İtirazın iptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/5893 E. 2024/336 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
nakliyat emtea sigortası↗ ex gratia ödeme↗ sovtaj değeri↗ kadri maruf↗ abonman sigorta poliçesi↗ rücuen tazmin↗ sovtaj↗ sigorta teminatı kapsamı↗ nakliyat sigortası↗ özel dava şartı↗ aktif husumet yokluğu↗ sınırlı sorumluluk↗ halefiyet↗ sigorta tazminatı↗ kusur sorumluluğu↗ aktif husumet ehliyeti↗ sigorta teminatı↗ ibraname↗ icra inkâr tazminatı↗ rücuen tahsil↗ alacağın temliki↗ kötüniyet tazminatı↗ aktif husumet↗ husumet ehliyeti↗ vekâlet ücreti↗ teminat kapsamı↗ kötü niyet tazminatı↗ rücu↗ husumet yokluğu↗ temlik↗ kaldırma ve yeniden hüküm↗ taraf ehliyeti↗ kötü niyet↗ yargılama gideri↗ fatura↗ iflas↗ kötüniyet↗ dosya masrafı↗ sigorta poliçesi↗ kusur↗ dava sebebi↗ hasar↗ ibraz↗ teminat↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗ husumet↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2018/376 E., 2019/703 K.
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın aktif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı Yargıtayca duruşma istemli olarak davacı vekili tarafından ve duruşma istemi olmaksızın katılma yolu ile davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 16.01.2024 günü hazır bulunan davacı vekili Avukat Dorukhan Karalar ile davalı vekili Avukat ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkil sigorta şirketine nakliyat emtea sigorta poliçesi ile sigortalı bulunan, dava dışı Erna-Maş Makine Tic. ve San A.Ş.'nin Tayvan’da yerleşik TMC Technology Corp firmasından 06.07.2017 tarihinde satın aldığı enjeksiyon makinesi emtiasının, varma limanı olan Kumport Limanından Çankırı'ya nakliyesi işinin davalı tarafından 09.10.2017 tarih ve 022851 no.lu fatura karşılığında üstlenildiğini, davalı tarafından gerçekleştirilen nakliye sırasında aracın tek taraflı yapmış olduğu kaza sonucu oluşan zarar nedeniyle ödenen 451.318,47 TL sigorta tazminatının 180.000,00 TL tutarındaki kısmının davalının sigortacısı dava dışı Groupama Sigorta A.Ş. tarafından ödenmesi üzerine bakiye 271.318,47 TL sigorta tazminatının ödeme tarihi olan 15.12.2017 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan rücuen tazmini için davalı aleyhine başlatılan icra takibinin davalının itirazı sonucu durduğunu ileri sürerek itirazın iptali ile takibin devamına ve icra inkâr tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava konusu konteyner içerisindeki plastik enjeksiyon makinası emtiasının Kumport Limanından, sigortalı şirketin Çankırı Şabanözü’ndeki fabrika binasına karayolu ile nakliyesi işinin 09.10.2017 tarihinde müvekkili şirket tarafından gerçekleştirildiğini, taşıma sırasında aracın yolun sol kısmına yatarak devrildiğini, ekspertiz raporunda makinanın tamir edilemez ve kullanılamaz durumda olduğu belirtilmiş ise de, makinenin halen sigortalı Erna- Maş. Makine A.Ş.'de aktif çalışır durumda olduğunu, müvekkilinin taşımayı 180.000,00 TL sigorta bedeli üzerinden sigortalattırdığını, taşınan malın kıymeti hakkında bilgi verilmediğinden ek poliçe düzenlenemediğini, müvekkilinin sadece sigorta poliçesi kapsamındaki 180.000,00 TL tutardan sorumlu olduğunu, davacı tarafça müvekkili hakkında girişilen takibin haksız ve dayanaksız olduğunu beyanla davanın reddini savunmuş, davacının kötü niyet tazminatı ile mahkumiyetini ,yargılama gideri ile vekâlet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasını istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile sigortalı Erna-Maş Makine AŞ’ye ait taşımaya konu 4 set enjeksiyon makine emtiasının 09.07.2017 tarihinde sigortalıya ait fabrikanın bulunduğu Çankırı Şabanözü'ne taşınması işinin davalı tarafça üstlenildiği, taşıma sırasında araç sürücüsünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesi nedeniyle aracın yolun sol tarafına devrilmesi şeklinde tek taraflı trafik kazasının meydana geldiği, kazanın oluşumunda davalı taraf sürücüsünün %100 oranında tam kusurlu olduğu, taşımaya konu makinelerin zarar gördüğü, bu haliyle onarımı söz konusu olsa da onarımının ekonomik olamayacağı, ayrıca şase bölümünde de esnemenin oluştuğu, bu nedenle makineden istenilen verimin alınmasının mümkün olmadığı, sovtaj değeri tenzilli zarar/ziyan tutarı olarak tespit edilen tutarın kadri maruf olduğu, yurtiçi karayolu ile taşıma yapan davalının 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (6102 sayılı Kanun) 879 uncu madde gereği adam ve yardımcılarının kusurundan kendi kusuru gibi sorumlu olduğu, davacı tarafça sigortalıya ödenen hasar bedelinin tamamının sınırlı sorumluluk limitleri dahilinde kaldığı gerekçesiyle davanın kabulüne, itirazın iptali ile takibin devamına, icra inkâr tazminatı isteminin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacı şirketin dava dışı sigortalısına yaptığı ödemenin sigortacılık mevzuatına ve tekniğine uygun bir ödeme olup olmadığının irdelenmediğini, CİF şekli ve sonuçlarının tartışılmadığını, bilirkişi heyeti içerisinde deniz nakliyat sigortaları konusunda uzman bir bilirkişinin bulunmadığını, raporun yetersiz olduğunu, davacının halefiyet hakkını kazanmış olup olmadığının araştırılmadığını, davacı şirket tarafından sigortalısına ödenen hasar bedeli ve buna bağlı olarak rücu edilebilir değerin doğru ve sigortacılık tekniğine uygun bir biçimde belirlenmediğini, hasarlanan malın alıcı tarafından kullanılıyor olmasına rağmen pert kabul edilmesinin çelişki arz ettiğini, hasarlanan mal bedeline %10 'luk ilave bir ödemenin yapılması ve bu bedelin de rücu edilebilir tazminata ilave edilmiş olmasının hiçbir hukuki dayanağının bulunmadığını belirterek ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu hasarın yurtdışı taşıma sırasında meydana gelmediği, hasarın yurtiçi taşıma sırasında oluştuğu, davacı ... şirketi ile sigortalısı arasında dava konusu yurtiçi taşımanın sigorta poliçesi kapsamına alındığı iddia edilmediği gibi, bu hususta taraflar arasında akdedilmiş dava konusu taşıma tarihine şamil sigorta poliçesi sunulmadığı, davacının sigortalısına yaptığı ödemenin poliçe kapsamında olduğundan söz edilemeyeceği, başka bir deyişle ortada ex gratia bir ödemenin söz konusu olduğu, Yargıtay uygulamasında ex gratia ödeme halinde sigortalıdan alınmış hakların davacıya devri ve temlik edildiğine dair bir ibraname varsa bu halde davacı sigortacının alacağın temliki hükümleri çerçevesinde sigorta ilişkisi dışında alacağın temliki hükümlerine göre de talep hakkının bulunduğu, davacının sigortalısından işbu davaya konu tazminata ilişkin ibraname ve temlik belgesini dosyaya ibraz etmediği sadece sigortalısına yaptığı ödemeyi gösteren dekontu ibraz ettiği, başka bir deyişle 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu (6098 sayılı Kanun) 183 üncü madde anlamında yazılı ve hakların davacıya temlik ettirildiğine dair temliknamenin sunulmadığı, davacının aktif husumet ehliyetinin bulunmadığı gerekçesi ile davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün kaldırılmasına, yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına, davanın aktif husumet yokluğu nedeni ile reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve katılma yolu ile davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; müvekkili şirket tarafından davaya konu olayda sadece deniz taşımasına değil, sigortalı emtiaların Tayvan'dan İstanbul'a deniz yolu ile ve akabinde İstanbul'dan Çankırı'da bulunan sigortalı tesislerine kadar kara yolu ile yapılan nakliyesinin tamamının sigorta teminatı kapsamında olduğu, davalının CIF satış savunmasının yerinde olmadığı gerekçesi ile usul ve kanuna uygun olmayan bölge adliye mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
2.Katılma yolu ile davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle, bölge adliye mahkemesi kararının CIF satış yönünden değerlendirme yapmadığı, bu inceleme akabinde davanın hem usulden hem esastan reddedilmesi gerektiği, davacı aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilmesi gerektiği, yargılama masraflarının hatalı değerlendirildiği gerekçesi ile bölge adliye mahkemesi kararının düzeltilerek onanmasına karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, davacı ... şirketi tarafından yurt içi taşımaya konu emtianın taşıma esnasında uğradığı hasardan dolayı sigorta poliçesi kapsamında sigortalıya ödediği zarar bedelini, yurt içi taşıma işini yapan davalıdan rücuen tahsili için başlatılan takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6102 sayılı Kanun 879 uncu madde, 1472 nci madde.
2. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu 67 nci madde.
3. 6098 sayılı Kanun 183 üncü madde.
3. Değerlendirme
Davacı ... şirketi ile dava dışı Erna-Maş Makine Tic. San. A.Ş. arasında Kati Abonman Sigorta Poliçesi ile Nakliyat Emtea Sigorta Poliçesi düzenlenmiş olup, poliçede taşımanın başlangıç ülkesi Tayvan, bitiş ülkesi Türkiye, varış yeri Şabanözü/Çankırı olarak belirlenmiştir. Her ne kadar poliçe ön yüzünde nakil vasıtası olarak gemi belirtilmiş ise de poliçenin teminatına ilişkin genel ve özel şartlar ile klozların ekte belirtildiği söylendikten sonra poliçenin arka yüzünde vasıta türü olarak gemi, kamyon, uçak ve tren belirlenmiştir. Bu durum karşısında bölge adliye mahkemesince ödemenin ex gratia ödeme olduğu yönündeki gerekçe isabetli olmayıp, davacı şirketçe dava dışı sigortalısına yapılan ödemenin poliçe teminat kapsamı dahilinde yapıldığının kabulü ile davalı vekilinin sair istinaf sebeplerinin incelenmesi gerekirken hatalı değerlendirme bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/10341 E. 2012/17205 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:olumsuz görev uyuşmazlığı · mutlak ticari dava · kayyım atanması · kayyım · olumsuz oy · limited şirket · görevsizlik kararı · temsil
Benzer bu karardaDava, «limitet şirketin» «temsili» için «kayyım atanması» istemine ilişkindir.
Bu dava hakkında Çankırı Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen «görevsizlik» kararı üzerine, dosya Çankırı Asliye Hukuk Mahkemesi’ne gönderilmiş ve bu mahkeme tarafından da Çankırı Sulh Hukuk Mahkemesi’nin «görevli» olduğu gerekçesiyle karşı görevsizlik kararı verilmişse de, ticari şirkete «kayyım atanması» davası TTK.’nın 4. maddesine göre «mutlak ticari» dava niteliğinde olup, Asliye Ticaret Mahkemeleri görevli olduğundan, mahkemece işin esasına girilerek davanın sonuçlandırılması gerekirken, yazılı şekilde görevsi …
Mahkemece, tüm dosya kapsamına ve toplanan delillere göre, uyuşmazlıkta Çankırı Sulh Hukuk Mahkemesi’nin «görevli» olduğu gerekçesiyle, mahkemenin «görevsizliğine», dosyanın talep halinde Çankırı Sulh Hukuk Mahkemesi’ne gönderilmesine, karar kesinleştiğinde «olumsuz görev uyuşmazlığının» çözümü için dosyanın 17.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/12363 E. 2010/1913 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:davadan feragat · feragat
Benzer bu kararda… düşünüldü: 1- Mahkemece verilen karar taraf vekilleri tarafından yasal sürede temyiz edilmişse de davacı ve vekili tarafından verilen 18.01.2010 tarihli dilekçe ile «davadan feragat» edilmiş, davalı vekili ve davalı tarafından verilen aynı tarihli dilekçe ile de temyiz isteminden feragat edilmiştir.
Hüküm kurulduktan sonra ancak henüz kesinlik kazanmadan «davadan feragat» edildiğinin anlaşılmasına göre vaki feragatin mahkemece değerlendirilmesi gerektiğinden kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
2- Bozma neden ve şekline göre davalı ve davalı vekilinin temyiz isteminden «feragati» konusunda bir karar verilmesine bu aşamada gerek görülmemiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/15447 E. 2016/4944 K.
Ortak:nakliyat sigortası · sigorta teminatı · alacağın temliki · teminat kapsamı · temlik · kusur · hasar · teminat · İtirazın iptali
İncelediğiniz karardaGerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu «hasarın» yurtdışı taşıma sırasında meydana gelmediği, hasarın yurtiçi taşıma sırasında oluştuğu, davacı ... şirketi ile sigortalısı arasında dava konusu yurtiçi taşımanın «sigorta poliçesi» kapsamına alındığı iddia edilmediği gibi, bu hususta taraflar arasında akdedilmiş dava konusu taşıma tarihine şamil sigorta poliçesi sunulmadığı, davacının sigortalısına yaptığı ödemenin poliçe kapsamında olduğundan söz edilemeyeceği, başka bir deyişle ortada ex gratia bir ödemenin söz konusu olduğu, Yargıtay uygulamasında ex «gratia ödeme» halinde sigortalıdan alınmış hakların davacıya devri ve «temlik» edildiğine dair bir «ibraname» varsa bu halde davacı sigortacının «alacağın temliki» hükümleri çerçevesinde sigorta ilişkisi dışında alacağın temliki hükümlerine göre de talep hakkının bulunduğu, davacının sigortalısından işbu davaya konu tazminata ilişkin ibraname ve temlik belgesini dosyaya «ibraz» etmediği sadece sigortalısına yaptığı ödemeyi gösteren dekontu ibraz ettiği, başka bir deyişle 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu (6098 sayılı Kanun) 183 üncü madde anlamında yazılı ve hakların davacıya temlik ettirildiğine dair temliknamenin sunulmadığı, davacının «aktif husumet ehliyetinin» bulunmadığı gerekçesi ile davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün «kaldırılmasına, yeniden» esas hakkında hüküm kurulmasına, davanın «aktif husumet yokluğu» nedeni ile reddine karar verilmiştir.
… emtiaların Tayvan'dan İstanbul'a deniz yolu ile ve akabinde İstanbul'dan Çankırı'da bulunan sigortalı tesislerine kadar kara yolu ile yapılan nakliyesinin tamamının «sigorta teminatı kapsamında» olduğu, davalının CIF satış savunmasının yerinde olmadığı gerekçesi ile usul ve kanuna uygun olmayan bölge adliye mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
… söz konusu olsa da onarımının ekonomik olamayacağı, ayrıca şase bölümünde de esnemenin oluştuğu, bu nedenle makineden istenilen verimin alınmasının mümkün olmadığı, «sovtaj değeri» tenzilli zarar/ziyan tutarı olarak tespit edilen tutarın «kadri maruf» olduğu, yurtiçi karayolu ile taşıma yapan davalının 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (6102 sayılı Kanun) 879 uncu madde gereği adam ve yardımcılarının kusurundan kendi «kusuru» gibi sorumlu olduğu, davacı tarafça sigortalıya ödenen «hasar» bedelinin tamamının «sınırlı sorumluluk» limitleri dahilinde kaldığı gerekçesiyle davanın kabulüne, itirazın iptali ile takibin devamına, icra inkâr tazminatı isteminin reddine karar verilmiştir.
Benzer bu kararda2- Ancak; dava, «nakliyat sigortasından» kaynaklanan rücuan alacak nedeniyle yapılan icra takibine yönelik itirazın iptali istemine ilişkin olup, mahkemece taşımanın ambalajsız yapıldığı, bu durumun poliçe «teminatı kapsamında» bulunmadığı, davacının sigortalıya ödemesinin ex gratia niteliğinde olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, taşımanın ambalajsız yapıldığı, davalı nakliye şirketine atfedilecek bir «kusurun» bulunmadığı, dolayısıyla davalı ... şirketinin de poliçeden kaynaklanan sorumluluğunun olmadığı, davacının yaptığı «hasar» ödemesinin sorumluluğu olmayan davalılardan talep edilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve davacının «sigorta teminatı» dışında kalan «riziko» ile ilgili olarak ödemede bulunmuş (ex-gratia-hatır ödemesi) olduğunun anlaşılmasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:riziko
Benzer bu kararda1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve davacının «sigorta teminatı» dışında kalan «riziko» ile ilgili olarak ödemede bulunmuş (ex-gratia-hatır ödemesi) olduğunun anlaşılmasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2 benzer karar daha
-
Yönetim Kurulu Kararının İptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2019/926 E. 2020/5442 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:dürüstlük kuralı
Benzer bu karardaMahkemece, davanın kısmen kabulü ile davalı Yurtiçi İnşaat Pazarlama Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketinin 31.10.2014 tarihli olağanüstü genel kurulunun 5. maddesinin kanuna, ana sözleşmeye ve «dürüstlük kuralına» aykırı olduğundan bahisle iptaline dair verilen kararın taraf vekillerince temyizi üzerine karar Dairemizce davacı yararına bozulmuştur.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/9032 E. 2012/21243 K.
Ortak:ex gratia ödeme · halefiyet · ibraname · aktif husumet · rücu · temlik · teminat · husumet · dava şartı
İncelediğiniz karardaGerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu «hasarın» yurtdışı taşıma sırasında meydana gelmediği, hasarın yurtiçi taşıma sırasında oluştuğu, davacı ... şirketi ile sigortalısı arasında dava konusu yurtiçi taşımanın «sigorta poliçesi» kapsamına alındığı iddia edilmediği gibi, bu hususta taraflar arasında akdedilmiş dava konusu taşıma tarihine şamil sigorta poliçesi sunulmadığı, davacının sigortalısına yaptığı ödemenin poliçe kapsamında olduğundan söz edilemeyeceği, başka bir deyişle ortada ex gratia bir ödemenin söz konusu olduğu, Yargıtay uygulamasında ex «gratia ödeme» halinde sigortalıdan alınmış hakların davacıya devri ve «temlik» edildiğine dair bir «ibraname» varsa bu halde davacı sigortacının «alacağın temliki» hükümleri çerçevesinde sigorta ilişkisi dışında alacağın temliki hükümlerine göre de talep hakkının bulunduğu, davacının sigortalısından işbu davaya konu tazminata ilişkin ibraname ve temlik belgesini dosyaya «ibraz» etmediği sadece sigortalısına yaptığı ödemeyi gösteren dekontu ibraz ettiği, başka bir deyişle 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu (6098 sayılı Kanun) 183 üncü madde anlamında yazılı ve hakların davacıya temlik ettirildiğine dair temliknamenin sunulmadığı, davacının «aktif husumet ehliyetinin» bulunmadığı gerekçesi ile davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün «kaldırılmasına, yeniden» esas hakkında hüküm kurulmasına, davanın «aktif husumet yokluğu» nedeni ile reddine karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü «kaldırılarak yeniden» esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın «aktif husumet yokluğu» nedeniyle reddine karar verilmiştir.
… sigortacılık mevzuatına ve tekniğine uygun bir ödeme olup olmadığının irdelenmediğini, CİF şekli ve sonuçlarının tartışılmadığını, bilirkişi heyeti içerisinde deniz «nakliyat sigortaları» konusunda uzman bir bilirkişinin bulunmadığını, raporun yetersiz olduğunu, davacının «halefiyet» hakkını kazanmış olup olmadığının araştırılmadığını, davacı şirket tarafından sigortalısına ödenen «hasar» bedeli ve buna bağlı olarak «rücu» edilebilir değerin doğru ve sigortacılık tekniğine uygun bir biçimde belirlenmediğini, hasarlanan malın alıcı tarafından kullanılıyor olmasına rağmen pert kabul ed …
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, davacının sigortalısı banka tarafından düzenlenen «ibraname» ile toplam 165.000 YTL'nın davalıdan tahsil edildiği, «emniyeti suistimal» poliçesinin vadesinin 10.10.2001-10.11.2011 olmasına rağmen, dava konusu usulsüz işlemlerin («virmanlar») tarihlerinin 31.02.2002-04.02.2002 tarihleri arası olduğu, poliçe «teminatı» dışında kalan «riziko» için davacı ... şirketinin talep hakkının bulunmadığı, kaldı ki davalıyı «ibra» eden davacı sigortalısı Banka'nın davalıdan talep ve dava hakkının bulunmadığı, bu nedenle de davacı ... şirketinin «halefiyete» dayalı dava hakkının olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Her ne kadar mahkemece ödemenin ex gratia bir ödeme olduğu redde gerekçe yapılmış ve gerçekten de ödemenin ex gratia bir ödeme olduğu anlaşılmakta ise de, davacı taraf aynı zamanda sigortalısından aldığı «temliknameye» de dayandığından ve bu durumda da davacı bu nedene dayalı olarak «aktif husumete» ehil bulunduğundan, mahkemenin bu gerekçesine itibar edilemez.
Dava, 6762 sayılı E-TTK'nın 1301. maddesine dayalı «rücu davası» olup, uyuşmazlık esas itibariyle davacı tarafından yapılan ödemenin ex gratia bir ödeme olup olmadığı ve dava konusu edilen tutarın davacı sigortalısının davalıyı «ibra» ettiği, tarihsiz «ibraname» kapsamında kalıp kalmadığı noktasındadır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:emniyeti suistimal · rücu davası · virman · bilirkişi raporuna itiraz · ibra · riziko
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, davacının sigortalısı banka tarafından düzenlenen «ibraname» ile toplam 165.000 YTL'nın davalıdan tahsil edildiği, «emniyeti suistimal» poliçesinin vadesinin 10.10.2001-10.11.2011 olmasına rağmen, dava konusu usulsüz işlemlerin («virmanlar») tarihlerinin 31.02.2002-04.02.2002 tarihleri arası olduğu, poliçe «teminatı» dışında kalan «riziko» için davacı ... şirketinin talep hakkının bulunmadığı, kaldı ki davalıyı «ibra» eden davacı sigortalısı Banka'nın davalıdan talep ve dava hakkının bulunmadığı, bu nedenle de davacı ... şirketinin «halefiyete» dayalı dava hakkının olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dava, 6762 sayılı E-TTK'nın 1301. maddesine dayalı «rücu davası» olup, uyuşmazlık esas itibariyle davacı tarafından yapılan ödemenin ex gratia bir ödeme olup olmadığı ve dava konusu edilen tutarın davacı sigortalısının davalıyı «ibra» ettiği, tarihsiz «ibraname» kapsamında kalıp kalmadığı noktasındadır.
İş Mahkemesi'nde açılan dava sonucunda düzenlenmiş olup, davalı tarafça da yargılama sürecinde verdiği dilekçelerinde ve «bilirkişi raporuna itirazında», dava konusu edilen alacağın «ibraname» kapsamında olmadığı bildirilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2022/5893 E. , 2024/336 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi
SAYISI 2020/870 Esas, 2022/439 Karar
HÜKÜM
Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI 2018/376 E., 2019/703 K.
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın aktif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı Yargıtayca duruşma istemli olarak davacı vekili tarafından ve duruşma istemi olmaksızın katılma yolu ile davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 16.01.2024 günü hazır bulunan davacı vekili Avukat Dorukhan Karalar ile davalı vekili Avukat ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkil sigorta şirketine nakliyat emtea sigorta poliçesi ile sigortalı bulunan, dava dışı Erna-Maş Makine Tic. ve San A.Ş.'nin Tayvan’da yerleşik TMC Technology Corp firmasından 06.07.2017 tarihinde satın aldığı enjeksiyon makinesi emtiasının, varma limanı olan Kumport Limanından Çankırı'ya nakliyesi işinin davalı tarafından 09.10.2017 tarih ve 022851 no.lu fatura karşılığında üstlenildiğini, davalı tarafından gerçekleştirilen nakliye sırasında aracın tek taraflı yapmış olduğu kaza sonucu oluşan zarar nedeniyle ödenen 451.318,47 TL sigorta tazminatının 180.000,00 TL tutarındaki kısmının davalının sigortacısı dava dışı Groupama Sigorta A.Ş. tarafından ödenmesi üzerine bakiye 271.318,47 TL sigorta tazminatının ödeme tarihi olan 15.12.2017 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan rücuen tazmini için davalı aleyhine başlatılan icra takibinin davalının itirazı sonucu durduğunu ileri sürerek itirazın iptali ile takibin devamına ve icra inkâr tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava konusu konteyner içerisindeki plastik enjeksiyon makinası emtiasının Kumport Limanından, sigortalı şirketin Çankırı Şabanözü’ndeki fabrika binasına karayolu ile nakliyesi işinin 09.10.2017 tarihinde müvekkili şirket tarafından gerçekleştirildiğini, taşıma sırasında aracın yolun sol kısmına yatarak devrildiğini, ekspertiz raporunda makinanın tamir edilemez ve kullanılamaz durumda olduğu belirtilmiş ise de, makinenin halen sigortalı Erna- Maş. Makine A.Ş.'de aktif çalışır durumda olduğunu, müvekkilinin taşımayı 180.000,00 TL sigorta bedeli üzerinden sigortalattırdığını, taşınan malın kıymeti hakkında bilgi verilmediğinden ek poliçe düzenlenemediğini, müvekkilinin sadece sigorta poliçesi kapsamındaki 180.000,00 TL tutardan sorumlu olduğunu, davacı tarafça müvekkili hakkında girişilen takibin haksız ve dayanaksız olduğunu beyanla davanın reddini savunmuş, davacının kötü niyet tazminatı ile mahkumiyetini ,yargılama gideri ile vekâlet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasını istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile sigortalı Erna-Maş Makine AŞ’ye ait taşımaya konu 4 set enjeksiyon makine emtiasının 09.07.2017 tarihinde sigortalıya ait fabrikanın bulunduğu Çankırı Şabanözü'ne taşınması işinin davalı tarafça üstlenildiği, taşıma sırasında araç sürücüsünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesi nedeniyle aracın yolun sol tarafına devrilmesi şeklinde tek taraflı trafik kazasının meydana geldiği, kazanın oluşumunda davalı taraf sürücüsünün %100 oranında tam kusurlu olduğu, taşımaya konu makinelerin zarar gördüğü, bu haliyle onarımı söz konusu olsa da onarımının ekonomik olamayacağı, ayrıca şase bölümünde de esnemenin oluştuğu, bu nedenle makineden istenilen verimin alınmasının mümkün olmadığı, sovtaj değeri tenzilli zarar/ziyan tutarı olarak tespit edilen tutarın kadri maruf olduğu, yurtiçi karayolu ile taşıma yapan davalının 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (6102 sayılı Kanun) 879 uncu madde gereği adam ve yardımcılarının kusurundan kendi kusuru gibi sorumlu olduğu, davacı tarafça sigortalıya ödenen hasar bedelinin tamamının sınırlı sorumluluk limitleri dahilinde kaldığı gerekçesiyle davanın kabulüne, itirazın iptali ile takibin devamına, icra inkâr tazminatı isteminin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacı şirketin dava dışı sigortalısına yaptığı ödemenin sigortacılık mevzuatına ve tekniğine uygun bir ödeme olup olmadığının irdelenmediğini, CİF şekli ve sonuçlarının tartışılmadığını, bilirkişi heyeti içerisinde deniz nakliyat sigortaları konusunda uzman bir bilirkişinin bulunmadığını, raporun yetersiz olduğunu, davacının halefiyet hakkını kazanmış olup olmadığının araştırılmadığını, davacı şirket tarafından sigortalısına ödenen hasar bedeli ve buna bağlı olarak rücu edilebilir değerin doğru ve sigortacılık tekniğine uygun bir biçimde belirlenmediğini, hasarlanan malın alıcı tarafından kullanılıyor olmasına rağmen pert kabul edilmesinin çelişki arz ettiğini, hasarlanan mal bedeline %10 'luk ilave bir ödemenin yapılması ve bu bedelin de rücu edilebilir tazminata ilave edilmiş olmasının hiçbir hukuki dayanağının bulunmadığını belirterek ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu hasarın yurtdışı taşıma sırasında meydana gelmediği, hasarın yurtiçi taşıma sırasında oluştuğu, davacı ... şirketi ile sigortalısı arasında dava konusu yurtiçi taşımanın sigorta poliçesi kapsamına alındığı iddia edilmediği gibi, bu hususta taraflar arasında akdedilmiş dava konusu taşıma tarihine şamil sigorta poliçesi sunulmadığı, davacının sigortalısına yaptığı ödemenin poliçe kapsamında olduğundan söz edilemeyeceği, başka bir deyişle ortada ex gratia bir ödemenin söz konusu olduğu, Yargıtay uygulamasında ex gratia ödeme halinde sigortalıdan alınmış hakların davacıya devri ve temlik edildiğine dair bir ibraname varsa bu halde davacı sigortacının alacağın temliki hükümleri çerçevesinde sigorta ilişkisi dışında alacağın temliki hükümlerine göre de talep hakkının bulunduğu, davacının sigortalısından işbu davaya konu tazminata ilişkin ibraname ve temlik belgesini dosyaya ibraz etmediği sadece sigortalısına yaptığı ödemeyi gösteren dekontu ibraz ettiği, başka bir deyişle 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu (6098 sayılı Kanun) 183 üncü madde anlamında yazılı ve hakların davacıya temlik ettirildiğine dair temliknamenin sunulmadığı, davacının aktif husumet ehliyetinin bulunmadığı gerekçesi ile davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün kaldırılmasına, yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına, davanın aktif husumet yokluğu nedeni ile reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve katılma yolu ile davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; müvekkili şirket tarafından davaya konu olayda sadece deniz taşımasına değil, sigortalı emtiaların Tayvan'dan İstanbul'a deniz yolu ile ve akabinde İstanbul'dan Çankırı'da bulunan sigortalı tesislerine kadar kara yolu ile yapılan nakliyesinin tamamının sigorta teminatı kapsamında olduğu, davalının CIF satış savunmasının yerinde olmadığı gerekçesi ile usul ve kanuna uygun olmayan bölge adliye mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
2.Katılma yolu ile davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle, bölge adliye mahkemesi kararının CIF satış yönünden değerlendirme yapmadığı, bu inceleme akabinde davanın hem usulden hem esastan reddedilmesi gerektiği, davacı aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilmesi gerektiği, yargılama masraflarının hatalı değerlendirildiği gerekçesi ile bölge adliye mahkemesi kararının düzeltilerek onanmasına karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, davacı ... şirketi tarafından yurt içi taşımaya konu emtianın taşıma esnasında uğradığı hasardan dolayı sigorta poliçesi kapsamında sigortalıya ödediği zarar bedelini, yurt içi taşıma işini yapan davalıdan rücuen tahsili için başlatılan takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6102 sayılı Kanun 879 uncu madde, 1472 nci madde.
2. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu 67 nci madde.
3. 6098 sayılı Kanun 183 üncü madde.
3. Değerlendirme
Davacı ... şirketi ile dava dışı Erna-Maş Makine Tic. San. A.Ş. arasında Kati Abonman Sigorta Poliçesi ile Nakliyat Emtea Sigorta Poliçesi düzenlenmiş olup, poliçede taşımanın başlangıç ülkesi Tayvan, bitiş ülkesi Türkiye, varış yeri Şabanözü/Çankırı olarak belirlenmiştir. Her ne kadar poliçe ön yüzünde nakil vasıtası olarak gemi belirtilmiş ise de poliçenin teminatına ilişkin genel ve özel şartlar ile klozların ekte belirtildiği söylendikten sonra poliçenin arka yüzünde vasıta türü olarak gemi, kamyon, uçak ve tren belirlenmiştir. Bu durum karşısında bölge adliye mahkemesince ödemenin ex gratia ödeme olduğu yönündeki gerekçe isabetli olmayıp, davacı şirketçe dava dışı sigortalısına yapılan ödemenin poliçe teminat kapsamı dahilinde yapıldığının kabulü ile davalı vekilinin sair istinaf sebeplerinin incelenmesi gerekirken hatalı değerlendirme bozmayı gerektirmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Bozma sebebine göre davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına,
Takdir olunan 17.100,00 TL duruşma vekâlet ücretinin davalıdan alınarak, davacıya verilmesine,
Peşin alınan temyiz karar harcının istekleri halinde ilgililere iadesine,
Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
16.01.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1059723600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz