6102TTK Türk Ticaret Kanunu

İşyeri paket sigorta tazminatı

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2010/3090 E. 2011/15130 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Usul tespitleri

Dava şartı
dava şartı

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
dava dilekçesinin tebliği takipsizlik kararı tebligat kanunu m.35 sigorta ettiren rücuen tazminat açılmamış sayılma tebligat sigorta poliçesi yasal faiz hasar husumet i̇i̇k 72/son

Atıf yapılan mevzuat: HUMK — HUMK 409

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacı şirket nezdinde sigortalı olan işyerinin, üst katta bulunan dairenin kombi tesisat borusunun patlaması sonucu sızan su nedeniyle hasara uğradığı, hasar bedelinin davacı tarafından sigorta ettirene ödendiği, hasara neden olan dairenin maliki olan davalı ...'ın meydana gelen zarardan sorumlu olduğu, davalı ...'ın ise zarara neden olan dairenin maliki ya da kiracısı olmadığından kendisine husumet yöneltilemeyeceği, diğer davalı hakkındaki davanın ise takipsiz bırakıldığı gerekçesiyle, davalı ... yönünden davanın husumetten reddine, zarara neden olan dairenin kiracısı hakkındaki davanın HUMK 409. maddesi uyarınca açılmamış sayılmasına, davalı ... yönünden davanın kabulüne, 3.834 TL'nin 27.04.2005 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte anılan davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

Kararı, davalı ... temyiz etmiştir.

1- Dava, işyeri paket sigorta poliçesinden kaynaklanan rücuen tazminat istemine ilişkindir.

1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 73. maddesi uyarınca kanunun gösterdiği istisnalar dışında hakim tarafları dinlemeden veya iddia ve savunmalarını bildirmeleri için kanuna uygun biçimde davet etmeden hükmünü veremez. Taraf teşkili dava

şartı olup, mahkemece davanın her aşamasında resen dikkate alınması gerekir. Öte yandan, yargılamanın sağlıklı bir biçimde sürdürülebilmesi, iddia ve savunma ile ilgili delillerin eksiksiz toplanıp tartışılabilmesi, itirazların yapılabilmesi, davanın süratle sonuçlandırılabilmesi, öncelikle tarafların duruşma gününden haberdar edilmesi ile mümkün olur. Kişinin hangi yargı merciinde duruşması bulunduğunu, hakkındaki iddia ve isnatların nelerden ibaret olduğunu bilmesi, 7201 sayılı Tebligat Kanunu ve Tebligat Tüzüğünde açıklanan usule uygun tebligat yapılması ile sağlanabilir.

7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 35. maddesinde, adresini değiştiren kimsenin yenisini bildirmediği ve yeni adreste tebliğ memurunca tespit edilemediği takdirde eski adrese tebligat yapılabileceği, daha önce tebligat yapılmamış olsa bile kamu kurum ve kuruluşlarına verilen en son adreslerdeki değişiklikler hakkında da bu madde hükümlerinin uygulanacağı düzenlemesi mevcuttur. Somut olayda, mümeyyiz davalının kimliği ve adresi dava dilekçesinde gösterilmemiş olup, mahkemece tapu sicil müdürlüğünden bildirilen mümeyyiz davalı adresine Tebligat Kanunu’nun 35. maddesi uyarınca dava dilekçesi tebliğ edilmiştir. Ancak, anılan madde uyarınca tebligat yapılabilmesi için öncelikle ilgilinin adresinin araştırılması ve buna rağmen adresin tespit edilememiş olması gerekmektedir. Bu durumda, davalı ...’a usulünce tebligat yapıldığından ve taraf teşkilinin sağlandığından bahsetmek mümkün değildir. Açıklanan nedenlerle, mahkemece mümeyyiz davalıya Tebligat Kanunu hükümlerine uygun olarak dava dilekçesinin tebliğ edilip taraf teşkili sağlandıktan sonra oluşacak sonuç çerçevesinde karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde usulünce taraf teşkili sağlanmadan hüküm kurulması doğru olmamış, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.

2-Bozma sebep ve şekline göre, mümeyyiz davalının sair temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • İstirdat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/2847 E. 2012/6223 K.

    Ortak: · dava şartı

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/13262 E. 2012/19234 K.

    Ortak: · dava şartı

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Cezai Şart

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/1652 E. 2013/4175 K.

    Ortak: · dava şartı

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

2 benzer karar daha
  • İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/13088 E. 2012/4223 K.

    Ortak: · dava şartı

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Rücuen tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/7439 E. 2011/697 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2010/3090 E.  ,  2011/15130 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ Sulh Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasında görülen davada Ankara 8. Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 31/03/2009 tarih ve 2006/9-2009/596 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı ... vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, davalıların maliki ve kiracısı olduğu dairede meydana gelen su sızması sonucunda, müvekkili şirket tarafından sigortalanan işyerinde hasar meydana geldiğini, tespit edilen hasar bedelinin sigorta ettirene ödendiğini, hasara neden olan yapının maliki ve kiracısı sıfatıyla davalıların zarardan sorumlu olduklarını ileri sürerek, 3.834 TL'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı ... vekili, müvekkilinin, hasara neden olan dairenin maliki veya kiracısı olmadığını, bu nedenle zarardan sorumlu olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.

Diğer davalılar, davaya cevap vermemişlerdir.

Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacı şirket nezdinde sigortalı olan işyerinin, üst katta bulunan dairenin kombi tesisat borusunun patlaması sonucu sızan su nedeniyle hasara uğradığı, hasar bedelinin davacı tarafından sigorta ettirene ödendiği, hasara neden olan dairenin maliki olan davalı ...'ın meydana gelen zarardan sorumlu olduğu, davalı ...'ın ise zarara neden olan dairenin maliki ya da kiracısı olmadığından kendisine husumet yöneltilemeyeceği, diğer davalı hakkındaki davanın ise takipsiz bırakıldığı gerekçesiyle, davalı ... yönünden davanın husumetten reddine, zarara neden olan dairenin kiracısı hakkındaki davanın HUMK 409. maddesi uyarınca açılmamış sayılmasına, davalı ...

yönünden davanın kabulüne, 3.834 TL'nin 27.04.2005 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte anılan davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

Kararı, davalı ... temyiz etmiştir.

1- Dava, işyeri paket sigorta poliçesinden kaynaklanan rücuen tazminat istemine ilişkindir.

1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 73. maddesi uyarınca kanunun gösterdiği istisnalar dışında hakim tarafları dinlemeden veya iddia ve savunmalarını bildirmeleri için kanuna uygun biçimde davet etmeden hükmünü veremez. Taraf teşkili dava

şartı olup, mahkemece davanın her aşamasında resen dikkate alınması gerekir. Öte yandan, yargılamanın sağlıklı bir biçimde sürdürülebilmesi, iddia ve savunma ile ilgili delillerin eksiksiz toplanıp tartışılabilmesi, itirazların yapılabilmesi, davanın süratle sonuçlandırılabilmesi, öncelikle tarafların duruşma gününden haberdar edilmesi ile mümkün olur. Kişinin hangi yargı merciinde duruşması bulunduğunu, hakkındaki iddia ve isnatların nelerden ibaret olduğunu bilmesi, 7201 sayılı Tebligat Kanunu ve Tebligat Tüzüğünde açıklanan usule uygun tebligat yapılması ile sağlanabilir.

7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 35. maddesinde, adresini değiştiren kimsenin yenisini bildirmediği ve yeni adreste tebliğ memurunca tespit edilemediği takdirde eski adrese tebligat yapılabileceği, daha önce tebligat yapılmamış olsa bile kamu kurum ve kuruluşlarına verilen en son adreslerdeki değişiklikler hakkında da bu madde hükümlerinin uygulanacağı düzenlemesi mevcuttur. Somut olayda, mümeyyiz davalının kimliği ve adresi dava dilekçesinde gösterilmemiş olup, mahkemece tapu sicil müdürlüğünden bildirilen mümeyyiz davalı adresine Tebligat Kanunu’nun 35. maddesi uyarınca dava dilekçesi tebliğ edilmiştir. Ancak, anılan madde uyarınca tebligat yapılabilmesi için öncelikle ilgilinin adresinin araştırılması ve buna rağmen adresin tespit edilememiş olması gerekmektedir.

Bu durumda, davalı ...’a usulünce tebligat yapıldığından ve taraf teşkilinin sağlandığından bahsetmek mümkün değildir. Açıklanan nedenlerle, mahkemece mümeyyiz davalıya Tebligat Kanunu hükümlerine uygun olarak dava dilekçesinin tebliğ edilip taraf teşkili sağlandıktan sonra oluşacak sonuç çerçevesinde karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde usulünce taraf teşkili sağlanmadan hüküm kurulması doğru olmamış, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.

2-Bozma sebep ve şekline göre, mümeyyiz davalının sair temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.

SONUÇ

Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenle, mümeyyiz davalının temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün mümeyyiz davalı yararına BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenle, mümeyyiz davalının sair temyiz itirazlarının incelenmesine YER OLMADIĞINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalı ...'a iadesine, 15/11/2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1034642900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.