6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Tazminat

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2010/5567 E. 2011/17323 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Usul tespitleri

Zamanaşımı
5 yıl

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ceza zamanaşımı taşıma sözleşmesi haksız fiil ıslah yasal faiz zamanaşımı

Atıf yapılan mevzuat: BK · HUMK · TTK

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, dava konusu olay nedeniyle davacının gerek geçici iş göremezlik gerekse maluliyet nedeniyle tazminata hak kazandığı, ancak haksız fiile dayalı tazminat davalarında da uygulanması gereken ceza zamanaşımı süresinin 5 yıl olduğu ve ıslah tarihi itibariyle bu sürenin dolduğu, davacı yönünden manevi tazminat isteme koşullarının da oluştuğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 100 TL maddi, 4.000 TL manevi tazminatın 18.10.2003 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müteselsilen tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.

Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.

1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalılar vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.

2- Davacı vekilinin temyiz itirazlarına gelince, dava, yolcu olarak bulunulan aracın aniden hareket ettirilmesi nedeniyle uğranılan zararın tazmini istemine ilişkindir.

Yukarıda yapılan özetten de anlaşılacağı üzere mahkemece, haksız fiile dayalı tazminat davalarında uygulanması gereken ceza zamanaşımı süresinin 5 yıl olduğu ve ıslah tarihi itibariyle bu sürenin dolduğu gerekçesi ile ıslaha konu talebin reddine karar verilmiştir. Ancak yolcu taşıma sözleşmelerinden kaynaklanan ölüm veya cismani zarara ilişkin davalar, TTK.nun 767/5. maddesi yollaması ile BK.nun 125. maddesi gereğince on yıllık zamanaşımına tabi olup, somut olayda ıslah tarihi itibariyle bu süre dolmamıştır. Bu durum karşısında mahkemece, ıslahın zamanaşımı süresi dolmadan önce yapıldığının kabulü ile sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirmeye dayalı olarak yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/5565 E. 2011/15947 K.

    Ortak: · zamanaşımı 5 yıl · Tazminat

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2010/5567 E.  ,  2011/17323 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasında görülen davada Ankara 11. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 10/02/2010 tarih ve 2009/164-2010/56 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava konusu meblağ 14,510 TL'nin altında bulunduğundan HUMK'nun 3156 sayılı kanunla değişik 438. maddesi gereğince duruşma isteğinin reddiyle tetkikatın evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkilinin davalı ...'nin sürücüsü, diğer davalının işleteni olduğu dolmuştan indiği sırada araç sürücüsünün hızla hareket etmesi nedeniyle sol kalçası üzerine yere düştüğünü, vücudunda ciddi biçimde kırık oluştuğunu, diğer yolcuların zorlaması ile davalı araç sürücüsünün müvekkilini son durağa kadar götürdüğünü, burada müvekkilinin yanından kaçtığını, burada yaklaşık 5 saat bekleyen müvekkilinin oğlunun yardımıyla hastaneye gidebildiğini ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 100 TL maddi, 4.000 TL manevi tazminatın davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, 24.11.2009 tarihli dilekçesi ile davasını ıslah ederek maddi tazminat istemini toplam 51.202,60 TL'ye yükseltmiştir.

Davalılar vekili, ıslah ile talep edilen tazminatın zamanaşımına uğradığını savunarak, davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, dava konusu olay nedeniyle davacının gerek geçici iş göremezlik gerekse maluliyet nedeniyle tazminata hak kazandığı, ancak haksız fiile dayalı tazminat davalarında da uygulanması gereken ceza zamanaşımı süresinin 5 yıl olduğu ve ıslah tarihi itibariyle bu sürenin dolduğu, davacı yönünden manevi tazminat isteme koşullarının da oluştuğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 100 TL maddi, 4.000 TL manevi tazminatın 18.10.2003 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müteselsilen tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.

Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.

1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalılar vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.

2- Davacı vekilinin temyiz itirazlarına gelince, dava, yolcu olarak bulunulan aracın aniden hareket ettirilmesi nedeniyle uğranılan zararın tazmini istemine ilişkindir.

Yukarıda yapılan özetten de anlaşılacağı üzere mahkemece, haksız fiile dayalı tazminat davalarında uygulanması gereken ceza zamanaşımı süresinin 5 yıl olduğu ve ıslah tarihi itibariyle bu sürenin dolduğu gerekçesi ile ıslaha konu talebin reddine karar verilmiştir. Ancak yolcu taşıma sözleşmelerinden kaynaklanan ölüm veya cismani zarara ilişkin davalar, TTK.nun 767/5. maddesi yollaması ile BK.nun 125. maddesi gereğince on yıllık zamanaşımına tabi olup, somut olayda ıslah tarihi itibariyle bu süre dolmamıştır. Bu durum karşısında mahkemece, ıslahın zamanaşımı süresi dolmadan önce yapıldığının kabulü ile sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirmeye dayalı olarak yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.

SONUÇ

Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalılar vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, aşağıda yazılı bakiye 182,60 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 20.12.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1040985700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.