İşyeri paket sigorta tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2010/3090 E. 2011/15130 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
dava dilekçesinin tebliği↗ takipsizlik kararı↗ tebligat kanunu m.35↗ sigorta ettiren↗ rücuen tazminat↗ açılmamış sayılma↗ tebligat↗ sigorta poliçesi↗ yasal faiz↗ hasar↗ husumet↗ i̇i̇k 72/son↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacı şirket nezdinde sigortalı olan işyerinin, üst katta bulunan dairenin kombi tesisat borusunun patlaması sonucu sızan su nedeniyle hasara uğradığı, hasar bedelinin davacı tarafından sigorta ettirene ödendiği, hasara neden olan dairenin maliki olan davalı ...'ın meydana gelen zarardan sorumlu olduğu, davalı ...'ın ise zarara neden olan dairenin maliki ya da kiracısı olmadığından kendisine husumet yöneltilemeyeceği, diğer davalı hakkındaki davanın ise takipsiz bırakıldığı gerekçesiyle, davalı ... yönünden davanın husumetten reddine, zarara neden olan dairenin kiracısı hakkındaki davanın HUMK 409. maddesi uyarınca açılmamış sayılmasına, davalı ... yönünden davanın kabulüne, 3.834 TL'nin 27.04.2005 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte anılan davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı ... temyiz etmiştir.
1- Dava, işyeri paket sigorta poliçesinden kaynaklanan rücuen tazminat istemine ilişkindir.
1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 73. maddesi uyarınca kanunun gösterdiği istisnalar dışında hakim tarafları dinlemeden veya iddia ve savunmalarını bildirmeleri için kanuna uygun biçimde davet etmeden hükmünü veremez. Taraf teşkili dava
şartı olup, mahkemece davanın her aşamasında resen dikkate alınması gerekir. Öte yandan, yargılamanın sağlıklı bir biçimde sürdürülebilmesi, iddia ve savunma ile ilgili delillerin eksiksiz toplanıp tartışılabilmesi, itirazların yapılabilmesi, davanın süratle sonuçlandırılabilmesi, öncelikle tarafların duruşma gününden haberdar edilmesi ile mümkün olur. Kişinin hangi yargı merciinde duruşması bulunduğunu, hakkındaki iddia ve isnatların nelerden ibaret olduğunu bilmesi, 7201 sayılı Tebligat Kanunu ve Tebligat Tüzüğünde açıklanan usule uygun tebligat yapılması ile sağlanabilir.
7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 35. maddesinde, adresini değiştiren kimsenin yenisini bildirmediği ve yeni adreste tebliğ memurunca tespit edilemediği takdirde eski adrese tebligat yapılabileceği, daha önce tebligat yapılmamış olsa bile kamu kurum ve kuruluşlarına verilen en son adreslerdeki değişiklikler hakkında da bu madde hükümlerinin uygulanacağı düzenlemesi mevcuttur. Somut olayda, mümeyyiz davalının kimliği ve adresi dava dilekçesinde gösterilmemiş olup, mahkemece tapu sicil müdürlüğünden bildirilen mümeyyiz davalı adresine Tebligat Kanunu’nun 35. maddesi uyarınca dava dilekçesi tebliğ edilmiştir. Ancak, anılan madde uyarınca tebligat yapılabilmesi için öncelikle ilgilinin adresinin araştırılması ve buna rağmen adresin tespit edilememiş olması gerekmektedir. Bu durumda, davalı ...’a usulünce tebligat yapıldığından ve taraf teşkilinin sağlandığından bahsetmek mümkün değildir. Açıklanan nedenlerle, mahkemece mümeyyiz davalıya Tebligat Kanunu hükümlerine uygun olarak dava dilekçesinin tebliğ edilip taraf teşkili sağlandıktan sonra oluşacak sonuç çerçevesinde karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde usulünce taraf teşkili sağlanmadan hüküm kurulması doğru olmamış, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
2-Bozma sebep ve şekline göre, mümeyyiz davalının sair temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/2847 E. 2012/6223 K.
Ortak:dava dilekçesinin tebliği · tebligat · i̇i̇k 72/son · dava şartı
İncelediğiniz kararda7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 35. maddesinde, adresini değiştiren kimsenin yenisini bildirmediği ve yeni adreste tebliğ memurunca tespit edilemediği takdirde eski adrese «tebligat» yapılabileceği, daha önce tebligat yapılmamış olsa bile kamu kurum ve kuruluşlarına verilen en «son» adreslerdeki değişiklikler hakkında da bu madde hükümlerinin uygulanacağı düzenlemesi mevcuttur.
Kişinin hangi yargı merciinde duruşması bulunduğunu, hakkındaki iddia ve isnatların nelerden ibaret olduğunu bilmesi, 7201 sayılı Tebligat Kanunu ve Tebligat Tüzüğünde açıklanan usule uygun «tebligat» yapılması ile sağlanabilir.
Somut olayda, mümeyyiz davalının kimliği ve adresi dava dilekçesinde gösterilmemiş olup, mahkemece tapu sicil müdürlüğünden bildirilen mümeyyiz davalı adresine Tebligat Kanunu’nun 35. maddesi uyarınca dava «dilekçesi tebliğ» edilmiştir.
Benzer bu kararda7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 35. maddesinde, adresini değiştiren kimsenin yenisini bildirmediği ve yeni adreste tebliğ memurunca tespit edilemediği takdirde eski adrese «tebligat» yapılabileceği, daha önce tebligat yapılmamış olsa bile kamu kurum ve kuruluşlarına verilen en «son» adreslerdeki değişiklikler hakkında da bu madde hükümlerinin uygulanacağı düzenlemesi mevcuttur.
Kişinin hangi yargı merciinde duruşması bulunduğunu, hakkındaki iddia ve isnatların nelerden ibaret olduğunu bilmesi, 7201 sayılı Tebligat Kanunu ve Tebligat Tüzüğü'nde açıklanan usule uygun «tebligat» yapılması ile sağlanabilir.
Somut olayda, dava dilekçesi, davalı ...'ın dava dilekçesinde bildirilen adresine tebliğe çıkarılmış olup, adı geçenin adresten ayrıldığının anlaşılması üzerine bu defa Tebligat Kanunu'nun 35. maddesi uyarınca dava «dilekçesi tebliğ» edilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:çek hamili · kesin delil · ciro · hamil · keşideci · feragat · çek · kesin hüküm
Benzer bu kararda… ilen talimata uygun biçimde işlemde bulunduğu, ancak icra dairesinin davacıya gönderdiği birden fazla yazı içeriklerinin uyumlu olmadığı, davalı ...'ın, dava konusu «çek» bedelinin ödenmesine rağmen çeki «ciro» ettiği, aslında kendisinde bulunmaması ve fiziken haczi gereken çek üzerinde işlem yaptığı, davacının «keşideci» ad ve hesabına «çek hamiline» ödemede bulunduğu, davalı Çelimli Gıda'nın bu ödemeden sorumlu olduğuna dair açık ve «kesin delil» bulunmadığı, banka aleyhine hileli davranışlarda bulunan davalı ...'in ise ödenen miktardan sorumlu olduğu gerekçesiyle davalı Meriç Petrol Ltd.
Şti. hakkındaki davanın «feragat» nedeniyle, diğer davalı şirket hakkındaki davanın ise esastan reddine, 7.760 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı ...'dan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/13262 E. 2012/19234 K.
Ortak:dava dilekçesinin tebliği · tebligat · hasar · i̇i̇k 72/son · dava şartı
İncelediğiniz kararda7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 35. maddesinde, adresini değiştiren kimsenin yenisini bildirmediği ve yeni adreste tebliğ memurunca tespit edilemediği takdirde eski adrese «tebligat» yapılabileceği, daha önce tebligat yapılmamış olsa bile kamu kurum ve kuruluşlarına verilen en «son» adreslerdeki değişiklikler hakkında da bu madde hükümlerinin uygulanacağı düzenlemesi mevcuttur.
… ve tüm dosya kapsamına göre, davacı şirket nezdinde sigortalı olan işyerinin, üst katta bulunan dairenin kombi tesisat borusunun patlaması sonucu sızan su nedeniyle «hasara» uğradığı, hasar bedelinin davacı tarafından «sigorta ettirene» ödendiği, hasara neden olan dairenin maliki olan davalı ...'ın meydana gelen zarardan sorumlu olduğu, davalı ...'ın ise zarara neden olan dairenin maliki ya da kiracısı olmadığından kendisine «husumet» yöneltilemeyeceği, diğer davalı hakkındaki davanın ise «takipsiz» bırakıldığı gerekçesiyle, davalı ... yönünden davanın husumetten reddine, zarara neden olan dairenin kiracısı hakkındaki davanın HUMK 409. maddesi uyarınca «açılmamış sayılmasına», davalı ... yönünden davanın kabulüne, 3.834 TL'nin 27.04.2005 tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte anılan davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kişinin hangi yargı merciinde duruşması bulunduğunu, hakkındaki iddia ve isnatların nelerden ibaret olduğunu bilmesi, 7201 sayılı Tebligat Kanunu ve Tebligat Tüzüğünde açıklanan usule uygun «tebligat» yapılması ile sağlanabilir.
Benzer bu kararda7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 35. maddesinde, adresini değiştiren kimsenin yenisini bildirmediği ve yeni adreste tebliğ memurunca tespit edilemediği takdirde eski adrese «tebligat» yapılabileceği, daha önce tebligat yapılmamış olsa bile kamu kurum ve kuruluşlarına verilen en «son» adreslerdeki değişiklikler hakkında da bu madde hükümlerinin uygulanacağı düzenlemesi mevcuttur.
… erisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkiline nakliyat «rizikolarına» karşı sigortalı bisküvi emtiasının davalıya ait vasıta ile nakliyesi sırasında geçirdiği «trafik kazası» sonucu hasarlandığını, «hasar» tutarının ödendiğini, davalının sorumlu olduğunu ileri sürerek 13.009.39 TL'nin davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Mahkeme iddia, savunma ve tüm kanıtlara göre, «kusur» yönünden alınan rapora göre meydana gelen kazanın oluşumunda davalının kusursuz olduğu, gıda mühendisinden alınan rapora göre ise taşınan bisküvi emtiasının tamamen «hasara» uğradığı, ancak hayvan yemi olarak kullanılmasında sakınca olmadığı, ekspertiz raporunda da hasar bedelinin 13.009.39 TL olarak bildirildiği, davanın dayanağının nakliyat emtia sözleşmesinden kaynaklandığı, davalının mal gönderen Netlog Lojistik Hizmet A.Ş.'nin nakliyecisi olduğu, davalı nakliyecinin emtiayı hasarsız olarak «teslim» etme yükümlülüğü bulunduğu gerekçesiyle, 13.009.39 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:trafik kazası · satış sözleşmesi · riziko · kusur · teslim
Benzer bu kararda… erisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkiline nakliyat «rizikolarına» karşı sigortalı bisküvi emtiasının davalıya ait vasıta ile nakliyesi sırasında geçirdiği «trafik kazası» sonucu hasarlandığını, «hasar» tutarının ödendiğini, davalının sorumlu olduğunu ileri sürerek 13.009.39 TL'nin davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Mahkeme iddia, savunma ve tüm kanıtlara göre, «kusur» yönünden alınan rapora göre meydana gelen kazanın oluşumunda davalının kusursuz olduğu, gıda mühendisinden alınan rapora göre ise taşınan bisküvi emtiasının tamamen «hasara» uğradığı, ancak hayvan yemi olarak kullanılmasında sakınca olmadığı, ekspertiz raporunda da hasar bedelinin 13.009.39 TL olarak bildirildiği, davanın dayanağının nakliyat emtia sözleşmesinden kaynaklandığı, davalının mal gönderen Netlog Lojistik Hizmet A.Ş.'nin nakliyecisi olduğu, davalı nakliyecinin emtiayı hasarsız olarak «teslim» etme yükümlülüğü bulunduğu gerekçesiyle, 13.009.39 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Oysa, davalının bildirilen adresine işbu dava dosyasında daha önce «tebligat» yapılmadığı gibi, davalı ile dava dışı ... arasında yapılan ve davacının yer almadığı kati «satış sözleşmesindeki» davalı adresine tebligat yapılmış olması da yapılan tebligatı Tebligat Kanunu 35. maddesindeki usule uygun hale getirmemektedir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/1652 E. 2013/4175 K.
Ortak:dava dilekçesinin tebliği · tebligat · dava şartı
İncelediğiniz karardaKişinin hangi yargı merciinde duruşması bulunduğunu, hakkındaki iddia ve isnatların nelerden ibaret olduğunu bilmesi, 7201 sayılı Tebligat Kanunu ve Tebligat Tüzüğünde açıklanan usule uygun «tebligat» yapılması ile sağlanabilir.
7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 35. maddesinde, adresini değiştiren kimsenin yenisini bildirmediği ve yeni adreste tebliğ memurunca tespit edilemediği takdirde eski adrese «tebligat» yapılabileceği, daha önce tebligat yapılmamış olsa bile kamu kurum ve kuruluşlarına verilen en «son» adreslerdeki değişiklikler hakkında da bu madde hükümlerinin uygulanacağı düzenlemesi mevcuttur.
Somut olayda, mümeyyiz davalının kimliği ve adresi dava dilekçesinde gösterilmemiş olup, mahkemece tapu sicil müdürlüğünden bildirilen mümeyyiz davalı adresine Tebligat Kanunu’nun 35. maddesi uyarınca dava «dilekçesi tebliğ» edilmiştir.
Benzer bu karardaKişinin hangi yargı merciinde duruşması bulunduğunu, hakkındaki iddia ve isnatların nelerden ibaret olduğunu bilmesi, 7201 sayılı Tebligat Kanunu ve Tebligat Tüzüğü'nde açıklanan usule uygun «tebligat» yapılması ile sağlanabilir.
Somut uyuşmazlıkta, davalının dava dilekçesinde belirtilen ...Apartmanı No: 23/9 Ünalan, ... adresine çıkartılan ilk «tebligatın» adreste oturmadığından bahisle ...
Teknolojileri Caddesi Camili Sokak 21/A ...adresine çıkartılan ikinci «tebligatın» adreste tanınmadığından bahisle iade edildiği, 3. tebligatın yine dava dilekçesinde belirtilen adrese çıkartıltığı, buradan ...
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:yerleşim yeri · cezai şart · dahili dava
Benzer bu karardaTicaret Şirketiyle davacının iştigal konusunda üyelik sözleşmesi yapıp, web tasarımı «dahil» hizmetlerin verilmesi hususunda ticari ilişkiye girmek suretiyle sözleşme hükümlerini ihlal ettiği, sözleşmede kararlaştırılan 10.000,00 USD tazminatın «cezai şart» mahiyetinde olduğu, ancak kararlaştırılan bu tutarın fahiş olup, işin niteliği, taraflar arasındaki sözleşmenin konusu ve tarafların sıfatı da dikkate alındığında, …
Temyiz dilekçesi ekinde sunulan «yerleşim yeri» adres belgesine göre ise davalının dava tarihi öncesi 14.08.2006 tarihinden itibaren yerleşim yeri adresinin ...
2 benzer karar daha
-
İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/13088 E. 2012/4223 K.
Ortak:sigorta ettiren · tebligat · hasar · dava şartı
İncelediğiniz kararda… ve tüm dosya kapsamına göre, davacı şirket nezdinde sigortalı olan işyerinin, üst katta bulunan dairenin kombi tesisat borusunun patlaması sonucu sızan su nedeniyle «hasara» uğradığı, hasar bedelinin davacı tarafından «sigorta ettirene» ödendiği, hasara neden olan dairenin maliki olan davalı ...'ın meydana gelen zarardan sorumlu olduğu, davalı ...'ın ise zarara neden olan dairenin maliki ya da kiracısı olmadığından kendisine «husumet» yöneltilemeyeceği, diğer davalı hakkındaki davanın ise «takipsiz» bırakıldığı gerekçesiyle, davalı ... yönünden davanın husumetten reddine, zarara neden olan dairenin kiracısı hakkındaki davanın HUMK 409. maddesi uyarınca «açılmamış sayılmasına», davalı ... yönünden davanın kabulüne, 3.834 TL'nin 27.04.2005 tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte anılan davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kişinin hangi yargı merciinde duruşması bulunduğunu, hakkındaki iddia ve isnatların nelerden ibaret olduğunu bilmesi, 7201 sayılı Tebligat Kanunu ve Tebligat Tüzüğünde açıklanan usule uygun «tebligat» yapılması ile sağlanabilir.
7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 35. maddesinde, adresini değiştiren kimsenin yenisini bildirmediği ve yeni adreste tebliğ memurunca tespit edilemediği takdirde eski adrese «tebligat» yapılabileceği, daha önce tebligat yapılmamış olsa bile kamu kurum ve kuruluşlarına verilen en «son» adreslerdeki değişiklikler hakkında da bu madde hükümlerinin uygulanacağı düzenlemesi mevcuttur.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının, dava dışı «sigorta ettirenin» işyerinde meydana gelen «hasarı» ödediği, hasara davalının maliki olduğu bürodaki su musluğunun patlaması sonucu sızan suyun neden olduğu, davalının sorumluluğunun BK'nun 41.
Kişinin hangi yargı merciinde duruşması bulunduğunu, hakkındaki iddia ve isnatların nelerden ibaret olduğunu bilmesi, 7201 sayılı Tebligat Kanunu ve Tebligat Tüzüğü'nde açıklanan usule uygun «tebligat» yapılması ile sağlanabilir.
Anılan yasal düzenlemede muhatabın adreste geçici bulunmama halinde «tebligatın» nasıl yapılacağı hükme bağlanmıştır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:tahkikat · usulüne uygun tebliğ · gerçek zarar · alacağın temliki · işlemiş faiz · temlik · ihbar · asıl alacak
Benzer bu kararda58. maddeleri ile MK'nun 730. maddesinden kaynaklandığı, her ne kadar davacı tarafça ödeme yapılan dekorasyon malzemeleri sigorta kapsamında değil ise de «alacağın temliki» hükümleri uyarınca davacının bu bedeli de isteyebileceği, davacının ödediği miktar ne olursa olsun ancak ortaya çıkan «gerçek zararı» davalıdan talep hakkına sahip olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 6.741,15 TL «asıl alacak» ve 867,94 TL «işlemiş faiz» olmak üzere toplam 7.609,09 TL'na yönelik itirazın iptaline, asıl alacağa icra takip tarihinden itibaren «avans faizi» uygulanmasına, «icra inkar tazminatı» talebinin reddine karar verilmiştir.
Maddeleri uyarınca geçerli bir «tebligattan» söz edilebilmesi için, muhatap veya muhatap adına tebliğ yapılacak olanlardan hiç birinin gösterilen adreste bulunmaması, tebliğ memurunun, adreste bulunmama «sebebini» bilmesi muhtemel komşu, yönetici, kapıcı, muhtar, vs. «tahkik» ederek beyanlarının tebliğ tutanağına yazıp altını imzalatması, tebliğ evrakının o yerin muhtar veya ihtiyar heyeti azasından birine veyahut zabıta amir veya memuruna «teslim» etmesi, 2 numaralı «ihbar» fişinin kapıya yapıştırılması, keyfiyetin en yakın komşularından birine, varsa yönetici veya kapıcıya da bildirilmesi gerekir.
O halde, dava dilekçesinin davalıya «usulüne uygun tebliğ» edildiğinin kabulü mümkün değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/7439 E. 2011/697 K.
Ortak:dava dilekçesinin tebliği · rücuen tazminat · tebligat
İncelediğiniz kararda1- Dava, işyeri paket «sigorta poliçesinden» kaynaklanan «rücuen tazminat» istemine ilişkindir.
Kişinin hangi yargı merciinde duruşması bulunduğunu, hakkındaki iddia ve isnatların nelerden ibaret olduğunu bilmesi, 7201 sayılı Tebligat Kanunu ve Tebligat Tüzüğünde açıklanan usule uygun «tebligat» yapılması ile sağlanabilir.
7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 35. maddesinde, adresini değiştiren kimsenin yenisini bildirmediği ve yeni adreste tebliğ memurunca tespit edilemediği takdirde eski adrese «tebligat» yapılabileceği, daha önce tebligat yapılmamış olsa bile kamu kurum ve kuruluşlarına verilen en «son» adreslerdeki değişiklikler hakkında da bu madde hükümlerinin uygulanacağı düzenlemesi mevcuttur.
Benzer bu kararda1- Dava, taşıma «sigorta sözleşmesine» dayalı «rücuen tazminat» istemine ilişkindir.
Kişinin hangi yargı merciinde duruşmasının bulunduğunu, hakkındaki iddia ve isnatların nelerden ibaret olduğunu bilebilmesi, usulüne uygun olarak «tebligat» yapılması ile sağlanabilir.
Bu nedenle «tebligatın» davadaki önemi büyüktür.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:re'sen gözetme · tahkikat · savunma hakkı · sigorta sözleşmesi · geçersizlik
Benzer bu karardaZira, anılan hükme göre yapılan tebliğ işleminde, kendisine «tebligat» yapılacak kimse veya muhatap adına tebligatı kabul edebilecek olanlardan hiçbirisinin gösterilen adreste bulunmaması ve tebligattan kaçınmaları halinde, tebliğ memurunun ne şekilde davranacağı Tüzüğün 28. maddesinde yazılı olup, buna göre tebliğ memurunun “adreste neden bulunulmadığını bilmesi muhtemel komşu, yönetici, kapıcı, muhtardan «tahkik» ederek, beyanlarını tebliğ tutanağına yazıp imzalatması, imzadan çekinmeleri halinde de bu durumu yazarak tevsik etmesi” gerekir iken, bu kurala riayet edilmeden, davalının adreste neden bulunmadığına ilişkin komşu ve muhtardan araştırma yapılmamış olması ve bu kişilerin beyanlarının tebliğ tutanağına yazılmamış olması tebliğ işlemini «geçersiz» kılar.
1- Dava, taşıma «sigorta sözleşmesine» dayalı «rücuen tazminat» istemine ilişkindir.
Bir davanın görülmesi için taraf teşkilinin sağlanması esas olup, hakimin bu hususu re'«sen gözetmesi» gerekir.
Bu nedenle davalıya Tebligat Kanunun 21. ve Tebligat Tüzüğü’nün 28. maddesi uyarınca gerekli «tebligat» yapılıp, taraf teşkili sağlandıktan ve davalıya «savunma hakkını» kullanma olanağı verildikten sonra işin esasına girilerek sonuca ulaşılması gereklidir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2010/3090 E. , 2011/15130 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Ankara 8. Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 31/03/2009 tarih ve 2006/9-2009/596 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı ... vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalıların maliki ve kiracısı olduğu dairede meydana gelen su sızması sonucunda, müvekkili şirket tarafından sigortalanan işyerinde hasar meydana geldiğini, tespit edilen hasar bedelinin sigorta ettirene ödendiğini, hasara neden olan yapının maliki ve kiracısı sıfatıyla davalıların zarardan sorumlu olduklarını ileri sürerek, 3.834 TL'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili, müvekkilinin, hasara neden olan dairenin maliki veya kiracısı olmadığını, bu nedenle zarardan sorumlu olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Diğer davalılar, davaya cevap vermemişlerdir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacı şirket nezdinde sigortalı olan işyerinin, üst katta bulunan dairenin kombi tesisat borusunun patlaması sonucu sızan su nedeniyle hasara uğradığı, hasar bedelinin davacı tarafından sigorta ettirene ödendiği, hasara neden olan dairenin maliki olan davalı ...'ın meydana gelen zarardan sorumlu olduğu, davalı ...'ın ise zarara neden olan dairenin maliki ya da kiracısı olmadığından kendisine husumet yöneltilemeyeceği, diğer davalı hakkındaki davanın ise takipsiz bırakıldığı gerekçesiyle, davalı ... yönünden davanın husumetten reddine, zarara neden olan dairenin kiracısı hakkındaki davanın HUMK 409. maddesi uyarınca açılmamış sayılmasına, davalı ...
yönünden davanın kabulüne, 3.834 TL'nin 27.04.2005 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte anılan davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı ... temyiz etmiştir.
1- Dava, işyeri paket sigorta poliçesinden kaynaklanan rücuen tazminat istemine ilişkindir.
1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 73. maddesi uyarınca kanunun gösterdiği istisnalar dışında hakim tarafları dinlemeden veya iddia ve savunmalarını bildirmeleri için kanuna uygun biçimde davet etmeden hükmünü veremez. Taraf teşkili dava
şartı olup, mahkemece davanın her aşamasında resen dikkate alınması gerekir. Öte yandan, yargılamanın sağlıklı bir biçimde sürdürülebilmesi, iddia ve savunma ile ilgili delillerin eksiksiz toplanıp tartışılabilmesi, itirazların yapılabilmesi, davanın süratle sonuçlandırılabilmesi, öncelikle tarafların duruşma gününden haberdar edilmesi ile mümkün olur. Kişinin hangi yargı merciinde duruşması bulunduğunu, hakkındaki iddia ve isnatların nelerden ibaret olduğunu bilmesi, 7201 sayılı Tebligat Kanunu ve Tebligat Tüzüğünde açıklanan usule uygun tebligat yapılması ile sağlanabilir.
7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 35. maddesinde, adresini değiştiren kimsenin yenisini bildirmediği ve yeni adreste tebliğ memurunca tespit edilemediği takdirde eski adrese tebligat yapılabileceği, daha önce tebligat yapılmamış olsa bile kamu kurum ve kuruluşlarına verilen en son adreslerdeki değişiklikler hakkında da bu madde hükümlerinin uygulanacağı düzenlemesi mevcuttur. Somut olayda, mümeyyiz davalının kimliği ve adresi dava dilekçesinde gösterilmemiş olup, mahkemece tapu sicil müdürlüğünden bildirilen mümeyyiz davalı adresine Tebligat Kanunu’nun 35. maddesi uyarınca dava dilekçesi tebliğ edilmiştir. Ancak, anılan madde uyarınca tebligat yapılabilmesi için öncelikle ilgilinin adresinin araştırılması ve buna rağmen adresin tespit edilememiş olması gerekmektedir.
Bu durumda, davalı ...’a usulünce tebligat yapıldığından ve taraf teşkilinin sağlandığından bahsetmek mümkün değildir. Açıklanan nedenlerle, mahkemece mümeyyiz davalıya Tebligat Kanunu hükümlerine uygun olarak dava dilekçesinin tebliğ edilip taraf teşkili sağlandıktan sonra oluşacak sonuç çerçevesinde karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde usulünce taraf teşkili sağlanmadan hüküm kurulması doğru olmamış, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
2-Bozma sebep ve şekline göre, mümeyyiz davalının sair temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenle, mümeyyiz davalının temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün mümeyyiz davalı yararına BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenle, mümeyyiz davalının sair temyiz itirazlarının incelenmesine YER OLMADIĞINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalı ...'a iadesine, 15/11/2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1034642900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz