Teminat karşılığı tedbirin kaldırılması
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2023/922 E. 2024/4336 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
teminat karşılığı tedbirin kaldırılması↗ uyuşmazlığın giderilmesi kararı↗ tedbirin kaldırılması↗ hmk 297↗ erişimin engellenmesi↗ bilirkişi raporuna itiraz↗ ihtiyati tedbir↗ marka hakkına tecavüz↗ kaldırma ve yeniden hüküm↗ ihtar↗ bilirkişi incelemesi↗ ihtarname↗ ayırt edicilik↗ yasal faiz↗ ilan↗ haksız rekabet↗ fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesi↗ yükleten (shipper)↗ teminat↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 2.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2018/361 E., 2020/44 K.
Taraflar arasındaki haksız rekabetin tespiti, giderilmesi, manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin Türkiye'de online çiçek ve hediye sektöründe lider olduğunu, 2000 senesinden bu yana faaliyette bulunduğunu, TÜRKPATENT nezdinde tescilli "çiçek sepeti" ve "çiçeksepeti" ibareli bir çok markanın ve ozel/2218 sayı ile "çiçek sepeti" sözcük tanınmış markasının tek hak sahibi konumunda olduğunu, davalının yetkilisi ve sorumlusu olduğu tespit edilen www.binbirdemet.com alan adlı internet sitesinin, Google .... aracılığı ile davacının tescilli "çiçek sepeti", "çiçeksepeti", "çiçeksepeti.com" ve bu markalarla ayırt edilemeyecek derecede benzer "cicek sepeti", "ciceksepeti", "ciceksepeti.com" ibarelerinin izinsiz ve hukuka aykırı olarak anahtar sözcük olarak reklam verilmesi yoluyla kullanıldığını, davacının ve markasının tanınmışlığından haksız bir şekilde fayda sağlanıldığını, bu durumun davacının itibarını zedelediğini, tüketicilerin aldatılması sonucunu doğurduğunu beyanla Google Adwords aracılığı ile anahtar sözcük olarak alınarak reklam verilmesinin engellenmesine yönelik ihtiyati tedbir kararı verilmesini, Google Adwords aracılığı ile yapılan aramalarda "www.binbirdemet.com" sitesinin aramalardaki ilk sırada çıkması nedeni ile 6769 SMK'nın 29. maddesi anlamında müvekkilinin marka tescillerinden doğan haklarına vaki tecavüzün 149. madde hükmü uyarınca durdurulmasına, TTK'nın 54 ve devamı maddeler uyarınca, davalının eylemleriyle oluşan haksız rekabetin varlığının hükmen tespitine, saptanan haksız rekabetin önlenip yasaklanmasına, haksız rekabetin neticesi olan maddi durumun ortadan kaldırılmasına, müvekkilinin oluşan zararının telafisi anlamında 6769 sayılı SMK'nun 149. maddesi ve TTK mad. 56 uyarınca müvekkili lehine 20.000,00 TL manevi tazminat bedelinin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, hükmün trajı yüksek en yüksek üç gazeteden birinde ilanına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkillerinin 2015 yılında "binbirdemet.com" adlı internet sitesini açmış olduğunu, bu web sitesi üzerinden müşterilerinin siparişleri doğrultusunda çiçek satışı yaptığını, ticari faaliyetlerini dürüst ve hukuka uygun bir biçimde yerine getirdiğini, 12 Mayıs 2018 tarihinde davacı tarafından müvekkillerine bir e-posta gönderildiğini, söz konusu e postayı alan müvekkillerinin hiçbir hukuki sorumluluğu olmamasına rağmen e postada belirtilen tüm kelimeleri negatif anahtar kelimeler listesine derhal eklediğini, müvekkilinin söz konusu uyuşmazlığın giderildiği düşüncesi ile tarafına gönderilen başkaca bir uyarı ve ihtar bulunmaması sebebiyle faaliyetlerine devam ettiğini, davaya konu olayda vekil edene ait web sayfası reklamlarının geniş eşlemede google tarafından listelenmesinin davacı şirketin marka hakkını ihlal etmediğini, google tarafından sunulan geniş eşlemenin fonksiyonunun; anahtar kelimelerin alakalı varyasyonları için bu varyasyonlar anahtar kelime listelerinde yer almasa bile otomatik olarak yayınlanmakta olduğunu, bu noktada müvekkiline ait "binbirdemet" adresinin google'a yazıldığında gelen reklamlardan bir tanesininde davacı şirkete ait olan web sayfasına ilişkin olduğunu, Google'ın kullanmakta olduğu algoritma dolayısıyla aynı sektörde faaliyet gösteren işletmelerin adeta birbirinin alternatifi olarak, Google tarafından müşterilerine sunmakta olduğunu, hiçbir kabul anlamına gelmemekle birlikte bir an için davacı tarafın ileri sürmüş olduğu iddiayı kabul etmemiş olmamız halinde ortaya çıkan bu durumunda davacı şirketin geniş eşleme metinlerinde de "binbirdemet" ibaresini kullandığı sonucunun doğacağını, davaya konu uyuşmazlığın Google tarafından sunulan geniş eşlemeden kaynaklandığını beyanla, müvekkiline ait www.binbirdemet.com isimli web sitesine erişimin engellenmesi yönündeki tedbir kararının öncelikle teminatsız olarak mahkeme aksi kanaatte ise takdir edilecek teminat karşılığında tedbirin kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bilirkişi raporunun teknik değerlendirme kısmında ayrıntılarıyla açıklandığı üzere “Çiçek Sepeti” ibaresinin Negatif Anahtar Kelimeler (Geniş Eşleme ve Tam Eşleme) içinde yer aldığının tespit edildiği, Negatif anahtar kelimelerin o kelimelerin bulunduğu aramalarda ilgili siteden reklam sonucunun çıkmamasını sağladığını, bu durumda "Çiçek Sepeti" ibaresi verildiğinde davacının markası ile ilgili sonuçlarda davalının herhangi bir reklamı çıkmayacağının anlaşıldığını, ayrıca çiçek sepeti ibaresinin genelliği göz önüne alındığında bu sonuç çıksa dahi konunun tartışmaya açık olduğu da belirtilmesi gerektiğini, çünkü çiçek ve sepet ifadelerinin sözlükteki anlamlarının dahi davacı şirketin marka hakkı kapsamında kaldığını ve kimsenin bunu kullanamayacağının, kabul edilemeyecek bir iddia olduğunu, böylece davalının, davacının marka hakkına tecavüz eden eylemleri olduğunu kanıtlayacak yeterli delil elde edilemediği ve marka hukuku kapsamında marka ihlali ve haksız rekabet oluşturan herhangi bir fiili tespit bulunmadığı kanaatine ulaşıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; bilirkişi raporunun eksik ve hüküm kurmak için yetersiz olduğunu, dava açmadan önce Beşiktaş Noterliği'nin 14.05.2018 tarih ve 08536 yevmiye numaralı e-tespit tutanağında tespit edilen kullanımlar ile çelişki yarattığını, yeni bir heyetten rapor alınması gerektiğini, bu delillerinin bilirkişilerce hiç incelenmediğini, tespitte yer alan markalar ve bu markalarla ayırt edilemeyecek derecede benzer olan ibarelerin davalının Google Adwords sisteminde varlığının dahi incelenmediğini, bilirkişi raporuna itiraz ettiklerini, ek rapor yada yeni bir heyetten rapor alınmasını talep etmelerine rağmen rapor alınmadan karar verildiğini, dava konusu markaların “çiçek sepeti”, “çiçeksepeti” ve “çiçeksepeti.com” şeklinde olup, bu markaların ayırt edilemeyecek derecede benzeri niteliğinde olan “cicek sepeti”, “Ciceksepeti” ve “Ciceksepeti.com” ibareleri yönünden tespit yapılması gerekirken, hükme esas alınan bilirkişi raporunda yalnızca “çiçek sepeti” markasının davalının negatif listesine eklendiğinin tespit edildiğini, diğer markalara ilişkin hiçbir değerlendirme yapılmadığını, buna rağmen, marka uzmanı bilirkişinin sanki davalı dava konusu tüm markaları negatif listesine eklemiş gibi marka hakkına tecavüz ve haksız rekabetin oluşmadığı kanaatine vardığını, e-tespit tutanağında davalının alan adının “çiçeksepeti”, “cicek sepeti”, ciceksepeti.com” ve “çiçeksepeti.com” arama sonuçlarında çıktığını, müvekkilinin bu ibarelerle tam eşleme ve geniş eşleme negatif listesinde inceleme yapılması taleplerinin kabul edilmediğini, mahkemece davacı vekilinin bilirkişi incelemesi sırasında hazır bulunduğu gerekçe gösterilerek, adeta bilişim uzmanı addederek bilirkişi raporundaki eksiklikten sorumlu tuttuğunu, “çiçek sepeti” ibaresinin negatif eşleme listesine ne zaman eklenmiş olduğunun, önem taşıdığını, e-tespit tarihinden sonra ihlali örtbas etmek için yapılmış olmasının muhtemel olduğunu, bu durumda marka ihlalinin gerçekleşmediği anlamına gelmeyeceğini, 09.11.2019 tarihli bilirkişi raporu ile yalnızca 12.05.2018-13.07.2018 tarihleri arasında negatif eklenen kelimelerin tespit edildiğini, liste içerisinde tek yer alan “çiçek sepeti” markasının ise hangi tarihte negatif olarak eklendiğinin tespit edilmediğini, hükme esas alınan bilirkişi raporunda; yalnızca “Teraryum Sukulent” kampanyası üzerinde inceleme yapıldığını ve yapılan bu inceleme ile 12.05.2018-13.07.2018 tarih aralığı için elde edilen neticenin tüm kampanyalar için geçerli gibi lanse edilmesinin hukuka aykırı olduğunu, müvekkilinin "çiçeksepeti" markasının T/2218 sayı ile tanınmış marka olup ayırt edici nitelikte olduğunu, mahkemenin bu markayı genel bir ibare olarak nitelendirmesinin müvekkilinin markalarına aykırı nitelikte olduğunu, müvekkilinin markasının kendiliğinden ayırt edici hale geldiğinin mahkeme kararları ile sabit olduğunu, TDK sözlüğünde "çiçek sepeti" şeklinde arama yapıldığında sonuç bulunmadığını, müvekkilinin markası kapsamındaki mallar ve hizmetler yönünden yapılacak değerlendirmede, müvekkilinin markasının tanımlayıcı ya da vasıf bildirici olarak kabul edilemeyeceğini, benzer şekilde açılan bir davaya karşı dava şeklinde "çiçek sepeti" ibaresinin tanımlayıcı olduğu iddiasıyla açılan davada, İstanbul 1. FSHHM'nin 2013/209 E-2015/232 K. sayılı kararında müvekkilinin markasının kullanımla ayırt edicilik kazandığının ifade edildiğini ve hükümsüzlük koşulları oluşmadığından karşı davanın reddine karar verildiğini, beyanla, mahkeme kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı tarafça delil olarak dosyaya Beşiktaş Noterliği'nin 14.05.2018 tarih ve 08536 yevmiye numaralı e-tespit tutanağı ve marka tescil kayıtları ile, davadan önce davalıya keşide edilen ihtarnameye dayandığı, dosyaya sunulan e-tespit tutanağı içeriğinden "ciceksepeti.com" ibaresi ile arama yapıldığı, 1.020.000 sonuç bulunduğu, "Anneleri mutlu etmenin yolu/Binbirdemet Çiçek/binbirdemet.com " internet sitesinin "Reklam" ibaresi ile çıktığı anlaşılmıştır. Mahkemece alınan bilirkişi raporunda davalının iki adet Google Adwords reklam hesabının kontrol edildiği, Negatif Anahtar Kelimelerin Tam Eşleme Ekran Görüntüsünün (12 Mayıs-13 Temmuz 2018) tarihleri seçilerek Negatif Anahtar Kelimeler sekmesine girildiğinde, "çiçek sepeti" ibaresinin olduğunun görüldüğü, diğer adwords hesabı ekran görüntüsünde, Negatif Anahtar Kelimelerin Geniş Eşleme Ekran Görüntüsünün (12 Mayıs-13 Temmuz 2018) tarihleri seçilerek Negatif Anahtar Kelimeler sekmesine girildiğinde, 28.11.2018 tarihli cevap dilekçesi içerisinde, davacı tarafça mail olarak gönderildiği belirtilen mail içerisinde bulunan 10 adet anahtar kelimenin olduğunun görüldüğünü tespit ederek ekran görüntülerinin rapor içerisinde sunulduğunun anlaşıldığı, davalı tarafça davacının ihtarından sonra, davadan önce davacı tarafın bildirdiği kelimelerin, negatif anahtar kelimeler sekmesine alındığına yönelik savunmasının ispatlandığı, davalının dava tarihi itibarıyla, davacının markalarını anahtar kelime olarak kullandığının, markaya tecavüz ve haksız rekabet ettiğinin ispatlanamadığı kanaatiyle davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya uygun olduğu, dosyaya sunulan e-tespit tutanağındaki sonuç, Google Adwords sisteminin algoritmaları ve çalışma sistemi düşünüldüğünde, tek başına davacının markasına reklam verildiği, anahtar kelime olarak kullanıldığını göstermediğini, zira tutanaktan yapılan aramada 1.020.000 sonuç çıktığının anlaşıldığı, mahkemece alınan bilirkişi raporu yeterli inceleme içerdiğinden ek rapor yada yeniden rapor alınmaması da yerinde olduğu, ancak, davacının çiçeksepeti markasının tanınmış marka olduğu ve çiçek sepeti ibareli markalarının tescilli ve koruma altında olduğu, davalı tarafça hükümsüzlük davası açılmadığı da gözetildiğinde, mahkeme kararındaki; "Ayrıca çiçek sepeti ibaresinin genelliği göz önüne alındığında bu sonuç çıksa dahi konunun tartışmaya açık olduğu da belirtilmelidir. Çünkü çiçek ve sepet ifadelerinin sözlükteki anlamlarının dahi davacı şirketin marka hakkı kapsamında kaldığı ve kimsenin bunu kullanamayacağı, kabul edilemeyecek bir iddiadır." şeklindeki gerekçe, somut uyuşmazlık ile ilgili olmadığı gibi, davalı tarafça cevap dilekçelerinde ileri sürülmemiş ve yargılama sırasında da tartışılmadığı, bu durumda mahkemece yargılama konusu olmayan hususlara gerekçede yer verilmesi HMK 297/1-c maddesine aykırılık teşkil ettiğinden, davacı vekilinin gerekçeye yönelik istinaf başvurusunun kabulüne, mahkeme kararının kaldırılarak, yukarıda aktarılan gerekçenin karardan çıkartılarak düzeltilmiş gerekçe ile davanın reddine karar verilmiş, tarafların kazanılmış hakları korunarak hüküm aynen tekrar edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirttiği hususları tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, haksız rekabetin tespiti, giderilmesi, manevi tazminat istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/6896 E. 2024/3216 K.
Ortak:bilirkişi raporuna itiraz · ihtiyati tedbir · marka hakkına tecavüz · kaldırma ve yeniden hüküm · ayırt edicilik · ilan · haksız rekabet
İncelediğiniz kararda… tespitte yer alan markalar ve bu markalarla ayırt edilemeyecek derecede benzer olan ibarelerin davalının Google Adwords sisteminde varlığının dahi incelenmediğini, «bilirkişi raporuna itiraz» ettiklerini, ek rapor yada yeni bir heyetten rapor alınmasını talep etmelerine rağmen rapor alınmadan karar verildiğini, dava konusu markaların “çiçek sepeti”, “çiçeksepeti” ve “çiçeksepeti.com” şeklinde olup, bu markaların ayırt edilemeyecek derecede benzeri niteliğinde olan “cicek sepeti”, “Ciceksepeti” ve “Ciceksepeti.com” ibareleri yönünden tespit yapılması gerekirken, hükme esas alınan bilirkişi raporunda yalnızca “çiçek sepeti” markasının davalının negatif listesine eklendiğinin tespit edildiğini, diğer markalara ilişkin hiçbir değerlendirme yapılmadığını, buna rağmen, marka uzmanı bilirkişinin sanki davalı dava konusu tüm markaları negatif listesine eklemiş gibi «marka hakkına tecavüz» ve «haksız rekabetin» oluşmadığı kanaatine vardığını, e-tespit tutanağında davalının alan adının “çiçeksepeti”, “cicek sepeti”, ciceksepeti.com” ve “çiçeksepeti.com” arama sonuçlarında çıktığını, müvekkilinin bu ibarelerle tam eşleme ve geniş eşleme negatif listesinde inceleme yapılması taleplerinin kabul edilmediğini, mahkemece davacı vekilinin «bilirkişi incelemesi» sırasında hazır bulunduğu gerekçe gösterilerek, adeta bilişim uzmanı addederek bilirkişi raporundaki eksiklikten sorumlu tuttuğunu, “çiçek sepeti” ibaresinin negat …
… iğini, tüketicilerin aldatılması sonucunu doğurduğunu beyanla Google Adwords aracılığı ile anahtar sözcük olarak alınarak reklam verilmesinin engellenmesine yönelik «ihtiyati tedbir» kararı verilmesini, Google Adwords aracılığı ile yapılan aramalarda "www.binbirdemet.com" sitesinin aramalardaki ilk sırada çıkması nedeni ile 6769 SMK'nın 29. maddesi anlamında müvekkilinin marka tescillerinden doğan haklarına vaki tecavüzün 149. madde hükmü uyarınca durdurulmasına, TTK'nın 54 ve devamı maddeler uyarınca, davalının eylemleriyle oluşan «haksız rekabetin» varlığının hükmen tespitine, saptanan haksız rekabetin önlenip yasaklanmasına, haksız rekabetin neticesi olan maddi durumun ortadan kaldırılmasına, müvekkilinin ol …
… rının dahi davacı şirketin marka hakkı kapsamında kaldığını ve kimsenin bunu kullanamayacağının, kabul edilemeyecek bir iddia olduğunu, böylece davalının, davacının «marka hakkına tecavüz» eden eylemleri olduğunu kanıtlayacak yeterli delil elde edilemediği ve marka hukuku kapsamında marka ihlali ve «haksız rekabet» oluşturan herhangi bir fiili tespit bulunmadığı kanaatine ulaşıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Benzer bu kararda… HKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile iddia, davacı markasının esas unsuru olan “çiçek sepeti” ibaresinin tescilinde «ayırt ediciliğin» yüksek olduğu; 2008 11725 tescil no’lu markanın tescil edildiği 29., 30. sınıf yönünden belirtilen gerekçe ile hükümsüzlük talebinin yerinde olmadığı, çiçekçilik sektörü ile doğrudan veya dolaylı bağlantısı olduğu düşünülen sınıflar yönünden marka tescilleri değerlendirildiğinde “çiçek sepeti” şeklinde isim tamlaması olarak ayırt ediciliği bulunan markanın tanınmış marka olması nedeniyle keza markanın kullanım sonucu tanınmış hale geldiği ve tanınmışlığın TÜRKPATENT 29.04.2013 tarih ve 2013-O-247357 sayılı kararı ile tespit edilmiş olması gözetildiğinde; asıl davada hükümsüzlük ve davacı markasının tanınmış marka olmadığının tespitine yönelik davanın reddine, Birleşen dava yönünden; davalı’nın www.ciceksatis.com internet sitesinde “çiçeksepeti” ve “ciceksepeti” ibarelerini anahtar kelime olarak kullandığının dosya kapsamında ihtilafsız olduğu, “çiçeksepeti” şeklindeki tanınmış markası ile «iltibas» oluşturacak şekilde internet sitesinde “çiçek” ve “sepet” kelimeleri birleştirilerek “çiçeksepeti” şeklinde anahtar kelimenin kullanımının «marka hakkına tecavüz» olarak kabul edildiği, maddi ve manevi tazminat talebi açısından “«kusur»” şartının gerçekleşmiş olduğu, davacının tanınmış markasının haklı hukuki bir sebep olmaksızın davalı tarafından internette anahtar kelime olarak kullanılmasının davacının tanınmış markasının itibarını zedelediği yönündeki itibar tazminatı talep lerinin yerinde olmadığı diğer tazminat taleplerinin haklı olduğu, bilirkişiler raporunda Google Adwords kullanımlarının marka hakkına tecavüz oluşturduğunu bildirdikleri, değişik iş dosyasında da davalının anahtar sözcük uygulamasını kullandığı anlaşıldığından tespit tarihinden tedbir kararının verildiği ve uygulandığı tarihlerde dikkate alınarak, ayrıca davacının markasının tanınmış marka olması hususu da gözetilerek davalı yanca markanın kullanıldığı süreye göre 15.000 TL «maddi tazminat» somut olaya uygun lisans olarak görülmüş, «ıslah» ile talep edilen fazlaya ilişkin istemin şartlarının oluşmadığı" gerekçesiyle; Birleşen davada: davalının davacıya ait tescilli marka hakkına tecavüzün ve «haksız rekabetin» tespitine, durdurulmasına, önlenmesine, marka hakkının ihlal nedeniyle BK hükümlerine göre; 15.000 TL maddi tazminatın, 20.11.2013 (bilirkişinin «delil tespit» tarihindeki ihlali tespit tarihinden) itibaren işleyecek yüksek «ticari faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline, ıslah ile talep edilen fazlaya ilişkin istemin reddine, 1.000 TL manevi tazminatın, 20.11.2013 tarihinden itibaren işleyecek yüksek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, itibar tazminatı isteminin koşulları oluşmadığından reddine, karar kesinleştiğinde hüküm özetinin Türkiye’de tirajı yüksek bir gazetede bir kez «ilanına» «masrafın» davalılardan tahsiline, İlk Derece Mahkemesince verilen «ihtiyati tedbir» kararının karar kesinleşene kadar devamına şeklinde" karar verilmiştir.
2.Birleşen davada davacı vekili dava dilekçesinde; davalının müvekkiline ait çiçek sepeti markasını hem anahtar kelime olarak hem de kendi markası ile birlikte görünecek şekilde kullanıldığını ve davalı sayfasına link verildiğini belirterek marka haklarına tecavüz ve «haksız rekabetin» tespiti ile ortadan kaldırılmasını, «maddi manevi tazminat» ve itibar tazminatına hükmolunmasını, hükmün «ilanını» talep ve dava etmiştir.
Birleşen dava yönünden; «bilirkişi raporuna itirazları» değerlendirilmeden hüküm tesis edildiği için, marka ihlali ve tazminata yönelik değerlendirmelerin tümüyle hatalı olduğunu, marka hakkı ihlali ve tazminat hesabına yönelik açıklamaların, dosyadaki somut tespitlere ve internet reklam işleyiş kurallarına aykırı yorumlardan ibaret olduğunu, müvekkilinin internet sitesinde genellikle hasırdan yapılan çiçek sepeti de «dahil» birçok ürün satışı yaptığını, bu nedenle Google Adwords hizmetinde çiçek ve sepet kelimelerinin kullanılmasının kaçınılmaz olduğunu, davacı markasının anlamından uzaklaşmadığını ve «ayırt edicilik» kazanamadığını, bu markanın tescil ettirilmesi nedeniyle, müvekkili ve diğer çiçekçilerin çiçek sepeti satışından vazgeçmelerinin mümkün ve mantıklı olmadığını, mü …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:istinaf sebebi · terditli dava · istinaf başvurusunun reddi · delil tespiti · kısıtlılık · münhasırlık · ticari faiz · derdestlik
Benzer bu kararda… rarı ile mahkemece alınan bilirkişi raporlarında davalı markasındaki "çiçek" ibaresinin çiçekçilik sektörü için ayırt edici olmadığı ancak "çiçek sepeti" ibaresinin «ayırt ediciliği» zayıf bir ibare olarak nitelenebileceği beyan edilmişse de, davalı markasının kullanımla dava tarihinden önce ayırt ediciliği yüksek, tanınmış bir marka haline geldiği, hükümsüzlük talebinin reddi kararının yerinde olduğu, davalıya ait "çiçek sepeti" markasının dava tarihinde tanınmış marka olarak tescil edildiği, tanınmışlık hususunun çeşitli mahkeme kararları ile de tespit edildiği anlaşılmakla davacı vekilinin «terditli» olarak ileri sürdüğü, tanınmış marka olmadığının tespitine ilişkin talebin reddi kararının da usul ve yasaya uygun olduğu kanaatiyle, davacı-birleşen davada davalı vekilinin asıl davaya yönelik «istinaf başvurusunun reddine» karar verildiği, Davacı birleşen davada davalı vekilinin ve davalı birleşen davada davacı vekilinin birleşen davaya yönelik istinaf başvurusunda ise İlk Derece Mahkemesince alınan bilirkişi raporu ile, birleşen davanın davalısı Çiçek Satış A.Ş.'nin "çiçek sepeti, çiçeksepeti, cicek sepeti ve ciceksepeti" ibarelerini, www.ciceksatis.com alan adlı internet sitesine erişimde anahtar kelime/keywords olarak kullandığı tespit edildiği, davalı tarafça bu ibarenin çiçek sepeti emtiasında kullanıldığını ve engellenemeyeceğini ileri sürdüğü anlaşılıyorsa da, bilirkişi raporunda davalının çiçek sepeti olarak sattığı sadece bir emtianın bulunduğu, bu ibarenin çiçekçilik faaliyetinde emtia ismi olarak dürüst kullanım şeklinde kullanıldığının kabul edilemeyeceği, davalı-birleşen davada davacı markasının, internet üzerinde ciddi etki yaratacak şekilde, anahtar kelime olarak kullanılması nedeniyle, markaya tecavüz teşkil ettiği ve «maddi tazminat» talep edilebileceği kanaatine varılmış, asıl davada davacı-birleşen davada davalı vekilinin markaya tecavüze yönelik istinaf başvurusu yerinde görülmediği, Davalı birleşen davada davacı vekilinin istinaf dilekçesinde itibar tazminatına hükmedilmemesinin hatalı olduğunu ileri sürmüşse de; itibar tazminatının düzenlendiği, dava tarihinde yürürlükte olan 556 sayılı KHK nın 68 inci maddesi hükmü gereğince, davalının anahtar kelime olarak davalı markasını kullanımı, kötü ya da uygun olmayan kullanım teşkil etmeyeceği, davacının itibarı zarara uğradığını ispatlayamadığı da dikkate alınarak talebin reddine karar verilmesinin yerinde olduğu, dosya kapsamına sunulan ticari belgeler ve kayıtlar ile davalı cirosunun hesaplanabildiği, davacı markasının tanınmışlığı da göz önüne alınarak %15 oranında lisans bedelinin dosya kapsamına uygun olduğu, maddi tazminat miktarının belirlenebilir olduğu, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (6098 sayılı Kanun) 50 nci maddesine göre lisans bedeli belirlenmesinin yerinde olmadığı anlaşılıyorsa da, İlk Derece Mahkemesince alınan bilirkişi raporunda, birleşen dava tarihinin 15.01.2014 olduğu dikkate alındığında, bilirkişilerce, 2014 yılı cirosu üzerinden 15 günlük bedelin dikkate alınması gerekirken, 2014 yılı için 12 aylık lisans bedelinin hesaplamaya «dahil» edilmesinin yerinde olmadığı, dosya kapsamında bilirkişilerce yapılan hesaplamanın hatalı olduğu yapılan hesaplamada, ihlal dönemi için {2013 yılı için 10.344,45 TL+ 2014 yılı için (15 günlük) 1.117,57 TL=11.462,02 TL} lisans bedeli hesaplandığı, hükmedilen 15.000 TL tazminat miktarı yönünden davalı vekilince «istinaf sebebi» ileri sürülmediği, birleşen davanın davacısı lehine «kazanılmış hak» teşkil edildiği, Yukarıdaki açıklamalar doğrultusunda; asıl davada davalı-birleşen davada davacı vekilinin, birleşen davada mahkemece hükmedilen maddi tazminat yönünden, gerekçe ve «vekalet ücretine» yönelik istinaf başvurusu kısmen haklı görülmekle, istinaf başvurusunun kısmen kabulüne, mahkeme kararının «kaldırılmasına, yeniden» kurulan hükümde davacı vekilinin vekalet ücretine ilişkin istinaf itirazı dikkate alınarak hükmün düzeltilmesine, tarafların kazanılmış hakları korunduğu asıl dava …
… HKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile iddia, davacı markasının esas unsuru olan “çiçek sepeti” ibaresinin tescilinde «ayırt ediciliğin» yüksek olduğu; 2008 11725 tescil no’lu markanın tescil edildiği 29., 30. sınıf yönünden belirtilen gerekçe ile hükümsüzlük talebinin yerinde olmadığı, çiçekçilik sektörü ile doğrudan veya dolaylı bağlantısı olduğu düşünülen sınıflar yönünden marka tescilleri değerlendirildiğinde “çiçek sepeti” şeklinde isim tamlaması olarak ayırt ediciliği bulunan markanın tanınmış marka olması nedeniyle keza markanın kullanım sonucu tanınmış hale geldiği ve tanınmışlığın TÜRKPATENT 29.04.2013 tarih ve 2013-O-247357 sayılı kararı ile tespit edilmiş olması gözetildiğinde; asıl davada hükümsüzlük ve davacı markasının tanınmış marka olmadığının tespitine yönelik davanın reddine, Birleşen dava yönünden; davalı’nın www.ciceksatis.com internet sitesinde “çiçeksepeti” ve “ciceksepeti” ibarelerini anahtar kelime olarak kullandığının dosya kapsamında ihtilafsız olduğu, “çiçeksepeti” şeklindeki tanınmış markası ile «iltibas» oluşturacak şekilde internet sitesinde “çiçek” ve “sepet” kelimeleri birleştirilerek “çiçeksepeti” şeklinde anahtar kelimenin kullanımının «marka hakkına tecavüz» olarak kabul edildiği, maddi ve manevi tazminat talebi açısından “«kusur»” şartının gerçekleşmiş olduğu, davacının tanınmış markasının haklı hukuki bir sebep olmaksızın davalı tarafından internette anahtar kelime olarak kullanılmasının davacının tanınmış markasının itibarını zedelediği yönündeki itibar tazminatı talep lerinin yerinde olmadığı diğer tazminat taleplerinin haklı olduğu, bilirkişiler raporunda Google Adwords kullanımlarının marka hakkına tecavüz oluşturduğunu bildirdikleri, değişik iş dosyasında da davalının anahtar sözcük uygulamasını kullandığı anlaşıldığından tespit tarihinden tedbir kararının verildiği ve uygulandığı tarihlerde dikkate alınarak, ayrıca davacının markasının tanınmış marka olması hususu da gözetilerek davalı yanca markanın kullanıldığı süreye göre 15.000 TL «maddi tazminat» somut olaya uygun lisans olarak görülmüş, «ıslah» ile talep edilen fazlaya ilişkin istemin şartlarının oluşmadığı" gerekçesiyle; Birleşen davada: davalının davacıya ait tescilli marka hakkına tecavüzün ve «haksız rekabetin» tespitine, durdurulmasına, önlenmesine, marka hakkının ihlal nedeniyle BK hükümlerine göre; 15.000 TL maddi tazminatın, 20.11.2013 (bilirkişinin «delil tespit» tarihindeki ihlali tespit tarihinden) itibaren işleyecek yüksek «ticari faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline, ıslah ile talep edilen fazlaya ilişkin istemin reddine, 1.000 TL manevi tazminatın, 20.11.2013 tarihinden itibaren işleyecek yüksek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, itibar tazminatı isteminin koşulları oluşmadığından reddine, karar kesinleştiğinde hüküm özetinin Türkiye’de tirajı yüksek bir gazetede bir kez «ilanına» «masrafın» davalılardan tahsiline, İlk Derece Mahkemesince verilen «ihtiyati tedbir» kararının karar kesinleşene kadar devamına şeklinde" karar verilmiştir.
… poru, hem de diğer deliller ile sabit olduğunu, herhangi bir teknik yada hukuki bilgiye başvurulmaksızın "çiçek sepeti" ibaresinin marka niteliğinin zayıf olduğu ve «münhasır» kullanıma konu olmaması gerektiğinin anlaşılabildiğini, çiçek sepeti ibaresinin emtia adı olduğunu, tanınmış marka kararı TÜRKPATENT’in daha çok reklam, promosyon ve benzeri çalışmaları dikkate alarak verdiği bir karar olup hükümsüz kılınması muhtemel bir marka için tanınmış marka kararı verilmesinin de mümkün olduğunu, TÜRKPATENT'in tescil işleminin yargı merci için bağlayıcı ve «kısıtlayıcı» olmadığını, bilirkişi raporunda, davalının marka tescil tarihi, tescil sınıfları, tanınmış marka kararının verildiği sınıfların dahi irdelenmediğini.
2.Birleşen davada davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın İstanbul 3.FSHH Mahkemesinde açılan halen «derdest» olan 2013/269 E. no.lu dosyası ile birleştirilmesini talep ettiği, esasa ilişkin olarak davacının markasının tasviri olarak tescilinin mümkün olmadığını, tasviri olduğu içinde kullanımının marka haklarına tecavüz oluşturmadığını, dosyanın hükümsüzlük davası ile ile birleştirilmesini talep etmiştir.
-
Markaya Tecavüzün Tespiti ve Haksız Rekabet
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/3255 E. 2024/5816 K.
Ortak:erişimin engellenmesi · marka hakkına tecavüz · ihtar · ihtarname · ilan · haksız rekabet
İncelediğiniz kararda… rinin hiçbir hukuki sorumluluğu olmamasına rağmen e postada belirtilen tüm kelimeleri negatif anahtar kelimeler listesine derhal eklediğini, müvekkilinin söz konusu «uyuşmazlığın giderildiği» düşüncesi ile tarafına gönderilen başkaca bir uyarı ve «ihtar» bulunmaması sebebiyle faaliyetlerine devam ettiğini, davaya konu olayda vekil edene ait web sayfası reklamlarının geniş eşlemede google tarafından listelenmesinin davacı şirketin marka hakkını ihlal etmediğini, google tarafından sunulan geniş eşlemenin fonksiyonunun; anahtar kelimelerin alakalı varyasyonları için bu varyasyonlar anahtar kelime listelerinde yer almasa bile otomatik olarak yayınlanmakta olduğunu, bu noktada müvekkiline ait "binbirdemet" adresinin google'a yazıldığında gelen reklamlardan bir tanesininde davacı şirkete ait olan web sayfasına ilişkin olduğunu, Google'ın kullanmakta olduğu algoritma dolayısıyla aynı sektörde faaliyet gösteren işletmelerin adeta birbirinin alternatifi olarak, Google tarafından müşterilerine sunmakta olduğunu, hiçbir kabul anlamına gelmemekle birlikte bir an için davacı tarafın ileri sürmüş olduğu iddiayı kabul etmemiş olmamız halinde ortaya çıkan bu durumunda davacı şirketin geniş eşleme metinlerinde de "binbirdemet" ibaresini kullandığı sonucunun doğacağını, davaya konu uyuşmazlığın Google tarafından sunulan geniş eşlemeden kaynaklandığını beyanla, müvekkiline ait www.binbirdemet.com isimli web sitesine «erişimin engellenmesi» yönündeki tedbir kararının öncelikle «teminatsız» olarak mahkeme aksi kanaatte ise takdir edilecek «teminat karşılığında tedbirin kaldırılmasını» ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
… rının dahi davacı şirketin marka hakkı kapsamında kaldığını ve kimsenin bunu kullanamayacağının, kabul edilemeyecek bir iddia olduğunu, böylece davalının, davacının «marka hakkına tecavüz» eden eylemleri olduğunu kanıtlayacak yeterli delil elde edilemediği ve marka hukuku kapsamında marka ihlali ve «haksız rekabet» oluşturan herhangi bir fiili tespit bulunmadığı kanaatine ulaşıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
… tespitte yer alan markalar ve bu markalarla ayırt edilemeyecek derecede benzer olan ibarelerin davalının Google Adwords sisteminde varlığının dahi incelenmediğini, «bilirkişi raporuna itiraz» ettiklerini, ek rapor yada yeni bir heyetten rapor alınmasını talep etmelerine rağmen rapor alınmadan karar verildiğini, dava konusu markaların “çiçek sepeti”, “çiçeksepeti” ve “çiçeksepeti.com” şeklinde olup, bu markaların ayırt edilemeyecek derecede benzeri niteliğinde olan “cicek sepeti”, “Ciceksepeti” ve “Ciceksepeti.com” ibareleri yönünden tespit yapılması gerekirken, hükme esas alınan bilirkişi raporunda yalnızca “çiçek sepeti” markasının davalının negatif listesine eklendiğinin tespit edildiğini, diğer markalara ilişkin hiçbir değerlendirme yapılmadığını, buna rağmen, marka uzmanı bilirkişinin sanki davalı dava konusu tüm markaları negatif listesine eklemiş gibi «marka hakkına tecavüz» ve «haksız rekabetin» oluşmadığı kanaatine vardığını, e-tespit tutanağında davalının alan adının “çiçeksepeti”, “cicek sepeti”, ciceksepeti.com” ve “çiçeksepeti.com” arama sonuçlarında çıktığını, müvekkilinin bu ibarelerle tam eşleme ve geniş eşleme negatif listesinde inceleme yapılması taleplerinin kabul edilmediğini, mahkemece davacı vekilinin «bilirkişi incelemesi» sırasında hazır bulunduğu gerekçe gösterilerek, adeta bilişim uzmanı addederek bilirkişi raporundaki eksiklikten sorumlu tuttuğunu, “çiçek sepeti” ibaresinin negat …
Benzer bu kararda… vüz oluşturduğunun sabit olduğunu ileri sürerek müvekkili şirketin marka tescillerinden doğan haklarına vaki tecavüzün durdurulmasına, davalının eylemleriyle oluşan «haksız rekabetin» varlığının hükmen tespitine, saptanan haksız rekabetin önlenip yasaklanmasına, haksız rekabetin neticesi olan maddi durumun davalının internet sitesinde müvekkili şirketin "trendyol" ibareli markalarının vb. ibareleri kullanmamak suretiyle eğer bu mümkün değilse www.lamelif.com sitesine «erişimin engellenmesi» suretiyle ortadan kaldırılmasına, «hükmün kesinleşmesine» takiben karar özetinin «ilanına» karar verilmesini talep etmiştir.
… lı dosyasından alınan 28.01.2019 tarihli bilirkişi raporu ile sabit hale geldiğini, rapor içeriğinde ekran görüntülerinin sunulduğunu, davalıya 11.01.2019 tarihinde «ihtarname» gönderilerek müvekkilinin markasının izinsiz kullanılmasının durdurulmasının «ihtar» edildiğini, ihtara rağmen kullanımlarını durdurmadığından bilirkişi raporu ile tespit edildiğini, davalının müvekkilinin tescilli markasını anahtar sözcük olarak kullanarak menfaat elde etmeye çalıştığını, davalının da müvekkili gibi elektronik ticaret alanında faaliyet gösterdiğini, google arama motoruna bir internet kullanıcısının "trendyol" veya "trendyol.com" yazdığında reklam olarak üst sırada çıkacağı için tüketicinin üst sırada çıkan davalı internet sayfasını tıklayacağını, müvekkilinin potansiyel kazancından müşterisinden yararlanmış olacağını, eyleminin «haksız rekabet» teşkil ettiğini, İlk Derece Mahkemesinin, «eksik inceleme» yaparak kök rapordaki tespitlere dayanarak karar vermek gerekirken hatalı ek rapora dayanarak karar verdiğini, ek rapor düzenlenirken bilirkişi tarafından delil olarak değerlendirilen davalı tarafça «ibraz» edilen kelime listesinin davanın seyrine etki etmesinin mümkün olmadığını, sunulan listenin Google Adwords hesabına ait olmadığını, kendileri tarafından her an oluşturulup değiştirilebileceğini, kabul anlamına gelmemekle birlikte ekran görüntüsünün uyuşmazlığa dayanak teşkil edebileceği düşünülse dahi "trend yol" anahtar kelimesinin negatif anahtar kelime olarak ayarlanmadığını gösterdiğini, ek raporda da google algoritması sebebiyle geniş işleme aracılığı ile "trend yol" ibaresi ile google arama motoru üzerinde yapılan aramalarda davalının alan adı için verilen reklamların toplamda 43 kere gösterim aldığı ve 7 etkileşim (tıklama) aldığının görüldüğünü, davalının, müvekkilinin tescilli ve tanınmış markasından faydalanmaya çalıştığını gösterdiğini, tıklanma sayısının az veya çok olmasının sonuca etkili olmadığını, kök raporda da trend yol ibaresinin pozitif ve negatif kelime listesine eklendiğine dair «kayda» rastlanmadığını, ancak negatif eşlemede yapılmadığını, manevi tazminata hükmedilmesi gerektiğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kab …
… m alan adlı internet sitesinden Google Adwords reklamlarında anahtar kelime olarak kullanıldığı iddia edilerek, bu iddianın dayanağını oluşturan bilirkişi raporunun «eksik incelemeye» dayalı olup, hatalı tespitler içerdiğini, müvekkilinin «ticari satışlarını» gerçekleştirdiği www.lamelif.com alan adlı internet sitesinin Aralık 2018 yılından bu yana Google Adwords aracılığı ile anahtar kelime kullandığını, müvekkili tarafından hiçbir surette trendyol markasının anahtar kelime olarak kullanılmamasına rağmen dosyaya sunulan ekran görüntüsünde müvekkiline ait www.lamelif.com isimli internet sitesinin çıkması; müvekkilinin Google Adwords aracılığı ile reklam verdiği anlamını taşımadığını, müvekkilinin davacı tarafın «marka hakkına tecavüz» teşkil eden hiçbir fiilinin bulunmadığını, yine kullanımlarında olan anahtar kelimeler incelendiğinde «haksız rekabet» oluşturacak herhangi bir durumun da söz konusu olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ticari satış · hükmün kesinleşmesi · ticari itibar · tacir · kusur · cy/cy kaydı · eksik inceleme · ibraz
Benzer bu kararda… lı dosyasından alınan 28.01.2019 tarihli bilirkişi raporu ile sabit hale geldiğini, rapor içeriğinde ekran görüntülerinin sunulduğunu, davalıya 11.01.2019 tarihinde «ihtarname» gönderilerek müvekkilinin markasının izinsiz kullanılmasının durdurulmasının «ihtar» edildiğini, ihtara rağmen kullanımlarını durdurmadığından bilirkişi raporu ile tespit edildiğini, davalının müvekkilinin tescilli markasını anahtar sözcük olarak kullanarak menfaat elde etmeye çalıştığını, davalının da müvekkili gibi elektronik ticaret alanında faaliyet gösterdiğini, google arama motoruna bir internet kullanıcısının "trendyol" veya "trendyol.com" yazdığında reklam olarak üst sırada çıkacağı için tüketicinin üst sırada çıkan davalı internet sayfasını tıklayacağını, müvekkilinin potansiyel kazancından müşterisinden yararlanmış olacağını, eyleminin «haksız rekabet» teşkil ettiğini, İlk Derece Mahkemesinin, «eksik inceleme» yaparak kök rapordaki tespitlere dayanarak karar vermek gerekirken hatalı ek rapora dayanarak karar verdiğini, ek rapor düzenlenirken bilirkişi tarafından delil olarak değerlendirilen davalı tarafça «ibraz» edilen kelime listesinin davanın seyrine etki etmesinin mümkün olmadığını, sunulan listenin Google Adwords hesabına ait olmadığını, kendileri tarafından her an oluşturulup değiştirilebileceğini, kabul anlamına gelmemekle birlikte ekran görüntüsünün uyuşmazlığa dayanak teşkil edebileceği düşünülse dahi "trend yol" anahtar kelimesinin negatif anahtar kelime olarak ayarlanmadığını gösterdiğini, ek raporda da google algoritması sebebiyle geniş işleme aracılığı ile "trend yol" ibaresi ile google arama motoru üzerinde yapılan aramalarda davalının alan adı için verilen reklamların toplamda 43 kere gösterim aldığı ve 7 etkileşim (tıklama) aldığının görüldüğünü, davalının, müvekkilinin tescilli ve tanınmış markasından faydalanmaya çalıştığını gösterdiğini, tıklanma sayısının az veya çok olmasının sonuca etkili olmadığını, kök raporda da trend yol ibaresinin pozitif ve negatif kelime listesine eklendiğine dair «kayda» rastlanmadığını, ancak negatif eşlemede yapılmadığını, manevi tazminata hükmedilmesi gerektiğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kab …
… m alan adlı internet sitesinden Google Adwords reklamlarında anahtar kelime olarak kullanıldığı iddia edilerek, bu iddianın dayanağını oluşturan bilirkişi raporunun «eksik incelemeye» dayalı olup, hatalı tespitler içerdiğini, müvekkilinin «ticari satışlarını» gerçekleştirdiği www.lamelif.com alan adlı internet sitesinin Aralık 2018 yılından bu yana Google Adwords aracılığı ile anahtar kelime kullandığını, müvekkili tarafından hiçbir surette trendyol markasının anahtar kelime olarak kullanılmamasına rağmen dosyaya sunulan ekran görüntüsünde müvekkiline ait www.lamelif.com isimli internet sitesinin çıkması; müvekkilinin Google Adwords aracılığı ile reklam verdiği anlamını taşımadığını, müvekkilinin davacı tarafın «marka hakkına tecavüz» teşkil eden hiçbir fiilinin bulunmadığını, yine kullanımlarında olan anahtar kelimeler incelendiğinde «haksız rekabet» oluşturacak herhangi bir durumun da söz konusu olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
… ının arama motoruna yazıldığında davalı firmanın sonuçlar kısmında çıktığı ve tıklanmaların gerçekleştiği, ancak oluşan bu sonuçta davalıya atfedilecek herhangi bir «kusur» bulunmadığı, davalının basiretli bir «tacir» olarak hareket ettiği, bizzat davacının dahi «ihtarnamesinde» davacı markalarının aralarına çeşitli boşluklar konulmak suretiyle farklı varyasyonlarının öngörülerek negatif anahtar kelimesi olarak tanıtılması talebinde bulunm …
… dyol" ibareli birçok markanın ve de T/02568 sayı ile "trendyol" tanınmış markasının hak sahibi konumunda olduğunu, huzurdaki dava henüz açılmadan 11.01.2019 tarihli «ihtarname» vasıtasıyla davalı tarafın, haksız ve hukuka aykırı kullanımlarınını sona erdirmesi ve tekrarlamaması yönünde uyarıldığını ve bu ihtarnamenin davalı tarafa 14.01.2019 tarihinde tebliğ edildiğini, buna rağmen davalı tarafın müvekkili şirketin markasının tanınmışlığından yararlanmak amacıyla kötü niyetli bir şekilde Google Adwords üzerinden reklamlarına devam ettiğini, davalı tarafından, bu markanın kullanımına ilişkin haklı veya meşru bir bağlantısı olmamasına rağmen www.lamelif.com alan adlı internet sitesine ilişkin ticari etki yaratacak biçimde Google Adwords reklamlarında anahtar kelime olarak izinsiz ve hukuka aykırı kullanılarak müvekkili şirketin marka tescillerinden doğan haklarının ihlal edildiğini ve bu suretle internet arama motorları üzerinden yapılacak aramalarda müvekkili şirketin «ticari itibarından» ve tanınmışlığından faydalanılması suretiyle hukuka aykırı menfaat temin edilmeye çalışıldığını, Bakırköy 1. ... ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2019/23 D.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/5571 E. 2023/211 K.
Ortak:marka hakkına tecavüz · ilan · haksız rekabet
İncelediğiniz kararda… rının dahi davacı şirketin marka hakkı kapsamında kaldığını ve kimsenin bunu kullanamayacağının, kabul edilemeyecek bir iddia olduğunu, böylece davalının, davacının «marka hakkına tecavüz» eden eylemleri olduğunu kanıtlayacak yeterli delil elde edilemediği ve marka hukuku kapsamında marka ihlali ve «haksız rekabet» oluşturan herhangi bir fiili tespit bulunmadığı kanaatine ulaşıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
… tespitte yer alan markalar ve bu markalarla ayırt edilemeyecek derecede benzer olan ibarelerin davalının Google Adwords sisteminde varlığının dahi incelenmediğini, «bilirkişi raporuna itiraz» ettiklerini, ek rapor yada yeni bir heyetten rapor alınmasını talep etmelerine rağmen rapor alınmadan karar verildiğini, dava konusu markaların “çiçek sepeti”, “çiçeksepeti” ve “çiçeksepeti.com” şeklinde olup, bu markaların ayırt edilemeyecek derecede benzeri niteliğinde olan “cicek sepeti”, “Ciceksepeti” ve “Ciceksepeti.com” ibareleri yönünden tespit yapılması gerekirken, hükme esas alınan bilirkişi raporunda yalnızca “çiçek sepeti” markasının davalının negatif listesine eklendiğinin tespit edildiğini, diğer markalara ilişkin hiçbir değerlendirme yapılmadığını, buna rağmen, marka uzmanı bilirkişinin sanki davalı dava konusu tüm markaları negatif listesine eklemiş gibi «marka hakkına tecavüz» ve «haksız rekabetin» oluşmadığı kanaatine vardığını, e-tespit tutanağında davalının alan adının “çiçeksepeti”, “cicek sepeti”, ciceksepeti.com” ve “çiçeksepeti.com” arama sonuçlarında çıktığını, müvekkilinin bu ibarelerle tam eşleme ve geniş eşleme negatif listesinde inceleme yapılması taleplerinin kabul edilmediğini, mahkemece davacı vekilinin «bilirkişi incelemesi» sırasında hazır bulunduğu gerekçe gösterilerek, adeta bilişim uzmanı addederek bilirkişi raporundaki eksiklikten sorumlu tuttuğunu, “çiçek sepeti” ibaresinin negat …
Taraflar arasındaki «haksız rekabetin» tespiti, giderilmesi, manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaUyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davalı tarafça Google Adwords Reklam Sisteminde kullanıldığı iddia edilen anahtar sözcükler nedeniyle davacının «marka hakkına tecavüz» ve «haksız rekabetin» söz konusu olup olmadığı, varsa davacının buna bağlı tazminat taleplerinin, tespit, durdurma, giderme, men, ortadan kaldırma ve «ilan» taleplerinin yerinde olup olmadığına ilişkindir.
… belirtilen markaya tecavüz fiilini gerçekleştirdiği gibi bu fiilin ayrıca 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 55 inci maddesinde ifadesini bulan «haksız rekabet» de oluşturduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalının markaya tecavüzde ve haksız rekabette bulunduğunun tespiti ile men ve refine, 7.101,00 TL «maddi tazminatın» ve takdiren 1.000,00 TL manevi tazminatın «ıslah» tarihinden itibaren «avans faizi» ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kanıtlanamayan itibar tazminatının reddine karar verilmiştir.
… ıktığı, dolayısıyla davacının tescilli markalarının lisanssız ve izinsiz olarak internet üzerinden fiilen davalı tarafça kullanıldığı, bu suretle markaya tecavüz ve «haksız rekabet» fiilinin gerçekleştirildiği, dava dilekçesiyle talep edilen 1.000,00 TL maddi, 1.000,00 TL manevi tazminat miktarları için dava tarihinden itibaren «avans faizine» hükmedilmesi gerekirken hatalı bir şekilde bu talepler yönünden de «ıslah» tarihinden itibaren faize hükmedilmesinin hükmü kaldırmayı gerektirdiği, reddedilen 500,00 TL itibar tazminatı sebebiyle davalı lehine hükmedilecek vekâlet ücretin …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ıslah · maddi tazminat · avans faizi · zamanaşımı
Benzer bu kararda… belirtilen markaya tecavüz fiilini gerçekleştirdiği gibi bu fiilin ayrıca 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 55 inci maddesinde ifadesini bulan «haksız rekabet» de oluşturduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalının markaya tecavüzde ve haksız rekabette bulunduğunun tespiti ile men ve refine, 7.101,00 TL «maddi tazminatın» ve takdiren 1.000,00 TL manevi tazminatın «ıslah» tarihinden itibaren «avans faizi» ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kanıtlanamayan itibar tazminatının reddine karar verilmiştir.
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; talep edilen 1.000,00 TL «maddi tazminat» ile 1.000,00 TL manevi tazminatın tespit tarihinden itibaren uygulanacak en yüksek ticari faiziyle birlikte, «ıslah» ile arttırılan kısım yönünden ise ıslah tarihinden itibaren faize hükmedilmesi gerekirken İlk Derece Mahkemesince, hükmedilen tüm alacağa ıslah tarihinden itibaren …
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ''Çiçeksepeti'' nin bir emtianın sunuş biçimi olduğunu, arama motorunda adword olarak kullanıldığı iddiasının bu nedenle yersiz olduğunu, tazminat ve tespit taleplerinin de dayanaksız olduğunu, mahkemece «ıslah» ile hükmedilen 6.101,00 TL'nin ıslah tarihinde «zamanaşımına» uğradığını beyan ederek İlk Derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
… ıktığı, dolayısıyla davacının tescilli markalarının lisanssız ve izinsiz olarak internet üzerinden fiilen davalı tarafça kullanıldığı, bu suretle markaya tecavüz ve «haksız rekabet» fiilinin gerçekleştirildiği, dava dilekçesiyle talep edilen 1.000,00 TL maddi, 1.000,00 TL manevi tazminat miktarları için dava tarihinden itibaren «avans faizine» hükmedilmesi gerekirken hatalı bir şekilde bu talepler yönünden de «ıslah» tarihinden itibaren faize hükmedilmesinin hükmü kaldırmayı gerektirdiği, reddedilen 500,00 TL itibar tazminatı sebebiyle davalı lehine hükmedilecek vekâlet ücretin …
2 benzer karar daha
-
Haksız Rekabet ve Marka Tecavüzü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2024/2084 E. 2025/1209 K.
Ortak:marka hakkına tecavüz · kaldırma ve yeniden hüküm · haksız rekabet
İncelediğiniz kararda… rının dahi davacı şirketin marka hakkı kapsamında kaldığını ve kimsenin bunu kullanamayacağının, kabul edilemeyecek bir iddia olduğunu, böylece davalının, davacının «marka hakkına tecavüz» eden eylemleri olduğunu kanıtlayacak yeterli delil elde edilemediği ve marka hukuku kapsamında marka ihlali ve «haksız rekabet» oluşturan herhangi bir fiili tespit bulunmadığı kanaatine ulaşıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
… tespitte yer alan markalar ve bu markalarla ayırt edilemeyecek derecede benzer olan ibarelerin davalının Google Adwords sisteminde varlığının dahi incelenmediğini, «bilirkişi raporuna itiraz» ettiklerini, ek rapor yada yeni bir heyetten rapor alınmasını talep etmelerine rağmen rapor alınmadan karar verildiğini, dava konusu markaların “çiçek sepeti”, “çiçeksepeti” ve “çiçeksepeti.com” şeklinde olup, bu markaların ayırt edilemeyecek derecede benzeri niteliğinde olan “cicek sepeti”, “Ciceksepeti” ve “Ciceksepeti.com” ibareleri yönünden tespit yapılması gerekirken, hükme esas alınan bilirkişi raporunda yalnızca “çiçek sepeti” markasının davalının negatif listesine eklendiğinin tespit edildiğini, diğer markalara ilişkin hiçbir değerlendirme yapılmadığını, buna rağmen, marka uzmanı bilirkişinin sanki davalı dava konusu tüm markaları negatif listesine eklemiş gibi «marka hakkına tecavüz» ve «haksız rekabetin» oluşmadığı kanaatine vardığını, e-tespit tutanağında davalının alan adının “çiçeksepeti”, “cicek sepeti”, ciceksepeti.com” ve “çiçeksepeti.com” arama sonuçlarında çıktığını, müvekkilinin bu ibarelerle tam eşleme ve geniş eşleme negatif listesinde inceleme yapılması taleplerinin kabul edilmediğini, mahkemece davacı vekilinin «bilirkişi incelemesi» sırasında hazır bulunduğu gerekçe gösterilerek, adeta bilişim uzmanı addederek bilirkişi raporundaki eksiklikten sorumlu tuttuğunu, “çiçek sepeti” ibaresinin negat …
Taraflar arasındaki «haksız rekabetin» tespiti, giderilmesi, manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaDava ve Hukuki Nitelendirme Dava, «marka hakkına tecavüzün» tespiti, men'i, ref'i, «haksız rekabetin» tespiti ve manevi tazminat talebine ilişkindir.
… z ve hukuka aykırı olarak müvekkili markalarının kullanıldığının tespit edildiğini ileri sürerek marka tescillerinden doğan haklara vaki tecavüzün men'ine, ref'ine, «haksız rekabetin» tespitine, men'ine, ref'ine 20.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
… kullanılması nedeniyle dürüst ve ticari kullanım sınırları içerisinde kaldığı gerekçesiyle davalının istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının «kaldırılmasına, yeniden» hüküm kurulmasına, davanın reddine karar verilmiş, karar, davacı tarafça temyiz edilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:üçüncü kişi · i̇i̇k 72/son
Benzer bu kararda… lleme ile “...”, “...” kelimeleri negatif anahtar kelime olarak belirlenip kullanımdan kaldırıldığı, “...” kelimesinin dava sonrası 14.03.2018 tarihinde kullanımına «son» verildiği, “...” kelimesinin halihazırda kullanılmaya devam edildiği gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm, taraflarca istinaf edilmiştir.
SMK'nın 7/5-(b) hükmü: "Marka sahibi, «üçüncü kişiler» tarafından dürüstçe ve ticari hayatın olağan akışı içinde, markasının aşağıda belirtilen biçimlerde kullanılmasını engelleyemez: b) Malların veya hizmetlerin türün …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/5646 E. 2013/8568 K.
Ortak:ihtiyati tedbir
İncelediğiniz kararda… iğini, tüketicilerin aldatılması sonucunu doğurduğunu beyanla Google Adwords aracılığı ile anahtar sözcük olarak alınarak reklam verilmesinin engellenmesine yönelik «ihtiyati tedbir» kararı verilmesini, Google Adwords aracılığı ile yapılan aramalarda "www.binbirdemet.com" sitesinin aramalardaki ilk sırada çıkması nedeni ile 6769 SMK'nın 29. maddesi anlamında müvekkilinin marka tescillerinden doğan haklarına vaki tecavüzün 149. madde hükmü uyarınca durdurulmasına, TTK'nın 54 ve devamı maddeler uyarınca, davalının eylemleriyle oluşan «haksız rekabetin» varlığının hükmen tespitine, saptanan haksız rekabetin önlenip yasaklanmasına, haksız rekabetin neticesi olan maddi durumun ortadan kaldırılmasına, müvekkilinin ol …
Benzer bu karardaMahkemece, duruşmalı olarak yapılan inceleme sonunda, «ihtiyati tedbire» ilişkin yasal şartların gerçekleşmediği, talebin yargılamayı gerektirdiği gerekçesiyle, tedbir isteminin reddine karar verilmiştir.
Dava, «ihtiyati tedbir» istemine ilişkindir.
Mahkemece «ihtiyati tedbire» ilişkin şartların gerçekleşmediği, talebin yargılamayı gerektirdiği gerekçesiyle istemin reddine karar verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2023/922 E. , 2024/4336 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
SAYISI 2020/1791 Esas, 2022/1778 Karar
HÜKÜM
Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ İstanbul 2.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI 2018/361 E., 2020/44 K.
Taraflar arasındaki haksız rekabetin tespiti, giderilmesi, manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin Türkiye'de online çiçek ve hediye sektöründe lider olduğunu, 2000 senesinden bu yana faaliyette bulunduğunu, TÜRKPATENT nezdinde tescilli "çiçek sepeti" ve "çiçeksepeti" ibareli bir çok markanın ve ozel/2218 sayı ile "çiçek sepeti" sözcük tanınmış markasının tek hak sahibi konumunda olduğunu, davalının yetkilisi ve sorumlusu olduğu tespit edilen www.binbirdemet.com alan adlı internet sitesinin, Google .... aracılığı ile davacının tescilli "çiçek sepeti", "çiçeksepeti", "çiçeksepeti.com" ve bu markalarla ayırt edilemeyecek derecede benzer "cicek sepeti", "ciceksepeti", "ciceksepeti.com" ibarelerinin izinsiz ve hukuka aykırı olarak anahtar sözcük olarak reklam verilmesi yoluyla kullanıldığını, davacının ve markasının tanınmışlığından haksız bir şekilde fayda sağlanıldığını, bu durumun davacının itibarını zedelediğini, tüketicilerin aldatılması sonucunu doğurduğunu beyanla Google Adwords aracılığı ile anahtar sözcük olarak alınarak reklam verilmesinin engellenmesine yönelik ihtiyati tedbir kararı verilmesini, Google Adwords aracılığı ile yapılan aramalarda "www.binbirdemet.com" sitesinin aramalardaki ilk sırada çıkması nedeni ile 6769 SMK'nın 29.
maddesi anlamında müvekkilinin marka tescillerinden doğan haklarına vaki tecavüzün 149. madde hükmü uyarınca durdurulmasına, TTK'nın 54 ve devamı maddeler uyarınca, davalının eylemleriyle oluşan haksız rekabetin varlığının hükmen tespitine, saptanan haksız rekabetin önlenip yasaklanmasına, haksız rekabetin neticesi olan maddi durumun ortadan kaldırılmasına, müvekkilinin oluşan zararının telafisi anlamında 6769 sayılı SMK'nun 149. maddesi ve TTK mad. 56 uyarınca müvekkili lehine 20.000,00 TL manevi tazminat bedelinin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, hükmün trajı yüksek en yüksek üç gazeteden birinde ilanına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkillerinin 2015 yılında "binbirdemet.com" adlı internet sitesini açmış olduğunu, bu web sitesi üzerinden müşterilerinin siparişleri doğrultusunda çiçek satışı yaptığını, ticari faaliyetlerini dürüst ve hukuka uygun bir biçimde yerine getirdiğini, 12 Mayıs 2018 tarihinde davacı tarafından müvekkillerine bir e-posta gönderildiğini, söz konusu e postayı alan müvekkillerinin hiçbir hukuki sorumluluğu olmamasına rağmen e postada belirtilen tüm kelimeleri negatif anahtar kelimeler listesine derhal eklediğini, müvekkilinin söz konusu uyuşmazlığın giderildiği düşüncesi ile tarafına gönderilen başkaca bir uyarı ve ihtar bulunmaması sebebiyle faaliyetlerine devam ettiğini, davaya konu olayda vekil edene ait web sayfası reklamlarının geniş eşlemede google tarafından listelenmesinin davacı şirketin marka hakkını ihlal etmediğini, google tarafından sunulan geniş eşlemenin fonksiyonunun;
anahtar kelimelerin alakalı varyasyonları için bu varyasyonlar anahtar kelime listelerinde yer almasa bile otomatik olarak yayınlanmakta olduğunu, bu noktada müvekkiline ait "binbirdemet" adresinin google'a yazıldığında gelen reklamlardan bir tanesininde davacı şirkete ait olan web sayfasına ilişkin olduğunu, Google'ın kullanmakta olduğu algoritma dolayısıyla aynı sektörde faaliyet gösteren işletmelerin adeta birbirinin alternatifi olarak, Google tarafından müşterilerine sunmakta olduğunu, hiçbir kabul anlamına gelmemekle birlikte bir an için davacı tarafın ileri sürmüş olduğu iddiayı kabul etmemiş olmamız halinde ortaya çıkan bu durumunda davacı şirketin geniş eşleme metinlerinde de "binbirdemet" ibaresini kullandığı sonucunun doğacağını, davaya konu uyuşmazlığın Google tarafından sunulan geniş eşlemeden kaynaklandığını beyanla, müvekkiline ait www.binbirdemet.com isimli web sitesine erişimin engellenmesi yönündeki tedbir kararının öncelikle teminatsız olarak mahkeme aksi kanaatte ise takdir edilecek teminat karşılığında tedbirin kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bilirkişi raporunun teknik değerlendirme kısmında ayrıntılarıyla açıklandığı üzere “Çiçek Sepeti” ibaresinin Negatif Anahtar Kelimeler (Geniş Eşleme ve Tam Eşleme) içinde yer aldığının tespit edildiği, Negatif anahtar kelimelerin o kelimelerin bulunduğu aramalarda ilgili siteden reklam sonucunun çıkmamasını sağladığını, bu durumda "Çiçek Sepeti" ibaresi verildiğinde davacının markası ile ilgili sonuçlarda davalının herhangi bir reklamı çıkmayacağının anlaşıldığını, ayrıca çiçek sepeti ibaresinin genelliği göz önüne alındığında bu sonuç çıksa dahi konunun tartışmaya açık olduğu da belirtilmesi gerektiğini, çünkü çiçek ve sepet ifadelerinin sözlükteki anlamlarının dahi davacı şirketin marka hakkı kapsamında kaldığını ve kimsenin bunu kullanamayacağının, kabul edilemeyecek bir iddia olduğunu, böylece davalının, davacının marka hakkına tecavüz eden eylemleri olduğunu kanıtlayacak yeterli delil elde edilemediği ve marka hukuku kapsamında marka ihlali ve haksız rekabet oluşturan herhangi bir fiili tespit bulunmadığı kanaatine ulaşıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; bilirkişi raporunun eksik ve hüküm kurmak için yetersiz olduğunu, dava açmadan önce Beşiktaş Noterliği'nin 14.05.2018 tarih ve 08536 yevmiye numaralı e-tespit tutanağında tespit edilen kullanımlar ile çelişki yarattığını, yeni bir heyetten rapor alınması gerektiğini, bu delillerinin bilirkişilerce hiç incelenmediğini, tespitte yer alan markalar ve bu markalarla ayırt edilemeyecek derecede benzer olan ibarelerin davalının Google Adwords sisteminde varlığının dahi incelenmediğini, bilirkişi raporuna itiraz ettiklerini, ek rapor yada yeni bir heyetten rapor alınmasını talep etmelerine rağmen rapor alınmadan karar verildiğini, dava konusu markaların “çiçek sepeti”, “çiçeksepeti” ve “çiçeksepeti.com” şeklinde olup, bu markaların ayırt edilemeyecek derecede benzeri niteliğinde olan “cicek sepeti”, “Ciceksepeti” ve “Ciceksepeti.com” ibareleri yönünden tespit yapılması gerekirken, hükme esas alınan bilirkişi raporunda yalnızca “çiçek sepeti” markasının davalının negatif listesine eklendiğinin tespit edildiğini, diğer markalara ilişkin hiçbir değerlendirme yapılmadığını, buna rağmen, marka uzmanı bilirkişinin sanki davalı dava konusu tüm markaları negatif listesine eklemiş gibi marka hakkına tecavüz ve haksız rekabetin oluşmadığı kanaatine vardığını, e-tespit tutanağında davalının alan adının “çiçeksepeti”, “cicek sepeti”, ciceksepeti.com” ve “çiçeksepeti.com” arama sonuçlarında çıktığını, müvekkilinin bu ibarelerle tam eşleme ve geniş eşleme negatif listesinde inceleme yapılması taleplerinin kabul edilmediğini, mahkemece davacı vekilinin bilirkişi incelemesi sırasında hazır bulunduğu gerekçe gösterilerek, adeta bilişim uzmanı addederek bilirkişi raporundaki eksiklikten sorumlu tuttuğunu, “çiçek sepeti” ibaresinin negatif eşleme listesine ne zaman eklenmiş olduğunun, önem taşıdığını, e-tespit tarihinden sonra ihlali örtbas etmek için yapılmış olmasının muhtemel olduğunu, bu durumda marka ihlalinin gerçekleşmediği anlamına gelmeyeceğini, 09.11.2019 tarihli bilirkişi raporu ile yalnızca 12.05.2018-13.07.2018 tarihleri arasında negatif eklenen kelimelerin tespit edildiğini, liste içerisinde tek yer alan “çiçek sepeti” markasının ise hangi tarihte negatif olarak eklendiğinin tespit edilmediğini, hükme esas alınan bilirkişi raporunda;
yalnızca “Teraryum Sukulent” kampanyası üzerinde inceleme yapıldığını ve yapılan bu inceleme ile 12.05.2018-13.07.2018 tarih aralığı için elde edilen neticenin tüm kampanyalar için geçerli gibi lanse edilmesinin hukuka aykırı olduğunu, müvekkilinin "çiçeksepeti" markasının T/2218 sayı ile tanınmış marka olup ayırt edici nitelikte olduğunu, mahkemenin bu markayı genel bir ibare olarak nitelendirmesinin müvekkilinin markalarına aykırı nitelikte olduğunu, müvekkilinin markasının kendiliğinden ayırt edici hale geldiğinin mahkeme kararları ile sabit olduğunu, TDK sözlüğünde "çiçek sepeti" şeklinde arama yapıldığında sonuç bulunmadığını, müvekkilinin markası kapsamındaki mallar ve hizmetler yönünden yapılacak değerlendirmede, müvekkilinin markasının tanımlayıcı ya da vasıf bildirici olarak kabul edilemeyeceğini, benzer şekilde açılan bir davaya karşı dava şeklinde "çiçek sepeti" ibaresinin tanımlayıcı olduğu iddiasıyla açılan davada, İstanbul 1.
FSHHM'nin 2013/209 E-2015/232 K. sayılı kararında müvekkilinin markasının kullanımla ayırt edicilik kazandığının ifade edildiğini ve hükümsüzlük koşulları oluşmadığından karşı davanın reddine karar verildiğini, beyanla, mahkeme kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı tarafça delil olarak dosyaya Beşiktaş Noterliği'nin 14.05.2018 tarih ve 08536 yevmiye numaralı e-tespit tutanağı ve marka tescil kayıtları ile, davadan önce davalıya keşide edilen ihtarnameye dayandığı, dosyaya sunulan e-tespit tutanağı içeriğinden "ciceksepeti.com" ibaresi ile arama yapıldığı, 1.020.000 sonuç bulunduğu, "Anneleri mutlu etmenin yolu/Binbirdemet Çiçek/binbirdemet.com " internet sitesinin "Reklam" ibaresi ile çıktığı anlaşılmıştır. Mahkemece alınan bilirkişi raporunda davalının iki adet Google Adwords reklam hesabının kontrol edildiği, Negatif Anahtar Kelimelerin Tam Eşleme Ekran Görüntüsünün (12 Mayıs-13 Temmuz 2018) tarihleri seçilerek Negatif Anahtar Kelimeler sekmesine girildiğinde, "çiçek sepeti" ibaresinin olduğunun görüldüğü, diğer adwords hesabı ekran görüntüsünde, Negatif Anahtar Kelimelerin Geniş Eşleme Ekran Görüntüsünün (12 Mayıs-13 Temmuz 2018) tarihleri seçilerek Negatif Anahtar Kelimeler sekmesine girildiğinde, 28.11.2018 tarihli cevap dilekçesi içerisinde, davacı tarafça mail olarak gönderildiği belirtilen mail içerisinde bulunan 10 adet anahtar kelimenin olduğunun görüldüğünü tespit ederek ekran görüntülerinin rapor içerisinde sunulduğunun anlaşıldığı, davalı tarafça davacının ihtarından sonra, davadan önce davacı tarafın bildirdiği kelimelerin, negatif anahtar kelimeler sekmesine alındığına yönelik savunmasının ispatlandığı, davalının dava tarihi itibarıyla, davacının markalarını anahtar kelime olarak kullandığının, markaya tecavüz ve haksız rekabet ettiğinin ispatlanamadığı kanaatiyle davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya uygun olduğu, dosyaya sunulan e-tespit tutanağındaki sonuç, Google Adwords sisteminin algoritmaları ve çalışma sistemi düşünüldüğünde, tek başına davacının markasına reklam verildiği, anahtar kelime olarak kullanıldığını göstermediğini, zira tutanaktan yapılan aramada 1.020.000 sonuç çıktığının anlaşıldığı, mahkemece alınan bilirkişi raporu yeterli inceleme içerdiğinden ek rapor yada yeniden rapor alınmaması da yerinde olduğu, ancak, davacının çiçeksepeti markasının tanınmış marka olduğu ve çiçek sepeti ibareli markalarının tescilli ve koruma altında olduğu, davalı tarafça hükümsüzlük davası açılmadığı da gözetildiğinde, mahkeme kararındaki;
"Ayrıca çiçek sepeti ibaresinin genelliği göz önüne alındığında bu sonuç çıksa dahi konunun tartışmaya açık olduğu da belirtilmelidir. Çünkü çiçek ve sepet ifadelerinin sözlükteki anlamlarının dahi davacı şirketin marka hakkı kapsamında kaldığı ve kimsenin bunu kullanamayacağı, kabul edilemeyecek bir iddiadır." şeklindeki gerekçe, somut uyuşmazlık ile ilgili olmadığı gibi, davalı tarafça cevap dilekçelerinde ileri sürülmemiş ve yargılama sırasında da tartışılmadığı, bu durumda mahkemece yargılama konusu olmayan hususlara gerekçede yer verilmesi HMK 297/1-c maddesine aykırılık teşkil ettiğinden, davacı vekilinin gerekçeye yönelik istinaf başvurusunun kabulüne, mahkeme kararının kaldırılarak, yukarıda aktarılan gerekçenin karardan çıkartılarak düzeltilmiş gerekçe ile davanın reddine karar verilmiş, tarafların kazanılmış hakları korunarak hüküm aynen tekrar edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirttiği hususları tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, haksız rekabetin tespiti, giderilmesi, manevi tazminat istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
27.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1058213300 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz