Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2011/3865 E. 2012/10605 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Yetkili mahkeme
- yetki/yetkisizlik
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
denetime elverişli rapor↗ yetki itirazı↗ denetime elverişlilik↗ taşıma sözleşmesi↗ haksız fiil↗ yetki↗ kusur↗ zamanaşımı↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, tüm dosya kapsamına, toplanan delillere ve düzenlenen bilirkişi raporlarına göre, olay nedeniyle davacının 2/8, davalı sürücünün 6/8 oranında kusurlu olduğu, davalı sigorta şirketinin zamanaşımı itirazını süresinde yapmadığı ancak davacının buna bir itirazının bulunmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü, kısmen reddi ile, davalı sigorta şirketinin yetki itirazını reddine, davalı sigorta şirketine karşı açılan davanın zaman aşımı nedeniyle reddine, 723,60 TL maddi 3.000,00 TL manevi tazminatın yasal faiziyle davalılardan ...-...’ndan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davacı ve davalılar ...-... vekilleri temyiz etmişlerdir.
1-Dava, yolcu taşıması sırasında meydana gelen kaza sonucu uğranılan zararların tazmini istemine ilişkindir. Yolcu taşıma sözleşmelerinden kaynaklanan ölüm veya cismani zararlara ilişkin davalarda TTK.'nun 767/5. maddesi hükmü uyarınca aynı maddedeki zamanaşımı süresi uygulanmayacağından, bu davalar BK.'nun 125. maddesi gereğince on yıllık zamanaşımı süresine tabidir. Bu nedenle mahkemece davalı sigorta şirketine karşı açılan davanın zamanaşımı sebebiyle reddine karar verilmiş olması doğru görülmemiş, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
2-Davalılar ... ve ... vekilinin temyiz itirazlarına gelince, BK.’nun 53. maddesine göre, “Hakim, kusur olup olmadığına yahut haksız fiilin faili temyiz kudretini haiz bulunup bulunmadığına karar vermek için ceza hukukunun mesuliyete dair ahkamiyle bağlı olmadığı gibi, ceza mahkemesinde verilen beraat kararıyla da mukayyet değildir. Bundan başka ceza mahkemesi kararı, kusurun takdiri ve zararın miktarını tayin hususunda dahi hukuk hâkimini takyit etmez.” Mahkemece, BK.’nun 53. maddesine aykırı olarak ceza yargılaması sırasında alınan kusur raporu aynen benimsenmiştir. Tarafların kusur durumunun tespiti için Yargıtay denetimine elverişli rapor aldırılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, ceza yargılamasında düzenlenen bilirkişi raporu hükme esas alınarak karar verilmesi doru görülmemiş, davalılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalılar ... ve ... yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
3-Bozma sebep ve şekline göre diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/5565 E. 2011/15947 K.
Ortak:zamanaşımı · zamanaşımı var · Tazminat
İncelediğiniz kararda… , toplanan delillere ve düzenlenen bilirkişi raporlarına göre, olay nedeniyle davacının 2/8, davalı sürücünün 6/8 oranında kusurlu olduğu, davalı sigorta şirketinin «zamanaşımı» itirazını süresinde yapmadığı ancak davacının buna bir itirazının bulunmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü, kısmen reddi ile, davalı sigorta şirketinin «yetki itirazını» reddine, davalı sigorta şirketine karşı açılan davanın zaman aşımı nedeniyle reddine, 723,60 TL maddi 3.000,00 TL manevi tazminatın yasal faiziyle davalılardan ... …
Yolcu «taşıma sözleşmelerinden» kaynaklanan ölüm veya cismani zararlara ilişkin davalarda TTK.'nun 767/5. maddesi hükmü uyarınca aynı maddedeki «zamanaşımı» süresi uygulanmayacağından, bu davalar BK.'nun 125. maddesi gereğince on yıllık zamanaşımı süresine tabidir.
Bu nedenle mahkemece davalı sigorta şirketine karşı açılan davanın «zamanaşımı» sebebiyle reddine karar verilmiş olması doğru görülmemiş, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporları ve dosya kapsamına göre, davacılardan ...'nin kaza nedeniyle % 36,2 oranında iş gücü «kaybına» uğradığı, maddi ve manevi tazminata hükmedilmesinin gerektiği ancak «ıslah» edilen kısım için «zamanaşımı» süresinin dolduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalılardan ... yönünden davanın «pasif husumet yokluğundan» reddine, davacılardan ... için 10.000,00 TL «maddi tazminat» ile 5.000,00 TL manevi tazminatın ve diğer davacı için 1.000,00 TL manevi tazminatın davalı şirketten tahsiline karar verilmiştir.
Davaya konu talep taşıma akdinden kaynaklanmakta olup, cismani zarar meydana gelmesi nedeniyle TTK.nun 767/«son» maddesi yollaması ile BK.nun 125 nci maddesi uyarınca söz konusu davalar 10 yıllık «zamanaşımı» süresine tabidir.
Bu itibarla, 28.01.2007 tarihinde meydana gelen kaza nedeniyle açılan davada verilen 22.06.2009 tarihli «ıslah» dilekçesine konu talep için «zamanaşımı» süresi dolmadığı halde mahkemece ıslah edilen talebin zamanaşımı nedeniyle reddi yönünde hüküm kurulması doğru olmadığından kararın bu nedenle davacılar yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:trafik kazası · pasif husumet yokluğu · pasif husumet · husumet yokluğu · kâr kaybı · ıslah · maddi tazminat · husumet
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporları ve dosya kapsamına göre, davacılardan ...'nin kaza nedeniyle % 36,2 oranında iş gücü «kaybına» uğradığı, maddi ve manevi tazminata hükmedilmesinin gerektiği ancak «ıslah» edilen kısım için «zamanaşımı» süresinin dolduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalılardan ... yönünden davanın «pasif husumet yokluğundan» reddine, davacılardan ... için 10.000,00 TL «maddi tazminat» ile 5.000,00 TL manevi tazminatın ve diğer davacı için 1.000,00 TL manevi tazminatın davalı şirketten tahsiline karar verilmiştir.
Dava, yolcu taşımada «trafik kazası» nedeniyle yaralanma nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir.
Bu itibarla, 28.01.2007 tarihinde meydana gelen kaza nedeniyle açılan davada verilen 22.06.2009 tarihli «ıslah» dilekçesine konu talep için «zamanaşımı» süresi dolmadığı halde mahkemece ıslah edilen talebin zamanaşımı nedeniyle reddi yönünde hüküm kurulması doğru olmadığından kararın bu nedenle davacılar yararına bozulması gerekmiştir.
-
Markaya tecavüz nedeniyle tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/1863 E. 2011/10947 K.
Ortak:haksız fiil · kusur
İncelediğiniz kararda2-Davalılar ... ve ... vekilinin temyiz itirazlarına gelince, BK.’nun 53. maddesine göre, “Hakim, «kusur» olup olmadığına yahut «haksız fiilin» faili temyiz kudretini haiz bulunup bulunmadığına karar vermek için ceza hukukunun mesuliyete dair ahkamiyle bağlı olmadığı gibi, ceza mahkemesinde verilen beraat kararıyla da mukayyet değildir.
Bundan başka ceza mahkemesi kararı, «kusurun» takdiri ve zararın miktarını tayin hususunda dahi hukuk hâkimini takyit etmez.” Mahkemece, BK.’nun 53. maddesine aykırı olarak ceza yargılaması sırasında alınan kusur raporu aynen benimsenmiştir.
Tarafların «kusur» durumunun tespiti için Yargıtay «denetimine elverişli rapor» aldırılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, ceza yargılamasında düzenlenen bilirkişi raporu hükme esas alınarak karar verilmesi doru görülmemiş, davalılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalılar ... ve ... yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer bu karardaBorçlar Kanunu'nun 53. maddesinde, “Hakim, «kusur» olup olmadığına, yahut «haksız fiilin» faili temyiz kudretini haiz bulunup bulunmadığına karar vermek için Ceza Hukukunun sorumluluğa ilişkin hükümleri ile bağlı olmadığı gibi, Ceza Mahkemesinde verilen beraat kararı ile de mukayyet değildir.
Bundan başka Ceza Mahkemesinin kararı, «kusurun» takdiri ve zararın miktarının tayini hususunda dahi Hukuk Hâkimini takyit etmez.” hükmü öngörülmüştür.
Bu açık hüküm karşısında, Ceza Mahkemesince verilen beraat kararı, «kusur» ve derecesi, zarar tutarı, temyiz gücü ve yükletilme yeterliği, illiyet gibi esasların Hukuk Hâkimini bağlamayacağı konusunda duraksama bulunmamaktadır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:delil niteliği · kesin delil · kesin hüküm
Benzer bu karardaDiğer bir anlatımla, maddi olayları ve yasak eylemleri saptayan Ceza Mahkemesi kararı, taraflar yönünden «kesin delil niteliğini» taşır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/1048 E. 2011/10615 K.
Ortak:taşıma sözleşmesi · zamanaşımı · zamanaşımı var · Tazminat
İncelediğiniz karardaYolcu «taşıma sözleşmelerinden» kaynaklanan ölüm veya cismani zararlara ilişkin davalarda TTK.'nun 767/5. maddesi hükmü uyarınca aynı maddedeki «zamanaşımı» süresi uygulanmayacağından, bu davalar BK.'nun 125. maddesi gereğince on yıllık zamanaşımı süresine tabidir.
… , toplanan delillere ve düzenlenen bilirkişi raporlarına göre, olay nedeniyle davacının 2/8, davalı sürücünün 6/8 oranında kusurlu olduğu, davalı sigorta şirketinin «zamanaşımı» itirazını süresinde yapmadığı ancak davacının buna bir itirazının bulunmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü, kısmen reddi ile, davalı sigorta şirketinin «yetki itirazını» reddine, davalı sigorta şirketine karşı açılan davanın zaman aşımı nedeniyle reddine, 723,60 TL maddi 3.000,00 TL manevi tazminatın yasal faiziyle davalılardan ... …
Bu nedenle mahkemece davalı sigorta şirketine karşı açılan davanın «zamanaşımı» sebebiyle reddine karar verilmiş olması doğru görülmemiş, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer bu kararda… ahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve davacılar ile davalı ... arasında «taşıma sözleşmesinin» varlığının iddia ve ispat edilmemiş olmasına ve buna göre davalı ... yönünden KTK’nın 109/2. maddesinde düzenlenen «zamananaşımı» süresinin geçmiş bulunmasına göre, davacılar vekilinin davalı ... yönünden temyiz itirazlarının tümünün, davalı ... yönünden ise aşağıdaki bendin kapsamı dışında k …
2- Davacılar vekilinin davalı ... yönünden temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; dava, yolcu «taşıma sözleşmesine» dayalı tazminat istemine ilişkin olup, mahkemece, 2918 sayılı KTK’nın 109/2. maddesine göre «zamanaşımı» süresi geçtikten sonra davanın açıldığı gerekçesiyle, yazılı şekilde hüküm tesis edilmiştir.
Buna göre, yolcu «taşıma sözleşmelerinden» kaynaklanan ölüm veya cismani zarara ilişkin davalar, TTK.nun 767/5. maddesi yollaması ile BK.nun 125. maddesi gereğince on yıllık «zamanaşımına» tabidir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:trafik kazası · eksik inceleme
Benzer bu karardaDava konusu «trafik kazası» 06.09.2002 tarihinde meydana gelmiş, işbu dava ise 17.12.2007 tarihinde açılmıştır.
Bu durum karşısında mahkemece, davanın süresinde açıldığının kabulü ile davacı tarafın iddiaları ve davalı tarafın diğer savunmaları değerlendirilerek, sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, «eksik incelemeye» dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
2 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/5567 E. 2011/17323 K.
Ortak:taşıma sözleşmesi · haksız fiil · zamanaşımı · zamanaşımı var · Tazminat
İncelediğiniz karardaYolcu «taşıma sözleşmelerinden» kaynaklanan ölüm veya cismani zararlara ilişkin davalarda TTK.'nun 767/5. maddesi hükmü uyarınca aynı maddedeki «zamanaşımı» süresi uygulanmayacağından, bu davalar BK.'nun 125. maddesi gereğince on yıllık zamanaşımı süresine tabidir.
… , toplanan delillere ve düzenlenen bilirkişi raporlarına göre, olay nedeniyle davacının 2/8, davalı sürücünün 6/8 oranında kusurlu olduğu, davalı sigorta şirketinin «zamanaşımı» itirazını süresinde yapmadığı ancak davacının buna bir itirazının bulunmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü, kısmen reddi ile, davalı sigorta şirketinin «yetki itirazını» reddine, davalı sigorta şirketine karşı açılan davanın zaman aşımı nedeniyle reddine, 723,60 TL maddi 3.000,00 TL manevi tazminatın yasal faiziyle davalılardan ... …
Bu nedenle mahkemece davalı sigorta şirketine karşı açılan davanın «zamanaşımı» sebebiyle reddine karar verilmiş olması doğru görülmemiş, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer bu kararda… dia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, dava konusu olay nedeniyle davacının gerek geçici iş göremezlik gerekse maluliyet nedeniyle tazminata hak kazandığı, ancak «haksız fiile» dayalı tazminat davalarında da uygulanması gereken «ceza zamanaşımı» süresinin 5 yıl olduğu ve «ıslah» tarihi itibariyle bu sürenin dolduğu, davacı yönünden manevi tazminat isteme koşullarının da oluştuğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 100 TL maddi, 4.000 TL manevi tazminatın 18.10.2003 tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalılardan müteselsilen tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
Yukarıda yapılan özetten de anlaşılacağı üzere mahkemece, «haksız fiile» dayalı tazminat davalarında uygulanması gereken «ceza zamanaşımı» süresinin 5 yıl olduğu ve «ıslah» tarihi itibariyle bu sürenin dolduğu gerekçesi ile ıslaha konu talebin reddine karar verilmiştir.
Ancak yolcu «taşıma sözleşmelerinden» kaynaklanan ölüm veya cismani zarara ilişkin davalar, TTK.nun 767/5. maddesi yollaması ile BK.nun 125. maddesi gereğince on yıllık «zamanaşımına» tabi olup, somut olayda «ıslah» tarihi itibariyle bu süre dolmamıştır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ceza zamanaşımı · ıslah · yasal faiz
Benzer bu kararda… dia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, dava konusu olay nedeniyle davacının gerek geçici iş göremezlik gerekse maluliyet nedeniyle tazminata hak kazandığı, ancak «haksız fiile» dayalı tazminat davalarında da uygulanması gereken «ceza zamanaşımı» süresinin 5 yıl olduğu ve «ıslah» tarihi itibariyle bu sürenin dolduğu, davacı yönünden manevi tazminat isteme koşullarının da oluştuğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 100 TL maddi, 4.000 TL manevi tazminatın 18.10.2003 tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalılardan müteselsilen tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
Yukarıda yapılan özetten de anlaşılacağı üzere mahkemece, «haksız fiile» dayalı tazminat davalarında uygulanması gereken «ceza zamanaşımı» süresinin 5 yıl olduğu ve «ıslah» tarihi itibariyle bu sürenin dolduğu gerekçesi ile ıslaha konu talebin reddine karar verilmiştir.
Ancak yolcu «taşıma sözleşmelerinden» kaynaklanan ölüm veya cismani zarara ilişkin davalar, TTK.nun 767/5. maddesi yollaması ile BK.nun 125. maddesi gereğince on yıllık «zamanaşımına» tabi olup, somut olayda «ıslah» tarihi itibariyle bu süre dolmamıştır.
Bu durum karşısında mahkemece, «ıslahın» «zamanaşımı» süresi dolmadan önce yapıldığının kabulü ile sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirmeye dayalı olarak yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/3280 E. 2010/10572 K.
Ortak:haksız fiil · kusur
İncelediğiniz kararda2-Davalılar ... ve ... vekilinin temyiz itirazlarına gelince, BK.’nun 53. maddesine göre, “Hakim, «kusur» olup olmadığına yahut «haksız fiilin» faili temyiz kudretini haiz bulunup bulunmadığına karar vermek için ceza hukukunun mesuliyete dair ahkamiyle bağlı olmadığı gibi, ceza mahkemesinde verilen beraat kararıyla da mukayyet değildir.
Bundan başka ceza mahkemesi kararı, «kusurun» takdiri ve zararın miktarını tayin hususunda dahi hukuk hâkimini takyit etmez.” Mahkemece, BK.’nun 53. maddesine aykırı olarak ceza yargılaması sırasında alınan kusur raporu aynen benimsenmiştir.
Tarafların «kusur» durumunun tespiti için Yargıtay «denetimine elverişli rapor» aldırılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, ceza yargılamasında düzenlenen bilirkişi raporu hükme esas alınarak karar verilmesi doru görülmemiş, davalılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalılar ... ve ... yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer bu karardaBorçlar Kanunu’nun 53. maddesinde hakimin «kusur» olup olmadığına yahut «haksız fiil» failinin temyiz kudretini haiz bulunup bulunmadığına karar vermek için ceza hukukunun mesuliyete dair ahkamıyla bağlı olmadığı gibi ceza mahkemesinde verilen beraat kararıyla da mukayyet olmadığı, ceza mahkemesi kararının kusurun takdiri ve zararın miktarını tayin hususunda dahi hukuk hakimini takyit etmeyeceği açıkça düzenlenmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:delil değerlendirmesi · maddi tazminat · eksik inceleme · kesin hüküm
Benzer bu karardaO halde mahkemece, tarafların dayandıkları tüm «deliller değerlendirilerek» sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken ceza mahkemesinin maddi olguyu «kesin» olarak tespit etmeyen, bu itibarla hukuk hakimini bağlayıcı nitelikte olmayan kararının esas alınarak, «eksik incelemeye» dayalı olarak yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
1-Dava, mali haklara tecavüzün ref’i, men’i ve «maddi tazminat» istemlerine ilişkindir.
Hükme esas alınan ceza mahkemesi kararı davalının savunmasını dayandırdığı olguyu her türlü şüpheden uzak, «kesin» olarak tespit eden bir karar olmadığından davalının savunmasının ispatlanmış olduğunun kabul edilmesi doğru görülmemiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2011/3865 E. , 2012/10605 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Gaziantep 5. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 30.11.2010 tarih ve 2008/579-2010/606 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı ve davalılar ...- ... vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin 13/10/2003 tarihinde minibüste yolcu iken binen yolculara yol vermek için araçtan indiğini, ancak minibüsün müvekkili tekrar binmeye çalışırken hareket etiğini bu nedenle müvekkilinin üç ay iş ve gücünden yoksun kalacak şekilde yaralandığını ileri sürerek şimdilik 1.000,00 TL maddi, 30.000,00 TL manevi tazminat olmak üzere toplam 31.000,00 TL tazminatın avans faiziyle davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ...-... vekili, davanın reddini istemiştir.
Davalı şirket vekili, yetki ve zamanaşımı itirazında bulunarak davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, tüm dosya kapsamına, toplanan delillere ve düzenlenen bilirkişi raporlarına göre, olay nedeniyle davacının 2/8, davalı sürücünün 6/8 oranında kusurlu olduğu, davalı sigorta şirketinin zamanaşımı itirazını süresinde yapmadığı ancak davacının buna bir itirazının bulunmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü, kısmen reddi ile, davalı sigorta şirketinin yetki itirazını reddine, davalı sigorta şirketine karşı açılan davanın zaman aşımı nedeniyle reddine, 723,60 TL maddi 3.000,00 TL manevi tazminatın yasal faiziyle davalılardan ...-...’ndan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davacı ve davalılar ...-... vekilleri temyiz etmişlerdir.
1-Dava, yolcu taşıması sırasında meydana gelen kaza sonucu uğranılan zararların tazmini istemine ilişkindir. Yolcu taşıma sözleşmelerinden kaynaklanan ölüm veya cismani zararlara ilişkin davalarda TTK.'nun 767/5. maddesi hükmü uyarınca aynı maddedeki zamanaşımı süresi uygulanmayacağından, bu davalar BK.'nun 125. maddesi gereğince on yıllık zamanaşımı süresine tabidir. Bu nedenle mahkemece davalı sigorta şirketine karşı açılan davanın zamanaşımı sebebiyle reddine karar verilmiş olması doğru görülmemiş, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
2-Davalılar ... ve ... vekilinin temyiz itirazlarına gelince, BK.’nun 53. maddesine göre, “Hakim, kusur olup olmadığına yahut haksız fiilin faili temyiz kudretini haiz bulunup bulunmadığına karar vermek için ceza hukukunun mesuliyete dair ahkamiyle bağlı olmadığı gibi, ceza mahkemesinde verilen beraat kararıyla da mukayyet değildir. Bundan başka ceza mahkemesi kararı, kusurun takdiri ve zararın miktarını tayin hususunda dahi hukuk hâkimini takyit etmez.” Mahkemece, BK.’nun 53. maddesine aykırı olarak ceza yargılaması sırasında alınan kusur raporu aynen benimsenmiştir. Tarafların kusur durumunun tespiti için Yargıtay denetimine elverişli rapor aldırılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, ceza yargılamasında düzenlenen bilirkişi raporu hükme esas alınarak karar verilmesi doru görülmemiş, davalılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalılar ...
ve ... yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
3-Bozma sebep ve şekline göre diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalılar yararına BOZULMASINA, (3) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, bozma sebep ve şekline göre diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, ödedikleri temyiz peşin harcın istekleri halinde temyiz eden davacı ve davalılar ...-...'na iadesine, 14.06.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1060994800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz