İtirazın iptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2011/3903 E. 2012/10207 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
faturaya itiraz edilmemesi↗ faturaya itiraz↗ navlun sözleşmesi↗ borca itiraz↗ navlun↗ fatura↗ tacir↗ inkar tazminatı↗ eksik inceleme↗ ibraz↗ e-defter↗ i̇i̇k 72/son↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece iddia, savunma ve tüm kanıtlara göre, davalı tarafın defter ibraz etmediği ve son oturumda defter inceletmek istemediklerini beyan ettiği, celp olunan icra dosyası, taraflar arasındaki ticari ilişki ile ilgili dayanak faturalar, bilirkişi raporu ve dosya kapsamından davacının dayandığı faturayı defterine kayıt ettiği, icra takip tarihi itibariyle davacı alacağının 38.335,52 TL olduğu, davalının borca itirazında bunun 30.884,62 TL'sini kabul ettiği, dolayısıyla borçtan davalının kabul ettiği miktar çıkarıldığında davacının icra takip tarihi itibariyle 7.450,90 TL alacaklı olduğu, davalı tarafın defter ibraz etmemek ile TTK'nun 86. maddesine göre davacı defterlerinin kendisi için de bağlayıcı olduğunu kabul ettiği ve alacağın hesaplanabilir olduğu gerekçesiyle itirazın 7.407.90 TL üzerinden iptaline, %40 inkar tazminatı 2.980.36 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin aşağıdaki bent dışında diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Dava, itirazın iptali istemine ilişkin olup, uyuşmazlık navlun sözleşmesinden kaynaklanmaktadır.
TTK'nun 86 ncı maddesi hükmünde, “Taraflardan birinin defterleri kanuna uygun olup, da, diğerinin ki olmaz veya hiçbir defteri bulunmaz yahut ibraz etmek istemezse; defterleri muntazam olan tacirin birbirini teyit eden defterlerindeki kayıtların diğeri aleyhinde delil olacağı” öngörülmüştür.
Oysa somut olayda hükme dayanak alınan bilirkişi raporunda davacı defterlerinin birbirini teyit ettiği ifade edilmiş ise de, usulüne uygun tutulmadıkları ve sahibi lehine delil oluşturmayacağı açıkça belirtilmiştir. Öte yandan, davacı tarafından davalı adına düzenlenen faturaya itiraz edilmediği belirtilmiş ise de, söz konusu faturanın davalıya tebliğine ilişkin bir belge sunulmadığından TTK'nun 23/2 nci maddesi gereğince fatura içeriğinin davalı aleyhine kesinleştiğinden söz edilemez.
Yukarıda anılan yasa hükmü karşısında, davacı kayıtları birbirini teyit etse bile usulüne uygun tutulmadığından davacının iddiasını kanıtlayamadığı açıktır. Şu halde mahkemece, davacıya davasını kanıtlayacak başka kanıtları olup olmadığının sorulması ve varsa bunları sunma hakkı tanınarak oluşacak sonuca göre hüküm kurulmak gerekirken yazılı şekilde eksik inceleme ile karar verilmesi doğru görülmemiş ve kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2002/1877 E. 2002/4749 K.
Ortak:faturaya itiraz edilmemesi · faturaya itiraz · navlun sözleşmesi · navlun · fatura · tacir · eksik inceleme · ibraz · İtirazın iptali
İncelediğiniz karardaÖte yandan, davacı tarafından davalı adına düzenlenen «faturaya itiraz edilmediği» belirtilmiş ise de, söz konusu faturanın davalıya tebliğine ilişkin bir belge sunulmadığından TTK'nun 23/2 nci maddesi gereğince «fatura» içeriğinin davalı aleyhine kesinleştiğinden söz edilemez.
2-Dava, itirazın iptali istemine ilişkin olup, uyuşmazlık «navlun sözleşmesinden» kaynaklanmaktadır.
TTK'nun 86 ncı maddesi hükmünde, “Taraflardan birinin «defterleri» kanuna uygun olup, da, diğerinin ki olmaz veya hiçbir defteri bulunmaz yahut «ibraz» etmek istemezse; defterleri muntazam olan «tacirin» birbirini teyit eden defterlerindeki kayıtların diğeri aleyhinde delil olacağı” öngörülmüştür.
Benzer bu karardaÖte yandan, davacı tarafından davalı adına düzenlenen «faturaya itiraz edilmediği» belirtilmiş ise de, söz konusu faturanın davalıya tebliğine ilişkin bir belge sunulmadığından TTK.nun 23/2. maddesi gereğince «fatura» içeriğinin davalı aleyhine kesinleştiğinden söz edilemez.
Dava, itirazın iptali istemine ilişkin olup, uyuşmazlık «navlun sözleşmesinden» kaynaklanmaktadır.
TTK.nun 86. maddesi hükmünde,."Taraflardan birinin «defterleri» kanuna uygun olup da, diğerinin ki olmaz, veya hiçbir defteri bulunmaz yahut «ibraz» etmek istemezse; defterleri muntazam olan «tacirin» birbirini teyit eden defterlerindeki kayıtların diğeri aleyhinde delil olacağı" öngörülmüştür.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:bilirkişi incelemesi
Benzer bu karardaMahkemece, taraflarca sunulan kanıtlar ve «bilirkişi incelemesine» göre, davacının bakiye alacağının (275.000.000) lira olarak belirlendiği gerekçesiyle, davanın kabulüyle, (275.000.000) lira için itirazın iptaline karar verilmiştir.
-
İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/4314 E. 2012/1556 K.
Ortak:fatura · tacir · ibraz · e-defter
İncelediğiniz karardaTTK'nun 86 ncı maddesi hükmünde, “Taraflardan birinin «defterleri» kanuna uygun olup, da, diğerinin ki olmaz veya hiçbir defteri bulunmaz yahut «ibraz» etmek istemezse; defterleri muntazam olan «tacirin» birbirini teyit eden defterlerindeki kayıtların diğeri aleyhinde delil olacağı” öngörülmüştür.
Mahkemece iddia, savunma ve tüm kanıtlara göre, davalı tarafın «defter» «ibraz» etmediği ve «son» oturumda defter inceletmek istemediklerini beyan ettiği, celp olunan icra dosyası, taraflar arasındaki ticari ilişki ile ilgili dayanak faturalar, bilirkişi raporu ve dosya kapsamından davacının dayandığı faturayı defterine kayıt ettiği, icra takip tarihi itibariyle davacı alacağının 38.335,52 TL olduğu, davalının «borca itirazında» bunun 30.884,62 TL'sini kabul ettiği, dolayısıyla borçtan davalının kabul ettiği miktar çıkarıldığında davacının icra takip tarihi itibariyle 7.450,90 TL alacaklı olduğu, davalı tarafın defter ibraz etmemek ile TTK'nun 86. maddesine göre davacı defterlerinin kendisi için de bağlayıcı olduğunu kabul ettiği ve alacağın hesaplanabilir olduğu gerekçesiyle itirazın 7.407.90 TL üzerinden iptaline, %40 «inkar tazminatı» 2.980.36 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Oysa somut olayda hükme dayanak alınan bilirkişi raporunda davacı «defterlerinin» birbirini teyit ettiği ifade edilmiş ise de, usulüne uygun tutulmadıkları ve sahibi lehine delil oluşturmayacağı açıkça belirtilmiştir.
Benzer bu karardaAncak, TTK'nun 85. maddesi uyarınca; "Kanuna uygun bir surette tutulan ve birbirini teyit eden «ticari defterlerin» münderecatı sahibi lehine delil ittihaz olunur." Aynı yasanın 86. maddesinde ise, taraflardan birinin defterleri kanuna uygun olup da diğerininki olmaz veya hiç defteri bulunmaz yahut «ibraz» etmek istemezse, defteri muntazam olan «tacirin» birbirini teyit eden defterlerindeki kayıtların diğeri aleyhinde delil olacağı öngörülmüştür.
Mahkemece, davacının kendi «ticari defterlerine» göre 8.691,44 TL alacaklı olduğu ve alacağa ilişkin «fatura» tanzim ettiği görülmüş ise de, taraflar arasındaki ticari ilişkinin varlığının «kesin» delillerle ispatlanamadığı, davacının mal «teslimi» ve hizmet ifası yönünden «yemin teklifinde» de bulunmadığı gerekçesi ile, ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiştir.
Somut olayda, davalı «kesin süre» içerisinde «ticari defterlerini ibraz» etmemiş, davacı tarafın ticari defterlerinin kanuna uygun surette tutulduğu bilirkişi raporuyla saptandığı gibi mahkemece de bu şekilde kabul edilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:cari hesap bakiyesi · ticari defter ibrazı · yemin teklifi · cari hesap · yemin · kesin süre · ticari defter · teslim
Benzer bu karardaMahkemece, davacının kendi «ticari defterlerine» göre 8.691,44 TL alacaklı olduğu ve alacağa ilişkin «fatura» tanzim ettiği görülmüş ise de, taraflar arasındaki ticari ilişkinin varlığının «kesin» delillerle ispatlanamadığı, davacının mal «teslimi» ve hizmet ifası yönünden «yemin teklifinde» de bulunmadığı gerekçesi ile, ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiştir.
Somut olayda, davalı «kesin süre» içerisinde «ticari defterlerini ibraz» etmemiş, davacı tarafın ticari defterlerinin kanuna uygun surette tutulduğu bilirkişi raporuyla saptandığı gibi mahkemece de bu şekilde kabul edilmiştir.
Dava,«cari hesap bakiyesinden» kaynaklanan alacağın tahsiline yönelik takibe yapılan itirazın iptali istemine ilişkin olup, mahkemece ispatlanmayan davanın reddine karar verilmiştir.
Ancak, TTK'nun 85. maddesi uyarınca; "Kanuna uygun bir surette tutulan ve birbirini teyit eden «ticari defterlerin» münderecatı sahibi lehine delil ittihaz olunur." Aynı yasanın 86. maddesinde ise, taraflardan birinin defterleri kanuna uygun olup da diğerininki olmaz veya hiç defteri bulunmaz yahut «ibraz» etmek istemezse, defteri muntazam olan «tacirin» birbirini teyit eden defterlerindeki kayıtların diğeri aleyhinde delil olacağı öngörülmüştür.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/1734 E. 2013/1822 K.
Ortak:tacir · inkar tazminatı · ibraz · e-defter
İncelediğiniz karardaMahkemece iddia, savunma ve tüm kanıtlara göre, davalı tarafın «defter» «ibraz» etmediği ve «son» oturumda defter inceletmek istemediklerini beyan ettiği, celp olunan icra dosyası, taraflar arasındaki ticari ilişki ile ilgili dayanak faturalar, bilirkişi raporu ve dosya kapsamından davacının dayandığı faturayı defterine kayıt ettiği, icra takip tarihi itibariyle davacı alacağının 38.335,52 TL olduğu, davalının «borca itirazında» bunun 30.884,62 TL'sini kabul ettiği, dolayısıyla borçtan davalının kabul ettiği miktar çıkarıldığında davacının icra takip tarihi itibariyle 7.450,90 TL alacaklı olduğu, davalı tarafın defter ibraz etmemek ile TTK'nun 86. maddesine göre davacı defterlerinin kendisi için de bağlayıcı olduğunu kabul ettiği ve alacağın hesaplanabilir olduğu gerekçesiyle itirazın 7.407.90 TL üzerinden iptaline, %40 «inkar tazminatı» 2.980.36 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
TTK'nun 86 ncı maddesi hükmünde, “Taraflardan birinin «defterleri» kanuna uygun olup, da, diğerinin ki olmaz veya hiçbir defteri bulunmaz yahut «ibraz» etmek istemezse; defterleri muntazam olan «tacirin» birbirini teyit eden defterlerindeki kayıtların diğeri aleyhinde delil olacağı” öngörülmüştür.
Oysa somut olayda hükme dayanak alınan bilirkişi raporunda davacı «defterlerinin» birbirini teyit ettiği ifade edilmiş ise de, usulüne uygun tutulmadıkları ve sahibi lehine delil oluşturmayacağı açıkça belirtilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, «acentelik sözleşmesinin» .... maddesi uyarınca taraflar arasındaki ihtilaflarda şirket «defter» ve kayıtlarının esas olduğu ve başkaca delil kabul olunmayacağı, davacı şirketin defterlerine göre davalının 1.739,93 TL borcunun bulunduğu, davalının «hesap mutabakatı» yaptıkları ve borçlarını ödediğine ilişkin bir belge «ibraz» etmediği gerekçesiyle, davanın ve % 40 «icra inkar tazminatı» talebinin kabulüne karar verilmiştir.
… olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir. ...-Kabule göre de, mülga ...'nun 85. maddesi uyarınca; "Kanuna uygun bir surette tutulan ve birbirini teyit eden «ticari defterlerin» münderecatı sahibi lehine delil ittihaz olunur." Aynı yasanın 86. maddesinde ise, taraflardan birinin defterleri kanuna uygun olup da diğerininki olmaz veya hiç defteri bulunmaz yahut «ibraz» etmek istemezse, defteri muntazam olan «tacirin» birbirini teyit eden defterlerindeki kayıtların diğeri aleyhinde delil olacağı öngörülmüştür.
Somut olayda, davalı taraf, meşruhatlı davetiye tebliğine rağmen «ticari defterlerini ibraz» etmemiş, davacı tarafın ticari defterlerinin kanuna uygun surette tutulduğu bilirkişi raporuyla saptanmış, mahkemece de bu şekilde kabul edilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:hesap mutabakatı · ticari defter ibrazı · cari hesap ilişkisi · ticari defter incelemesi · acentelik sözleşmesi · mutabakat · cari hesap · yemin
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, «acentelik sözleşmesinin» .... maddesi uyarınca taraflar arasındaki ihtilaflarda şirket «defter» ve kayıtlarının esas olduğu ve başkaca delil kabul olunmayacağı, davacı şirketin defterlerine göre davalının 1.739,93 TL borcunun bulunduğu, davalının «hesap mutabakatı» yaptıkları ve borçlarını ödediğine ilişkin bir belge «ibraz» etmediği gerekçesiyle, davanın ve % 40 «icra inkar tazminatı» talebinin kabulüne karar verilmiştir.
Mahkemece, davacının «ticari defterlerinin incelenmesi» sonucu düzenlenen, taraflar arasındaki «cari hesap ilişkisine» göre davacının alacaklı olduğu yönündeki bilirkişi raporuna itibar edilerek davanın kabulüne karar verilmiş ise de, davalı vekili rapora karşı asıl cari hesabın tutulduğu 96 kodlu hesabın incelenmediği yönünde ciddi itirazlarda bulunmuştur.
1-Dava, «acentelik sözleşmesinden» kaynaklanan alacak için başlatılan takibe yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
Somut olayda, davalı taraf, meşruhatlı davetiye tebliğine rağmen «ticari defterlerini ibraz» etmemiş, davacı tarafın ticari defterlerinin kanuna uygun surette tutulduğu bilirkişi raporuyla saptanmış, mahkemece de bu şekilde kabul edilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2011/3903 E. , 2012/10207 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 24/12/2010 tarih ve 2010/122-2010/692 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraflar vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ..... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin muhtelif tarihlerde davalıya taşımacılık hizmeti sunduğunu ve bunun karşılığında alacaklı olduğunu, davalı borçlu hakkında yapılan icra takibine kısmen itirazda bulunduğunu, itirazın haksız olduğunu ileri sürerek davalının itirazının iptaline ve %40 inkar tazminatının tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin alacaklıya 30.884.62 TL borcunun bulunduğunu ancak fazladan 15.379.42 TL talep edildiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve tüm kanıtlara göre, davalı tarafın defter ibraz etmediği ve son oturumda defter inceletmek istemediklerini beyan ettiği, celp olunan icra dosyası, taraflar arasındaki ticari ilişki ile ilgili dayanak faturalar, bilirkişi raporu ve dosya kapsamından davacının dayandığı faturayı defterine kayıt ettiği, icra takip tarihi itibariyle davacı alacağının 38.335,52 TL olduğu, davalının borca itirazında bunun 30.884,62 TL'sini kabul ettiği, dolayısıyla borçtan davalının kabul ettiği miktar çıkarıldığında davacının icra takip tarihi itibariyle 7.450,90 TL alacaklı olduğu, davalı tarafın defter ibraz etmemek ile TTK'nun 86. maddesine göre davacı defterlerinin kendisi için de bağlayıcı olduğunu kabul ettiği ve alacağın hesaplanabilir olduğu gerekçesiyle itirazın 7.407.90 TL üzerinden iptaline, %40 inkar tazminatı 2.980.36 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin aşağıdaki bent dışında diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Dava, itirazın iptali istemine ilişkin olup, uyuşmazlık navlun sözleşmesinden kaynaklanmaktadır.
TTK'nun 86 ncı maddesi hükmünde, “Taraflardan birinin defterleri kanuna uygun olup, da, diğerinin ki olmaz veya hiçbir defteri bulunmaz yahut ibraz etmek istemezse; defterleri muntazam olan tacirin birbirini teyit eden defterlerindeki kayıtların diğeri aleyhinde delil olacağı” öngörülmüştür.
Oysa somut olayda hükme dayanak alınan bilirkişi raporunda davacı defterlerinin birbirini teyit ettiği ifade edilmiş ise de, usulüne uygun tutulmadıkları ve sahibi lehine delil oluşturmayacağı açıkça belirtilmiştir. Öte yandan, davacı tarafından davalı adına düzenlenen faturaya itiraz edilmediği belirtilmiş ise de, söz konusu faturanın davalıya tebliğine ilişkin bir belge sunulmadığından TTK'nun 23/2 nci maddesi gereğince fatura içeriğinin davalı aleyhine kesinleştiğinden söz edilemez.
Yukarıda anılan yasa hükmü karşısında, davacı kayıtları birbirini teyit etse bile usulüne uygun tutulmadığından davacının iddiasını kanıtlayamadığı açıktır. Şu halde mahkemece, davacıya davasını kanıtlayacak başka kanıtları olup olmadığının sorulması ve varsa bunları sunma hakkı tanınarak oluşacak sonuca göre hüküm kurulmak gerekirken yazılı şekilde eksik inceleme ile karar verilmesi doğru görülmemiş ve kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, aşağıda yazılı bakiye 2,75 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, 11.06.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1061635900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz