İtirazın iptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2002/1877 E. 2002/4749 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
faturaya itiraz edilmemesi↗ faturaya itiraz↗ navlun sözleşmesi↗ navlun↗ bilirkişi incelemesi↗ fatura↗ tacir↗ eksik inceleme↗ ibraz↗ e-defter↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, taraflarca sunulan kanıtlar ve bilirkişi incelemesine göre, davacının bakiye alacağının (275.000.000) lira olarak belirlendiği gerekçesiyle, davanın kabulüyle, (275.000.000) lira için itirazın iptaline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, itirazın iptali istemine ilişkin olup, uyuşmazlık navlun sözleşmesinden kaynaklanmaktadır.
TTK.nun 86. maddesi hükmünde,."Taraflardan birinin defterleri kanuna uygun olup da, diğerinin ki olmaz, veya hiçbir defteri bulunmaz yahut ibraz etmek istemezse; defterleri muntazam olan tacirin birbirini teyit eden defterlerindeki kayıtların diğeri aleyhinde delil olacağı" öngörülmüştür.
Oysa somut olayda hükme dayanak alınan bilirkişi raporunda davacı defterlerinin birbirini teyit ettiği belirtilmiş ise de, usulüne uygun tutulmadıkları ve sahibi lehine delil oluşturmayacağı açıkça belirtilmiştir. Öte yandan, davacı tarafından davalı adına düzenlenen faturaya itiraz edilmediği belirtilmiş ise de, söz konusu faturanın davalıya tebliğine ilişkin bir belge sunulmadığından TTK.nun 23/2. maddesi gereğince fatura içeriğinin davalı aleyhine kesinleştiğinden söz edilemez. Yukarıda anılan yasa hükmü karşısında, davacı kayıtlan birbirini teyit etse bile usulüne uygun tutulmadığından davacının iddiasını kanıtlayamadığı açıktır. Şu halde mahkemece, davacıya davasını kanıtlayacak başka kanıtları olup olmadığının sorulması ve varsa bunları sunma hakkı tanınarak oluşacak sonuca göre hüküm kurulmak gerekirken yazılı şekilde eksik inceleme ile karar verilmesi doğru görülmemiş ve kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/3903 E. 2012/10207 K.
Ortak:faturaya itiraz edilmemesi · faturaya itiraz · navlun sözleşmesi · navlun · fatura · tacir · eksik inceleme · ibraz · İtirazın iptali
İncelediğiniz karardaÖte yandan, davacı tarafından davalı adına düzenlenen «faturaya itiraz edilmediği» belirtilmiş ise de, söz konusu faturanın davalıya tebliğine ilişkin bir belge sunulmadığından TTK.nun 23/2. maddesi gereğince «fatura» içeriğinin davalı aleyhine kesinleştiğinden söz edilemez.
Dava, itirazın iptali istemine ilişkin olup, uyuşmazlık «navlun sözleşmesinden» kaynaklanmaktadır.
TTK.nun 86. maddesi hükmünde,."Taraflardan birinin «defterleri» kanuna uygun olup da, diğerinin ki olmaz, veya hiçbir defteri bulunmaz yahut «ibraz» etmek istemezse; defterleri muntazam olan «tacirin» birbirini teyit eden defterlerindeki kayıtların diğeri aleyhinde delil olacağı" öngörülmüştür.
Benzer bu karardaÖte yandan, davacı tarafından davalı adına düzenlenen «faturaya itiraz edilmediği» belirtilmiş ise de, söz konusu faturanın davalıya tebliğine ilişkin bir belge sunulmadığından TTK'nun 23/2 nci maddesi gereğince «fatura» içeriğinin davalı aleyhine kesinleştiğinden söz edilemez.
2-Dava, itirazın iptali istemine ilişkin olup, uyuşmazlık «navlun sözleşmesinden» kaynaklanmaktadır.
TTK'nun 86 ncı maddesi hükmünde, “Taraflardan birinin «defterleri» kanuna uygun olup, da, diğerinin ki olmaz veya hiçbir defteri bulunmaz yahut «ibraz» etmek istemezse; defterleri muntazam olan «tacirin» birbirini teyit eden defterlerindeki kayıtların diğeri aleyhinde delil olacağı” öngörülmüştür.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:borca itiraz · inkar tazminatı · i̇i̇k 72/son
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma ve tüm kanıtlara göre, davalı tarafın «defter» «ibraz» etmediği ve «son» oturumda defter inceletmek istemediklerini beyan ettiği, celp olunan icra dosyası, taraflar arasındaki ticari ilişki ile ilgili dayanak faturalar, bilirkişi raporu ve dosya kapsamından davacının dayandığı faturayı defterine kayıt ettiği, icra takip tarihi itibariyle davacı alacağının 38.335,52 TL olduğu, davalının «borca itirazında» bunun 30.884,62 TL'sini kabul ettiği, dolayısıyla borçtan davalının kabul ettiği miktar çıkarıldığında davacının icra takip tarihi itibariyle 7.450,90 TL alacaklı olduğu, davalı tarafın defter ibraz etmemek ile TTK'nun 86. maddesine göre davacı defterlerinin kendisi için de bağlayıcı olduğunu kabul ettiği ve alacağın hesaplanabilir olduğu gerekçesiyle itirazın 7.407.90 TL üzerinden iptaline, %40 «inkar tazminatı» 2.980.36 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/7279 E. 2022/4066 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:maddi tazminat
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, uyulan bozma ilamı, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre, davacının 50.000.- Euro manevi, 275.000 Euro.- «maddi tazminata» ilişkin davasının reddine dair verilen kararın davacı vekilince temyizi üzerine karar Dairemizce onanmıştır.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2002/1877 E., 2002/4749 K.
11. Hukuk Dairesi 2002/1877 E., 2002/4749 K.
KANIT YÜKÜ
TİCARİ DEFTERLERİN İSPAT KUVVETİ
6762 S. TÜRK TİCARET KANUNU [ Madde 86 ]
6762 S. TÜRK TİCARET KANUNU [ Madde 23 ]
"İçtihat Metni"
Taraflar arasında görülen davada (Şişti Dördüncü Sulh Hukuk Mahkemesi) nce verilen 15.11.2001 tarih ve 2001/536-1410 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davalı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 14.5.2002 günde davalı avukatı gelip, davacı avukatı tebligata rağmen gelmediğinden, temyiz dilekçesinin de süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatı dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için tetkik hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalıya ait emtianın müvekkili tarafından Almanya'dan Türkiye'ye taşındığını, toplam (1.077.198.000) lira navlun ücreti tahakkuk ettiğini, söz konusu navlun borcunun ödenmesi için icra takibi başlattıklarını, davalının (802.000.000) lirayı ödeyip, bakiyeye itiraz etmesi sonucu takibin durduğunu İleri sürerek, itirazın iptali ile %40 icra inkar tazminatının davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, taraflar arasındaki ticari ilişki nedeniyle (802.000.000) lira navlun borçları oluştuğunu ve bunu ödediklerini, davacının bunun dışında alacağı bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, taraflarca sunulan kanıtlar ve bilirkişi incelemesine göre, davacının bakiye alacağının (275.000.000) lira olarak belirlendiği gerekçesiyle, davanın kabulüyle, (275.000.000) lira için itirazın iptaline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, itirazın iptali istemine ilişkin olup, uyuşmazlık navlun sözleşmesinden kaynaklanmaktadır.
TTK.nun 86. maddesi hükmünde,."Taraflardan birinin defterleri kanuna uygun olup da, diğerinin ki olmaz, veya hiçbir defteri bulunmaz yahut ibraz etmek istemezse; defterleri muntazam olan tacirin birbirini teyit eden defterlerindeki kayıtların diğeri aleyhinde delil olacağı" öngörülmüştür.
Oysa somut olayda hükme dayanak alınan bilirkişi raporunda davacı defterlerinin birbirini teyit ettiği belirtilmiş ise de, usulüne uygun tutulmadıkları ve sahibi lehine delil oluşturmayacağı açıkça belirtilmiştir. Öte yandan, davacı tarafından davalı adına düzenlenen faturaya itiraz edilmediği belirtilmiş ise de, söz konusu faturanın davalıya tebliğine ilişkin bir belge sunulmadığından TTK.nun 23/2. maddesi gereğince fatura içeriğinin davalı aleyhine kesinleştiğinden söz edilemez. Yukarıda anılan yasa hükmü karşısında, davacı kayıtlan birbirini teyit etse bile usulüne uygun tutulmadığından davacının iddiasını kanıtlayamadığı açıktır. Şu halde mahkemece, davacıya davasını kanıtlayacak başka kanıtları olup olmadığının sorulması ve varsa bunları sunma hakkı tanınarak oluşacak sonuca göre hüküm kurulmak gerekirken yazılı şekilde eksik inceleme ile karar verilmesi doğru görülmemiş ve kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle, kararın davalı yararına (BOZULMASINA), 250.000.000 lira duruşma vekillik ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 14.5.2002 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/16305500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz