Sigorta
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2012/5694 E. 2012/7385 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
hırsızlık rizikosu↗ özel dava şartı↗ hırsızlık↗ teminat kapsamı↗ sigorta sözleşmesi↗ riziko↗ acentelik↗ teminat↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece davanın reddine dair verilen kararın davacı vekilince temyizi üzerine karar Dairemizin 2010/8281 E, 2012/252 K sayılı ilamıyla onanmıştır.
Davacı vekili bu defa karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Dava davalı ... nezdinde hırsızlık rizikolarına karşı sigortalı işyerinde meydana gelen hırsızlık neticesinde oluşan zararın davalı siortacıdan tazmini istemine ilişkindir.
Taraflar arasındaki sigorta sözleşmesinin özel şartlar bölümünde açıkça "işbu poliçede hırsızlık rizikosu, sigortalı mahallin tüm pencere, kapı ve vitrinlerinde kepenk ve /veya demir parmaklık bulunması halinde hüküm ifade edecektir." denilmekte olup bu özel şart geçerli ise de, davalı acentesince poliçe tanziminden önce sigortalı mahallin görülerek "Kuaför güzellik salonu kapı girişi kepenkli" notunun poliçeye dercedildiği görülmektedir. Bu durumda hırsızlığın kapıdan girilmek suretiyle gerçekleştirildiğinin de sabit bulunması karşısında artık sigorta şirketinin kapıdaki kepenkin yeterli olduğunu kabul ederek poliçeyi tanzim etmiş olduğu anlaşılmakla riziko gerçekleştikten sonra kapı üzerinde bulunan demir parmaklığın kapının dışarıdan açılmasına mani olmadığı böylece poliçe şartının yerine getirilmediğinden bahisle rizikonun teminat dışında kaldığının ileri sürülmesi M.K'nun 2. maddesinde yer alan dürüst davranma ilkesi ile bağdaşmaz. Bu durumda mahkemece rizikonun teminat kapsamında kaldığı kabul edilmek suretiyle hasıl olacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken noksan inceleme ve hatalı değerlendirme ile yazılı şekilde davanın reddine karar verilmiş olması doğru olmamış Dairemizin 17.01.2012 gün ve 2010/8281 E, 2012/252 K sayılı onama kararının kaldırılarak kararın açıklanan nedenle davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/4926 E. 2011/15708 K.
Ortak:hırsızlık rizikosu · hırsızlık · riziko
İncelediğiniz karardaDava davalı ... nezdinde «hırsızlık rizikolarına» karşı sigortalı işyerinde meydana gelen hırsızlık neticesinde oluşan zararın davalı siortacıdan tazmini istemine ilişkindir.
Taraflar arasındaki «sigorta sözleşmesinin» «özel şartlar» bölümünde açıkça "işbu poliçede «hırsızlık rizikosu», sigortalı mahallin tüm pencere, kapı ve vitrinlerinde kepenk ve /veya demir parmaklık bulunması halinde hüküm ifade edecektir." denilmekte olup bu özel şart geçerli ise de, davalı «acentesince» poliçe tanziminden önce sigortalı mahallin görülerek "Kuaför güzellik salonu kapı girişi kepenkli" notunun poliçeye dercedildiği görülmektedir.
Bu durumda «hırsızlığın» kapıdan girilmek suretiyle gerçekleştirildiğinin de sabit bulunması karşısında artık sigorta şirketinin kapıdaki kepenkin yeterli olduğunu kabul ederek poliçeyi tanzim etmiş olduğu anlaşılmakla «riziko» gerçekleştikten sonra kapı üzerinde bulunan demir parmaklığın kapının dışarıdan açılmasına mani olmadığı böylece poliçe şartının yerine getirilmediğinden bahisle rizikonun «teminat» dışında kaldığının ileri sürülmesi M.K'nun 2. maddesinde yer alan dürüst davranma ilkesi ile bağdaşmaz.
Benzer bu karardaOysa, davanın dayanağı yapılan poliçede «hırsızlık rizikosunun», "sigortalı mahallin tüm pencere, kapı ve vitrinlerinde kepenk ve/veya demir parmaklık bulunması halinde" hüküm ifade edeceği açıkça kararlaştırılmış olup, hırsızl …
1-Dava, «işyeri sigorta poliçesine» dayalı tazminat istemine ilişkin olup, sigortalı işyerinde dava konusu «hırsızlık» olayının meydana geldiği taraflar arasında çekişmesizdir.Uyuşmazlık, sigortalı işyerinde demir kepenk veya parmaklık bulunup bulunmadığı noktasında toplanmakta olup, mahkemece benimsenen bilirkişi raporunda doğrultusunda sigortalı işyerinde demir parmaklık bulunduğu sonucuna varılarak yazılı şekilde hüküm tesis edilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:işyeri sigorta poliçesi · işyeri sigortası · yargılama gideri · sigorta poliçesi
Benzer bu kararda1-Dava, «işyeri sigorta poliçesine» dayalı tazminat istemine ilişkin olup, sigortalı işyerinde dava konusu «hırsızlık» olayının meydana geldiği taraflar arasında çekişmesizdir.Uyuşmazlık, sigortalı işyerinde demir kepenk veya parmaklık bulunup bulunmadığı noktasında toplanmakta olup, mahkemece benimsenen bilirkişi raporunda doğrultusunda sigortalı işyerinde demir parmaklık bulunduğu sonucuna varılarak yazılı şekilde hüküm tesis edilmiştir.
2-Bozma neden ve şekline göre, davalı vekilinin «yargılama giderine» ilişen temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/8387 E. 2011/1286 K.
Ortak:hırsızlık · teminat kapsamı · sigorta sözleşmesi · teminat · Sigorta
İncelediğiniz karardaTaraflar arasındaki «sigorta sözleşmesinin» «özel şartlar» bölümünde açıkça "işbu poliçede «hırsızlık rizikosu», sigortalı mahallin tüm pencere, kapı ve vitrinlerinde kepenk ve /veya demir parmaklık bulunması halinde hüküm ifade edecektir." denilmekte olup bu özel şart geçerli ise de, davalı «acentesince» poliçe tanziminden önce sigortalı mahallin görülerek "Kuaför güzellik salonu kapı girişi kepenkli" notunun poliçeye dercedildiği görülmektedir.
Bu durumda «hırsızlığın» kapıdan girilmek suretiyle gerçekleştirildiğinin de sabit bulunması karşısında artık sigorta şirketinin kapıdaki kepenkin yeterli olduğunu kabul ederek poliçeyi tanzim etmiş olduğu anlaşılmakla «riziko» gerçekleştikten sonra kapı üzerinde bulunan demir parmaklığın kapının dışarıdan açılmasına mani olmadığı böylece poliçe şartının yerine getirilmediğinden bahisle rizikonun «teminat» dışında kaldığının ileri sürülmesi M.K'nun 2. maddesinde yer alan dürüst davranma ilkesi ile bağdaşmaz.
Bu durumda mahkemece «rizikonun» «teminat kapsamında» kaldığı kabul edilmek suretiyle hasıl olacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken noksan inceleme ve hatalı değerlendirme ile yazılı şekilde davanın reddine karar verilmiş olması doğru olmamış Dairemizin 17.01.2012 gün ve 2010/8281 E, 2012/252 K sayılı onama kararının kaldırılarak kararın açıklanan nedenle davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer bu karardaTarafların arasındaki «sigorta sözleşmesine» göre, «hırsızlık» olayının «sigorta teminatı kapsamında» olması için sigortalı mahalde bekçi ve/veya tüm pencerelerde kapı ve vitrinlerde kepenk ve/veya demir parmaklık bulunması şarttır.
Dosya kapsamına göre, «hırsızlığın» yapıldığı yerde bekçi bulunmadığı gibi, demir parmaklık veya kepenk olmadığı da aşikar olmasına rağmen, sadece demir kapı bulunmasının da «teminat» koşulu için yeterli olmadığı dikkate alınmaksızın davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün bozulması gerekmiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, yağların depolandığı PVC bidonlarının demir kapılı bir «depo» içinde tutulduğu, «hırsızlığın» demir kapıdaki asma kilit kırılarak gerçekleştirildiği dikkate alındığında ilk şartın yerine getirilmiş sayılacağı, bekçi bulundurma konusunda somut bir bulguya rastlanmadığı ve davacının da aksi yönde iddiasının bulunmadığı, bekçi bulundurulmuş olsa dahi, olayın 02.07.2007 tarihinde gündüz gerçekleştirildiği, bu sırada işyerinde tesisatçı olarak bulunan bir şahsın olayı gördüğü, fakat hırsızlığın zaman zaman davacı şirkete yağ nakliyesi yapan Metin Yayvan adlı kişinin kamyonunun kullanılması suretiyle güven unsurundan yararlanılarak gerçekleştirildiği dikkate alındığında güvenlik «görevlisi» olsa dahi hırsızlığı engelleyemeyeceği, davacının 11.500 kg karşılığı toplam 49.825 TL. zararının olduğu gerekçesiyle, 49.825 TL.'nin 28.09.2007 tarihinden itibaren değişen oranlarda «ticari faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:sigorta teminatı kapsamı · sigorta teminatı · depo kararı · ticari faiz · görevli mahkeme
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, yağların depolandığı PVC bidonlarının demir kapılı bir «depo» içinde tutulduğu, «hırsızlığın» demir kapıdaki asma kilit kırılarak gerçekleştirildiği dikkate alındığında ilk şartın yerine getirilmiş sayılacağı, bekçi bulundurma konusunda somut bir bulguya rastlanmadığı ve davacının da aksi yönde iddiasının bulunmadığı, bekçi bulundurulmuş olsa dahi, olayın 02.07.2007 tarihinde gündüz gerçekleştirildiği, bu sırada işyerinde tesisatçı olarak bulunan bir şahsın olayı gördüğü, fakat hırsızlığın zaman zaman davacı şirkete yağ nakliyesi yapan Metin Yayvan adlı kişinin kamyonunun kullanılması suretiyle güven unsurundan yararlanılarak gerçekleştirildiği dikkate alındığında güvenlik «görevlisi» olsa dahi hırsızlığı engelleyemeyeceği, davacının 11.500 kg karşılığı toplam 49.825 TL. zararının olduğu gerekçesiyle, 49.825 TL.'nin 28.09.2007 tarihinden itibaren değişen oranlarda «ticari faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Tarafların arasındaki «sigorta sözleşmesine» göre, «hırsızlık» olayının «sigorta teminatı kapsamında» olması için sigortalı mahalde bekçi ve/veya tüm pencerelerde kapı ve vitrinlerde kepenk ve/veya demir parmaklık bulunması şarttır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2008/11294 E. 2010/6209 K.
Ortak:özel dava şartı · hırsızlık · teminat · Sigorta
İncelediğiniz karardaTaraflar arasındaki «sigorta sözleşmesinin» «özel şartlar» bölümünde açıkça "işbu poliçede «hırsızlık rizikosu», sigortalı mahallin tüm pencere, kapı ve vitrinlerinde kepenk ve /veya demir parmaklık bulunması halinde hüküm ifade edecektir." denilmekte olup bu özel şart geçerli ise de, davalı «acentesince» poliçe tanziminden önce sigortalı mahallin görülerek "Kuaför güzellik salonu kapı girişi kepenkli" notunun poliçeye dercedildiği görülmektedir.
Bu durumda «hırsızlığın» kapıdan girilmek suretiyle gerçekleştirildiğinin de sabit bulunması karşısında artık sigorta şirketinin kapıdaki kepenkin yeterli olduğunu kabul ederek poliçeyi tanzim etmiş olduğu anlaşılmakla «riziko» gerçekleştikten sonra kapı üzerinde bulunan demir parmaklığın kapının dışarıdan açılmasına mani olmadığı böylece poliçe şartının yerine getirilmediğinden bahisle rizikonun «teminat» dışında kaldığının ileri sürülmesi M.K'nun 2. maddesinde yer alan dürüst davranma ilkesi ile bağdaşmaz.
Dava davalı ... nezdinde «hırsızlık rizikolarına» karşı sigortalı işyerinde meydana gelen hırsızlık neticesinde oluşan zararın davalı siortacıdan tazmini istemine ilişkindir.
Benzer bu karardaDavalı ... vekili tarafından, dava konusu «sigorta poliçesinin» özel şartları uyarınca, somut olayda sigortalı mahalde kepenk bulunmadığından «hırsızlık» «teminatının» işlerlik kazanmadığı, işyerinde demir parmaklık olsa da hırsızlığın kapının göbek kilidinin açılması suretiyle işlendiğine göre, demir parmaklığın kapıyı ve kilidini koruyamadığı savunulmuş, mahkemece dava konusu işyerinin demir parmaklıklarla tamamen çevrilmiş olduğu, böylece «poliçe özel şartının» gereğinin yerine getirilmiş bulunduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Gerçekten de dava konusu «sigorta poliçesinde», «hırsızlık» «teminatının» sigortalı mahalde “kepenk ve/veya demir parmaklık” bulunması halinde hüküm ifade edeceği belirtilmiştir.
Buna göre ilk bakışta bir işyerinde sadece demir parmaklık bulunmasının, o işyerinde «hırsızlık» «teminatının» geçerlik kazanması için yeterli olduğu akla gelebilirse de somut olaydaki fotoğraflara bakıldığında, davacıya ait işyerindeki demir parmaklıkların işyerinin kapısı …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:poliçe özel şartı · sigorta poliçesi · hasar · kesin hüküm
Benzer bu karardaDavalı ... vekili tarafından, dava konusu «sigorta poliçesinin» özel şartları uyarınca, somut olayda sigortalı mahalde kepenk bulunmadığından «hırsızlık» «teminatının» işlerlik kazanmadığı, işyerinde demir parmaklık olsa da hırsızlığın kapının göbek kilidinin açılması suretiyle işlendiğine göre, demir parmaklığın kapıyı ve kilidini koruyamadığı savunulmuş, mahkemece dava konusu işyerinin demir parmaklıklarla tamamen çevrilmiş olduğu, böylece «poliçe özel şartının» gereğinin yerine getirilmiş bulunduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, dava konusu işyerinin demir parmaklıklarla tamamen çevrilmiş bulunduğu, böylece davacının «poliçe özel şartının» gereğini yerine getirmiş olduğu gerekçesiyle davanın (19.059,70) YTL üzerinden kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Dava, davalı şirkete sigortalı bulunan işyerinde meydana gelen «hırsızlık» olayı sonucu uğranılan «hasar» bedelinin tahsili istemine ilişkindir.
Gerçekten de dava konusu «sigorta poliçesinde», «hırsızlık» «teminatının» sigortalı mahalde “kepenk ve/veya demir parmaklık” bulunması halinde hüküm ifade edeceği belirtilmiştir.
2 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/12104 E. 2012/3247 K.
Ortak:hırsızlık · riziko · teminat · Sigorta
İncelediğiniz karardaBu durumda «hırsızlığın» kapıdan girilmek suretiyle gerçekleştirildiğinin de sabit bulunması karşısında artık sigorta şirketinin kapıdaki kepenkin yeterli olduğunu kabul ederek poliçeyi tanzim etmiş olduğu anlaşılmakla «riziko» gerçekleştikten sonra kapı üzerinde bulunan demir parmaklığın kapının dışarıdan açılmasına mani olmadığı böylece poliçe şartının yerine getirilmediğinden bahisle rizikonun «teminat» dışında kaldığının ileri sürülmesi M.K'nun 2. maddesinde yer alan dürüst davranma ilkesi ile bağdaşmaz.
Dava davalı ... nezdinde «hırsızlık rizikolarına» karşı sigortalı işyerinde meydana gelen hırsızlık neticesinde oluşan zararın davalı siortacıdan tazmini istemine ilişkindir.
Taraflar arasındaki «sigorta sözleşmesinin» «özel şartlar» bölümünde açıkça "işbu poliçede «hırsızlık rizikosu», sigortalı mahallin tüm pencere, kapı ve vitrinlerinde kepenk ve /veya demir parmaklık bulunması halinde hüküm ifade edecektir." denilmekte olup bu özel şart geçerli ise de, davalı «acentesince» poliçe tanziminden önce sigortalı mahallin görülerek "Kuaför güzellik salonu kapı girişi kepenkli" notunun poliçeye dercedildiği görülmektedir.
Benzer bu karardaHer ne kadar mahkemece «hırsızların» havalandırma boşluğundan girmesi nedeniyle «rizikonun» «teminat» dahilinde olduğu kabul edilmişse de dosya içeriğinden malların kepengi veya parmaklığı bulunmayan kapıdan çıkarıldığı anlaşılmaktadır.
1-Dava «hırsızlık» sigortasından kaynaklanmakta olup, davalı hırsızlığa karşı, binanın ana caddede bulunması, dış camların temperli olması ve kapısında kepenk veya parmaklık bulunması kaydıyla «teminat» vermiştir.
Kapıda kepengin bulunmaması ile «riziko» arasında «illiyet bağı» bulunduğundan, «hırsızların» binaya bir başka yerden girmesi sonuca etkili değildir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:illiyet bağı
Benzer bu karardaKapıda kepengin bulunmaması ile «riziko» arasında «illiyet bağı» bulunduğundan, «hırsızların» binaya bir başka yerden girmesi sonuca etkili değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/4748 E. 2012/9301 K.
Ortak:özel dava şartı · hırsızlık · teminat kapsamı · riziko · teminat
İncelediğiniz karardaTaraflar arasındaki «sigorta sözleşmesinin» «özel şartlar» bölümünde açıkça "işbu poliçede «hırsızlık rizikosu», sigortalı mahallin tüm pencere, kapı ve vitrinlerinde kepenk ve /veya demir parmaklık bulunması halinde hüküm ifade edecektir." denilmekte olup bu özel şart geçerli ise de, davalı «acentesince» poliçe tanziminden önce sigortalı mahallin görülerek "Kuaför güzellik salonu kapı girişi kepenkli" notunun poliçeye dercedildiği görülmektedir.
Bu durumda «hırsızlığın» kapıdan girilmek suretiyle gerçekleştirildiğinin de sabit bulunması karşısında artık sigorta şirketinin kapıdaki kepenkin yeterli olduğunu kabul ederek poliçeyi tanzim etmiş olduğu anlaşılmakla «riziko» gerçekleştikten sonra kapı üzerinde bulunan demir parmaklığın kapının dışarıdan açılmasına mani olmadığı böylece poliçe şartının yerine getirilmediğinden bahisle rizikonun «teminat» dışında kaldığının ileri sürülmesi M.K'nun 2. maddesinde yer alan dürüst davranma ilkesi ile bağdaşmaz.
Bu durumda mahkemece «rizikonun» «teminat kapsamında» kaldığı kabul edilmek suretiyle hasıl olacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken noksan inceleme ve hatalı değerlendirme ile yazılı şekilde davanın reddine karar verilmiş olması doğru olmamış Dairemizin 17.01.2012 gün ve 2010/8281 E, 2012/252 K sayılı onama kararının kaldırılarak kararın açıklanan nedenle davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer bu kararda… cağı ve davalı sigortanın da kendisine bağlı eksper ve elamanları ile davacının işyerinin bulunduğu muhit ve davacının işyeri şartları ile ekonomik durumunu görerek «hırsızlık» olaylarına karşı davacının işyerini «teminat kapsamına» aldığı, «rizikonun» gerçekleşmesinden sonra davacının kendisinden beklenmeyecek ve normal şartları zorlayacak nitelikte tedbirler alınmasının istenilmesinin de sözleşme şartlarına ve …
Ancak, mahkemece verilen ilk kararda, davacı sigortalının «poliçe özel şartını» yerine getirdiği kabul edilmesine rağmen Dairemizce demir parmaklıkların kapının açılıp kapanmasını engellemediği gibi kapının kilidini de korumadığının fotoğrafla …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:poliçe özel şartı · avans faizi
Benzer bu karardaMerkez Bankası'nın kısa vadeli ticari kredilere uygulanan «avans faizi» ile birlikte davalıdan alınıp davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Ancak, mahkemece verilen ilk kararda, davacı sigortalının «poliçe özel şartını» yerine getirdiği kabul edilmesine rağmen Dairemizce demir parmaklıkların kapının açılıp kapanmasını engellemediği gibi kapının kilidini de korumadığının fotoğrafla …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2012/5694 E. , 2012/7385 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 25.03.2010 gün ve 2009/441-2010/213 sayılı kararı onayan Daire’nin 17.01.2012 gün ve 2010/8281-2012/252 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, davalıya sigortalı müvekkiline ait iş yerinde hırsızlık olayı meydana gelmesine rağmen hasar tutarının ödenmediğini ileri sürerek, şimdilik 23.000,00 TL'nın ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir
Davalı vekili davanın reddini istemiştir.
Mahkemece davanın reddine dair verilen kararın davacı vekilince temyizi üzerine karar Dairemizin 2010/8281 E, 2012/252 K sayılı ilamıyla onanmıştır.
Davacı vekili bu defa karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Dava davalı ... nezdinde hırsızlık rizikolarına karşı sigortalı işyerinde meydana gelen hırsızlık neticesinde oluşan zararın davalı siortacıdan tazmini istemine ilişkindir.
Taraflar arasındaki sigorta sözleşmesinin özel şartlar bölümünde açıkça "işbu poliçede hırsızlık rizikosu, sigortalı mahallin tüm pencere, kapı ve vitrinlerinde kepenk ve /veya demir parmaklık bulunması halinde hüküm ifade edecektir." denilmekte olup bu özel şart geçerli ise de, davalı acentesince poliçe tanziminden önce sigortalı mahallin görülerek "Kuaför güzellik salonu kapı girişi kepenkli" notunun poliçeye dercedildiği görülmektedir. Bu durumda hırsızlığın kapıdan girilmek suretiyle gerçekleştirildiğinin de sabit bulunması karşısında artık sigorta şirketinin kapıdaki kepenkin yeterli olduğunu kabul ederek poliçeyi tanzim etmiş olduğu anlaşılmakla riziko gerçekleştikten sonra kapı üzerinde bulunan demir parmaklığın kapının dışarıdan açılmasına mani olmadığı böylece poliçe şartının yerine getirilmediğinden bahisle rizikonun teminat dışında kaldığının ileri sürülmesi M.K'nun 2.
maddesinde yer alan dürüst davranma ilkesi ile bağdaşmaz. Bu durumda mahkemece rizikonun teminat kapsamında kaldığı kabul edilmek suretiyle hasıl olacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken noksan inceleme ve hatalı değerlendirme ile yazılı şekilde davanın reddine karar verilmiş olması doğru olmamış Dairemizin 17.01.2012 gün ve 2010/8281 E, 2012/252 K sayılı onama kararının kaldırılarak kararın açıklanan nedenle davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizin 17.01.2012 gün ve 2010/8281 E, 2012/252 K sayılı onama kararının kaldırılarak yerel mahkeme kararının davacı yararına BOZULMASINA, ödedikleri temyiz peşin temyiz ilam ve karar düzeltme harçlarının isteği halinde karar düzeltme isteyene iadesine, 09.05.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1059131100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz