6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Erteleme talebine rağmen bağlı gündem maddelerinde alınan karar yok hükmündedir

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2023/350 E. 2024/3992 K. · · İlk derece: İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi: Ticari şirketler

Gerekçe özeti

Azlığın istemi üzerine finansal tabloların müzakeresi ertelendiğinde, buna bağlı konulardan sayılan yönetim kurulu üyelerinin seçimi ile üyelere şirketle işlem yapma ve rekabet etme izni verilmesi gündem maddeleri de ertelenmiş olur; erteleme kararı iptal edilmeden bu maddelerin görüşülüp karara bağlanması hâlinde alınan kararlar yok hükmündedir. Aynı şekilde oydan yoksunluk kuralına aykırı oylarla alınan karar da yok hükmündedir. Yokluk ve butlan hâlleri her zaman ileri sürülebilir ve dosyadaki belgelerden anlaşılıyorsa mahkemece re'sen gözetilir; bu nedenle iptal davasına özgü muhalefet şerhi şartının yokluğu, yokluğun tespitine engel oluşturmaz.

Ele alınan sorunlar

Azlığın erteleme talebine rağmen finansal tablolara bağlı gündem maddelerinin görüşülerek karara bağlanmasının yaptırımı → kabul

İddia: Davacılar, finansal tabloların müzakeresinin ertelenmesinin doğal sonucu olarak yönetim kurulu üyeleri seçiminin de ertelenmesi gerektiğini, buna rağmen seçime geçildiğini ve alınan kararın yok hükmünde olup olmadığının denetlenmediğini ileri sürmüştür.

Gerekçe: 6102 sayılı Kanun'un 420 nci maddesinin birinci fıkrasına göre finansal tabloların müzakeresi ve buna bağlı konular, sermayenin onda birine (halka açık şirketlerde yirmide birine) sahip pay sahiplerinin istemi üzerine, genel kurulun bir karar almasına gerek olmaksızın toplantı başkanının kararıyla bir ay sonraya bırakılır. Aynı Kanun'un 413 üncü maddesinin üçüncü fıkrasına göre yönetim kurulu üyelerinin görevden alınmaları ve yenilerinin seçimi yıl sonu finansal tablolarının müzakeresi maddesiyle ilgili sayılır. Yönetim kurulu üyelerinin şirketle işlem yapma ve rekabet etme izni de doğrudan finansal yapı ile ilgili olduğundan finansal tablolara bağlı konulardandır. 6102 sayılı Kanun'un 408 inci maddesinin gerekçesinde belirtildiği üzere bir genel kurul kararının varlık kazanması için iki unsur gerekir: genel kurul toplantısı ve toplantı ile karar nisabına uygun alınan karar; bu unsurları barındırmayan kararlar varlık kazanamaz ve yok hükmündedir. Erteleme kapsamındaki gündem maddeleri yönünden azlığın kararı ile toplantı ertelenmiş olduğuna göre artık finansal tablolar ve bağlı konular yönünden bir genel kurul toplantısından söz edilemez; erteleme yönündeki azlık kararı iptal edilmeden bağlı konuları ihtiva eden gündem maddelerinin görüşülmesi hukuken mümkün olmadığından, erteleme talebi dikkate alınmaksızın alınan kararların yok hükmünde olduğunun kabulü gerekir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Oydan yoksunluk kuralına aykırı olarak kendi oylarıyla yönetim kurulu üyesi seçilmesinin yaptırımı → kabul

İddia: Asıl davada davacılar, izin oylamasında yeniden seçilen bir üyenin de oy kullandığını ve nisabın oluşmadığını ileri sürmüştür.

Gerekçe: Yönetim kurulu üyeliğine seçilen pay sahibi davalı şirkette 12.554 adet paya sahipken, dava konusu kararlara olumsuz oy kullanan diğer pay sahipleri toplam 4.246 adet paya sahiptir. Bu durumda anılan olumsuz oylara rağmen bu kişinin kendi oylarıyla yönetim kurulu üyesi seçildiği açık olup, oylama 6102 sayılı Kanun'un 436 ncı maddesinin birinci fıkrasındaki oydan yoksunluk kurallarına aykırıdır. Bu madde hükmüne aykırılığın yaptırımının da yokluk olduğu gözetildiğinde, dava konusu gündem maddelerinin bu kişiye ilişkin alınan kararlar bakımından da yok hükmünde olduğu açıktır.

Gerekçe kaynağı: özgün

Yokluk hâlinde muhalefet şerhi dava şartının aranıp aranmayacağı ve sunulan muhalefet şerhlerinin geçerliliği → kabul

İddia: Birleşen davada davacılar, muhalefet şerhlerinin oylamadan sonra sunulduğunu, toplantı kâtibi tarafından yazılma zamanının hatalı gösterildiğini, gerçek iradelerinin muhalefete ilişkin olduğunu ve muhalefet şerhlerinin incelenmediğini ileri sürmüştür.

Gerekçe: İptal edilebilirlikten farklı olarak yokluk ve butlan hâlleri ilgilileri tarafından her zaman ileri sürülebileceği gibi, bir davada dosyaya sunulan belgelerden anlaşılması hâlinde mahkemece de re'sen gözetilmelidir. Hâl böyle olunca dava konusu gündem maddelerinin yok hükmünde olduğunun tespitine karar verilmesi gerekirken davanın reddine karar verilmesi doğru değildir. Kabule göre de, genel kurula muhalefet şerhi içerir dilekçe sunan birleşen dava davacıları bakımından geçerli birer muhalefet bulunduğu gözetilmeden birleşen davanın reddine karar verilmesi de doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

Erteleme talebine rağmen finansal tablolara bağlı gündem maddelerinde alınan kararların yaptırımının yokluk olduğu ve yokluğun re'sen gözetileceği yönündeki bozma gerekçesi bağlayıcı içtihat değeri taşır; Daire aynı yöndeki önceki kararına da atıf yapmıştır.

Usul tespitleri

Dava şartı
Genel kurul kararının iptali davasında muhalefet şerhi; ancak yokluk ve butlan hâlleri her zaman ileri sürülebildiğinden ve re'sen gözetildiğinden bu hâllerde muhalefet şerhi aranmaz

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
finansal tabloların müzakeresinin ertelenmesi azlık hakkı bağlı konular yokluk butlan oydan yoksunluk muhalefet şerhi re'sen gözetme

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Genel kurul kararının iptali

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/7615 E. 2022/4275 K.

    Ortak: · dava şartı

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Genel kurul kararının iptali

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/11091 E. 2018/4259 K.

    Ortak: · dava şartı

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Genel kurul kararının iptali

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/7372 E. 2022/4042 K.

    Ortak: · dava şartı

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2023/350 E.  ,  2024/3992 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi

SAYISI 2020/313 E., 2022/1585 K.

HÜKÜM

Ret

İLK DERECE MAHKEMESİ İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi

SAYISI 2018/533 E., 2019/343 K.

Taraflar arasındaki genel kurul kararının iptali asıl ve birleşen davalarından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl ve birleşen davaların kabulüne karar verilmiştir.

Kararın asıl ve birleşen davalarda davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle asıl ve birleşen davaların davanın reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı asıl ve birleşen davanın davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

1.Asıl davada davacılar vekili dava dilekçesinde; davalı şirketin 19.03.2018 tarihli genel kurulunun şirket merkezinde yapıldığını, finansal tabloların müzakeresi ve buna bağlı konuların görüşülmesinin sermayenin onda birini temsil eden ortaklar tarafından istenilmesi üzerine genel kurulun bir karar almasına gerek olmaksızın toplantı başkanının kararı ile bir ay sonraya bırakılması gerektiğini, genel kurul toplantısında toplantı başkanınca bu yönde bir kısım konuların görüşülmesinin ertelendiğini, bir kısmının da ertelenmediğini, genel kurulun finansal tablolarının müzakeresine bağlı konulardan olan ve genel kurul toplantısı gündeminin yeni yönetim kurulu üyelerinin belirlenmesine ilişkin 5.

maddesi ile yönetim kurulu üyelerinin şirket konusu işlerle iştigal etmelerine izin verilmesine ilişkin 6. maddesinin görüşülmesinin müvekkillerinin iradesine aykırı olarak ertelenmediğini, bu konularda müvekkillerinin ve diğer azınlık pay sahipleri vekillerinin itirazlarına ve bu itirazların genel kurul toplantısı tutanağına geçirilmesine rağmen oy çokluğuyla sözkonusu kararların alındığını ileri sürerek genel kurul toplantısında alınan 5 ve 6 nolu kararların iptaline karar verilmesini talep etmiştir.

2.Birleşen davada davacılar vekili dava dilekçesinde;

19. 03.2018 tarihinde yapılan genel kurul toplantısında finansal tabloların müzakeresinin ertelendiğini, bu ertelemenin doğal sonucu olarak yönetim kurulu üyeleri seçiminin de ertelenmesi gerektiğini, ancak yönetim kurulu üyelerinin seçimine geçildiğini, yeni yönetimin eski yönetim ile aynı olduğunu, yönetim kurulunun görevden alınmasının da seçilmesinin de finansal tabloların müzakeresi ile ilgili olduğunu, finansal tabloların müzakeresinin ertelenmesi halinde yeni yönetim kurulu üyelerinin seçiminin ertelenmesinin kanun gereği olduğunu, yönetim kurulu üyelerine şirket konusu işler ile iştigal etme izni verilmesine ilişkin 6. maddesinin de iptali gerektiğini ileri sürerek anılan genel kurulun 5.

ve 6. maddelerinin iptaline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Asıl ve birleşen davada davalı vekili cevap dilekçesinde;

19. 03.2018 tarihli olağan genel kurulu toplantısında yönetim kurulu seçimine ilişkin iptal isteminin konusuz kaldığını, davalı şirketin 28.06.2018 tarihli ertelenen genel kurul toplantasında yeni bir yönetim kurulu seçildiğini, bu nedenle dava şartı noksanlığı nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, davacılara her türlü bilgi verildiğini ve inceleme hakkı sağlanmasına rağmen bilançoların ertelenmesine ilişkin taleplerin haklı olmadığını, ancak genel kurulda görüşmelerin ertelendiğini, davacıların bu erteleme talebinin hakkın kötüye kullanılması kapsamında kaldığını, davanın kötü niyetli olarak açıldığını, yeni yönetim seçilmesinin zorunlu olduğunu, yönetim seçilmesinin şirket menfaati için yapıldığın, yeni yönetimin eski yönetim ile aynı olmasının tek başına iptal nedeni olmadığını savunarak reddine karar verilmesini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı şirketin 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 420 nci maddesi gereğince finansal tablolarının müzakeresinin ertelendiği, Kanunun 413 üncü maddesinde yönetim kurulu üyelerinin görevden alınmaları ve yenilerinin seçilmesinin yıl sonu finansal tablolaların müzakeresi maddesi ile ilgili sayıldığı, bu durumda yıl sonu finansal tablolaları müzakere edilip genel kurulca kabul edilmediği müddetçe yeni yönetim kurulu üyelerinin seçilmesinin mümkün olmadığı, davalı şirketin yönetim kurulu üyelerinin seçimine ilişkin 5 nolu gündem maddesinin ve buna bağlı olarak yönetim kurulu üyelerine şirket konusu işlerle iştigal etmelerine müsaade edilmesine yönelik alınan kararların iptali gerektiği, davalı vekilinin 28.06.2018 tarihli ertelenen genel kurul toplantısında yeni yönetim kurulu seçildiği, bu nedenle 19.03.2018 tarihli genel kurulda yönetim kurulu üyeleri seçimine ilişkin kararın iptaline dair davanın konusuz kaldığına ilişkin savunmalarına asıl ve birleşen davanın açıldığı tarih itibariyle davacıların taleplerinde haklı olduğundan ve iptali istenen kararların 2.

genel kurul toplantısına kadar yürürlükte bulunduğundan itibar edilmediği gerekçesiyle asıl ve birleşen davanın kabulü ile davalı şirketin 19.03.2018 tarihinde yapılan genel kurulunda alınan 5 nolu ve 6 nolu kararların iptaline karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin teminat talebinin reddedilmesinin hatalı olduğunu, 28.06.2018 tarihinde yapılan genel kurulda yeniden yönetim kurulu üyesinin seçilmesi nedeniyle bu davanın açılmasında hukuki yarar kalmadığını, mahkemenin kararının gerekçeli olmadığını, savunmada yer verilen hususların incelenmediğini, davacıların finansal tabloların görüşülmesinin ertelenmesi taleplerinin kötüniyetli olduğunu, davacıların şirket yönetiminde görev almaları nedeniyle finansal tablolar hakkında bilgi sahibi olmadıklarını ileri süremeyeceklerini, görev süresi dolan yönetim kurulu üyelerinin seçiminin bir önceki mali yıla ilişkin finansal tabloların müzakeresi ve buna bağlı konular dahilinde yer almadığını, eski yönetim kurulunun görev süresinin dolması nedeniyle şirkete yeni yönetim kurulu seçilmesinin kanuni ve fiili bir zorunluluk olduğunu, mahkemece kanun hükmünün hatalı yorumlandığını, şirkete yönetim kurulu atanmaması halinde şirketin organsız kalacağını ve bunun şirketin aleyhine olacağını, yine yönetim kuruluna rekabet izni verilmesine ilişkin kararın iptalinin de doğru olmadığını belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile asıl davada davacılar ... ve ...'nin toplantıda hazır bulunan vekilleri, 5 nolu gündem maddesinin görüşülmesi sırasında finansal tabloların görüşülmesinin ertelenmesi nedeniyle yönetim kurulu seçimine ilişkin gündem maddesinin de görüşülmesinin ertelenmesini talep ettikleri, ancak davacıların bu talebi kabul görmeyerek görüşmeye devam edildiği, bunun üzerine davacıların henüz oylamaya geçilmediği sırada bu konuda dava açma haklarını saklı tuttuklarını beyan ettikleri ve muhalefetlerini dile getirdikleri, devamında ise oylamaya geçilerek yönetim kurulu üye seçiminin yapıldığı, 6 nolu gündem maddesinin görüşülmesi sırasında da aynı şekilde erteleme talebinde bulunmuşlar ise de davacıların bu talebi yerinde görülmeyerek ilgili gündem maddesinin oylamasına geçildiği, davacıların 6 nolu gündem maddesine ilişkin görüşme ile ilgili muhalefetlerini 5 nolu gündem maddesinde olduğu gibi henüz oylama yapılmadan ileri sürdükleri;

birleşen davada davacılar ... ve ...'in toplantıda hazır bulunan vekillerinin ise 5 nolu gündem maddesinin görüşülmesi sırasında finansal tabloların görüşülmesinin ertelenmesi nedeniyle yönetim kurulu seçimine ilişkin gündem maddesinin de görüşülmesinin ertelenmesini talep ettiği, ayrıca toplantı başkanlığına yazılı muhalefet şerhi ibraz ettikleri, devamında ise oylamaya geçilerek yönetim kurulu seçimi yapıldığı, 6 nolu maddenin görüşülmesi sırasında da muhalefetlerini aynı şekilde yazılı ve sözlü olarak ileri sürdükleri ve sonrasında ise 6 nolu gündem maddesi ile ilgili oylamaya geçildiği, birleşen dosya davacıları ... ve ...'in toplantıda hazır bulunan temsilcilerinin, toplantı sırasında Toplantı Başkanlığına 3 adet dilekçe verdikleri, bunlardan birincisinin finansal tabloların görüşülmesinin ertelenmesi için toplantının başında, ikinci dilekçelerinin 5 nolu gündem maddesinin görüşülmesi sırasında oylamadan önce, üçüncü dilekçelerinin ise 6 nolu gündem maddesinin görüşülmesi sırasında oylamadan önce sunulduğu, dosyada kararın alınmasından sonra yapılmış bir karşı çıkmanın (muhalefet) bulunmadığı, bu durumda iptal davası açabilmek için kanunun aradığı alınan kararlara muhalif kalma koşulunun yerine getirilmediği gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün kaldırılmasına, yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına, davanın reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl ve birleşen davada davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

1.Asıl davada davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; müvekkillerinin olumsuz oydan sonra dava haklarını saklı tuttuklarını beyan ettiklerini, alınan kararın yok hükmünde olup olmadığının denetlenmediğini, finansal tabloların görüşülmesinin ertelendiği bir toplantıda yönetim kurulu üyesi seçilmesinin açık irade sakatlığı olduğunu, bu kişilere verilen rekabet izninin de hukuka aykırı olduğunu, izin oylamasında yeniden seçilen bir üyenin de oy kullandığını, nisabın oluşmadığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

2. Birleşen davada davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; muhalefet şerhlerinin oylamadan sonra sunulduğunu, toplantı katibi tarafından yazılma zamanının hatalı olduğunu, gerçek iradelerin muhalefete ilişkin olduğunu, muhalefet şerhlerinin karar makamınca incelenmediğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, yönetim kurulu seçimi ile yönetim kurulu üyelerine şirketle işlem yapma ve rekabet etme izni vermeye ilişkin genel kurul kararlarının, finansal tablolarla bağlantılı konulardan olup olmadığı; buradan varılacak sonuca göre finansal tabloların görüşülmesinin ertelenmesi talebine rağmen yönetim kurulu üyesi seçimi ve onlara şirketle işlem yapma ve rekabet etmeye izin verilmesi konularının ertelenen toplantıda görüşülüp karara bağlanması yaptırımının yokluk mu yoksa iptal edilebilirlik mi olduğu, ayrıca somut olaydaki muhalefet şerhlerinin geçerli olup olmadığı ve toplantı nisaplarının sağlanıp sağlanmadığı noktalarında toplanmaktadır.

2. İlgili Hukuk

1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

2.6102 sayılı Kanun'un 413, 420, 436 ncı maddeleri.

3.6102 sayılı Kanun'un 408 nci maddesinin gerekçesi.

4.Dairemizin 29.06.2021 tarih, 2019/4620 E., 2021/5396 K. sayılı kararı.

3. Değerlendirme

1.Asıl ve birleşen davada davalı şirketin 19.03.2018 tarihli 2017 yılı Olağan Genel Kurul Toplantısı'nda alınan yönetim kurulu seçimi ile yönetim kurulu üyelerine şirketle işlem yapma ve rekabet etme izni vermeye ilişkin 5 ve 6 numaralı kararlarının iptali istenmiş, ilk derece mahkemesince finansal tabloların görüşülmesinin ertelenmesi halinde bununla bağlantılı bulunan 5 ve 6 numaralı gündem maddelerinin de görüşülüp karar alınamayacağı gerekçesiyle davanın kabulüne anılan kararların iptaline karar verilmiş, davalı vekilinin istinafı üzerine bölge adliye mahkemesince genel kurul kararı iptali davalarında dava şartı olan muhalefet şerhi eksikliği nedeniyle İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak davanın reddine karar verilmiştir.

2.Konu ile ilgili sağlıklı bir sonuca varmak için ilgili yasa hükmü ile kavramların açıklamasında fayda bulunmaktadır. Konuya ilişkin 6102 sayılı Kanun'un 420 nci maddenin birinci fıkrasına göre finansal tabloların müzakeresi ve buna bağlı konular, sermayenin onda birine, halka açık şirketlerde yirmide birine sahip pay sahiplerinin istemi üzerine, genel kurulun bir karar almasına gerek olmaksızın, toplantı başkanın kararıyla bir ay sonraya bırakılır. Aynı Kanun'un 413 üncü maddesinin üçüncü fıkrasına göre ise yönetim kurulu üyelerinin görevden alınmaları ve yenilerinin seçimi yıl sonu finansal tablolarının müzakeresi maddesiyle ilgili sayılır.

Kanun hükümlerinden anlaşıldığı ve Dairemizce de benimsendiği üzere azlığın finansal tabloların görüşülmesinin ertelenmesini talep etmesi üzerine finansal tabloların görüşülmesi ve buna bağlı konulardan olan yönetim kurulu üyelerinin seçimine ve şirketle işlem yapma ve rekabet etme izni vermeye ilişkin gündem maddelerinin de görüşülmesi 1 ay sonraya ertelenmek durumundadır. Diğer taraftan yönetim kurulu üyelerinin şirketle rekabet etme ve işlem yapma izni hususu da Dairemizce benimsediği üzere finansal tablolar ile bağlı konulardandır. Zira anılan konular finansal yapı ile doğrudan ilgili hususlardandır.

3.6102 sayılı Kanun'un 408 inci maddesinin gerekçesinde belirtildiği üzere şirket, iradesini kanunda ve esas sözleşmede öngörülen çağrı usulüne uygun olarak yapılan genel kurul toplantılarında alınan kararlarla açıklamaktadır. Buna göre bir genel kurul kararının ortaya çıkması için iki unsur bulunması gerekmektedir. Bu unsurlardan biri genel kurul toplantısı diğeri ise toplantı ve karar nisabına uygun alınan karardır. Bu unsurları barındırmayan kararlar varlık kazanamaz ve dolayısıyla yok hükmündedir.

Toplantının ertelenmesi kenar başlıklı 6102 sayılı Kanun'un 420 nci maddesi birinci fıkrası finansal tabloların ve buna bağlı konular yönünden toplantının ertelenmesini düzenlemiştir. Bu hüküm uyarınca erteleme talebi finansal tabloların görülüşmesi ve buna bağlı konular bakımından toplantının ertelenmesi sonucunu doğurmaktadır. Erteleme kapsamındaki gündem maddeleri yönünden azlığın kararı ile toplantı ertelenmiş olduğuna göre artık finansal tablolar ve bağlı konular yönünden genel kurul toplantısından söz edilmemesi gerekmektedir. Başka bir deyişle erteleme yönündeki azlık kararı iptal edilmeden bağlı konular ihtiva eden gündem maddelerinin görüşülmesi hukuken mümkün olmayacağından erteleme talebi dikkate alınmaksızın finansal tabloların görüşülmesine bağlı olduğu kabul edilen dava konusu 5 ve 6.

Gündem maddeleri yönünden alınan kararların yok hükmünde olduğunun kabul edilmesi gerekir. Nitekim Dairemizin 29/06/2021 tarih, 2019/4620 esas, 2021/5396 karar sayılı kararında da erteleme talebine rağmen finansal tabloların görüşülmesine bağlantılı konular yönünden alınan kararların yok hükmünde olduğu belirtilmiştir. (ayrıca bkz.: Helvacı, Mehmet, "Anonim Ortaklıkta Ticaret Kanunundan Kaynaklanan Azınlık Haklarının Hukuki Niteliği ve Tanımı", Prof. Dr. Oğuz İmregün'e Armağan, İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi Yayını-No:715, Beta, İstanbul 1988, s.298-310.; Tekinalp, Ünal, "Azlığın Bilançonun Onaylanmasına İlişkin Müzakerenin Ertelenmesi İstemi", Sorunlar-düşünceler, İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi Mecmuası, C.XLII, Sayı:1-4,İstanbul 1977, s.234-243.;Teoman, Ömer, "Azlığın Bilanço Görüşmelerinin Ertelenmesini İsteme Hakkı (TTK m.377) Konusundaki Yargıtay Kararlarının Değerlendirilmesi", Tüm Makalelerim Cilt II (1982-2001), 1.

Bası, İstanbul 2001, s.127-142.)

4. Diğer taraftan somut olayda yönetim kurulu üyeliğine E.S, E.A. ve M.G. seçilmiş ve bu kişilere 6102 sayılı Kanunun 395 ve 396 ncı maddeleri uyarınca şirket ile işlem yapmaya ve rekabet etmeye izin verilmiştir. Yönetim kurulu üyeliğine seçilen E.S. davalı şirkette 12.554 adet paya sahipken, diğer pay sahipleri asıl ve birleşen dava davacıları ise toplam 4.246 adet paya sahip olup dava konusu kararlara olumsuz oy kullanmışlardır. Bu durumda anılan olumsuz oylara rağmen seçilen E.S.'nin kendi oyları ile yönetim kurulu üyesi seçildiği açık olup, oylama 6102 sayılı Kanun'un 436 ncı maddesinin birinci fıkrasındaki oydan yoksunluk kurallarına aykırıdır. İşbu madde hükmüne aykırılığın yaptırımının da yokluk olduğu gözetildiğinde dava konusu gündem maddelerinin dava dışı E.S.'ye ilişkin alınan kararlar bakımından da yok hükmünde olduğu açıktır.

5.İptal edilebilirlikten farklı olarak yokluk ve butlan halleri ilgilileri tarafından her zaman ileri sürülebileceği gibi bir davada dosyaya sunulan belgelerden anlaşılması halinde mahkemece de re'sen gözetilmelidir. Hal böyle olunca dava konusu gündem maddelerinin yok hükmünde olduğunun tespitine karar verilmesi gerekirken davanın reddine karar verilmesi doğru olmamıştır. Kabule göre de; genel kurula muhalefet şerhi içerir dilekçe sunan birleşen dava davacıları bakımından geçerli birer muhalefet bulunduğu gözetilmeden birleşen davanın reddine karar verilmesi de doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeple;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Peşin alınan temyiz karar harçlarının istekleri halinde ilgililere iadesine,

Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

16.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1063661400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

İncelenen istinaf kararı — İst. BAM 12. HD

Bu Yargıtay 11. HD kararı, aşağıdaki İstinaf Dairesi kararının temyiz incelemesidir. Temyiz sonucu: Bozuldu

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2020/313 E. 2022/1585 K.

Muhalefetin oylamadan önce beyanı, TTK 446 anlamında muhalefet koşulunu karşılamaz

Gerekçe özeti

Genel kurul kararının TTK 446 uyarınca iptali davası açılabilmesi için, toplantıya katılan pay sahibinin karara ret oyu vererek muhalif kalması ve bu muhalefetini tutanağa geçirtmesi gerekir. Oylamadan önce bir öneriye karşı olunduğunun beyan edilmesi veya ret oyu kullanılacağının bildirilmesi, alınan karara muhalefet anlamına gelmez; bu durum kanunun aradığı muhalefet koşulunu karşılamaz ve davanın dava şartı yokluğundan reddini gerektirir. Bu husus istinaf sebebi olarak ileri sürülmemiş olsa da dava şartına ilişkin olduğundan mahkemece re'sen gözetilir.

Emsal değeri

Genel kurul kararlarının iptali davasında, oylama öncesi öneriye karşı çıkmanın TTK 446 anlamında 'alınan karara muhalefet' sayılamayacağı ve bu koşulun bir dava şartı olarak re'sen gözetilmesi gerektiği yönündeki tespit, benzer iptal davalarında bölgesel ikna edici emsal niteliği taşımaktadır.

Kavramlar: genel kurul kararının iptali muhalefet şerhi dava şartı TTK 446 TTK 420 TTK 413 finansal tabloların müzakeresinin ertelenmesi yönetim kurulu üyelerinin seçimi

İstinaf (12. HD) kararının tam metni

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2020/313

KARAR NO 2022/1585

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İSTANBUL 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 07/03/2019

NUMARASI 2018/533 Esas - 2019/343 Karar

DAVA

Genel Kurul Kararının İptali

BİRLEŞEN İSTANBUL 12. ATM.NİN 2018/536 E.2018/1175 K. SAYILI DOSYASI

DAVA

Genel Kurul Kararının İptali

Asıl ve birleşen davanın kabulüne ilişkin verilen kararın asıl ve birleşen davada davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Asıl davada davacılar ... ve ... vekili; davalı şirketin 19/03/2018 tarihli genel kurulunun şirket merkezinde yapıldığını, TTK'nın 420.maddesi uyarınca finansal tabloların müzakeresi ve buna bağlı konuların görüşülmesinin sermayenin onda birini temsil eden ortaklar tarafından istenilmesi üzerine genel kurulun bir karar almasına gerek olmaksızın toplantı başkanının kararı ile bir ay sonraya bırakılması gerektiğini, genel kurul toplantısında toplantı başkanınca bu yönde bir kısım konuların görüşülmesinin ertelendiğini, bir kısmının da ertelenmediğini, genel kurulun TTK'nın 420.maddesi uyarınca finansal tablolarının müzakeresine bağlı konulardan olan ve genel kurul toplantısı gündeminin yeni yönetim kurulu üyelerinin belirlenmesine ilişkin 5.

maddesi ile yönetim kurulu üyelerinin şirket konusu işlerle iştigal etmelerine ilişkin TTK'nın 395. ve 396. maddeleri gereğince izin verilmesine ilişkin 6. maddesinin görüşülmesinin müvekkillerinin iradesine aykırı olarak ertelenmediğini, bu konularda müvekkillerinin ve diğer azınlık pay sahipleri vekillerinin itirazlarına ve bu itirazların genel kurul toplantısı tutanağına geçirilmesine rağmen oy çokluğuyla sözkonusu kararların alındığını, TTK'nın 413. maddesinin 3.fıkrasında yönetim kurulu üyelerinin görevden alınmaları ve yenilerinin seçiminin yıl sonu finansal tablolarının müzakeresi ile ilgili olduğunun açıkça ifade edildiğini belirterek genel kurul toplantısında alınan 5 ve 6 nolu kararların iptaline karar verilmesini talep etmiştir.

Birleşen davada davacılar ... ve ... vekili;

19. 03.2018 tarihinde yapılan genel kurul toplantısında finansal tabloların müzakeresinin TTK'nın 420. maddesi gereğince ertelendiğini, bu ertelemenin doğal sonucu Yönetim kurulu üyeleri seçiminin de ertelenmesi gerektiğini, ancak yönetim kurulu üyelerinin seçimine geçildiğini, yeni yönetimin eski yönetim ile aynı olduğunu, yönetim kurulunun görevden alınmasının da seçilmesinin de finansal tabloların müzakeresi ile ilgili olduğunu, finansal tabloların müzakeresinin ertelenmesi halinde yeni yönetim kurulu üyelerinin seçiminin ertelenmesinin kanun gereği olduğunu, Yargıtayın bu konuda birçok içtihatının bulunduğunu belirterek yeni yönetim kurulunun seçilmesine ilişkin 5.maddesinin ve yönetim kurulu üyelerine şirket konusu işler ile iştigal etme izni verilmesine ilişkin 6.

maddesinin iptaline karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP

Asıl ve birleşen davada davalı vekili; 19/03/2018 tarihli olağan genel kurulu toplantısında yönetim kurulu seçimine ilişkin iptal isteminin konusuz kaldığını, davalı şirketin 28/06/2018 tarihli ertelenen genel kurul toplantasında yeni bir yönetim kurulunun seçildiğini, bu nedenle dava şartı noksanlığı nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, davacılara her türlü bilgi verildiğini ve inceleme hakkı sağlanmasına rağmen bilançoların ertelenmesine ilişkin taleplerin haklı olmadığını, ancak genel kurulda görüşmelerin ertelendiğini, davacıların bu erteleme talebinin hakkın kötüye kullanılması kapsamında kaldığını, davanın kötü niyetli olarak açıldığını, yeni yönetim seçilmesinin zorunlu olduğunu, yönetim seçilmesinin şirket menfaati için yapıldığı, yeni yönetimin eski yönetim ile aynı olmasının tek başına iptal nedeni olmadığını, belirterek dava konusu genel kurulun 5 ve 6 nolu kararlarının iptali taleplerinin reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece, davalı şirketin TTK'nın 420. maddesi gereğince finansal tablolarının müzakeresinin ertelendiği, TTK'nın 413. maddesinde yönetim kurulu üyelerinin görevden alınmaları ve yenilerinin seçilmesinin, yıl sonu finansal tablolaların müzakeresi maddesi ile ilgili sayıldığı, bu durumda yıl sonu finansal tablolaları müzakere edilip genel kurulca kabul edilmediği müddetçe yeni yönetim kurulu üyelerinin seçilmesinin mümkün olmadığı, davalı şirketin yönetim kurulu üyelerinin seçimine ilişkin 5 nolu gündem maddesinin ve buna bağlı olarak yönetim kurulu üyelerine şirket konusu işlerle iştigal etmelerine TTK'nın 395. ve 396. maddeleri gereğince müsaade edilmesine yönelik alınan kararların iptali gerektiği gerekçesiyle asıl ve birleşen davanın kabulü ile davalı şirketin 19.03.2018 tarihinde yapılan genel kurulunda alınan 5 nolu ve 6 nolu kararların iptaline karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davalı vekili; müvekkili şirketin teminat talebinin reddedilmesinin hatalı olduğunu, 28/06/2018 tarihinde yapılan genel kurulda yeniden yönetim kurulu üyesinin seçilmesi nedeniyle bu davanın açılmasında hukuki yarar kalmadığını, mahkemenin kararının gerekçeli olmadığını, savunmada yer verilen hususların incelenmediğini, davacıların finansal tabloların görüşülmesinin ertelenmesi taleplerinin kötüniyetli olduğunu, davacıların şirket yönetiminde görev almaları nedeniyle finansal tablolar hakkında bilgi sahibi olmadıklarını ileri süremeyeceklerini, görev süresi dolan yönetim kurulu üyelerinin seçiminin bir önceki mali yıla ilişkin finansal tabloların müzakeresi ve buna bağlı konular dahilinde yer almadığını, eski yönetim kurulunun görev süresinin dolması nedeniyle şirkete yeni yönetim kurulu seçilmesinin kanuni ve fiili bir zorunluluk olduğunu, mahkemece TTK'nın 413 maddesinin hatalı yorumlandığını, şirkete yönetim kurulu atanmaması halinde şirketin organsız kalacağını ve bunun şirketin aleyhine olacağını, yine yönetim kuruluna TTK'nın 395 ve 396.

maddeleri uyarınca izin verilmesine ilişkin kararın iptalinin de doğru olmadığını belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

GEREKÇE

Asıl ve birleşen dava; davalı şirketin 19/03/2018 tarihinde yapılan genel kurulunda alınan 5 nolu yönetim kuruluna üye seçimi ile 6 nolu yönetim kurulu üyelerinin şirket konusu işlerle iştigal etmelerine dair TTK'nun 395. ve 396. maddeleri gereğince müsaade edilmesine dair kararların iptali istemine ilişkindir. Davalı şirketin 19/03/2018 günü yapılan olağan genel kurul toplantısında, davacıların talebi üzerine 2 nolu karar ile; “bilanço ve kar/zarar hesaplarının görüşülmesi” gündem maddesinin, 3 nolu karar ile; yönetim kurulu faaliyet raporunun okunması ve müzakere edilmesi maddesinin; 4 nolu karar ile; yönetim kurulu üyelerinin ayrı ayrı ibra edilmelerinin TTK'nın 420. maddesi uyarınca divan başkanlığınca 1 ay ertelendiği görülmüştür.

Genel kurulun 5 nolu kararı ile; yönetim kurulu üyeliklerine yazılı aday olduklarını belirten ..., ... ve ...'nin 1 yıl süre ile seçilmelerine, 6 nolu kararı ile; yönetim kurulu üyelerinin şirket konusu işlerle iştigal etmelerine dair TTK'nun 395. ve 396. maddeleri gereğince müsaade edilmesine oy çokluğu ile karar verilmiş, 5 ve 6 nolu kararlara davacıların olumsuz oy kullandıkları görülmüştür. Mahkemece yapılan yargılamada davalı şirketin TTK'nın 420. maddesi gereğince finansal tablolarının müzakeresinin ertelenmesi nedeniyle TTK 413. Maddesi gereğince yeni yönetim kurulu üyelerinin seçilmesinin mümkün olmadığı, buna bağlı olarak alınan 6 nolu kararın iptaline karar verildiği anlaşılmaktadır.

6102 sayılı TTK'nın 445. ve 446. maddelerinde; toplantıda hazır bulunup da karara olumsuz oy veren ve bu muhalefetini tutanağa geçirten, toplantıda hazır bulunsun veya bulunmasın, olumsuz oy kullanmış olsun ya da olmasın; çağrının usulüne göre yapılmadığını, gündemin gereği gibi ilan edilmediğini, genel kurula katılma yetkisi bulunmayan kişilerin veya temsilcilerinin toplantıya katılıp oy kullandıklarını, genel kurula katılmasına ve oy kullanmasına haksız olarak izin verilmediğini ve yukarıda sayılan aykırılıkların genel kurul kararının alınmasında etkili olduğunu ileri süren pay sahiplerinin, yönetim kurulu ile kararların yerine getirilmesi kişisel sorumluluğuna sebep olacaksa, yönetim kurulu üyelerinden her birinin kanun veya esas sözleşme hükümlerine ve özellikle dürüstlük kuralına aykırı olan genel kurul kararları aleyhine iptal davası açabileceği belirtilmiştir.

Genel kurul kararlarının yasa, anasözleşme ve afaki iyiniyet kurallarına aykırılık halleri ileri sürülerek iptalleri isteminde bulunabilmek için 6102 sayılı TTK'nın 446. maddesi uyarınca, toplantıya katılan üyenin karara ret oyu kullanarak muhalif kalması ve bu keyfiyeti zapta geçirtmesi gerekir, oylama öncesi yapılan görüşme sırasında bir öneriye karşı olunduğunun belirtilmesi veya ret oyu kullanılması alınan karara muhalif olunduğu anlamını taşımaz. (Yargıtay 11. HD, 08.12.2015 tarih, 2014/18887; 2015/13122 E.K sayılı emsal ilamı). Somut olayda, asıl davada davacılar ... ve ...'nin toplantıda hazır bulunan vekilleri, 5 nolu gündem maddesinin görüşülmesi sırasında finansal tabloların görüşülmesinin ertelenmesi nedeniyle yönetim kurulu seçimine ilişkin gündem maddesinin de görüşülmesinin ertelenmesini talep ettikleri, ancak davacıların bu talebi kabul görmeyerek görüşmeye devam edildiği, bunun üzerine davacıların henüz oylamaya geçilmediği sırada bu konuda dava açma haklarını saklı tuttuklarını beyan ettikleri ve muhalefetlerini dile getirdikleri, devamında ise oylamaya geçilerek yönetim kurulu üye seçiminin yapıldığı anlaşılmaktadır.

Davacılar ... ve ... vekilleri, 6 nolu gündem maddesinin görüşülmesi sırasında da aynı şekilde erteleme talebinde bulunmuşlar ise de davacıların bu talebi yerinde görülmeyerek ilgili gündem maddesinin oylamasına geçilmiştir. Davacılar ... ve ... vekillerinin 6 nolu gündem maddesine ilişkin görüşme ile ilgili muhalefetlerini 5 nolu gündem maddesinde olduğu gibi henüz oylama yapılmadan ileri sürdükleri anlaşılmaktadır. Birleşen davada davacılar ... ve ...'in toplantıda hazır bulunan vekilleri ise 5 nolu gündem maddesinin görüşülmesi sırasında finansal tabloların görüşülmesinin ertelenmesi nedeniyle yönetim kurulu seçimine ilişkin gündem maddesinin de görüşülmesinin ertelenmesini talep etmiş, ayrıca toplantı başkanlığına yazılı muhalefet şerhi ibraz etmişlerdir.

Devamında ise oylamaya geçilerek yönetim kurulunun seçimi yapıldığı anlaşılmaktadır. Birleşen davada davacılar temsilcisi 6 nolu maddenin görüşülmesi sırasında da muhalefetlerini aynı şekilde yazılı ve sözlü olarak ileri sürmüşler, sonrasında ise 6 nolu gündem maddesi ile ilgili oylamaya geçilmiştir. Genel kurul toplantı tutanağından anlaşılacağı üzere, birleşen dosya davacıları ... ve ...'in toplantıda hazır bulunan temsilcilerinin, toplantı sırasında Toplantı Başkanlığına 3 adet dilekçe verdikleri, bunlardan birincisinin finansal tabloların görüşülmesinin ertelenmesi için toplantının başında, ikinci dilekçelerinin 5 nolu gündem maddesinin görüşülmesi sırasında oylamadan önce, üçüncü dilekçelerinin ise 6 nolu gündem maddesinin görüşülmesi sırasında oylamadan önce sunulduğu görülmektedir.

Genel kurul toplantı tutanağına ve eklerine göre bunlardan başka ibraz edilen dilekçe bulunmadığı, yazılı ve sözlü muhalefetlerin oylamadan önce sunulduğu anlaşılmaktadır. Bu şekilde muhalefet durumunun öneriye karşı olup, kararın alınmasından sonra yapılmış bir karşı çıkmanın (muhalefet) bulunmadığı, bu durumda iptal davası açabilmek için kanunun aradığı “alınan kararlara muhalif kalma” koşulunun yerine getirilmediği anlaşılmaktadır. (Yargıtay 11. HD, 21/01/2021 tarih, 2019/2293-2021/275 sayılı kararı). Bu nedenle asıl ve birleşen davanın reddi gerekirken kabulü doğru olmamıştır Açıklanan nedenlere, davanın dava şartı yokluğu nedeniyle reddi gerekirken genel kurul kararının iptaline karar verilmesi doğru olmadığından istinaf sebebi olarak ileri sürülmese de dava şartına ilişkin olduğundan re'sen incelenmek suretiyle ;asıl ve birleşen davada davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, kararın kaldırılmasına, yapılan hata nedeniyle yeniden yargılama yapılmasına gerek bulunmadığından asıl ve birleşen davanın dava şartı yokluğundan reddine dair karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle: Asıl ve birleşen davada davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2018/533 Esas - 2019/343 Karar sayılı 07/03/2019 tarihli asıl ve birleşen davalara ilişkin kararının, HMK.'nun 353(1)b-2 gereği KALDIRILMASINA; "Asıl ve birleşen davanın dava şartı yokluğundan reddine," İlk derece yargılamasına ilişkin olarak ; "Asıl dava yönünden; alınması gereken 80,70-TL maktu karar harcının peşin alınan 35,90-TL harcın mahsubu ile bakiye 44,80-TL harcın davacılardan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, Davacıların yaptığı yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, Davalı vekili için AAÜT uyarınca takdir olunan 9.200-TL vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalıya ödenmesine, Birleşen dava yönünden;

alınması gereken 80,70-TL maktu karar harcının peşin alınan 35,90-TL harcın mahsubu ile bakiye 44,80-TL harcın davacılardan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, Davacıların yaptığı yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, Davalı vekili için AAÜT uyarınca takdir olunan 9.200-TL vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalıya ödenmesine, Karar kesinleştiğinde ve talep halinde kullanılmayan gider avansının yatıran tarafa iadesine" Davalı tarafından yatırılan 54,40‬-TL peşin istinaf karar harcının istek halinde kendisine iadesine, Davacılar tarafından yapılan istinaf yargı giderinin üzerinde bırakılmasına, davalı tarafından sarf edilen 27,10-TL istinaf yargı giderinin tüm davacılardan alınarak davalıya verilmesine, Gerekçeli kararın bir örneğinin taraf vekillerine tebliğine, HMK 'nun 361/1.

maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi. 10/11/2022

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.