Izafeten husumet
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2013/4699 E. 2013/20383 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
izafeten husumet↗ donatanın sorumluluğu↗ izafeten dava↗ konşimento↗ donatan↗ acente↗ acentelik↗ taşıma sözleşmesi↗ limited şirket↗ tebligat↗ hasar↗ husumet↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre,konşimentonun ön kısmında LMB Taşımacılık Turizm İnşaat Ticaret Ltd. Şti'nin kaşesi ve imzasının bulunduğu, gemi Mersin Limanına geldiğinde, gemideki konteynerlerin tahliyesi talebinde bulunan da LMB Taşımacılık Turizm İnşaat Ticaret Ltd. Şti olduğu dolayısıyla izafeten davalı gösterilen şirketin hem taşıma sözleşmesine aracılık yaptığı hem de boşaltma limanında fiilen acentelik görevini üstlendiği, bu nedenlerle davanın donatana izafeten davalıya yöneltilmiş olmasında bir usulsüzlük bulunmadığı, hasarın taşıma sırasında meydana geldiği ve donatanın sorumlu olduğu, ekspertiz incelemesi sonucunda belirlenen hasar bedelinin bilirkişiler tarafından da uygun bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Davada husumet Herman Hesse Classica gemisi donatanına yöneltilmiş ve donatanın acentesi olarak gösterilen LMB Limited Şirketi de donatan acentesi olmadığını, konteyner acentesi olduğunu bu taşımayla ilgili olarak sadece konteyner acentesi olarak hareket ettiğini savunmuştur. Mersin Liman Başkanlığı'nca mahkemeye gönderilen yazıda gerçekten de donatan acentesinin Botros olduğu ve sözkonusu gemiyle ilgili liman işlemlerinin bu acente aracılığıyla yapıldığı, LMB Limited'in ise konteyner acentesi olduğu belirtilmiştir. Bu durumda, donatan aleyhine açılan bu davada ona izafeten acentesi sıfatıyla LMB'nin gösterilmesi doğru olmayıp, davada ki taraf teşkilinin davacı yanın seçimine göre doğrudan doğruya davalı asile davetiye tebliği suretiyle ve/veya donatana izafeten acentesi olduğu bildirilen Botros Şirketi'ne tebligat yapılmak suretiyle sağlanması ve bundan sonra işin esasına girilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde LMB'nin davalı donatanın acentesi olduğunun kabulüyle işin esasına girilmesi doğru olmamış, izafeten husumet yöneltilen acente vekilinin husumete ilişkin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün bu nedenle bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
2-Bozma sebep ve şekline göre davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/3928 E. 2015/11470 K.
Ortak:izafeten dava · donatan · acente · acentelik
İncelediğiniz karardaBu durumda, «donatan» aleyhine açılan bu davada ona «izafeten» «acentesi» sıfatıyla LMB'nin gösterilmesi doğru olmayıp, davada ki taraf teşkilinin davacı yanın seçimine göre doğrudan doğruya davalı asile davetiye tebliği suretiyle ve/veya donatana izafeten acentesi olduğu bildirilen Botros Şirketi'ne «tebligat» yapılmak suretiyle sağlanması ve bundan sonra işin esasına girilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde LMB'nin davalı donatanın acentesi olduğunun kabulüyle işin esasına girilmesi doğru olmamış, «izafeten husumet» yöneltilen «acente» vekilinin husumete ilişkin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün bu nedenle bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Şti olduğu dolayısıyla «izafeten» davalı gösterilen şirketin hem «taşıma sözleşmesine» aracılık yaptığı hem de boşaltma limanında fiilen «acentelik» görevini üstlendiği, bu nedenlerle davanın «donatana» izafeten davalıya yöneltilmiş olmasında bir usulsüzlük bulunmadığı, «hasarın» taşıma sırasında meydana geldiği ve «donatanın sorumlu» olduğu, ekspertiz incelemesi sonucunda belirlenen hasar bedelinin bilirkişiler tarafından da uygun bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Mersin Liman Başkanlığı'nca mahkemeye gönderilen yazıda gerçekten de «donatan» «acentesinin» Botros olduğu ve sözkonusu gemiyle ilgili liman işlemlerinin bu «acente» aracılığıyla yapıldığı, LMB Limited'in ise konteyner acentesi olduğu belirtilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, tarafların «sulh» olmalarının davayı sona erdiren taraf işlemlerinden olduğu gerekçesiyle, davanın esası hakkında karar «verilmesine yer olmadığına», «donatana» «izafeten» «acente» hakkında usulüne uygun açılmış bir dava bulunmaması ve usul yasasında «dahili» dava müessesesi olmaması gerekçesiyle de, donatana izafeten M.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:sulh · dahili dava · karar verilmesine yer olmadığına
Benzer bu karardaMahkemece, tarafların «sulh» olmalarının davayı sona erdiren taraf işlemlerinden olduğu gerekçesiyle, davanın esası hakkında karar «verilmesine yer olmadığına», «donatana» «izafeten» «acente» hakkında usulüne uygun açılmış bir dava bulunmaması ve usul yasasında «dahili» dava müessesesi olmaması gerekçesiyle de, donatana izafeten M.
Deniz Acenteliği A.Ş. hakkında karar «verilmesine yer olmadığına» dair verilen karar, davacı vekilinin temyiz istemi üzerine Dairemizce bozulmuştur.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/12252 E. 2015/9432 K.
Ortak:izafeten dava · donatan · acente · acentelik · tebligat · husumet · dava şartı
İncelediğiniz karardaBu durumda, «donatan» aleyhine açılan bu davada ona «izafeten» «acentesi» sıfatıyla LMB'nin gösterilmesi doğru olmayıp, davada ki taraf teşkilinin davacı yanın seçimine göre doğrudan doğruya davalı asile davetiye tebliği suretiyle ve/veya donatana izafeten acentesi olduğu bildirilen Botros Şirketi'ne «tebligat» yapılmak suretiyle sağlanması ve bundan sonra işin esasına girilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde LMB'nin davalı donatanın acentesi olduğunun kabulüyle işin esasına girilmesi doğru olmamış, «izafeten husumet» yöneltilen «acente» vekilinin husumete ilişkin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün bu nedenle bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Şti olduğu dolayısıyla «izafeten» davalı gösterilen şirketin hem «taşıma sözleşmesine» aracılık yaptığı hem de boşaltma limanında fiilen «acentelik» görevini üstlendiği, bu nedenlerle davanın «donatana» izafeten davalıya yöneltilmiş olmasında bir usulsüzlük bulunmadığı, «hasarın» taşıma sırasında meydana geldiği ve «donatanın sorumlu» olduğu, ekspertiz incelemesi sonucunda belirlenen hasar bedelinin bilirkişiler tarafından da uygun bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
1-Davada «husumet» Herman Hesse Classica gemisi «donatanına» yöneltilmiş ve donatanın «acentesi» olarak gösterilen LMB Limited Şirketi de donatan acentesi olmadığını, konteyner acentesi olduğunu bu taşımayla ilgili olarak sadece konteyner acentesi olarak hareket ettiğini savunmuştur.
Benzer bu kararda… ilen geminin donatınına karşı açıldığı dikkate alınarak, taraf teşkilinin, davacının tercihine göre doğrudan doğruya davalı asile davetiye tebliği suretiyle ve/veya «donatana» «izafeten» «acentesine» «tebligat» yapılmak suretiyle sağlanması ve bundan sonra işin esasına girilerek sonucuna göre olumlu ya da «olumsuz» bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde «acente» hakkında usulünce bir dava açılmadığı gerekçesiyle hakkında karar «verilmesine yer olmadığına» ve lehine «yargılama giderlerine» hükmedilmesi doğru olmadığı gibi esasen Y.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacı ile davalı B. arasında «sulh protokolü» imzalanmış olmasından dolayı davalı B. hakkındaki davada sulh nedeniyle HMK'nun 315.maddesi gereğince esas hakkında karar «verilmesine yer olmadığına», «donatana» «izafeten» «acente» hakkında usulüne uygun açılmış bir dava bulunmaması ve usul yasasında «dahili» dava müessesesi olmaması sebebiyle donatana izafeten Y..
A.. hakkında karar «verilmesine yer olmadığına», «donatana» «izafeten» «acentesi» Y..
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:sulh protokolü · dava dilekçesinin tebliği · maktu vekalet ücreti · icra takibine itiraz · olumsuz oy · protokol · yargılama gideri · fatura
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacı ile davalı B. arasında «sulh protokolü» imzalanmış olmasından dolayı davalı B. hakkındaki davada sulh nedeniyle HMK'nun 315.maddesi gereğince esas hakkında karar «verilmesine yer olmadığına», «donatana» «izafeten» «acente» hakkında usulüne uygun açılmış bir dava bulunmaması ve usul yasasında «dahili» dava müessesesi olmaması sebebiyle donatana izafeten Y..
Diğer yandan, «sulh protokolü» davacı ile B. arasında akdedilmiş olup protokolde B.'ın «donatanın» «acentesi» olarak «izafeten» hareket ettiğine dair bir ibare bulunmamaktadır.
… ilen geminin donatınına karşı açıldığı dikkate alınarak, taraf teşkilinin, davacının tercihine göre doğrudan doğruya davalı asile davetiye tebliği suretiyle ve/veya «donatana» «izafeten» «acentesine» «tebligat» yapılmak suretiyle sağlanması ve bundan sonra işin esasına girilerek sonucuna göre olumlu ya da «olumsuz» bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde «acente» hakkında usulünce bir dava açılmadığı gerekçesiyle hakkında karar «verilmesine yer olmadığına» ve lehine «yargılama giderlerine» hükmedilmesi doğru olmadığı gibi esasen Y.
Deniz Acenteliği A.Ş'ye «acente» sıfatıyla dava «dilekçesi tebliğ» edildiğinden asaleten davalı sıfatı bulunmayan anılan şirket yararına «vekalet ücretine» ve «yargılama giderlerine» hükmedilmesi de doğru olmamış, hükmün bu nedenlerle davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/12247 E. 2015/9433 K.
Ortak:izafeten dava · donatan · acente · acentelik · tebligat · husumet · dava şartı
İncelediğiniz karardaBu durumda, «donatan» aleyhine açılan bu davada ona «izafeten» «acentesi» sıfatıyla LMB'nin gösterilmesi doğru olmayıp, davada ki taraf teşkilinin davacı yanın seçimine göre doğrudan doğruya davalı asile davetiye tebliği suretiyle ve/veya donatana izafeten acentesi olduğu bildirilen Botros Şirketi'ne «tebligat» yapılmak suretiyle sağlanması ve bundan sonra işin esasına girilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde LMB'nin davalı donatanın acentesi olduğunun kabulüyle işin esasına girilmesi doğru olmamış, «izafeten husumet» yöneltilen «acente» vekilinin husumete ilişkin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün bu nedenle bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Şti olduğu dolayısıyla «izafeten» davalı gösterilen şirketin hem «taşıma sözleşmesine» aracılık yaptığı hem de boşaltma limanında fiilen «acentelik» görevini üstlendiği, bu nedenlerle davanın «donatana» izafeten davalıya yöneltilmiş olmasında bir usulsüzlük bulunmadığı, «hasarın» taşıma sırasında meydana geldiği ve «donatanın sorumlu» olduğu, ekspertiz incelemesi sonucunda belirlenen hasar bedelinin bilirkişiler tarafından da uygun bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
1-Davada «husumet» Herman Hesse Classica gemisi «donatanına» yöneltilmiş ve donatanın «acentesi» olarak gösterilen LMB Limited Şirketi de donatan acentesi olmadığını, konteyner acentesi olduğunu bu taşımayla ilgili olarak sadece konteyner acentesi olarak hareket ettiğini savunmuştur.
Benzer bu kararda… ilen geminin donatınına karşı açıldığı dikkate alınarak, taraf teşkilinin, davacının tercihine göre doğrudan doğruya davalı asile davetiye tebliği suretiyle ve/veya «donatana» «izafeten» «acentesine» «tebligat» yapılmak suretiyle sağlanması ve bundan sonra işin esasına girilerek sonucuna göre olumlu ya da «olumsuz» bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde «acente» hakkında usulünce bir dava açılmadığı gerekçesiyle hakkında karar «verilmesine yer olmadığına» ve lehine «yargılama giderlerine» hükmedilmesi doğru olmadığı gibi esasen Y.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacı ile davalı B. arasında «sulh protokolü» imzalanmış olmasından dolayı davalı B. hakkındaki davada sulh nedeniyle HMK'nun 315.maddesi gereğince esas hakkında karar «verilmesine yer olmadığına», «donatana» «izafeten» «acente» hakkında usulüne uygun açılmış bir dava bulunmaması ve usul yasasında «dahili» dava müessesesi olmaması sebebiyle donatana izafeten Y..
A.. hakkında karar «verilmesine yer olmadığına», «donatana» «izafeten» «acentesi» Y.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:sulh protokolü · dava dilekçesinin tebliği · maktu vekalet ücreti · icra takibine itiraz · olumsuz oy · protokol · yargılama gideri · fatura
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacı ile davalı B. arasında «sulh protokolü» imzalanmış olmasından dolayı davalı B. hakkındaki davada sulh nedeniyle HMK'nun 315.maddesi gereğince esas hakkında karar «verilmesine yer olmadığına», «donatana» «izafeten» «acente» hakkında usulüne uygun açılmış bir dava bulunmaması ve usul yasasında «dahili» dava müessesesi olmaması sebebiyle donatana izafeten Y..
Diğer yandan, «sulh protokolü» davacı ile B. arasında akdedilmiş olup protokolde B.'ın «donatanın» «acentesi» olarak «izafeten» hareket ettiğine dair bir ibare bulunmamaktadır.
… ilen geminin donatınına karşı açıldığı dikkate alınarak, taraf teşkilinin, davacının tercihine göre doğrudan doğruya davalı asile davetiye tebliği suretiyle ve/veya «donatana» «izafeten» «acentesine» «tebligat» yapılmak suretiyle sağlanması ve bundan sonra işin esasına girilerek sonucuna göre olumlu ya da «olumsuz» bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde «acente» hakkında usulünce bir dava açılmadığı gerekçesiyle hakkında karar «verilmesine yer olmadığına» ve lehine «yargılama giderlerine» hükmedilmesi doğru olmadığı gibi esasen Y.
Acenteliği A.Ş'ye «acente» sıfatıyla dava «dilekçesi tebliğ» edildiğinden asaleten davalı sıfatı bulunmayan anılan şirket yararına «vekalet ücretine» ve «yargılama giderlerine» hükmedilmesi de doğru olmamış, hükmün bu nedenlerle davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
2 benzer karar daha
-
İtirazın iptali | İnkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/12256 E. 2015/9394 K.
Ortak:izafeten dava · donatan · acente · acentelik · tebligat · husumet · dava şartı
İncelediğiniz karardaBu durumda, «donatan» aleyhine açılan bu davada ona «izafeten» «acentesi» sıfatıyla LMB'nin gösterilmesi doğru olmayıp, davada ki taraf teşkilinin davacı yanın seçimine göre doğrudan doğruya davalı asile davetiye tebliği suretiyle ve/veya donatana izafeten acentesi olduğu bildirilen Botros Şirketi'ne «tebligat» yapılmak suretiyle sağlanması ve bundan sonra işin esasına girilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde LMB'nin davalı donatanın acentesi olduğunun kabulüyle işin esasına girilmesi doğru olmamış, «izafeten husumet» yöneltilen «acente» vekilinin husumete ilişkin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün bu nedenle bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Şti olduğu dolayısıyla «izafeten» davalı gösterilen şirketin hem «taşıma sözleşmesine» aracılık yaptığı hem de boşaltma limanında fiilen «acentelik» görevini üstlendiği, bu nedenlerle davanın «donatana» izafeten davalıya yöneltilmiş olmasında bir usulsüzlük bulunmadığı, «hasarın» taşıma sırasında meydana geldiği ve «donatanın sorumlu» olduğu, ekspertiz incelemesi sonucunda belirlenen hasar bedelinin bilirkişiler tarafından da uygun bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
1-Davada «husumet» Herman Hesse Classica gemisi «donatanına» yöneltilmiş ve donatanın «acentesi» olarak gösterilen LMB Limited Şirketi de donatan acentesi olmadığını, konteyner acentesi olduğunu bu taşımayla ilgili olarak sadece konteyner acentesi olarak hareket ettiğini savunmuştur.
Benzer bu karardaO halde, davanın, kılavuzluk hizmeti verilen geminin «donatanına» karşı açıldığı dikkate alınarak, taraf teşkilinin, davacının tercihine göre doğrudan doğruya davalı asile davetiye tebliği suretiyle ve/veya donatana «izafeten» «acentesine» «tebligat» yapılmak suretiyle sağlanması ve bundan sonra işin esasına girilerek sonucuna göre olumlu ya da «olumsuz» bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde «acente» hakkında usulünce bir dava açılmadığı gerekçesiyle hakkında karar «verilmesine yer olmadığına» ve lehine «yargılama giderlerine» hükmedilmesi doğru olmadığı gibi esasen Y.
Mahkemece, dosya kapsamına göre, davada tarafların «sulh» olmalarının davayı sona erdiren taraf işlemlerinden olması «sebebi» ile HMK‘nın 315. madde gereğince davanın esası hakkında karar «verilmesine yer olmadığına» karar verildiği, «donatana» «izafeten» «acente» hakkında usulüne uygun açılmış bir dava bulunmaması ve «dahili» dava müessesesi olmamasına göre de donatana izafeten Y..
A.. hakkında karar «verilmesine yer olmadığına» karar verildiği, «donatana» «izafeten» «acentesi» Y..
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:sulh protokolü · dava dilekçesinin tebliği · icra takibine itiraz · olumsuz oy · protokol · yargılama gideri · fatura · sulh
Benzer bu karardaDiğer yandan, «sulh protokolü» davacı ile B. arasında akdedilmiş olup protokolde B.'ın «donatanın» «acentesi» olarak «izafeten» hareket ettiğine dair bir ibare bulunmamaktadır.
2-Dava, davacı tarafından C.bayraklı gemiye verilen kılavuzluk hizmeti nedeniyle düzenlenen ve ödenmeyen «fatura» bedellerinin tahsili için başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkin olup yukarıda yapılan özetten de anlaşılacağı üzere mahkemece, davalı B. yönünden tarafların «sulh» olmaları nedeniyle esas hakkında karar «verilmesine yer olmadığına», Y..
O halde, davanın, kılavuzluk hizmeti verilen geminin «donatanına» karşı açıldığı dikkate alınarak, taraf teşkilinin, davacının tercihine göre doğrudan doğruya davalı asile davetiye tebliği suretiyle ve/veya donatana «izafeten» «acentesine» «tebligat» yapılmak suretiyle sağlanması ve bundan sonra işin esasına girilerek sonucuna göre olumlu ya da «olumsuz» bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde «acente» hakkında usulünce bir dava açılmadığı gerekçesiyle hakkında karar «verilmesine yer olmadığına» ve lehine «yargılama giderlerine» hükmedilmesi doğru olmadığı gibi esasen Y.
Deniz Acenteliği A.Ş'ye «acente» sıfatıyla dava «dilekçesi tebliğ» edildiğinden asaleten davalı sıfatı bulunmayan anılan şirket yararına «vekalet ücretine» ve «yargılama giderlerine» hükmedilmesi de doğru olmamış, hükmün bu nedenlerle davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
-
İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/12244 E. 2015/9449 K.
Ortak:izafeten dava · donatan · acente · acentelik · tebligat · husumet · dava şartı
İncelediğiniz karardaBu durumda, «donatan» aleyhine açılan bu davada ona «izafeten» «acentesi» sıfatıyla LMB'nin gösterilmesi doğru olmayıp, davada ki taraf teşkilinin davacı yanın seçimine göre doğrudan doğruya davalı asile davetiye tebliği suretiyle ve/veya donatana izafeten acentesi olduğu bildirilen Botros Şirketi'ne «tebligat» yapılmak suretiyle sağlanması ve bundan sonra işin esasına girilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde LMB'nin davalı donatanın acentesi olduğunun kabulüyle işin esasına girilmesi doğru olmamış, «izafeten husumet» yöneltilen «acente» vekilinin husumete ilişkin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün bu nedenle bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Şti olduğu dolayısıyla «izafeten» davalı gösterilen şirketin hem «taşıma sözleşmesine» aracılık yaptığı hem de boşaltma limanında fiilen «acentelik» görevini üstlendiği, bu nedenlerle davanın «donatana» izafeten davalıya yöneltilmiş olmasında bir usulsüzlük bulunmadığı, «hasarın» taşıma sırasında meydana geldiği ve «donatanın sorumlu» olduğu, ekspertiz incelemesi sonucunda belirlenen hasar bedelinin bilirkişiler tarafından da uygun bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
1-Davada «husumet» Herman Hesse Classica gemisi «donatanına» yöneltilmiş ve donatanın «acentesi» olarak gösterilen LMB Limited Şirketi de donatan acentesi olmadığını, konteyner acentesi olduğunu bu taşımayla ilgili olarak sadece konteyner acentesi olarak hareket ettiğini savunmuştur.
Benzer bu kararda… ilen geminin donatınına karşı açıldığı dikkate alınarak, taraf teşkilinin, davacının tercihine göre doğrudan doğruya davalı asile davetiye tebliği suretiyle ve/veya «donatana» «izafeten» «acentesine» «tebligat» yapılmak suretiyle sağlanması ve bundan sonra işin esasına girilerek sonucuna göre olumlu ya da «olumsuz» bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde «acente» hakkında usulünce bir dava açılmadığı gerekçesiyle hakkında karar «verilmesine yer olmadığına» ve lehine «yargılama giderlerine» hükmedilmesi doğru olmadığı gibi esasen Y..
Mahkemece, iddia, savunma, taraflar arasındaki «sulh protokolü» ve tüm dosya kapsamına göre, tarafların sulh olmalarının davayı sona erdiren taraf işlemlerinden olduğu gerekçesiyle davanın esası hakkında karar «verilmesine yer olmadığına», «donatana» «izafeten» «acente» hakkında usulüne uygun açılmış bir dava bulunmaması ve usul yasasında «dahili» dava müessesesi olmaması gerekçesiyle de donatana izafeten Y..
Ancak, davacı tarafından, «icra takibine itiraz» edilmesi üzerine C. bayraklı geminin «donatanına» «izafeten» ve kendisine asaleten B.'a karşı işbu dava açılmış olup yargılama sırasında davalı B.'ın söz konusu geminin donatanı olmadığını savunması üzerine donatana izafeten «acentesi» Y..
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:sulh protokolü · dava dilekçesinin tebliği · icra takibine itiraz · olumsuz oy · protokol · yargılama gideri · fatura · sulh
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, taraflar arasındaki «sulh protokolü» ve tüm dosya kapsamına göre, tarafların sulh olmalarının davayı sona erdiren taraf işlemlerinden olduğu gerekçesiyle davanın esası hakkında karar «verilmesine yer olmadığına», «donatana» «izafeten» «acente» hakkında usulüne uygun açılmış bir dava bulunmaması ve usul yasasında «dahili» dava müessesesi olmaması gerekçesiyle de donatana izafeten Y..
Diğer yandan, «sulh protokolü» davacı ile B. arasında akdedilmiş olup protokolde B.ın «donatanın» «acentesi» olarak «izafeten» hareket ettiğine dair bir ibare bulunmamaktadır.
2- Dava, davacı tarafından C. bayraklı gemiye verilen kılavuzluk hizmeti nedeniyle düzenlenen ve ödenmeyen «fatura» bedellerinin tahsili için başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkin olup yukarıda yapılan özetten de anlaşılacağı üzere mahkemece, davalı B. yönünden tarafların «sulha» varmış olmaları nedeniyle esas hakkında karar «verilmesine yer olmadığına», Y..
… ilen geminin donatınına karşı açıldığı dikkate alınarak, taraf teşkilinin, davacının tercihine göre doğrudan doğruya davalı asile davetiye tebliği suretiyle ve/veya «donatana» «izafeten» «acentesine» «tebligat» yapılmak suretiyle sağlanması ve bundan sonra işin esasına girilerek sonucuna göre olumlu ya da «olumsuz» bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde «acente» hakkında usulünce bir dava açılmadığı gerekçesiyle hakkında karar «verilmesine yer olmadığına» ve lehine «yargılama giderlerine» hükmedilmesi doğru olmadığı gibi esasen Y..
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2013/4699 E. , 2013/20383 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Mersin 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 07/11/2012 tarih ve 2011/88-2012/486 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirkete 20454 sayılı poliçe ile nakliyat rizikolarına karşı sigortalı ham Susam emtiasını 30/06/2010 tarihinde Hermann Hesse Classica adlı aktarma gemisi ile donatan tarafından yapılan nakliye sırasında hasarlandığını, hasarlanma neticesinde sigortalısına 4.088,13 TL ödendiğini, bu nedenle, 4.088,13 TL'nin sigortalısına ödeme tarihi olan 27/07/2010 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; müvekkilinin Mersin'de mukim acente olduğunu, acente olması sebebiyle yükte meydana geldiği iddia edilen hasarla ilgili olarak TTK madde 119 vd. maddeleri gereğince ihbar mükellefiyeti dışında hiçbir hukuki sorumluluğunun bulunmadığını, acente hakkında hüküm kurulamayacağını, davalı donatanın hiçbir kusur ve ihmalinin bulunmadığını, hasarın gemiden kaynaklanmadığını, bu nedenle husumet itirazının kabulü ile davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre,konşimentonun ön kısmında LMB Taşımacılık Turizm İnşaat Ticaret Ltd. Şti'nin kaşesi ve imzasının bulunduğu, gemi Mersin Limanına geldiğinde, gemideki konteynerlerin tahliyesi talebinde bulunan da LMB Taşımacılık Turizm İnşaat Ticaret Ltd. Şti olduğu dolayısıyla izafeten davalı gösterilen şirketin hem taşıma sözleşmesine aracılık yaptığı hem de boşaltma limanında fiilen acentelik görevini üstlendiği, bu nedenlerle davanın donatana izafeten davalıya yöneltilmiş olmasında bir usulsüzlük bulunmadığı, hasarın taşıma sırasında meydana geldiği ve donatanın sorumlu olduğu, ekspertiz incelemesi sonucunda belirlenen hasar bedelinin bilirkişiler tarafından da uygun bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Davada husumet Herman Hesse Classica gemisi donatanına yöneltilmiş ve donatanın acentesi olarak gösterilen LMB Limited Şirketi de donatan acentesi olmadığını, konteyner acentesi olduğunu bu taşımayla ilgili olarak sadece konteyner acentesi olarak hareket ettiğini savunmuştur. Mersin Liman Başkanlığı'nca mahkemeye gönderilen yazıda gerçekten de donatan acentesinin Botros olduğu ve sözkonusu gemiyle ilgili liman işlemlerinin bu acente aracılığıyla yapıldığı, LMB Limited'in ise konteyner acentesi olduğu belirtilmiştir. Bu durumda, donatan aleyhine açılan bu davada ona izafeten acentesi sıfatıyla LMB'nin gösterilmesi doğru olmayıp, davada ki taraf teşkilinin davacı yanın seçimine göre doğrudan doğruya davalı asile davetiye tebliği suretiyle ve/veya donatana izafeten acentesi olduğu bildirilen Botros Şirketi'ne tebligat yapılmak suretiyle sağlanması ve bundan sonra işin esasına girilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde LMB'nin davalı donatanın acentesi olduğunun kabulüyle işin esasına girilmesi doğru olmamış, izafeten husumet yöneltilen acente vekilinin husumete ilişkin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün bu nedenle bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
2-Bozma sebep ve şekline göre davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle kararın BOZULMASINA, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı taraf temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 13.11.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1045549800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz