6102TTK Türk Ticaret Kanunu

İstirdat

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2012/2847 E. 2012/6223 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Usul tespitleri

Dava şartı
dava şartı

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
çek hamili dava dilekçesinin tebliği kesin delil tebligat kanunu m.35 ciro hamil keşideci feragat tebligat çek kesin hüküm i̇i̇k 72/son

Atıf yapılan mevzuat: İİK

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacı bankanın Aydın 2. İcra Müdürlüğü'nün 2004/275 sayılı dosyasından gönderilen talimata uygun biçimde işlemde bulunduğu, ancak icra dairesinin davacıya gönderdiği birden fazla yazı içeriklerinin uyumlu olmadığı, davalı ...'ın, dava konusu çek bedelinin ödenmesine rağmen çeki ciro ettiği, aslında kendisinde bulunmaması ve fiziken haczi gereken çek üzerinde işlem yaptığı, davacının keşideci ad ve hesabına çek hamiline ödemede bulunduğu, davalı Çelimli Gıda'nın

bu ödemeden sorumlu olduğuna dair açık ve kesin delil bulunmadığı, banka aleyhine hileli davranışlarda bulunan davalı ...'in ise ödenen miktardan sorumlu olduğu gerekçesiyle davalı Meriç Petrol Ltd. Şti. hakkındaki davanın feragat nedeniyle, diğer davalı şirket hakkındaki davanın ise esastan reddine, 7.760 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı ...'dan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili ile davalı ... temyiz etmiştir.

1-Kanunun gösterdiği istisnalar dışında hakim tarafları dinlemeden veya iddia ve savunmalarını bildirmeleri için kanuna uygun biçimde davet etmeden hükmünü veremez. Taraf teşkili dava şartı olup, mahkemece davanın her aşamasında resen dikkate alınması gerekir. Öte yandan, yargılamanın sağlıklı bir biçimde sürdürülebilmesi, iddia ve savunma ile ilgili delillerin eksiksiz toplanıp tartışılabilmesi, itirazların yapılabilmesi, davanın süratle sonuçlandırılabilmesi, öncelikle tarafların duruşma gününden haberdar edilmesi ile mümkün olur. Kişinin hangi yargı merciinde duruşması bulunduğunu, hakkındaki iddia ve isnatların nelerden ibaret olduğunu bilmesi, 7201 sayılı Tebligat Kanunu ve Tebligat Tüzüğü'nde açıklanan usule uygun tebligat yapılması ile sağlanabilir.

7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 35. maddesinde, adresini değiştiren kimsenin yenisini bildirmediği ve yeni adreste tebliğ memurunca tespit edilemediği takdirde eski adrese tebligat yapılabileceği, daha önce tebligat yapılmamış olsa bile kamu kurum ve kuruluşlarına verilen en son adreslerdeki değişiklikler hakkında da bu madde hükümlerinin uygulanacağı düzenlemesi mevcuttur. Somut olayda, dava dilekçesi, davalı ...'ın dava dilekçesinde bildirilen adresine tebliğe çıkarılmış olup, adı geçenin adresten ayrıldığının anlaşılması üzerine bu defa Tebligat Kanunu'nun 35. maddesi uyarınca dava dilekçesi tebliğ edilmiştir. Oysa, davalının bildirilen adresine işbu dava dosyasında daha önce tebligat yapılmadığı gibi başka bir icra takip dosyasında bu adrese tebligat yapılmış olması da yapılan tebligatı usulüne uygun hale getirmemektedir. Bu durumda, davalı ...'a usulünce tebligat yapıldığından ve taraf teşkilinin sağlandığından bahsetmek mümkün değildir. Açıklanan nedenlerle, mahkemece mümeyyiz davalıya Tebligat Kanunu hükümlerine uygun olarak dava dilekçesinin tebliğ edilip taraf teşkili sağlandıktan sonra oluşacak sonuç çerçevesinde karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde usulünce taraf teşkili sağlanmadan hüküm kurulması doğru olmamış, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.

2-Bozma sebep ve şekline göre, davacı vekili ile mümeyyiz davalının sair temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • İşyeri paket sigorta tazminatı

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/3090 E. 2011/15130 K.

    Ortak: · dava şartı

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/13262 E. 2012/19234 K.

    Ortak: · dava şartı

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Cezai Şart

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/1652 E. 2013/4175 K.

    Ortak: · dava şartı

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

3 benzer karar daha
  • İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/13088 E. 2012/4223 K.

    Ortak: · dava şartı

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Rücuen tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/7439 E. 2011/697 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • İtirazın iptali | İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/7582 E. 2023/2289 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2012/2847 E.  ,  2012/6223 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasında görülen davada Aydın 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 29/12/2008 tarih ve 2005/79-2008/938 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili ve davalı ... tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, bazı noksanlıkların ikmali için dosya mahalline gönderilmişti. Bu noksanlıkların giderilerek dosyanın gönderildiği anlaşılmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkili bankanın çek defteri sahibi mudilerinden davalı Meriç Petrol Şirketi'nin diğer davalı ... emrine bir adet 5.500 TL bedelli çek keşide ettiğini, çek alacaklısı ... aleyhine davalı Çelimli Gıda tarafından yürütülen icra takip dosyasından müvekkiline gönderilen yazı uyarınca söz konusu çek karşılığı 4.621,30 TL'nin bu dosyaya ödendiğini, yapılmış olan icra takip dosyasında, davalı Çelimli Gıda şirketinin çek elinde imiş gibi haciz müzekkeresi gönderttiğini, bu nedenle de müvekkilince ödeme yapıldığını, ancak bu arada davalı ...'ın elinde bulunan çeki , borcunun keşideci tarafından ödendiğini bildiği halde dava dışı bir kişiye ciro ettiğini, üçüncü kişinin çeki ibraz etmesi üzerine müvekkilinin çekin kısmen karşılıksız kaldığını çek arkasına şerh düştüğünü, ancak son hamilin suç duyurusunda bulunması ve icra takibi başlatması nedeniyle müvekkilinin çek alacaklısına masraflarla birlikte toplam 7.760 TL ödeme yaptığını, müvekkili bankanın yanlış yönlendirilmiş olması ve müşterisi keşidecinin mağduriyetini önlemek amacıyla bu ödemenin yapıldığını ileri sürerek, 7.760 TL'nın davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı Çelimli Toptan Gıda ve Day. Tük. Mal. San. ve Tic. Ltd. Şti. vekili, müvekkilinin diğer davalı ...'dan alacaklı olduğunu, icra müdürlüğü aracılığıyla yapılan işlemlerin yasaya uygun bulunduğunu, müvekkilinin iyiniyetli 3. kişi konumunda olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.

Diğer davalılar, davaya cevap vermemişlerdir.

Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacı bankanın Aydın 2. İcra Müdürlüğü'nün 2004/275 sayılı dosyasından gönderilen talimata uygun biçimde işlemde bulunduğu, ancak icra dairesinin davacıya gönderdiği birden fazla yazı içeriklerinin uyumlu olmadığı, davalı ...'ın, dava konusu çek bedelinin ödenmesine rağmen çeki ciro ettiği, aslında kendisinde bulunmaması ve fiziken haczi gereken çek üzerinde işlem yaptığı, davacının keşideci ad ve hesabına çek hamiline ödemede bulunduğu, davalı Çelimli Gıda'nın

bu ödemeden sorumlu olduğuna dair açık ve kesin delil bulunmadığı, banka aleyhine hileli davranışlarda bulunan davalı ...'in ise ödenen miktardan sorumlu olduğu gerekçesiyle davalı Meriç Petrol Ltd. Şti. hakkındaki davanın feragat nedeniyle, diğer davalı şirket hakkındaki davanın ise esastan reddine, 7.760 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı ...'dan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili ile davalı ... temyiz etmiştir.

1-Kanunun gösterdiği istisnalar dışında hakim tarafları dinlemeden veya iddia ve savunmalarını bildirmeleri için kanuna uygun biçimde davet etmeden hükmünü veremez. Taraf teşkili dava şartı olup, mahkemece davanın her aşamasında resen dikkate alınması gerekir. Öte yandan, yargılamanın sağlıklı bir biçimde sürdürülebilmesi, iddia ve savunma ile ilgili delillerin eksiksiz toplanıp tartışılabilmesi, itirazların yapılabilmesi, davanın süratle sonuçlandırılabilmesi, öncelikle tarafların duruşma gününden haberdar edilmesi ile mümkün olur. Kişinin hangi yargı merciinde duruşması bulunduğunu, hakkındaki iddia ve isnatların nelerden ibaret olduğunu bilmesi, 7201 sayılı Tebligat Kanunu ve Tebligat Tüzüğü'nde açıklanan usule uygun tebligat yapılması ile sağlanabilir.

7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 35. maddesinde, adresini değiştiren kimsenin yenisini bildirmediği ve yeni adreste tebliğ memurunca tespit edilemediği takdirde eski adrese tebligat yapılabileceği, daha önce tebligat yapılmamış olsa bile kamu kurum ve kuruluşlarına verilen en son adreslerdeki değişiklikler hakkında da bu madde hükümlerinin uygulanacağı düzenlemesi mevcuttur. Somut olayda, dava dilekçesi, davalı ...'ın dava dilekçesinde bildirilen adresine tebliğe çıkarılmış olup, adı geçenin adresten ayrıldığının anlaşılması üzerine bu defa Tebligat Kanunu'nun 35. maddesi uyarınca dava dilekçesi tebliğ edilmiştir. Oysa, davalının bildirilen adresine işbu dava dosyasında daha önce tebligat yapılmadığı gibi başka bir icra takip dosyasında bu adrese tebligat yapılmış olması da yapılan tebligatı usulüne uygun hale getirmemektedir.

Bu durumda, davalı ...'a usulünce tebligat yapıldığından ve taraf teşkilinin sağlandığından bahsetmek mümkün değildir. Açıklanan nedenlerle, mahkemece mümeyyiz davalıya Tebligat Kanunu hükümlerine uygun olarak dava dilekçesinin tebliğ edilip taraf teşkili sağlandıktan sonra oluşacak sonuç çerçevesinde karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde usulünce taraf teşkili sağlanmadan hüküm kurulması doğru olmamış, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.

2-Bozma sebep ve şekline göre, davacı vekili ile mümeyyiz davalının sair temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.

SONUÇ

Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenle, mümeyyiz davalının temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün mümeyyiz davalı yararına BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenle, davacı vekili ile mümeyyiz davalının sair temyiz itirazlarının incelenmesine YER OLMADIĞINA , ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davacı ...Ş.'ne iadesine, 17/04/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1056224000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.