Markaya Tecavüzün Tespiti ve Haksız Rekabet
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2023/3255 E. 2024/5816 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ticari satış↗ erişimin engellenmesi↗ delil değerlendirmesi↗ hükmün kesinleşmesi↗ ticari itibar↗ basiretli tacir↗ marka hakkına tecavüz↗ ihtar↗ esastan ret↗ ihtarname↗ tacir↗ ilk derece kararının kaldırılması↗ ilan↗ kusur↗ cy/cy kaydı↗ eksik inceleme↗ haksız rekabet↗ yükleten (shipper)↗ ibraz↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 2. ... ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/140 E., 2021/20 K.
Taraflar arasındaki markaya tecavüzün durdurulmasına ve haksız rekabetin tespiti, men'i, refi ve tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının ticari faaliyetlerini gerek tüketiciler gerek sektör çapında yüksek bilinirliğe sahip www.trendyol.com internet sitesi üzerinden sürdürüp satışa sunduğunu, 2009 yılından bugüne www.trendyol.com internet sitesi üzerinden faaliyetini sürdüren müvekkili şirketin tescilli "trendyol" ibareli birçok markanın ve de T/02568 sayı ile "trendyol" tanınmış markasının hak sahibi konumunda olduğunu, huzurdaki dava henüz açılmadan 11.01.2019 tarihli ihtarname vasıtasıyla davalı tarafın, haksız ve hukuka aykırı kullanımlarınını sona erdirmesi ve tekrarlamaması yönünde uyarıldığını ve bu ihtarnamenin davalı tarafa 14.01.2019 tarihinde tebliğ edildiğini, buna rağmen davalı tarafın müvekkili şirketin markasının tanınmışlığından yararlanmak amacıyla kötü niyetli bir şekilde Google Adwords üzerinden reklamlarına devam ettiğini, davalı tarafından, bu markanın kullanımına ilişkin haklı veya meşru bir bağlantısı olmamasına rağmen www.lamelif.com alan adlı internet sitesine ilişkin ticari etki yaratacak biçimde Google Adwords reklamlarında anahtar kelime olarak izinsiz ve hukuka aykırı kullanılarak müvekkili şirketin marka tescillerinden doğan haklarının ihlal edildiğini ve bu suretle internet arama motorları üzerinden yapılacak aramalarda müvekkili şirketin ticari itibarından ve tanınmışlığından faydalanılması suretiyle hukuka aykırı menfaat temin edilmeye çalışıldığını, Bakırköy 1. ... ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2019/23 D. İş nolu dosyasından alınan bilirkişi raporu ile de tespit edildiğini, müvekkili şirketin tescilli "trendyol" markasının benzeri olan "trend yol" ibaresinin, davalı tarafından hiçbir hak veya meşru bağlantı olmamasına rağmen ticari etki yaratacak şekilde www.lamelif.com internet sitesi için Google Adwords aracılığı ile anahtar sözcük olarak reklam verilmek suretiyle kullanılmasının müvekkili şirketin marka tescilinden doğan haklarına tecavüz oluşturduğunun sabit olduğunu ileri sürerek müvekkili şirketin marka tescillerinden doğan haklarına vaki tecavüzün durdurulmasına, davalının eylemleriyle oluşan haksız rekabetin varlığının hükmen tespitine, saptanan haksız rekabetin önlenip yasaklanmasına, haksız rekabetin neticesi olan maddi durumun davalının internet sitesinde müvekkili şirketin "trendyol" ibareli markalarının vb. ibareleri kullanmamak suretiyle eğer bu mümkün değilse www.lamelif.com sitesine erişimin engellenmesi suretiyle ortadan kaldırılmasına, hükmün kesinleşmesine takiben karar özetinin ilanına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin internet sitesi olarak da www.lamelif.com isimli internet sitesini kullandığını, davacı tarafça "trendyol" markasının www.lamelif.com alan adlı internet sitesinden Google Adwords reklamlarında anahtar kelime olarak kullanıldığı iddia edilerek, bu iddianın dayanağını oluşturan bilirkişi raporunun eksik incelemeye dayalı olup, hatalı tespitler içerdiğini, müvekkilinin ticari satışlarını gerçekleştirdiği www.lamelif.com alan adlı internet sitesinin Aralık 2018 yılından bu yana Google Adwords aracılığı ile anahtar kelime kullandığını, müvekkili tarafından hiçbir surette trendyol markasının anahtar kelime olarak kullanılmamasına rağmen dosyaya sunulan ekran görüntüsünde müvekkiline ait www.lamelif.com isimli internet sitesinin çıkması; müvekkilinin Google Adwords aracılığı ile reklam verdiği anlamını taşımadığını, müvekkilinin davacı tarafın marka hakkına tecavüz teşkil eden hiçbir fiilinin bulunmadığını, yine kullanımlarında olan anahtar kelimeler incelendiğinde haksız rekabet oluşturacak herhangi bir durumun da söz konusu olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalının davacıya ait markaları anahtar kelime olarak kullanmadığının anlaşıldığı, davalının davacıya ait markaların esas unsurlarından "dolapcom", "trendyolcom", "trendyolmilla", trendyol com", "trendyol" ve "trendyol.com" şeklindeki kelimeleri negatif anahtar kelime olarak aktif hale getirdiği, ancak davalının yalnızca bu kelimelerden "trendyol" ibaresindeki "trend" ve "yol" kelimeleri arasında boşluk bırakmak suretiyle oluşan kelimeye negatif kelime haline getirmediği, bu nedenle davacı markasının arama motoruna yazıldığında davalı firmanın sonuçlar kısmında çıktığı ve tıklanmaların gerçekleştiği, ancak oluşan bu sonuçta davalıya atfedilecek herhangi bir kusur bulunmadığı, davalının basiretli bir tacir olarak hareket ettiği, bizzat davacının dahi ihtarnamesinde davacı markalarının aralarına çeşitli boşluklar konulmak suretiyle farklı varyasyonlarının öngörülerek negatif anahtar kelimesi olarak tanıtılması talebinde bulunmadığı, davalının arama motorlarının özellikleri gereği kendi kontrol ve yönetiminde olmayan sonuçtan sorumlu tutulamayacağı ve bu haliyle tecavüzün gerçekleşmediğinin kabulünün gerektiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalı tarafın Google Adwords reklam yöntemi kullanılarak müvekkilinin tescilli ve tanınmış markasını reklam verdiğini, Bakırköy 1. ... ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2019/23 D. İş sayılı dosyasından alınan 28.01.2019 tarihli bilirkişi raporu ile sabit hale geldiğini, rapor içeriğinde ekran görüntülerinin sunulduğunu, davalıya 11.01.2019 tarihinde ihtarname gönderilerek müvekkilinin markasının izinsiz kullanılmasının durdurulmasının ihtar edildiğini, ihtara rağmen kullanımlarını durdurmadığından bilirkişi raporu ile tespit edildiğini, davalının müvekkilinin tescilli markasını anahtar sözcük olarak kullanarak menfaat elde etmeye çalıştığını, davalının da müvekkili gibi elektronik ticaret alanında faaliyet gösterdiğini, google arama motoruna bir internet kullanıcısının "trendyol" veya "trendyol.com" yazdığında reklam olarak üst sırada çıkacağı için tüketicinin üst sırada çıkan davalı internet sayfasını tıklayacağını, müvekkilinin potansiyel kazancından müşterisinden yararlanmış olacağını, eyleminin haksız rekabet teşkil ettiğini, İlk Derece Mahkemesinin, eksik inceleme yaparak kök rapordaki tespitlere dayanarak karar vermek gerekirken hatalı ek rapora dayanarak karar verdiğini, ek rapor düzenlenirken bilirkişi tarafından delil olarak değerlendirilen davalı tarafça ibraz edilen kelime listesinin davanın seyrine etki etmesinin mümkün olmadığını, sunulan listenin Google Adwords hesabına ait olmadığını, kendileri tarafından her an oluşturulup değiştirilebileceğini, kabul anlamına gelmemekle birlikte ekran görüntüsünün uyuşmazlığa dayanak teşkil edebileceği düşünülse dahi "trend yol" anahtar kelimesinin negatif anahtar kelime olarak ayarlanmadığını gösterdiğini, ek raporda da google algoritması sebebiyle geniş işleme aracılığı ile "trend yol" ibaresi ile google arama motoru üzerinde yapılan aramalarda davalının alan adı için verilen reklamların toplamda 43 kere gösterim aldığı ve 7 etkileşim (tıklama) aldığının görüldüğünü, davalının, müvekkilinin tescilli ve tanınmış markasından faydalanmaya çalıştığını gösterdiğini, tıklanma sayısının az veya çok olmasının sonuca etkili olmadığını, kök raporda da trend yol ibaresinin pozitif ve negatif kelime listesine eklendiğine dair kayda rastlanmadığını, ancak negatif eşlemede yapılmadığını, manevi tazminata hükmedilmesi gerektiğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesince alınan kök ve ek raporda, davalının davacının "trend yol" markasını anahtar kelime olarak pozitif eşleme yapmadığının tespit edildiği, Google otomatikleştirilmiş reklam algoritması nedeniyle davacı markası ile arama yaptırıldığında, davalı internet sitesinin aramada çıktığının tespit edildiğinin anlaşıldığı, davalının negatif eşleme yaparak tedbir almaması nedeniyle, markaya tecavüz ve haksız rekabet eyleminin sabit olduğunu ileri sürmek ise yasal düzenleme dikkate alındığında mümkün olmadığını, davalının negatif eşleme yapmaması markaya tecavüz teşkil etmeyeceği gibi haksız rekabet de teşkil etmeyeceği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; aşamalardaki ve istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü itiraz sebeplerini tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava markasından kaynaklanan hakları tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti, men'i ve refi ile manevi tazminata istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Marka hakkına tecavüzün tespiti | Haksız rekabetin tespiti | Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/2722 E. 2024/4977 K.
Ortak:marka hakkına tecavüz · ilan · haksız rekabet · ibraz
İncelediğiniz kararda… vüz oluşturduğunun sabit olduğunu ileri sürerek müvekkili şirketin marka tescillerinden doğan haklarına vaki tecavüzün durdurulmasına, davalının eylemleriyle oluşan «haksız rekabetin» varlığının hükmen tespitine, saptanan haksız rekabetin önlenip yasaklanmasına, haksız rekabetin neticesi olan maddi durumun davalının internet sitesinde müvekkili şirketin "trendyol" ibareli markalarının vb. ibareleri kullanmamak suretiyle eğer bu mümkün değilse www.lamelif.com sitesine «erişimin engellenmesi» suretiyle ortadan kaldırılmasına, «hükmün kesinleşmesine» takiben karar özetinin «ilanına» karar verilmesini talep etmiştir.
… m alan adlı internet sitesinden Google Adwords reklamlarında anahtar kelime olarak kullanıldığı iddia edilerek, bu iddianın dayanağını oluşturan bilirkişi raporunun «eksik incelemeye» dayalı olup, hatalı tespitler içerdiğini, müvekkilinin «ticari satışlarını» gerçekleştirdiği www.lamelif.com alan adlı internet sitesinin Aralık 2018 yılından bu yana Google Adwords aracılığı ile anahtar kelime kullandığını, müvekkili tarafından hiçbir surette trendyol markasının anahtar kelime olarak kullanılmamasına rağmen dosyaya sunulan ekran görüntüsünde müvekkiline ait www.lamelif.com isimli internet sitesinin çıkması; müvekkilinin Google Adwords aracılığı ile reklam verdiği anlamını taşımadığını, müvekkilinin davacı tarafın «marka hakkına tecavüz» teşkil eden hiçbir fiilinin bulunmadığını, yine kullanımlarında olan anahtar kelimeler incelendiğinde «haksız rekabet» oluşturacak herhangi bir durumun da söz konusu olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
… lı dosyasından alınan 28.01.2019 tarihli bilirkişi raporu ile sabit hale geldiğini, rapor içeriğinde ekran görüntülerinin sunulduğunu, davalıya 11.01.2019 tarihinde «ihtarname» gönderilerek müvekkilinin markasının izinsiz kullanılmasının durdurulmasının «ihtar» edildiğini, ihtara rağmen kullanımlarını durdurmadığından bilirkişi raporu ile tespit edildiğini, davalının müvekkilinin tescilli markasını anahtar sözcük olarak kullanarak menfaat elde etmeye çalıştığını, davalının da müvekkili gibi elektronik ticaret alanında faaliyet gösterdiğini, google arama motoruna bir internet kullanıcısının "trendyol" veya "trendyol.com" yazdığında reklam olarak üst sırada çıkacağı için tüketicinin üst sırada çıkan davalı internet sayfasını tıklayacağını, müvekkilinin potansiyel kazancından müşterisinden yararlanmış olacağını, eyleminin «haksız rekabet» teşkil ettiğini, İlk Derece Mahkemesinin, «eksik inceleme» yaparak kök rapordaki tespitlere dayanarak karar vermek gerekirken hatalı ek rapora dayanarak karar verdiğini, ek rapor düzenlenirken bilirkişi tarafından delil olarak değerlendirilen davalı tarafça «ibraz» edilen kelime listesinin davanın seyrine etki etmesinin mümkün olmadığını, sunulan listenin Google Adwords hesabına ait olmadığını, kendileri tarafından her an oluşturulup değiştirilebileceğini, kabul anlamına gelmemekle birlikte ekran görüntüsünün uyuşmazlığa dayanak teşkil edebileceği düşünülse dahi "trend yol" anahtar kelimesinin negatif anahtar kelime olarak ayarlanmadığını gösterdiğini, ek raporda da google algoritması sebebiyle geniş işleme aracılığı ile "trend yol" ibaresi ile google arama motoru üzerinde yapılan aramalarda davalının alan adı için verilen reklamların toplamda 43 kere gösterim aldığı ve 7 etkileşim (tıklama) aldığının görüldüğünü, davalının, müvekkilinin tescilli ve tanınmış markasından faydalanmaya çalıştığını gösterdiğini, tıklanma sayısının az veya çok olmasının sonuca etkili olmadığını, kök raporda da trend yol ibaresinin pozitif ve negatif kelime listesine eklendiğine dair «kayda» rastlanmadığını, ancak negatif eşlemede yapılmadığını, manevi tazminata hükmedilmesi gerektiğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kab …
Benzer bu kararda… esine ilişkin ticari etki yaratacak biçimde Google Adwords Reklam Yönetimi için anahtar kelime olarak izinsiz ve hukuka aykırı kullandığını, bu eylemin müvekkilinin «marka hakkına tecavüz» oluşturduğunu, bu suretle internet arama motorları üzerinden yapılacak aramalarda davacı şirketin itibarından ve tanınmışlığından faydalanıldığını, davalının davacı şirkete ait "TRENDYOL" markasına reklam verdiğini davalı şirketin www.n11.com internet sitesinin kullanımlarını İstanbul 2.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2018/13 D.İş sayılı dosyası kapsamında tespit ettirdiklerini ileri sürerek müvekkilinin marka hakkına tecavüzün ve «haksız rekabetin» tespitine, marka hakkına tecavüzün ve haksız rekabetin men'ine ve ref'ine, 10.000,00 TL manevi «tazminatın dava» tarihinden itibaren uygulanacak en yüksek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline, hüküm özetinin «masrafı» davalıdan alınarak Türkiye'de yayınlanan ve tirajı en yüksek üç gazeteden birinde «ilanına» karar verilmesini talep etmiştir.
Taraflar arasındaki «marka hakkına tecavüz» ve «haksız rekabetin» tespiti ile tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabul kısmen reddine karar verilmiştir.
… rkete ait "trendyol" markasını reklam olarak kullandığını, bu suretle müvekkil şirketin marka tescilinden doğan haklarına tecavüz ettiği ve müvekkil şirket aleyhine «haksız rekabete» sebebiyet verdiğinin tereddüte mahal vermeyecek şekilde sabit hale geldiğini, talep sahibinin haklarının korunması bakımından zorunluluk bulunan hâllerde karşı tarafa «tebligat» yapılmaksızın da «delil tespiti» yapılabileceğini, yargılama esnasında alınan bilirkişi raporunda halihazırda kullanım tespit edilmemiş olması, davalının geçmiş zamanda, delil tespitinin yaptırıldığı ve haberleri olmadığı tarihte, izinsiz biçimde "trendyol" markasına reklam verdikleri gerçeğini değiştiremeyeceğini, somut olayda başkasına ait tescilli bir markayı anahtar kelime olarak kullanan kimsenin, kendi hak ettiği bir tanınmışlıktan ve çekicilikten değil, tam aksine bir başka markanın çekiciliğinden faydalanmakta olduğunu ve bu faydalanmayı haklı kılacak bir neden de bulunmadığını, bu şekilde başkasına ait markanın reklam sürecine bir şekilde «dahil» edilmesinin «marka hakkına tecavüz» olarak nitelendirileceğini, davalı "trendyol" kelimesini Google Adwords Sistemi'nde anahtar kelime olarak kullandığı için davalının internet sitesinin reklam alanı …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kanaat verici delil · delil tespiti · hakkaniyet · tazminat davası · kaldırma ve yeniden hüküm · yargılama gideri · tebligat · dosya masrafı
Benzer bu kararda… esine ilişkin ticari etki yaratacak biçimde Google Adwords Reklam Yönetimi için anahtar kelime olarak izinsiz ve hukuka aykırı kullandığını, bu eylemin müvekkilinin «marka hakkına tecavüz» oluşturduğunu, bu suretle internet arama motorları üzerinden yapılacak aramalarda davacı şirketin itibarından ve tanınmışlığından faydalanıldığını, davalının davacı şirkete ait "TRENDYOL" markasına reklam verdiğini davalı şirketin www.n11.com internet sitesinin kullanımlarını İstanbul 2.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2018/13 D.İş sayılı dosyası kapsamında tespit ettirdiklerini ileri sürerek müvekkilinin marka hakkına tecavüzün ve «haksız rekabetin» tespitine, marka hakkına tecavüzün ve haksız rekabetin men'ine ve ref'ine, 10.000,00 TL manevi «tazminatın dava» tarihinden itibaren uygulanacak en yüksek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline, hüküm özetinin «masrafı» davalıdan alınarak Türkiye'de yayınlanan ve tirajı en yüksek üç gazeteden birinde «ilanına» karar verilmesini talep etmiştir.
… nın tespit edildiği, dava açıldıktan sonra bu konuda geçmişe dönük araştırma yapılmasının teknik olarak mümkün olmadığı, davalının dava açıldıktan sonra kullanımına «son» verdiği, davalıya ait internet sitesinde giysi ürünlerinin satışının ve tanıtımının yapıldığı, davacının markalarının da bu ürünlerin yer aldığı 25. sınıfta tescilli ve elektronik satış hizmetleri için tanınmış marka olduğu, bu nedenle davalının eyleminin davacının marka haklarına tecavüz ve «haksız rekabet» oluşturduğu, davacının bu tecavüzün tespitini, önlenmesini ve uygun bir manevi tazminat talep edebileceği, davalının mali durumuna, markanın kullanım şekline, eylemin özelliklerine göre 5.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmesinin «hakkaniyete» uygun olacağı, yargılama sırasında davalının marka kullanımına son vermesi nedeniyle markaya tecavüzün ve haksız rekabetin men'i ve ref'i taleplerinin konusuz kaldığı, ancak davacının bu konuda dava açmakta haklı olduğu, bu nedenle markaya tecavüzün ve haksız rekabetin önlenmesi talepleriyle ilgili «yargılama giderlerinin» de HMK'nun 331/1 inci maddesi uyarınca davalıya yüklenmesi gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabul kısmen reddine karar verilmiştir.
Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile «delil tespit» raporunun, davalı bilgisayarında yahut, davalının Google Adwords hesabında inceleme yapılarak hazırlanmadığı, bilirkişi tarafından kendi bilgisayarında arama motoruna trendyolcom yazarak arama yapıldığı, bilirkişi raporunda açıklandığı üzere geniş eşlemeli anahtar kelimeler nedeniyle alt kısımda davalının internet sitesinin gösterilmesinin, davalının anahtar kelime olarak reklam verdiğini göstermeyeceği, bu itibarla tespit raporunun yeterli inceleme içermediğinden hükme esas alınamayacağı, davalı tarafın davacının tescilli ve tanınmış markası olan trendyol ibaresini anahtar kelime olarak kullandığına dair «kanaat verici delil» bulunmadığından, yargılama sırasında alınan raporda da davalının kullanımının bulunmadığı tespit edildiği gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü …
… rkete ait "trendyol" markasını reklam olarak kullandığını, bu suretle müvekkil şirketin marka tescilinden doğan haklarına tecavüz ettiği ve müvekkil şirket aleyhine «haksız rekabete» sebebiyet verdiğinin tereddüte mahal vermeyecek şekilde sabit hale geldiğini, talep sahibinin haklarının korunması bakımından zorunluluk bulunan hâllerde karşı tarafa «tebligat» yapılmaksızın da «delil tespiti» yapılabileceğini, yargılama esnasında alınan bilirkişi raporunda halihazırda kullanım tespit edilmemiş olması, davalının geçmiş zamanda, delil tespitinin yaptırıldığı ve haberleri olmadığı tarihte, izinsiz biçimde "trendyol" markasına reklam verdikleri gerçeğini değiştiremeyeceğini, somut olayda başkasına ait tescilli bir markayı anahtar kelime olarak kullanan kimsenin, kendi hak ettiği bir tanınmışlıktan ve çekicilikten değil, tam aksine bir başka markanın çekiciliğinden faydalanmakta olduğunu ve bu faydalanmayı haklı kılacak bir neden de bulunmadığını, bu şekilde başkasına ait markanın reklam sürecine bir şekilde «dahil» edilmesinin «marka hakkına tecavüz» olarak nitelendirileceğini, davalı "trendyol" kelimesini Google Adwords Sistemi'nde anahtar kelime olarak kullandığı için davalının internet sitesinin reklam alanı …
-
Teminat karşılığı tedbirin kaldırılması
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/922 E. 2024/4336 K.
Ortak:erişimin engellenmesi · marka hakkına tecavüz · ihtar · ihtarname · ilan · haksız rekabet
İncelediğiniz kararda… vüz oluşturduğunun sabit olduğunu ileri sürerek müvekkili şirketin marka tescillerinden doğan haklarına vaki tecavüzün durdurulmasına, davalının eylemleriyle oluşan «haksız rekabetin» varlığının hükmen tespitine, saptanan haksız rekabetin önlenip yasaklanmasına, haksız rekabetin neticesi olan maddi durumun davalının internet sitesinde müvekkili şirketin "trendyol" ibareli markalarının vb. ibareleri kullanmamak suretiyle eğer bu mümkün değilse www.lamelif.com sitesine «erişimin engellenmesi» suretiyle ortadan kaldırılmasına, «hükmün kesinleşmesine» takiben karar özetinin «ilanına» karar verilmesini talep etmiştir.
… lı dosyasından alınan 28.01.2019 tarihli bilirkişi raporu ile sabit hale geldiğini, rapor içeriğinde ekran görüntülerinin sunulduğunu, davalıya 11.01.2019 tarihinde «ihtarname» gönderilerek müvekkilinin markasının izinsiz kullanılmasının durdurulmasının «ihtar» edildiğini, ihtara rağmen kullanımlarını durdurmadığından bilirkişi raporu ile tespit edildiğini, davalının müvekkilinin tescilli markasını anahtar sözcük olarak kullanarak menfaat elde etmeye çalıştığını, davalının da müvekkili gibi elektronik ticaret alanında faaliyet gösterdiğini, google arama motoruna bir internet kullanıcısının "trendyol" veya "trendyol.com" yazdığında reklam olarak üst sırada çıkacağı için tüketicinin üst sırada çıkan davalı internet sayfasını tıklayacağını, müvekkilinin potansiyel kazancından müşterisinden yararlanmış olacağını, eyleminin «haksız rekabet» teşkil ettiğini, İlk Derece Mahkemesinin, «eksik inceleme» yaparak kök rapordaki tespitlere dayanarak karar vermek gerekirken hatalı ek rapora dayanarak karar verdiğini, ek rapor düzenlenirken bilirkişi tarafından delil olarak değerlendirilen davalı tarafça «ibraz» edilen kelime listesinin davanın seyrine etki etmesinin mümkün olmadığını, sunulan listenin Google Adwords hesabına ait olmadığını, kendileri tarafından her an oluşturulup değiştirilebileceğini, kabul anlamına gelmemekle birlikte ekran görüntüsünün uyuşmazlığa dayanak teşkil edebileceği düşünülse dahi "trend yol" anahtar kelimesinin negatif anahtar kelime olarak ayarlanmadığını gösterdiğini, ek raporda da google algoritması sebebiyle geniş işleme aracılığı ile "trend yol" ibaresi ile google arama motoru üzerinde yapılan aramalarda davalının alan adı için verilen reklamların toplamda 43 kere gösterim aldığı ve 7 etkileşim (tıklama) aldığının görüldüğünü, davalının, müvekkilinin tescilli ve tanınmış markasından faydalanmaya çalıştığını gösterdiğini, tıklanma sayısının az veya çok olmasının sonuca etkili olmadığını, kök raporda da trend yol ibaresinin pozitif ve negatif kelime listesine eklendiğine dair «kayda» rastlanmadığını, ancak negatif eşlemede yapılmadığını, manevi tazminata hükmedilmesi gerektiğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kab …
… m alan adlı internet sitesinden Google Adwords reklamlarında anahtar kelime olarak kullanıldığı iddia edilerek, bu iddianın dayanağını oluşturan bilirkişi raporunun «eksik incelemeye» dayalı olup, hatalı tespitler içerdiğini, müvekkilinin «ticari satışlarını» gerçekleştirdiği www.lamelif.com alan adlı internet sitesinin Aralık 2018 yılından bu yana Google Adwords aracılığı ile anahtar kelime kullandığını, müvekkili tarafından hiçbir surette trendyol markasının anahtar kelime olarak kullanılmamasına rağmen dosyaya sunulan ekran görüntüsünde müvekkiline ait www.lamelif.com isimli internet sitesinin çıkması; müvekkilinin Google Adwords aracılığı ile reklam verdiği anlamını taşımadığını, müvekkilinin davacı tarafın «marka hakkına tecavüz» teşkil eden hiçbir fiilinin bulunmadığını, yine kullanımlarında olan anahtar kelimeler incelendiğinde «haksız rekabet» oluşturacak herhangi bir durumun da söz konusu olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Benzer bu kararda… rinin hiçbir hukuki sorumluluğu olmamasına rağmen e postada belirtilen tüm kelimeleri negatif anahtar kelimeler listesine derhal eklediğini, müvekkilinin söz konusu «uyuşmazlığın giderildiği» düşüncesi ile tarafına gönderilen başkaca bir uyarı ve «ihtar» bulunmaması sebebiyle faaliyetlerine devam ettiğini, davaya konu olayda vekil edene ait web sayfası reklamlarının geniş eşlemede google tarafından listelenmesinin davacı şirketin marka hakkını ihlal etmediğini, google tarafından sunulan geniş eşlemenin fonksiyonunun; anahtar kelimelerin alakalı varyasyonları için bu varyasyonlar anahtar kelime listelerinde yer almasa bile otomatik olarak yayınlanmakta olduğunu, bu noktada müvekkiline ait "binbirdemet" adresinin google'a yazıldığında gelen reklamlardan bir tanesininde davacı şirkete ait olan web sayfasına ilişkin olduğunu, Google'ın kullanmakta olduğu algoritma dolayısıyla aynı sektörde faaliyet gösteren işletmelerin adeta birbirinin alternatifi olarak, Google tarafından müşterilerine sunmakta olduğunu, hiçbir kabul anlamına gelmemekle birlikte bir an için davacı tarafın ileri sürmüş olduğu iddiayı kabul etmemiş olmamız halinde ortaya çıkan bu durumunda davacı şirketin geniş eşleme metinlerinde de "binbirdemet" ibaresini kullandığı sonucunun doğacağını, davaya konu uyuşmazlığın Google tarafından sunulan geniş eşlemeden kaynaklandığını beyanla, müvekkiline ait www.binbirdemet.com isimli web sitesine «erişimin engellenmesi» yönündeki tedbir kararının öncelikle «teminatsız» olarak mahkeme aksi kanaatte ise takdir edilecek «teminat karşılığında tedbirin kaldırılmasını» ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
… rının dahi davacı şirketin marka hakkı kapsamında kaldığını ve kimsenin bunu kullanamayacağının, kabul edilemeyecek bir iddia olduğunu, böylece davalının, davacının «marka hakkına tecavüz» eden eylemleri olduğunu kanıtlayacak yeterli delil elde edilemediği ve marka hukuku kapsamında marka ihlali ve «haksız rekabet» oluşturan herhangi bir fiili tespit bulunmadığı kanaatine ulaşıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
… tespitte yer alan markalar ve bu markalarla ayırt edilemeyecek derecede benzer olan ibarelerin davalının Google Adwords sisteminde varlığının dahi incelenmediğini, «bilirkişi raporuna itiraz» ettiklerini, ek rapor yada yeni bir heyetten rapor alınmasını talep etmelerine rağmen rapor alınmadan karar verildiğini, dava konusu markaların “çiçek sepeti”, “çiçeksepeti” ve “çiçeksepeti.com” şeklinde olup, bu markaların ayırt edilemeyecek derecede benzeri niteliğinde olan “cicek sepeti”, “Ciceksepeti” ve “Ciceksepeti.com” ibareleri yönünden tespit yapılması gerekirken, hükme esas alınan bilirkişi raporunda yalnızca “çiçek sepeti” markasının davalının negatif listesine eklendiğinin tespit edildiğini, diğer markalara ilişkin hiçbir değerlendirme yapılmadığını, buna rağmen, marka uzmanı bilirkişinin sanki davalı dava konusu tüm markaları negatif listesine eklemiş gibi «marka hakkına tecavüz» ve «haksız rekabetin» oluşmadığı kanaatine vardığını, e-tespit tutanağında davalının alan adının “çiçeksepeti”, “cicek sepeti”, ciceksepeti.com” ve “çiçeksepeti.com” arama sonuçlarında çıktığını, müvekkilinin bu ibarelerle tam eşleme ve geniş eşleme negatif listesinde inceleme yapılması taleplerinin kabul edilmediğini, mahkemece davacı vekilinin «bilirkişi incelemesi» sırasında hazır bulunduğu gerekçe gösterilerek, adeta bilişim uzmanı addederek bilirkişi raporundaki eksiklikten sorumlu tuttuğunu, “çiçek sepeti” ibaresinin negat …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:teminat karşılığı tedbirin kaldırılması · uyuşmazlığın giderilmesi kararı · tedbirin kaldırılması · bilirkişi raporuna itiraz · ihtiyati tedbir · kaldırma ve yeniden hüküm · bilirkişi incelemesi · ayırt edicilik
Benzer bu kararda… rinin hiçbir hukuki sorumluluğu olmamasına rağmen e postada belirtilen tüm kelimeleri negatif anahtar kelimeler listesine derhal eklediğini, müvekkilinin söz konusu «uyuşmazlığın giderildiği» düşüncesi ile tarafına gönderilen başkaca bir uyarı ve «ihtar» bulunmaması sebebiyle faaliyetlerine devam ettiğini, davaya konu olayda vekil edene ait web sayfası reklamlarının geniş eşlemede google tarafından listelenmesinin davacı şirketin marka hakkını ihlal etmediğini, google tarafından sunulan geniş eşlemenin fonksiyonunun; anahtar kelimelerin alakalı varyasyonları için bu varyasyonlar anahtar kelime listelerinde yer almasa bile otomatik olarak yayınlanmakta olduğunu, bu noktada müvekkiline ait "binbirdemet" adresinin google'a yazıldığında gelen reklamlardan bir tanesininde davacı şirkete ait olan web sayfasına ilişkin olduğunu, Google'ın kullanmakta olduğu algoritma dolayısıyla aynı sektörde faaliyet gösteren işletmelerin adeta birbirinin alternatifi olarak, Google tarafından müşterilerine sunmakta olduğunu, hiçbir kabul anlamına gelmemekle birlikte bir an için davacı tarafın ileri sürmüş olduğu iddiayı kabul etmemiş olmamız halinde ortaya çıkan bu durumunda davacı şirketin geniş eşleme metinlerinde de "binbirdemet" ibaresini kullandığı sonucunun doğacağını, davaya konu uyuşmazlığın Google tarafından sunulan geniş eşlemeden kaynaklandığını beyanla, müvekkiline ait www.binbirdemet.com isimli web sitesine «erişimin engellenmesi» yönündeki tedbir kararının öncelikle «teminatsız» olarak mahkeme aksi kanaatte ise takdir edilecek «teminat karşılığında tedbirin kaldırılmasını» ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
… tespitte yer alan markalar ve bu markalarla ayırt edilemeyecek derecede benzer olan ibarelerin davalının Google Adwords sisteminde varlığının dahi incelenmediğini, «bilirkişi raporuna itiraz» ettiklerini, ek rapor yada yeni bir heyetten rapor alınmasını talep etmelerine rağmen rapor alınmadan karar verildiğini, dava konusu markaların “çiçek sepeti”, “çiçeksepeti” ve “çiçeksepeti.com” şeklinde olup, bu markaların ayırt edilemeyecek derecede benzeri niteliğinde olan “cicek sepeti”, “Ciceksepeti” ve “Ciceksepeti.com” ibareleri yönünden tespit yapılması gerekirken, hükme esas alınan bilirkişi raporunda yalnızca “çiçek sepeti” markasının davalının negatif listesine eklendiğinin tespit edildiğini, diğer markalara ilişkin hiçbir değerlendirme yapılmadığını, buna rağmen, marka uzmanı bilirkişinin sanki davalı dava konusu tüm markaları negatif listesine eklemiş gibi «marka hakkına tecavüz» ve «haksız rekabetin» oluşmadığı kanaatine vardığını, e-tespit tutanağında davalının alan adının “çiçeksepeti”, “cicek sepeti”, ciceksepeti.com” ve “çiçeksepeti.com” arama sonuçlarında çıktığını, müvekkilinin bu ibarelerle tam eşleme ve geniş eşleme negatif listesinde inceleme yapılması taleplerinin kabul edilmediğini, mahkemece davacı vekilinin «bilirkişi incelemesi» sırasında hazır bulunduğu gerekçe gösterilerek, adeta bilişim uzmanı addederek bilirkişi raporundaki eksiklikten sorumlu tuttuğunu, “çiçek sepeti” ibaresinin negat …
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü «kaldırılarak yeniden» esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.
… iğini, tüketicilerin aldatılması sonucunu doğurduğunu beyanla Google Adwords aracılığı ile anahtar sözcük olarak alınarak reklam verilmesinin engellenmesine yönelik «ihtiyati tedbir» kararı verilmesini, Google Adwords aracılığı ile yapılan aramalarda "www.binbirdemet.com" sitesinin aramalardaki ilk sırada çıkması nedeni ile 6769 SMK'nın 29. maddesi anlamında müvekkilinin marka tescillerinden doğan haklarına vaki tecavüzün 149. madde hükmü uyarınca durdurulmasına, TTK'nın 54 ve devamı maddeler uyarınca, davalının eylemleriyle oluşan «haksız rekabetin» varlığının hükmen tespitine, saptanan haksız rekabetin önlenip yasaklanmasına, haksız rekabetin neticesi olan maddi durumun ortadan kaldırılmasına, müvekkilinin ol …
-
Markaya Tecavüz ve Haksız Rekabet
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/352 E. 2024/3791 K.
Ortak:marka hakkına tecavüz · ihtarname · haksız rekabet
İncelediğiniz kararda… m alan adlı internet sitesinden Google Adwords reklamlarında anahtar kelime olarak kullanıldığı iddia edilerek, bu iddianın dayanağını oluşturan bilirkişi raporunun «eksik incelemeye» dayalı olup, hatalı tespitler içerdiğini, müvekkilinin «ticari satışlarını» gerçekleştirdiği www.lamelif.com alan adlı internet sitesinin Aralık 2018 yılından bu yana Google Adwords aracılığı ile anahtar kelime kullandığını, müvekkili tarafından hiçbir surette trendyol markasının anahtar kelime olarak kullanılmamasına rağmen dosyaya sunulan ekran görüntüsünde müvekkiline ait www.lamelif.com isimli internet sitesinin çıkması; müvekkilinin Google Adwords aracılığı ile reklam verdiği anlamını taşımadığını, müvekkilinin davacı tarafın «marka hakkına tecavüz» teşkil eden hiçbir fiilinin bulunmadığını, yine kullanımlarında olan anahtar kelimeler incelendiğinde «haksız rekabet» oluşturacak herhangi bir durumun da söz konusu olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
… lı dosyasından alınan 28.01.2019 tarihli bilirkişi raporu ile sabit hale geldiğini, rapor içeriğinde ekran görüntülerinin sunulduğunu, davalıya 11.01.2019 tarihinde «ihtarname» gönderilerek müvekkilinin markasının izinsiz kullanılmasının durdurulmasının «ihtar» edildiğini, ihtara rağmen kullanımlarını durdurmadığından bilirkişi raporu ile tespit edildiğini, davalının müvekkilinin tescilli markasını anahtar sözcük olarak kullanarak menfaat elde etmeye çalıştığını, davalının da müvekkili gibi elektronik ticaret alanında faaliyet gösterdiğini, google arama motoruna bir internet kullanıcısının "trendyol" veya "trendyol.com" yazdığında reklam olarak üst sırada çıkacağı için tüketicinin üst sırada çıkan davalı internet sayfasını tıklayacağını, müvekkilinin potansiyel kazancından müşterisinden yararlanmış olacağını, eyleminin «haksız rekabet» teşkil ettiğini, İlk Derece Mahkemesinin, «eksik inceleme» yaparak kök rapordaki tespitlere dayanarak karar vermek gerekirken hatalı ek rapora dayanarak karar verdiğini, ek rapor düzenlenirken bilirkişi tarafından delil olarak değerlendirilen davalı tarafça «ibraz» edilen kelime listesinin davanın seyrine etki etmesinin mümkün olmadığını, sunulan listenin Google Adwords hesabına ait olmadığını, kendileri tarafından her an oluşturulup değiştirilebileceğini, kabul anlamına gelmemekle birlikte ekran görüntüsünün uyuşmazlığa dayanak teşkil edebileceği düşünülse dahi "trend yol" anahtar kelimesinin negatif anahtar kelime olarak ayarlanmadığını gösterdiğini, ek raporda da google algoritması sebebiyle geniş işleme aracılığı ile "trend yol" ibaresi ile google arama motoru üzerinde yapılan aramalarda davalının alan adı için verilen reklamların toplamda 43 kere gösterim aldığı ve 7 etkileşim (tıklama) aldığının görüldüğünü, davalının, müvekkilinin tescilli ve tanınmış markasından faydalanmaya çalıştığını gösterdiğini, tıklanma sayısının az veya çok olmasının sonuca etkili olmadığını, kök raporda da trend yol ibaresinin pozitif ve negatif kelime listesine eklendiğine dair «kayda» rastlanmadığını, ancak negatif eşlemede yapılmadığını, manevi tazminata hükmedilmesi gerektiğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kab …
Taraflar arasındaki markaya tecavüzün durdurulmasına ve «haksız rekabetin» tespiti, men'i, refi ve tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaTaraflar arasındaki «marka hakkına tecavüz» ve «haksız rekabetin» tespiti, önlenmesi ve durdurulması ile maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin tescilli ve lisanslı bir sigorta ve reasürans «brokeri» olduğunu, ayrıca www.telesure.com.tr ve www.koalay.com alan adlarının da sahibi olup kendisine ait web siteleri üzerinden online sigorta brokerliği hizmeti verdiğini, 2010/75722 tescil numaralı "telesure", 2013/106651 numaralı "koalay" ve 2013/106653 numaralı "koalay.com" markalarının müvekkili adına tescil edildiğini, davalının ise bir sigorta şirketi olduğunu ve www.sigortam.net sitesi üzerinden sigorta faaliyetleri gerçekleştirdiğini, müvekkili tarafından davalının www.telesuresigorta.com ve www.koalaysigorta.com alan adlı internet sitelerini oluşturduğunun ve bu internet sitelerine giren kullanıcıları www.sigortam.net sitesine yönlendirdiğinin tespit edildiğini, davalıya 11.08.2015 tarihli noter «ihtarnamesinin» gönderilerek bu eyleme «son» verilmesinin istenildiğini, davalının ise, kusurundan kaynaklanmadığını savunduğunu ileri sürerek, davalının davacıya ait “telesure”, “koalay” ve “koalay.com” markalarına vaki tecavüzünün tespitine, fiillerin önlenmesine ve durdurulmasına, davalının «haksız rekabet» teşkil eden fiillerinin tespitine, menine, haksız rekabet sonucu ortaya çıkan maddi durumun ortadan kaldırılmasına, «belirsiz alacak davası» olarak fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak şartıyla 25.000,00 TL maddi ve 25.000,00 TL manevi tazminatın tecavüz tarihinden itibaren işleyecek «ticari faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, «marka hakkına tecavüz» ve «haksız rekabetin» tespiti, önlenmesi ve durdurulması ile maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:brokerlik · karşılıklılık esası · belirsiz alacak davası · delil tespiti · adli yardım · ticari faiz · alacak davası · bilirkişi incelemesi
Benzer bu karardaDAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin tescilli ve lisanslı bir sigorta ve reasürans «brokeri» olduğunu, ayrıca www.telesure.com.tr ve www.koalay.com alan adlarının da sahibi olup kendisine ait web siteleri üzerinden online sigorta brokerliği hizmeti verdiğini, 2010/75722 tescil numaralı "telesure", 2013/106651 numaralı "koalay" ve 2013/106653 numaralı "koalay.com" markalarının müvekkili adına tescil edildiğini, davalının ise bir sigorta şirketi olduğunu ve www.sigortam.net sitesi üzerinden sigorta faaliyetleri gerçekleştirdiğini, müvekkili tarafından davalının www.telesuresigorta.com ve www.koalaysigorta.com alan adlı internet sitelerini oluşturduğunun ve bu internet sitelerine giren kullanıcıları www.sigortam.net sitesine yönlendirdiğinin tespit edildiğini, davalıya 11.08.2015 tarihli noter «ihtarnamesinin» gönderilerek bu eyleme «son» verilmesinin istenildiğini, davalının ise, kusurundan kaynaklanmadığını savunduğunu ileri sürerek, davalının davacıya ait “telesure”, “koalay” ve “koalay.com” markalarına vaki tecavüzünün tespitine, fiillerin önlenmesine ve durdurulmasına, davalının «haksız rekabet» teşkil eden fiillerinin tespitine, menine, haksız rekabet sonucu ortaya çıkan maddi durumun ortadan kaldırılmasına, «belirsiz alacak davası» olarak fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak şartıyla 25.000,00 TL maddi ve 25.000,00 TL manevi tazminatın tecavüz tarihinden itibaren işleyecek «ticari faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
… n şahıs veya kurumlara ilişkin her türlü bilginin GoggleIreland Limited tarafından verilen Google Ads hizmetine ilişkin olduğu, talep edilen bilgilerin uluslararası «adli yardımlaşma» kurallarına ve «karşılıklılık esasına» uygun olarak istinabe yoluyla adli makamlar tarafından talep edildiği takdirde bu talebi değerlendirecek muhatabın Google Ireland Limited olduğunun bildirilmiş olm …
… TURKEY CAPITAL GROUP'un ve ILAB HOLDİNG'in kurucusu Mustafa Erhan Say'ın fikri ile filizlenerek 2001 yılında hayata geçtiğini, temel faaliyeti sigorta ve reasürans «brokerliği» hizmetleri olan bir şirket olduğunu, "SİGORTAMNET" esas unsurlu markaların müvekkili adına tescilli olduğunu, müvekkilinin davacı markalarını alan adı olarak veya …
… yönlendirmek için anahtar kelime olarak veya yönlendirici kod olarak kullandığına dair bir delil elde edilemediği, dava açılmadan önce davacı tarafça bu konuda bir «delil tespiti» yaptırılmadığı, Google Türkiye Temsilciliğinde bu konuda bilgi bulunmadığı, davacı tarafça kendileri tarafından oluşturulan ve Beşiktaş 25.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2023/3255 E. , 2024/5816 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
SAYISI 2021/1049 Esas, 2023/522 Karar
HÜKÜM
Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ Bakırköy 2. ... ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI 2021/140 E., 2021/20 K.
Taraflar arasındaki markaya tecavüzün durdurulmasına ve haksız rekabetin tespiti, men'i, refi ve tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının ticari faaliyetlerini gerek tüketiciler gerek sektör çapında yüksek bilinirliğe sahip www.trendyol.com internet sitesi üzerinden sürdürüp satışa sunduğunu, 2009 yılından bugüne www.trendyol.com internet sitesi üzerinden faaliyetini sürdüren müvekkili şirketin tescilli "trendyol" ibareli birçok markanın ve de T/02568 sayı ile "trendyol" tanınmış markasının hak sahibi konumunda olduğunu, huzurdaki dava henüz açılmadan 11.01.2019 tarihli ihtarname vasıtasıyla davalı tarafın, haksız ve hukuka aykırı kullanımlarınını sona erdirmesi ve tekrarlamaması yönünde uyarıldığını ve bu ihtarnamenin davalı tarafa 14.01.2019 tarihinde tebliğ edildiğini, buna rağmen davalı tarafın müvekkili şirketin markasının tanınmışlığından yararlanmak amacıyla kötü niyetli bir şekilde Google Adwords üzerinden reklamlarına devam ettiğini, davalı tarafından, bu markanın kullanımına ilişkin haklı veya meşru bir bağlantısı olmamasına rağmen www.lamelif.com alan adlı internet sitesine ilişkin ticari etki yaratacak biçimde Google Adwords reklamlarında anahtar kelime olarak izinsiz ve hukuka aykırı kullanılarak müvekkili şirketin marka tescillerinden doğan haklarının ihlal edildiğini ve bu suretle internet arama motorları üzerinden yapılacak aramalarda müvekkili şirketin ticari itibarından ve tanınmışlığından faydalanılması suretiyle hukuka aykırı menfaat temin edilmeye çalışıldığını, Bakırköy 1.
... ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2019/23 D. İş nolu dosyasından alınan bilirkişi raporu ile de tespit edildiğini, müvekkili şirketin tescilli "trendyol" markasının benzeri olan "trend yol" ibaresinin, davalı tarafından hiçbir hak veya meşru bağlantı olmamasına rağmen ticari etki yaratacak şekilde www.lamelif.com internet sitesi için Google Adwords aracılığı ile anahtar sözcük olarak reklam verilmek suretiyle kullanılmasının müvekkili şirketin marka tescilinden doğan haklarına tecavüz oluşturduğunun sabit olduğunu ileri sürerek müvekkili şirketin marka tescillerinden doğan haklarına vaki tecavüzün durdurulmasına, davalının eylemleriyle oluşan haksız rekabetin varlığının hükmen tespitine, saptanan haksız rekabetin önlenip yasaklanmasına, haksız rekabetin neticesi olan maddi durumun davalının internet sitesinde müvekkili şirketin "trendyol" ibareli markalarının vb.
ibareleri kullanmamak suretiyle eğer bu mümkün değilse www.lamelif.com sitesine erişimin engellenmesi suretiyle ortadan kaldırılmasına, hükmün kesinleşmesine takiben karar özetinin ilanına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin internet sitesi olarak da www.lamelif.com isimli internet sitesini kullandığını, davacı tarafça "trendyol" markasının www.lamelif.com alan adlı internet sitesinden Google Adwords reklamlarında anahtar kelime olarak kullanıldığı iddia edilerek, bu iddianın dayanağını oluşturan bilirkişi raporunun eksik incelemeye dayalı olup, hatalı tespitler içerdiğini, müvekkilinin ticari satışlarını gerçekleştirdiği www.lamelif.com alan adlı internet sitesinin Aralık 2018 yılından bu yana Google Adwords aracılığı ile anahtar kelime kullandığını, müvekkili tarafından hiçbir surette trendyol markasının anahtar kelime olarak kullanılmamasına rağmen dosyaya sunulan ekran görüntüsünde müvekkiline ait www.lamelif.com isimli internet sitesinin çıkması;
müvekkilinin Google Adwords aracılığı ile reklam verdiği anlamını taşımadığını, müvekkilinin davacı tarafın marka hakkına tecavüz teşkil eden hiçbir fiilinin bulunmadığını, yine kullanımlarında olan anahtar kelimeler incelendiğinde haksız rekabet oluşturacak herhangi bir durumun da söz konusu olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalının davacıya ait markaları anahtar kelime olarak kullanmadığının anlaşıldığı, davalının davacıya ait markaların esas unsurlarından "dolapcom", "trendyolcom", "trendyolmilla", trendyol com", "trendyol" ve "trendyol.com" şeklindeki kelimeleri negatif anahtar kelime olarak aktif hale getirdiği, ancak davalının yalnızca bu kelimelerden "trendyol" ibaresindeki "trend" ve "yol" kelimeleri arasında boşluk bırakmak suretiyle oluşan kelimeye negatif kelime haline getirmediği, bu nedenle davacı markasının arama motoruna yazıldığında davalı firmanın sonuçlar kısmında çıktığı ve tıklanmaların gerçekleştiği, ancak oluşan bu sonuçta davalıya atfedilecek herhangi bir kusur bulunmadığı, davalının basiretli bir tacir olarak hareket ettiği, bizzat davacının dahi ihtarnamesinde davacı markalarının aralarına çeşitli boşluklar konulmak suretiyle farklı varyasyonlarının öngörülerek negatif anahtar kelimesi olarak tanıtılması talebinde bulunmadığı, davalının arama motorlarının özellikleri gereği kendi kontrol ve yönetiminde olmayan sonuçtan sorumlu tutulamayacağı ve bu haliyle tecavüzün gerçekleşmediğinin kabulünün gerektiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalı tarafın Google Adwords reklam yöntemi kullanılarak müvekkilinin tescilli ve tanınmış markasını reklam verdiğini, Bakırköy 1. ... ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2019/23 D. İş sayılı dosyasından alınan 28.01.2019 tarihli bilirkişi raporu ile sabit hale geldiğini, rapor içeriğinde ekran görüntülerinin sunulduğunu, davalıya 11.01.2019 tarihinde ihtarname gönderilerek müvekkilinin markasının izinsiz kullanılmasının durdurulmasının ihtar edildiğini, ihtara rağmen kullanımlarını durdurmadığından bilirkişi raporu ile tespit edildiğini, davalının müvekkilinin tescilli markasını anahtar sözcük olarak kullanarak menfaat elde etmeye çalıştığını, davalının da müvekkili gibi elektronik ticaret alanında faaliyet gösterdiğini, google arama motoruna bir internet kullanıcısının "trendyol" veya "trendyol.com" yazdığında reklam olarak üst sırada çıkacağı için tüketicinin üst sırada çıkan davalı internet sayfasını tıklayacağını, müvekkilinin potansiyel kazancından müşterisinden yararlanmış olacağını, eyleminin haksız rekabet teşkil ettiğini, İlk Derece Mahkemesinin, eksik inceleme yaparak kök rapordaki tespitlere dayanarak karar vermek gerekirken hatalı ek rapora dayanarak karar verdiğini, ek rapor düzenlenirken bilirkişi tarafından delil olarak değerlendirilen davalı tarafça ibraz edilen kelime listesinin davanın seyrine etki etmesinin mümkün olmadığını, sunulan listenin Google Adwords hesabına ait olmadığını, kendileri tarafından her an oluşturulup değiştirilebileceğini, kabul anlamına gelmemekle birlikte ekran görüntüsünün uyuşmazlığa dayanak teşkil edebileceği düşünülse dahi "trend yol" anahtar kelimesinin negatif anahtar kelime olarak ayarlanmadığını gösterdiğini, ek raporda da google algoritması sebebiyle geniş işleme aracılığı ile "trend yol" ibaresi ile google arama motoru üzerinde yapılan aramalarda davalının alan adı için verilen reklamların toplamda 43 kere gösterim aldığı ve 7 etkileşim (tıklama) aldığının görüldüğünü, davalının, müvekkilinin tescilli ve tanınmış markasından faydalanmaya çalıştığını gösterdiğini, tıklanma sayısının az veya çok olmasının sonuca etkili olmadığını, kök raporda da trend yol ibaresinin pozitif ve negatif kelime listesine eklendiğine dair kayda rastlanmadığını, ancak negatif eşlemede yapılmadığını, manevi tazminata hükmedilmesi gerektiğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesince alınan kök ve ek raporda, davalının davacının "trend yol" markasını anahtar kelime olarak pozitif eşleme yapmadığının tespit edildiği, Google otomatikleştirilmiş reklam algoritması nedeniyle davacı markası ile arama yaptırıldığında, davalı internet sitesinin aramada çıktığının tespit edildiğinin anlaşıldığı, davalının negatif eşleme yaparak tedbir almaması nedeniyle, markaya tecavüz ve haksız rekabet eyleminin sabit olduğunu ileri sürmek ise yasal düzenleme dikkate alındığında mümkün olmadığını, davalının negatif eşleme yapmaması markaya tecavüz teşkil etmeyeceği gibi haksız rekabet de teşkil etmeyeceği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; aşamalardaki ve istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü itiraz sebeplerini tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava markasından kaynaklanan hakları tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti, men'i ve refi ile manevi tazminata istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
11.07.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1063832600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz