Rücû tazminatı | İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2010/887 E. 2012/286 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
hasar bildirimi↗ hasar ihbarı↗ navlun sözleşmesi↗ protesto↗ konşimento↗ donatan↗ karine↗ aktif dava ehliyeti↗ navlun↗ ziya↗ cy/cy şerhi↗ uyuşmazlık konusu↗ taraf ehliyeti↗ ihbar↗ kötüniyet↗ taşıyan↗ sigorta poliçesi↗ hasar↗ temsil↗ teslim↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, taşıyana hasar ihbarının gönderilen veya onun adına hasar ihbarında bulunabilecek kimse tarafından yapılması gerektiği, somut uyuşmazlıkta bu ihbarın dava dışı Saima firması tarafından yapıldığı, konşimentolar ve dosya kapsamından bu kişi ile gönderilen arasında bir hukuki ilişkinin bulunduğuna dair kanıt olmadığı, ihbarın gönderilen tarafından yapıldığının kabul edilemeyeceği, davalı taşıyana süresinde ve usulüne uygun ihbar yapılmadığı, TTK.nun 1066. maddesi uyarınca zararın taşıyanın mesul olmadığı bir sebepten meydana gelmiş olduğunun kabulünün gerektiği, bu maddedeki sorumsuzluk karinesinin aksinin ispat edilemediği, davacının aktif dava ehliyetinin olduğu, takibin kötüniyetli yapılmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, emtia taşıma sigorta poliçesine dayalı rucuan tazminat istemine ilişkindir.
Davacı nezdinde sigortalı çelik boru emtiasının 28.10.2001 tarihli konşimentolar uyarınca Romanya’nın, Galati Şehri'nden davalının donatanı olduğu gemiye yüklendiği ve 07.11.2001 tarihinde de bu konşimentolarda belirtilen İtalya’nın Chiogga Limanı’na tahliye edildiği hususu uyuşmazlık konusu değildir. Aynı gün düzenlenen ve davalıya ait geminin kaptanının da imzasını taşıyan kargo boşaltım raporlarının alıcı beyanları kısmında yükün hasarlı ve paslı olarak teslim edildiği yönünde açıklamaya yer verildiği hususu da dosya kapsamıyla sabittir. Yine 07.11.2001 tarihinde düzenlenen ve davalıya ait gemi kaptanına yönelik keşide edilen protesto mektubunda da hasarlı teslimin yapıldığı belirtilmiştir. Ayrıca, 15.01.2002 tarihli bilirkişi raporunda da kargo boşaltım raporunda alıcı olarak imzası olan ve protesto mektubu tanzim eden firmanın geçici alıcı olduğu, yükün daha sonra konşimentoda belirtilen nihai alıcı deposuna taşındığı bilgilerine yer verilmiştir.
TTK.nun 1066. maddesinde taşınan malların uğramış olduğu ziya veya hasarın en geç navlun sözleşmesi gereğince bunları teslim almaya yetkili olan kimseye teslimi sırasında taşıyana veya boşaltma limanındaki temsilcisine yazılı olarak bildirilmesinin şart olduğu hüküm altına alınmıştır. Malların ziya veya hasarı ne ihbar edilmiş ve ne de tespit ettirilmiş olursa, taşıyanın malları konşimentoda yazılı olan halde teslim ettiği ve şayet mallarda ziya veya hasar sabit olursa, bu zararın taşıyanın mesul olmayacağı bir sebepten ileri geldiğinin kabul edileceği yönünde de bir karine kabul edilmiştir. Ancak, taşıyan lehine oluşan bu karinenin aksinin ispatı her zaman mümkündür. Somut uyuşmazlıkta taşınan emtianın 07.11.2001 tarihinde teslim edildiği yönü davalı tarafın cevap dilekçesinde açıkça kabul edilmiştir. Bu teslim dava dışı Saıma firmasına yapılmıştır. Her ne kadar anılan firma konşimentolarda açıkça gönderilen veya onun temsilcisi olarak belirtilmemiş ise de kaptanın bu firmayı gönderilen veya onun temsilcisi olarak kabulüyle teslim yaptığı sabittir. Varlığı inkar edilmeyen kargo boşaltım raporunu da anılan firmayla birlikte düzenleyerek imzaladığı, hatta hasarın hangi sebeplerden kaynaklandığına dair şerh düştüğü çekişmesizdir. Esasen, konşimentolarda asıl gönderilen olarak belirtilen firmanın, emtiaları teslim alan dava dışı Saıma firmasının tasarrufuna karşı koyduğu savunulmadığı gibi emtiaların da nihai alıcı bu firmanın deposuna getirildiği anlaşılmaktadır. Bu durum karşısında, dava dışı Saıma firmasının gönderilenin temsilcisi olarak hareket ettiğinin ve 07.11.2001 tarihli kargo boşaltım raporunun da TTK.nun 1066. maddesinde belirtilen yazılı hasar bildirimi niteliğinde olduğunun kabulü gerekir. O halde, hasar ihbarının gönderilen tarafından yapılmadığı yönündeki değerlendirme doğru görülmemiştir. Ayrıca, iki bilirkişi raporu arasındaki çelişkiyi gidermek için üçüncü kere bilirkişi raporu alınmasına rağmen tekrar ikinci raporuna itibar edilerek karar verilmesi de usulen yanlış olmuştur.
Bu durum karşısında, davalıya hasar ihbarının TTK.nun 1066. maddesine uygun şekilde yapıldığının kabul edilip, taraf kanıtlarının buna göre değerlendirilmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile davanın reddi yönünde hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/8214 E. 2013/23463 K.
Ortak:hasar bildirimi · hasar ihbarı · navlun sözleşmesi · karine · navlun · ziya · ihbar · taşıyan
İncelediğiniz karardaTTK.nun 1066. maddesinde taşınan malların uğramış olduğu «ziya» veya «hasarın» en geç «navlun sözleşmesi» gereğince bunları «teslim» almaya yetkili olan kimseye teslimi sırasında «taşıyana» veya boşaltma limanındaki «temsilcisine» yazılı olarak bildirilmesinin şart olduğu hüküm altına alınmıştır.
Malların «ziya» veya «hasarı» ne «ihbar» edilmiş ve ne de tespit ettirilmiş olursa, «taşıyanın» malları «konşimentoda» yazılı olan halde «teslim» ettiği ve şayet mallarda ziya veya hasar sabit olursa, bu zararın taşıyanın mesul olmayacağı bir sebepten ileri geldiğinin kabul edileceği yönünde de bir «karine» kabul edilmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, «taşıyana» «hasar ihbarının» gönderilen veya onun adına hasar ihbarında bulunabilecek kimse tarafından yapılması gerektiği, somut uyuşmazlıkta bu ihbarın dava dışı Saima firması tarafından yapıldığı, «konşimentolar» ve dosya kapsamından bu kişi ile gönderilen arasında bir hukuki ilişkinin bulunduğuna dair kanıt olmadığı, ihbarın gönderilen tarafından yapıldığının kabul edilemeyeceği, davalı taşıyana süresinde ve usulüne uygun ihbar yapılmadığı, TTK.nun 1066. maddesi uyarınca zararın taşıyanın mesul olmadığı bir sebepten meydana gelmiş olduğunun kabulünün gerektiği, bu maddedeki sorumsuzluk karinesinin aksinin ispat edilemediği, davacının aktif dava «ehliyetinin» olduğu, takibin «kötüniyetli» yapılmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaKısmi «ziya» veya «hasar» halinde gönderilen, en geç yükün «navlun sözleşmesi» veya «konişmento» gereğince onu «teslim» almak hakkını haiz şahsa teslimi sırasında «taşıyan» veya boşaltma limanındaki bir «temsilcisine» yazılı olarak «hasarı bildirmek» zorundadır.
Bu yasal düzenlemeden «ziya» veya «hasarın ihbar» edilmemesi veya tespit ettirilmemiş olmasının dava hakkını düşürmediği, ancak «taşıyan» lehine bir «karine» doğurduğu, bunun aksinin de ispat olunabileceği anlaşılmaktadır.
Konuyla ilgili TTK’nun 1066.maddesinin «son» fıkrasında zamanında yapılmış bir «ihbar» veya tespitin olmaması hali «taşıyanın» malları «konişmentoda» yazılı olan halde «teslim» ettiği, şayet mallarda bir «ziya» veya «hasar» belirlenirse bu zararın «taşıyanın sorumlu» olmayacağı bir sebepten ileri geldiği şeklinde yorumlanmış, ancak bu karinelerin aksinin ispat olunabileceği de belirtilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:taşıyan lehine karine · üst taşıyıcı · taşıyanın sorumluluğu · nakliyat emtia sigortası · konişmento · rücuen tahsil · ispat yükü · taşıyıcı
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, taşımaya esas «konişmentoda» emtianın hasarlı olduğuna dair herhangi bir «kaydın» yer almaması sebebiyle TTK 1110.madde gereğince yükün «taşıyan» tarafından yükleme limanında konteyner içinde hasarsız ve iyi durumda «teslim» alındığına dair «karine» teşkil eder ise de, TTK 1066/1.fıkraya uygun şekilde «hasar» ihbarında bulunulmaması karşısında TTK 1066/«son» fıkra gereğince yükün konişmentoda yazılı şekilde teslim edildiği, yükte hasarın «taşıyanın sorumlu» olmadığı bir sebepten ileri geldiği yönünde «taşıyan lehine karine» doğduğu, ancak TTK 1066/son fıkra son cümle gereğince bu karinenin aksinin yani hasarın taşıyanın yada fiillerinden sorumlu bulunduğu kişilerin «kusuru» sonucu meydana geldiğinin ispat olunabileceği, «ispat yükünün» davacı tarafa ait olduğu, emtianın taşıyanın muhafazası altında iken ve taşıyanın ya da fiillerinden sorumlu olduğu kişilerin ticari kusurundan doğduğunun ispatlan …
Dava, «nakliyat emtia sigorta poliçesinden» kaynaklanan tazminatının «rücuen tahsili» istemine ilişkin olup, mahkemece, yukarıda açıklanan gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir.
Konuyla ilgili TTK’nun 1066.maddesinin «son» fıkrasında zamanında yapılmış bir «ihbar» veya tespitin olmaması hali «taşıyanın» malları «konişmentoda» yazılı olan halde «teslim» ettiği, şayet mallarda bir «ziya» veya «hasar» belirlenirse bu zararın «taşıyanın sorumlu» olmayacağı bir sebepten ileri geldiği şeklinde yorumlanmış, ancak bu karinelerin aksinin ispat olunabileceği de belirtilmiştir.
Somut olaya gelince, «üst taşıyıcı» olan davalı tarafından, Ünsped..A.Ş'ye hitaben yazılan 16.07.2008 tarihli yazıda alıcının malları hasarlı olduğundan bahisle almadığı ve halen malın Mahmutbey UPS deposunda bekletildiği belirtilmektedir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/17449 E. 2013/16008 K.
Ortak:taşıyan · hasar
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, «taşıyana» «hasar ihbarının» gönderilen veya onun adına hasar ihbarında bulunabilecek kimse tarafından yapılması gerektiği, somut uyuşmazlıkta bu ihbarın dava dışı Saima firması tarafından yapıldığı, «konşimentolar» ve dosya kapsamından bu kişi ile gönderilen arasında bir hukuki ilişkinin bulunduğuna dair kanıt olmadığı, ihbarın gönderilen tarafından yapıldığının kabul edilemeyeceği, davalı taşıyana süresinde ve usulüne uygun ihbar yapılmadığı, TTK.nun 1066. maddesi uyarınca zararın taşıyanın mesul olmadığı bir sebepten meydana gelmiş olduğunun kabulünün gerektiği, bu maddedeki sorumsuzluk karinesinin aksinin ispat edilemediği, davacının aktif dava «ehliyetinin» olduğu, takibin «kötüniyetli» yapılmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
TTK.nun 1066. maddesinde taşınan malların uğramış olduğu «ziya» veya «hasarın» en geç «navlun sözleşmesi» gereğince bunları «teslim» almaya yetkili olan kimseye teslimi sırasında «taşıyana» veya boşaltma limanındaki «temsilcisine» yazılı olarak bildirilmesinin şart olduğu hüküm altına alınmıştır.
Malların «ziya» veya «hasarı» ne «ihbar» edilmiş ve ne de tespit ettirilmiş olursa, «taşıyanın» malları «konşimentoda» yazılı olan halde «teslim» ettiği ve şayet mallarda ziya veya hasar sabit olursa, bu zararın taşıyanın mesul olmayacağı bir sebepten ileri geldiğinin kabul edileceği yönünde de bir «karine» kabul edilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, davalı tarafa «hasar» ihbarında bulunulmadığı için davanın reddine dair verilen karar, davacı vekilinin temyizi üzerine Dairemizin 31.05.2010 gün ve 2009/307- 6077 Esas ve Karar sayılı ilamı ile bozulmuş, Dairemiz bozma ilamına uyularak dava «dosyası gönderilen» «görevli» mahkemece, bozma öncesi alınan ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, somut olayda TTK'nın 1066. maddesine uygun şekilde davalıya hasar ihbarında bulunulmadığı, davalı «taşıyan» lehine TTK’nın 1066/3. maddesinde yer alan karinenin aksinin ispat edilemediği, bu nedenle davalı tarafın meydana gelen zarardan sorumlu tutulamayacağı gerekçesiyl …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:dosyanın gönderilmesi · görevli mahkeme
Benzer bu karardaMahkemece, davalı tarafa «hasar» ihbarında bulunulmadığı için davanın reddine dair verilen karar, davacı vekilinin temyizi üzerine Dairemizin 31.05.2010 gün ve 2009/307- 6077 Esas ve Karar sayılı ilamı ile bozulmuş, Dairemiz bozma ilamına uyularak dava «dosyası gönderilen» «görevli» mahkemece, bozma öncesi alınan ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, somut olayda TTK'nın 1066. maddesine uygun şekilde davalıya hasar ihbarında bulunulmadığı, davalı «taşıyan» lehine TTK’nın 1066/3. maddesinde yer alan karinenin aksinin ispat edilemediği, bu nedenle davalı tarafın meydana gelen zarardan sorumlu tutulamayacağı gerekçesiyl …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2010/887 E. , 2012/286 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 12.05.2009 tarih ve 2007/846-2009/252 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 17.01.2012 günde hazır bulunan davacı vekili Av. ........,ile davalı vekili Av. ..........., dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmış olup, Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili nezdinde sigortalı emtianın davalı tarafından denizyolu ile taşınması sırasında hasara uğradığını, sigorta ettirene tazminat ödendiğini, rucuan tazmini için başlatılan icra takibinin itirazla durduğunu ileri sürerek, itirazın iptaline, takibin devamına ve %40 inkar tazminatı hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, itirazın iptali davasının süresinde açılmadığını, TTK’nun 1067. maddesi uyarınca hak düşürücü sürede talepte bulunulmadığını, kaldı ki, tazminatın fahiş olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, taşıyana hasar ihbarının gönderilen veya onun adına hasar ihbarında bulunabilecek kimse tarafından yapılması gerektiği, somut uyuşmazlıkta bu ihbarın dava dışı Saima firması tarafından yapıldığı, konşimentolar ve dosya kapsamından bu kişi ile gönderilen arasında bir hukuki ilişkinin bulunduğuna dair kanıt olmadığı, ihbarın gönderilen tarafından yapıldığının kabul edilemeyeceği, davalı taşıyana süresinde ve usulüne uygun ihbar yapılmadığı, TTK.nun 1066. maddesi uyarınca zararın taşıyanın mesul olmadığı bir sebepten meydana gelmiş olduğunun kabulünün gerektiği, bu maddedeki sorumsuzluk karinesinin aksinin ispat edilemediği, davacının aktif dava ehliyetinin olduğu, takibin kötüniyetli yapılmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, emtia taşıma sigorta poliçesine dayalı rucuan tazminat istemine ilişkindir.
Davacı nezdinde sigortalı çelik boru emtiasının 28.10.2001 tarihli konşimentolar uyarınca Romanya’nın, Galati Şehri'nden davalının donatanı olduğu gemiye yüklendiği ve 07.11.2001 tarihinde de bu konşimentolarda belirtilen İtalya’nın Chiogga Limanı’na tahliye edildiği hususu uyuşmazlık konusu değildir. Aynı gün düzenlenen ve davalıya ait geminin kaptanının da imzasını taşıyan kargo boşaltım raporlarının alıcı beyanları kısmında yükün hasarlı ve paslı olarak teslim edildiği yönünde açıklamaya yer verildiği hususu da dosya kapsamıyla sabittir. Yine 07.11.2001 tarihinde düzenlenen ve davalıya ait gemi kaptanına yönelik keşide edilen protesto mektubunda da hasarlı teslimin yapıldığı belirtilmiştir.
Ayrıca, 15.01.2002 tarihli bilirkişi raporunda da kargo boşaltım raporunda alıcı olarak imzası olan ve protesto mektubu tanzim eden firmanın geçici alıcı olduğu, yükün daha sonra konşimentoda belirtilen nihai alıcı deposuna taşındığı bilgilerine yer verilmiştir.
TTK.nun 1066. maddesinde taşınan malların uğramış olduğu ziya veya hasarın en geç navlun sözleşmesi gereğince bunları teslim almaya yetkili olan kimseye teslimi sırasında taşıyana veya boşaltma limanındaki temsilcisine yazılı olarak bildirilmesinin şart olduğu hüküm altına alınmıştır. Malların ziya veya hasarı ne ihbar edilmiş ve ne de tespit ettirilmiş olursa, taşıyanın malları konşimentoda yazılı olan halde teslim ettiği ve şayet mallarda ziya veya hasar sabit olursa, bu zararın taşıyanın mesul olmayacağı bir sebepten ileri geldiğinin kabul edileceği yönünde de bir karine kabul edilmiştir. Ancak, taşıyan lehine oluşan bu karinenin aksinin ispatı her zaman mümkündür. Somut uyuşmazlıkta taşınan emtianın 07.11.2001 tarihinde teslim edildiği yönü davalı tarafın cevap dilekçesinde açıkça kabul edilmiştir.
Bu teslim dava dışı Saıma firmasına yapılmıştır. Her ne kadar anılan firma konşimentolarda açıkça gönderilen veya onun temsilcisi olarak belirtilmemiş ise de kaptanın bu firmayı gönderilen veya onun temsilcisi olarak kabulüyle teslim yaptığı sabittir. Varlığı inkar edilmeyen kargo boşaltım raporunu da anılan firmayla birlikte düzenleyerek imzaladığı, hatta hasarın hangi sebeplerden kaynaklandığına dair şerh düştüğü çekişmesizdir. Esasen, konşimentolarda asıl gönderilen olarak belirtilen firmanın, emtiaları teslim alan dava dışı Saıma firmasının tasarrufuna karşı koyduğu savunulmadığı gibi emtiaların da nihai alıcı bu firmanın deposuna getirildiği anlaşılmaktadır. Bu durum karşısında, dava dışı Saıma firmasının gönderilenin temsilcisi olarak hareket ettiğinin ve 07.11.2001 tarihli kargo boşaltım raporunun da TTK.nun 1066.
maddesinde belirtilen yazılı hasar bildirimi niteliğinde olduğunun kabulü gerekir. O halde, hasar ihbarının gönderilen tarafından yapılmadığı yönündeki değerlendirme doğru görülmemiştir. Ayrıca, iki bilirkişi raporu arasındaki çelişkiyi gidermek için üçüncü kere bilirkişi raporu alınmasına rağmen tekrar ikinci raporuna itibar edilerek karar verilmesi de usulen yanlış olmuştur.
Bu durum karşısında, davalıya hasar ihbarının TTK.nun 1066. maddesine uygun şekilde yapıldığının kabul edilip, taraf kanıtlarının buna göre değerlendirilmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile davanın reddi yönünde hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, takdir olunan 900,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 17.01.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1020943000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz