespitine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde 1 adet senet nediniyle borçlu olmadığı, 8 adet senet nedeniyle borçlu olduğu ve borç miktarının 6.449,00 TL olduğunun tespitine karar verilmesi doğru olmamıştır.
Ağır Ceza Mahkemesi’nin 2004/184 E. sayılı dava dosyasında bulunduğu ileri sürülen davalı kooperatifin «defter», kayıt ve belgeleri de incelenmek suretiyle davacının borçlu olmadığı miktarının belirlenmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, «eksik incelemeye» dayalı olarak yazılı şekilde hüküm kurulması dahi doğru görülmemiştir.
2- Öte yandan, davacının sunduğu deliller ve kooperatif kayıt ve belgeleri karşılaştırılmak suretiyle davacının borçlu olmadığı miktarın tespiti amacıyla, davalı kooperatif yöneticilerinin «sahtecilik» suçundan yargılandıkları Afyonkarahisar 1.
Benzer bu karardaO halde mahkemece davaya bir «menfi tespit davası» olarak bakılıp davacının takibin kaç Liralık bölümünden borçlu olmadığının tespitine karar verilmesi ve yargılama «harç» ve giderlerinin de buna göre belirlenmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması dahi doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
Ağır Ceza Mahkemesi’nin 2004/184 E. sayılı dava dosyasında bulunduğu ileri sürülen davacıya ait diğer ödeme makbuzlarının ve davalı kooperatifin «defter», kayıt ve belgelerinin de incelenmesi suretiyle davacının borç miktarının belirlenmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, «eksik incelemeye» dayalı olarak yazılı şekilde hüküm kurulması dahi doğru görülmemiştir.
… plam (31.918) YTL olduğu gerekçesiyle dava konusu 6 adet senet bakımından davanın kabulü ile davacının bu senetler dolayısıyla davalı kooperatife borçlu olmadığının «tespitine, dava» konusu 25 adet senet bakımından davacının dava tarihi itibariyle davalı kooperatife (31.918) YTL borçlu olduğunun tespitine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:harcın ikmali · akdi faiz · asıl alacak · harç
Benzer bu karardaDava konusu icra takip talepnamesinde (6.393,42) YTL. «asıl alacak», (26.614,50) YTL. işlemiş «akdi faiz» alacağı istendiğine ve davacı da takibe dayanak yapılan tüm senetlerdeki imzaların kendisine ait olmadığını ileri sürerek, icra takibini etkisiz bırakmak amacıyla işbu davayı açtığına göre, mahkemece öncelikle davacıya tüm takip tutarı üzerinden yargılama «harcının ikmal» ettirilmesi gerekirken, bu husus ikmal edilmeden karar verilmesi doğru olmamıştır.
O halde mahkemece davaya bir «menfi tespit davası» olarak bakılıp davacının takibin kaç Liralık bölümünden borçlu olmadığının tespitine karar verilmesi ve yargılama «harç» ve giderlerinin de buna göre belirlenmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması dahi doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/8673 E. 2012/15436 K.
Ortak:sahtecilik
İncelediğiniz kararda2- Öte yandan, davacının sunduğu deliller ve kooperatif kayıt ve belgeleri karşılaştırılmak suretiyle davacının borçlu olmadığı miktarın tespiti amacıyla, davalı kooperatif yöneticilerinin «sahtecilik» suçundan yargılandıkları Afyonkarahisar 1.
Benzer bu kararda… kemece iddia, savunma ve tüm kanıtlara göre, davalı şirketin kuruluşuna ilişkin usulü işlemlerin tamamlandığını, vergi dairesinden vergi numarası alınarak tescil ve «ilan» ile faaliyete başladığı, sicil dosyasında bulunan nüfus «kaydı» ve fotoğraf ile davacının aynı şahıs olmadığının duruşmada davacının bizzat görülerek teyit edildiği, davacının kaybolan kimlik bilgileri kullanılarak «rızası» dışında ve «sahtecilikle» davalı şirketin kurulduğu, iki ortaklı «limited şirketlerde» davacının talebi gibi karar verilmesinin hukuki sonuç doğurmayacağı, faaliyet gösterdiği anlaşılan şirketin üçüncü şahıslarla olan hak ve ilişkileri nedeni ile «fesih» ve tasfiyesine karar vermek gerektiği, davalı ..., Ankara ... ve ...'na «husumet» yöneltilemeyeceği gerekçesiyle, bu davalılar hakkındaki davanın husumetten reddine, davalı şirketin fesih ve tasfiyesine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:eş rızası · fesih · limited şirket · ilan · cy/cy kaydı · husumet
Benzer bu kararda… kemece iddia, savunma ve tüm kanıtlara göre, davalı şirketin kuruluşuna ilişkin usulü işlemlerin tamamlandığını, vergi dairesinden vergi numarası alınarak tescil ve «ilan» ile faaliyete başladığı, sicil dosyasında bulunan nüfus «kaydı» ve fotoğraf ile davacının aynı şahıs olmadığının duruşmada davacının bizzat görülerek teyit edildiği, davacının kaybolan kimlik bilgileri kullanılarak «rızası» dışında ve «sahtecilikle» davalı şirketin kurulduğu, iki ortaklı «limited şirketlerde» davacının talebi gibi karar verilmesinin hukuki sonuç doğurmayacağı, faaliyet gösterdiği anlaşılan şirketin üçüncü şahıslarla olan hak ve ilişkileri nedeni ile «fesih» ve tasfiyesine karar vermek gerektiği, davalı ..., Ankara ... ve ...'na «husumet» yöneltilemeyeceği gerekçesiyle, bu davalılar hakkındaki davanın husumetten reddine, davalı şirketin fesih ve tasfiyesine karar verilmiştir.
… kim, her iki tarafın iddia ve müdafaası ile bağlı olup, ondan fazlasına veya başka bir şeye hüküm veremez” maddesine aykırı şekilde talebi aşılarak, davalı şirketin «fesih» ve tasfiyesine şeklinde hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2008/4748 E. 2010/841 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:rücuen tazminat · hizmet sözleşmesi · olumsuz oy
Benzer bu kararda1-Dava, «hizmet sözleşmesinden» kaynaklanan «rücuen tazminat» istemine ilişkindir.
Anılan bu davalara ilişkin taleplerinde incelenerek olumlu veya «olumsuz» bir karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde birleşen davalar hakkında hüküm kurulmaması doğru görülmemiştir.
3 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/15326 E. 2013/158 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:asıl alacak
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma, tüm kanıtlara ve alınan bilirkişi raporuna göre, 945.50 TL «asıl alacak» yönünden itirazın iptaline karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/7612 E. 2016/3875 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:yönetim kayyımı · kayyum atanması · kayyım tayini · kayyım atanması · kayyım · alacağın temliki · temlik · anonim şirket
Benzer bu karardaY..'a satıldığı, ancak «anonim şirketlerde» pay senedi çıkarılmamış hisselerin devrinin «alacağın temliki» hükümlerine tabi olduğundan, yazılı şekilde yapılmayan pay devirlerinin geçerli olmadığı, bu durumda davacıların haklarının korunması açısından şirketin yönetim ve genel kurullarına katılmak amacıyla «kayyum atanması» talebinin haklı bulunduğu gerekçesiyle asıl ve birleşen davaların kabulüne, davacıların hisselerinin 28/10/2004 tarihli genel kurulda satışına ilişkin işlemin ipta …
2-Birleşen davada davalılar vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; yukarıda da açıklandığı gibi birleşen dava, davalı şirketin «yönetim kurulu» tarafından şirketin en önemli taşınmazı olan otelin yıkılmaya çalışıldığı, (6.000.000) USD tutarında kredi çekilip otelin «teminat» olarak gösterildiği, kredinin otelin inşaatında değil, yönetim kurulu üyelerinin ortağı olduğu başka şirketlerde kullanılacağı, şirketin usulsüz olarak borçlandırıldığı, diğer bir deyişle şirketin kötü yönetildiği iddiasına dayalı olarak, davalı şirkete «yönetim kayyımı atanması» istemine ilişkindir.
Ç......'in «kayyım tayinine» karar verilmiştir.
Yerel mahkeme ise sadece asıl davada tespit edilen davacıların paylarının usulsüz şekilde devredildiği maddi olgusuna dayanarak, birleşen davada ileri sürülen iddialar konusunda hiçbir inceleme yapmadan, davacıların menfaatlerini korumak amacıyla, şirketin yönetim ve genel kurullarına katılmak üzere «kayyım tayin» etmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/12758 E. 2012/21587 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:yediemin · davanın konusu · ihtiyati tedbir · ıslah · dosya masrafı · maddi tazminat · yasal faiz · dahili dava
Benzer bu karardaMahkemece, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına dayanılarak, davacının haksız olarak maruz kaldığı «ihtiyati tedbir» nedeniyle maddi ve manevi zarara uğradığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, 10.000 TL'si dava tarihinden, 18.411,05 TL'si «ıslah» tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte olmak üzere toplam 28.411,05 TL maddi ve 25.000 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin manevi tazminat isteminin reddine karar veri …
Karar tarihinde yürürlükte bulunan 1086 sayılı HUMK'nun 74. maddesi gereğince, hakim her iki tarafın iddia ve müdafaalariyle mukayyet olup ondan fazlasına veya başka bir şeye hüküm veremez.Yargılama sırasında alınan bilirkişi raporunda icra ve «yediemin» «masrafları» maddi zarara «dahil» edilmiş, mahkemece bilirkişi raporu aynen benimsenerek karar verilmiştir.
Oysa, davacı taraf «maddi tazminat» istemine esas oluşturan zarar kalemlerini dava dilekçesinde açıklamış olup, bunlar arasında icra ve «yediemin» «masrafları» bulunmamaktadır.
Öte yandan davacı vekili de 16.03.2009 tarihli dilekçesinde, toplatılan malların geri alınması için yapılan icra ve «yediemin» «masrafları» ile ilgili bir taleplerinın bulunmadığını, bu masrafların başka bir «davanın konusu» olduğunu belirtmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2010/4532 E. , 2010/4259 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Sandıklı Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 27.05.2008 tarih ve 2003/146-2008/215 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalıdan 1998 yılı ve öncesinde aldığı mal bedelini ödediğini, borcu bulunmamasına rağmen para istendiğini ileri sürerek, davalıya borcunun bulunmadığının tespitini istemiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davacının imzası olan 9 adet senetten 1 adetindeki imzanın davacıya ait olmadığı, dava tarihi itibariyle davacının davalıya 6.449,00 TL borçlu olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava, davacının davalı nezdinde bulunan senetler nedeniyle borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir.
HUMK’nun 74. maddesi uyarınca, hâkim her iki tarafın iddia ve müdafaalarıyla bağlı olup, ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez. Yukarıda da açıklandığı üzere, davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde, müvekkilinin davalıya borcunun olmadığının tespiti istenmektedir. O halde mahkemece davaya bir menfi tespit davası olarak bakılıp davacının hangi senetler nedeniyle borçlu olmadığının tespitine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde 1 adet senet nediniyle borçlu olmadığı, 8 adet senet nedeniyle borçlu olduğu ve borç miktarının 6.449,00 TL olduğunun tespitine karar verilmesi doğru olmamıştır.
2- Öte yandan, davacının sunduğu deliller ve kooperatif kayıt ve belgeleri karşılaştırılmak suretiyle davacının borçlu olmadığı miktarın tespiti amacıyla, davalı kooperatif yöneticilerinin sahtecilik suçundan yargılandıkları Afyonkarahisar 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 2004/184 E. sayılı dava dosyasında bulunduğu ileri sürülen davalı kooperatifin defter, kayıt ve belgeleri de incelenmek suretiyle davacının borçlu olmadığı miktarının belirlenmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeye dayalı olarak yazılı şekilde hüküm kurulması dahi doğru görülmemiştir.
3- Yukarıda açıklanan bozma neden ve şekline göre, davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) ve (2) no’lu bentlerde açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, (3) no’lu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, 20.04.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1016794700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz