6102TTK Türk Ticaret Kanunu

İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2010/13088 E. 2012/4223 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Usul tespitleri

Dava şartı
dava şartı

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
tebligat kanunu m.35 tahkikat usulüne uygun tebliğ sigorta ettiren gerçek zarar alacağın temliki işlemiş faiz uyuşmazlık konusu temlik ihbar tebligat asıl alacak icra inkar tazminatı inkar tazminatı dava sebebi hasar avans faizi teslim

Atıf yapılan mevzuat: HUMK · BK — BK 41 · TMK

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının, dava dışı sigorta ettirenin işyerinde meydana gelen hasarı ödediği, hasara davalının maliki olduğu bürodaki su musluğunun patlaması sonucu sızan suyun neden olduğu, davalının sorumluluğunun BK'nun 41. 58. maddeleri ile MK'nun 730. maddesinden kaynaklandığı, her ne kadar davacı tarafça ödeme yapılan dekorasyon malzemeleri sigorta kapsamında değil ise de alacağın temliki hükümleri uyarınca davacının bu bedeli de isteyebileceği, davacının ödediği miktar ne olursa olsun ancak ortaya çıkan gerçek zararı davalıdan talep hakkına sahip olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 6.741,15 TL asıl alacak ve 867,94 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 7.609,09 TL'na yönelik itirazın iptaline, asıl alacağa icra takip tarihinden itibaren avans faizi uygulanmasına, icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.

Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.

1-1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 73. maddesi uyarınca kanunun gösterdiği istisnalar dışında hakim tarafları dinlemeden veya iddia ve savunmalarını bildirmeleri için kanuna uygun biçimde davet etmeden hükmünü veremez. Taraf teşkili dava şartı olup, mahkemece davanın her aşamasında resen dikkate alınması gerekir. Öte yandan, yargılamanın sağlıklı bir biçimde sürdürülebilmesi, iddia ve savunma ile ilgili delillerin eksiksiz toplanıp tartışılabilmesi, itirazların yapılabilmesi, davanın süratle sonuçlandırılabilmesi, öncelikle tarafların duruşma gününden haberdar edilmesi ile mümkün olur. Kişinin hangi yargı merciinde duruşması bulunduğunu, hakkındaki iddia ve isnatların nelerden ibaret olduğunu bilmesi, 7201 sayılı Tebligat Kanunu ve Tebligat Tüzüğü'nde açıklanan usule uygun tebligat yapılması ile sağlanabilir.

Dava dilekçesi davalıya Tebligat Kanunu’nun 21. maddesi uyarınca tebliğ edilerek hüküm kurulmuştur. Anılan yasal düzenlemede muhatabın adreste geçici bulunmama halinde tebligatın nasıl yapılacağı hükme bağlanmıştır. Tebligat Tüzüğü'nün 28. maddesinde de muhatabın adreste geçici bulunmama halinde tebligat memurunun nasıl davranacağı düzenlenmiştir. HGK’nun 29.12.1993 tarih, 18/778-876 sayılı kararında da ayrıntılı olarak açıklandığı üzere Tebligat Kanunu’nun 21 ve Tebligat Tüzüğü’nün 28. Maddeleri uyarınca geçerli bir tebligattan söz edilebilmesi için, muhatap veya muhatap adına tebliğ yapılacak olanlardan hiç birinin gösterilen adreste bulunmaması, tebliğ memurunun, adreste bulunmama sebebini bilmesi muhtemel komşu, yönetici, kapıcı, muhtar, vs. tahkik ederek beyanlarının tebliğ tutanağına yazıp altını imzalatması, tebliğ evrakının o yerin muhtar veya ihtiyar heyeti azasından birine veyahut zabıta amir veya memuruna teslim etmesi, 2 numaralı ihbar fişinin kapıya yapıştırılması, keyfiyetin en yakın komşularından birine, varsa yönetici veya kapıcıya da bildirilmesi gerekir. Uyuşmazlık konusu olayda davalıya duruşma gününü bildirir tebligat parçasının incelenmesinde adreste bulunmama sebebinin araştırılmadığı ve bu duruma ilişkin beyanların tebliğ tutağına yazılıp imzalatılmadığı anlaşılmaktadır. O halde, dava dilekçesinin davalıya usulüne uygun tebliğ edildiğinin kabulü mümkün değildir. Bu durum karşısında, dava dilekçesinin geçerli şekilde davalıya tebliği sağlanmadan ve taraf teşkili yapılmadan yazılı olduğu şekilde davanın esasına girilerek hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.

2-Bozma sebep ve şekline göre, davalının sair temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Rücû tazminatı

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/471 E. 2010/12459 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/14350 E. 2012/4724 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Rücu alacağı

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/6709 E. 2010/12464 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

2 benzer karar daha
  • Haksız Rekabetin Tespiti

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/15640 E. 2012/5606 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/6889 E. 2013/6383 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2010/13088 E.  ,  2012/4223 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasında görülen davada İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 07/07/2010 tarih ve 2010/73-2010/408 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava konusu meblağ 14.510 TL’nın altında bulunduğundan HUMK’nun 3156 sayılı kanunla değişik 438. maddesi gereğince duruşma isteğinin reddiyle tetkikatın evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, davalıya ait bürodaki su borularının patlaması sonucu sızan suyun müvekkili şirket tarafından sigortalanan işyerinde zarara yol açtığını, meydana gelen zararın müvekkilince sigorta ettirene ödendiğini, bu miktarın tahsili için başlatılan takibe davalının haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek, davalının itirazının iptaline ve icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı, davaya cevap vermemiştir.

Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının, dava dışı sigorta ettirenin işyerinde meydana gelen hasarı ödediği, hasara davalının maliki olduğu bürodaki su musluğunun patlaması sonucu sızan suyun neden olduğu, davalının sorumluluğunun BK'nun 41.

58. maddeleri ile MK'nun 730. maddesinden kaynaklandığı, her ne kadar davacı tarafça ödeme yapılan dekorasyon malzemeleri sigorta kapsamında değil ise de alacağın temliki hükümleri uyarınca davacının bu bedeli de isteyebileceği, davacının ödediği miktar ne olursa olsun ancak ortaya çıkan gerçek zararı davalıdan talep hakkına sahip olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 6.741,15 TL asıl alacak ve 867,94 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 7.609,09 TL'na yönelik itirazın iptaline, asıl alacağa icra takip tarihinden itibaren avans faizi uygulanmasına, icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.

Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.

1-1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 73. maddesi uyarınca kanunun gösterdiği istisnalar dışında hakim tarafları dinlemeden veya iddia ve savunmalarını bildirmeleri için kanuna uygun biçimde davet etmeden hükmünü veremez. Taraf teşkili dava şartı olup, mahkemece davanın her aşamasında resen dikkate alınması gerekir. Öte yandan, yargılamanın sağlıklı bir biçimde sürdürülebilmesi, iddia ve savunma ile ilgili delillerin eksiksiz toplanıp tartışılabilmesi, itirazların yapılabilmesi, davanın süratle sonuçlandırılabilmesi, öncelikle tarafların duruşma gününden haberdar edilmesi ile mümkün olur. Kişinin hangi yargı merciinde duruşması bulunduğunu, hakkındaki iddia ve isnatların nelerden ibaret olduğunu bilmesi, 7201 sayılı Tebligat Kanunu ve Tebligat Tüzüğü'nde açıklanan usule uygun tebligat yapılması ile sağlanabilir.

Dava dilekçesi davalıya Tebligat Kanunu’nun 21. maddesi uyarınca tebliğ edilerek hüküm kurulmuştur. Anılan yasal düzenlemede muhatabın adreste geçici bulunmama halinde tebligatın nasıl yapılacağı hükme bağlanmıştır. Tebligat Tüzüğü'nün 28. maddesinde de muhatabın adreste geçici bulunmama halinde tebligat memurunun nasıl davranacağı düzenlenmiştir. HGK’nun 29.12.1993 tarih, 18/778-876 sayılı kararında da ayrıntılı olarak açıklandığı üzere Tebligat Kanunu’nun 21 ve Tebligat Tüzüğü’nün 28. Maddeleri uyarınca geçerli bir tebligattan söz edilebilmesi için, muhatap veya muhatap adına tebliğ yapılacak olanlardan hiç birinin gösterilen adreste bulunmaması, tebliğ memurunun, adreste bulunmama sebebini bilmesi muhtemel komşu, yönetici, kapıcı, muhtar, vs.

tahkik ederek beyanlarının tebliğ tutanağına yazıp altını imzalatması, tebliğ evrakının o yerin muhtar veya ihtiyar heyeti azasından birine veyahut zabıta amir veya memuruna teslim etmesi, 2 numaralı ihbar fişinin kapıya yapıştırılması, keyfiyetin en yakın komşularından birine, varsa yönetici veya kapıcıya da bildirilmesi gerekir. Uyuşmazlık konusu olayda davalıya duruşma gününü bildirir tebligat parçasının incelenmesinde adreste bulunmama sebebinin araştırılmadığı ve bu duruma ilişkin beyanların tebliğ tutağına yazılıp imzalatılmadığı anlaşılmaktadır. O halde, dava dilekçesinin davalıya usulüne uygun tebliğ edildiğinin kabulü mümkün değildir. Bu durum karşısında, dava dilekçesinin geçerli şekilde davalıya tebliği sağlanmadan ve taraf teşkili yapılmadan yazılı olduğu şekilde davanın esasına girilerek hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.

2-Bozma sebep ve şekline göre, davalının sair temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.

SONUÇ

Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenle, davalının temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı yararına BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenle, davalının sair temyiz itirazlarının incelenmesine YER OLMADIĞINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 20/03/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1049315100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.