6102TTK Türk Ticaret Kanunu

İtirazın iptali

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2011/3903 E. 2012/10207 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi: Ticari satım

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
faturaya itiraz edilmemesi faturaya itiraz navlun sözleşmesi borca itiraz navlun fatura tacir inkar tazminatı eksik inceleme ibraz e-defter i̇i̇k 72/son

Atıf yapılan mevzuat: TTK — TTK 23TTK 86

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece iddia, savunma ve tüm kanıtlara göre, davalı tarafın defter ibraz etmediği ve son oturumda defter inceletmek istemediklerini beyan ettiği, celp olunan icra dosyası, taraflar arasındaki ticari ilişki ile ilgili dayanak faturalar, bilirkişi raporu ve dosya kapsamından davacının dayandığı faturayı defterine kayıt ettiği, icra takip tarihi itibariyle davacı alacağının 38.335,52 TL olduğu, davalının borca itirazında bunun 30.884,62 TL'sini kabul ettiği, dolayısıyla borçtan davalının kabul ettiği miktar çıkarıldığında davacının icra takip tarihi itibariyle 7.450,90 TL alacaklı olduğu, davalı tarafın defter ibraz etmemek ile TTK'nun 86. maddesine göre davacı defterlerinin kendisi için de bağlayıcı olduğunu kabul ettiği ve alacağın hesaplanabilir olduğu gerekçesiyle itirazın 7.407.90 TL üzerinden iptaline, %40 inkar tazminatı 2.980.36 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.

1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin aşağıdaki bent dışında diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.

2-Dava, itirazın iptali istemine ilişkin olup, uyuşmazlık navlun sözleşmesinden kaynaklanmaktadır.

TTK'nun 86 ncı maddesi hükmünde, “Taraflardan birinin defterleri kanuna uygun olup, da, diğerinin ki olmaz veya hiçbir defteri bulunmaz yahut ibraz etmek istemezse; defterleri muntazam olan tacirin birbirini teyit eden defterlerindeki kayıtların diğeri aleyhinde delil olacağı” öngörülmüştür.

Oysa somut olayda hükme dayanak alınan bilirkişi raporunda davacı defterlerinin birbirini teyit ettiği ifade edilmiş ise de, usulüne uygun tutulmadıkları ve sahibi lehine delil oluşturmayacağı açıkça belirtilmiştir. Öte yandan, davacı tarafından davalı adına düzenlenen faturaya itiraz edilmediği belirtilmiş ise de, söz konusu faturanın davalıya tebliğine ilişkin bir belge sunulmadığından TTK'nun 23/2 nci maddesi gereğince fatura içeriğinin davalı aleyhine kesinleştiğinden söz edilemez.

Yukarıda anılan yasa hükmü karşısında, davacı kayıtları birbirini teyit etse bile usulüne uygun tutulmadığından davacının iddiasını kanıtlayamadığı açıktır. Şu halde mahkemece, davacıya davasını kanıtlayacak başka kanıtları olup olmadığının sorulması ve varsa bunları sunma hakkı tanınarak oluşacak sonuca göre hüküm kurulmak gerekirken yazılı şekilde eksik inceleme ile karar verilmesi doğru görülmemiş ve kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • İtirazın iptali

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2002/1877 E. 2002/4749 K.

    Ortak: · İtirazın iptali

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/4314 E. 2012/1556 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • İtirazın İptali

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/1734 E. 2013/1822 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2011/3903 E.  ,  2012/10207 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasında görülen davada İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 24/12/2010 tarih ve 2010/122-2010/692 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraflar vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ..... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkilinin muhtelif tarihlerde davalıya taşımacılık hizmeti sunduğunu ve bunun karşılığında alacaklı olduğunu, davalı borçlu hakkında yapılan icra takibine kısmen itirazda bulunduğunu, itirazın haksız olduğunu ileri sürerek davalının itirazının iptaline ve %40 inkar tazminatının tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, müvekkilinin alacaklıya 30.884.62 TL borcunun bulunduğunu ancak fazladan 15.379.42 TL talep edildiğini savunarak davanın reddini istemiştir.

Mahkemece iddia, savunma ve tüm kanıtlara göre, davalı tarafın defter ibraz etmediği ve son oturumda defter inceletmek istemediklerini beyan ettiği, celp olunan icra dosyası, taraflar arasındaki ticari ilişki ile ilgili dayanak faturalar, bilirkişi raporu ve dosya kapsamından davacının dayandığı faturayı defterine kayıt ettiği, icra takip tarihi itibariyle davacı alacağının 38.335,52 TL olduğu, davalının borca itirazında bunun 30.884,62 TL'sini kabul ettiği, dolayısıyla borçtan davalının kabul ettiği miktar çıkarıldığında davacının icra takip tarihi itibariyle 7.450,90 TL alacaklı olduğu, davalı tarafın defter ibraz etmemek ile TTK'nun 86. maddesine göre davacı defterlerinin kendisi için de bağlayıcı olduğunu kabul ettiği ve alacağın hesaplanabilir olduğu gerekçesiyle itirazın 7.407.90 TL üzerinden iptaline, %40 inkar tazminatı 2.980.36 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.

1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin aşağıdaki bent dışında diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.

2-Dava, itirazın iptali istemine ilişkin olup, uyuşmazlık navlun sözleşmesinden kaynaklanmaktadır.

TTK'nun 86 ncı maddesi hükmünde, “Taraflardan birinin defterleri kanuna uygun olup, da, diğerinin ki olmaz veya hiçbir defteri bulunmaz yahut ibraz etmek istemezse; defterleri muntazam olan tacirin birbirini teyit eden defterlerindeki kayıtların diğeri aleyhinde delil olacağı” öngörülmüştür.

Oysa somut olayda hükme dayanak alınan bilirkişi raporunda davacı defterlerinin birbirini teyit ettiği ifade edilmiş ise de, usulüne uygun tutulmadıkları ve sahibi lehine delil oluşturmayacağı açıkça belirtilmiştir. Öte yandan, davacı tarafından davalı adına düzenlenen faturaya itiraz edilmediği belirtilmiş ise de, söz konusu faturanın davalıya tebliğine ilişkin bir belge sunulmadığından TTK'nun 23/2 nci maddesi gereğince fatura içeriğinin davalı aleyhine kesinleştiğinden söz edilemez.

Yukarıda anılan yasa hükmü karşısında, davacı kayıtları birbirini teyit etse bile usulüne uygun tutulmadığından davacının iddiasını kanıtlayamadığı açıktır. Şu halde mahkemece, davacıya davasını kanıtlayacak başka kanıtları olup olmadığının sorulması ve varsa bunları sunma hakkı tanınarak oluşacak sonuca göre hüküm kurulmak gerekirken yazılı şekilde eksik inceleme ile karar verilmesi doğru görülmemiş ve kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.

SONUÇ

Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, aşağıda yazılı bakiye 2,75 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, 11.06.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1061635900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.