6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Tazminat

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2010/13543 E. 2012/12935 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi: Ticari şirketler

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
kusur karinesi kasa açığı ticari teamül teamül sorumluluk davası kusur sorumluluğu ticari işletme sermaye artırımı illiyet bağı olağanüstü genel kurul ibra müteselsil sorumluluk şirket zararı ispat yükü kâr payı ticari defter yetki yönetim kurulu kararı kusur eksik inceleme dahili dava vekalet ücreti avans faizi e-defter

Atıf yapılan mevzuat: İİK · TTK — TTK 336TTK 337TTK 338TTK 359

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

11. Hukuk Dairesi         2010/13543 E.  ,  2012/12935 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasında görülen davada İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 10.05.2010 tarih ve 2007/399-2010/246 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı ... vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkili şirketin 21.02.2007 tarihli olağan genel kurul toplantısında şirketi zarara uğratan davalılar hakkında mali sorumluluk davası açılmasına dair denetim kuruluna yetki verildiğini, davalıların ilk sermaye apel ödemesi 541.221,72 TL’yi ... grubuna dahil olan Park Medya Film ve Rek. A.Ş’ye aktararak şirketi bilerek zarara uğrattıklarını, kasa hesabında görülen 232,55 TL’nın de fiilen mevcut olmadığını, zarardan denetim kurulu üyesi ... ve Yönetim kurulu üyeleri diğer davalıların sorumlu olduğunu ileri sürerek, toplam 541,454,27 TL zararın, avans faizi ile davalılardan sorumlulukları oranında müştereken ve müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiştir.

Davalı ..., davaya cevap vermemiştir.

Davalı ... (...) Buldu, davacı şirkette 2002-2004 yılları arasında usulen kağıt üzerinde imza atılmasını istendiğini, denetim ile ilgili bir bilgisinin bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.

Diğer davalı vekilleri, 2007 tarihli denetim kurulu raporunun kabul edilemeyeceğini, görev yaptıkları 10.07.2002-13.02.2004 tarihleri arasında şirket zarara sokacak kusurlu bir işlem yapmadıklarını, kasa açığı olmadığını, müvekkillerinin 2002 yılına ait genel kurulda ibra edildiğini, hukuki sorumlulukları olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna dayanılarak, şirket genel kurul kararıyla sermaye artırımına gidildiği, 541.221,72 TL meblağın 2.apel ödemeleri devrinde davacı şirketin hissedarı olduğu Park Medya Film Rek. A.Ş'ye 01.01.2004 tarihi itibariyle transfer edildiği, bu işlemlerin davacı ticari defterlerinde ve muhasebe kayıtlarında bulunduğu, kasada noksanlık iddiasıyla ilgili fiziki olarak aynı gün (31.08.2004 tarihinde) tespiti ile ilgili bir tutanak bulunmadığı, davalıların hukuka aykırı eylemde bulundukları iddiasının kanıtlanamadığı, meydana gelen zarar ve davalılar arasında illiyet bağının olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı ... vekili temyiz etmiştir.

1) Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazının reddine karar verilmesi gerekmiştir.

2) Dava, karar tarihinde yürürlükte bulunan TTK’nun 359. maddesi yollaması ile aynı Yasa’nın 341. maddesi uyarınca, davalı eski yöneticiler ve denetçiler tarafından davacı şirketin zarara uğratıldığı iddiasına dayalı sorumluluk davasıdır.

Kural olarak, yönetim kurulu üyeleri şirket adına yaptıkları işlemlerden dolayı kişisel olarak sorumlu tutulamazlarsa da, TTK’nun 336. maddesinde belirtilen hallerde ortaklığa ve ortaklık alacaklılarına karşı kusursuz olduklarını ispat etmedikçe tüm yöneticiler oluşan zarardan müteselsilen sorumlu olurlar. Yani yönetim kurulu üyelerinin görevlerini ifaları sırasında bir zarar oluşmuşsa, bu zararın üyelerin kusurlu eylemi sonucunda meydana geldiğinin kabulü gerekmektedir. Başka bir deyişle, Türk Ticaret Kanunu yönetim kurulu üyeleri için ispat yükü ters çevrilmiş kusur esasına dayanan bir sorumluluk öngörmüş ve yönetim kurulu üyeleri aleyhine kusur karinesi kabul etmiştir (Gönen Eriş, Ticari İşletme ve Şirketler, s:1941, 1942, 1999). Nitekim TTK’nun 338. maddesinde, yönetim kurulu üyelerinin kusur ve sorumluluklarının bulunmadığını ispat edemedikleri takdirde zarardan sorumlu oldukları düzenlenmiştir. Yine TTK’nun 337. maddesinde, yeni seçilen veya tayin olunan yönetim kurulu üyelerinin, seleflerinin belli olan yolsuz muamelelerini murakıplara bildirmeğe mecbur oldukları, aksi halde seleflerinin sorumluluklarına iştirak edecekleri belirtilmiştir. Denetim kurulu üyelerinin de kusursuz olduklarını ispat etmedikçe zarardan sorumlu bulundukları, TTK’nun 359. maddesinde düzenlenmiştir.

Dava konusu olayda davalı yönetim ve denetim kurulu üyelerine isnat edilen kusurlu eylemlerden birisi de davacı şirketin ortaklarınca ödenen sermaye payı bedelinin, ödeme gücü olmayan ... Grubu şirketlerinden Park Medya A.Ş.’ne aktarılmasıdır. Davacı şirket ortaklarınca ödenen sermayenin, davacı şirketin ticari amaçları doğrultusunda, kendi ticari faaliyetleri içi kullanılması gerekirken, ticari teamüllere aykırı bir şekilde ve basiretsiz davranmak suretiyle, başka bir şirkete aktarılması, şirket açısından bir zarardır. Üstelik zarar, usulsüz işlem anında gerçekleşmiştir. Dolayısıyla zararın gerçekleşmiş sayılması için paranın gönderildiği şirkete başvurulması ve ona karşı tüm yasal yolların tüketilmiş olması gerekmez.

O halde mahkemece anılan işlem ile zararın gerçekleşmiş olduğu, davalıların kusur ve sorumluluklarının bulunmadığını ispat edemedikleri takdirde zarardan sorumlu bulundukları ve yine denetim kurulu üyesi olan davalının sorumluluğunun, bu sıfatının dikkate alınarak ayrıca değerlendirilmesi gerektiği gözetilmelidir.

Bu durum karşısında mahkemece taraflar arasındaki uyuşmazlığın yukarıda açıklanan şekilde incelenip değerlendirilmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeye dayanılarak yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.

3)Bozma neden ve şekline göre, davacı vekilinin mahkemece hükmedilen vekalet ücretine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/18976 E. 2013/5880 K.

    Ortak: · Tazminat

    Sonuç: 🔶 iki emsal

  • Yönetici Sorumluluğundan Kaynaklanan Tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/5313 E. 2013/4188 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Hukuki yolların tüketilmesi

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/8082 E. 2012/9450 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

4 benzer karar daha
  • Kusur karinesi

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/482 E. 2017/4067 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Feragate yetki

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/2880 E. 2016/6868 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Feragate yetki

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/7187 E. 2016/6792 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Kusur karinesi

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/4384 E. 2013/20147 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2010/13543 E.  ,  2012/12935 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasında görülen davada İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 10.05.2010 tarih ve 2007/399-2010/246 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı ... vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkili şirketin 21.02.2007 tarihli olağan genel kurul toplantısında şirketi zarara uğratan davalılar hakkında mali sorumluluk davası açılmasına dair denetim kuruluna yetki verildiğini, davalıların ilk sermaye apel ödemesi 541.221,72 TL’yi ... grubuna dahil olan Park Medya Film ve Rek. A.Ş’ye aktararak şirketi bilerek zarara uğrattıklarını, kasa hesabında görülen 232,55 TL’nın de fiilen mevcut olmadığını, zarardan denetim kurulu üyesi ... ve Yönetim kurulu üyeleri diğer davalıların sorumlu olduğunu ileri sürerek, toplam 541,454,27 TL zararın, avans faizi ile davalılardan sorumlulukları oranında müştereken ve müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiştir.

Davalı ..., davaya cevap vermemiştir.

Davalı ... (...) Buldu, davacı şirkette 2002-2004 yılları arasında usulen kağıt üzerinde imza atılmasını istendiğini, denetim ile ilgili bir bilgisinin bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.

Diğer davalı vekilleri, 2007 tarihli denetim kurulu raporunun kabul edilemeyeceğini, görev yaptıkları 10.07.2002-13.02.2004 tarihleri arasında şirket zarara sokacak kusurlu bir işlem yapmadıklarını, kasa açığı olmadığını, müvekkillerinin 2002 yılına ait genel kurulda ibra edildiğini, hukuki sorumlulukları olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna dayanılarak, şirket genel kurul kararıyla sermaye artırımına gidildiği, 541.221,72 TL meblağın 2.apel ödemeleri devrinde davacı şirketin hissedarı olduğu Park Medya Film Rek. A.Ş'ye 01.01.2004 tarihi itibariyle transfer edildiği, bu işlemlerin davacı ticari defterlerinde ve muhasebe kayıtlarında bulunduğu, kasada noksanlık iddiasıyla ilgili fiziki olarak aynı gün (31.08.2004 tarihinde) tespiti ile ilgili bir tutanak bulunmadığı, davalıların hukuka aykırı eylemde bulundukları iddiasının kanıtlanamadığı, meydana gelen zarar ve davalılar arasında illiyet bağının olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı ... vekili temyiz etmiştir.

1) Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazının reddine karar verilmesi gerekmiştir.

2) Dava, karar tarihinde yürürlükte bulunan TTK’nun 359. maddesi yollaması ile aynı Yasa’nın 341. maddesi uyarınca, davalı eski yöneticiler ve denetçiler tarafından davacı şirketin zarara uğratıldığı iddiasına dayalı sorumluluk davasıdır.

Kural olarak, yönetim kurulu üyeleri şirket adına yaptıkları işlemlerden dolayı kişisel olarak sorumlu tutulamazlarsa da, TTK’nun 336. maddesinde belirtilen hallerde ortaklığa ve ortaklık alacaklılarına karşı kusursuz olduklarını ispat etmedikçe tüm yöneticiler oluşan zarardan müteselsilen sorumlu olurlar. Yani yönetim kurulu üyelerinin görevlerini ifaları sırasında bir zarar oluşmuşsa, bu zararın üyelerin kusurlu eylemi sonucunda meydana geldiğinin kabulü gerekmektedir. Başka bir deyişle, Türk Ticaret Kanunu yönetim kurulu üyeleri için ispat yükü ters çevrilmiş kusur esasına dayanan bir sorumluluk öngörmüş ve yönetim kurulu üyeleri aleyhine kusur karinesi kabul etmiştir (Gönen Eriş, Ticari İşletme ve Şirketler, s:1941, 1942, 1999).

Nitekim TTK’nun 338. maddesinde, yönetim kurulu üyelerinin kusur ve sorumluluklarının bulunmadığını ispat edemedikleri takdirde zarardan sorumlu oldukları düzenlenmiştir. Yine TTK’nun 337. maddesinde, yeni seçilen veya tayin olunan yönetim kurulu üyelerinin, seleflerinin belli olan yolsuz muamelelerini murakıplara bildirmeğe mecbur oldukları, aksi halde seleflerinin sorumluluklarına iştirak edecekleri belirtilmiştir. Denetim kurulu üyelerinin de kusursuz olduklarını ispat etmedikçe zarardan sorumlu bulundukları, TTK’nun 359. maddesinde düzenlenmiştir.

Dava konusu olayda davalı yönetim ve denetim kurulu üyelerine isnat edilen kusurlu eylemlerden birisi de davacı şirketin ortaklarınca ödenen sermaye payı bedelinin, ödeme gücü olmayan ... Grubu şirketlerinden Park Medya A.Ş.’ne aktarılmasıdır. Davacı şirket ortaklarınca ödenen sermayenin, davacı şirketin ticari amaçları doğrultusunda, kendi ticari faaliyetleri içi kullanılması gerekirken, ticari teamüllere aykırı bir şekilde ve basiretsiz davranmak suretiyle, başka bir şirkete aktarılması, şirket açısından bir zarardır. Üstelik zarar, usulsüz işlem anında gerçekleşmiştir. Dolayısıyla zararın gerçekleşmiş sayılması için paranın gönderildiği şirkete başvurulması ve ona karşı tüm yasal yolların tüketilmiş olması gerekmez.

O halde mahkemece anılan işlem ile zararın gerçekleşmiş olduğu, davalıların kusur ve sorumluluklarının bulunmadığını ispat edemedikleri takdirde zarardan sorumlu bulundukları ve yine denetim kurulu üyesi olan davalının sorumluluğunun, bu sıfatının dikkate alınarak ayrıca değerlendirilmesi gerektiği gözetilmelidir.

Bu durum karşısında mahkemece taraflar arasındaki uyuşmazlığın yukarıda açıklanan şekilde incelenip değerlendirilmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeye dayanılarak yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.

3)Bozma neden ve şekline göre, davacı vekilinin mahkemece hükmedilen vekalet ücretine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.

SONUÇ

Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, (3) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin mahkemece hükmedilen vekalet ücretine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına,10.09.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1062320200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.