Ex gratia ödeme
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2011/9032 E. 2012/21243 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ex gratia ödeme↗ emniyeti suistimal↗ rücu davası↗ virman↗ halefiyet↗ bilirkişi raporuna itiraz↗ ibraname↗ aktif husumet↗ ibra↗ riziko↗ rücu↗ temlik↗ teminat↗ husumet↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, davacının sigortalısı banka tarafından düzenlenen ibraname ile toplam 165.000 YTL'nın davalıdan tahsil edildiği, emniyeti suistimal poliçesinin vadesinin 10.10.2001-10.11.2011 olmasına rağmen, dava konusu usulsüz işlemlerin (virmanlar) tarihlerinin 31.02.2002-04.02.2002 tarihleri arası olduğu, poliçe teminatı dışında kalan riziko için davacı ... şirketinin talep hakkının bulunmadığı, kaldı ki davalıyı ibra eden davacı sigortalısı Banka'nın davalıdan talep ve dava hakkının bulunmadığı, bu nedenle de davacı ... şirketinin halefiyete dayalı dava hakkının olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, 6762 sayılı E-TTK'nın 1301. maddesine dayalı rücu davası olup, uyuşmazlık esas itibariyle davacı tarafından yapılan ödemenin ex gratia bir ödeme olup olmadığı ve dava konusu edilen tutarın davacı sigortalısının davalıyı ibra ettiği, tarihsiz ibraname kapsamında kalıp kalmadığı noktasındadır. Her ne kadar mahkemece ödemenin ex gratia bir ödeme olduğu redde gerekçe yapılmış ve gerçekten de ödemenin ex gratia bir ödeme olduğu anlaşılmakta ise de, davacı taraf aynı zamanda sigortalısından aldığı temliknameye de dayandığından ve bu durumda da davacı bu nedene dayalı olarak aktif husumete ehil bulunduğundan, mahkemenin bu gerekçesine itibar edilemez.
Öte yandan, mahkemece redde gerekçe yapılan ibraname, davalı aleyhine İstanbul 8. İş Mahkemesi'nde açılan dava sonucunda düzenlenmiş olup, davalı tarafça da yargılama sürecinde verdiği dilekçelerinde ve bilirkişi raporuna itirazında, dava konusu edilen alacağın ibraname kapsamında olmadığı bildirilmiştir. Dosya içerisinde bulunan ve banka müfettişlerince düzenlenen raporda da İstanbul 8. İş Mahkemesi'nde dava konusu edilen alacağın içinde, işbu davaya konu edilen dava dışı mevduat sahibi ...'ın hesabından çekilen tutara yer verilmediği görülmektedir. Bu itibarla, mahkemece iş mahkemesinde açılan ve ibraname düzenlenmesine neden olan tutarın içerisinde, dava dışı mevduat sahibi ...'ın hesabından çekilen tutarın yer alıp almadığı ve bu tutarın ibraname kapsamında kalıp kalmadığı araştırılarak neticesine göre karar vermek gerekirken, yerinde bulunmayan gerekçelerle davanın reddine karar verilmesi doğru olamamış kararın bu nedenlerle davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2011/9032 E. , 2012/21243 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ(BEYOĞLU 3. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ)
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 9. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 24.03.2011 tarih ve 2008/221-2011/88 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili ile sigortalısı Sümerbank A.Ş. Genel Müdürlüğü arasında Ticari Hırsızlık Poliçesi ile Emniyeti suistimal poliçesi düzenlendiğini, davalı ...'ın sigortalısının eski çalışanı banka mudilerinden ...'ın kişisel hesabından mudinin bilgisi ve izni olmadan 36.500 TL parayı zimmetine geçirdiğinin kesinleşmiş mahkeme kararıyla sabit olduğunun ve anılan meblağın müvekkili şirket tarafından faizi ile birlikte 110.000 USD olarak sigortalısına ödediğini, müvekkili şirketin söz konusu meblağ için davalı aleyhine icra takibi başlattığını ancak davalı tarafından halsız olarak takibe itiraz ediliğini ileri sürerek itirazın iptali ile takibin devamına, davalı aleyhine % 40'dan az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin, zarara uğradığını iddia eden ...'a söz konusu zarar miktarını tam olarak ödediğini, böylelikle bankanın uğraması muhtemel zararının tamamen ortadan kaldırıldığını, müvekkilinin banka tarafından ibra edildiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, davacının sigortalısı banka tarafından düzenlenen ibraname ile toplam 165.000 YTL'nın davalıdan tahsil edildiği, emniyeti suistimal poliçesinin vadesinin 10.10.2001-10.11.2011 olmasına rağmen, dava konusu usulsüz işlemlerin (virmanlar) tarihlerinin 31.02.2002-04.02.2002 tarihleri arası olduğu, poliçe teminatı dışında kalan riziko için davacı ... şirketinin talep hakkının bulunmadığı, kaldı ki davalıyı ibra eden davacı sigortalısı Banka'nın davalıdan talep ve dava hakkının bulunmadığı, bu nedenle de davacı ... şirketinin halefiyete dayalı dava hakkının olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, 6762 sayılı E-TTK'nın 1301. maddesine dayalı rücu davası olup, uyuşmazlık esas itibariyle davacı tarafından yapılan ödemenin ex gratia bir ödeme olup olmadığı ve dava konusu edilen tutarın davacı sigortalısının davalıyı ibra ettiği, tarihsiz ibraname kapsamında kalıp kalmadığı noktasındadır. Her ne kadar mahkemece ödemenin ex gratia bir ödeme olduğu redde gerekçe yapılmış ve gerçekten de ödemenin ex gratia bir ödeme olduğu anlaşılmakta ise de, davacı taraf aynı zamanda sigortalısından aldığı temliknameye de dayandığından ve bu durumda da davacı bu nedene dayalı olarak aktif husumete ehil bulunduğundan, mahkemenin bu gerekçesine itibar edilemez.
Öte yandan, mahkemece redde gerekçe yapılan ibraname, davalı aleyhine İstanbul 8. İş Mahkemesi'nde açılan dava sonucunda düzenlenmiş olup, davalı tarafça da yargılama sürecinde verdiği dilekçelerinde ve bilirkişi raporuna itirazında, dava konusu edilen alacağın ibraname kapsamında olmadığı bildirilmiştir. Dosya içerisinde bulunan ve banka müfettişlerince düzenlenen raporda da İstanbul 8. İş Mahkemesi'nde dava konusu edilen alacağın içinde, işbu davaya konu edilen dava dışı mevduat sahibi ...'ın hesabından çekilen tutara yer verilmediği görülmektedir. Bu itibarla, mahkemece iş mahkemesinde açılan ve ibraname düzenlenmesine neden olan tutarın içerisinde, dava dışı mevduat sahibi ...'ın hesabından çekilen tutarın yer alıp almadığı ve bu tutarın ibraname kapsamında kalıp kalmadığı araştırılarak neticesine göre karar vermek gerekirken, yerinde bulunmayan gerekçelerle davanın reddine karar verilmesi doğru olamamış kararın bu nedenlerle davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 19.12.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1066944700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz