Rücû tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2011/2478 E. 2012/9166 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
taşıyan sıfatı↗ taşıyanın sorumluluğu↗ izafeten dava↗ konşimento↗ donatan↗ sigorta ettiren↗ acente↗ riziko↗ uyuşmazlık konusu↗ ihtarname↗ taşıyan↗ sigorta poliçesi↗ eksik inceleme↗ temsil↗ teslim↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, konşimentoda taşıyan adının gösterilmediği, donatanın taşıyan sıfatını taşıdığı, sürvey gözetiminde yapılan boşaltmada eksik teslim belirtilmiş ise de bunun liman-gümrük kantar ölçüm sonuçlarına göre belirlendiğine dair kanıt sunulmadığı, ayrıca alıcı firma ile gözetim şirketi tarafından eksikliğe dair tutanak düzenlenmiş ise de bunun taşıyan/donatana veya kaptana yahut boşaltma limanındaki temsilciye yazılı olarak bildirildiğine dair belgenin olmadığı, ayrıca her ne kadar alıcı tarafından Kalkavan Denizcilik ve İnta Marine’ye hitaben düzenlenen 17.10.2008 tarihli iki ihtarname mevcut ise de bunların tebliğ edilip edilmediğinin dosya içeriğinden anlaşılamadığı, TTK’nun 1066. maddesine uygun zarar ihbarında bulunulmadığı ve eksik teslimin dosya içeriği itibariyle kanıtlanmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, emtia taşıma sigorta poliçesine dayalı rucuan tazminat istemine ilişkindir.
Davacı nezdinde taşıma rizikolarına karşı sigortalı dökme buğday emtiasının davalıların sorumluluğundaki gemiyle Ukrayna’dan Türkiye’ye taşındığı hususu uyuşmazlık konusu değildir. Davacı, sigortalı emtianın eksik taşındığını, bu nedenle sigorta ettirene tazminat ödendiğini ileri sürmüştür. Taraflar arasındaki çekişme, taşımanın eksik şekilde yapılıp yapılmadığı, davalı tarafın bundan sorumlu olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. Mahkemece, bilirkişi raporuna itibar edilerek yazıl gerekçeyle davanın reddine karar verilmiştir. Ancak, hüküm doğru değerlendirmeler içermediği gibi temel alınan bilirkişi raporu da uyuşmazlığı çözmeye elverişli görülmemiştir. Yükün boşaltılması sonrasında
davacının sigorta ettireni ile uluslar arası gözetim ve kontrol firması yetkilisi geminin tahliyesi sonrasında liman/gümrük kantarı ölçümü sonuçlarına göre gemiden toplam 77.842 kg eksik buğday çıktığına dair tutanak düzenlemişlerdir. Sigortalı firma, yazılı olarak bu durumu davalılara bildirmiştir. Her ne kadar bilirkişi raporunda ve mahkeme gerekçesinde bunun tebliğ edilip edilmediğinin belli olmadığı şeklinde bir kabul mevcut ise de davalıya izafeten dava dilekçesinde gösterilen acente İnta firması iddia edilen bildirime iddianın kabul edilmediği yönünde cevap vermiştir. Dolayısıyla eksikliğin davalı taşıyana bildirilmediği yönündeki değerlendirme yerinde değildir. Öte yandan, davacı taraf, eksiklik bakımından tahliye limanı gümrük kantar sonuçlarına dayanmış olup, gümrük kantar sonuçlarına ilişkin belgeler de getirtilmemiştir.
Bu durum karşısında, davacı ... ettirenin yazılı şekilde taşıyana eksikliği bildirdiği kabul edilip, tahliye limanı gümrük kantar sonuçları getirtilip, taraf kanıtları çerçevesinde eksik şekilde emtia teslimi olup olmadığının, varsa miktarının açıklığa kavuşturulması, eksiklik söz konusuysa konşimento kayıtları da değerlendirilerek bundan taşıyanın sorumlu olup olmayacağının tespit edilmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde eksik incelemeye dayalı hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararının bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/4773 E. 2011/15474 K.
Ortak:konşimento · donatan · taşıyan · teslim
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, «konşimentoda» «taşıyan» adının gösterilmediği, «donatanın» «taşıyan sıfatını» taşıdığı, sürvey gözetiminde yapılan boşaltmada eksik «teslim» belirtilmiş ise de bunun liman-gümrük kantar ölçüm sonuçlarına göre belirlendiğine dair kanıt sunulmadığı, ayrıca alıcı firma ile gözetim şirketi tarafından eksikliğe dair tutanak düzenlenmiş ise de bunun taşıyan/donatana veya kaptana yahut boşaltma limanındaki «temsilciye» yazılı olarak bildirildiğine dair belgenin olmadığı, ayrıca her ne kadar alıcı tarafından Kalkavan Denizcilik ve İnta Marine’ye hitaben düzenlenen 17.10.2008 tarihli iki «ihtarname» mevcut ise de bunların tebliğ edilip edilmediğinin dosya içeriğinden anlaşılamadığı, TTK’nun 1066. maddesine uygun zarar ihbarında bulunulmadığı ve eksik teslimin …
Bu durum karşısında, davacı ... ettirenin yazılı şekilde «taşıyana» eksikliği bildirdiği kabul edilip, tahliye limanı gümrük kantar sonuçları getirtilip, taraf kanıtları çerçevesinde eksik şekilde emtia «teslimi» olup olmadığının, varsa miktarının açıklığa kavuşturulması, eksiklik söz konusuysa «konşimento» kayıtları da değerlendirilerek bundan «taşıyanın sorumlu» olup olmayacağının tespit edilmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde «eksik incelemeye» dayalı hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararının bozulması gerekmiştir.
Dolayısıyla eksikliğin davalı «taşıyana» bildirilmediği yönündeki değerlendirme yerinde değildir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, yükte meydana gelen «hasarın» «taşıyan»-«donatanın sorumluluğundan» kaynaklandığını, taşınan emtianın dökme buğday olması nedeniyle %1,5 «muafiyet» uygulanması gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 2.166.70 USD’nin faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Davalı tarafından dökme yük olarak taşınan buğdayın «konşimentoda» belirtilen tonajından daha az olarak alıcısına «teslim» edildiği iddia edildiğinden, uyuşmazlığın çözümü için dökme yükteki firenin hangi oranla makul sayılacağının tespiti gerekmektedir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:donatanın sorumluluğu · ticari teamül · teamül · taşıyıcının sorumluluğu · muafiyet · rücuen tazminat · taşıyıcı · hasar
Benzer bu karardaBu durumda, mahkemece öncelikle buğdayın dökme olarak taşınması halinde makul fire oranı konusunda «ticari teamülün» ne olduğunun ilgili kurum ve kuruluşlarla yapılacak yazışmayla tespitiyle aralarında ziraat mühendisi ve taşıma konusunda uzmanlar bulunan bilirkişi kurulundan alınacak raporla eksik olduğu iddia edilen buğday miktarının kantar ölçüm işlemleri de nazara alınarak belirlenmesiyle ortaya çıkacak eksik yük miktarından davalı «taşıyıcının sorumluluğunun» bulunup bulunmadığının tespiti gerekirken, konunun uzmanı olmayan bilirkişiden alınan rapora göre hüküm tesisi bozmayı gerektirmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, yükte meydana gelen «hasarın» «taşıyan»-«donatanın sorumluluğundan» kaynaklandığını, taşınan emtianın dökme buğday olması nedeniyle %1,5 «muafiyet» uygulanması gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 2.166.70 USD’nin faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Dava, sigortalı emtiadaki eksikliğin davalı «taşıyıcıdan» tahsiline ilişkin «rücuen tazminat» davasıdır.
-
Rücû tazminatı | İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/887 E. 2012/286 K.
Ortak:konşimento · donatan · uyuşmazlık konusu · taşıyan · sigorta poliçesi · temsil · teslim
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, «konşimentoda» «taşıyan» adının gösterilmediği, «donatanın» «taşıyan sıfatını» taşıdığı, sürvey gözetiminde yapılan boşaltmada eksik «teslim» belirtilmiş ise de bunun liman-gümrük kantar ölçüm sonuçlarına göre belirlendiğine dair kanıt sunulmadığı, ayrıca alıcı firma ile gözetim şirketi tarafından eksikliğe dair tutanak düzenlenmiş ise de bunun taşıyan/donatana veya kaptana yahut boşaltma limanındaki «temsilciye» yazılı olarak bildirildiğine dair belgenin olmadığı, ayrıca her ne kadar alıcı tarafından Kalkavan Denizcilik ve İnta Marine’ye hitaben düzenlenen 17.10.2008 tarihli iki «ihtarname» mevcut ise de bunların tebliğ edilip edilmediğinin dosya içeriğinden anlaşılamadığı, TTK’nun 1066. maddesine uygun zarar ihbarında bulunulmadığı ve eksik teslimin …
Bu durum karşısında, davacı ... ettirenin yazılı şekilde «taşıyana» eksikliği bildirdiği kabul edilip, tahliye limanı gümrük kantar sonuçları getirtilip, taraf kanıtları çerçevesinde eksik şekilde emtia «teslimi» olup olmadığının, varsa miktarının açıklığa kavuşturulması, eksiklik söz konusuysa «konşimento» kayıtları da değerlendirilerek bundan «taşıyanın sorumlu» olup olmayacağının tespit edilmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde «eksik incelemeye» dayalı hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararının bozulması gerekmiştir.
Dava, emtia taşıma «sigorta poliçesine» dayalı rucuan tazminat istemine ilişkindir.
Benzer bu karardaDavacı nezdinde sigortalı çelik boru emtiasının 28.10.2001 tarihli «konşimentolar» uyarınca Romanya’nın, Galati Şehri'nden davalının «donatanı» olduğu gemiye yüklendiği ve 07.11.2001 tarihinde de bu konşimentolarda belirtilen İtalya’nın Chiogga Limanı’na tahliye edildiği hususu «uyuşmazlık konusu» değildir.
TTK.nun 1066. maddesinde taşınan malların uğramış olduğu «ziya» veya «hasarın» en geç «navlun sözleşmesi» gereğince bunları «teslim» almaya yetkili olan kimseye teslimi sırasında «taşıyana» veya boşaltma limanındaki «temsilcisine» yazılı olarak bildirilmesinin şart olduğu hüküm altına alınmıştır.
Malların «ziya» veya «hasarı» ne «ihbar» edilmiş ve ne de tespit ettirilmiş olursa, «taşıyanın» malları «konşimentoda» yazılı olan halde «teslim» ettiği ve şayet mallarda ziya veya hasar sabit olursa, bu zararın taşıyanın mesul olmayacağı bir sebepten ileri geldiğinin kabul edileceği yönünde de bir «karine» kabul edilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:hasar bildirimi · hasar ihbarı · navlun sözleşmesi · protesto · karine · navlun · ziya · cy/cy şerhi
Benzer bu karardaTTK.nun 1066. maddesinde taşınan malların uğramış olduğu «ziya» veya «hasarın» en geç «navlun sözleşmesi» gereğince bunları «teslim» almaya yetkili olan kimseye teslimi sırasında «taşıyana» veya boşaltma limanındaki «temsilcisine» yazılı olarak bildirilmesinin şart olduğu hüküm altına alınmıştır.
Malların «ziya» veya «hasarı» ne «ihbar» edilmiş ve ne de tespit ettirilmiş olursa, «taşıyanın» malları «konşimentoda» yazılı olan halde «teslim» ettiği ve şayet mallarda ziya veya hasar sabit olursa, bu zararın taşıyanın mesul olmayacağı bir sebepten ileri geldiğinin kabul edileceği yönünde de bir «karine» kabul edilmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, «taşıyana» «hasar ihbarının» gönderilen veya onun adına hasar ihbarında bulunabilecek kimse tarafından yapılması gerektiği, somut uyuşmazlıkta bu ihbarın dava dışı Saima firması tarafından yapıldığı, «konşimentolar» ve dosya kapsamından bu kişi ile gönderilen arasında bir hukuki ilişkinin bulunduğuna dair kanıt olmadığı, ihbarın gönderilen tarafından yapıldığının kabul edilemeyeceği, davalı taşıyana süresinde ve usulüne uygun ihbar yapılmadığı, TTK.nun 1066. maddesi uyarınca zararın taşıyanın mesul olmadığı bir sebepten meydana gelmiş olduğunun kabulünün gerektiği, bu maddedeki sorumsuzluk karinesinin aksinin ispat edilemediği, davacının aktif dava «ehliyetinin» olduğu, takibin «kötüniyetli» yapılmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Yine 07.11.2001 tarihinde düzenlenen ve davalıya ait gemi kaptanına yönelik keşide edilen «protesto» mektubunda da hasarlı «teslimin» yapıldığı belirtilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/5931 E. 2010/12127 K.
Ortak:konşimento · teslim
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, «konşimentoda» «taşıyan» adının gösterilmediği, «donatanın» «taşıyan sıfatını» taşıdığı, sürvey gözetiminde yapılan boşaltmada eksik «teslim» belirtilmiş ise de bunun liman-gümrük kantar ölçüm sonuçlarına göre belirlendiğine dair kanıt sunulmadığı, ayrıca alıcı firma ile gözetim şirketi tarafından eksikliğe dair tutanak düzenlenmiş ise de bunun taşıyan/donatana veya kaptana yahut boşaltma limanındaki «temsilciye» yazılı olarak bildirildiğine dair belgenin olmadığı, ayrıca her ne kadar alıcı tarafından Kalkavan Denizcilik ve İnta Marine’ye hitaben düzenlenen 17.10.2008 tarihli iki «ihtarname» mevcut ise de bunların tebliğ edilip edilmediğinin dosya içeriğinden anlaşılamadığı, TTK’nun 1066. maddesine uygun zarar ihbarında bulunulmadığı ve eksik teslimin …
Bu durum karşısında, davacı ... ettirenin yazılı şekilde «taşıyana» eksikliği bildirdiği kabul edilip, tahliye limanı gümrük kantar sonuçları getirtilip, taraf kanıtları çerçevesinde eksik şekilde emtia «teslimi» olup olmadığının, varsa miktarının açıklığa kavuşturulması, eksiklik söz konusuysa «konşimento» kayıtları da değerlendirilerek bundan «taşıyanın sorumlu» olup olmayacağının tespit edilmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde «eksik incelemeye» dayalı hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararının bozulması gerekmiştir.
Benzer bu karardaDavalı tarafından dökme yük olarak taşınan buğdayın «konşimentoda» belirtilen tonajından daha az olarak alıcısına «teslim» edildiği iddia edildiğinden, uyuşmazlığın çözümü için dökme yükteki firenin hangi oranla makul sayılacağının tespiti gerekmektedir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:tanık beyanı · taşıyıcının sorumluluğu · taşıyıcı · ihbar
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, «tanık beyanı» ve noter ihtarıyla davaya konu eksikliğin davalıya süresinde «ihbar» edildiğinin kabulünün gerektiği, emtianın tahliyesinde ortaya çıkan eksilmenin içtihatlarla belirlenen fire oranın üstünde olduğundan eksik emtia bedelini davalının tazmin etmesinin gerektiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
… n alınacak raporla eksik olduğu iddia edilen buğday miktarının kantar ölçüm işlemleri de nazara alınarak belirlenmesiyle ortaya çıkacak eksik yük miktarından davalı «taşıyıcının sorumluluğunun» bulunup bulunmadığının tespiti gerekirken, konunun uzmanı olmayan hukukçu bilirkişiden alınan rapora göre hüküm tesisi bozmayı gerektirmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir Dava, dökme yük şeklinde taşınan emtiadaki eksikliğin davalı «taşıyıcıdan» tahsiline ilişkindir.
2 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/4699 E. 2013/20383 K.
Ortak:izafeten dava · konşimento · donatan · acente
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, «konşimentoda» «taşıyan» adının gösterilmediği, «donatanın» «taşıyan sıfatını» taşıdığı, sürvey gözetiminde yapılan boşaltmada eksik «teslim» belirtilmiş ise de bunun liman-gümrük kantar ölçüm sonuçlarına göre belirlendiğine dair kanıt sunulmadığı, ayrıca alıcı firma ile gözetim şirketi tarafından eksikliğe dair tutanak düzenlenmiş ise de bunun taşıyan/donatana veya kaptana yahut boşaltma limanındaki «temsilciye» yazılı olarak bildirildiğine dair belgenin olmadığı, ayrıca her ne kadar alıcı tarafından Kalkavan Denizcilik ve İnta Marine’ye hitaben düzenlenen 17.10.2008 tarihli iki «ihtarname» mevcut ise de bunların tebliğ edilip edilmediğinin dosya içeriğinden anlaşılamadığı, TTK’nun 1066. maddesine uygun zarar ihbarında bulunulmadığı ve eksik teslimin …
Her ne kadar bilirkişi raporunda ve mahkeme gerekçesinde bunun tebliğ edilip edilmediğinin belli olmadığı şeklinde bir kabul mevcut ise de davalıya «izafeten» dava dilekçesinde gösterilen «acente» İnta firması iddia edilen bildirime iddianın kabul edilmediği yönünde cevap vermiştir.
Bu durum karşısında, davacı ... ettirenin yazılı şekilde «taşıyana» eksikliği bildirdiği kabul edilip, tahliye limanı gümrük kantar sonuçları getirtilip, taraf kanıtları çerçevesinde eksik şekilde emtia «teslimi» olup olmadığının, varsa miktarının açıklığa kavuşturulması, eksiklik söz konusuysa «konşimento» kayıtları da değerlendirilerek bundan «taşıyanın sorumlu» olup olmayacağının tespit edilmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde «eksik incelemeye» dayalı hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararının bozulması gerekmiştir.
Benzer bu karardaBu durumda, «donatan» aleyhine açılan bu davada ona «izafeten» «acentesi» sıfatıyla LMB'nin gösterilmesi doğru olmayıp, davada ki taraf teşkilinin davacı yanın seçimine göre doğrudan doğruya davalı asile davetiye tebliği suretiyle ve/veya donatana izafeten acentesi olduğu bildirilen Botros Şirketi'ne «tebligat» yapılmak suretiyle sağlanması ve bundan sonra işin esasına girilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde LMB'nin davalı donatanın acentesi olduğunun kabulüyle işin esasına girilmesi doğru olmamış, «izafeten husumet» yöneltilen «acente» vekilinin husumete ilişkin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün bu nedenle bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Şti olduğu dolayısıyla «izafeten» davalı gösterilen şirketin hem «taşıma sözleşmesine» aracılık yaptığı hem de boşaltma limanında fiilen «acentelik» görevini üstlendiği, bu nedenlerle davanın «donatana» izafeten davalıya yöneltilmiş olmasında bir usulsüzlük bulunmadığı, «hasarın» taşıma sırasında meydana geldiği ve «donatanın sorumlu» olduğu, ekspertiz incelemesi sonucunda belirlenen hasar bedelinin bilirkişiler tarafından da uygun bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Mersin Liman Başkanlığı'nca mahkemeye gönderilen yazıda gerçekten de «donatan» «acentesinin» Botros olduğu ve sözkonusu gemiyle ilgili liman işlemlerinin bu «acente» aracılığıyla yapıldığı, LMB Limited'in ise konteyner acentesi olduğu belirtilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:izafeten husumet · donatanın sorumluluğu · acentelik · taşıma sözleşmesi · tebligat · hasar · husumet
Benzer bu karardaŞti olduğu dolayısıyla «izafeten» davalı gösterilen şirketin hem «taşıma sözleşmesine» aracılık yaptığı hem de boşaltma limanında fiilen «acentelik» görevini üstlendiği, bu nedenlerle davanın «donatana» izafeten davalıya yöneltilmiş olmasında bir usulsüzlük bulunmadığı, «hasarın» taşıma sırasında meydana geldiği ve «donatanın sorumlu» olduğu, ekspertiz incelemesi sonucunda belirlenen hasar bedelinin bilirkişiler tarafından da uygun bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bu durumda, «donatan» aleyhine açılan bu davada ona «izafeten» «acentesi» sıfatıyla LMB'nin gösterilmesi doğru olmayıp, davada ki taraf teşkilinin davacı yanın seçimine göre doğrudan doğruya davalı asile davetiye tebliği suretiyle ve/veya donatana izafeten acentesi olduğu bildirilen Botros Şirketi'ne «tebligat» yapılmak suretiyle sağlanması ve bundan sonra işin esasına girilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde LMB'nin davalı donatanın acentesi olduğunun kabulüyle işin esasına girilmesi doğru olmamış, «izafeten husumet» yöneltilen «acente» vekilinin husumete ilişkin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün bu nedenle bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
1-Davada «husumet» Herman Hesse Classica gemisi «donatanına» yöneltilmiş ve donatanın «acentesi» olarak gösterilen LMB Limited Şirketi de donatan acentesi olmadığını, konteyner acentesi olduğunu bu taşımayla ilgili olarak sadece konteyner acentesi olarak hareket ettiğini savunmuştur.
Mersin Liman Başkanlığı'nca mahkemeye gönderilen yazıda gerçekten de «donatan» «acentesinin» Botros olduğu ve sözkonusu gemiyle ilgili liman işlemlerinin bu «acente» aracılığıyla yapıldığı, LMB Limited'in ise konteyner acentesi olduğu belirtilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/15895 E. 2014/16810 K.
Ortak:taşıyanın sorumluluğu · konşimento · taşıyan · eksik inceleme · temsil · teslim
İncelediğiniz karardaBu durum karşısında, davacı ... ettirenin yazılı şekilde «taşıyana» eksikliği bildirdiği kabul edilip, tahliye limanı gümrük kantar sonuçları getirtilip, taraf kanıtları çerçevesinde eksik şekilde emtia «teslimi» olup olmadığının, varsa miktarının açıklığa kavuşturulması, eksiklik söz konusuysa «konşimento» kayıtları da değerlendirilerek bundan «taşıyanın sorumlu» olup olmayacağının tespit edilmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde «eksik incelemeye» dayalı hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararının bozulması gerekmiştir.
Mahkemece, iddia, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, «konşimentoda» «taşıyan» adının gösterilmediği, «donatanın» «taşıyan sıfatını» taşıdığı, sürvey gözetiminde yapılan boşaltmada eksik «teslim» belirtilmiş ise de bunun liman-gümrük kantar ölçüm sonuçlarına göre belirlendiğine dair kanıt sunulmadığı, ayrıca alıcı firma ile gözetim şirketi tarafından eksikliğe dair tutanak düzenlenmiş ise de bunun taşıyan/donatana veya kaptana yahut boşaltma limanındaki «temsilciye» yazılı olarak bildirildiğine dair belgenin olmadığı, ayrıca her ne kadar alıcı tarafından Kalkavan Denizcilik ve İnta Marine’ye hitaben düzenlenen 17.10.2008 tarihli iki «ihtarname» mevcut ise de bunların tebliğ edilip edilmediğinin dosya içeriğinden anlaşılamadığı, TTK’nun 1066. maddesine uygun zarar ihbarında bulunulmadığı ve eksik teslimin …
Dolayısıyla eksikliğin davalı «taşıyana» bildirilmediği yönündeki değerlendirme yerinde değildir.
Benzer bu karardaMahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna göre, «taşıyan» ve «acentesinin» yükleme limanında tanzim edilen «konşimentoyu» «ibraz» eden «yetkili hamile» malı «teslimle» yükümlü olup, bu işlemi konşimentonun ibraz edilmesi ile konşimentonun sahte olup olmadığını inceleyerek yapacağı, ithalatçıların konşimento asılları ile taşıyan acentesine başvurarak kendilerinin yetkili hamil olduklarını kanıtlamasıyla malları teslim alma talebinde bulunduklarında, taşıyanın bu tarihe kadar işlemiş her türlü «masrafı» hesaplayarak gönderilenin bu masrafları ödemesi ile liman işletmesine teslim talimatını vermesinin gerekeceği, böylece, gönderilenin konşimentoyu taşıyan acentesine ibraz ederek taşıyandan aldığı belge ile (teslim talimatnamesi- «muvafakatnamesi») malları teslim alabileceği, konşimentonun yükü teslim almaya yetkili gönderileni tevsik fonksiyonuna sahip olduğu, gümrük idaresinin artık antrepo hizmeti vermemesi nedeni ile malların «taşıyıcı» tarafından teslim alınmasından boşaltma limanın da gönderilene teslim edilmesine kadar malın «zilyetliğinin» taşıyana ait olması nedeniyle, malların gemiden tahliyesinden sonra alıcısına teslim edilene kadar gümrüklü sahadan çıkmasından önce herhangi bir «hasarın» oluşması halinde, bu zarardan «taşıyan sorumlu» olacağı, bu nedenle gemiden tahliye edilen ancak henüz gönderilene teslim edilmemiş mallar üzerinde tasarruf hakkının taşıyanda bulunması nedeni ile gönderilenin bu konşimentoyu doğrudan liman idaresine ibraz ederek malın teslimini isteyemeyeceği, taşıma ilişkisinde davalı Liman İdaresinin taşıyanın «ifa yardımcısı» konumunda olduğu,davacının yükün teslimini esas alan taleplerinde muhatap ancak taşıyan olabileceği,taşıyanın talimatı olmadan Liman İdaresinin yükü teslim edemeyeceği, taşıyanın alacaklarını tahsil edemediği takdirde yük üzerinde «hapis hakkının» da bulunduğu, taşıyanın bu haklarını kullanmasının ancak malların kendi talimatı ile teslim edilmesine bağlı olduğu, liman idaresinin ancak taşıyanın talimatına rağmen (örneğin: «ordino» kesmesine rağmen) haksız olarak yükü teslim etmekten kaçınması halinde davacının bu fiili nedeniyle Liman İdaresine karşı dava açılabilmesi hakkının doğabileceği, taşıyanın yardımcısı konumundaki liman idaresi eşyanın gönderilene teslimini yaptığı andan itibaren «taşıyıcının sorumluluğu» sona ereceği, davacının T..
Liman İşletmesi'ne karşı açmış olduğu davada haklı bir hukuki «sebebe» dayanmadığı, «konşimentoyu» «ibraz» emeden konşimentoyu «temsil» eden malların kendisine «teslimini» isteyemeyeceği gerekçesiyle asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmiştir.
Bu durumda mahkemece, asıl ve birleşen davada «dava konusu» edilen malların davalı işletme tarafından yargılama sırasında davacıya tümünün «teslim» edilip edilmediği, bu bağlamda davaların konusuz kalıp kalmadığı açıkça değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmek gerekirken bu yönden «eksik incelemeye» dayalı yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, asıl ve birleşen davadaki kararın davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ordino · ifa yardımcısı · hapis hakkı · kar mahrumiyeti · zilyetlik · yetkili hamil · taşıyıcının sorumluluğu · davanın konusu
Benzer bu karardaMahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna göre, «taşıyan» ve «acentesinin» yükleme limanında tanzim edilen «konşimentoyu» «ibraz» eden «yetkili hamile» malı «teslimle» yükümlü olup, bu işlemi konşimentonun ibraz edilmesi ile konşimentonun sahte olup olmadığını inceleyerek yapacağı, ithalatçıların konşimento asılları ile taşıyan acentesine başvurarak kendilerinin yetkili hamil olduklarını kanıtlamasıyla malları teslim alma talebinde bulunduklarında, taşıyanın bu tarihe kadar işlemiş her türlü «masrafı» hesaplayarak gönderilenin bu masrafları ödemesi ile liman işletmesine teslim talimatını vermesinin gerekeceği, böylece, gönderilenin konşimentoyu taşıyan acentesine ibraz ederek taşıyandan aldığı belge ile (teslim talimatnamesi- «muvafakatnamesi») malları teslim alabileceği, konşimentonun yükü teslim almaya yetkili gönderileni tevsik fonksiyonuna sahip olduğu, gümrük idaresinin artık antrepo hizmeti vermemesi nedeni ile malların «taşıyıcı» tarafından teslim alınmasından boşaltma limanın da gönderilene teslim edilmesine kadar malın «zilyetliğinin» taşıyana ait olması nedeniyle, malların gemiden tahliyesinden sonra alıcısına teslim edilene kadar gümrüklü sahadan çıkmasından önce herhangi bir «hasarın» oluşması halinde, bu zarardan «taşıyan sorumlu» olacağı, bu nedenle gemiden tahliye edilen ancak henüz gönderilene teslim edilmemiş mallar üzerinde tasarruf hakkının taşıyanda bulunması nedeni ile gönderilenin bu konşimentoyu doğrudan liman idaresine ibraz ederek malın teslimini isteyemeyeceği, taşıma ilişkisinde davalı Liman İdaresinin taşıyanın «ifa yardımcısı» konumunda olduğu,davacının yükün teslimini esas alan taleplerinde muhatap ancak taşıyan olabileceği,taşıyanın talimatı olmadan Liman İdaresinin yükü teslim edemeyeceği, taşıyanın alacaklarını tahsil edemediği takdirde yük üzerinde «hapis hakkının» da bulunduğu, taşıyanın bu haklarını kullanmasının ancak malların kendi talimatı ile teslim edilmesine bağlı olduğu, liman idaresinin ancak taşıyanın talimatına rağmen (örneğin: «ordino» kesmesine rağmen) haksız olarak yükü teslim etmekten kaçınması halinde davacının bu fiili nedeniyle Liman İdaresine karşı dava açılabilmesi hakkının doğabileceği, taşıyanın yardımcısı konumundaki liman idaresi eşyanın gönderilene teslimini yaptığı andan itibaren «taşıyıcının sorumluluğu» sona ereceği, davacının T..
Asıl ve birleşen dava, davacının (gönderilen olarak) malların kendisine «teslimi», aksi halde emtia bedeli, «kar mahrumiyeti» ve manevi zararının tahsili istemine ilişkindir.Davacı vekili gerek yargılama sırasında gerekse temyiz dilekçesinde asıl ve birleşen davanın açılmasından sonra asıl ve birleşen davaya konu emtiaların 02.07.2009 tarihinde davalı işletme tarafından müvekkiline teslim edildiğini iddia etmiş olup, davalılardan Martı Ltd.
Bu durumda mahkemece, asıl ve birleşen davada «dava konusu» edilen malların davalı işletme tarafından yargılama sırasında davacıya tümünün «teslim» edilip edilmediği, bu bağlamda davaların konusuz kalıp kalmadığı açıkça değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmek gerekirken bu yönden «eksik incelemeye» dayalı yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, asıl ve birleşen davadaki kararın davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2011/2478 E. , 2012/9166 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Denizcilik İhtisas Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 1. Denizcilik İhtisas Mahkemesi’nce verilen 02.11.2010 tarih ve 2009/251-2010/411 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili nezdinde %25 oranında sigortalı dökme buğday emtiasının gemiyle taşınması işinin davalılarca gerçekleştirildiğini, 77.842.00 kg tutarında eksik taşındığını, sigorta tazminatı ödendiğini ileri sürerek, 5.089.96 USD’nin rucuan tazminine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar, davaya yanıt vermemiştir.
Mahkemece, iddia, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, konşimentoda taşıyan adının gösterilmediği, donatanın taşıyan sıfatını taşıdığı, sürvey gözetiminde yapılan boşaltmada eksik teslim belirtilmiş ise de bunun liman-gümrük kantar ölçüm sonuçlarına göre belirlendiğine dair kanıt sunulmadığı, ayrıca alıcı firma ile gözetim şirketi tarafından eksikliğe dair tutanak düzenlenmiş ise de bunun taşıyan/donatana veya kaptana yahut boşaltma limanındaki temsilciye yazılı olarak bildirildiğine dair belgenin olmadığı, ayrıca her ne kadar alıcı tarafından Kalkavan Denizcilik ve İnta Marine’ye hitaben düzenlenen 17.10.2008 tarihli iki ihtarname mevcut ise de bunların tebliğ edilip edilmediğinin dosya içeriğinden anlaşılamadığı, TTK’nun 1066.
maddesine uygun zarar ihbarında bulunulmadığı ve eksik teslimin dosya içeriği itibariyle kanıtlanmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, emtia taşıma sigorta poliçesine dayalı rucuan tazminat istemine ilişkindir.
Davacı nezdinde taşıma rizikolarına karşı sigortalı dökme buğday emtiasının davalıların sorumluluğundaki gemiyle Ukrayna’dan Türkiye’ye taşındığı hususu uyuşmazlık konusu değildir. Davacı, sigortalı emtianın eksik taşındığını, bu nedenle sigorta ettirene tazminat ödendiğini ileri sürmüştür. Taraflar arasındaki çekişme, taşımanın eksik şekilde yapılıp yapılmadığı, davalı tarafın bundan sorumlu olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. Mahkemece, bilirkişi raporuna itibar edilerek yazıl gerekçeyle davanın reddine karar verilmiştir. Ancak, hüküm doğru değerlendirmeler içermediği gibi temel alınan bilirkişi raporu da uyuşmazlığı çözmeye elverişli görülmemiştir. Yükün boşaltılması sonrasında
davacının sigorta ettireni ile uluslar arası gözetim ve kontrol firması yetkilisi geminin tahliyesi sonrasında liman/gümrük kantarı ölçümü sonuçlarına göre gemiden toplam 77.842 kg eksik buğday çıktığına dair tutanak düzenlemişlerdir. Sigortalı firma, yazılı olarak bu durumu davalılara bildirmiştir. Her ne kadar bilirkişi raporunda ve mahkeme gerekçesinde bunun tebliğ edilip edilmediğinin belli olmadığı şeklinde bir kabul mevcut ise de davalıya izafeten dava dilekçesinde gösterilen acente İnta firması iddia edilen bildirime iddianın kabul edilmediği yönünde cevap vermiştir. Dolayısıyla eksikliğin davalı taşıyana bildirilmediği yönündeki değerlendirme yerinde değildir. Öte yandan, davacı taraf, eksiklik bakımından tahliye limanı gümrük kantar sonuçlarına dayanmış olup, gümrük kantar sonuçlarına ilişkin belgeler de getirtilmemiştir.
Bu durum karşısında, davacı ... ettirenin yazılı şekilde taşıyana eksikliği bildirdiği kabul edilip, tahliye limanı gümrük kantar sonuçları getirtilip, taraf kanıtları çerçevesinde eksik şekilde emtia teslimi olup olmadığının, varsa miktarının açıklığa kavuşturulması, eksiklik söz konusuysa konşimento kayıtları da değerlendirilerek bundan taşıyanın sorumlu olup olmayacağının tespit edilmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde eksik incelemeye dayalı hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararının bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 29.05.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1059596200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz