İstirdat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2012/2847 E. 2012/6223 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
çek hamili↗ dava dilekçesinin tebliği↗ kesin delil↗ tebligat kanunu m.35↗ ciro↗ hamil↗ keşideci↗ feragat↗ tebligat↗ çek↗ kesin hüküm↗ i̇i̇k 72/son↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacı bankanın Aydın 2. İcra Müdürlüğü'nün 2004/275 sayılı dosyasından gönderilen talimata uygun biçimde işlemde bulunduğu, ancak icra dairesinin davacıya gönderdiği birden fazla yazı içeriklerinin uyumlu olmadığı, davalı ...'ın, dava konusu çek bedelinin ödenmesine rağmen çeki ciro ettiği, aslında kendisinde bulunmaması ve fiziken haczi gereken çek üzerinde işlem yaptığı, davacının keşideci ad ve hesabına çek hamiline ödemede bulunduğu, davalı Çelimli Gıda'nın
bu ödemeden sorumlu olduğuna dair açık ve kesin delil bulunmadığı, banka aleyhine hileli davranışlarda bulunan davalı ...'in ise ödenen miktardan sorumlu olduğu gerekçesiyle davalı Meriç Petrol Ltd. Şti. hakkındaki davanın feragat nedeniyle, diğer davalı şirket hakkındaki davanın ise esastan reddine, 7.760 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı ...'dan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili ile davalı ... temyiz etmiştir.
1-Kanunun gösterdiği istisnalar dışında hakim tarafları dinlemeden veya iddia ve savunmalarını bildirmeleri için kanuna uygun biçimde davet etmeden hükmünü veremez. Taraf teşkili dava şartı olup, mahkemece davanın her aşamasında resen dikkate alınması gerekir. Öte yandan, yargılamanın sağlıklı bir biçimde sürdürülebilmesi, iddia ve savunma ile ilgili delillerin eksiksiz toplanıp tartışılabilmesi, itirazların yapılabilmesi, davanın süratle sonuçlandırılabilmesi, öncelikle tarafların duruşma gününden haberdar edilmesi ile mümkün olur. Kişinin hangi yargı merciinde duruşması bulunduğunu, hakkındaki iddia ve isnatların nelerden ibaret olduğunu bilmesi, 7201 sayılı Tebligat Kanunu ve Tebligat Tüzüğü'nde açıklanan usule uygun tebligat yapılması ile sağlanabilir.
7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 35. maddesinde, adresini değiştiren kimsenin yenisini bildirmediği ve yeni adreste tebliğ memurunca tespit edilemediği takdirde eski adrese tebligat yapılabileceği, daha önce tebligat yapılmamış olsa bile kamu kurum ve kuruluşlarına verilen en son adreslerdeki değişiklikler hakkında da bu madde hükümlerinin uygulanacağı düzenlemesi mevcuttur. Somut olayda, dava dilekçesi, davalı ...'ın dava dilekçesinde bildirilen adresine tebliğe çıkarılmış olup, adı geçenin adresten ayrıldığının anlaşılması üzerine bu defa Tebligat Kanunu'nun 35. maddesi uyarınca dava dilekçesi tebliğ edilmiştir. Oysa, davalının bildirilen adresine işbu dava dosyasında daha önce tebligat yapılmadığı gibi başka bir icra takip dosyasında bu adrese tebligat yapılmış olması da yapılan tebligatı usulüne uygun hale getirmemektedir. Bu durumda, davalı ...'a usulünce tebligat yapıldığından ve taraf teşkilinin sağlandığından bahsetmek mümkün değildir. Açıklanan nedenlerle, mahkemece mümeyyiz davalıya Tebligat Kanunu hükümlerine uygun olarak dava dilekçesinin tebliğ edilip taraf teşkili sağlandıktan sonra oluşacak sonuç çerçevesinde karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde usulünce taraf teşkili sağlanmadan hüküm kurulması doğru olmamış, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
2-Bozma sebep ve şekline göre, davacı vekili ile mümeyyiz davalının sair temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
İşyeri paket sigorta tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/3090 E. 2011/15130 K.
Ortak:dava dilekçesinin tebliği · tebligat · i̇i̇k 72/son · dava şartı
İncelediğiniz kararda7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 35. maddesinde, adresini değiştiren kimsenin yenisini bildirmediği ve yeni adreste tebliğ memurunca tespit edilemediği takdirde eski adrese «tebligat» yapılabileceği, daha önce tebligat yapılmamış olsa bile kamu kurum ve kuruluşlarına verilen en «son» adreslerdeki değişiklikler hakkında da bu madde hükümlerinin uygulanacağı düzenlemesi mevcuttur.
Kişinin hangi yargı merciinde duruşması bulunduğunu, hakkındaki iddia ve isnatların nelerden ibaret olduğunu bilmesi, 7201 sayılı Tebligat Kanunu ve Tebligat Tüzüğü'nde açıklanan usule uygun «tebligat» yapılması ile sağlanabilir.
Somut olayda, dava dilekçesi, davalı ...'ın dava dilekçesinde bildirilen adresine tebliğe çıkarılmış olup, adı geçenin adresten ayrıldığının anlaşılması üzerine bu defa Tebligat Kanunu'nun 35. maddesi uyarınca dava «dilekçesi tebliğ» edilmiştir.
Benzer bu kararda7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 35. maddesinde, adresini değiştiren kimsenin yenisini bildirmediği ve yeni adreste tebliğ memurunca tespit edilemediği takdirde eski adrese «tebligat» yapılabileceği, daha önce tebligat yapılmamış olsa bile kamu kurum ve kuruluşlarına verilen en «son» adreslerdeki değişiklikler hakkında da bu madde hükümlerinin uygulanacağı düzenlemesi mevcuttur.
Kişinin hangi yargı merciinde duruşması bulunduğunu, hakkındaki iddia ve isnatların nelerden ibaret olduğunu bilmesi, 7201 sayılı Tebligat Kanunu ve Tebligat Tüzüğünde açıklanan usule uygun «tebligat» yapılması ile sağlanabilir.
Somut olayda, mümeyyiz davalının kimliği ve adresi dava dilekçesinde gösterilmemiş olup, mahkemece tapu sicil müdürlüğünden bildirilen mümeyyiz davalı adresine Tebligat Kanunu’nun 35. maddesi uyarınca dava «dilekçesi tebliğ» edilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:takipsizlik kararı · sigorta ettiren · rücuen tazminat · açılmamış sayılma · sigorta poliçesi · yasal faiz · hasar · husumet
Benzer bu kararda… ve tüm dosya kapsamına göre, davacı şirket nezdinde sigortalı olan işyerinin, üst katta bulunan dairenin kombi tesisat borusunun patlaması sonucu sızan su nedeniyle «hasara» uğradığı, hasar bedelinin davacı tarafından «sigorta ettirene» ödendiği, hasara neden olan dairenin maliki olan davalı ...'ın meydana gelen zarardan sorumlu olduğu, davalı ...'ın ise zarara neden olan dairenin maliki ya da kiracısı olmadığından kendisine «husumet» yöneltilemeyeceği, diğer davalı hakkındaki davanın ise «takipsiz» bırakıldığı gerekçesiyle, davalı ... yönünden davanın husumetten reddine, zarara neden olan dairenin kiracısı hakkındaki davanın HUMK 409. maddesi uyarınca «açılmamış sayılmasına», davalı ... yönünden davanın kabulüne, 3.834 TL'nin 27.04.2005 tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte anılan davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
1- Dava, işyeri paket «sigorta poliçesinden» kaynaklanan «rücuen tazminat» istemine ilişkindir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/13262 E. 2012/19234 K.
Ortak:dava dilekçesinin tebliği · tebligat · i̇i̇k 72/son · dava şartı
İncelediğiniz kararda7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 35. maddesinde, adresini değiştiren kimsenin yenisini bildirmediği ve yeni adreste tebliğ memurunca tespit edilemediği takdirde eski adrese «tebligat» yapılabileceği, daha önce tebligat yapılmamış olsa bile kamu kurum ve kuruluşlarına verilen en «son» adreslerdeki değişiklikler hakkında da bu madde hükümlerinin uygulanacağı düzenlemesi mevcuttur.
Kişinin hangi yargı merciinde duruşması bulunduğunu, hakkındaki iddia ve isnatların nelerden ibaret olduğunu bilmesi, 7201 sayılı Tebligat Kanunu ve Tebligat Tüzüğü'nde açıklanan usule uygun «tebligat» yapılması ile sağlanabilir.
Somut olayda, dava dilekçesi, davalı ...'ın dava dilekçesinde bildirilen adresine tebliğe çıkarılmış olup, adı geçenin adresten ayrıldığının anlaşılması üzerine bu defa Tebligat Kanunu'nun 35. maddesi uyarınca dava «dilekçesi tebliğ» edilmiştir.
Benzer bu kararda7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 35. maddesinde, adresini değiştiren kimsenin yenisini bildirmediği ve yeni adreste tebliğ memurunca tespit edilemediği takdirde eski adrese «tebligat» yapılabileceği, daha önce tebligat yapılmamış olsa bile kamu kurum ve kuruluşlarına verilen en «son» adreslerdeki değişiklikler hakkında da bu madde hükümlerinin uygulanacağı düzenlemesi mevcuttur.
Kişinin hangi yargı merciinde duruşması bulunduğunu, hakkındaki iddia ve isnatların nelerden ibaret olduğunu bilmesi, 7201 sayılı Tebligat Kanunu ve Tebligat Tüzüğü'nde açıklanan usule uygun «tebligat» yapılması ile sağlanabilir.
Somut olayda, dava dilekçesi, davalıya dava dilekçesinde bildirilen adresine tebliğe çıkarılmış olup, adı geçenin adresten ayrıldığının anlaşılması üzerine bu defa Tebligat Kanunu'nun 35. maddesi uyarınca dava «dilekçesi tebliğ» edilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:trafik kazası · satış sözleşmesi · riziko · kusur · hasar · teslim
Benzer bu kararda… erisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkiline nakliyat «rizikolarına» karşı sigortalı bisküvi emtiasının davalıya ait vasıta ile nakliyesi sırasında geçirdiği «trafik kazası» sonucu hasarlandığını, «hasar» tutarının ödendiğini, davalının sorumlu olduğunu ileri sürerek 13.009.39 TL'nin davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Mahkeme iddia, savunma ve tüm kanıtlara göre, «kusur» yönünden alınan rapora göre meydana gelen kazanın oluşumunda davalının kusursuz olduğu, gıda mühendisinden alınan rapora göre ise taşınan bisküvi emtiasının tamamen «hasara» uğradığı, ancak hayvan yemi olarak kullanılmasında sakınca olmadığı, ekspertiz raporunda da hasar bedelinin 13.009.39 TL olarak bildirildiği, davanın dayanağının nakliyat emtia sözleşmesinden kaynaklandığı, davalının mal gönderen Netlog Lojistik Hizmet A.Ş.'nin nakliyecisi olduğu, davalı nakliyecinin emtiayı hasarsız olarak «teslim» etme yükümlülüğü bulunduğu gerekçesiyle, 13.009.39 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Oysa, davalının bildirilen adresine işbu dava dosyasında daha önce «tebligat» yapılmadığı gibi, davalı ile dava dışı ... arasında yapılan ve davacının yer almadığı kati «satış sözleşmesindeki» davalı adresine tebligat yapılmış olması da yapılan tebligatı Tebligat Kanunu 35. maddesindeki usule uygun hale getirmemektedir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/1652 E. 2013/4175 K.
Ortak:dava dilekçesinin tebliği · tebligat · dava şartı
İncelediğiniz karardaKişinin hangi yargı merciinde duruşması bulunduğunu, hakkındaki iddia ve isnatların nelerden ibaret olduğunu bilmesi, 7201 sayılı Tebligat Kanunu ve Tebligat Tüzüğü'nde açıklanan usule uygun «tebligat» yapılması ile sağlanabilir.
7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 35. maddesinde, adresini değiştiren kimsenin yenisini bildirmediği ve yeni adreste tebliğ memurunca tespit edilemediği takdirde eski adrese «tebligat» yapılabileceği, daha önce tebligat yapılmamış olsa bile kamu kurum ve kuruluşlarına verilen en «son» adreslerdeki değişiklikler hakkında da bu madde hükümlerinin uygulanacağı düzenlemesi mevcuttur.
Somut olayda, dava dilekçesi, davalı ...'ın dava dilekçesinde bildirilen adresine tebliğe çıkarılmış olup, adı geçenin adresten ayrıldığının anlaşılması üzerine bu defa Tebligat Kanunu'nun 35. maddesi uyarınca dava «dilekçesi tebliğ» edilmiştir.
Benzer bu karardaKişinin hangi yargı merciinde duruşması bulunduğunu, hakkındaki iddia ve isnatların nelerden ibaret olduğunu bilmesi, 7201 sayılı Tebligat Kanunu ve Tebligat Tüzüğü'nde açıklanan usule uygun «tebligat» yapılması ile sağlanabilir.
Somut uyuşmazlıkta, davalının dava dilekçesinde belirtilen ...Apartmanı No: 23/9 Ünalan, ... adresine çıkartılan ilk «tebligatın» adreste oturmadığından bahisle ...
Teknolojileri Caddesi Camili Sokak 21/A ...adresine çıkartılan ikinci «tebligatın» adreste tanınmadığından bahisle iade edildiği, 3. tebligatın yine dava dilekçesinde belirtilen adrese çıkartıltığı, buradan ...
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:yerleşim yeri · cezai şart · dahili dava
Benzer bu karardaTicaret Şirketiyle davacının iştigal konusunda üyelik sözleşmesi yapıp, web tasarımı «dahil» hizmetlerin verilmesi hususunda ticari ilişkiye girmek suretiyle sözleşme hükümlerini ihlal ettiği, sözleşmede kararlaştırılan 10.000,00 USD tazminatın «cezai şart» mahiyetinde olduğu, ancak kararlaştırılan bu tutarın fahiş olup, işin niteliği, taraflar arasındaki sözleşmenin konusu ve tarafların sıfatı da dikkate alındığında, …
Temyiz dilekçesi ekinde sunulan «yerleşim yeri» adres belgesine göre ise davalının dava tarihi öncesi 14.08.2006 tarihinden itibaren yerleşim yeri adresinin ...
3 benzer karar daha
-
İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/13088 E. 2012/4223 K.
Ortak:tebligat · dava şartı
İncelediğiniz karardaKişinin hangi yargı merciinde duruşması bulunduğunu, hakkındaki iddia ve isnatların nelerden ibaret olduğunu bilmesi, 7201 sayılı Tebligat Kanunu ve Tebligat Tüzüğü'nde açıklanan usule uygun «tebligat» yapılması ile sağlanabilir.
7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 35. maddesinde, adresini değiştiren kimsenin yenisini bildirmediği ve yeni adreste tebliğ memurunca tespit edilemediği takdirde eski adrese «tebligat» yapılabileceği, daha önce tebligat yapılmamış olsa bile kamu kurum ve kuruluşlarına verilen en «son» adreslerdeki değişiklikler hakkında da bu madde hükümlerinin uygulanacağı düzenlemesi mevcuttur.
Oysa, davalının bildirilen adresine işbu dava dosyasında daha önce «tebligat» yapılmadığı gibi başka bir icra takip dosyasında bu adrese tebligat yapılmış olması da yapılan tebligatı usulüne uygun hale getirmemektedir.
Benzer bu karardaKişinin hangi yargı merciinde duruşması bulunduğunu, hakkındaki iddia ve isnatların nelerden ibaret olduğunu bilmesi, 7201 sayılı Tebligat Kanunu ve Tebligat Tüzüğü'nde açıklanan usule uygun «tebligat» yapılması ile sağlanabilir.
Anılan yasal düzenlemede muhatabın adreste geçici bulunmama halinde «tebligatın» nasıl yapılacağı hükme bağlanmıştır.
Tebligat Tüzüğü'nün 28. maddesinde de muhatabın adreste geçici bulunmama halinde «tebligat» memurunun nasıl davranacağı düzenlenmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:tahkikat · usulüne uygun tebliğ · sigorta ettiren · gerçek zarar · alacağın temliki · işlemiş faiz · temlik · ihbar
Benzer bu kararda58. maddeleri ile MK'nun 730. maddesinden kaynaklandığı, her ne kadar davacı tarafça ödeme yapılan dekorasyon malzemeleri sigorta kapsamında değil ise de «alacağın temliki» hükümleri uyarınca davacının bu bedeli de isteyebileceği, davacının ödediği miktar ne olursa olsun ancak ortaya çıkan «gerçek zararı» davalıdan talep hakkına sahip olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 6.741,15 TL «asıl alacak» ve 867,94 TL «işlemiş faiz» olmak üzere toplam 7.609,09 TL'na yönelik itirazın iptaline, asıl alacağa icra takip tarihinden itibaren «avans faizi» uygulanmasına, «icra inkar tazminatı» talebinin reddine karar verilmiştir.
Maddeleri uyarınca geçerli bir «tebligattan» söz edilebilmesi için, muhatap veya muhatap adına tebliğ yapılacak olanlardan hiç birinin gösterilen adreste bulunmaması, tebliğ memurunun, adreste bulunmama «sebebini» bilmesi muhtemel komşu, yönetici, kapıcı, muhtar, vs. «tahkik» ederek beyanlarının tebliğ tutanağına yazıp altını imzalatması, tebliğ evrakının o yerin muhtar veya ihtiyar heyeti azasından birine veyahut zabıta amir veya memuruna «teslim» etmesi, 2 numaralı «ihbar» fişinin kapıya yapıştırılması, keyfiyetin en yakın komşularından birine, varsa yönetici veya kapıcıya da bildirilmesi gerekir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının, dava dışı «sigorta ettirenin» işyerinde meydana gelen «hasarı» ödediği, hasara davalının maliki olduğu bürodaki su musluğunun patlaması sonucu sızan suyun neden olduğu, davalının sorumluluğunun BK'nun 41.
O halde, dava dilekçesinin davalıya «usulüne uygun tebliğ» edildiğinin kabulü mümkün değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/7439 E. 2011/697 K.
Ortak:dava dilekçesinin tebliği · tebligat
İncelediğiniz karardaKişinin hangi yargı merciinde duruşması bulunduğunu, hakkındaki iddia ve isnatların nelerden ibaret olduğunu bilmesi, 7201 sayılı Tebligat Kanunu ve Tebligat Tüzüğü'nde açıklanan usule uygun «tebligat» yapılması ile sağlanabilir.
7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 35. maddesinde, adresini değiştiren kimsenin yenisini bildirmediği ve yeni adreste tebliğ memurunca tespit edilemediği takdirde eski adrese «tebligat» yapılabileceği, daha önce tebligat yapılmamış olsa bile kamu kurum ve kuruluşlarına verilen en «son» adreslerdeki değişiklikler hakkında da bu madde hükümlerinin uygulanacağı düzenlemesi mevcuttur.
Somut olayda, dava dilekçesi, davalı ...'ın dava dilekçesinde bildirilen adresine tebliğe çıkarılmış olup, adı geçenin adresten ayrıldığının anlaşılması üzerine bu defa Tebligat Kanunu'nun 35. maddesi uyarınca dava «dilekçesi tebliğ» edilmiştir.
Benzer bu karardaKişinin hangi yargı merciinde duruşmasının bulunduğunu, hakkındaki iddia ve isnatların nelerden ibaret olduğunu bilebilmesi, usulüne uygun olarak «tebligat» yapılması ile sağlanabilir.
Bu nedenle «tebligatın» davadaki önemi büyüktür.
Somut olayda; mahkemece, mümeyyiz davalıya dava «dilekçesinin tebliğine» ilişkin çıkartılan davetiyenin tebliği, 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 21. maddesine aykırıdır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:re'sen gözetme · tahkikat · savunma hakkı · sigorta sözleşmesi · rücuen tazminat · geçersizlik
Benzer bu kararda1- Dava, taşıma «sigorta sözleşmesine» dayalı «rücuen tazminat» istemine ilişkindir.
Zira, anılan hükme göre yapılan tebliğ işleminde, kendisine «tebligat» yapılacak kimse veya muhatap adına tebligatı kabul edebilecek olanlardan hiçbirisinin gösterilen adreste bulunmaması ve tebligattan kaçınmaları halinde, tebliğ memurunun ne şekilde davranacağı Tüzüğün 28. maddesinde yazılı olup, buna göre tebliğ memurunun “adreste neden bulunulmadığını bilmesi muhtemel komşu, yönetici, kapıcı, muhtardan «tahkik» ederek, beyanlarını tebliğ tutanağına yazıp imzalatması, imzadan çekinmeleri halinde de bu durumu yazarak tevsik etmesi” gerekir iken, bu kurala riayet edilmeden, davalının adreste neden bulunmadığına ilişkin komşu ve muhtardan araştırma yapılmamış olması ve bu kişilerin beyanlarının tebliğ tutanağına yazılmamış olması tebliğ işlemini «geçersiz» kılar.
Bir davanın görülmesi için taraf teşkilinin sağlanması esas olup, hakimin bu hususu re'«sen gözetmesi» gerekir.
Bu nedenle davalıya Tebligat Kanunun 21. ve Tebligat Tüzüğü’nün 28. maddesi uyarınca gerekli «tebligat» yapılıp, taraf teşkili sağlandıktan ve davalıya «savunma hakkını» kullanma olanağı verildikten sonra işin esasına girilerek sonuca ulaşılması gereklidir.
-
İtirazın iptali | İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/7582 E. 2023/2289 K.
Ortak:tebligat · i̇i̇k 72/son
İncelediğiniz kararda7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 35. maddesinde, adresini değiştiren kimsenin yenisini bildirmediği ve yeni adreste tebliğ memurunca tespit edilemediği takdirde eski adrese «tebligat» yapılabileceği, daha önce tebligat yapılmamış olsa bile kamu kurum ve kuruluşlarına verilen en «son» adreslerdeki değişiklikler hakkında da bu madde hükümlerinin uygulanacağı düzenlemesi mevcuttur.
Kişinin hangi yargı merciinde duruşması bulunduğunu, hakkındaki iddia ve isnatların nelerden ibaret olduğunu bilmesi, 7201 sayılı Tebligat Kanunu ve Tebligat Tüzüğü'nde açıklanan usule uygun «tebligat» yapılması ile sağlanabilir.
Oysa, davalının bildirilen adresine işbu dava dosyasında daha önce «tebligat» yapılmadığı gibi başka bir icra takip dosyasında bu adrese tebligat yapılmış olması da yapılan tebligatı usulüne uygun hale getirmemektedir.
Benzer bu karardaMahkemece yapılması gereken iş, davalı «mirasçı»...'ın kolluk marifeti ile tespit edilen «son» adresine öncelikle Tebligat Kanunu'nun 21. maddesine göre «tebligat» yapılması, bu tebligatın bilatebliğ dönmesi halinde ise Tebligat Kanunu'nun 35. maddesine göre tebligat yapılarak taraf teşkilinin sağlanması olup açıklanan maddi ve hukuki olgulara göre anılan davalıya yapılan tebligatların usulüne uygun olmaması sebebiyle «hukuki dinlenilme hakkını» ihlal eder şekilde hüküm kurulması hatalıdır.
Temyiz Sebepleri Davalı şirket ile birleşen davada davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; müvekkili ...'a usulüne göre «tebligat» yapılmaksızın yargılamanın yürütüldüğünü, «adil yargılanma hakkının» ihlal edildiğini, ayrıca kararın esasının da hatalı olduğunu; diğer müvekkili şirket yönünden ise kararın esasa ilişkin sebeplerle hatalı olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
Kişinin hangi yargı merciinde duruşması bulunduğunu, hakkındaki iddia ve isnatların nelerden ibaret olduğunu bilmesi, 7201 sayılı Kanun'da açıklanan usule uygun «tebligat» yapılması ile sağlanabilir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:limit ipoteği · nakit alacak · likit alacak · ipotek akit tablosu · hukuki dinlenilme hakkı · finansal kiralama sözleşmesi · adil yargılanma hakkı · yerleşim yeri
Benzer bu karardaMAHKEME KARARI Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı ile davalı şirket arasında «finansal kiralama sözleşmesi» imzalandığı, davalı ... adına kayıtlı taşınmazın 150.000,00 TL bedel ile davalı şirketin borçlarına «teminat» olmak üzere «limit ipoteği» tesis edildiği ,bilirkişi raporunda, bu nedenle «temerrüt» tarihinden itibaren «işlemiş faiz» talep edilebileceği yazılı ise de «ipotek akit tablosuna» göre ipoteğin doğacak ve doğmuş borçlar için tesis edildiği limit ipoteği bulunduğu anlaşılmakla takibin tüm feriler «dahil» olmak üzere 150.000,00 TL yi geçemeyeceği, takip tarihi itibariyle 81.570,97 usd 13.695 TL ve «sözleşmenin feshi» nedeniyle «muaccel» hale gelmiş 1.396.428,88 usd kira alacağı bulunduğu gerekçesiyle asıl ve birleşen davanın kısmen kabulüne, «nakit alacaklar» üzerinden belirlenebilir «likit alacak» miktarına davalılarca haksız olarak itiraz edildiğinden kabul edilen toplam nakit alacaklar üzerinden hesaplanan %40 tazminatın davalılardan tahsiline karar verilm …
DAVA 1.Davacı vekili asıl davada dava dilekçesinde; müvekkili ile davalı şirket arasında 30.12.2005 tarihli «finansal kiralama sözleşmesi» akdedildiğini, davalı ...'ın finansal kiralama sözleşmesini «müteselsil kefil» olarak imzaladığını, hem kendi borçları hem de borçlu şirketin borcunun «teminatını» teşkil etmek üzere mesken niteliğindeki adına kayıtlı taşınmazı üzerine «ipotek» tesis ettirdiğini, borcun ödenmediğini ve sözleşmenin feshedildiğini, «ipoteğin paraya çevrilmesi» yoluyla takibe geçildiğini, borçluların itiraz ettiklerini ileri sürerek itirazın iptalini ve müvekkili lehine «icra inkar tazminatına» hükmedilmesini talep etmiştir.
Temyiz Sebepleri Davalı şirket ile birleşen davada davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; müvekkili ...'a usulüne göre «tebligat» yapılmaksızın yargılamanın yürütüldüğünü, «adil yargılanma hakkının» ihlal edildiğini, ayrıca kararın esasının da hatalı olduğunu; diğer müvekkili şirket yönünden ise kararın esasa ilişkin sebeplerle hatalı olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
6100 sayılı Kanun'un “Hukuki Dinlenilme Hakkı” başlıklı 27 nci maddesi uyarınca davanın tarafları, kendi hakları ile bağlantılı olarak «hukuki dinlenilme hakkına» sahip olup bu hak, yargılama ile ilgili bilgi sahibi olunmasını da içerir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2012/2847 E. , 2012/6223 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Aydın 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 29/12/2008 tarih ve 2005/79-2008/938 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili ve davalı ... tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, bazı noksanlıkların ikmali için dosya mahalline gönderilmişti. Bu noksanlıkların giderilerek dosyanın gönderildiği anlaşılmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili bankanın çek defteri sahibi mudilerinden davalı Meriç Petrol Şirketi'nin diğer davalı ... emrine bir adet 5.500 TL bedelli çek keşide ettiğini, çek alacaklısı ... aleyhine davalı Çelimli Gıda tarafından yürütülen icra takip dosyasından müvekkiline gönderilen yazı uyarınca söz konusu çek karşılığı 4.621,30 TL'nin bu dosyaya ödendiğini, yapılmış olan icra takip dosyasında, davalı Çelimli Gıda şirketinin çek elinde imiş gibi haciz müzekkeresi gönderttiğini, bu nedenle de müvekkilince ödeme yapıldığını, ancak bu arada davalı ...'ın elinde bulunan çeki , borcunun keşideci tarafından ödendiğini bildiği halde dava dışı bir kişiye ciro ettiğini, üçüncü kişinin çeki ibraz etmesi üzerine müvekkilinin çekin kısmen karşılıksız kaldığını çek arkasına şerh düştüğünü, ancak son hamilin suç duyurusunda bulunması ve icra takibi başlatması nedeniyle müvekkilinin çek alacaklısına masraflarla birlikte toplam 7.760 TL ödeme yaptığını, müvekkili bankanın yanlış yönlendirilmiş olması ve müşterisi keşidecinin mağduriyetini önlemek amacıyla bu ödemenin yapıldığını ileri sürerek, 7.760 TL'nın davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı Çelimli Toptan Gıda ve Day. Tük. Mal. San. ve Tic. Ltd. Şti. vekili, müvekkilinin diğer davalı ...'dan alacaklı olduğunu, icra müdürlüğü aracılığıyla yapılan işlemlerin yasaya uygun bulunduğunu, müvekkilinin iyiniyetli 3. kişi konumunda olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Diğer davalılar, davaya cevap vermemişlerdir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacı bankanın Aydın 2. İcra Müdürlüğü'nün 2004/275 sayılı dosyasından gönderilen talimata uygun biçimde işlemde bulunduğu, ancak icra dairesinin davacıya gönderdiği birden fazla yazı içeriklerinin uyumlu olmadığı, davalı ...'ın, dava konusu çek bedelinin ödenmesine rağmen çeki ciro ettiği, aslında kendisinde bulunmaması ve fiziken haczi gereken çek üzerinde işlem yaptığı, davacının keşideci ad ve hesabına çek hamiline ödemede bulunduğu, davalı Çelimli Gıda'nın
bu ödemeden sorumlu olduğuna dair açık ve kesin delil bulunmadığı, banka aleyhine hileli davranışlarda bulunan davalı ...'in ise ödenen miktardan sorumlu olduğu gerekçesiyle davalı Meriç Petrol Ltd. Şti. hakkındaki davanın feragat nedeniyle, diğer davalı şirket hakkındaki davanın ise esastan reddine, 7.760 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı ...'dan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili ile davalı ... temyiz etmiştir.
1-Kanunun gösterdiği istisnalar dışında hakim tarafları dinlemeden veya iddia ve savunmalarını bildirmeleri için kanuna uygun biçimde davet etmeden hükmünü veremez. Taraf teşkili dava şartı olup, mahkemece davanın her aşamasında resen dikkate alınması gerekir. Öte yandan, yargılamanın sağlıklı bir biçimde sürdürülebilmesi, iddia ve savunma ile ilgili delillerin eksiksiz toplanıp tartışılabilmesi, itirazların yapılabilmesi, davanın süratle sonuçlandırılabilmesi, öncelikle tarafların duruşma gününden haberdar edilmesi ile mümkün olur. Kişinin hangi yargı merciinde duruşması bulunduğunu, hakkındaki iddia ve isnatların nelerden ibaret olduğunu bilmesi, 7201 sayılı Tebligat Kanunu ve Tebligat Tüzüğü'nde açıklanan usule uygun tebligat yapılması ile sağlanabilir.
7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 35. maddesinde, adresini değiştiren kimsenin yenisini bildirmediği ve yeni adreste tebliğ memurunca tespit edilemediği takdirde eski adrese tebligat yapılabileceği, daha önce tebligat yapılmamış olsa bile kamu kurum ve kuruluşlarına verilen en son adreslerdeki değişiklikler hakkında da bu madde hükümlerinin uygulanacağı düzenlemesi mevcuttur. Somut olayda, dava dilekçesi, davalı ...'ın dava dilekçesinde bildirilen adresine tebliğe çıkarılmış olup, adı geçenin adresten ayrıldığının anlaşılması üzerine bu defa Tebligat Kanunu'nun 35. maddesi uyarınca dava dilekçesi tebliğ edilmiştir. Oysa, davalının bildirilen adresine işbu dava dosyasında daha önce tebligat yapılmadığı gibi başka bir icra takip dosyasında bu adrese tebligat yapılmış olması da yapılan tebligatı usulüne uygun hale getirmemektedir.
Bu durumda, davalı ...'a usulünce tebligat yapıldığından ve taraf teşkilinin sağlandığından bahsetmek mümkün değildir. Açıklanan nedenlerle, mahkemece mümeyyiz davalıya Tebligat Kanunu hükümlerine uygun olarak dava dilekçesinin tebliğ edilip taraf teşkili sağlandıktan sonra oluşacak sonuç çerçevesinde karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde usulünce taraf teşkili sağlanmadan hüküm kurulması doğru olmamış, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
2-Bozma sebep ve şekline göre, davacı vekili ile mümeyyiz davalının sair temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenle, mümeyyiz davalının temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün mümeyyiz davalı yararına BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenle, davacı vekili ile mümeyyiz davalının sair temyiz itirazlarının incelenmesine YER OLMADIĞINA , ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davacı ...Ş.'ne iadesine, 17/04/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1056224000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz