Sigorta
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2009/8387 E. 2011/1286 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
sigorta teminatı kapsamı↗ sigorta teminatı↗ hırsızlık↗ depo kararı↗ teminat kapsamı↗ ticari faiz↗ sigorta sözleşmesi↗ teminat↗ görevli mahkeme↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, yağların depolandığı PVC bidonlarının demir kapılı bir depo içinde tutulduğu, hırsızlığın demir kapıdaki asma kilit kırılarak gerçekleştirildiği dikkate alındığında ilk şartın yerine getirilmiş sayılacağı, bekçi bulundurma konusunda somut bir bulguya rastlanmadığı ve davacının da aksi yönde iddiasının bulunmadığı, bekçi bulundurulmuş olsa dahi, olayın 02.07.2007 tarihinde gündüz gerçekleştirildiği, bu sırada işyerinde tesisatçı olarak bulunan bir şahsın olayı gördüğü, fakat hırsızlığın zaman zaman davacı şirkete yağ nakliyesi yapan Metin Yayvan adlı kişinin kamyonunun kullanılması suretiyle güven unsurundan yararlanılarak gerçekleştirildiği dikkate alındığında güvenlik görevlisi olsa dahi hırsızlığı engelleyemeyeceği, davacının 11.500 kg karşılığı toplam 49.825 TL. zararının olduğu gerekçesiyle, 49.825 TL.'nin 28.09.2007 tarihinden itibaren değişen oranlarda ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Davalı vekili kararı temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin dışında kalan tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Dava, hırsızlık sonucu sigortalı yağların çalınması nedeniyle uğranılan zararların tazmini istemine ilişkindir. Tarafların arasındaki sigorta sözleşmesine göre, hırsızlık olayının sigorta teminatı kapsamında olması için sigortalı mahalde bekçi ve/veya tüm pencerelerde kapı ve vitrinlerde kepenk ve/veya demir parmaklık bulunması şarttır. Dosya kapsamına göre, hırsızlığın yapıldığı yerde bekçi bulunmadığı gibi, demir parmaklık veya kepenk olmadığı da aşikar olmasına rağmen, sadece demir kapı bulunmasının da teminat koşulu için yeterli olmadığı dikkate alınmaksızın davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/4926 E. 2011/15708 K.
Ortak:hırsızlık
İncelediğiniz karardaMahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, yağların depolandığı PVC bidonlarının demir kapılı bir «depo» içinde tutulduğu, «hırsızlığın» demir kapıdaki asma kilit kırılarak gerçekleştirildiği dikkate alındığında ilk şartın yerine getirilmiş sayılacağı, bekçi bulundurma konusunda somut bir bulguya rastlanmadığı ve davacının da aksi yönde iddiasının bulunmadığı, bekçi bulundurulmuş olsa dahi, olayın 02.07.2007 tarihinde gündüz gerçekleştirildiği, bu sırada işyerinde tesisatçı olarak bulunan bir şahsın olayı gördüğü, fakat hırsızlığın zaman zaman davacı şirkete yağ nakliyesi yapan Metin Yayvan adlı kişinin kamyonunun kullanılması suretiyle güven unsurundan yararlanılarak gerçekleştirildiği dikkate alındığında güvenlik «görevlisi» olsa dahi hırsızlığı engelleyemeyeceği, davacının 11.500 kg karşılığı toplam 49.825 TL. zararının olduğu gerekçesiyle, 49.825 TL.'nin 28.09.2007 tarihinden itibaren değişen oranlarda «ticari faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
2- Dava, «hırsızlık» sonucu sigortalı yağların çalınması nedeniyle uğranılan zararların tazmini istemine ilişkindir.
Tarafların arasındaki «sigorta sözleşmesine» göre, «hırsızlık» olayının «sigorta teminatı kapsamında» olması için sigortalı mahalde bekçi ve/veya tüm pencerelerde kapı ve vitrinlerde kepenk ve/veya demir parmaklık bulunması şarttır.
Benzer bu kararda1-Dava, «işyeri sigorta poliçesine» dayalı tazminat istemine ilişkin olup, sigortalı işyerinde dava konusu «hırsızlık» olayının meydana geldiği taraflar arasında çekişmesizdir.Uyuşmazlık, sigortalı işyerinde demir kepenk veya parmaklık bulunup bulunmadığı noktasında toplanmakta olup, mahkemece benimsenen bilirkişi raporunda doğrultusunda sigortalı işyerinde demir parmaklık bulunduğu sonucuna varılarak yazılı şekilde hüküm tesis edilmiştir.
Oysa, davanın dayanağı yapılan poliçede «hırsızlık rizikosunun», "sigortalı mahallin tüm pencere, kapı ve vitrinlerinde kepenk ve/veya demir parmaklık bulunması halinde" hüküm ifade edeceği açıkça kararlaştırılmış olup, hırsızl …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:hırsızlık rizikosu · işyeri sigorta poliçesi · işyeri sigortası · riziko · yargılama gideri · sigorta poliçesi
Benzer bu kararda1-Dava, «işyeri sigorta poliçesine» dayalı tazminat istemine ilişkin olup, sigortalı işyerinde dava konusu «hırsızlık» olayının meydana geldiği taraflar arasında çekişmesizdir.Uyuşmazlık, sigortalı işyerinde demir kepenk veya parmaklık bulunup bulunmadığı noktasında toplanmakta olup, mahkemece benimsenen bilirkişi raporunda doğrultusunda sigortalı işyerinde demir parmaklık bulunduğu sonucuna varılarak yazılı şekilde hüküm tesis edilmiştir.
Oysa, davanın dayanağı yapılan poliçede «hırsızlık rizikosunun», "sigortalı mahallin tüm pencere, kapı ve vitrinlerinde kepenk ve/veya demir parmaklık bulunması halinde" hüküm ifade edeceği açıkça kararlaştırılmış olup, hırsızl …
2-Bozma neden ve şekline göre, davalı vekilinin «yargılama giderine» ilişen temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/16171 E. 2012/7558 K.
Ortak:sigorta teminatı · hırsızlık · teminat · Sigorta
İncelediğiniz karardaTarafların arasındaki «sigorta sözleşmesine» göre, «hırsızlık» olayının «sigorta teminatı kapsamında» olması için sigortalı mahalde bekçi ve/veya tüm pencerelerde kapı ve vitrinlerde kepenk ve/veya demir parmaklık bulunması şarttır.
Dosya kapsamına göre, «hırsızlığın» yapıldığı yerde bekçi bulunmadığı gibi, demir parmaklık veya kepenk olmadığı da aşikar olmasına rağmen, sadece demir kapı bulunmasının da «teminat» koşulu için yeterli olmadığı dikkate alınmaksızın davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün bozulması gerekmiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, yağların depolandığı PVC bidonlarının demir kapılı bir «depo» içinde tutulduğu, «hırsızlığın» demir kapıdaki asma kilit kırılarak gerçekleştirildiği dikkate alındığında ilk şartın yerine getirilmiş sayılacağı, bekçi bulundurma konusunda somut bir bulguya rastlanmadığı ve davacının da aksi yönde iddiasının bulunmadığı, bekçi bulundurulmuş olsa dahi, olayın 02.07.2007 tarihinde gündüz gerçekleştirildiği, bu sırada işyerinde tesisatçı olarak bulunan bir şahsın olayı gördüğü, fakat hırsızlığın zaman zaman davacı şirkete yağ nakliyesi yapan Metin Yayvan adlı kişinin kamyonunun kullanılması suretiyle güven unsurundan yararlanılarak gerçekleştirildiği dikkate alındığında güvenlik «görevlisi» olsa dahi hırsızlığı engelleyemeyeceği, davacının 11.500 kg karşılığı toplam 49.825 TL. zararının olduğu gerekçesiyle, 49.825 TL.'nin 28.09.2007 tarihinden itibaren değişen oranlarda «ticari faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Benzer bu karardaRizikonun gerçekleştiği sırada bu şartın mevcut olmadığının tespit edilmesi halinde, bu «hırsızlık» ve bundan kaynaklanan her türlü zarar ve ziyan için «sigorta teminatı» «geçersizdir»” şeklinde belirtildiğine göre, «rizikonun» teminat altında olduğunun kabul edilmesi için sigortalı iş yerinde hem demir parmaklık/kepenk hem de 24 saat bekçi olması koşulunun bir arada gerçekleşmesi gerekir.
… ğı, poliçeye demir kepenk ile birlikte 24 saat bekçi olması şartı yazılırken her ikisinin aynı anda olması gerektiği sonucuna ulaşılamayacağı, bu halde sigortalının «sigorta poliçesinin» kendisine yüklediği yükümlülükleri yerine getirmiş sayılması gerektiği, çalınan malların faturalarının «ibraz» edilmiş olmasına rağmen iş yerinde bulundurulmaması iddiasının gerçeği yansıtmadığı ve bu şekilde «hasarın» tespit edilemediği, «teminat» dışı kaldığı yönündeki davalı itirazlarının davalı tarafından ispatlanamadığı gerekçeleriyle davanın kısmen kabulü ile 21.082,00-TL’nin 26/03/2007 tarihinden itiba …
Poliçe özel şartları bölümünde “Hırsızlık «teminatı» «riziko mahallinde» rizikonun tamamı içim demir parmaklık/kepenk, 24 saat bekçi olması kaydıyla geçerlidir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:riziko mahalli · riziko · geçersizlik · sigorta poliçesi · hasar · ibraz
Benzer bu kararda… ğı, poliçeye demir kepenk ile birlikte 24 saat bekçi olması şartı yazılırken her ikisinin aynı anda olması gerektiği sonucuna ulaşılamayacağı, bu halde sigortalının «sigorta poliçesinin» kendisine yüklediği yükümlülükleri yerine getirmiş sayılması gerektiği, çalınan malların faturalarının «ibraz» edilmiş olmasına rağmen iş yerinde bulundurulmaması iddiasının gerçeği yansıtmadığı ve bu şekilde «hasarın» tespit edilemediği, «teminat» dışı kaldığı yönündeki davalı itirazlarının davalı tarafından ispatlanamadığı gerekçeleriyle davanın kısmen kabulü ile 21.082,00-TL’nin 26/03/2007 tarihinden itiba …
Poliçe özel şartları bölümünde “Hırsızlık «teminatı» «riziko mahallinde» rizikonun tamamı içim demir parmaklık/kepenk, 24 saat bekçi olması kaydıyla geçerlidir.
Rizikonun gerçekleştiği sırada bu şartın mevcut olmadığının tespit edilmesi halinde, bu «hırsızlık» ve bundan kaynaklanan her türlü zarar ve ziyan için «sigorta teminatı» «geçersizdir»” şeklinde belirtildiğine göre, «rizikonun» teminat altında olduğunun kabul edilmesi için sigortalı iş yerinde hem demir parmaklık/kepenk hem de 24 saat bekçi olması koşulunun bir arada gerçekleşmesi gerekir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/1728 E. 2010/7740 K.
Ortak:hırsızlık · teminat · görevli mahkeme · Sigorta
İncelediğiniz karardaMahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, yağların depolandığı PVC bidonlarının demir kapılı bir «depo» içinde tutulduğu, «hırsızlığın» demir kapıdaki asma kilit kırılarak gerçekleştirildiği dikkate alındığında ilk şartın yerine getirilmiş sayılacağı, bekçi bulundurma konusunda somut bir bulguya rastlanmadığı ve davacının da aksi yönde iddiasının bulunmadığı, bekçi bulundurulmuş olsa dahi, olayın 02.07.2007 tarihinde gündüz gerçekleştirildiği, bu sırada işyerinde tesisatçı olarak bulunan bir şahsın olayı gördüğü, fakat hırsızlığın zaman zaman davacı şirkete yağ nakliyesi yapan Metin Yayvan adlı kişinin kamyonunun kullanılması suretiyle güven unsurundan yararlanılarak gerçekleştirildiği dikkate alındığında güvenlik «görevlisi» olsa dahi hırsızlığı engelleyemeyeceği, davacının 11.500 kg karşılığı toplam 49.825 TL. zararının olduğu gerekçesiyle, 49.825 TL.'nin 28.09.2007 tarihinden itibaren değişen oranlarda «ticari faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Tarafların arasındaki «sigorta sözleşmesine» göre, «hırsızlık» olayının «sigorta teminatı kapsamında» olması için sigortalı mahalde bekçi ve/veya tüm pencerelerde kapı ve vitrinlerde kepenk ve/veya demir parmaklık bulunması şarttır.
Dosya kapsamına göre, «hırsızlığın» yapıldığı yerde bekçi bulunmadığı gibi, demir parmaklık veya kepenk olmadığı da aşikar olmasına rağmen, sadece demir kapı bulunmasının da «teminat» koşulu için yeterli olmadığı dikkate alınmaksızın davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün bozulması gerekmiştir.
Benzer bu karardaDavanın dayanağını oluşturan poliçenin «özel şartlar» bölümünde «hırsızlık» «teminatının» sigortalının beyanı doğrultusunda «riziko mahallinde» olay tarihinde aktif «görevli» bekçi ve/veya aktif alarm ve/veya dışa açılan kapılarda, vitrinlerde, pencerelerde kepenk veya demir parmaklık önlemlerinden en az birinin bulunması ön şartıyla verilmiş olduğu, beyana aykırı bir tespit durumunda her bir «hasarda» hasarın % 20’si, minimum 5.000,00 YTL «muafiyet» uygulanacağı belirtilmiştir.
Sigortalı işyerinde yapılan ekspertiz çalışması sonrası düzenlenen rapor ile yargılama sırasında «keşif» sonucu düzenlenen bilirkişi raporu incelendiğinde sigortalı işyerinde anılan «poliçe özel şartı» uyarınca bulunması gereken aktif «görevli» bekçi, alarm, kepenk veya demir parmaklık önlemlerinden hiçbirinin olmadığının anlaşılmış olmasına göre sigortalı işyerinin «hırsızlık» «teminatı» yönünden taraflar arasında akdedilen poliçede yazılı niteliklere uymadığı, özel şartta yazılı önlemlerden hiçbiri işyerinde bulunmadığından anılan özel şartta belirtilen «muafiyet» miktarının uygulanması gerekmektedir.
Davacıya ait işyerinin davalı nezdinde sigortalı olduğu sırada işyerinde «hırsızlık» eyleminin işlendiği hususunda taraflar arasında bir çekişme mevcut değildir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:riziko mahalli · poliçe özel şartı · özel dava şartı · işyeri sigorta poliçesi · keşif · işyeri sigortası · muafiyet · riziko
Benzer bu karardaDavanın dayanağını oluşturan poliçenin «özel şartlar» bölümünde «hırsızlık» «teminatının» sigortalının beyanı doğrultusunda «riziko mahallinde» olay tarihinde aktif «görevli» bekçi ve/veya aktif alarm ve/veya dışa açılan kapılarda, vitrinlerde, pencerelerde kepenk veya demir parmaklık önlemlerinden en az birinin bulunması ön şartıyla verilmiş olduğu, beyana aykırı bir tespit durumunda her bir «hasarda» hasarın % 20’si, minimum 5.000,00 YTL «muafiyet» uygulanacağı belirtilmiştir.
Sigortalı işyerinde yapılan ekspertiz çalışması sonrası düzenlenen rapor ile yargılama sırasında «keşif» sonucu düzenlenen bilirkişi raporu incelendiğinde sigortalı işyerinde anılan «poliçe özel şartı» uyarınca bulunması gereken aktif «görevli» bekçi, alarm, kepenk veya demir parmaklık önlemlerinden hiçbirinin olmadığının anlaşılmış olmasına göre sigortalı işyerinin «hırsızlık» «teminatı» yönünden taraflar arasında akdedilen poliçede yazılı niteliklere uymadığı, özel şartta yazılı önlemlerden hiçbiri işyerinde bulunmadığından anılan özel şartta belirtilen «muafiyet» miktarının uygulanması gerekmektedir.
Dava, «işyeri sigorta poliçesine» dayalı alacağın tahsili istemine ilişkindir.
… a, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, poliçe özel şartında belirtilen tedbirlerden en az birinin sigortalı tarafından alınmış olduğu, bu nedenle «muafiyet» şartının davaya konu olayda uygulanmasının mümkün bulunmadığı, davalının sigortalının uğradığı gerçek zarardan sorumlu olduğu, «hasar» tutarının 1.700,00 YTL olarak belirlenmiş bulunduğu gerekçesiyle davanın anılan miktar üzerinden kısmen kabulüne karar verilmiştir.
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/5694 E. 2012/7385 K.
Ortak:hırsızlık · teminat kapsamı · sigorta sözleşmesi · teminat · Sigorta
İncelediğiniz karardaTarafların arasındaki «sigorta sözleşmesine» göre, «hırsızlık» olayının «sigorta teminatı kapsamında» olması için sigortalı mahalde bekçi ve/veya tüm pencerelerde kapı ve vitrinlerde kepenk ve/veya demir parmaklık bulunması şarttır.
Dosya kapsamına göre, «hırsızlığın» yapıldığı yerde bekçi bulunmadığı gibi, demir parmaklık veya kepenk olmadığı da aşikar olmasına rağmen, sadece demir kapı bulunmasının da «teminat» koşulu için yeterli olmadığı dikkate alınmaksızın davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün bozulması gerekmiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, yağların depolandığı PVC bidonlarının demir kapılı bir «depo» içinde tutulduğu, «hırsızlığın» demir kapıdaki asma kilit kırılarak gerçekleştirildiği dikkate alındığında ilk şartın yerine getirilmiş sayılacağı, bekçi bulundurma konusunda somut bir bulguya rastlanmadığı ve davacının da aksi yönde iddiasının bulunmadığı, bekçi bulundurulmuş olsa dahi, olayın 02.07.2007 tarihinde gündüz gerçekleştirildiği, bu sırada işyerinde tesisatçı olarak bulunan bir şahsın olayı gördüğü, fakat hırsızlığın zaman zaman davacı şirkete yağ nakliyesi yapan Metin Yayvan adlı kişinin kamyonunun kullanılması suretiyle güven unsurundan yararlanılarak gerçekleştirildiği dikkate alındığında güvenlik «görevlisi» olsa dahi hırsızlığı engelleyemeyeceği, davacının 11.500 kg karşılığı toplam 49.825 TL. zararının olduğu gerekçesiyle, 49.825 TL.'nin 28.09.2007 tarihinden itibaren değişen oranlarda «ticari faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Benzer bu karardaTaraflar arasındaki «sigorta sözleşmesinin» «özel şartlar» bölümünde açıkça "işbu poliçede «hırsızlık rizikosu», sigortalı mahallin tüm pencere, kapı ve vitrinlerinde kepenk ve /veya demir parmaklık bulunması halinde hüküm ifade edecektir." denilmekte olup bu özel şart geçerli ise de, davalı «acentesince» poliçe tanziminden önce sigortalı mahallin görülerek "Kuaför güzellik salonu kapı girişi kepenkli" notunun poliçeye dercedildiği görülmektedir.
Bu durumda «hırsızlığın» kapıdan girilmek suretiyle gerçekleştirildiğinin de sabit bulunması karşısında artık sigorta şirketinin kapıdaki kepenkin yeterli olduğunu kabul ederek poliçeyi tanzim etmiş olduğu anlaşılmakla «riziko» gerçekleştikten sonra kapı üzerinde bulunan demir parmaklığın kapının dışarıdan açılmasına mani olmadığı böylece poliçe şartının yerine getirilmediğinden bahisle rizikonun «teminat» dışında kaldığının ileri sürülmesi M.K'nun 2. maddesinde yer alan dürüst davranma ilkesi ile bağdaşmaz.
Bu durumda mahkemece «rizikonun» «teminat kapsamında» kaldığı kabul edilmek suretiyle hasıl olacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken noksan inceleme ve hatalı değerlendirme ile yazılı şekilde davanın reddine karar verilmiş olması doğru olmamış Dairemizin 17.01.2012 gün ve 2010/8281 E, 2012/252 K sayılı onama kararının kaldırılarak kararın açıklanan nedenle davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:hırsızlık rizikosu · özel dava şartı · riziko · acentelik
Benzer bu karardaTaraflar arasındaki «sigorta sözleşmesinin» «özel şartlar» bölümünde açıkça "işbu poliçede «hırsızlık rizikosu», sigortalı mahallin tüm pencere, kapı ve vitrinlerinde kepenk ve /veya demir parmaklık bulunması halinde hüküm ifade edecektir." denilmekte olup bu özel şart geçerli ise de, davalı «acentesince» poliçe tanziminden önce sigortalı mahallin görülerek "Kuaför güzellik salonu kapı girişi kepenkli" notunun poliçeye dercedildiği görülmektedir.
Dava davalı ... nezdinde «hırsızlık rizikolarına» karşı sigortalı işyerinde meydana gelen hırsızlık neticesinde oluşan zararın davalı siortacıdan tazmini istemine ilişkindir.
Bu durumda «hırsızlığın» kapıdan girilmek suretiyle gerçekleştirildiğinin de sabit bulunması karşısında artık sigorta şirketinin kapıdaki kepenkin yeterli olduğunu kabul ederek poliçeyi tanzim etmiş olduğu anlaşılmakla «riziko» gerçekleştikten sonra kapı üzerinde bulunan demir parmaklığın kapının dışarıdan açılmasına mani olmadığı böylece poliçe şartının yerine getirilmediğinden bahisle rizikonun «teminat» dışında kaldığının ileri sürülmesi M.K'nun 2. maddesinde yer alan dürüst davranma ilkesi ile bağdaşmaz.
Bu durumda mahkemece «rizikonun» «teminat kapsamında» kaldığı kabul edilmek suretiyle hasıl olacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken noksan inceleme ve hatalı değerlendirme ile yazılı şekilde davanın reddine karar verilmiş olması doğru olmamış Dairemizin 17.01.2012 gün ve 2010/8281 E, 2012/252 K sayılı onama kararının kaldırılarak kararın açıklanan nedenle davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2009/8387 E. , 2011/1286 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Torbalı 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 25.09.2008 tarih ve 2007/565-2008/480 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkiline ait yağ ve yağlı tohumlar satış deposonun davalı tarafından sigortalandığını ve hırsızlık genel şartlarının da teminata dahil edildiğini, 09.07.2007 tarihinde deponun demir kapısındaki asma kilidin kırılarak toplam 11.500 kg zeytinyağının çalındığını gördüğünü, tahkikat neticesinde zaman zaman nakliye işini yaptırdığı Metin Yayvan'a ait araçla Mesur Ilgazdağ'ın depoya geldiğinin ve olayı gerçekleştirdiğinin tespit edildiğini, davalı şirkete aynı gün ihbarda bulunulduğu halde 54.000 TL zararının karşılanmadığını ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 10.000 TL tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, 26.12.2008 tarihli ıslah dilekçesi ile müddeabihi artırarak 49.825 TL'ye yükseltmiştir.
Davalı vekili, hırsızlık olayının teminat kapsamında olması için poliçede, sigortalı mahalde bekçi ve/veya tüm pencerelerde kapı ve vitrinlerde kepenk ve/veya demir parmaklık bulunması şartı olduğunu, iddia edilen hırsızlık olayının şüpheli olup ceza davasının sonucunun beklenmesini, davacının zararın varlığını ve miktarını ispat etmesi gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, yağların depolandığı PVC bidonlarının demir kapılı bir depo içinde tutulduğu, hırsızlığın demir kapıdaki asma kilit kırılarak gerçekleştirildiği dikkate alındığında ilk şartın yerine getirilmiş sayılacağı, bekçi bulundurma konusunda somut bir bulguya rastlanmadığı ve davacının da aksi yönde iddiasının bulunmadığı, bekçi bulundurulmuş olsa dahi, olayın 02.07.2007 tarihinde gündüz gerçekleştirildiği, bu sırada işyerinde tesisatçı olarak bulunan bir şahsın olayı gördüğü, fakat hırsızlığın zaman zaman davacı şirkete yağ nakliyesi yapan Metin Yayvan adlı kişinin kamyonunun kullanılması suretiyle güven unsurundan yararlanılarak gerçekleştirildiği dikkate alındığında güvenlik görevlisi olsa dahi hırsızlığı engelleyemeyeceği, davacının 11.500 kg karşılığı toplam 49.825 TL.
zararının olduğu gerekçesiyle, 49.825 TL.'nin 28.09.2007 tarihinden itibaren değişen oranlarda ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Davalı vekili kararı temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin dışında kalan tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Dava, hırsızlık sonucu sigortalı yağların çalınması nedeniyle uğranılan zararların tazmini istemine ilişkindir. Tarafların arasındaki sigorta sözleşmesine göre, hırsızlık olayının sigorta teminatı kapsamında olması için sigortalı mahalde bekçi ve/veya tüm pencerelerde kapı ve vitrinlerde kepenk ve/veya demir parmaklık bulunması şarttır. Dosya kapsamına göre, hırsızlığın yapıldığı yerde bekçi bulunmadığı gibi, demir parmaklık veya kepenk olmadığı da aşikar olmasına rağmen, sadece demir kapı bulunmasının da teminat koşulu için yeterli olmadığı dikkate alınmaksızın davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 07.02.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1014259400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz