Şirkete Kayyım Atanması
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2011/10341 E. 2012/17205 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Görevli mahkeme
- görev/görevsizlik
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
olumsuz görev uyuşmazlığı↗ temsil kayyımı↗ mutlak ticari dava↗ kayyım atanması↗ kayyım↗ ticari dava niteliği↗ olumsuz oy↗ sulh hukuk mahkemesi↗ limited şirket↗ görevsizlik kararı↗ sulh↗ temsil↗ görevli mahkeme↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, tüm dosya kapsamına ve toplanan delillere göre, uyuşmazlıkta Çankırı Sulh Hukuk Mahkemesi’nin görevli olduğu gerekçesiyle, mahkemenin görevsizliğine, dosyanın talep halinde Çankırı Sulh Hukuk Mahkemesi’ne gönderilmesine, karar kesinleştiğinde olumsuz görev uyuşmazlığının çözümü için dosyanın 17. Hukuk Dairesi'ne gönderilmesine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, limitet şirketin temsili için kayyım atanması istemine ilişkindir. Bu dava hakkında Çankırı Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen görevsizlik kararı üzerine, dosya Çankırı Asliye Hukuk Mahkemesi’ne gönderilmiş ve bu mahkeme tarafından da Çankırı Sulh Hukuk Mahkemesi’nin görevli olduğu gerekçesiyle karşı görevsizlik kararı verilmişse de, ticari şirkete kayyım atanması davası TTK.’nın 4. maddesine göre mutlak ticari dava niteliğinde olup, Asliye Ticaret Mahkemeleri görevli olduğundan, mahkemece işin esasına girilerek davanın sonuçlandırılması gerekirken, yazılı şekilde görevsizlik kararı verilmesi doğru görülmeyip, kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/12363 E. 2010/1913 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:davadan feragat · feragat
Benzer bu kararda… düşünüldü: 1- Mahkemece verilen karar taraf vekilleri tarafından yasal sürede temyiz edilmişse de davacı ve vekili tarafından verilen 18.01.2010 tarihli dilekçe ile «davadan feragat» edilmiş, davalı vekili ve davalı tarafından verilen aynı tarihli dilekçe ile de temyiz isteminden feragat edilmiştir.
Hüküm kurulduktan sonra ancak henüz kesinlik kazanmadan «davadan feragat» edildiğinin anlaşılmasına göre vaki feragatin mahkemece değerlendirilmesi gerektiğinden kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
2- Bozma neden ve şekline göre davalı ve davalı vekilinin temyiz isteminden «feragati» konusunda bir karar verilmesine bu aşamada gerek görülmemiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/6638 E. 2010/12732 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:karşılıksız çek · borçlu olunmadığının tespiti · hisse devir sözleşmesi · keşideci · protokol · bilirkişi incelemesi · çek · eksik inceleme
Benzer bu kararda… da, mahkemece, yukarıda anılan ceza dosyaları, takip başlatılmış ise icra dosyaları ve davaya konu edilen çeklerin asılları getirtilerek, çeklerin sözleşme ya da ek «protokol» hükümlerine göre verilip verilmediği, «keşidecilerinin» kim olduğu, hangi nedene dayalı olarak verildiği, hisse devir bedeli olarak verilmesi halinde sözleşme ile belirlenen 480.000,00 TL üzerinde «çek» keşide edilip edilmediği, 480.000,00 TL üzerinde çek keşide edilmesi halinde bu çeklerin keşide edilme nedeninin ne olduğu, gerektiğinde «bilirkişi incelemesi» yaptırılmak suretiyle belirlenmek ve sonucuna göre bir karar verilmek gerekirken, «eksik inceleme» ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır.
… 192 Esas sayılı dava dosyaları ile Ilgaz Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2008/3 Esas sayılı dava dosyalarında yargılamaların devam ettiği, bu çeklerin 27.01.2005 tarihli «hisse devir sözleşmesine» dayalı olarak davalı yana verildiği, 27.01.2005 tarihli sözleşme ile keşide edilen çeklerin 17.11.2006 tarihli ek «protokol» ile iptal edildiği, hisse devir işlemlerinin usulüne göre yapılmadığı iddialarına dayalı olarak davaya konu edilen çekler nedeniyle «borçlu olunmadığının tespiti» ile çeklerin iptaline karar verilmesi istenmiştir.
Dava dilekçesiyle, keşide edilerek davalı yana verilen çekler nedeniyle «karşılıksız çek» keşide etmek suçundan davacı aleyhine Çankırı 1.
Dosyanın incelenmesi sonucunda, yukarıda anılan dosyalar ve «çek» asıllarının getirtilerek incelenmediği, iptali istenen çeklerin sözleşme ya da ek «protokol» nedeniyle verilip verilmediğinin belirlenmediği anlaşılmaktadır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/6280 E. 2023/4963 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:açığa imza · kambiyo senedi vasfı · vade tarihi · imza incelemesi · menfi tespit davası · hile · şikayet · kambiyo senedi
Benzer bu karardaDAVA 1.Asıl davada davacı vekili dava dilekçesinde; davaya konu senedin açığa atılmış bulunan 4 imza üzerine elle doldurulmak suretiyle 500.000,00 TL'lik «kambiyo senedi» olarak hazırlandığını, müvekkilin davalıdan hiçbir şekilde 500.000,00 TL almadığı gibi böyle bir senet de imzalamadığını, davalının kooperatif yetkilisi olması sebebiyle resmi bir işte kullanmak üzere müvekkille beraber arkadaşlarının «açığa imzası» alınmış olduğunu, davalı hakkında Çankırı Cumhuriyet Başsavcılığı nezdinde sahte senet tanzim etmek ve «dolandırıcılıktan» dolayı «şikayette» bulunulduğunu, müvekkilin anılan nedenlerle gerek «imza incelemesi» yapılarak gerekse «hile» yolu ile ilgili belgenin ele geçirilmiş olmasına binaen sahte olarak düzenlenmiş bulunan senedin iptaline ve müvekkilin borçlu olmadığının tespitini, davalının kötü niyetli olması sebebiyle alacağın %40'dan aşağı olmamak üzere «kötü niyet tazminatına» hükmedilmesine, «yargılama gideri» ve ücreti vekâletin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
2.Birleşen davada davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin açığa atılan imzasının bulunduğu belgenin üzeri sonradan doldurulmak suretiyle «kambiyo senedi vasfı» kazandırılmaya çalışılan adi yazılı belgeye dayalı müvekkili aleyhine icra takibine girişildiğini davalıdan hiçbir şekilde 500.00,00 YTL almadığı gibi böyle bir senette imzalamadığını, davalının kooperatif yetkilisi olması sebebiyle resmi bir işte kullanmak üzere müvekkille beraber arkadaşlarının «açığa imzası» alınmış olduğunu, davalının sıkışınca bunu kambiyo senedi haline getirdiğini, davalı hakkında Çankırı Cumhuriyet Başsavcılığı nezdinde sahte senet tanzim etmek ve «dolandırıcılıktan» dolayı «şikayette» bulunulduğunu, müvekkilinin davalıdan bu miktarda bir borç almadığı gibi davalının da ekonomik durumunun ve sosyal statüsünün buna elverişli olmadığını belirterek sahte olarak düzenlenmiş bulunan senedin iptaline ve müvekkilinin borçlu olmadığının tespitine, davalının kötü niyetli olması sebebiyle alacağın %40'dan aşağı olmamak üzere «kötü niyet tazminatına» hükmedilmesine, karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP Asıl ve birleşen davada davalı vekili cevap dilekçesinde, davacıların tüm iddialarının yersiz ve mesnetsiz olduğunu, «bono» altındaki imzanın davacılara ait olduğunu, takip dosyası olan 2008/5254 E. sayılı dosyada takibe konu senedin bir «kambiyo senedi» olduğunu, bir bonoda bulunması gereken zorunlu şartları taşıdığını bildirerek asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
… lisi olduğu, davacıların şirket ile birlikte ihalelere girdikleri, davalının davacılardan aldığı A4 kağıdına el yazısı ile tanzim edilmiş, tanzim tarihi 14.08.2008, «vade tarihi» 30.11.2008 olan 500.000,00 TL'lik kombiyo senedi ile ... ve ...'ye karşı kombiyo senetlerine mahsus «haciz» yoluyla icra takibi yaptığı, Çankırı İcra Müdürlüğünde takip başlattığı, davalının bu senedi sahte olarak oluşturması nedeniyle Çankırı Ağır Ceza Mahkemesinin (201 …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2011/10341 E. , 2012/17205 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Çankırı 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 08.11.2010 tarih ve 2010/596-2010/483 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilin davalı şirketin %50 ortağı olduğunu, davalı şirketin dışa karşı temsilinde sıkıntılar yaşandığını ileri sürerek ...’in şirkete kayyım atanmasına karar verilmesini istemiştir.
Davalı ... vekili, kötü niyetli davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, tüm dosya kapsamına ve toplanan delillere göre, uyuşmazlıkta Çankırı Sulh Hukuk Mahkemesi’nin görevli olduğu gerekçesiyle, mahkemenin görevsizliğine, dosyanın talep halinde Çankırı Sulh Hukuk Mahkemesi’ne gönderilmesine, karar kesinleştiğinde olumsuz görev uyuşmazlığının çözümü için dosyanın 17. Hukuk Dairesi'ne gönderilmesine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, limitet şirketin temsili için kayyım atanması istemine ilişkindir. Bu dava hakkında Çankırı Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen görevsizlik kararı üzerine, dosya Çankırı Asliye Hukuk Mahkemesi’ne gönderilmiş ve bu mahkeme tarafından da Çankırı Sulh Hukuk Mahkemesi’nin görevli olduğu gerekçesiyle karşı görevsizlik kararı verilmişse de, ticari şirkete kayyım atanması davası TTK.’nın 4. maddesine göre mutlak ticari dava niteliğinde olup, Asliye Ticaret Mahkemeleri görevli olduğundan, mahkemece işin esasına girilerek davanın sonuçlandırılması gerekirken, yazılı şekilde görevsizlik kararı verilmesi doğru görülmeyip, kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenle kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 01.11.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1027552400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz