İtirazın iptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2023/2682 E. 2024/5672 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
pert total↗ tam ziya↗ nakliyat abonman sigorta poliçesi↗ nakliyat abonman sigortası↗ emtia nakliyat sigortası↗ özel çekme hakkı (sdr)↗ fiili taşıyan↗ abonman sigorta poliçesi↗ asıl taşıyıcı↗ zıya↗ fiili taşıyıcı↗ rücuen tazmin↗ navlun sözleşmesi↗ sovtaj↗ taşıyanın sorumluluğu↗ alt taşıyıcı↗ nakliyat sigortası↗ temlik sözleşmesi↗ taşıtan↗ özel dava şartı↗ trafik kazası↗ rücu hakkı↗ ibraname↗ taşıyıcının sorumluluğu↗ sigorta ettiren↗ icra inkâr tazminatı↗ irsaliye↗ gerçek zarar↗ kusur oranı↗ alacağın temliki↗ navlun↗ sözleşmeden doğan dava↗ depo kararı↗ ziya↗ müteselsil sorumluluk↗ şirket zararı↗ riziko↗ taşıma sözleşmesi↗ rücu↗ def'i↗ işlemiş faiz↗ temlik↗ taşıyıcı↗ ihbar↗ haksız fiil↗ hukuki yarar↗ esastan ret↗ fatura↗ iflas↗ taahhütname↗ asıl alacak↗ taşıyan↗ ilk derece kararının kaldırılması↗ sigorta poliçesi↗ kusur↗ hasar↗ yükleten (shipper)↗ avans faizi↗ teminat↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗ husumet↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İLK DERECE MAHKEMESİ : Gebze Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2018/498 E., 2021/575 K.
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; dava dışı Arçelik A.Ş.'ye ait çamaşır makinası emtiasının nakliyesinin Zer Merkezi Hizmetler tarafından sigortalısı ... Nakliyat ve Tic. Ltd. Şti.'ye verildiğini, bu emtianın Bursa'daki muhtelif bayiilere nakliye işinin de ... şirketi tarafından taşıma irsaliyesi karşılığı alt taşıyıcı ...'e verildiğini, 03.06.2017 tarihinde emtia yüklenen aracın 05.06.2017 tarihinde tek taraflı kaza yaptığını, emtianın hasarlandığını, sigortalı şirket tarafından 07.06.2017 tarihinde yapılan ihbar üzerine aynı tarihte yapılan inceleme üzerine tanzim edilen eksper raporunda, toplam 180 makinadan 40'ının tam hasarlı olduğu, 140'ının ise dış paketinin düzgün göründüğü tespitine yer verildiği, dava dışı Arçelik şirketi yetkilileri ile yapılan görüşmede 140 makinanın Gebze'deki depoya, sağlam ve hasarlı olanların tespiti için gönderilmesinin istendiği, ancak bir süre sonra sigortalısına dava dışı Arçelik tarafından hurda bedeli ayrılmış bir fatura bedeli gönderildiği, 180 ürünün tümünün Arçelik şirketi tarafından imha edildiği, müvekkilinin eksper raporunda belirlenen bedeli sigortalısına ödeyerek haklarına halef olduğunu, bu sebeple fiili taşıyana rücu haklarının olduğunu ileri sürerek davalı hakkında başlatılan takibine itirazın iptali ile icra inkâr tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde, fiili taşıyıcı ve asıl taşıyıcı müteselsilen sorumlu olduklarından davanın sadece müvekkiline yöneltilemeyeceğini, asıl taşıyıcı ... şirketinin de davada taraf gösterilmesi gerektiğini, davacı ile ... şirketi arasındaki Nakliyat abonman Poliçesi hükümleri gereği davacının müvekkiline rücu hakkının olmadığını, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 888 inci maddesinin ikinci fıkrası hükümleri gereği müvekkiline rücu edilemeyeceğini, Arçelik şirketinin tüm makinaları imha ettiğini, halbuki bir kısmının eksper raporuna göre sağlam göründüğünü, tam hasarlı olmayanların yedek parça olarak değerledirilebileceğini, bu sebeple Arçelik şirketinin zararın artmasından sorumlu olduğunu, imha ile gerçek zararın tespitinin imkansız hale getirildiğini, kaza yapan aracın ... şirketi nam ve hesabına çalıştığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava dışı Arçelik şirketine ait 180 adet çamaşır makinesi emtiasını, dava dışı sigortalı ... şirketinin taşıma sözleşmesi ile taşımayı üstlendiği, bu şirketin emtiaların Bursa'daki muhtelif bayiliklere fiilen nakliyesi işinin 03.06.2017 tarihli taşıma irsaliyesi ile ...'e verildiği, ...'ün fiili taşıyıcı olduğu, davacı ... şirketinin de Nakliyat Abonman Sigortası (Nakliyat Yurtiçi Taşıyıcı Mali Sorumluluk) poliçesi ile "sigortalının kendine ait ve/veya kiralık kullandığı karayolu araçları ile T.C. sınırları içindeki muhtelif yerlere taşımak üzere kabul ettiği muhtelif taşımalarına ilişkin Emtia Nakliyat sigortası Genel Şartları ve yazılı özel şartlar dahilinde gerçekleşecek rizikolar sonucu ve yasadan doğan sorumluluklara bağlı olarak sigortalıya karşı ileri sürülebilecek zarar, ziyan ve hasar ile ilgili talepleri" teminat altına aldığı, sigorta poliçesi dönemi içerisinde 05.06.2017 tarihinde rizikonun gerçekleştiği ve emtianın tam ziyaı nedeni ile pert total işlemine tabi tutularak dava dışı sigortalı şirkete 27.03.2018 tarihinde 151.444,05 TL ödeme yapıldığı, dava dışı sigortalı şirketin ibraname başlıklı belge ile 151.444,05 TL tutarındaki tazminatı davacı ... şirketinden nakden ve tamamen aldıkları ve ödenen tazminat miktarını davacı ... şirketine 6102 sayılı Kanun'un 1472 nci maddesi gereği temlik ettiği, davacının, sigorta poliçesini yaptığı ve sigorta koşulları çerçevesinde dava dışı sigortalıya ödeme yaptığından dava açmasında hukuki yararı olduğu gibi dava dışı sigortalı ile davacı arasında alacağın temlikine ilişkin sözleşmenin yapılması sebebiyle de davacının mezkur madde uyarınca sigortalının haklarına halef olduğu, 05.06.2017 tarihli maddi hasarlı trafik kazası tespit tutanağına göre; rizikonun, sürücü sevk ve idaresindeki çekici ve bu çekiciye bağlı içerisinde Arçelik ve Beko marka çamaşır makinesi yüklü römork ile Yalova'dan Bursa'ya seyir halinde tek taraflı trafik kazası sonucu meydana geldiği, taşıtanın rizikonun meydana gelmesinde atfı kabil kusuru bulunmadığı, 29.12.2017 tarihli ekspertiz raporunda, kazanın tek taraflı olduğu, sürücünün 2918 sayılı Kanun'un bir kısım hükümlerini ihlal ettiği tespitine yer verildiği, emtianın pert total olduğu, sovtajın sigorta şirketinde kaldığı ve hasar miktarının 151.444,05 TL olduğunun belirlendiği, davalının işleteni olduğu aracın kaza yapması neticesinde araçta yüklü olarak bulunan çamaşır makinesi emtiasının hasar gördüğü, 6102 sayılı Kanun'un 875 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca taşıyıcının eşyanın hasarından doğan zararlardan sorumlu olduğu, 888 inci maddesinin birinci fıkrasına göre fiili taşıyıcının kendisi tarafından yapılan taşıma sırasında ortaya çıkan zarardan asıl taşıyıcı gibi sorumlu olduğu, 886 ncı maddedeki halin olmadığı, 880 inci madde uyarınca eksper tarafından belirlenen zarar tutarının yerinde olduğu, taşınan emtianın onarımının ekonomik olmadığı ve hurda olarak kabulünün piyasa uygulamalarına uygun olduğu, 882 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca gönderinin tamamının zıyai veya hasarı hâlinde, 880 ve 881 inci maddeler uyarınca ödenecek tazminat, gönderinin net olmayan ağırlığının her bir kilogramı için 8,33 Özel Çekme Hakkını karşılayan tutar ile sınırlı olacak olup, bunun miktarının her halükarda dava konusu miktardan fazla olduğu, davalı tarafın belirlenecek gerçek zararın tümünden sorumlu olduğu, bu zararın davacı ... şirketinin sigortalısına yaptığı ödeme tarihinden itibaren işlemiş faizi ile talep etmekte haklı olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, davalı borçlunun Gebze 4. İcra Müdürlüğünün 2018/35125 sayılı dosyasına yaptığı itirazın 151.444,05 TL asıl alacak ve 1.739,53 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 153.183,58 TL için iptaline ve takibin bu miktarlar üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren avans faizi işletilmesine, davacı vekilinin icra inkâr tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf başvru dilekçesinde özetle, müvekkilinin alt-fiili taşıyıcı olduğunu, ... şirketinin ise asıl taşıyıcı olduğunu, asıl taşıyıcı ile fiili taşıyıcının müteselsil sorumlu olduğunu,
gerçekleşen zarardan dolayı davalıya kusur atfedilemeyeceğini, ortaya çıkan zararın tamamının davalıya yüklenmesinin hukuka aykırı olduğunu, kaza geçiren aracın sigorta ettiren ... şirketi gözetim ve sorumluluğu altında olup sigorta ettirenin nam ve hesabına çalıştığını, davalıya ait araçların Arçelik ürünlerinin üretildiği fabrikalara ... şirketinin izniyle girebildiğini, ... Nakliyat şirketinin sorumluluğundan kaçılarak davalının sorumlu gösterilmesinin hukuka aykırı olduğunu, ekspertiz raporunun fotoğraflara dayanılarak tahmini değerler üzerinden hesaplandığını, gerçeğe uygun olmadığını, hasar nedeniyle alınmış olan ekspertiz raporunun taraflı ve şaibeli olduğunu, davacının kendi istediği ve belirlediği eksperde hasarlı ürünlerin kontrolünün sağlanmış olduğunu, bu şartlar altında alınmış raporun tarafsız ve bağımsız olmasının mümkün olmadığını, bu rapora dayanılarak hüküm tesis edilmesinin hukuka aykırı olduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında, 6102 sayılı Kanun'un "Fiilî taşıyanın sorumluluğu"'nun düzenlendiği 1191 inci maddesinde; taşımanın kısmen veya tamamen bir fiilî taşıyana bırakılması halinde, taşıyanın, navlun sözleşmesine göre böyle bir bırakma hakkına sahip olup olmadığı dikkate alınmaksızın, taşımanın tamamından sorumlu kalmaya devam edeceği, fiilî taşıyanın ve onun taşıma borcunun ifasında kullandığı ve görevi ve yetkisi sınırı içinde hareket eden adamlarının fiil ve ihmallerinden de bu Kanun hükümlerine göre sorumlu olduğu, taşıyanın ve fiilî taşıyanın, aynı zarardan sorumlu oldukları takdirde ve ölçüde sorumluluklarının müteselsil olduğu ve bu madde hükümlerinin, taşıyan ile fiilî taşıyan arasındaki rücu ilişkisini etkilemeyeceğinin hükme bağlandığı, yine 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 61 ve 62 nci ile müteselsil sorumluluk esaslarına göre; birden çok kişi birlikte bir zarara sebebiyet verdikleri veya aynı zarardan çeşitli sebeplerden dolayı sorumlu oldukları takdirde, haklarında müteselsil sorumluluğa ilişkin hükümlerin uygulanacağı, müteselsil sorumlulukta, kural olarak borçlulardan her birinin borcun tamamından sorumlu olduğu, sorumluların iç ilişkide kusur oranına göre, birbirlerine rücu haklarının olduğu, somut olayda dava dışı taşıyan ve davalı fiili taşıyanın sorumluluğunun müteselsil olup, sigortalısına emtia hasar bedelini ödeyen davacı sigortacının haksız fiil hükümlerine göre sigortalısının halefi sıfatıyla, müteselsil sorumlulardan her birine ya da her hangi birine rücu hakkı bulunduğundan, davalı vekilinin müvekkilinin fiili taşıyan olması nedeniyle husumet yöneltilemeyeceğine ilişkin itirazının yerinde olmadığı, İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; asıl taşıyıcı ile fiili taşıyanın müteselsilen sorumlu olduğunu, eksper raporuna göre bir kısım makinanın nispeten düzgün göründüğü, orjinal ambalajını koruduğu tespitine yer verildiği halde Arçelik şirketi tarafından makinaların tamamı imha edilerek buna göre fatura düzenlenip bedelinin istendiğini, hasarlı olmayanların yedek parça olarak kullanım imkanı olduğunu, hasarın müvekkilinin elinde olmayan sebeplerden meydana geldiğini, bu konuda alanında uzman bilirkişi raporu alınması gerektiğini, gerçek zararın imha ile gizlendiğini, fiili taşıyıcı taşıma sözleşmesinden doğan asıl taşıyıcıya iat tüm def'ileri ileri sürebileceği, kaza geçiren aracın ... şirketinin nam ve hesabına çalıştığını, ... şirketi sigorta poliçesinde "alt taşıyıcıların da taşıyıcıya düşecek mali sorumluluğun teminat altında olduğu" taahhüdüne yer verildiğini, poliçede devamla "sigorta şirketinin rücu hakkı şöförlere ve kiralık araç sahibi firmaya rücu edebilir. ... Nakliyat'a rücu hakkı bulunmamaktadır" şeklinde çelişik bir düzenlemeye yer verildiğini, ekpertiz raporunun fotoğraflara dayalı hazırlandığını, hasarlı mallar görülmeden bedel belirlendiğini, değerlendirmenin fahiş fiyatlar üzerinden yapıldığını, hasar nedeniyle alınan ekspertiz raporunun taraflı ve şaibeli olduğunu belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava; nakliyat abonman sigorta poliçesinden kaynaklanan, sigortacının sigortalısına ödediği bedelin rücuen tazmini için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali talebine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 67 nci maddesi.
3. 6098 sayılı Kanun'un 61 ve 62 nci maddeleri.
4.6102 sayılı Kanun'un 875, 879, 880, 881, 882, 888, 1191 ve 1472 nci maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/421 E. 2020/3799 K.
Ortak:sovtaj · alt taşıyıcı · özel dava şartı · trafik kazası · taşıyıcı · fatura · sigorta poliçesi · hasar
İncelediğiniz kararda… Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava dışı Arçelik şirketine ait 180 adet çamaşır makinesi emtiasını, dava dışı sigortalı ... şirketinin «taşıma sözleşmesi» ile taşımayı üstlendiği, bu şirketin emtiaların Bursa'daki muhtelif bayiliklere fiilen nakliyesi işinin 03.06.2017 tarihli taşıma «irsaliyesi» ile ...'e verildiği, ...'ün «fiili taşıyıcı» olduğu, davacı ... şirketinin de Nakliyat Abonman Sigortası (Nakliyat Yurtiçi Taşıyıcı Mali Sorumluluk) poliçesi ile "sigortalının kendine ait ve/veya kiralık kullandığı karayolu araçları ile T.C. sınırları içindeki muhtelif yerlere taşımak üzere kabul ettiği muhtelif taşımalarına ilişkin Emtia Nakliyat sigortası Genel Şartları ve yazılı «özel şartlar» dahilinde gerçekleşecek «rizikolar» sonucu ve yasadan doğan sorumluluklara bağlı olarak sigortalıya karşı ileri sürülebilecek zarar, ziyan ve «hasar» ile ilgili talepleri" «teminat» altına aldığı, «sigorta poliçesi» dönemi içerisinde 05.06.2017 tarihinde rizikonun gerçekleştiği ve emtianın «tam ziyaı» nedeni ile «pert total» işlemine tabi tutularak dava dışı sigortalı şirkete 27.03.2018 tarihinde 151.444,05 TL ödeme yapıldığı, dava dışı sigortalı şirketin «ibraname» başlıklı belge ile 151.444,05 TL tutarındaki tazminatı davacı ... şirketinden nakden ve tamamen aldıkları ve ödenen tazminat miktarını davacı ... şirketine 6102 sayılı Kanun'un 1472 nci maddesi gereği «temlik» ettiği, davacının, sigorta poliçesini yaptığı ve sigorta koşulları çerçevesinde dava dışı sigortalıya ödeme yaptığından dava açmasında «hukuki yararı» olduğu gibi dava dışı sigortalı ile davacı arasında «alacağın temlikine» ilişkin sözleşmenin yapılması sebebiyle de davacının mezkur madde uyarınca sigortalının haklarına halef olduğu, 05.06.2017 tarihli maddi hasarlı «trafik kazası» tespit tutanağına göre; rizikonun, sürücü sevk ve idaresindeki çekici ve bu çekiciye bağlı içerisinde Arçelik ve Beko marka çamaşır makinesi yüklü römork ile Yalova'dan Bursa'ya seyir halinde tek taraflı trafik kazası sonucu meydana geldiği, «taşıtanın» rizikonun meydana gelmesinde atfı kabil «kusuru» bulunmadığı, 29.12.2017 tarihli ekspertiz raporunda, kazanın tek taraflı olduğu, sürücünün 2918 sayılı Kanun'un bir kısım hükümlerini ihlal ettiği tespitine yer verildiği, emtianın pert total olduğu, «sovtajın» sigorta şirketinde kaldığı ve hasar miktarının 151.444,05 TL olduğunun belirlendiği, davalının işleteni olduğu aracın kaza yapması neticesinde araçta yüklü olarak bulunan çamaşır makinesi emtiasının hasar gördüğü, 6102 sayılı Kanun'un 875 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca taşıyıcının eşyanın hasarından doğan zararlardan sorumlu olduğu, 888 inci maddesinin birinci fıkrasına göre fiili taşıyıcının kendisi tarafından yapılan taşıma sırasında ortaya çıkan zarardan «asıl taşıyıcı» gibi sorumlu olduğu, 886 ncı maddedeki halin olmadığı, 880 inci madde uyarınca eksper tarafından belirlenen zarar tutarının yerinde olduğu, taşınan emtianın onarımının ekonomik olmadığı ve hurda olarak kabulünün piyasa uygulamalarına uygun olduğu, 882 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca gönderinin tamamının «zıyai» veya hasarı hâlinde, 880 ve 881 inci maddeler uyarınca ödenecek tazminat, gönderinin net olmayan ağırlığının her bir kilogramı için 8,33 Özel Çekme Hakkını karşılayan tutar ile sınırlı olacak olup, bunun miktarının her halükarda dava konusu miktardan fazla olduğu, davalı tarafın belirlenecek «gerçek zararın» tümünden sorumlu olduğu, bu zararın davacı ... şirketinin sigortalısına yaptığı ödeme tarihinden itibaren «işlemiş faizi» ile talep etmekte haklı olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, davalı borçlunun Gebze 4.
Temyiz Sebepleri Davalılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; «asıl taşıyıcı» ile «fiili taşıyanın» «müteselsilen sorumlu» olduğunu, eksper raporuna göre bir kısım makinanın nispeten düzgün göründüğü, orjinal ambalajını koruduğu tespitine yer verildiği halde Arçelik şirketi tarafından makinaların tamamı imha edilerek buna göre «fatura» düzenlenip bedelinin istendiğini, hasarlı olmayanların yedek parça olarak kullanım imkanı olduğunu, «hasarın» müvekkilinin elinde olmayan sebeplerden meydana geldiğini, bu konuda alanında uzman bilirkişi raporu alınması gerektiğini, «gerçek zararın» imha ile gizlendiğini, «fiili taşıyıcı» «taşıma sözleşmesinden doğan» asıl taşıyıcıya iat tüm «def»'ileri ileri sürebileceği, kaza geçiren aracın ... şirketinin nam ve hesabına çalıştığını, ... şirketi «sigorta poliçesinde» "«alt taşıyıcıların» da taşıyıcıya düşecek mali sorumluluğun «teminat» altında olduğu" «taahhüdüne» yer verildiğini, poliçede devamla "sigorta şirketinin «rücu hakkı» şöförlere ve kiralık araç sahibi firmaya rücu edebilir. ...
Şti.'ye verildiğini, bu emtianın Bursa'daki muhtelif bayiilere nakliye işinin de ... şirketi tarafından taşıma «irsaliyesi» karşılığı «alt taşıyıcı» ...'e verildiğini, 03.06.2017 tarihinde emtia yüklenen aracın 05.06.2017 tarihinde tek taraflı kaza yaptığını, emtianın hasarlandığını, sigortalı şirket tarafından 07.06.2017 tarihinde yapılan «ihbar» üzerine aynı tarihte yapılan inceleme üzerine tanzim edilen eksper raporunda, toplam 180 makinadan 40'ının tam hasarlı olduğu, 140'ının ise dış paketinin düzgün göründüğü tespitine yer verildiği, dava dışı Arçelik şirketi yetkilileri ile yapılan görüşmede 140 makinanın Gebze'deki «depoya», sağlam ve hasarlı olanların tespiti için gönderilmesinin istendiği, ancak bir süre sonra sigortalısına dava dışı Arçelik tarafından hurda bedeli ayrılmış bir «fatura» bedeli gönderildiği, 180 ürünün tümünün Arçelik şirketi tarafından imha edildiği, müvekkilinin eksper raporunda belirlenen bedeli sigortalısına ödeyerek haklarına halef olduğunu, bu sebeple «fiili taşıyana» «rücu» haklarının olduğunu ileri sürerek davalı hakkında başlatılan takibine itirazın iptali ile icra inkâr tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
Benzer bu karardaAyrıca davaya konu «sigorta poliçesi» «özel şartlarının» 8. maddesi; “Sigorta poliçesine mal sahibinin imzasının alınması durumunda, «hasar» halinde tazminatın «taşıyıcı» firmaya ödenmesine mal sahibi «muvafakat» eder.
A.Ş, Arçelik A.Ş’ye ait 180 adet çamaşır makinesinin taşınmasını üstlenmiş ve taşıma işini «alt taşıyıcı» olarak davacı sigortalıya vermiştir.
Taşıma esnasında gerçekleşen «trafik kazası» neticesinde çamaşır makinaları «hasara» uğramış ve akabinde Arçelik A.Ş tarafından preslenmek suretiyle imha edilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:yansıtma faturası · poliçe özel şartı · sovtaj bedeli · üst taşıyıcı · kısmi itiraz · faturaya itiraz · sigorta tazminatı · sorumluluk sigortası
Benzer bu karardaYukarıda yapılan açıklamalardan da anlaşıldığı üzere, «sorumluluk sigortasına» dayalı olarak, sigortalıya ödeme yapılabilmesi için sigortalının zarar nedeniyle sorumluluğuna gidilmesi gerektiği gibi, davaya konu poliçeyle, «sigorta tazminatının» sigortalı «taşıyıcıya» ödenmesi de mal sahibinin bu husustaki «muvafakatine» veya taşıyıcının mal sahibine tazminat ödemesi şartına bağlanmıştır.
Oysa, somut olayda, Arçelik A.Ş tarafından vaki zarar sebebiyle «üst taşıyıcı» Zer ..A.Ş’ye hitaben 202.300,22 TL+KDV tutarında «fatura» tanzim edilmiş olup, adı geçen firma söz konusu faturayı «yansıtma faturası» olarak davacıya göndermiştir.
Ayrıca, «sigorta tazminatının» «taşıyıcıya» ödenebilmesi için «poliçe özel şartlarının» 8. maddesiyle aranılan şartların gerçekleşip gerçekleşmediği de dosya kapsamı itibariyle belirsizdir.
Davacı yan, işbu «tahkim» başvurusuyla, preslenmek suretiyle imha edilen çamaşır makinelerinin «sovtaj» indirimine konu edilmesinin doğru olmadığını ileri sürerek, zarardan «sovtaj bedeli» olarak «mahsup» edilen 90.000,00 TL’nin davalıdan tahsiliyle kendisine ödenmesini istemiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/9588 E. 2012/1380 K.
Ortak:fatura
İncelediğiniz karardaŞti.'ye verildiğini, bu emtianın Bursa'daki muhtelif bayiilere nakliye işinin de ... şirketi tarafından taşıma «irsaliyesi» karşılığı «alt taşıyıcı» ...'e verildiğini, 03.06.2017 tarihinde emtia yüklenen aracın 05.06.2017 tarihinde tek taraflı kaza yaptığını, emtianın hasarlandığını, sigortalı şirket tarafından 07.06.2017 tarihinde yapılan «ihbar» üzerine aynı tarihte yapılan inceleme üzerine tanzim edilen eksper raporunda, toplam 180 makinadan 40'ının tam hasarlı olduğu, 140'ının ise dış paketinin düzgün göründüğü tespitine yer verildiği, dava dışı Arçelik şirketi yetkilileri ile yapılan görüşmede 140 makinanın Gebze'deki «depoya», sağlam ve hasarlı olanların tespiti için gönderilmesinin istendiği, ancak bir süre sonra sigortalısına dava dışı Arçelik tarafından hurda bedeli ayrılmış bir «fatura» bedeli gönderildiği, 180 ürünün tümünün Arçelik şirketi tarafından imha edildiği, müvekkilinin eksper raporunda belirlenen bedeli sigortalısına ödeyerek haklarına halef olduğunu, bu sebeple «fiili taşıyana» «rücu» haklarının olduğunu ileri sürerek davalı hakkında başlatılan takibine itirazın iptali ile icra inkâr tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
Temyiz Sebepleri Davalılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; «asıl taşıyıcı» ile «fiili taşıyanın» «müteselsilen sorumlu» olduğunu, eksper raporuna göre bir kısım makinanın nispeten düzgün göründüğü, orjinal ambalajını koruduğu tespitine yer verildiği halde Arçelik şirketi tarafından makinaların tamamı imha edilerek buna göre «fatura» düzenlenip bedelinin istendiğini, hasarlı olmayanların yedek parça olarak kullanım imkanı olduğunu, «hasarın» müvekkilinin elinde olmayan sebeplerden meydana geldiğini, bu konuda alanında uzman bilirkişi raporu alınması gerektiğini, «gerçek zararın» imha ile gizlendiğini, «fiili taşıyıcı» «taşıma sözleşmesinden doğan» asıl taşıyıcıya iat tüm «def»'ileri ileri sürebileceği, kaza geçiren aracın ... şirketinin nam ve hesabına çalıştığını, ... şirketi «sigorta poliçesinde» "«alt taşıyıcıların» da taşıyıcıya düşecek mali sorumluluğun «teminat» altında olduğu" «taahhüdüne» yer verildiğini, poliçede devamla "sigorta şirketinin «rücu hakkı» şöförlere ve kiralık araç sahibi firmaya rücu edebilir. ...
Benzer bu kararda2) Ancak, taraflar arasında imzalanan 17.01.2001 tarihli mesleki «temsil» anlaşmasının «istihkak» başlıklı 4. maddesinde temsilciye Arçelik’le gerçekleşen net «cironun» %5’inin aylık başarı «payı» olarak ödeneceği, net cironun «fatura» tutarından her türlü indirimin çıkartılmasından sonra elde edilen miktar olduğu kararlaştırılmış olduğu halde, mahkemece net ciro değerlendirmesi yapılmadan, Arçel …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:istihkak · kâr payı alacağı · ciro · kâr payı · eksik inceleme · temsil
Benzer bu kararda2) Ancak, taraflar arasında imzalanan 17.01.2001 tarihli mesleki «temsil» anlaşmasının «istihkak» başlıklı 4. maddesinde temsilciye Arçelik’le gerçekleşen net «cironun» %5’inin aylık başarı «payı» olarak ödeneceği, net cironun «fatura» tutarından her türlü indirimin çıkartılmasından sonra elde edilen miktar olduğu kararlaştırılmış olduğu halde, mahkemece net ciro değerlendirmesi yapılmadan, Arçel …
Mahkemece, toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna dayanılarak, taraflar arasındaki mesleki «temsil» anlaşmasının Arçelik’le yapılan sözleşme tarihi olan 27.09.2004 tarihinde yürürlüğe girdiği, davacının davalıya gönderdiği yazıda sözleşmenin 18.08.2008 tarihi itibarıyla feshedildiğinin anlaşıldığı, sözleşme hükümlerine göre davacının temsilciye ayda 1.500 USD ve Arçelik ile gerçekleşen net cirosunun %5’i tutarında aylık başarı «payı» ödemesi yapacağının kararlaştırıldığı, buna göre davacının 70.500 USD danışma ücreti ve 3.429,33 EURO başarı «payı alacağının» olduğu gerekçesiyle 49.500 USD ile 3.429,33 Euro'nun dava tarihinden itibaren en yüksek döviz faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Bu hususta, net «ciro» kavramının açıklattırılarak bilirkişiye net ciro üzerinden başarı «payının» hesaplattırılması gerekirken, «eksik incelemeye» dayanılarak verilen kararın bozulması gerekmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2023/2682 E. , 2024/5672 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi
SAYISI 2021/1954 Esas, 2022/1831 Karar
HÜKÜM
Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ Gebze Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI 2018/498 E., 2021/575 K.
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; dava dışı Arçelik A.Ş.'ye ait çamaşır makinası emtiasının nakliyesinin Zer Merkezi Hizmetler tarafından sigortalısı ... Nakliyat ve Tic. Ltd. Şti.'ye verildiğini, bu emtianın Bursa'daki muhtelif bayiilere nakliye işinin de ... şirketi tarafından taşıma irsaliyesi karşılığı alt taşıyıcı ...'e verildiğini, 03.06.2017 tarihinde emtia yüklenen aracın 05.06.2017 tarihinde tek taraflı kaza yaptığını, emtianın hasarlandığını, sigortalı şirket tarafından 07.06.2017 tarihinde yapılan ihbar üzerine aynı tarihte yapılan inceleme üzerine tanzim edilen eksper raporunda, toplam 180 makinadan 40'ının tam hasarlı olduğu, 140'ının ise dış paketinin düzgün göründüğü tespitine yer verildiği, dava dışı Arçelik şirketi yetkilileri ile yapılan görüşmede 140 makinanın Gebze'deki depoya, sağlam ve hasarlı olanların tespiti için gönderilmesinin istendiği, ancak bir süre sonra sigortalısına dava dışı Arçelik tarafından hurda bedeli ayrılmış bir fatura bedeli gönderildiği, 180 ürünün tümünün Arçelik şirketi tarafından imha edildiği, müvekkilinin eksper raporunda belirlenen bedeli sigortalısına ödeyerek haklarına halef olduğunu, bu sebeple fiili taşıyana rücu haklarının olduğunu ileri sürerek davalı hakkında başlatılan takibine itirazın iptali ile icra inkâr tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde, fiili taşıyıcı ve asıl taşıyıcı müteselsilen sorumlu olduklarından davanın sadece müvekkiline yöneltilemeyeceğini, asıl taşıyıcı ... şirketinin de davada taraf gösterilmesi gerektiğini, davacı ile ... şirketi arasındaki Nakliyat abonman Poliçesi hükümleri gereği davacının müvekkiline rücu hakkının olmadığını, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 888 inci maddesinin ikinci fıkrası hükümleri gereği müvekkiline rücu edilemeyeceğini, Arçelik şirketinin tüm makinaları imha ettiğini, halbuki bir kısmının eksper raporuna göre sağlam göründüğünü, tam hasarlı olmayanların yedek parça olarak değerledirilebileceğini, bu sebeple Arçelik şirketinin zararın artmasından sorumlu olduğunu, imha ile gerçek zararın tespitinin imkansız hale getirildiğini, kaza yapan aracın ...
şirketi nam ve hesabına çalıştığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava dışı Arçelik şirketine ait 180 adet çamaşır makinesi emtiasını, dava dışı sigortalı ... şirketinin taşıma sözleşmesi ile taşımayı üstlendiği, bu şirketin emtiaların Bursa'daki muhtelif bayiliklere fiilen nakliyesi işinin 03.06.2017 tarihli taşıma irsaliyesi ile ...'e verildiği, ...'ün fiili taşıyıcı olduğu, davacı ... şirketinin de Nakliyat Abonman Sigortası (Nakliyat Yurtiçi Taşıyıcı Mali Sorumluluk) poliçesi ile "sigortalının kendine ait ve/veya kiralık kullandığı karayolu araçları ile T.C. sınırları içindeki muhtelif yerlere taşımak üzere kabul ettiği muhtelif taşımalarına ilişkin Emtia Nakliyat sigortası Genel Şartları ve yazılı özel şartlar dahilinde gerçekleşecek rizikolar sonucu ve yasadan doğan sorumluluklara bağlı olarak sigortalıya karşı ileri sürülebilecek zarar, ziyan ve hasar ile ilgili talepleri" teminat altına aldığı, sigorta poliçesi dönemi içerisinde 05.06.2017 tarihinde rizikonun gerçekleştiği ve emtianın tam ziyaı nedeni ile pert total işlemine tabi tutularak dava dışı sigortalı şirkete 27.03.2018 tarihinde 151.444,05 TL ödeme yapıldığı, dava dışı sigortalı şirketin ibraname başlıklı belge ile 151.444,05 TL tutarındaki tazminatı davacı ...
şirketinden nakden ve tamamen aldıkları ve ödenen tazminat miktarını davacı ... şirketine 6102 sayılı Kanun'un 1472 nci maddesi gereği temlik ettiği, davacının, sigorta poliçesini yaptığı ve sigorta koşulları çerçevesinde dava dışı sigortalıya ödeme yaptığından dava açmasında hukuki yararı olduğu gibi dava dışı sigortalı ile davacı arasında alacağın temlikine ilişkin sözleşmenin yapılması sebebiyle de davacının mezkur madde uyarınca sigortalının haklarına halef olduğu, 05.06.2017 tarihli maddi hasarlı trafik kazası tespit tutanağına göre; rizikonun, sürücü sevk ve idaresindeki çekici ve bu çekiciye bağlı içerisinde Arçelik ve Beko marka çamaşır makinesi yüklü römork ile Yalova'dan Bursa'ya seyir halinde tek taraflı trafik kazası sonucu meydana geldiği, taşıtanın rizikonun meydana gelmesinde atfı kabil kusuru bulunmadığı, 29.12.2017 tarihli ekspertiz raporunda, kazanın tek taraflı olduğu, sürücünün 2918 sayılı Kanun'un bir kısım hükümlerini ihlal ettiği tespitine yer verildiği, emtianın pert total olduğu, sovtajın sigorta şirketinde kaldığı ve hasar miktarının 151.444,05 TL olduğunun belirlendiği, davalının işleteni olduğu aracın kaza yapması neticesinde araçta yüklü olarak bulunan çamaşır makinesi emtiasının hasar gördüğü, 6102 sayılı Kanun'un 875 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca taşıyıcının eşyanın hasarından doğan zararlardan sorumlu olduğu, 888 inci maddesinin birinci fıkrasına göre fiili taşıyıcının kendisi tarafından yapılan taşıma sırasında ortaya çıkan zarardan asıl taşıyıcı gibi sorumlu olduğu, 886 ncı maddedeki halin olmadığı, 880 inci madde uyarınca eksper tarafından belirlenen zarar tutarının yerinde olduğu, taşınan emtianın onarımının ekonomik olmadığı ve hurda olarak kabulünün piyasa uygulamalarına uygun olduğu, 882 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca gönderinin tamamının zıyai veya hasarı hâlinde, 880 ve 881 inci maddeler uyarınca ödenecek tazminat, gönderinin net olmayan ağırlığının her bir kilogramı için 8,33 Özel Çekme Hakkını karşılayan tutar ile sınırlı olacak olup, bunun miktarının her halükarda dava konusu miktardan fazla olduğu, davalı tarafın belirlenecek gerçek zararın tümünden sorumlu olduğu, bu zararın davacı ...
şirketinin sigortalısına yaptığı ödeme tarihinden itibaren işlemiş faizi ile talep etmekte haklı olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, davalı borçlunun Gebze 4. İcra Müdürlüğünün 2018/35125 sayılı dosyasına yaptığı itirazın 151.444,05 TL asıl alacak ve 1.739,53 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 153.183,58 TL için iptaline ve takibin bu miktarlar üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren avans faizi işletilmesine, davacı vekilinin icra inkâr tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf başvru dilekçesinde özetle, müvekkilinin alt-fiili taşıyıcı olduğunu, ... şirketinin ise asıl taşıyıcı olduğunu, asıl taşıyıcı ile fiili taşıyıcının müteselsil sorumlu olduğunu,
gerçekleşen zarardan dolayı davalıya kusur atfedilemeyeceğini, ortaya çıkan zararın tamamının davalıya yüklenmesinin hukuka aykırı olduğunu, kaza geçiren aracın sigorta ettiren ... şirketi gözetim ve sorumluluğu altında olup sigorta ettirenin nam ve hesabına çalıştığını, davalıya ait araçların Arçelik ürünlerinin üretildiği fabrikalara ... şirketinin izniyle girebildiğini, ... Nakliyat şirketinin sorumluluğundan kaçılarak davalının sorumlu gösterilmesinin hukuka aykırı olduğunu, ekspertiz raporunun fotoğraflara dayanılarak tahmini değerler üzerinden hesaplandığını, gerçeğe uygun olmadığını, hasar nedeniyle alınmış olan ekspertiz raporunun taraflı ve şaibeli olduğunu, davacının kendi istediği ve belirlediği eksperde hasarlı ürünlerin kontrolünün sağlanmış olduğunu, bu şartlar altında alınmış raporun tarafsız ve bağımsız olmasının mümkün olmadığını, bu rapora dayanılarak hüküm tesis edilmesinin hukuka aykırı olduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında, 6102 sayılı Kanun'un "Fiilî taşıyanın sorumluluğu"'nun düzenlendiği 1191 inci maddesinde; taşımanın kısmen veya tamamen bir fiilî taşıyana bırakılması halinde, taşıyanın, navlun sözleşmesine göre böyle bir bırakma hakkına sahip olup olmadığı dikkate alınmaksızın, taşımanın tamamından sorumlu kalmaya devam edeceği, fiilî taşıyanın ve onun taşıma borcunun ifasında kullandığı ve görevi ve yetkisi sınırı içinde hareket eden adamlarının fiil ve ihmallerinden de bu Kanun hükümlerine göre sorumlu olduğu, taşıyanın ve fiilî taşıyanın, aynı zarardan sorumlu oldukları takdirde ve ölçüde sorumluluklarının müteselsil olduğu ve bu madde hükümlerinin, taşıyan ile fiilî taşıyan arasındaki rücu ilişkisini etkilemeyeceğinin hükme bağlandığı, yine 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 61 ve 62 nci ile müteselsil sorumluluk esaslarına göre;
birden çok kişi birlikte bir zarara sebebiyet verdikleri veya aynı zarardan çeşitli sebeplerden dolayı sorumlu oldukları takdirde, haklarında müteselsil sorumluluğa ilişkin hükümlerin uygulanacağı, müteselsil sorumlulukta, kural olarak borçlulardan her birinin borcun tamamından sorumlu olduğu, sorumluların iç ilişkide kusur oranına göre, birbirlerine rücu haklarının olduğu, somut olayda dava dışı taşıyan ve davalı fiili taşıyanın sorumluluğunun müteselsil olup, sigortalısına emtia hasar bedelini ödeyen davacı sigortacının haksız fiil hükümlerine göre sigortalısının halefi sıfatıyla, müteselsil sorumlulardan her birine ya da her hangi birine rücu hakkı bulunduğundan, davalı vekilinin müvekkilinin fiili taşıyan olması nedeniyle husumet yöneltilemeyeceğine ilişkin itirazının yerinde olmadığı, İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; asıl taşıyıcı ile fiili taşıyanın müteselsilen sorumlu olduğunu, eksper raporuna göre bir kısım makinanın nispeten düzgün göründüğü, orjinal ambalajını koruduğu tespitine yer verildiği halde Arçelik şirketi tarafından makinaların tamamı imha edilerek buna göre fatura düzenlenip bedelinin istendiğini, hasarlı olmayanların yedek parça olarak kullanım imkanı olduğunu, hasarın müvekkilinin elinde olmayan sebeplerden meydana geldiğini, bu konuda alanında uzman bilirkişi raporu alınması gerektiğini, gerçek zararın imha ile gizlendiğini, fiili taşıyıcı taşıma sözleşmesinden doğan asıl taşıyıcıya iat tüm def'ileri ileri sürebileceği, kaza geçiren aracın ...
şirketinin nam ve hesabına çalıştığını, ... şirketi sigorta poliçesinde "alt taşıyıcıların da taşıyıcıya düşecek mali sorumluluğun teminat altında olduğu" taahhüdüne yer verildiğini, poliçede devamla "sigorta şirketinin rücu hakkı şöförlere ve kiralık araç sahibi firmaya rücu edebilir. ... Nakliyat'a rücu hakkı bulunmamaktadır" şeklinde çelişik bir düzenlemeye yer verildiğini, ekpertiz raporunun fotoğraflara dayalı hazırlandığını, hasarlı mallar görülmeden bedel belirlendiğini, değerlendirmenin fahiş fiyatlar üzerinden yapıldığını, hasar nedeniyle alınan ekspertiz raporunun taraflı ve şaibeli olduğunu belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava; nakliyat abonman sigorta poliçesinden kaynaklanan, sigortacının sigortalısına ödediği bedelin rücuen tazmini için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali talebine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 67 nci maddesi.
3. 6098 sayılı Kanun'un 61 ve 62 nci maddeleri.
4.6102 sayılı Kanun'un 875, 879, 880, 881, 882, 888, 1191 ve 1472 nci maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
08.07.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1063875800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz