İhtiyati tedbir
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2013/5646 E. 2013/8568 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
hmk 389↗ ihtiyati tedbir↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, duruşmalı olarak yapılan inceleme sonunda, ihtiyati tedbire ilişkin yasal şartların gerçekleşmediği, talebin yargılamayı gerektirdiği gerekçesiyle, tedbir isteminin reddine karar verilmiştir.
Kararı, İhtiyati tedbir talep eden davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, ihtiyati tedbir istemine ilişkindir.
Mahkemece ihtiyati tedbire ilişkin şartların gerçekleşmediği, talebin yargılamayı gerektirdiği gerekçesiyle istemin reddine karar verilmiştir. Oysa, davacı ... ibareli markanın sahibi olup, İstanbul 2. Fikri ve Sınai Haklar Mahkemesi’nin 2012/51 değişik iş sayılı tespit dosyasında alınan bilirkişi raporunda belirtildiği üzere, arama motorunda ÇİÇEKSEPETİ ve ÇİÇEKSEPETİ.COM. ibareleri yazıldığında davalının ÇİÇEKGÖNDER.COM isimli alan bağlantısı ÇİÇEK SEPETİ ibaresiyle birlikte çıkmakta olup, bu durumda 556 sayılı KHK'nin 76 ve 77 maddeleriyle HMK’nun 389. maddesinde belirtilen ihtiyati tedbir şartlarının gerçekleşmediğinden bahsetmek mümkün değildir.
Bu itibarla, mahkemece davacının talebinin kabulüne karar vermek gerekirken, yanılgılı değerlendirmelerle yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/5571 E. 2023/211 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:marka hakkına tecavüz · ıslah · maddi tazminat · ilan · haksız rekabet · avans faizi · zamanaşımı
Benzer bu kararda… belirtilen markaya tecavüz fiilini gerçekleştirdiği gibi bu fiilin ayrıca 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 55 inci maddesinde ifadesini bulan «haksız rekabet» de oluşturduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalının markaya tecavüzde ve haksız rekabette bulunduğunun tespiti ile men ve refine, 7.101,00 TL «maddi tazminatın» ve takdiren 1.000,00 TL manevi tazminatın «ıslah» tarihinden itibaren «avans faizi» ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kanıtlanamayan itibar tazminatının reddine karar verilmiştir.
… ıktığı, dolayısıyla davacının tescilli markalarının lisanssız ve izinsiz olarak internet üzerinden fiilen davalı tarafça kullanıldığı, bu suretle markaya tecavüz ve «haksız rekabet» fiilinin gerçekleştirildiği, dava dilekçesiyle talep edilen 1.000,00 TL maddi, 1.000,00 TL manevi tazminat miktarları için dava tarihinden itibaren «avans faizine» hükmedilmesi gerekirken hatalı bir şekilde bu talepler yönünden de «ıslah» tarihinden itibaren faize hükmedilmesinin hükmü kaldırmayı gerektirdiği, reddedilen 500,00 TL itibar tazminatı sebebiyle davalı lehine hükmedilecek vekâlet ücretin …
Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davalı tarafça Google Adwords Reklam Sisteminde kullanıldığı iddia edilen anahtar sözcükler nedeniyle davacının «marka hakkına tecavüz» ve «haksız rekabetin» söz konusu olup olmadığı, varsa davacının buna bağlı tazminat taleplerinin, tespit, durdurma, giderme, men, ortadan kaldırma ve «ilan» taleplerinin yerinde olup olmadığına ilişkindir.
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; talep edilen 1.000,00 TL «maddi tazminat» ile 1.000,00 TL manevi tazminatın tespit tarihinden itibaren uygulanacak en yüksek ticari faiziyle birlikte, «ıslah» ile arttırılan kısım yönünden ise ıslah tarihinden itibaren faize hükmedilmesi gerekirken İlk Derece Mahkemesince, hükmedilen tüm alacağa ıslah tarihinden itibaren …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/6896 E. 2024/3216 K.
Ortak:ihtiyati tedbir
İncelediğiniz karardaMahkemece, duruşmalı olarak yapılan inceleme sonunda, «ihtiyati tedbire» ilişkin yasal şartların gerçekleşmediği, talebin yargılamayı gerektirdiği gerekçesiyle, tedbir isteminin reddine karar verilmiştir.
Dava, «ihtiyati tedbir» istemine ilişkindir.
Mahkemece «ihtiyati tedbire» ilişkin şartların gerçekleşmediği, talebin yargılamayı gerektirdiği gerekçesiyle istemin reddine karar verilmiştir.
Benzer bu kararda… HKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile iddia, davacı markasının esas unsuru olan “çiçek sepeti” ibaresinin tescilinde «ayırt ediciliğin» yüksek olduğu; 2008 11725 tescil no’lu markanın tescil edildiği 29., 30. sınıf yönünden belirtilen gerekçe ile hükümsüzlük talebinin yerinde olmadığı, çiçekçilik sektörü ile doğrudan veya dolaylı bağlantısı olduğu düşünülen sınıflar yönünden marka tescilleri değerlendirildiğinde “çiçek sepeti” şeklinde isim tamlaması olarak ayırt ediciliği bulunan markanın tanınmış marka olması nedeniyle keza markanın kullanım sonucu tanınmış hale geldiği ve tanınmışlığın TÜRKPATENT 29.04.2013 tarih ve 2013-O-247357 sayılı kararı ile tespit edilmiş olması gözetildiğinde; asıl davada hükümsüzlük ve davacı markasının tanınmış marka olmadığının tespitine yönelik davanın reddine, Birleşen dava yönünden; davalı’nın www.ciceksatis.com internet sitesinde “çiçeksepeti” ve “ciceksepeti” ibarelerini anahtar kelime olarak kullandığının dosya kapsamında ihtilafsız olduğu, “çiçeksepeti” şeklindeki tanınmış markası ile «iltibas» oluşturacak şekilde internet sitesinde “çiçek” ve “sepet” kelimeleri birleştirilerek “çiçeksepeti” şeklinde anahtar kelimenin kullanımının «marka hakkına tecavüz» olarak kabul edildiği, maddi ve manevi tazminat talebi açısından “«kusur»” şartının gerçekleşmiş olduğu, davacının tanınmış markasının haklı hukuki bir sebep olmaksızın davalı tarafından internette anahtar kelime olarak kullanılmasının davacının tanınmış markasının itibarını zedelediği yönündeki itibar tazminatı talep lerinin yerinde olmadığı diğer tazminat taleplerinin haklı olduğu, bilirkişiler raporunda Google Adwords kullanımlarının marka hakkına tecavüz oluşturduğunu bildirdikleri, değişik iş dosyasında da davalının anahtar sözcük uygulamasını kullandığı anlaşıldığından tespit tarihinden tedbir kararının verildiği ve uygulandığı tarihlerde dikkate alınarak, ayrıca davacının markasının tanınmış marka olması hususu da gözetilerek davalı yanca markanın kullanıldığı süreye göre 15.000 TL «maddi tazminat» somut olaya uygun lisans olarak görülmüş, «ıslah» ile talep edilen fazlaya ilişkin istemin şartlarının oluşmadığı" gerekçesiyle; Birleşen davada: davalının davacıya ait tescilli marka hakkına tecavüzün ve «haksız rekabetin» tespitine, durdurulmasına, önlenmesine, marka hakkının ihlal nedeniyle BK hükümlerine göre; 15.000 TL maddi tazminatın, 20.11.2013 (bilirkişinin «delil tespit» tarihindeki ihlali tespit tarihinden) itibaren işleyecek yüksek «ticari faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline, ıslah ile talep edilen fazlaya ilişkin istemin reddine, 1.000 TL manevi tazminatın, 20.11.2013 tarihinden itibaren işleyecek yüksek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, itibar tazminatı isteminin koşulları oluşmadığından reddine, karar kesinleştiğinde hüküm özetinin Türkiye’de tirajı yüksek bir gazetede bir kez «ilanına» «masrafın» davalılardan tahsiline, İlk Derece Mahkemesince verilen «ihtiyati tedbir» kararının karar kesinleşene kadar devamına şeklinde" karar verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:istinaf sebebi · terditli dava · istinaf başvurusunun reddi · delil tespiti · bilirkişi raporuna itiraz · kısıtlılık · münhasırlık · ticari faiz
Benzer bu kararda… rarı ile mahkemece alınan bilirkişi raporlarında davalı markasındaki "çiçek" ibaresinin çiçekçilik sektörü için ayırt edici olmadığı ancak "çiçek sepeti" ibaresinin «ayırt ediciliği» zayıf bir ibare olarak nitelenebileceği beyan edilmişse de, davalı markasının kullanımla dava tarihinden önce ayırt ediciliği yüksek, tanınmış bir marka haline geldiği, hükümsüzlük talebinin reddi kararının yerinde olduğu, davalıya ait "çiçek sepeti" markasının dava tarihinde tanınmış marka olarak tescil edildiği, tanınmışlık hususunun çeşitli mahkeme kararları ile de tespit edildiği anlaşılmakla davacı vekilinin «terditli» olarak ileri sürdüğü, tanınmış marka olmadığının tespitine ilişkin talebin reddi kararının da usul ve yasaya uygun olduğu kanaatiyle, davacı-birleşen davada davalı vekilinin asıl davaya yönelik «istinaf başvurusunun reddine» karar verildiği, Davacı birleşen davada davalı vekilinin ve davalı birleşen davada davacı vekilinin birleşen davaya yönelik istinaf başvurusunda ise İlk Derece Mahkemesince alınan bilirkişi raporu ile, birleşen davanın davalısı Çiçek Satış A.Ş.'nin "çiçek sepeti, çiçeksepeti, cicek sepeti ve ciceksepeti" ibarelerini, www.ciceksatis.com alan adlı internet sitesine erişimde anahtar kelime/keywords olarak kullandığı tespit edildiği, davalı tarafça bu ibarenin çiçek sepeti emtiasında kullanıldığını ve engellenemeyeceğini ileri sürdüğü anlaşılıyorsa da, bilirkişi raporunda davalının çiçek sepeti olarak sattığı sadece bir emtianın bulunduğu, bu ibarenin çiçekçilik faaliyetinde emtia ismi olarak dürüst kullanım şeklinde kullanıldığının kabul edilemeyeceği, davalı-birleşen davada davacı markasının, internet üzerinde ciddi etki yaratacak şekilde, anahtar kelime olarak kullanılması nedeniyle, markaya tecavüz teşkil ettiği ve «maddi tazminat» talep edilebileceği kanaatine varılmış, asıl davada davacı-birleşen davada davalı vekilinin markaya tecavüze yönelik istinaf başvurusu yerinde görülmediği, Davalı birleşen davada davacı vekilinin istinaf dilekçesinde itibar tazminatına hükmedilmemesinin hatalı olduğunu ileri sürmüşse de; itibar tazminatının düzenlendiği, dava tarihinde yürürlükte olan 556 sayılı KHK nın 68 inci maddesi hükmü gereğince, davalının anahtar kelime olarak davalı markasını kullanımı, kötü ya da uygun olmayan kullanım teşkil etmeyeceği, davacının itibarı zarara uğradığını ispatlayamadığı da dikkate alınarak talebin reddine karar verilmesinin yerinde olduğu, dosya kapsamına sunulan ticari belgeler ve kayıtlar ile davalı cirosunun hesaplanabildiği, davacı markasının tanınmışlığı da göz önüne alınarak %15 oranında lisans bedelinin dosya kapsamına uygun olduğu, maddi tazminat miktarının belirlenebilir olduğu, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (6098 sayılı Kanun) 50 nci maddesine göre lisans bedeli belirlenmesinin yerinde olmadığı anlaşılıyorsa da, İlk Derece Mahkemesince alınan bilirkişi raporunda, birleşen dava tarihinin 15.01.2014 olduğu dikkate alındığında, bilirkişilerce, 2014 yılı cirosu üzerinden 15 günlük bedelin dikkate alınması gerekirken, 2014 yılı için 12 aylık lisans bedelinin hesaplamaya «dahil» edilmesinin yerinde olmadığı, dosya kapsamında bilirkişilerce yapılan hesaplamanın hatalı olduğu yapılan hesaplamada, ihlal dönemi için {2013 yılı için 10.344,45 TL+ 2014 yılı için (15 günlük) 1.117,57 TL=11.462,02 TL} lisans bedeli hesaplandığı, hükmedilen 15.000 TL tazminat miktarı yönünden davalı vekilince «istinaf sebebi» ileri sürülmediği, birleşen davanın davacısı lehine «kazanılmış hak» teşkil edildiği, Yukarıdaki açıklamalar doğrultusunda; asıl davada davalı-birleşen davada davacı vekilinin, birleşen davada mahkemece hükmedilen maddi tazminat yönünden, gerekçe ve «vekalet ücretine» yönelik istinaf başvurusu kısmen haklı görülmekle, istinaf başvurusunun kısmen kabulüne, mahkeme kararının «kaldırılmasına, yeniden» kurulan hükümde davacı vekilinin vekalet ücretine ilişkin istinaf itirazı dikkate alınarak hükmün düzeltilmesine, tarafların kazanılmış hakları korunduğu asıl dava …
… HKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile iddia, davacı markasının esas unsuru olan “çiçek sepeti” ibaresinin tescilinde «ayırt ediciliğin» yüksek olduğu; 2008 11725 tescil no’lu markanın tescil edildiği 29., 30. sınıf yönünden belirtilen gerekçe ile hükümsüzlük talebinin yerinde olmadığı, çiçekçilik sektörü ile doğrudan veya dolaylı bağlantısı olduğu düşünülen sınıflar yönünden marka tescilleri değerlendirildiğinde “çiçek sepeti” şeklinde isim tamlaması olarak ayırt ediciliği bulunan markanın tanınmış marka olması nedeniyle keza markanın kullanım sonucu tanınmış hale geldiği ve tanınmışlığın TÜRKPATENT 29.04.2013 tarih ve 2013-O-247357 sayılı kararı ile tespit edilmiş olması gözetildiğinde; asıl davada hükümsüzlük ve davacı markasının tanınmış marka olmadığının tespitine yönelik davanın reddine, Birleşen dava yönünden; davalı’nın www.ciceksatis.com internet sitesinde “çiçeksepeti” ve “ciceksepeti” ibarelerini anahtar kelime olarak kullandığının dosya kapsamında ihtilafsız olduğu, “çiçeksepeti” şeklindeki tanınmış markası ile «iltibas» oluşturacak şekilde internet sitesinde “çiçek” ve “sepet” kelimeleri birleştirilerek “çiçeksepeti” şeklinde anahtar kelimenin kullanımının «marka hakkına tecavüz» olarak kabul edildiği, maddi ve manevi tazminat talebi açısından “«kusur»” şartının gerçekleşmiş olduğu, davacının tanınmış markasının haklı hukuki bir sebep olmaksızın davalı tarafından internette anahtar kelime olarak kullanılmasının davacının tanınmış markasının itibarını zedelediği yönündeki itibar tazminatı talep lerinin yerinde olmadığı diğer tazminat taleplerinin haklı olduğu, bilirkişiler raporunda Google Adwords kullanımlarının marka hakkına tecavüz oluşturduğunu bildirdikleri, değişik iş dosyasında da davalının anahtar sözcük uygulamasını kullandığı anlaşıldığından tespit tarihinden tedbir kararının verildiği ve uygulandığı tarihlerde dikkate alınarak, ayrıca davacının markasının tanınmış marka olması hususu da gözetilerek davalı yanca markanın kullanıldığı süreye göre 15.000 TL «maddi tazminat» somut olaya uygun lisans olarak görülmüş, «ıslah» ile talep edilen fazlaya ilişkin istemin şartlarının oluşmadığı" gerekçesiyle; Birleşen davada: davalının davacıya ait tescilli marka hakkına tecavüzün ve «haksız rekabetin» tespitine, durdurulmasına, önlenmesine, marka hakkının ihlal nedeniyle BK hükümlerine göre; 15.000 TL maddi tazminatın, 20.11.2013 (bilirkişinin «delil tespit» tarihindeki ihlali tespit tarihinden) itibaren işleyecek yüksek «ticari faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline, ıslah ile talep edilen fazlaya ilişkin istemin reddine, 1.000 TL manevi tazminatın, 20.11.2013 tarihinden itibaren işleyecek yüksek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, itibar tazminatı isteminin koşulları oluşmadığından reddine, karar kesinleştiğinde hüküm özetinin Türkiye’de tirajı yüksek bir gazetede bir kez «ilanına» «masrafın» davalılardan tahsiline, İlk Derece Mahkemesince verilen «ihtiyati tedbir» kararının karar kesinleşene kadar devamına şeklinde" karar verilmiştir.
… poru, hem de diğer deliller ile sabit olduğunu, herhangi bir teknik yada hukuki bilgiye başvurulmaksızın "çiçek sepeti" ibaresinin marka niteliğinin zayıf olduğu ve «münhasır» kullanıma konu olmaması gerektiğinin anlaşılabildiğini, çiçek sepeti ibaresinin emtia adı olduğunu, tanınmış marka kararı TÜRKPATENT’in daha çok reklam, promosyon ve benzeri çalışmaları dikkate alarak verdiği bir karar olup hükümsüz kılınması muhtemel bir marka için tanınmış marka kararı verilmesinin de mümkün olduğunu, TÜRKPATENT'in tescil işleminin yargı merci için bağlayıcı ve «kısıtlayıcı» olmadığını, bilirkişi raporunda, davalının marka tescil tarihi, tescil sınıfları, tanınmış marka kararının verildiği sınıfların dahi irdelenmediğini.
Birleşen dava yönünden; «bilirkişi raporuna itirazları» değerlendirilmeden hüküm tesis edildiği için, marka ihlali ve tazminata yönelik değerlendirmelerin tümüyle hatalı olduğunu, marka hakkı ihlali ve tazminat hesabına yönelik açıklamaların, dosyadaki somut tespitlere ve internet reklam işleyiş kurallarına aykırı yorumlardan ibaret olduğunu, müvekkilinin internet sitesinde genellikle hasırdan yapılan çiçek sepeti de «dahil» birçok ürün satışı yaptığını, bu nedenle Google Adwords hizmetinde çiçek ve sepet kelimelerinin kullanılmasının kaçınılmaz olduğunu, davacı markasının anlamından uzaklaşmadığını ve «ayırt edicilik» kazanamadığını, bu markanın tescil ettirilmesi nedeniyle, müvekkili ve diğer çiçekçilerin çiçek sepeti satışından vazgeçmelerinin mümkün ve mantıklı olmadığını, mü …
-
Teminat karşılığı tedbirin kaldırılması
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/922 E. 2024/4336 K.
Ortak:ihtiyati tedbir
İncelediğiniz karardaMahkemece, duruşmalı olarak yapılan inceleme sonunda, «ihtiyati tedbire» ilişkin yasal şartların gerçekleşmediği, talebin yargılamayı gerektirdiği gerekçesiyle, tedbir isteminin reddine karar verilmiştir.
Dava, «ihtiyati tedbir» istemine ilişkindir.
Mahkemece «ihtiyati tedbire» ilişkin şartların gerçekleşmediği, talebin yargılamayı gerektirdiği gerekçesiyle istemin reddine karar verilmiştir.
Benzer bu kararda… iğini, tüketicilerin aldatılması sonucunu doğurduğunu beyanla Google Adwords aracılığı ile anahtar sözcük olarak alınarak reklam verilmesinin engellenmesine yönelik «ihtiyati tedbir» kararı verilmesini, Google Adwords aracılığı ile yapılan aramalarda "www.binbirdemet.com" sitesinin aramalardaki ilk sırada çıkması nedeni ile 6769 SMK'nın 29. maddesi anlamında müvekkilinin marka tescillerinden doğan haklarına vaki tecavüzün 149. madde hükmü uyarınca durdurulmasına, TTK'nın 54 ve devamı maddeler uyarınca, davalının eylemleriyle oluşan «haksız rekabetin» varlığının hükmen tespitine, saptanan haksız rekabetin önlenip yasaklanmasına, haksız rekabetin neticesi olan maddi durumun ortadan kaldırılmasına, müvekkilinin ol …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:teminat karşılığı tedbirin kaldırılması · uyuşmazlığın giderilmesi kararı · tedbirin kaldırılması · erişimin engellenmesi · bilirkişi raporuna itiraz · marka hakkına tecavüz · kaldırma ve yeniden hüküm · ihtar
Benzer bu kararda… rinin hiçbir hukuki sorumluluğu olmamasına rağmen e postada belirtilen tüm kelimeleri negatif anahtar kelimeler listesine derhal eklediğini, müvekkilinin söz konusu «uyuşmazlığın giderildiği» düşüncesi ile tarafına gönderilen başkaca bir uyarı ve «ihtar» bulunmaması sebebiyle faaliyetlerine devam ettiğini, davaya konu olayda vekil edene ait web sayfası reklamlarının geniş eşlemede google tarafından listelenmesinin davacı şirketin marka hakkını ihlal etmediğini, google tarafından sunulan geniş eşlemenin fonksiyonunun; anahtar kelimelerin alakalı varyasyonları için bu varyasyonlar anahtar kelime listelerinde yer almasa bile otomatik olarak yayınlanmakta olduğunu, bu noktada müvekkiline ait "binbirdemet" adresinin google'a yazıldığında gelen reklamlardan bir tanesininde davacı şirkete ait olan web sayfasına ilişkin olduğunu, Google'ın kullanmakta olduğu algoritma dolayısıyla aynı sektörde faaliyet gösteren işletmelerin adeta birbirinin alternatifi olarak, Google tarafından müşterilerine sunmakta olduğunu, hiçbir kabul anlamına gelmemekle birlikte bir an için davacı tarafın ileri sürmüş olduğu iddiayı kabul etmemiş olmamız halinde ortaya çıkan bu durumunda davacı şirketin geniş eşleme metinlerinde de "binbirdemet" ibaresini kullandığı sonucunun doğacağını, davaya konu uyuşmazlığın Google tarafından sunulan geniş eşlemeden kaynaklandığını beyanla, müvekkiline ait www.binbirdemet.com isimli web sitesine «erişimin engellenmesi» yönündeki tedbir kararının öncelikle «teminatsız» olarak mahkeme aksi kanaatte ise takdir edilecek «teminat karşılığında tedbirin kaldırılmasını» ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
… tespitte yer alan markalar ve bu markalarla ayırt edilemeyecek derecede benzer olan ibarelerin davalının Google Adwords sisteminde varlığının dahi incelenmediğini, «bilirkişi raporuna itiraz» ettiklerini, ek rapor yada yeni bir heyetten rapor alınmasını talep etmelerine rağmen rapor alınmadan karar verildiğini, dava konusu markaların “çiçek sepeti”, “çiçeksepeti” ve “çiçeksepeti.com” şeklinde olup, bu markaların ayırt edilemeyecek derecede benzeri niteliğinde olan “cicek sepeti”, “Ciceksepeti” ve “Ciceksepeti.com” ibareleri yönünden tespit yapılması gerekirken, hükme esas alınan bilirkişi raporunda yalnızca “çiçek sepeti” markasının davalının negatif listesine eklendiğinin tespit edildiğini, diğer markalara ilişkin hiçbir değerlendirme yapılmadığını, buna rağmen, marka uzmanı bilirkişinin sanki davalı dava konusu tüm markaları negatif listesine eklemiş gibi «marka hakkına tecavüz» ve «haksız rekabetin» oluşmadığı kanaatine vardığını, e-tespit tutanağında davalının alan adının “çiçeksepeti”, “cicek sepeti”, ciceksepeti.com” ve “çiçeksepeti.com” arama sonuçlarında çıktığını, müvekkilinin bu ibarelerle tam eşleme ve geniş eşleme negatif listesinde inceleme yapılması taleplerinin kabul edilmediğini, mahkemece davacı vekilinin «bilirkişi incelemesi» sırasında hazır bulunduğu gerekçe gösterilerek, adeta bilişim uzmanı addederek bilirkişi raporundaki eksiklikten sorumlu tuttuğunu, “çiçek sepeti” ibaresinin negat …
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü «kaldırılarak yeniden» esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.
… rının dahi davacı şirketin marka hakkı kapsamında kaldığını ve kimsenin bunu kullanamayacağının, kabul edilemeyecek bir iddia olduğunu, böylece davalının, davacının «marka hakkına tecavüz» eden eylemleri olduğunu kanıtlayacak yeterli delil elde edilemediği ve marka hukuku kapsamında marka ihlali ve «haksız rekabet» oluşturan herhangi bir fiili tespit bulunmadığı kanaatine ulaşıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/5012 E. 2023/3515 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:akde aykırılık · genel işlem şartı · müspet zarar · kar kaybı · yoksun kalınan kâr · aktif husumet yokluğu · aktif husumet · bayilik sözleşmesi
Benzer bu kararda… getirirken bir süre sonra Meyvesepeti A.Ş.'nin asli edimi olan siparişleri iletme yükümlülüğünü yerine getirmediğini, ilk derece mahkemesi gerekçesinin aksine, alt «bayilik sözleşmesinin» 7 nci maddesi uyarınca Meyvesepeti A.Ş.’ye internet sitesi güncelleme ve bakımını yapma hakkının verilmesinin bu yolla gelen siparişleri Meyvesepeti A.Ş.'nin müvekkillerine iletmesi yükümlülüğünü ortadan kaldırmayacağını, başka satış mecralarının açık olmasının sözleşmenin esaslı unsuru olmadığını, işin esasının www.frutation.com.tr üzerinden yapılacak satışlara ilişkin olduğunu, sözleşmenin ana unsuru olan www.frutation.com.tr web sitesi aracılığıyla siparişlerin iletilmemesinin «akde aykırılık» teşkil etmiş olduğunu ve müvekkillerinin zararlarının tazmini gerektiğini, davalı Meyvesepeti A.Ş.'nin sözleşmeye aykırı davranışı sebebiyle zarara uğrayan müvekkillerinin zararını azaltmak için diğer kanallar yoluyla satışlarını devam ettirmesinin, davalının kusurlu hareketleri ile davacıları zarara uğrattığı ve bundan sorumlu tutulması gerektiği gerçeğini değiştirmeyeceğini, hükme esas alınan bilirkişi raporunda ilgili reklam harcamalarının hangi kalemlerden oluştuğuna, reklam harcamalarının hangi firmalara ne için yapıldığına dair hiçbir tespite yer verilmediğini, «fatura» içeriğine dair hiçbir tespit yapmayan bilirkişi raporunun yetersiz olduğunu ve hükme esas alınmasının hukuka aykırı olduğunu, davalılardan Çiçeksepeti A.Ş.’nin müvekkilleri ile kurmuş olduğu ticari ilişkinin bahsi geçen alt bayilik sözleşmesi ile bonnyfood ürünlerinin satışına dair 18.04.2014 tarihli sözleşmeden bağımsız olduğunu, ilk derece mahkemesinin ilgili ticari ilişkiyi söz konusu sözleşmeler kapsamında değerlendirmesinin ve çıkan sonuca göre hüküm kurmasının hukuka aykırı olduğunu, başka hiçbir tespit içermeyen gerekçeyle Çiçeksepeti A.Ş. ile olan ticari ilişkiye dair uyuşmazlık konusunda karar verdiğini, ortaklık yapısı aynı olan davalılar Meyvesepeti A.Ş. ve Çiçeksepeti A.Ş. tarafından Frutation işini «tasfiye» etmek adına bezdirme politikası uygulaması neticesinde www.frutation.com.tr adresine gelen siparişlerin yok denecek kadar azaldığını, Çiçeksepeti markalı meyve aranjmanlarının satışı ile ilgili siparişlerin de davalı .... tarafından haksız ve hukuka aykırı olarak kesildiğini, davalı Meyvesepeti A.Ş. dışında davalı .... ile olan ticari ilişkinin kesilmesi nedeniyle de davacıların nezdinde fiili zarar ve «kar kaybı» yaşandığını, ilk derece mahkemesinin siparişlerin hangi hukuki ilişki kapsamında olduğunun tespitini yapmadığını, davalı ...'nin, ''bonny food'' markalı ürünlere ilişkin siparişlerin iletimini taraflar arasındaki işbirliği sözleşmesi devam ederken haksız ve hukuka aykırı olarak kesmiş olduğunu ve bu şekilde müvekkillerinin zarara uğratıldığını, davalı ...'nin «fesih» «ihtarnamesini» göndermeden çok önce sözlü olarak 23.09.2015 tarihinde siparişleri kesmiş olduğunu, ihtarnameyi ise 26.10.2015 tarihinde gönderdiğini, davalı .... ile akdedilen işbirliği sözleşmesinde menfaatler dengesinin gözetilmediğini ve ayrıca feshe ilişkin şartın «genel işlem şartı» olduğunu, dolayısıyla yazılmamış sayılması gerektiğini belirterek kararın bu nedenlerle kaldırılmasını istemiştir.
… olduğunu, başka bazı internet siteleri üzerinden de söz konusu ürünlerin satımının mümkün olduğunu, www.frutation.com.tr sitesinin geçici olarak hizmet vermemesinin «sebebinin» dava dışı EA GLOBAL şirketi olduğunu, anılan şirketin bu edimini sözleşme süresince hiçbir zaman yerine getirmediğini, müvekkilinin, 2010 ila 2015 yılları arasında reklam harcaması yaptığını, dünya çapında da reklam harcaması kapsamında fazladan ödeme yaptığını, davacıların dava açılana kadarki süreçe dek müvekkilinin isim hakkını kullandıklarını ve gerek www.frutation.com.tr üzerinden sipariş alarak gerek Meyve Sepeti tarafından temin edilen diğer satış kanallarından gerekse walk-in tabir edilen müşterilere doğrudan satış yaptıklarını yani kâr «kaybı» yaşamadıklarını, müvekkilinin taraflar arasındaki alt «bayilik sözleşmesi» ile üstlendiği yükümlülükleri gereği gibi yerine getirmediğinden bahsedilemeyeceğini, kendisine bu konuda bir «kusur» izafe edilemeyeceğinden davacının «müspet zararının» ve fiili kâr kaybının tazminine yönelik taleplerinin hukuki açıdan da dinlenemeyeceğini belirterek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Asliye Ticaret Mahkemesi 2015/1087 esas sayılı davada davalılar vekili cevap dilekçesinde; öncelikle her iki davalıya yöneltilen davaların ayrılmasına, müvekkili Çiçek Sepetine yönelik talepler bakımından huzurdaki davanın «aktif husumet yokluğu» nedeniyle reddine, asıl davadaki savunmaları doğrultusunda davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
… ilekçesinde; davalılardan Meyve Sepeti Gıda Ürünleri San ve Tic A.Ş.'nin sözleşme ile yüklenmiş olduğu edimleri gereği gbi yerine getirmemesi sonucunda müvekkilinin «müspet zarara» uğramasına sebep olduğunu, davalılardan Meyve Sepeti Gıda Ürünleri San ve Tic A.Ş.'nin önceden hiçbir «ihtarda» bulunmaksızın müvekkile gönderilmesi gereken siparişleri göndermediğini ve müvekkilinin bu şekilde fiili zarara uğramasına ayrıca kâr «kaybı» yaşamasına sebebiyet verdiğini, ticari ilişki devam ederken muhatap şirketlerden .... 'nin önceden hiçbir uyarıda bulunmaksızın haksız ve hukuka aykırı olarak 23.0 …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2013/5646 E. , 2013/8568 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ İSTANBUL 4.FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 4.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 27.02.2013 tarih ve 2013/15 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi ihtiyati tedbir talep eden davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
İhtiyati tedbir isteyen davacı vekili, müvekkillinin çiçekçilik sektöründe faaliyette bulunduğunu, bu kapsamda ÇİÇEKSEPETİ ibareli markası ve ÇİÇEKSEPETİ.COM isimli alan adı bulunduğunu, aynı sektörde faaliyette bulunan karşı tarafın ise ÇİÇEKGÖNDER.COM alan adlı internet sitesinde davacı şirketlere ait markaları Google arama motorunda anahtar kelime olarak belirlemek suretiyle davacının marka hakkına tecavüz ettiğini, böylelikle kendi sitesinin daha fazla ziyaret ettirerek ve satış yaparak haksız rekabette bulunduğunu,bu durumun müvekkili şirketlerin gelir kaybına yol açtığını ileri sürerek, karşı tarafın müvekkillerinin marka hakkına vaki tecavüzlerinin tespitini ve tespit edilecek tecavüzlerin ihtiyati tedbir yoluyla durdurulmasını istemiştir.
Davalı vekili, anılan ibarenin anahtar kelime olarak listelerinde bulunmadığını savunarak, talebin reddini istemiştir.
Mahkemece, duruşmalı olarak yapılan inceleme sonunda, ihtiyati tedbire ilişkin yasal şartların gerçekleşmediği, talebin yargılamayı gerektirdiği gerekçesiyle, tedbir isteminin reddine karar verilmiştir.
Kararı, İhtiyati tedbir talep eden davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, ihtiyati tedbir istemine ilişkindir.
Mahkemece ihtiyati tedbire ilişkin şartların gerçekleşmediği, talebin yargılamayı gerektirdiği gerekçesiyle istemin reddine karar verilmiştir. Oysa, davacı ... ibareli markanın sahibi olup, İstanbul 2. Fikri ve Sınai Haklar Mahkemesi’nin 2012/51 değişik iş sayılı tespit dosyasında alınan bilirkişi raporunda belirtildiği üzere, arama motorunda ÇİÇEKSEPETİ ve ÇİÇEKSEPETİ.COM. ibareleri yazıldığında davalının ÇİÇEKGÖNDER.COM isimli alan bağlantısı ÇİÇEK SEPETİ ibaresiyle birlikte çıkmakta olup, bu durumda 556 sayılı KHK'nin 76 ve 77 maddeleriyle HMK’nun 389. maddesinde belirtilen ihtiyati tedbir şartlarının gerçekleşmediğinden bahsetmek mümkün değildir.
Bu itibarla, mahkemece davacının talebinin kabulüne karar vermek gerekirken, yanılgılı değerlendirmelerle yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle, ihtiyati tedbir talep eden davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün anılan taraf yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 30.04.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/512648300 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz