Maddi ve Manevi Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2012/3844 E. 2012/5698 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
hmk 166↗ olumsuz oy↗ uyuşmazlık konusu↗ terkin↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda davalı ... hakkındaki davanın atiye terk edilmesine, davacı eş ... için 2.000.00 TL maddi ve 2.000.00 TL manevi tazminatın, diğer davacılar için ayrı ayrı 1.000.00 TL manevi tazminatın davalı şirketlerden olay tarihinden itibaren işleyecek faiziyle tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı ... dışındaki taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1-Asıl ve birleşen dava, destekten yoksun kalma ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir.
Davacıların murisinin davalıların işleten ve sürücü oldukları araçların kaza yapması sonucu öldüğü hususu uyuşmazlık konusu değildir. Davacılar vekili, ölenin eşi müvekkilinin destek zararının daha fazla olduğu gerekçesiyle ek dava açmış, ek dava da kısmi davayla birleştirilmiştir. 6100 sayılı HMK’nun 166 ncı (Mülga HUMK’nun 45 nci) maddesine göre ayrı ayrı açılmış davaların aralarında bağlantı bulunmaları halinde birleştirilerek bakılabilmeleri mümkündür. Ancak, birleştirme kararı, taraflar arasındaki uyuşmazlığı esastan çözümleyen bir karar değildir. Bu karar, sadece birleştirilen davaların yargılama safhalarının müşterek cereyan etmesi sonucunu doğurup, her dava, ayrı ayrı hükme bağlanmalıdır. Davaların birbirlerinin içerisinde erimesi, tek bir davaya dönüşmesi gibi bir durum söz konusu değildir. Başka bir anlatımla, birleştirmeye konu davalar bağımsız kimliklerini korurlar. Somut uyuşmazlıkta da asıl ve birleşen dava mevcut olmasına rağmen birleşen dava hakkında olumlu ya da olumsuz bir hüküm kurulmaması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir;
2-Bozma sebep ve şekline göre, davalılar Truva Tur. Ltd. Şti ile davalı Temel Transport A.Ş vekillerinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Haksız rekabet | Tazminat | Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/2906 E. 2013/20316 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:dosya masrafı · haksız rekabet
Benzer bu karardadava, «haksız rekabete» dayalı maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Bu karar, sadece birleştirilen davaların yargılama safhalarının müşterek cereyan etmesi sonucunu doğurup, her dava, ayrı ayrı hükme bağlanıp kabul ve reddedilen kısımlar ayrı ayrı gösterilerek vekalet ücretleri ve «masrafların» da buna göre belirlenmelidir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/3159 E. 2019/5147 K.
Ortak:olumsuz oy
İncelediğiniz karardaSomut uyuşmazlıkta da asıl ve birleşen dava mevcut olmasına rağmen birleşen dava hakkında olumlu ya da «olumsuz» bir hüküm kurulmaması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir; 2-Bozma sebep ve şekline göre, davalılar Truva Tur.
Benzer bu karardaAsliye Hukuk Mahkemesi’nin 2016/260 Esas sayılı davasında ise 421.844,00 TL’nin tahsili talep ve dava edilmiş olmasına rağmen birleşen dava karar başlığında yer almadığı gibi mahkemece asıl davanın reddine karar verilmekle yetinilerek birleşen dava hakkında olumlu ya da «olumsuz» hüküm kurulmaması doğru olmamış, kararın re’sen bozulması gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:güveni kötüye kullanma · infazda tereddüt · tavzih · teamül · tasdik kararı · infaz · ticari defter · ıslah
Benzer bu kararda… emece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya göre; bilirkişi raporları ve tüm bilgi ve belgeler dikkat alınarak davacının 2005, 2006 ve 2007 yıllarında yevmiye «defterinin» incelenmesi sonucunda ... tarafından davalı şirketin Ziraat Bankası'ndan bulunan hesabından çekilen paraların tamamının şirketin yasal defterlerinde kayıtlı olduğu, davacı şirketin «ticari defterleri» ve davalı banka hesapları ekstreleri üzerinde yapılan incelemelerde, davacının 2005, 2006 ve 2007 yıllarına ait yevmiye defterlerinin Noter açılış tastiklerinin süresinde yapıldığı, noter kapanış «tasdiklerinin» bulunmadığı, çekilen paraların tamamının şirket 100 Kasa hesabına işlenmiş olduğu, 2005 yılındaki ... tarafından yapılan ödemelerin her ne kadar bilirkişi raporuna göre yanlış muhasebeleştirilmiş olsa da, yine şirket kayıtlarına geçtiği, sonraki yıllara ait yine ... tarafından davacı şirket namına bankadan tahsilatlarının yapıldığı ve bunların şirket hesabına geçtiği, böylelikle banka nezdinde, şirket tarafından ... için bir güven oluşturulduğu, para transferlerinin bu şekilde yazılı talimat olmaksızın yapılmasının banka ile şirket arasında «teamül» haline geldiği, banka müşteri ilişkilerinin oluşturulan bu güven çerçeveside yürütüldüğü, davalı bankaya «kusur» izafe edilemeyeceği, ...'ın «güveni kötüye kullanma» hali söz konusu olsa bile bu hususu davacı şirket tarafından ...'a karşı ileri sürülebileceği, davalı bankaya izafe edilecek bir kusurun bulunmadığı gerekçesiyle a …
Davalı vekili de birleşen dava hakkında hüküm kurulmamasının «infazda tereddüte» sebebiyet vereceğini ileri sürerek «tavzih» talebinde bulunması üzerine mahkemece verilen ek kararla; bu hususun temyizen ileri sürülebileceği gerekçesiyle talep hakkında karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiştir.
Davacı tarafça, asıl davada «ıslah» beyanıyla 852.322,31 TL’nin, birleşen Kahramanmaraş 2.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/6428 E. 2010/12449 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:tahkikat · yetki · yetkisizlik kararı · görevli mahkeme
Benzer bu kararda… melerinin yetkili olduğu, davacının tecavüzün nerede gerçekleştiğini dava dilekçesinde açıklamadığı, ikametgahının Bakırköy Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin «yetki» sınırları içinde kaldığı, mahkemenin yetkili olmadığı gerekçesiyle mahkemenin «yetkisizliğine», karar kesinleştiğinde ve talep halinde yetkili ve «görevli» Bakırköy Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
Bu karar, sadece birleştirilen davaların «tahkikat» safhalarının müşterek cereyan etmesi sonucunu doğurup, her dava, ayrı ayrı hükme bağlanmalıdır.
4 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2006/8099 E. 2007/10479 K.
Ortak:Maddi ve Manevi Tazminat
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:tahkikat · ihtisas mahkemesi · yargılama giderleri · yargılama gideri · görevsizlik kararı · vekalet ücreti · görevli mahkeme
Benzer bu kararda… ar ve tüm dosya kapsamına göre, 5846 sayılı Yasa'nın 5 ve 13. maddeleri uyarınca televizyon programının eser mahiyetinde bulunduğu, bu yasadan doğan uyuşmazlıklarda «ihtisas» mahkemesinin «görevli» olduğu gerekçesiyle, mahkemenin «görevsizliğine», dava dilekçesinin görev nedeniyle reddine, karar kesinleştiğinde ve talep halinde dosyanın İstanbul Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'ne gönderilmesine karar …
Bu nedenle, davaların ayrı ayrı karara bağlanması, «yargılama giderleri» ile «vekalet ücretlerinin» ayrı ayrı tayin edilmesi gerekmektedir.
Bu karar, sadece birleştirilen davaların «tahkikat» safhalarının müşterek cereyan etmesi sonucunu doğurup, davaların birbirlerinin içerisinde erimesi, tek bir davaya dönüşmeleri gibi bir durum söz konusu değildir.
O halde, asıl ve birleşen davalar bakımından ayrı ayrı vekalet ve «yargılama giderine» hükmediimemesi doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/11977 E. 2012/16284 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:can sigortası · tahsilde tekerrür olmaması · sigorta tazminatı · tahsilde tekerrür · infaz · mahsup · kâr kaybı · havale
Benzer bu kararda… ştirildiği, meydana gelen kazada davalı sürücünün tam kusurlu olduğu, yolcu olan davacının %33 oranında malul hale geldiği, zorunlu koltuk sigortacısının müstakilen «teminatla» sorumlu bulunduğu, bu tazminatın diğer davalıların sorumlu olduğu miktardan «mahsup» edilemeyeceği, maddi zararının belirlendiği, aynı zamanda manevi zararının da doğduğu gerekçesiyle 1.168,00 TL tedavi, 2.444,83 TL geçici iş öremezlik ve 589.252,00 TL iş gücü «kaybı» toplam 592.864,33 TL’nın davalı ... şirketlerinin poliçe limitleri ile sorumlulukları ve sorumlulukta öncelik sırası ile «temerrüt» tarihleri dikkate alınarak «tahsilde tekerrür olmamak» kaydıyla davalılardan olay tarihinden itibaren işleyecek reeskont faiziyle müştereken ve müteselsilen tahsiline, 30.000 TL manevi tazminatın sigorta şirketleri dış …
Gerekçede açıklandığı üzere, davacının talep edebileceği tazminatlardan mahsubu mümkün olmayan meblağ sigortası mahiyetinde «can sigortası tazminatları» da mevcuttur.
Bu nedenle hükmün, açık, anlaşılır, «infaz» edilebilir şekilde tesis edilmesi ve de en önemlisi sonradan yazılacak gerekçeli kararın, kısa karara uygun olması gerekmektedir.
Öte yandan, hüküm «infaz» edilebilir nitelikte de değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/10051 E. 2011/15327 K.
Ortak:Maddi ve Manevi Tazminat
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:tahkikat · yargılama giderleri · mirasçılık · taşıma sözleşmesi · maddi tazminat · dahili dava · vekalet ücreti
Benzer bu karardaMahkemece bozma kararına uyularak ve davalı ...'in 08.04.2009 tarihinde vefat etmesi nedeniyle «mirasçıları» davaya «dahil» edilerek önceki verilen kararda manevi tazminattan BK' nun 43. maddesi gereğince 1/4 oranında indirim yapılması bu oranın Yargıtay 11.
Bu nedenle, davaların ayrı ayrı karara bağlanması, «yargılama giderleri» ile «vekalet ücretlerinin» ayrı ayrı tayin edilmesi gerekmektedir.
Mahkemece, asıl davada taleple bağlı kalınarak 300 TL. maddi, 750 TL. manevi tazminatın yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, birleşen davanın ise kabulü ile 180.000 TL. «maddi tazminatın» 16.07.1995 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline dair verilen karar davalı vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 10.02.2009 tarihli kararı ile bozulmuştur.
Hukuk Dairesi tarafından uygun bulunması karşısında, davacının «maddi tazminat» talebinden de BK. nun 43. maddesi gereğince 1/4 oranında indirim yapılarak davanın kısmen kabulü ile 135.225 TL. maddi tazminat ile 750 TL. manevi tazminatın 16.07.1995 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/936 E. 2015/7312 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:birim fiyat · tahkikat · şirket zararı · yargılama giderleri · taşıma sözleşmesi · ıslah · vekalet ücreti
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında aktedilen «taşıma sözleşmesinde» bilet fiyatlarının birlikte belirleneceğinin hüküm altına alınmasına rağmen tarafların fiyat hususunda anlaşamadıkları, akte bağlılık ilkesi gereğince bilet fiyatının mahkemece belirlenmesi gerektiği, emsal bilet fiyatlarından ortalama kilometre fiyatı hesap edilerek 2013 yılı için bilet fiyatının 4,81 TL olması gerektiği, davacının 05/04/2010 ile 12/09/2013 tarihleri arasında hesaplanan zararının toplam 612.317,00 TL olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, yolcu taşıma ücretinin 4,81 TL olarak tespitine, 150.000 TL'nin dava tarihinden, bakiye 462.317,00 TL'nin «ıslah» tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Davacı vekili birleşen davada ise, taşıma ücretinin «birim fiyatının» belirlenmesini ve 15.10.2012 tarihinden itibaren belirlenecek fiyat üzerinden «şirket zararının» tazminini talep etmiştir.
Bu nedenle, davaların ayrı ayrı karara bağlanması, «yargılama giderleri» ile «vekalet ücretlerinin» ayrı ayrı tayin edilmesi gerekmektedir.
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir. (1) Davacı vekili asıl davada,...Asliye Hukuk Mahkemesinin 2009/192 esas sayılı dosyasının dava tarihi ile hüküm tarihi arasındaki dönemde oluşan «şirket zararının» tazminini talep etmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2012/3844 E. , 2012/5698 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Tekirdağ 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 07/04/2009 tarih ve 2008/151-2009/94 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davalı ... dışındaki taraf vekilleri tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 17.01.2012 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davalı vekili Av..... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi .... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, asıl davasında müvekkillerinin murisi .....'nin davalılardan Truva Turizm Ltd. Şti. nin işlettiği otobüste yolcu iken diğer davalıların maliki ve sürücüsü bulundukları araçla çarpışması sonucu öldüğünü bildirerek, ıslahla artırılan 26.141,97 YTL maddi ve 5.000 YTL manevi tazminatın faiziyle davalılardan tahsilini talep ve dava etmiş, birleşen davasında da müvekkili eşin bakiye 24.141.97 YTL destek tazminatının hüküm altına alınmasını istemiştir.
Davalı şirketler vekillerince davanın reddi savunulmuştur.
Diğer davalı ... hakkındaki dava atiye terk edilmiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda davalı ... hakkındaki davanın atiye terk edilmesine, davacı eş ... için 2.000.00 TL maddi ve 2.000.00 TL manevi tazminatın, diğer davacılar için ayrı ayrı 1.000.00 TL manevi tazminatın davalı şirketlerden olay tarihinden itibaren işleyecek faiziyle tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı ... dışındaki taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1-Asıl ve birleşen dava, destekten yoksun kalma ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir.
Davacıların murisinin davalıların işleten ve sürücü oldukları araçların kaza yapması sonucu öldüğü hususu uyuşmazlık konusu değildir. Davacılar vekili, ölenin eşi müvekkilinin destek zararının daha fazla olduğu gerekçesiyle ek dava açmış, ek dava da kısmi davayla birleştirilmiştir. 6100 sayılı HMK’nun 166 ncı (Mülga HUMK’nun 45 nci) maddesine göre ayrı ayrı açılmış davaların aralarında bağlantı bulunmaları halinde birleştirilerek bakılabilmeleri mümkündür. Ancak, birleştirme kararı, taraflar arasındaki uyuşmazlığı esastan çözümleyen bir karar değildir. Bu karar, sadece birleştirilen davaların yargılama safhalarının müşterek cereyan etmesi sonucunu doğurup, her dava, ayrı ayrı hükme bağlanmalıdır.
Davaların birbirlerinin içerisinde erimesi, tek bir davaya dönüşmesi gibi bir durum söz konusu değildir. Başka bir anlatımla, birleştirmeye konu davalar bağımsız kimliklerini korurlar. Somut uyuşmazlıkta da asıl ve birleşen dava mevcut olmasına rağmen birleşen dava hakkında olumlu ya da olumsuz bir hüküm kurulmaması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir;
2-Bozma sebep ve şekline göre, davalılar Truva Tur. Ltd. Şti ile davalı Temel Transport A.Ş vekillerinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacılar yararına BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalılar Truva Tur. Ltd.Şti ile davalı Temel Transport A.Ş vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 10.04.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1056122400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz