Haksız rekabet | Haksız rekabet tespiti | Haksız rekabetin önlenmesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/5742 E. 2024/2326 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Zamanaşımı
- üç yıllık
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
dürüstlük kuralı↗ ispat yükü↗ bilirkişi incelemesi↗ esastan ret↗ ilk derece kararının kaldırılması↗ haksız rekabet↗ yükleten (shipper)↗ zamanaşımı↗ iltibas↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 11. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2017/553 E., 2020/524 K.
Taraflar arasındaki haksız rekabetin tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne, dava, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin ikinci fıkrası gereğince miktar veya değer söz konusu olmaksızın duruşmalı olarak incelenmesi gereken dava ve işlerin dışında bulunduğundan duruşma isteğinin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; merkezi Ankara'da olan davalının imtiyaz sahibi ve Yazı İşleri Müdürü olduğu Meclis Özel adlı dergi yayımlandığını, bu dergide, derginin internet sayfası ve sosyal medya hesaplarında Meclis adı ve TBMM logosuna benzeyen logo kullanıldığını, hukuka aykırı olarak söz konusu derginin yerel süreli yayınlarında, internet sayfası ve sosyal medya hesaplarında Meclis adını ve logosunu kullanmasının TBMM'nin yayın organı izlenimini verdiğini, ismi ve logosu nedeniyle, milletvekilleri ve vatandaşlar tarafından dergi ile TBMM arasında bağ kurulduğunu, farklı algılamaya ve iltibasa yol açtığını, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nda belirtilen haksız rekabet haline girmekte olduğunu ileri sürerek Meclis Özel adlı derginin yerel süreli yayınlarında, internet sayfası ve sosyal medya hesaplarında Meclis adını ve TBMM logosuna benzeyen logo kullanmasının haksız rekabet olduğunun tespitine, haksız rekabetin önlenmesine, derginin isminden, internet ve sosyal medya hesaplarından Meclis isminin ve Türkiye Büyük Millet Meclisi logosuna benzeyen logosunun kaldırılması suretiyle haksız rekabetin önlenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı tarafça iddia olunan haksız rekabetin ihlali sebebiyle ikame edilen huzurdaki davanın bir ve üç yıllık zamanaşımına uğradığını, davacının sadece Meclis ibaresinin derginin adında yer aldığı iddiasıyla huzurdaki davayı ikame ettiğini, davacının, soyut ve genel geçer cümlelerle iddia ettiği haksız rekabetin ne şekilde gerçekleştiğini somutlaştırması ve ispatlaması gerektiğini, benzer logo kullanımı iddiasının da tek başına haksız rekabeti oluşturmayacağını, huzurdaki davada ispat yükünün davacıda olmasına rağmen, iddiasını ispatlamak için ispata yarar herhangi bir delile dayanmadığını, TBMM Genel Sekreteri ile bu dergide yayınlanan iki adet röportaj yapıldığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı tarafından çıkartılan Meclis Özel dergisinin, yerel süreli yayınlarında, internet sayfası ve sosyal medya hesaplarında TBMM logosuna oldukça benzeyen, dikkat edilmediği takdirde ayırt edilmesi mümkün olmayan logo ile Meclis ibaresini birlikte kullandığı, Meclis ibaresinin yanında özel ibaresinin oldukça küçük yer aldığı, bu durumun davalının dergi ve internet site ve sosyal medya hesaplarındaki logo ve ismi ile TBMM isim ve logosu arasında okuyucuyu yanılmaya yönelik dürüstlük kuralına aykırı reklam ve satış yöntemi ile haksız rekabet oluşturduğu, davalının fiilen logo ve Meclis ismini kullanmaya devam etmesi nedeniyle 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 60 ıncı maddesindeki 3 yıllık zamanaşımının dolmadığı gerekçesi ile davanın kabulüne, davalının Meclis Özel Dergisi, yerel süreli yayınlarında, internet sayfası ve sosyal medya hesaplarında Meclis adına ve TBMM logosuna benzeyen logoyu haksız rekabet hükümlerine aykırı kullandığının tespitine, Meclis ibaresi ve TBMM logosuna benzeyen logonun kaldırılması suretiyle haksız rekabetin önlenmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davanın zamanaşımına uğradığını, kullanımı yasak kelimelerden olmayan meclis ibaresinin dergi isminde geçmesinin ne şekilde haksız rekabete neden olduğunun somut bir şekilde ortaya konulamadığını, davada ispat yükü davacıda olmasına rağmen, davacı taraf iddiasını ispatlamak için ispata yarar herhangi bir delile dayanmadığını, müvekkilin dergisinin ismi meclis kelimesinden ibaret olmadığını, TBMM logosu ile müvekkiline ait Meclis Özel isimli derginin logosunun benzediği iddiasının gerçek dışı olup logoların gözle görülür ve net bir şekilde birbirinden farklı bulunduğunu, logoların benzerliği hususunda bilirkişi incelemesi yapılmadığını, haksız rekabetin önlenmesine karar verilebilmesi için haksız rekabet iddiasının ispatlanması gerektiğini, TBMM Genel Sekreteri ile röportaj dahi yapıldığını, davacının benzer başka logolu dergilere dava açmadığını, bu bağlamda kötü niyetli olduğunu, hemen her sayıda farklı logo kombinasyonu kullandıklarını, TBMM'nin serbest piyasada yer almadığını ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, davalı tarafından çıkartılan Meclis Özel dergisinin, yerel süreli yayınlarında, internet sayfası ve sosyal medya hesaplarında TBMM logosuna benzeyen logo ile Meclis ibaresini birlikte kullandığı, bu durumun 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu uyarınca haksız rekabet oluşturduğu, davalının haksız rekabet eyleminin devam etmesi nedeniyle zamanaşımının gerçekleşmediği gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde istinaf dilekçesindeki beyanlarını tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, haksız rekabetin tespiti istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2.6102 sayılı Kanun'un 54 üncü maddesinin ikinci fıkrası ve 55 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Haksız Rekabetin Tespiti ve Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/6513 E. 2014/12432 K.
Ortak:haksız rekabet · iltibas
İncelediğiniz kararda… yayın organı izlenimini verdiğini, ismi ve logosu nedeniyle, milletvekilleri ve vatandaşlar tarafından dergi ile TBMM arasında bağ kurulduğunu, farklı algılamaya ve «iltibasa» yol açtığını, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nda belirtilen «haksız rekabet» haline girmekte olduğunu ileri sürerek Meclis Özel adlı derginin yerel süreli yayınlarında, internet sayfası ve sosyal medya hesaplarında Meclis adını ve TBMM logo …
Taraflar arasındaki «haksız rekabetin» tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı tarafça iddia olunan «haksız rekabetin» ihlali sebebiyle ikame edilen huzurdaki davanın bir ve üç yıllık «zamanaşımına» uğradığını, davacının sadece Meclis ibaresinin derginin adında yer aldığı iddiasıyla huzurdaki davayı ikame ettiğini, davacının, soyut ve genel geçer cümlelerle iddia ettiği haksız rekabetin ne şekilde gerçekleştiğini somutlaştırması ve ispatlaması gerektiğini, benzer logo kullanımı iddiasının da tek başına haksız rekabeti oluşturmayacağını, huzurdaki davada «ispat yükünün» davacıda olmasına rağmen, iddiasını ispatlamak için ispata yarar herhangi bir delile dayanmadığını, TBMM Genel Sekreteri ile bu dergide yayınlanan iki adet röporta …
Benzer bu kararda… şlıklarının ve sıralarının aynı isimlerle adlandırıldığı, her iki dergide de proje başlığı adı altında belli mimari projelerin ele alındığını, aynı şekilde röportaj «bölümlerinin» olduğunu, derginin içerik itibariyle «iltibasa» yer verecek kadar ayniyet taşıdığı, başlıktaki + ibaresi dışında derginin isminin esinlenmenin ötesinde bir taklit olduğu ve bu durumun «haksız rekabete» neden olduğu gerekçesiyle davacının «maddi tazminat» talebinin kabulüne, ancak davacı davasını maddi tazminat yönünden «ıslah» etmiş ise de ıslah tarihi itibariyle bir yıllık sürenin dolduğu gerekçesiyle bu talebinin reddine, davacı vekilinin manevi tazminat talebi yönünden ise «haksız eylem» olarak nitelendirilen +İçmimarlık dergisindeki iç mimarlık ibaresinin kullanılmasının davacı açısından «kişilik haklarına saldırı» niteliği taşımadığı gerekçesiyle de manevi tazminat isteminin reddine karar verilmiştir.
2- Taraflar arasındaki uyuşmazlık, davalı tarafça kullanılan süreli yayın dergi adının ve içeriğinin, davacı tarafça yayınlanan dergi adı ve içeriği ile «iltibasa» sebebiyet verdiğinden bahisle «haksız rekabetin» önlenmesine yönelik olduğuna göre, bu hususta yapılacak değerlendirmede taraflarca piyasaya sunulan dergi örneklerinin karşılaştırılması gerekir.
Hal böyleyken davalı tarafça yayınlanan “İç Mimar Dergisi” ile yine davalı tarafından sonradan yayınlanan “+ İç Mimarlık Dergisi” dikkate alınarak, bu yolda değerlendirme içeren bilirkişi raporu benimsenmek suretiyle «eksik inceleme» ve yanılgılı değerlendirme sonucu «haksız rekabetin» tespit ve önlenmesine karar verilmesi doğru görülmemiş hükmün bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:kişilik haklarına saldırı · kişilik hakları · haksız eylem · iş bölümü · taraf ehliyeti · ıslah · maddi tazminat · eksik inceleme
Benzer bu kararda… şlıklarının ve sıralarının aynı isimlerle adlandırıldığı, her iki dergide de proje başlığı adı altında belli mimari projelerin ele alındığını, aynı şekilde röportaj «bölümlerinin» olduğunu, derginin içerik itibariyle «iltibasa» yer verecek kadar ayniyet taşıdığı, başlıktaki + ibaresi dışında derginin isminin esinlenmenin ötesinde bir taklit olduğu ve bu durumun «haksız rekabete» neden olduğu gerekçesiyle davacının «maddi tazminat» talebinin kabulüne, ancak davacı davasını maddi tazminat yönünden «ıslah» etmiş ise de ıslah tarihi itibariyle bir yıllık sürenin dolduğu gerekçesiyle bu talebinin reddine, davacı vekilinin manevi tazminat talebi yönünden ise «haksız eylem» olarak nitelendirilen +İçmimarlık dergisindeki iç mimarlık ibaresinin kullanılmasının davacı açısından «kişilik haklarına saldırı» niteliği taşımadığı gerekçesiyle de manevi tazminat isteminin reddine karar verilmiştir.
1- Davanın 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 54 vd. maddelerine dayalı açılmış olmasına ve davacı tarafın bu davayı açmakta aktif dava «ehliyeti» bulunmasına göre, davalı vekilinin «husumete» ilişkin temyiz itirazının reddi gerekmiştir.
Hal böyleyken davalı tarafça yayınlanan “İç Mimar Dergisi” ile yine davalı tarafından sonradan yayınlanan “+ İç Mimarlık Dergisi” dikkate alınarak, bu yolda değerlendirme içeren bilirkişi raporu benimsenmek suretiyle «eksik inceleme» ve yanılgılı değerlendirme sonucu «haksız rekabetin» tespit ve önlenmesine karar verilmesi doğru görülmemiş hükmün bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/4103 E. 2019/1466 K.
Ortak:haksız rekabet
İncelediğiniz karardaTaraflar arasındaki «haksız rekabetin» tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
… yayın organı izlenimini verdiğini, ismi ve logosu nedeniyle, milletvekilleri ve vatandaşlar tarafından dergi ile TBMM arasında bağ kurulduğunu, farklı algılamaya ve «iltibasa» yol açtığını, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nda belirtilen «haksız rekabet» haline girmekte olduğunu ileri sürerek Meclis Özel adlı derginin yerel süreli yayınlarında, internet sayfası ve sosyal medya hesaplarında Meclis adını ve TBMM logo …
CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı tarafça iddia olunan «haksız rekabetin» ihlali sebebiyle ikame edilen huzurdaki davanın bir ve üç yıllık «zamanaşımına» uğradığını, davacının sadece Meclis ibaresinin derginin adında yer aldığı iddiasıyla huzurdaki davayı ikame ettiğini, davacının, soyut ve genel geçer cümlelerle iddia ettiği haksız rekabetin ne şekilde gerçekleştiğini somutlaştırması ve ispatlaması gerektiğini, benzer logo kullanımı iddiasının da tek başına haksız rekabeti oluşturmayacağını, huzurdaki davada «ispat yükünün» davacıda olmasına rağmen, iddiasını ispatlamak için ispata yarar herhangi bir delile dayanmadığını, TBMM Genel Sekreteri ile bu dergide yayınlanan iki adet röporta …
Benzer bu karardaİlk derece mahkemesince, iddia, savunma ve bozma ilamına göre, «haksız rekabet» teşkil ettiği iddia edilen dergi aslı temin edilemediği için tüm sayfalarının incelemediği ancak, sunulan sayfalarda dergi içeriğini gösteren listede ...’den bahsedilmesinin haksız rekabet niteliğinde olmadığı, dergide ... logosunun yer alması, davacının internet sitesinde herkese açık bilgilerin dergide yer almasının haksız rekabet sayılmayacağı, kim olduğu yada kimin adına çalıştıkları belli olmayan şahısların bir «esnafa» kredi sağlayacağız diyerek aldatmalarında derginin başlı başına suç unsuru olmadığı, bu şahısların davalı firma adına hareket ettiğinin ispatlanamadığı, ödenen paranın karşılığında dergi kapağının altında ... logosu olan bir dergi gönderilmiş olmasının haksız rekabet teşkil etmediği, anılan eylemlerin davacının «kişilik haklarının ihlali» niteliğinde olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:temyiz kanun yolu · istinaf kanun yolu · kişilik haklarının ihlali · dosyanın gönderilmesi · esnaf · kişilik hakları · kanun yolu · görevsizlik kararı
Benzer bu karardaİlk derece mahkemesince, iddia, savunma ve bozma ilamına göre, «haksız rekabet» teşkil ettiği iddia edilen dergi aslı temin edilemediği için tüm sayfalarının incelemediği ancak, sunulan sayfalarda dergi içeriğini gösteren listede ...’den bahsedilmesinin haksız rekabet niteliğinde olmadığı, dergide ... logosunun yer alması, davacının internet sitesinde herkese açık bilgilerin dergide yer almasının haksız rekabet sayılmayacağı, kim olduğu yada kimin adına çalıştıkları belli olmayan şahısların bir «esnafa» kredi sağlayacağız diyerek aldatmalarında derginin başlı başına suç unsuru olmadığı, bu şahısların davalı firma adına hareket ettiğinin ispatlanamadığı, ödenen paranın karşılığında dergi kapağının altında ... logosu olan bir dergi gönderilmiş olmasının haksız rekabet teşkil etmediği, anılan eylemlerin davacının «kişilik haklarının ihlali» niteliğinde olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
İlk derece mahkemesince yukarıda özetlenen gerekçe ile davanın reddine dair verilen 20...2016 tarihli karar, her ne kadar bölge adliye mahkemelerinin faaliyete geçtiği tarihten sonra verilmiş ise de, dava dosyasında «görevsizlik» kararı ile «dosyanın gönderildiği» ... ....
Fikri ve Sınai Haklar Mahkemesi tarafından verilen ....04.2013 gün ve 2013/58 Esas-2013/76 Karar evvelce Dairemizin 04.03.2014 gün, 2013/15029 Esas- 2014/4060 Karar sayılı ilamıyla Yargıtay incelemesinden geçmiş olup, anılan Kanun maddesi uyarınca hükmün «temyiz kanun yolu» incelemesine tabi olduğu açıktır.
Bu meyanda, ilk derece mahkemesince kararın hüküm kısmında «istinaf kanun yolunun» gösterilmiş olması da sonucu değiştirmeyecektir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/1776 E. 2013/18533 K.
Ortak:haksız rekabet · iltibas
İncelediğiniz kararda… yayın organı izlenimini verdiğini, ismi ve logosu nedeniyle, milletvekilleri ve vatandaşlar tarafından dergi ile TBMM arasında bağ kurulduğunu, farklı algılamaya ve «iltibasa» yol açtığını, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nda belirtilen «haksız rekabet» haline girmekte olduğunu ileri sürerek Meclis Özel adlı derginin yerel süreli yayınlarında, internet sayfası ve sosyal medya hesaplarında Meclis adını ve TBMM logo …
Taraflar arasındaki «haksız rekabetin» tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı tarafça iddia olunan «haksız rekabetin» ihlali sebebiyle ikame edilen huzurdaki davanın bir ve üç yıllık «zamanaşımına» uğradığını, davacının sadece Meclis ibaresinin derginin adında yer aldığı iddiasıyla huzurdaki davayı ikame ettiğini, davacının, soyut ve genel geçer cümlelerle iddia ettiği haksız rekabetin ne şekilde gerçekleştiğini somutlaştırması ve ispatlaması gerektiğini, benzer logo kullanımı iddiasının da tek başına haksız rekabeti oluşturmayacağını, huzurdaki davada «ispat yükünün» davacıda olmasına rağmen, iddiasını ispatlamak için ispata yarar herhangi bir delile dayanmadığını, TBMM Genel Sekreteri ile bu dergide yayınlanan iki adet röporta …
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davacı markalarını gören «ortalama tüketici» kitlesinin markaları içmimarlar odasının resmi yayın organı ve dergisi olarak algılayacakları, davalının fiili marka kullanımına konu “+içmimarlık, iç mimari, proje, stil ve mekan dergisi” ibaresini bir dergi üzerinde gören tüketici kitlesinin ise söz konusu dergiyi iç mimarlık alanında yayın yapan herhangi bir dergi olarak algılayacakları ve davacı ... ile ilişkilendirmeyecekleri, her iki tarafın markasına konu “iç mimarlık” ibaresinin iç mimari alanında yayın yapan dergiler için tanımlayıcı olduğu, davalı markasında bulunan “+” işaretinin davalı dergisine «ayırt edicilik» katacağı, davalının fiili kullanımının davacı markalarının ihlali niteliğinde olmadığı, KHK'nın 9/«son» m. uyarınca davacının marka tescil ve markanın yayın tarihinin davalının fiili kullanımından sonra olması nedeniyle, marka hakkının davalıya karşı ileri sürülmesinin mümkün olmadığı, davacının tescilden doğan hakkını ileri sürme koşulları oluşmadığından davalının kötü niyetli olduğunun ileri sürülemeyeceği, tarafların bir dönem yayın sözleşmesi yaptıktan ve aralarındaki ilişki sona erdikten sonra, davalının bildiği ve yapmakta olduğu işi başka bir marka ile yapmaya devam etmesinin «kötü niyet» veya «haksız rekabet» olarak kabul edilemeyeceği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
… dıyla dergi çıkartmaya başladığı iddiasıyla davalının eyleminin hukuka aykırılığının tespiti talep edilmiş; davacı tarafından davalıya gönderilen 18/05/2011 tarihli «ihtarname» ile davalının “+içmimarlık” dergisinin toplatılması, çıkarılacak yayın ve hizmetlerde davacı markalarının kullanılmaması aksi takdirde «marka hakkına tecavüz» ve «haksız rekabet» nedeniyle dava açılacağı «ihtar» edilmiş; bu suretle davacının davalı eyleminin haksız rekabet oluşturduğunun tespit ve önlenmesini talep ettiği anlaşılmaktadır.
… içmimarlık” isimli dergi çıkartılması eyleminin değerlendirilmesi, TTK'nın 57/5 md. uyarınca “Başkasının emtiası, iş mahsulleri, faaliyeti veya ticaret işletmesiyle «iltibaslar» meydana getirmeye çalışmak veya buna müsait bulunan tedbirlere başvurmak, hususiyle başkasının haklı olarak kullandığı ad, unvan, marka, işaret gibi tanıtma vasıtalariyle iltibasa meydan verebilecek surette, ad, unvan, marka, işaret gibi tanıtma vasıtaları kullanmak veyahut iltibasa meydan veren malları, durumu bilerek veya bilmeyerek, satışa arz etmek veya şahsi ihtiyaçtan başka her ne sebeple olursa olsun elinde bulundurmak” hususlarının olup olmadığının somut uyuşmazlıkta tartışılması ve oluşacak sonuç çerçevesinde karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde «eksik incelemeye» dayalı olarak hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:marka hakkına tecavüz · kötü niyet · ihtar · ortalama tüketici · ihtarname · ayırt edicilik · maddi tazminat · ilan
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davacı markalarını gören «ortalama tüketici» kitlesinin markaları içmimarlar odasının resmi yayın organı ve dergisi olarak algılayacakları, davalının fiili marka kullanımına konu “+içmimarlık, iç mimari, proje, stil ve mekan dergisi” ibaresini bir dergi üzerinde gören tüketici kitlesinin ise söz konusu dergiyi iç mimarlık alanında yayın yapan herhangi bir dergi olarak algılayacakları ve davacı ... ile ilişkilendirmeyecekleri, her iki tarafın markasına konu “iç mimarlık” ibaresinin iç mimari alanında yayın yapan dergiler için tanımlayıcı olduğu, davalı markasında bulunan “+” işaretinin davalı dergisine «ayırt edicilik» katacağı, davalının fiili kullanımının davacı markalarının ihlali niteliğinde olmadığı, KHK'nın 9/«son» m. uyarınca davacının marka tescil ve markanın yayın tarihinin davalının fiili kullanımından sonra olması nedeniyle, marka hakkının davalıya karşı ileri sürülmesinin mümkün olmadığı, davacının tescilden doğan hakkını ileri sürme koşulları oluşmadığından davalının kötü niyetli olduğunun ileri sürülemeyeceği, tarafların bir dönem yayın sözleşmesi yaptıktan ve aralarındaki ilişki sona erdikten sonra, davalının bildiği ve yapmakta olduğu işi başka bir marka ile yapmaya devam etmesinin «kötü niyet» veya «haksız rekabet» olarak kabul edilemeyeceği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
2- Dava, «marka hakkına tecavüzün» tespiti, markaya tecavüzün önlenmesi, «maddi tazminat» ve hükmün «ilanı» istemine ilişkin olup, yukarıdaki özetten de anlaşılacağı üzere mahkemece davanın reddine karar verilmiştir.
… dıyla dergi çıkartmaya başladığı iddiasıyla davalının eyleminin hukuka aykırılığının tespiti talep edilmiş; davacı tarafından davalıya gönderilen 18/05/2011 tarihli «ihtarname» ile davalının “+içmimarlık” dergisinin toplatılması, çıkarılacak yayın ve hizmetlerde davacı markalarının kullanılmaması aksi takdirde «marka hakkına tecavüz» ve «haksız rekabet» nedeniyle dava açılacağı «ihtar» edilmiş; bu suretle davacının davalı eyleminin haksız rekabet oluşturduğunun tespit ve önlenmesini talep ettiği anlaşılmaktadır.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2022/5742 E. , 2024/2326 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
SAYISI 2020/1406 Esas, 2022/902 Karar
Avukat ...
HÜKÜM
Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ Ankara 11. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI 2017/553 E., 2020/524 K.
Taraflar arasındaki haksız rekabetin tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne, dava, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin ikinci fıkrası gereğince miktar veya değer söz konusu olmaksızın duruşmalı olarak incelenmesi gereken dava ve işlerin dışında bulunduğundan duruşma isteğinin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; merkezi Ankara'da olan davalının imtiyaz sahibi ve Yazı İşleri Müdürü olduğu Meclis Özel adlı dergi yayımlandığını, bu dergide, derginin internet sayfası ve sosyal medya hesaplarında Meclis adı ve TBMM logosuna benzeyen logo kullanıldığını, hukuka aykırı olarak söz konusu derginin yerel süreli yayınlarında, internet sayfası ve sosyal medya hesaplarında Meclis adını ve logosunu kullanmasının TBMM'nin yayın organı izlenimini verdiğini, ismi ve logosu nedeniyle, milletvekilleri ve vatandaşlar tarafından dergi ile TBMM arasında bağ kurulduğunu, farklı algılamaya ve iltibasa yol açtığını, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nda belirtilen haksız rekabet haline girmekte olduğunu ileri sürerek Meclis Özel adlı derginin yerel süreli yayınlarında, internet sayfası ve sosyal medya hesaplarında Meclis adını ve TBMM logosuna benzeyen logo kullanmasının haksız rekabet olduğunun tespitine, haksız rekabetin önlenmesine, derginin isminden, internet ve sosyal medya hesaplarından Meclis isminin ve Türkiye Büyük Millet Meclisi logosuna benzeyen logosunun kaldırılması suretiyle haksız rekabetin önlenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı tarafça iddia olunan haksız rekabetin ihlali sebebiyle ikame edilen huzurdaki davanın bir ve üç yıllık zamanaşımına uğradığını, davacının sadece Meclis ibaresinin derginin adında yer aldığı iddiasıyla huzurdaki davayı ikame ettiğini, davacının, soyut ve genel geçer cümlelerle iddia ettiği haksız rekabetin ne şekilde gerçekleştiğini somutlaştırması ve ispatlaması gerektiğini, benzer logo kullanımı iddiasının da tek başına haksız rekabeti oluşturmayacağını, huzurdaki davada ispat yükünün davacıda olmasına rağmen, iddiasını ispatlamak için ispata yarar herhangi bir delile dayanmadığını, TBMM Genel Sekreteri ile bu dergide yayınlanan iki adet röportaj yapıldığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı tarafından çıkartılan Meclis Özel dergisinin, yerel süreli yayınlarında, internet sayfası ve sosyal medya hesaplarında TBMM logosuna oldukça benzeyen, dikkat edilmediği takdirde ayırt edilmesi mümkün olmayan logo ile Meclis ibaresini birlikte kullandığı, Meclis ibaresinin yanında özel ibaresinin oldukça küçük yer aldığı, bu durumun davalının dergi ve internet site ve sosyal medya hesaplarındaki logo ve ismi ile TBMM isim ve logosu arasında okuyucuyu yanılmaya yönelik dürüstlük kuralına aykırı reklam ve satış yöntemi ile haksız rekabet oluşturduğu, davalının fiilen logo ve Meclis ismini kullanmaya devam etmesi nedeniyle 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 60 ıncı maddesindeki 3 yıllık zamanaşımının dolmadığı gerekçesi ile davanın kabulüne, davalının Meclis Özel Dergisi, yerel süreli yayınlarında, internet sayfası ve sosyal medya hesaplarında Meclis adına ve TBMM logosuna benzeyen logoyu haksız rekabet hükümlerine aykırı kullandığının tespitine, Meclis ibaresi ve TBMM logosuna benzeyen logonun kaldırılması suretiyle haksız rekabetin önlenmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davanın zamanaşımına uğradığını, kullanımı yasak kelimelerden olmayan meclis ibaresinin dergi isminde geçmesinin ne şekilde haksız rekabete neden olduğunun somut bir şekilde ortaya konulamadığını, davada ispat yükü davacıda olmasına rağmen, davacı taraf iddiasını ispatlamak için ispata yarar herhangi bir delile dayanmadığını, müvekkilin dergisinin ismi meclis kelimesinden ibaret olmadığını, TBMM logosu ile müvekkiline ait Meclis Özel isimli derginin logosunun benzediği iddiasının gerçek dışı olup logoların gözle görülür ve net bir şekilde birbirinden farklı bulunduğunu, logoların benzerliği hususunda bilirkişi incelemesi yapılmadığını, haksız rekabetin önlenmesine karar verilebilmesi için haksız rekabet iddiasının ispatlanması gerektiğini, TBMM Genel Sekreteri ile röportaj dahi yapıldığını, davacının benzer başka logolu dergilere dava açmadığını, bu bağlamda kötü niyetli olduğunu, hemen her sayıda farklı logo kombinasyonu kullandıklarını, TBMM'nin serbest piyasada yer almadığını ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, davalı tarafından çıkartılan Meclis Özel dergisinin, yerel süreli yayınlarında, internet sayfası ve sosyal medya hesaplarında TBMM logosuna benzeyen logo ile Meclis ibaresini birlikte kullandığı, bu durumun 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu uyarınca haksız rekabet oluşturduğu, davalının haksız rekabet eyleminin devam etmesi nedeniyle zamanaşımının gerçekleşmediği gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde istinaf dilekçesindeki beyanlarını tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, haksız rekabetin tespiti istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2.6102 sayılı Kanun'un 54 üncü maddesinin ikinci fıkrası ve 55 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
21.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1051461300 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz