Maddi ve Manevi Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2010/10051 E. 2011/15327 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
tahkikat↗ yargılama giderleri↗ mirasçılık↗ taşıma sözleşmesi↗ maddi ve manevi tazminat↗ maddi tazminat↗ dahili dava↗ vekalet ücreti↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, asıl davada taleple bağlı kalınarak 300 TL. maddi, 750 TL. manevi tazminatın yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, birleşen davanın ise kabulü ile 180.000 TL. maddi tazminatın 16.07.1995 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline dair verilen karar davalı vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 10.02.2009 tarihli kararı ile bozulmuştur. Mahkemece bozma kararına uyularak ve davalı ...'in 08.04.2009 tarihinde vefat etmesi nedeniyle mirasçıları davaya dahil edilerek önceki verilen kararda manevi tazminattan BK' nun 43. maddesi gereğince 1/4 oranında indirim yapılması bu oranın Yargıtay 11. Hukuk Dairesi tarafından uygun bulunması karşısında, davacının maddi tazminat talebinden de BK. nun 43. maddesi gereğince 1/4 oranında indirim yapılarak davanın kısmen kabulü ile 135.225 TL. maddi tazminat ile 750 TL. manevi tazminatın 16.07.1995 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalılar vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalılar vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Asıl ve birleşen davalar yolcu taşıma sözleşmesinden kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir. HUMK’nun 45 nci maddesine göre ayrı ayrı açılmış davaların aralarında bağlantı bulunması koşulu ile birleştirilerek görülmesi mümkündür. Ancak, birleştirme kararı, taraflar arasındaki uyuşmazlığı esastan çözümleyen bir karar değildir. Bu karar, sadece birleştirilen davaların tahkikat safhalarının müşterek cereyan etmesi sonucunu doğurup, davaların birbirlerinin içerisinde erimesi, tek bir davaya dönüşmeleri gibi bir durum söz konusu değildir. Bu nedenle, davaların ayrı ayrı karara bağlanması, yargılama giderleri ile vekalet ücretlerinin ayrı ayrı tayin edilmesi gerekmektedir. O halde, birleştirilmiş iki ayrı dava mevcut olmasına rağmen tek dava varmış gibi hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2006/8099 E. 2007/10479 K.
Ortak:tahkikat · yargılama giderleri · vekalet ücreti · Maddi ve Manevi Tazminat
İncelediğiniz karardaBu nedenle, davaların ayrı ayrı karara bağlanması, «yargılama giderleri» ile «vekalet ücretlerinin» ayrı ayrı tayin edilmesi gerekmektedir.
Bu karar, sadece birleştirilen davaların «tahkikat» safhalarının müşterek cereyan etmesi sonucunu doğurup, davaların birbirlerinin içerisinde erimesi, tek bir davaya dönüşmeleri gibi bir durum söz konusu değildir.
Benzer bu karardaBu nedenle, davaların ayrı ayrı karara bağlanması, «yargılama giderleri» ile «vekalet ücretlerinin» ayrı ayrı tayin edilmesi gerekmektedir.
Bu karar, sadece birleştirilen davaların «tahkikat» safhalarının müşterek cereyan etmesi sonucunu doğurup, davaların birbirlerinin içerisinde erimesi, tek bir davaya dönüşmeleri gibi bir durum söz konusu değildir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ihtisas mahkemesi · yargılama gideri · görevsizlik kararı · görevli mahkeme
Benzer bu kararda… ar ve tüm dosya kapsamına göre, 5846 sayılı Yasa'nın 5 ve 13. maddeleri uyarınca televizyon programının eser mahiyetinde bulunduğu, bu yasadan doğan uyuşmazlıklarda «ihtisas» mahkemesinin «görevli» olduğu gerekçesiyle, mahkemenin «görevsizliğine», dava dilekçesinin görev nedeniyle reddine, karar kesinleştiğinde ve talep halinde dosyanın İstanbul Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'ne gönderilmesine karar …
O halde, asıl ve birleşen davalar bakımından ayrı ayrı vekalet ve «yargılama giderine» hükmediimemesi doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
-
Haksız rekabet | Tazminat | Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/2906 E. 2013/20316 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:dosya masrafı · haksız rekabet
Benzer bu karardadava, «haksız rekabete» dayalı maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Bu karar, sadece birleştirilen davaların yargılama safhalarının müşterek cereyan etmesi sonucunu doğurup, her dava, ayrı ayrı hükme bağlanıp kabul ve reddedilen kısımlar ayrı ayrı gösterilerek vekalet ücretleri ve «masrafların» da buna göre belirlenmelidir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/6428 E. 2010/12449 K.
Ortak:tahkikat
İncelediğiniz karardaBu karar, sadece birleştirilen davaların «tahkikat» safhalarının müşterek cereyan etmesi sonucunu doğurup, davaların birbirlerinin içerisinde erimesi, tek bir davaya dönüşmeleri gibi bir durum söz konusu değildir.
Benzer bu karardaBu karar, sadece birleştirilen davaların «tahkikat» safhalarının müşterek cereyan etmesi sonucunu doğurup, her dava, ayrı ayrı hükme bağlanmalıdır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:yetki · yetkisizlik kararı · görevli mahkeme
Benzer bu kararda… melerinin yetkili olduğu, davacının tecavüzün nerede gerçekleştiğini dava dilekçesinde açıklamadığı, ikametgahının Bakırköy Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin «yetki» sınırları içinde kaldığı, mahkemenin yetkili olmadığı gerekçesiyle mahkemenin «yetkisizliğine», karar kesinleştiğinde ve talep halinde yetkili ve «görevli» Bakırköy Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/936 E. 2015/7312 K.
Ortak:tahkikat · yargılama giderleri · taşıma sözleşmesi · vekalet ücreti
İncelediğiniz karardaBu nedenle, davaların ayrı ayrı karara bağlanması, «yargılama giderleri» ile «vekalet ücretlerinin» ayrı ayrı tayin edilmesi gerekmektedir.
2-Asıl ve birleşen davalar yolcu «taşıma sözleşmesinden» kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir.
Bu karar, sadece birleştirilen davaların «tahkikat» safhalarının müşterek cereyan etmesi sonucunu doğurup, davaların birbirlerinin içerisinde erimesi, tek bir davaya dönüşmeleri gibi bir durum söz konusu değildir.
Benzer bu karardaBu nedenle, davaların ayrı ayrı karara bağlanması, «yargılama giderleri» ile «vekalet ücretlerinin» ayrı ayrı tayin edilmesi gerekmektedir.
Mahkemece iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında aktedilen «taşıma sözleşmesinde» bilet fiyatlarının birlikte belirleneceğinin hüküm altına alınmasına rağmen tarafların fiyat hususunda anlaşamadıkları, akte bağlılık ilkesi gereğince bilet fiyatının mahkemece belirlenmesi gerektiği, emsal bilet fiyatlarından ortalama kilometre fiyatı hesap edilerek 2013 yılı için bilet fiyatının 4,81 TL olması gerektiği, davacının 05/04/2010 ile 12/09/2013 tarihleri arasında hesaplanan zararının toplam 612.317,00 TL olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, yolcu taşıma ücretinin 4,81 TL olarak tespitine, 150.000 TL'nin dava tarihinden, bakiye 462.317,00 TL'nin «ıslah» tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Bu karar, sadece birleştirilen davaların «tahkikat» safhalarının müşterek cereyan etmesi sonucunu doğurup, davaların birbirlerinin içerisinde erimesi, tek bir davaya dönüşmeleri gibi bir durum söz konusu değildir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:birim fiyat · şirket zararı · ıslah
Benzer bu karardaDavacı vekili birleşen davada ise, taşıma ücretinin «birim fiyatının» belirlenmesini ve 15.10.2012 tarihinden itibaren belirlenecek fiyat üzerinden «şirket zararının» tazminini talep etmiştir.
Mahkemece iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında aktedilen «taşıma sözleşmesinde» bilet fiyatlarının birlikte belirleneceğinin hüküm altına alınmasına rağmen tarafların fiyat hususunda anlaşamadıkları, akte bağlılık ilkesi gereğince bilet fiyatının mahkemece belirlenmesi gerektiği, emsal bilet fiyatlarından ortalama kilometre fiyatı hesap edilerek 2013 yılı için bilet fiyatının 4,81 TL olması gerektiği, davacının 05/04/2010 ile 12/09/2013 tarihleri arasında hesaplanan zararının toplam 612.317,00 TL olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, yolcu taşıma ücretinin 4,81 TL olarak tespitine, 150.000 TL'nin dava tarihinden, bakiye 462.317,00 TL'nin «ıslah» tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir. (1) Davacı vekili asıl davada,...Asliye Hukuk Mahkemesinin 2009/192 esas sayılı dosyasının dava tarihi ile hüküm tarihi arasındaki dönemde oluşan «şirket zararının» tazminini talep etmiştir.
Mahkemece, kararın hüküm kısmında, asıl dava bakımından 150,000 TL'nin dava tarihinden itibaren, 462,317 TL'nin «ıslah» tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş, birleşen dava yönünden ise sadece taşıma ücreti tespit edilmiş olup, tazminat talebi hususunda açıkça karar verilmemiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2010/10051 E. , 2011/15327 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Bilecik Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 14/05/2010 tarih ve 2010/88-2010/337 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davalılar vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 15.11.2011 gününde davacı avukatı ... ile davalı avukatı ... gelip, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatları dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı ...’in maliki ve sürücüsü olduğu araçta müvekkilinin yolcu iken uğradığı kaza sonucu yaralandığını, kaza nedeniyle müvekkilinin vücudunda kırılmalar oluştuğunu, ayrıca yine kaza nedeniyle müvekkilinin bilincini yitirdiğini, olay sonrasında müvekkilinin ilk tedavisinin Eskişehir Tıp Fakültesinde yapıldığından refakatçi ile birlikte Akşehir’den Eskişehir iline gelmek zorunda kaldığını, her tedaviye gidişinde Eskişehir ilinde kalma mecburiyeti doğduğunu, bu yönden de müvekkilinin gidiş dönüş ve ikamet masrafları nedeniyle ayrıca zarara uğradığını, müvekkilinin kaza meydana geldiği tarihte Kocaeli Üniversitesi Jeoloji bölümünde öğrenci olduğunu ileri sürerek fazlaya ilişkin talep hakları saklı kalmak kaydıyla, 300 TL.
maddi, 1.000 TL. manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, olay günü davalının davacının birkaç arkadaşıyla birlikte, müvekkilinin sevk ve idaresinde bulunan araca bindiklerini, müvekkilinin, davacı ve arkadaşlarını araç ile Bilecik iline götürmesi karşısında herhangi bir ücret almadığından taraflar arasındaki işlemin hatır taşımacılığı olduğunu, olay meydana geldikten sonra müvekkilinin davacıya her türlü yardım ve desteği yaptığını, davacı tarafından maddi tazminata ilişkin taleplerin belgelenmesi gerektiğini, manevi tazminatın fahiş olduğunu savunarak davanın reddine talep etmiştir.
İşbu dava ile birleşen mahkemenin 2000/124-56 karar sayılı dava dosyasında davacı 180.000.000.000. TL. maddi tazminatın faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece, asıl davada taleple bağlı kalınarak 300 TL. maddi, 750 TL. manevi tazminatın yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, birleşen davanın ise kabulü ile 180.000 TL. maddi tazminatın 16.07.1995 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline dair verilen karar davalı vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 10.02.2009 tarihli kararı ile bozulmuştur. Mahkemece bozma kararına uyularak ve davalı ...'in 08.04.2009 tarihinde vefat etmesi nedeniyle mirasçıları davaya dahil edilerek önceki verilen kararda manevi tazminattan BK' nun 43. maddesi gereğince 1/4 oranında indirim yapılması bu oranın Yargıtay 11. Hukuk Dairesi tarafından uygun bulunması karşısında, davacının maddi tazminat talebinden de BK.
nun 43. maddesi gereğince 1/4 oranında indirim yapılarak davanın kısmen kabulü ile 135.225 TL. maddi tazminat ile 750 TL. manevi tazminatın 16.07.1995 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalılar vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalılar vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Asıl ve birleşen davalar yolcu taşıma sözleşmesinden kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir. HUMK’nun 45 nci maddesine göre ayrı ayrı açılmış davaların aralarında bağlantı bulunması koşulu ile birleştirilerek görülmesi mümkündür. Ancak, birleştirme kararı, taraflar arasındaki uyuşmazlığı esastan çözümleyen bir karar değildir. Bu karar, sadece birleştirilen davaların tahkikat safhalarının müşterek cereyan etmesi sonucunu doğurup, davaların birbirlerinin içerisinde erimesi, tek bir davaya dönüşmeleri gibi bir durum söz konusu değildir. Bu nedenle, davaların ayrı ayrı karara bağlanması, yargılama giderleri ile vekalet ücretlerinin ayrı ayrı tayin edilmesi gerekmektedir. O halde, birleştirilmiş iki ayrı dava mevcut olmasına rağmen tek dava varmış gibi hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalılar vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenle davalılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalılar yararına BOZULMASINA, takdir edilen 825,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 17.11.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1034678300 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz