Istinaf sebebi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/6896 E. 2024/3216 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
istinaf sebebi↗ terditli dava↗ istinaf başvurusunun reddi↗ delil tespiti↗ bilirkişi raporuna itiraz↗ kısıtlılık↗ münhasırlık↗ ticari faiz↗ tespit davası↗ ihtiyati tedbir↗ derdestlik↗ denetime elverişlilik↗ üçüncü kişi↗ kazanılmış hak↗ marka hakkına tecavüz↗ kaldırma ve yeniden hüküm↗ maddi ve manevi tazminat↗ ıslah↗ ayırt edicilik↗ dosya masrafı↗ maddi tazminat↗ ilan↗ kusur↗ dava sebebi↗ haksız rekabet↗ fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesi↗ yükleten (shipper)↗ dahili dava↗ vekalet ücreti↗ iltibas↗ kesin hüküm↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 1.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
BİRLEŞEN DAVA : İstanbul 1.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi 2014/32 E.
Taraflar arasındaki asıl davada markanın hükümsüzlüğü, birleşen dava ise markaya tecavüzünün tespiti, haksız rekabetin durdurulması, önlenmesi, maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl davanın reddine, birleşen davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davacı birleşen davada davalı ile davalı birleşen davada davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince asıl davada davacı-birleşen davada davalı vekilinin asıl ve birleşen dava yönünden yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun esastan reddine, asıl davada davalı-birleşen davada davacı vekilinin, istinaf başvurusunun kısmen kabulüne kısmen reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne, dava, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin ikinci fıkrası gereğince miktar veya değer söz konusu olmaksızın duruşmalı olarak incelenmesi gereken dava ve işlerin dışında bulunduğundan duruşma isteğinin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1.Asıl davada davacı vekili dava dilekçesinde; davalının 2010 yılından itibaren mevcut unvanı ile faaliyet gösterdiğini, ancak davalının gerek şirket unvanı, gerekse kullandığı markasının süreç içerisinde çeşitlilik gösterdiğini, "Çiçek Sepeti" şeklindeki davalı markasının ilk tescilinin 2008 yılı olduğunu, Çiçek Sepeti ibaresinin aslında çiçekçilik sektöründe ve çiçek satın alan müşteriler nezdinde ülkemizde ve dünya çapında çok uzun yıllardır bilinen ticari bir emtiayı ifade ettiğini, davalının marka olarak belirlediği ibarenin çiçekçilik sektörü için bir emtia olduğunu, davalı tarafından bulunmuş bir ürün olmadığını, ticaret alanında herkes tarafından kullanılan ya da cins, vasıf, kalite, miktar gibi evsaf belirten ibarelerin marka olarak tescil edilemeyeceğini iddia ederek, davalı adına 2008/11725, 2010/73454 ve 2011/116847 sayılar ile tescilli markaların hükümsüzlüğünü ve sicilden terkinini, hükümsüzlük talebinin kabul edilmemesi halinde ise "çiçeksepeti" markasının tanınmış marka olmadığının tespitini talep ve dava etmiştir.
2.Birleşen davada davacı vekili dava dilekçesinde; davalının müvekkiline ait çiçek sepeti markasını hem anahtar kelime olarak hem de kendi markası ile birlikte görünecek şekilde kullanıldığını ve davalı sayfasına link verildiğini belirterek marka haklarına tecavüz ve haksız rekabetin tespiti ile ortadan kaldırılmasını, maddi manevi tazminat ve itibar tazminatına hükmolunmasını, hükmün ilanını talep ve dava etmiştir.
Islah:Davacı vekili 18.02.2019 tarihli ıslah dilekçesi ile davasını ıslah etmiş ve maddi tazminat istemini 37.166.22 TL olarak talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Asıl davada davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının iddiasının aksine müvekkilinin salt çiçekçi olmadığını ve sadece çiçekçilik sektöründe faaliyet göstermediğini, müvekkilinin www.ciceksepeti.com adlı internet sitesi üzerinden, çiçek ve çiçek aranjmanları dahil olmak üzere aynı zamanda kek, çikolata, kurabiye, meyve aranjmanları, hediyelik eşya ve kurabiye aranjmanları konusunda da iştigal ettiğini, müvekkiline ait çiçeksepeti markalarının, internet üzerinden çiçek ve çeşitli hediyelik eşya satışı hizmetlerinde yaygın bilinirliği nedeniyle ayrıca tanınmış marka olduklarının tescil edildiğini, müvekkili markalarının tanımlayıcı ya da vasıf bildirici niteliğinde olmadığını ve 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin (556 sayılı KHK) 7 nci maddenin birinci fıkrasının (c) bendi uyarınca hükümsüz kılınmalarının mümkün olmadığını savunarak davanın reddini talep etmiştir.
2.Birleşen davada davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın İstanbul 3.FSHH Mahkemesinde açılan halen derdest olan 2013/269 E. no.lu dosyası ile birleştirilmesini talep ettiği, esasa ilişkin olarak davacının markasının tasviri olarak tescilinin mümkün olmadığını, tasviri olduğu içinde kullanımının marka haklarına tecavüz oluşturmadığını, dosyanın hükümsüzlük davası ile ile birleştirilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile iddia, davacı markasının esas unsuru olan “çiçek sepeti” ibaresinin tescilinde ayırt ediciliğin yüksek olduğu; 2008 11725 tescil no’lu markanın tescil edildiği 29., 30. sınıf yönünden belirtilen gerekçe ile hükümsüzlük talebinin yerinde olmadığı, çiçekçilik sektörü ile doğrudan veya dolaylı bağlantısı olduğu düşünülen sınıflar yönünden marka tescilleri değerlendirildiğinde “çiçek sepeti” şeklinde isim tamlaması olarak ayırt ediciliği bulunan markanın tanınmış marka olması nedeniyle keza markanın kullanım sonucu tanınmış hale geldiği ve tanınmışlığın TÜRKPATENT 29.04.2013 tarih ve 2013-O-247357 sayılı kararı ile tespit edilmiş olması gözetildiğinde; asıl davada hükümsüzlük ve davacı markasının tanınmış marka olmadığının tespitine yönelik davanın reddine,
Birleşen dava yönünden; davalı’nın www.ciceksatis.com internet sitesinde “çiçeksepeti” ve “ciceksepeti” ibarelerini anahtar kelime olarak kullandığının dosya kapsamında ihtilafsız olduğu, “çiçeksepeti” şeklindeki tanınmış markası ile iltibas oluşturacak şekilde internet sitesinde “çiçek” ve “sepet” kelimeleri birleştirilerek “çiçeksepeti” şeklinde anahtar kelimenin kullanımının marka hakkına tecavüz olarak kabul edildiği, maddi ve manevi tazminat talebi açısından “kusur” şartının gerçekleşmiş olduğu, davacının tanınmış markasının haklı hukuki bir sebep olmaksızın davalı tarafından internette anahtar kelime olarak kullanılmasının davacının tanınmış markasının itibarını zedelediği yönündeki itibar tazminatı talep lerinin yerinde olmadığı diğer tazminat taleplerinin haklı olduğu, bilirkişiler raporunda Google Adwords kullanımlarının marka hakkına tecavüz oluşturduğunu bildirdikleri, değişik iş dosyasında da davalının anahtar sözcük uygulamasını kullandığı anlaşıldığından tespit tarihinden tedbir kararının verildiği ve uygulandığı tarihlerde dikkate alınarak, ayrıca davacının markasının tanınmış marka olması hususu da gözetilerek davalı yanca markanın kullanıldığı süreye göre 15.000 TL maddi tazminat somut olaya uygun lisans olarak görülmüş, ıslah ile talep edilen fazlaya ilişkin istemin şartlarının oluşmadığı" gerekçesiyle; Birleşen davada: davalının davacıya ait tescilli marka hakkına tecavüzün ve haksız rekabetin tespitine, durdurulmasına, önlenmesine, marka hakkının ihlal nedeniyle BK hükümlerine göre; 15.000 TL maddi tazminatın, 20.11.2013 (bilirkişinin delil tespit tarihindeki ihlali tespit tarihinden) itibaren işleyecek yüksek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, ıslah ile talep edilen fazlaya ilişkin istemin reddine, 1.000 TL manevi tazminatın, 20.11.2013 tarihinden itibaren işleyecek yüksek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, itibar tazminatı isteminin koşulları oluşmadığından reddine, karar kesinleştiğinde hüküm özetinin Türkiye’de tirajı yüksek bir gazetede bir kez ilanına masrafın davalılardan tahsiline, İlk Derece Mahkemesince verilen ihtiyati tedbir kararının karar kesinleşene kadar devamına şeklinde" karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı birleşen davada davalı vekili ve davalı birleşen davada davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1.Davacı birleşen davada davalı vekili istinaf dilekçesinde; mahkemenin bilirkişi raporlarına itirazlarının incelenmediğini, itirazların reddine ilişkin gerekçe gösterilmediğini, delillerin hatalı değerlendirilerek asıl davanın reddine karar verildiğini, 29.09.2015 tarihli bilirkişi raporunun 9. sayfasında:“çiçek sepeti tamlaması çiçekçilik sektöründe kullanılan bir markada esas unsur olarak kullanılmış ise bu marka zayıf bir marka olarak kabul edilir. Bu markanın kullanım hakkı sektörde kimsenin tekeline verilemez. Üçüncü kişiler markalarında esas unsur olmamak kaydıyla markalarında yardımcı unsur olarak kullanılması mümkündür” denildiği halde bu kabulle çelişecek şekilde hükümsüzlük talebinin yerinde olmadığını, davalının markasının tescilden önce kullanıma dayalı bir ayırt edicilikle marka vasfı kazanmış olmamasına rağmen, raporda (sayfa 10) “tanımış marka kararı verilmiş bir marka hakkında 556 sayılı KHK nın 7 nci maddesinin birinci fıkrasının (a,c,d) bentlerinde belirtilen hallerin mutlak red sebebi olarak ileri sürelemez” şeklinde kesin bir ifadeye yer verildiğini, buna dayanak olarak da 556 sayılı KHK'nın 7 nci maddesinin ikinci fıkrası hükmünün dayanak gösterildiğini, İstanbul 2. FSHHM'nin 2017/298 E. sayılı dosyasında "çiçek sepeti" ibaresinin davalı tarafından değil, başka bir işletme tarafından kullanıldığı ve faturalara yansıdığının tespit edildiğini, kurum tarafından tanınmışlık tespitinin markayı hükümsüz kılınamaz hale getirmesinin söz konusu olamayacağını,
Davalı markasının ticari emtia ve sektörel tanımlayıcı ibare olduğu konusunun, hem bilirkişi raporu, hem de diğer deliller ile sabit olduğunu, herhangi bir teknik yada hukuki bilgiye başvurulmaksızın "çiçek sepeti" ibaresinin marka niteliğinin zayıf olduğu ve münhasır kullanıma konu olmaması gerektiğinin anlaşılabildiğini, çiçek sepeti ibaresinin emtia adı olduğunu, tanınmış marka kararı TÜRKPATENT’in daha çok reklam, promosyon ve benzeri çalışmaları dikkate alarak verdiği bir karar olup hükümsüz kılınması muhtemel bir marka için tanınmış marka kararı verilmesinin de mümkün olduğunu, TÜRKPATENT'in tescil işleminin yargı merci için bağlayıcı ve kısıtlayıcı olmadığını, bilirkişi raporunda, davalının marka tescil tarihi, tescil sınıfları, tanınmış marka kararının verildiği sınıfların dahi irdelenmediğini.
Birleşen dava yönünden; bilirkişi raporuna itirazları değerlendirilmeden hüküm tesis edildiği için, marka ihlali ve tazminata yönelik değerlendirmelerin tümüyle hatalı olduğunu, marka hakkı ihlali ve tazminat hesabına yönelik açıklamaların, dosyadaki somut tespitlere ve internet reklam işleyiş kurallarına aykırı yorumlardan ibaret olduğunu, müvekkilinin internet sitesinde genellikle hasırdan yapılan çiçek sepeti de dahil birçok ürün satışı yaptığını, bu nedenle Google Adwords hizmetinde çiçek ve sepet kelimelerinin kullanılmasının kaçınılmaz olduğunu, davacı markasının anlamından uzaklaşmadığını ve ayırt edicilik kazanamadığını, bu markanın tescil ettirilmesi nedeniyle, müvekkili ve diğer çiçekçilerin çiçek sepeti satışından vazgeçmelerinin mümkün ve mantıklı olmadığını, müvekkilinin çiçek sepeti kelimesini, "çiçeksepeti" markasını arayanlara değil bir nesnenin adı olan içine çiçekler koymaya yarayan “çiçek sepeti” eşyasını arayanlara ulaşmak için reklam konusu ettiğini, müvekkilin kendine ait tescilli başka markaları, kendine ait bir internet sitesi ve kendine ait ürünleri ve bu ürünlerin arasında çiçek sepetleri bulunduğunu beyanla mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
2.Davalı birleşen davada davacı vekili istinaf dilekçesinde; maddi tazminat talebinin bilirkişi raporunda 37.166,22 TL olarak tespit edildiğini, bu tazminat tutarına göre davanın ıslah edildiğini, ancak mahkemece 15.000 TL üzerinden kısmen kabul kararı verilmesinin yerinde olmadığını, mahkemenin bu hesaplamayı nasıl yaptığının denetime elverişli şekilde açıklanmadığını, hiçbir hesaplamaya dayanmayan gerekçesiz maddi tazminat hesabının kabul edilemeyeceğini, mahkemenin yeni bir rapor alması gerekirken keyfi bir tutar üzerinden karar vermesinin hatalı olduğunu, yeniden rapor alınmasa dahi tespit edilen tutar üzerinden fahiş bir indirim yapılmasının kabul edilemez olduğunu, müvekkilinin markasının yüksek tanınmışlığı bulunduğundan internet arama motoruna çiçek sepeti yazdığının bilindiğini, Birleşen Davalı’nın “çiçeksepeti” markasına ilişkin adwords sistemindeki kullanımı, anahtar kelime kullanımı ve diğer şekillerdeki tüm kullanımlarının, tüketiciler tarafından internet üzerinden arama motorlarında yapılan aramalarda tüketicileri birleşen davalı’ya yönlendirdiğini ve birleşen davalı’nın satışlarının çok büyük oranda tecavüz ve haksız rekabet teşkil eden söz konusu fillerine bağlı olarak gerçekleştiğini, dosyaya gerekçeli kararı ve alınan bilirkişi raporları sunulan İstanbul 4. FSHHM'nin 2013/15 E. sayılı dosyasında 36.098,28 TL tazminata hükmedildiğini, davalının tecavüz ve haksız rekabet teşkil eden fiilleri sebebiyle müvekkili şirketin itibarının zedelendiğini, itibar tazminatının reddi kararının yerinde olmadığını, birleşen davada maddi tazminat yönünden vekalet ücretinin FSHHM'si için tarifede belirlenen 3.931,00 TL olması gerekirken tarifenin üçüncü kısmına göre yapılan hesaplamayla 1.800 TL'ye hükmedilmesinin hatalı olduğunu beyanla mahkeme kararının kaldırılarak, tüm talepler yönünden davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mahkemece alınan bilirkişi raporlarında davalı markasındaki "çiçek" ibaresinin çiçekçilik sektörü için ayırt edici olmadığı ancak "çiçek sepeti" ibaresinin ayırt ediciliği zayıf bir ibare olarak nitelenebileceği beyan edilmişse de, davalı markasının kullanımla dava tarihinden önce ayırt ediciliği yüksek, tanınmış bir marka haline geldiği, hükümsüzlük talebinin reddi kararının yerinde olduğu, davalıya ait "çiçek sepeti" markasının dava tarihinde tanınmış marka olarak tescil edildiği, tanınmışlık hususunun çeşitli mahkeme kararları ile de tespit edildiği anlaşılmakla davacı vekilinin terditli olarak ileri sürdüğü, tanınmış marka olmadığının tespitine ilişkin talebin reddi kararının da usul ve yasaya uygun olduğu kanaatiyle, davacı-birleşen davada davalı vekilinin asıl davaya yönelik istinaf başvurusunun reddine karar verildiği,
Davacı birleşen davada davalı vekilinin ve davalı birleşen davada davacı vekilinin birleşen davaya yönelik istinaf başvurusunda ise İlk Derece Mahkemesince alınan bilirkişi raporu ile, birleşen davanın davalısı Çiçek Satış A.Ş.'nin "çiçek sepeti, çiçeksepeti, cicek sepeti ve ciceksepeti" ibarelerini, www.ciceksatis.com alan adlı internet sitesine erişimde anahtar kelime/keywords olarak kullandığı tespit edildiği, davalı tarafça bu ibarenin çiçek sepeti emtiasında kullanıldığını ve engellenemeyeceğini ileri sürdüğü anlaşılıyorsa da, bilirkişi raporunda davalının çiçek sepeti olarak sattığı sadece bir emtianın bulunduğu, bu ibarenin çiçekçilik faaliyetinde emtia ismi olarak dürüst kullanım şeklinde kullanıldığının kabul edilemeyeceği, davalı-birleşen davada davacı markasının, internet üzerinde ciddi etki yaratacak şekilde, anahtar kelime olarak kullanılması nedeniyle, markaya tecavüz teşkil ettiği ve maddi tazminat talep edilebileceği kanaatine varılmış, asıl davada davacı-birleşen davada davalı vekilinin markaya tecavüze yönelik istinaf başvurusu yerinde görülmediği,
Davalı birleşen davada davacı vekilinin istinaf dilekçesinde itibar tazminatına hükmedilmemesinin hatalı olduğunu ileri sürmüşse de; itibar tazminatının düzenlendiği, dava tarihinde yürürlükte olan 556 sayılı KHK nın 68 inci maddesi hükmü gereğince, davalının anahtar kelime olarak davalı markasını kullanımı, kötü ya da uygun olmayan kullanım teşkil etmeyeceği, davacının itibarı zarara uğradığını ispatlayamadığı da dikkate alınarak talebin reddine karar verilmesinin yerinde olduğu, dosya kapsamına sunulan ticari belgeler ve kayıtlar ile davalı cirosunun hesaplanabildiği, davacı markasının tanınmışlığı da göz önüne alınarak %15 oranında lisans bedelinin dosya kapsamına uygun olduğu, maddi tazminat miktarının belirlenebilir olduğu, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (6098 sayılı Kanun) 50 nci maddesine göre lisans bedeli belirlenmesinin yerinde olmadığı anlaşılıyorsa da, İlk Derece Mahkemesince alınan bilirkişi raporunda, birleşen dava tarihinin 15.01.2014 olduğu dikkate alındığında, bilirkişilerce, 2014 yılı cirosu üzerinden 15 günlük bedelin dikkate alınması gerekirken, 2014 yılı için 12 aylık lisans bedelinin hesaplamaya dahil edilmesinin yerinde olmadığı, dosya kapsamında bilirkişilerce yapılan hesaplamanın hatalı olduğu yapılan hesaplamada, ihlal dönemi için {2013 yılı için 10.344,45 TL+ 2014 yılı için (15 günlük) 1.117,57 TL=11.462,02 TL} lisans bedeli hesaplandığı, hükmedilen 15.000 TL tazminat miktarı yönünden davalı vekilince istinaf sebebi ileri sürülmediği, birleşen davanın davacısı lehine kazanılmış hak teşkil edildiği,
Yukarıdaki açıklamalar doğrultusunda; asıl davada davalı-birleşen davada davacı vekilinin, birleşen davada mahkemece hükmedilen maddi tazminat yönünden, gerekçe ve vekalet ücretine yönelik istinaf başvurusu kısmen haklı görülmekle, istinaf başvurusunun kısmen kabulüne, mahkeme kararının kaldırılmasına, yeniden kurulan hükümde davacı vekilinin vekalet ücretine ilişkin istinaf itirazı dikkate alınarak hükmün düzeltilmesine, tarafların kazanılmış hakları korunduğu asıl davada davalı-birleşen davada davacı vekilinin, birleşen davada istinaf başvurusunun kısmen kabulüne kısmen reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı birleşen davada davalı vekili ve katılma yoluyla davalı birleşen davada davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davacı birleşen davada davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususları tekrarlayarak kararın bozulmasını istemiştir.
2.Davalı birleşen davada davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususları tekrarlayarak kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, asıl dava markanın hükümsüzlük; birleşen dava ise 556 sayılı KHK hükümleri uyarınca açılmış marka hakkına tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti, durdurulması, önlenmesi ile maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri,
2. 556 sayılı KHK'nın 7 nci maddesinin ikinci fıkrası, 66 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi,
3. 6102 sayılı Kanun'un 54 üncü maddesi,
4. 6098 sayılı Kanun'un 50 nci maddesi
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı ve davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/5646 E. 2013/8568 K.
Ortak:ihtiyati tedbir
İncelediğiniz kararda… HKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile iddia, davacı markasının esas unsuru olan “çiçek sepeti” ibaresinin tescilinde «ayırt ediciliğin» yüksek olduğu; 2008 11725 tescil no’lu markanın tescil edildiği 29., 30. sınıf yönünden belirtilen gerekçe ile hükümsüzlük talebinin yerinde olmadığı, çiçekçilik sektörü ile doğrudan veya dolaylı bağlantısı olduğu düşünülen sınıflar yönünden marka tescilleri değerlendirildiğinde “çiçek sepeti” şeklinde isim tamlaması olarak ayırt ediciliği bulunan markanın tanınmış marka olması nedeniyle keza markanın kullanım sonucu tanınmış hale geldiği ve tanınmışlığın TÜRKPATENT 29.04.2013 tarih ve 2013-O-247357 sayılı kararı ile tespit edilmiş olması gözetildiğinde; asıl davada hükümsüzlük ve davacı markasının tanınmış marka olmadığının tespitine yönelik davanın reddine, Birleşen dava yönünden; davalı’nın www.ciceksatis.com internet sitesinde “çiçeksepeti” ve “ciceksepeti” ibarelerini anahtar kelime olarak kullandığının dosya kapsamında ihtilafsız olduğu, “çiçeksepeti” şeklindeki tanınmış markası ile «iltibas» oluşturacak şekilde internet sitesinde “çiçek” ve “sepet” kelimeleri birleştirilerek “çiçeksepeti” şeklinde anahtar kelimenin kullanımının «marka hakkına tecavüz» olarak kabul edildiği, maddi ve manevi tazminat talebi açısından “«kusur»” şartının gerçekleşmiş olduğu, davacının tanınmış markasının haklı hukuki bir sebep olmaksızın davalı tarafından internette anahtar kelime olarak kullanılmasının davacının tanınmış markasının itibarını zedelediği yönündeki itibar tazminatı talep lerinin yerinde olmadığı diğer tazminat taleplerinin haklı olduğu, bilirkişiler raporunda Google Adwords kullanımlarının marka hakkına tecavüz oluşturduğunu bildirdikleri, değişik iş dosyasında da davalının anahtar sözcük uygulamasını kullandığı anlaşıldığından tespit tarihinden tedbir kararının verildiği ve uygulandığı tarihlerde dikkate alınarak, ayrıca davacının markasının tanınmış marka olması hususu da gözetilerek davalı yanca markanın kullanıldığı süreye göre 15.000 TL «maddi tazminat» somut olaya uygun lisans olarak görülmüş, «ıslah» ile talep edilen fazlaya ilişkin istemin şartlarının oluşmadığı" gerekçesiyle; Birleşen davada: davalının davacıya ait tescilli marka hakkına tecavüzün ve «haksız rekabetin» tespitine, durdurulmasına, önlenmesine, marka hakkının ihlal nedeniyle BK hükümlerine göre; 15.000 TL maddi tazminatın, 20.11.2013 (bilirkişinin «delil tespit» tarihindeki ihlali tespit tarihinden) itibaren işleyecek yüksek «ticari faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline, ıslah ile talep edilen fazlaya ilişkin istemin reddine, 1.000 TL manevi tazminatın, 20.11.2013 tarihinden itibaren işleyecek yüksek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, itibar tazminatı isteminin koşulları oluşmadığından reddine, karar kesinleştiğinde hüküm özetinin Türkiye’de tirajı yüksek bir gazetede bir kez «ilanına» «masrafın» davalılardan tahsiline, İlk Derece Mahkemesince verilen «ihtiyati tedbir» kararının karar kesinleşene kadar devamına şeklinde" karar verilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, duruşmalı olarak yapılan inceleme sonunda, «ihtiyati tedbire» ilişkin yasal şartların gerçekleşmediği, talebin yargılamayı gerektirdiği gerekçesiyle, tedbir isteminin reddine karar verilmiştir.
Dava, «ihtiyati tedbir» istemine ilişkindir.
Mahkemece «ihtiyati tedbire» ilişkin şartların gerçekleşmediği, talebin yargılamayı gerektirdiği gerekçesiyle istemin reddine karar verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
-
Teminat karşılığı tedbirin kaldırılması
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/922 E. 2024/4336 K.
Ortak:bilirkişi raporuna itiraz · ihtiyati tedbir · marka hakkına tecavüz · kaldırma ve yeniden hüküm · ayırt edicilik · ilan · haksız rekabet
İncelediğiniz kararda… HKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile iddia, davacı markasının esas unsuru olan “çiçek sepeti” ibaresinin tescilinde «ayırt ediciliğin» yüksek olduğu; 2008 11725 tescil no’lu markanın tescil edildiği 29., 30. sınıf yönünden belirtilen gerekçe ile hükümsüzlük talebinin yerinde olmadığı, çiçekçilik sektörü ile doğrudan veya dolaylı bağlantısı olduğu düşünülen sınıflar yönünden marka tescilleri değerlendirildiğinde “çiçek sepeti” şeklinde isim tamlaması olarak ayırt ediciliği bulunan markanın tanınmış marka olması nedeniyle keza markanın kullanım sonucu tanınmış hale geldiği ve tanınmışlığın TÜRKPATENT 29.04.2013 tarih ve 2013-O-247357 sayılı kararı ile tespit edilmiş olması gözetildiğinde; asıl davada hükümsüzlük ve davacı markasının tanınmış marka olmadığının tespitine yönelik davanın reddine, Birleşen dava yönünden; davalı’nın www.ciceksatis.com internet sitesinde “çiçeksepeti” ve “ciceksepeti” ibarelerini anahtar kelime olarak kullandığının dosya kapsamında ihtilafsız olduğu, “çiçeksepeti” şeklindeki tanınmış markası ile «iltibas» oluşturacak şekilde internet sitesinde “çiçek” ve “sepet” kelimeleri birleştirilerek “çiçeksepeti” şeklinde anahtar kelimenin kullanımının «marka hakkına tecavüz» olarak kabul edildiği, maddi ve manevi tazminat talebi açısından “«kusur»” şartının gerçekleşmiş olduğu, davacının tanınmış markasının haklı hukuki bir sebep olmaksızın davalı tarafından internette anahtar kelime olarak kullanılmasının davacının tanınmış markasının itibarını zedelediği yönündeki itibar tazminatı talep lerinin yerinde olmadığı diğer tazminat taleplerinin haklı olduğu, bilirkişiler raporunda Google Adwords kullanımlarının marka hakkına tecavüz oluşturduğunu bildirdikleri, değişik iş dosyasında da davalının anahtar sözcük uygulamasını kullandığı anlaşıldığından tespit tarihinden tedbir kararının verildiği ve uygulandığı tarihlerde dikkate alınarak, ayrıca davacının markasının tanınmış marka olması hususu da gözetilerek davalı yanca markanın kullanıldığı süreye göre 15.000 TL «maddi tazminat» somut olaya uygun lisans olarak görülmüş, «ıslah» ile talep edilen fazlaya ilişkin istemin şartlarının oluşmadığı" gerekçesiyle; Birleşen davada: davalının davacıya ait tescilli marka hakkına tecavüzün ve «haksız rekabetin» tespitine, durdurulmasına, önlenmesine, marka hakkının ihlal nedeniyle BK hükümlerine göre; 15.000 TL maddi tazminatın, 20.11.2013 (bilirkişinin «delil tespit» tarihindeki ihlali tespit tarihinden) itibaren işleyecek yüksek «ticari faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline, ıslah ile talep edilen fazlaya ilişkin istemin reddine, 1.000 TL manevi tazminatın, 20.11.2013 tarihinden itibaren işleyecek yüksek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, itibar tazminatı isteminin koşulları oluşmadığından reddine, karar kesinleştiğinde hüküm özetinin Türkiye’de tirajı yüksek bir gazetede bir kez «ilanına» «masrafın» davalılardan tahsiline, İlk Derece Mahkemesince verilen «ihtiyati tedbir» kararının karar kesinleşene kadar devamına şeklinde" karar verilmiştir.
2.Birleşen davada davacı vekili dava dilekçesinde; davalının müvekkiline ait çiçek sepeti markasını hem anahtar kelime olarak hem de kendi markası ile birlikte görünecek şekilde kullanıldığını ve davalı sayfasına link verildiğini belirterek marka haklarına tecavüz ve «haksız rekabetin» tespiti ile ortadan kaldırılmasını, «maddi manevi tazminat» ve itibar tazminatına hükmolunmasını, hükmün «ilanını» talep ve dava etmiştir.
Birleşen dava yönünden; «bilirkişi raporuna itirazları» değerlendirilmeden hüküm tesis edildiği için, marka ihlali ve tazminata yönelik değerlendirmelerin tümüyle hatalı olduğunu, marka hakkı ihlali ve tazminat hesabına yönelik açıklamaların, dosyadaki somut tespitlere ve internet reklam işleyiş kurallarına aykırı yorumlardan ibaret olduğunu, müvekkilinin internet sitesinde genellikle hasırdan yapılan çiçek sepeti de «dahil» birçok ürün satışı yaptığını, bu nedenle Google Adwords hizmetinde çiçek ve sepet kelimelerinin kullanılmasının kaçınılmaz olduğunu, davacı markasının anlamından uzaklaşmadığını ve «ayırt edicilik» kazanamadığını, bu markanın tescil ettirilmesi nedeniyle, müvekkili ve diğer çiçekçilerin çiçek sepeti satışından vazgeçmelerinin mümkün ve mantıklı olmadığını, mü …
Benzer bu kararda… tespitte yer alan markalar ve bu markalarla ayırt edilemeyecek derecede benzer olan ibarelerin davalının Google Adwords sisteminde varlığının dahi incelenmediğini, «bilirkişi raporuna itiraz» ettiklerini, ek rapor yada yeni bir heyetten rapor alınmasını talep etmelerine rağmen rapor alınmadan karar verildiğini, dava konusu markaların “çiçek sepeti”, “çiçeksepeti” ve “çiçeksepeti.com” şeklinde olup, bu markaların ayırt edilemeyecek derecede benzeri niteliğinde olan “cicek sepeti”, “Ciceksepeti” ve “Ciceksepeti.com” ibareleri yönünden tespit yapılması gerekirken, hükme esas alınan bilirkişi raporunda yalnızca “çiçek sepeti” markasının davalının negatif listesine eklendiğinin tespit edildiğini, diğer markalara ilişkin hiçbir değerlendirme yapılmadığını, buna rağmen, marka uzmanı bilirkişinin sanki davalı dava konusu tüm markaları negatif listesine eklemiş gibi «marka hakkına tecavüz» ve «haksız rekabetin» oluşmadığı kanaatine vardığını, e-tespit tutanağında davalının alan adının “çiçeksepeti”, “cicek sepeti”, ciceksepeti.com” ve “çiçeksepeti.com” arama sonuçlarında çıktığını, müvekkilinin bu ibarelerle tam eşleme ve geniş eşleme negatif listesinde inceleme yapılması taleplerinin kabul edilmediğini, mahkemece davacı vekilinin «bilirkişi incelemesi» sırasında hazır bulunduğu gerekçe gösterilerek, adeta bilişim uzmanı addederek bilirkişi raporundaki eksiklikten sorumlu tuttuğunu, “çiçek sepeti” ibaresinin negat …
… iğini, tüketicilerin aldatılması sonucunu doğurduğunu beyanla Google Adwords aracılığı ile anahtar sözcük olarak alınarak reklam verilmesinin engellenmesine yönelik «ihtiyati tedbir» kararı verilmesini, Google Adwords aracılığı ile yapılan aramalarda "www.binbirdemet.com" sitesinin aramalardaki ilk sırada çıkması nedeni ile 6769 SMK'nın 29. maddesi anlamında müvekkilinin marka tescillerinden doğan haklarına vaki tecavüzün 149. madde hükmü uyarınca durdurulmasına, TTK'nın 54 ve devamı maddeler uyarınca, davalının eylemleriyle oluşan «haksız rekabetin» varlığının hükmen tespitine, saptanan haksız rekabetin önlenip yasaklanmasına, haksız rekabetin neticesi olan maddi durumun ortadan kaldırılmasına, müvekkilinin ol …
… rının dahi davacı şirketin marka hakkı kapsamında kaldığını ve kimsenin bunu kullanamayacağının, kabul edilemeyecek bir iddia olduğunu, böylece davalının, davacının «marka hakkına tecavüz» eden eylemleri olduğunu kanıtlayacak yeterli delil elde edilemediği ve marka hukuku kapsamında marka ihlali ve «haksız rekabet» oluşturan herhangi bir fiili tespit bulunmadığı kanaatine ulaşıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:teminat karşılığı tedbirin kaldırılması · uyuşmazlığın giderilmesi kararı · tedbirin kaldırılması · erişimin engellenmesi · ihtar · bilirkişi incelemesi · ihtarname · yasal faiz
Benzer bu kararda… rinin hiçbir hukuki sorumluluğu olmamasına rağmen e postada belirtilen tüm kelimeleri negatif anahtar kelimeler listesine derhal eklediğini, müvekkilinin söz konusu «uyuşmazlığın giderildiği» düşüncesi ile tarafına gönderilen başkaca bir uyarı ve «ihtar» bulunmaması sebebiyle faaliyetlerine devam ettiğini, davaya konu olayda vekil edene ait web sayfası reklamlarının geniş eşlemede google tarafından listelenmesinin davacı şirketin marka hakkını ihlal etmediğini, google tarafından sunulan geniş eşlemenin fonksiyonunun; anahtar kelimelerin alakalı varyasyonları için bu varyasyonlar anahtar kelime listelerinde yer almasa bile otomatik olarak yayınlanmakta olduğunu, bu noktada müvekkiline ait "binbirdemet" adresinin google'a yazıldığında gelen reklamlardan bir tanesininde davacı şirkete ait olan web sayfasına ilişkin olduğunu, Google'ın kullanmakta olduğu algoritma dolayısıyla aynı sektörde faaliyet gösteren işletmelerin adeta birbirinin alternatifi olarak, Google tarafından müşterilerine sunmakta olduğunu, hiçbir kabul anlamına gelmemekle birlikte bir an için davacı tarafın ileri sürmüş olduğu iddiayı kabul etmemiş olmamız halinde ortaya çıkan bu durumunda davacı şirketin geniş eşleme metinlerinde de "binbirdemet" ibaresini kullandığı sonucunun doğacağını, davaya konu uyuşmazlığın Google tarafından sunulan geniş eşlemeden kaynaklandığını beyanla, müvekkiline ait www.binbirdemet.com isimli web sitesine «erişimin engellenmesi» yönündeki tedbir kararının öncelikle «teminatsız» olarak mahkeme aksi kanaatte ise takdir edilecek «teminat karşılığında tedbirin kaldırılmasını» ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
56 uyarınca müvekkili lehine 20.000,00 TL manevi tazminat bedelinin dava tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline, hükmün trajı yüksek en yüksek üç gazeteden birinde «ilanına» karar verilmesini talep etmiştir.
… tespitte yer alan markalar ve bu markalarla ayırt edilemeyecek derecede benzer olan ibarelerin davalının Google Adwords sisteminde varlığının dahi incelenmediğini, «bilirkişi raporuna itiraz» ettiklerini, ek rapor yada yeni bir heyetten rapor alınmasını talep etmelerine rağmen rapor alınmadan karar verildiğini, dava konusu markaların “çiçek sepeti”, “çiçeksepeti” ve “çiçeksepeti.com” şeklinde olup, bu markaların ayırt edilemeyecek derecede benzeri niteliğinde olan “cicek sepeti”, “Ciceksepeti” ve “Ciceksepeti.com” ibareleri yönünden tespit yapılması gerekirken, hükme esas alınan bilirkişi raporunda yalnızca “çiçek sepeti” markasının davalının negatif listesine eklendiğinin tespit edildiğini, diğer markalara ilişkin hiçbir değerlendirme yapılmadığını, buna rağmen, marka uzmanı bilirkişinin sanki davalı dava konusu tüm markaları negatif listesine eklemiş gibi «marka hakkına tecavüz» ve «haksız rekabetin» oluşmadığı kanaatine vardığını, e-tespit tutanağında davalının alan adının “çiçeksepeti”, “cicek sepeti”, ciceksepeti.com” ve “çiçeksepeti.com” arama sonuçlarında çıktığını, müvekkilinin bu ibarelerle tam eşleme ve geniş eşleme negatif listesinde inceleme yapılması taleplerinin kabul edilmediğini, mahkemece davacı vekilinin «bilirkişi incelemesi» sırasında hazır bulunduğu gerekçe gösterilerek, adeta bilişim uzmanı addederek bilirkişi raporundaki eksiklikten sorumlu tuttuğunu, “çiçek sepeti” ibaresinin negat …
… larak dosyaya Beşiktaş Noterliği'nin 14.05.2018 tarih ve 08536 yevmiye numaralı e-tespit tutanağı ve marka tescil kayıtları ile, davadan önce davalıya keşide edilen «ihtarnameye» dayandığı, dosyaya sunulan e-tespit tutanağı içeriğinden "ciceksepeti.com" ibaresi ile arama yapıldığı, 1.020.000 sonuç bulunduğu, "Anneleri mutlu etmenin yolu/Bin …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/5571 E. 2023/211 K.
Ortak:marka hakkına tecavüz · ıslah · maddi tazminat · ilan · haksız rekabet
İncelediğiniz kararda… HKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile iddia, davacı markasının esas unsuru olan “çiçek sepeti” ibaresinin tescilinde «ayırt ediciliğin» yüksek olduğu; 2008 11725 tescil no’lu markanın tescil edildiği 29., 30. sınıf yönünden belirtilen gerekçe ile hükümsüzlük talebinin yerinde olmadığı, çiçekçilik sektörü ile doğrudan veya dolaylı bağlantısı olduğu düşünülen sınıflar yönünden marka tescilleri değerlendirildiğinde “çiçek sepeti” şeklinde isim tamlaması olarak ayırt ediciliği bulunan markanın tanınmış marka olması nedeniyle keza markanın kullanım sonucu tanınmış hale geldiği ve tanınmışlığın TÜRKPATENT 29.04.2013 tarih ve 2013-O-247357 sayılı kararı ile tespit edilmiş olması gözetildiğinde; asıl davada hükümsüzlük ve davacı markasının tanınmış marka olmadığının tespitine yönelik davanın reddine, Birleşen dava yönünden; davalı’nın www.ciceksatis.com internet sitesinde “çiçeksepeti” ve “ciceksepeti” ibarelerini anahtar kelime olarak kullandığının dosya kapsamında ihtilafsız olduğu, “çiçeksepeti” şeklindeki tanınmış markası ile «iltibas» oluşturacak şekilde internet sitesinde “çiçek” ve “sepet” kelimeleri birleştirilerek “çiçeksepeti” şeklinde anahtar kelimenin kullanımının «marka hakkına tecavüz» olarak kabul edildiği, maddi ve manevi tazminat talebi açısından “«kusur»” şartının gerçekleşmiş olduğu, davacının tanınmış markasının haklı hukuki bir sebep olmaksızın davalı tarafından internette anahtar kelime olarak kullanılmasının davacının tanınmış markasının itibarını zedelediği yönündeki itibar tazminatı talep lerinin yerinde olmadığı diğer tazminat taleplerinin haklı olduğu, bilirkişiler raporunda Google Adwords kullanımlarının marka hakkına tecavüz oluşturduğunu bildirdikleri, değişik iş dosyasında da davalının anahtar sözcük uygulamasını kullandığı anlaşıldığından tespit tarihinden tedbir kararının verildiği ve uygulandığı tarihlerde dikkate alınarak, ayrıca davacının markasının tanınmış marka olması hususu da gözetilerek davalı yanca markanın kullanıldığı süreye göre 15.000 TL «maddi tazminat» somut olaya uygun lisans olarak görülmüş, «ıslah» ile talep edilen fazlaya ilişkin istemin şartlarının oluşmadığı" gerekçesiyle; Birleşen davada: davalının davacıya ait tescilli marka hakkına tecavüzün ve «haksız rekabetin» tespitine, durdurulmasına, önlenmesine, marka hakkının ihlal nedeniyle BK hükümlerine göre; 15.000 TL maddi tazminatın, 20.11.2013 (bilirkişinin «delil tespit» tarihindeki ihlali tespit tarihinden) itibaren işleyecek yüksek «ticari faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline, ıslah ile talep edilen fazlaya ilişkin istemin reddine, 1.000 TL manevi tazminatın, 20.11.2013 tarihinden itibaren işleyecek yüksek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, itibar tazminatı isteminin koşulları oluşmadığından reddine, karar kesinleştiğinde hüküm özetinin Türkiye’de tirajı yüksek bir gazetede bir kez «ilanına» «masrafın» davalılardan tahsiline, İlk Derece Mahkemesince verilen «ihtiyati tedbir» kararının karar kesinleşene kadar devamına şeklinde" karar verilmiştir.
2.Davalı birleşen davada davacı vekili istinaf dilekçesinde; «maddi tazminat» talebinin bilirkişi raporunda 37.166,22 TL olarak tespit edildiğini, bu tazminat tutarına göre davanın «ıslah» edildiğini, ancak mahkemece 15.000 TL üzerinden kısmen kabul kararı verilmesinin yerinde olmadığını, mahkemenin bu hesaplamayı nasıl yaptığının «denetime elverişli» şekilde açıklanmadığını, hiçbir hesaplamaya dayanmayan gerekçesiz maddi tazminat hesabının kabul edilemeyeceğini, mahkemenin yeni bir rapor alması gerekirken keyfi bir tutar üzerinden karar vermesinin hatalı olduğunu, yeniden rapor alınmasa dahi tespit edilen tutar üzerinden fahiş bir indirim yapılmasının kabul edilemez olduğunu, müvekkilinin markasının yüksek tanınmışlığı bulunduğundan internet arama motoruna çiçek sepeti yazdığının bilindiğini, Birleşen Davalı’nın “çiçeksepeti” markasına ilişkin adwords sistemindeki kullanımı, anahtar kelime kullanımı ve diğer şekillerdeki tüm kullanımlarının, tüketiciler tarafından internet üzerinden arama motorlarında yapılan aramalarda tüketicileri birleşen davalı’ya yönlendirdiğini ve birleşen davalı’nın satışlarının çok büyük oranda tecavüz ve «haksız rekabet» teşkil eden söz konusu fillerine bağlı olarak gerçekleştiğini, dosyaya gerekçeli kararı ve alınan bilirkişi raporları sunulan İstanbul 4.
2.Birleşen davada davacı vekili dava dilekçesinde; davalının müvekkiline ait çiçek sepeti markasını hem anahtar kelime olarak hem de kendi markası ile birlikte görünecek şekilde kullanıldığını ve davalı sayfasına link verildiğini belirterek marka haklarına tecavüz ve «haksız rekabetin» tespiti ile ortadan kaldırılmasını, «maddi manevi tazminat» ve itibar tazminatına hükmolunmasını, hükmün «ilanını» talep ve dava etmiştir.
Benzer bu kararda… belirtilen markaya tecavüz fiilini gerçekleştirdiği gibi bu fiilin ayrıca 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 55 inci maddesinde ifadesini bulan «haksız rekabet» de oluşturduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalının markaya tecavüzde ve haksız rekabette bulunduğunun tespiti ile men ve refine, 7.101,00 TL «maddi tazminatın» ve takdiren 1.000,00 TL manevi tazminatın «ıslah» tarihinden itibaren «avans faizi» ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kanıtlanamayan itibar tazminatının reddine karar verilmiştir.
Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davalı tarafça Google Adwords Reklam Sisteminde kullanıldığı iddia edilen anahtar sözcükler nedeniyle davacının «marka hakkına tecavüz» ve «haksız rekabetin» söz konusu olup olmadığı, varsa davacının buna bağlı tazminat taleplerinin, tespit, durdurma, giderme, men, ortadan kaldırma ve «ilan» taleplerinin yerinde olup olmadığına ilişkindir.
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; talep edilen 1.000,00 TL «maddi tazminat» ile 1.000,00 TL manevi tazminatın tespit tarihinden itibaren uygulanacak en yüksek ticari faiziyle birlikte, «ıslah» ile arttırılan kısım yönünden ise ıslah tarihinden itibaren faize hükmedilmesi gerekirken İlk Derece Mahkemesince, hükmedilen tüm alacağa ıslah tarihinden itibaren …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:avans faizi · zamanaşımı
Benzer bu kararda… belirtilen markaya tecavüz fiilini gerçekleştirdiği gibi bu fiilin ayrıca 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 55 inci maddesinde ifadesini bulan «haksız rekabet» de oluşturduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalının markaya tecavüzde ve haksız rekabette bulunduğunun tespiti ile men ve refine, 7.101,00 TL «maddi tazminatın» ve takdiren 1.000,00 TL manevi tazminatın «ıslah» tarihinden itibaren «avans faizi» ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kanıtlanamayan itibar tazminatının reddine karar verilmiştir.
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ''Çiçeksepeti'' nin bir emtianın sunuş biçimi olduğunu, arama motorunda adword olarak kullanıldığı iddiasının bu nedenle yersiz olduğunu, tazminat ve tespit taleplerinin de dayanaksız olduğunu, mahkemece «ıslah» ile hükmedilen 6.101,00 TL'nin ıslah tarihinde «zamanaşımına» uğradığını beyan ederek İlk Derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
… ıktığı, dolayısıyla davacının tescilli markalarının lisanssız ve izinsiz olarak internet üzerinden fiilen davalı tarafça kullanıldığı, bu suretle markaya tecavüz ve «haksız rekabet» fiilinin gerçekleştirildiği, dava dilekçesiyle talep edilen 1.000,00 TL maddi, 1.000,00 TL manevi tazminat miktarları için dava tarihinden itibaren «avans faizine» hükmedilmesi gerekirken hatalı bir şekilde bu talepler yönünden de «ıslah» tarihinden itibaren faize hükmedilmesinin hükmü kaldırmayı gerektirdiği, reddedilen 500,00 TL itibar tazminatı sebebiyle davalı lehine hükmedilecek vekâlet ücretin …
1 benzer karar daha
-
Haksız Rekabet ve Marka Tecavüzü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2024/2084 E. 2025/1209 K.
Ortak:üçüncü kişi · marka hakkına tecavüz · kaldırma ve yeniden hüküm · haksız rekabet
İncelediğiniz kararda… HKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile iddia, davacı markasının esas unsuru olan “çiçek sepeti” ibaresinin tescilinde «ayırt ediciliğin» yüksek olduğu; 2008 11725 tescil no’lu markanın tescil edildiği 29., 30. sınıf yönünden belirtilen gerekçe ile hükümsüzlük talebinin yerinde olmadığı, çiçekçilik sektörü ile doğrudan veya dolaylı bağlantısı olduğu düşünülen sınıflar yönünden marka tescilleri değerlendirildiğinde “çiçek sepeti” şeklinde isim tamlaması olarak ayırt ediciliği bulunan markanın tanınmış marka olması nedeniyle keza markanın kullanım sonucu tanınmış hale geldiği ve tanınmışlığın TÜRKPATENT 29.04.2013 tarih ve 2013-O-247357 sayılı kararı ile tespit edilmiş olması gözetildiğinde; asıl davada hükümsüzlük ve davacı markasının tanınmış marka olmadığının tespitine yönelik davanın reddine, Birleşen dava yönünden; davalı’nın www.ciceksatis.com internet sitesinde “çiçeksepeti” ve “ciceksepeti” ibarelerini anahtar kelime olarak kullandığının dosya kapsamında ihtilafsız olduğu, “çiçeksepeti” şeklindeki tanınmış markası ile «iltibas» oluşturacak şekilde internet sitesinde “çiçek” ve “sepet” kelimeleri birleştirilerek “çiçeksepeti” şeklinde anahtar kelimenin kullanımının «marka hakkına tecavüz» olarak kabul edildiği, maddi ve manevi tazminat talebi açısından “«kusur»” şartının gerçekleşmiş olduğu, davacının tanınmış markasının haklı hukuki bir sebep olmaksızın davalı tarafından internette anahtar kelime olarak kullanılmasının davacının tanınmış markasının itibarını zedelediği yönündeki itibar tazminatı talep lerinin yerinde olmadığı diğer tazminat taleplerinin haklı olduğu, bilirkişiler raporunda Google Adwords kullanımlarının marka hakkına tecavüz oluşturduğunu bildirdikleri, değişik iş dosyasında da davalının anahtar sözcük uygulamasını kullandığı anlaşıldığından tespit tarihinden tedbir kararının verildiği ve uygulandığı tarihlerde dikkate alınarak, ayrıca davacının markasının tanınmış marka olması hususu da gözetilerek davalı yanca markanın kullanıldığı süreye göre 15.000 TL «maddi tazminat» somut olaya uygun lisans olarak görülmüş, «ıslah» ile talep edilen fazlaya ilişkin istemin şartlarının oluşmadığı" gerekçesiyle; Birleşen davada: davalının davacıya ait tescilli marka hakkına tecavüzün ve «haksız rekabetin» tespitine, durdurulmasına, önlenmesine, marka hakkının ihlal nedeniyle BK hükümlerine göre; 15.000 TL maddi tazminatın, 20.11.2013 (bilirkişinin «delil tespit» tarihindeki ihlali tespit tarihinden) itibaren işleyecek yüksek «ticari faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline, ıslah ile talep edilen fazlaya ilişkin istemin reddine, 1.000 TL manevi tazminatın, 20.11.2013 tarihinden itibaren işleyecek yüksek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, itibar tazminatı isteminin koşulları oluşmadığından reddine, karar kesinleştiğinde hüküm özetinin Türkiye’de tirajı yüksek bir gazetede bir kez «ilanına» «masrafın» davalılardan tahsiline, İlk Derece Mahkemesince verilen «ihtiyati tedbir» kararının karar kesinleşene kadar devamına şeklinde" karar verilmiştir.
Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, asıl dava markanın hükümsüzlük; birleşen dava ise 556 sayılı KHK hükümleri uyarınca açılmış «marka hakkına tecavüzün» ve «haksız rekabetin» tespiti, durdurulması, önlenmesi ile maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Taraflar arasındaki asıl davada markanın hükümsüzlüğü, birleşen dava ise markaya tecavüzünün tespiti, «haksız rekabetin» durdurulması, önlenmesi, maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl davanın reddine, birleşen davanın kabulüne karar verilmiştir.
Benzer bu karardaDava ve Hukuki Nitelendirme Dava, «marka hakkına tecavüzün» tespiti, men'i, ref'i, «haksız rekabetin» tespiti ve manevi tazminat talebine ilişkindir.
… z ve hukuka aykırı olarak müvekkili markalarının kullanıldığının tespit edildiğini ileri sürerek marka tescillerinden doğan haklara vaki tecavüzün men'ine, ref'ine, «haksız rekabetin» tespitine, men'ine, ref'ine 20.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
… kullanılması nedeniyle dürüst ve ticari kullanım sınırları içerisinde kaldığı gerekçesiyle davalının istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının «kaldırılmasına, yeniden» hüküm kurulmasına, davanın reddine karar verilmiş, karar, davacı tarafça temyiz edilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:i̇i̇k 72/son
Benzer bu kararda… lleme ile “...”, “...” kelimeleri negatif anahtar kelime olarak belirlenip kullanımdan kaldırıldığı, “...” kelimesinin dava sonrası 14.03.2018 tarihinde kullanımına «son» verildiği, “...” kelimesinin halihazırda kullanılmaya devam edildiği gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm, taraflarca istinaf edilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2022/6896 E. , 2024/3216 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
SAYISI 2020/740 Esas, 2022/1181 Karar
HÜKÜM
Asıl davada davalı-birleşen davada davacı vekilinin, istinaf başvurusunun kısmen kabulüne, kısmen reddine
İLK DERECE MAHKEMESİ İstanbul 1.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
BİRLEŞEN DAVA
İstanbul 1.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi 2014/32 E.
Taraflar arasındaki asıl davada markanın hükümsüzlüğü, birleşen dava ise markaya tecavüzünün tespiti, haksız rekabetin durdurulması, önlenmesi, maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl davanın reddine, birleşen davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davacı birleşen davada davalı ile davalı birleşen davada davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince asıl davada davacı-birleşen davada davalı vekilinin asıl ve birleşen dava yönünden yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun esastan reddine, asıl davada davalı-birleşen davada davacı vekilinin, istinaf başvurusunun kısmen kabulüne kısmen reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne, dava, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin ikinci fıkrası gereğince miktar veya değer söz konusu olmaksızın duruşmalı olarak incelenmesi gereken dava ve işlerin dışında bulunduğundan duruşma isteğinin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1.Asıl davada davacı vekili dava dilekçesinde; davalının 2010 yılından itibaren mevcut unvanı ile faaliyet gösterdiğini, ancak davalının gerek şirket unvanı, gerekse kullandığı markasının süreç içerisinde çeşitlilik gösterdiğini, "Çiçek Sepeti" şeklindeki davalı markasının ilk tescilinin 2008 yılı olduğunu, Çiçek Sepeti ibaresinin aslında çiçekçilik sektöründe ve çiçek satın alan müşteriler nezdinde ülkemizde ve dünya çapında çok uzun yıllardır bilinen ticari bir emtiayı ifade ettiğini, davalının marka olarak belirlediği ibarenin çiçekçilik sektörü için bir emtia olduğunu, davalı tarafından bulunmuş bir ürün olmadığını, ticaret alanında herkes tarafından kullanılan ya da cins, vasıf, kalite, miktar gibi evsaf belirten ibarelerin marka olarak tescil edilemeyeceğini iddia ederek, davalı adına 2008/11725, 2010/73454 ve 2011/116847 sayılar ile tescilli markaların hükümsüzlüğünü ve sicilden terkinini, hükümsüzlük talebinin kabul edilmemesi halinde ise "çiçeksepeti" markasının tanınmış marka olmadığının tespitini talep ve dava etmiştir.
2.Birleşen davada davacı vekili dava dilekçesinde; davalının müvekkiline ait çiçek sepeti markasını hem anahtar kelime olarak hem de kendi markası ile birlikte görünecek şekilde kullanıldığını ve davalı sayfasına link verildiğini belirterek marka haklarına tecavüz ve haksız rekabetin tespiti ile ortadan kaldırılmasını, maddi manevi tazminat ve itibar tazminatına hükmolunmasını, hükmün ilanını talep ve dava etmiştir.
Islah:Davacı vekili 18.02.2019 tarihli ıslah dilekçesi ile davasını ıslah etmiş ve maddi tazminat istemini 37.166.22 TL olarak talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Asıl davada davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının iddiasının aksine müvekkilinin salt çiçekçi olmadığını ve sadece çiçekçilik sektöründe faaliyet göstermediğini, müvekkilinin www.ciceksepeti.com adlı internet sitesi üzerinden, çiçek ve çiçek aranjmanları dahil olmak üzere aynı zamanda kek, çikolata, kurabiye, meyve aranjmanları, hediyelik eşya ve kurabiye aranjmanları konusunda da iştigal ettiğini, müvekkiline ait çiçeksepeti markalarının, internet üzerinden çiçek ve çeşitli hediyelik eşya satışı hizmetlerinde yaygın bilinirliği nedeniyle ayrıca tanınmış marka olduklarının tescil edildiğini, müvekkili markalarının tanımlayıcı ya da vasıf bildirici niteliğinde olmadığını ve 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin (556 sayılı KHK) 7 nci maddenin birinci fıkrasının (c) bendi uyarınca hükümsüz kılınmalarının mümkün olmadığını savunarak davanın reddini talep etmiştir.
2.Birleşen davada davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın İstanbul 3.FSHH Mahkemesinde açılan halen derdest olan 2013/269 E. no.lu dosyası ile birleştirilmesini talep ettiği, esasa ilişkin olarak davacının markasının tasviri olarak tescilinin mümkün olmadığını, tasviri olduğu içinde kullanımının marka haklarına tecavüz oluşturmadığını, dosyanın hükümsüzlük davası ile ile birleştirilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile iddia, davacı markasının esas unsuru olan “çiçek sepeti” ibaresinin tescilinde ayırt ediciliğin yüksek olduğu; 2008 11725 tescil no’lu markanın tescil edildiği 29., 30. sınıf yönünden belirtilen gerekçe ile hükümsüzlük talebinin yerinde olmadığı, çiçekçilik sektörü ile doğrudan veya dolaylı bağlantısı olduğu düşünülen sınıflar yönünden marka tescilleri değerlendirildiğinde “çiçek sepeti” şeklinde isim tamlaması olarak ayırt ediciliği bulunan markanın tanınmış marka olması nedeniyle keza markanın kullanım sonucu tanınmış hale geldiği ve tanınmışlığın TÜRKPATENT 29.04.2013 tarih ve 2013-O-247357 sayılı kararı ile tespit edilmiş olması gözetildiğinde;
asıl davada hükümsüzlük ve davacı markasının tanınmış marka olmadığının tespitine yönelik davanın reddine,
Birleşen dava yönünden; davalı’nın www.ciceksatis.com internet sitesinde “çiçeksepeti” ve “ciceksepeti” ibarelerini anahtar kelime olarak kullandığının dosya kapsamında ihtilafsız olduğu, “çiçeksepeti” şeklindeki tanınmış markası ile iltibas oluşturacak şekilde internet sitesinde “çiçek” ve “sepet” kelimeleri birleştirilerek “çiçeksepeti” şeklinde anahtar kelimenin kullanımının marka hakkına tecavüz olarak kabul edildiği, maddi ve manevi tazminat talebi açısından “kusur” şartının gerçekleşmiş olduğu, davacının tanınmış markasının haklı hukuki bir sebep olmaksızın davalı tarafından internette anahtar kelime olarak kullanılmasının davacının tanınmış markasının itibarını zedelediği yönündeki itibar tazminatı talep lerinin yerinde olmadığı diğer tazminat taleplerinin haklı olduğu, bilirkişiler raporunda Google Adwords kullanımlarının marka hakkına tecavüz oluşturduğunu bildirdikleri, değişik iş dosyasında da davalının anahtar sözcük uygulamasını kullandığı anlaşıldığından tespit tarihinden tedbir kararının verildiği ve uygulandığı tarihlerde dikkate alınarak, ayrıca davacının markasının tanınmış marka olması hususu da gözetilerek davalı yanca markanın kullanıldığı süreye göre 15.000 TL maddi tazminat somut olaya uygun lisans olarak görülmüş, ıslah ile talep edilen fazlaya ilişkin istemin şartlarının oluşmadığı" gerekçesiyle;
Birleşen davada: davalının davacıya ait tescilli marka hakkına tecavüzün ve haksız rekabetin tespitine, durdurulmasına, önlenmesine, marka hakkının ihlal nedeniyle BK hükümlerine göre;
15. 000 TL maddi tazminatın, 20.11.2013 (bilirkişinin delil tespit tarihindeki ihlali tespit tarihinden) itibaren işleyecek yüksek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, ıslah ile talep edilen fazlaya ilişkin istemin reddine, 1.000 TL manevi tazminatın, 20.11.2013 tarihinden itibaren işleyecek yüksek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, itibar tazminatı isteminin koşulları oluşmadığından reddine, karar kesinleştiğinde hüküm özetinin Türkiye’de tirajı yüksek bir gazetede bir kez ilanına masrafın davalılardan tahsiline, İlk Derece Mahkemesince verilen ihtiyati tedbir kararının karar kesinleşene kadar devamına şeklinde" karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı birleşen davada davalı vekili ve davalı birleşen davada davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1.Davacı birleşen davada davalı vekili istinaf dilekçesinde; mahkemenin bilirkişi raporlarına itirazlarının incelenmediğini, itirazların reddine ilişkin gerekçe gösterilmediğini, delillerin hatalı değerlendirilerek asıl davanın reddine karar verildiğini, 29.09.2015 tarihli bilirkişi raporunun 9. sayfasında:“çiçek sepeti tamlaması çiçekçilik sektöründe kullanılan bir markada esas unsur olarak kullanılmış ise bu marka zayıf bir marka olarak kabul edilir. Bu markanın kullanım hakkı sektörde kimsenin tekeline verilemez. Üçüncü kişiler markalarında esas unsur olmamak kaydıyla markalarında yardımcı unsur olarak kullanılması mümkündür” denildiği halde bu kabulle çelişecek şekilde hükümsüzlük talebinin yerinde olmadığını, davalının markasının tescilden önce kullanıma dayalı bir ayırt edicilikle marka vasfı kazanmış olmamasına rağmen, raporda (sayfa 10) “tanımış marka kararı verilmiş bir marka hakkında 556 sayılı KHK nın 7 nci maddesinin birinci fıkrasının (a,c,d) bentlerinde belirtilen hallerin mutlak red sebebi olarak ileri sürelemez” şeklinde kesin bir ifadeye yer verildiğini, buna dayanak olarak da 556 sayılı KHK'nın 7 nci maddesinin ikinci fıkrası hükmünün dayanak gösterildiğini, İstanbul 2.
FSHHM'nin 2017/298 E. sayılı dosyasında "çiçek sepeti" ibaresinin davalı tarafından değil, başka bir işletme tarafından kullanıldığı ve faturalara yansıdığının tespit edildiğini, kurum tarafından tanınmışlık tespitinin markayı hükümsüz kılınamaz hale getirmesinin söz konusu olamayacağını,
Davalı markasının ticari emtia ve sektörel tanımlayıcı ibare olduğu konusunun, hem bilirkişi raporu, hem de diğer deliller ile sabit olduğunu, herhangi bir teknik yada hukuki bilgiye başvurulmaksızın "çiçek sepeti" ibaresinin marka niteliğinin zayıf olduğu ve münhasır kullanıma konu olmaması gerektiğinin anlaşılabildiğini, çiçek sepeti ibaresinin emtia adı olduğunu, tanınmış marka kararı TÜRKPATENT’in daha çok reklam, promosyon ve benzeri çalışmaları dikkate alarak verdiği bir karar olup hükümsüz kılınması muhtemel bir marka için tanınmış marka kararı verilmesinin de mümkün olduğunu, TÜRKPATENT'in tescil işleminin yargı merci için bağlayıcı ve kısıtlayıcı olmadığını, bilirkişi raporunda, davalının marka tescil tarihi, tescil sınıfları, tanınmış marka kararının verildiği sınıfların dahi irdelenmediğini.
Birleşen dava yönünden; bilirkişi raporuna itirazları değerlendirilmeden hüküm tesis edildiği için, marka ihlali ve tazminata yönelik değerlendirmelerin tümüyle hatalı olduğunu, marka hakkı ihlali ve tazminat hesabına yönelik açıklamaların, dosyadaki somut tespitlere ve internet reklam işleyiş kurallarına aykırı yorumlardan ibaret olduğunu, müvekkilinin internet sitesinde genellikle hasırdan yapılan çiçek sepeti de dahil birçok ürün satışı yaptığını, bu nedenle Google Adwords hizmetinde çiçek ve sepet kelimelerinin kullanılmasının kaçınılmaz olduğunu, davacı markasının anlamından uzaklaşmadığını ve ayırt edicilik kazanamadığını, bu markanın tescil ettirilmesi nedeniyle, müvekkili ve diğer çiçekçilerin çiçek sepeti satışından vazgeçmelerinin mümkün ve mantıklı olmadığını, müvekkilinin çiçek sepeti kelimesini, "çiçeksepeti" markasını arayanlara değil bir nesnenin adı olan içine çiçekler koymaya yarayan “çiçek sepeti” eşyasını arayanlara ulaşmak için reklam konusu ettiğini, müvekkilin kendine ait tescilli başka markaları, kendine ait bir internet sitesi ve kendine ait ürünleri ve bu ürünlerin arasında çiçek sepetleri bulunduğunu beyanla mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
2.Davalı birleşen davada davacı vekili istinaf dilekçesinde; maddi tazminat talebinin bilirkişi raporunda 37.166,22 TL olarak tespit edildiğini, bu tazminat tutarına göre davanın ıslah edildiğini, ancak mahkemece 15.000 TL üzerinden kısmen kabul kararı verilmesinin yerinde olmadığını, mahkemenin bu hesaplamayı nasıl yaptığının denetime elverişli şekilde açıklanmadığını, hiçbir hesaplamaya dayanmayan gerekçesiz maddi tazminat hesabının kabul edilemeyeceğini, mahkemenin yeni bir rapor alması gerekirken keyfi bir tutar üzerinden karar vermesinin hatalı olduğunu, yeniden rapor alınmasa dahi tespit edilen tutar üzerinden fahiş bir indirim yapılmasının kabul edilemez olduğunu, müvekkilinin markasının yüksek tanınmışlığı bulunduğundan internet arama motoruna çiçek sepeti yazdığının bilindiğini, Birleşen Davalı’nın “çiçeksepeti” markasına ilişkin adwords sistemindeki kullanımı, anahtar kelime kullanımı ve diğer şekillerdeki tüm kullanımlarının, tüketiciler tarafından internet üzerinden arama motorlarında yapılan aramalarda tüketicileri birleşen davalı’ya yönlendirdiğini ve birleşen davalı’nın satışlarının çok büyük oranda tecavüz ve haksız rekabet teşkil eden söz konusu fillerine bağlı olarak gerçekleştiğini, dosyaya gerekçeli kararı ve alınan bilirkişi raporları sunulan İstanbul 4.
FSHHM'nin 2013/15 E. sayılı dosyasında 36.098,28 TL tazminata hükmedildiğini, davalının tecavüz ve haksız rekabet teşkil eden fiilleri sebebiyle müvekkili şirketin itibarının zedelendiğini, itibar tazminatının reddi kararının yerinde olmadığını, birleşen davada maddi tazminat yönünden vekalet ücretinin FSHHM'si için tarifede belirlenen 3.931,00 TL olması gerekirken tarifenin üçüncü kısmına göre yapılan hesaplamayla 1.800 TL'ye hükmedilmesinin hatalı olduğunu beyanla mahkeme kararının kaldırılarak, tüm talepler yönünden davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mahkemece alınan bilirkişi raporlarında davalı markasındaki "çiçek" ibaresinin çiçekçilik sektörü için ayırt edici olmadığı ancak "çiçek sepeti" ibaresinin ayırt ediciliği zayıf bir ibare olarak nitelenebileceği beyan edilmişse de, davalı markasının kullanımla dava tarihinden önce ayırt ediciliği yüksek, tanınmış bir marka haline geldiği, hükümsüzlük talebinin reddi kararının yerinde olduğu, davalıya ait "çiçek sepeti" markasının dava tarihinde tanınmış marka olarak tescil edildiği, tanınmışlık hususunun çeşitli mahkeme kararları ile de tespit edildiği anlaşılmakla davacı vekilinin terditli olarak ileri sürdüğü, tanınmış marka olmadığının tespitine ilişkin talebin reddi kararının da usul ve yasaya uygun olduğu kanaatiyle, davacı-birleşen davada davalı vekilinin asıl davaya yönelik istinaf başvurusunun reddine karar verildiği,
Davacı birleşen davada davalı vekilinin ve davalı birleşen davada davacı vekilinin birleşen davaya yönelik istinaf başvurusunda ise İlk Derece Mahkemesince alınan bilirkişi raporu ile, birleşen davanın davalısı Çiçek Satış A.Ş.'nin "çiçek sepeti, çiçeksepeti, cicek sepeti ve ciceksepeti" ibarelerini, www.ciceksatis.com alan adlı internet sitesine erişimde anahtar kelime/keywords olarak kullandığı tespit edildiği, davalı tarafça bu ibarenin çiçek sepeti emtiasında kullanıldığını ve engellenemeyeceğini ileri sürdüğü anlaşılıyorsa da, bilirkişi raporunda davalının çiçek sepeti olarak sattığı sadece bir emtianın bulunduğu, bu ibarenin çiçekçilik faaliyetinde emtia ismi olarak dürüst kullanım şeklinde kullanıldığının kabul edilemeyeceği, davalı-birleşen davada davacı markasının, internet üzerinde ciddi etki yaratacak şekilde, anahtar kelime olarak kullanılması nedeniyle, markaya tecavüz teşkil ettiği ve maddi tazminat talep edilebileceği kanaatine varılmış, asıl davada davacı-birleşen davada davalı vekilinin markaya tecavüze yönelik istinaf başvurusu yerinde görülmediği,
Davalı birleşen davada davacı vekilinin istinaf dilekçesinde itibar tazminatına hükmedilmemesinin hatalı olduğunu ileri sürmüşse de; itibar tazminatının düzenlendiği, dava tarihinde yürürlükte olan 556 sayılı KHK nın 68 inci maddesi hükmü gereğince, davalının anahtar kelime olarak davalı markasını kullanımı, kötü ya da uygun olmayan kullanım teşkil etmeyeceği, davacının itibarı zarara uğradığını ispatlayamadığı da dikkate alınarak talebin reddine karar verilmesinin yerinde olduğu, dosya kapsamına sunulan ticari belgeler ve kayıtlar ile davalı cirosunun hesaplanabildiği, davacı markasının tanınmışlığı da göz önüne alınarak %15 oranında lisans bedelinin dosya kapsamına uygun olduğu, maddi tazminat miktarının belirlenebilir olduğu, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (6098 sayılı Kanun) 50 nci maddesine göre lisans bedeli belirlenmesinin yerinde olmadığı anlaşılıyorsa da, İlk Derece Mahkemesince alınan bilirkişi raporunda, birleşen dava tarihinin 15.01.2014 olduğu dikkate alındığında, bilirkişilerce, 2014 yılı cirosu üzerinden 15 günlük bedelin dikkate alınması gerekirken, 2014 yılı için 12 aylık lisans bedelinin hesaplamaya dahil edilmesinin yerinde olmadığı, dosya kapsamında bilirkişilerce yapılan hesaplamanın hatalı olduğu yapılan hesaplamada, ihlal dönemi için {2013 yılı için 10.344,45 TL+ 2014 yılı için (15 günlük) 1.117,57 TL=11.462,02 TL} lisans bedeli hesaplandığı, hükmedilen 15.000 TL tazminat miktarı yönünden davalı vekilince istinaf sebebi ileri sürülmediği, birleşen davanın davacısı lehine kazanılmış hak teşkil edildiği,
Yukarıdaki açıklamalar doğrultusunda; asıl davada davalı-birleşen davada davacı vekilinin, birleşen davada mahkemece hükmedilen maddi tazminat yönünden, gerekçe ve vekalet ücretine yönelik istinaf başvurusu kısmen haklı görülmekle, istinaf başvurusunun kısmen kabulüne, mahkeme kararının kaldırılmasına, yeniden kurulan hükümde davacı vekilinin vekalet ücretine ilişkin istinaf itirazı dikkate alınarak hükmün düzeltilmesine, tarafların kazanılmış hakları korunduğu asıl davada davalı-birleşen davada davacı vekilinin, birleşen davada istinaf başvurusunun kısmen kabulüne kısmen reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı birleşen davada davalı vekili ve katılma yoluyla davalı birleşen davada davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davacı birleşen davada davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususları tekrarlayarak kararın bozulmasını istemiştir.
2.Davalı birleşen davada davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususları tekrarlayarak kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, asıl dava markanın hükümsüzlük; birleşen dava ise 556 sayılı KHK hükümleri uyarınca açılmış marka hakkına tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti, durdurulması, önlenmesi ile maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri,
2. 556 sayılı KHK'nın 7 nci maddesinin ikinci fıkrası, 66 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi,
3. 6102 sayılı Kanun'un 54 üncü maddesi,
4. 6098 sayılı Kanun'un 50 nci maddesi
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı ve davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderlerinin temyiz edenlere yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
24.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1040986500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz