Marka hakkına tecavüz
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2013/1776 E. 2013/18533 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
marka hakkına tecavüz↗ kötü niyet↗ ihtar↗ ortalama tüketici↗ ihtarname↗ ayırt edicilik↗ maddi tazminat↗ ilan↗ eksik inceleme↗ haksız rekabet↗ iltibas↗ i̇i̇k 72/son↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davacı markalarını gören ortalama tüketici kitlesinin markaları içmimarlar odasının resmi yayın organı ve dergisi olarak algılayacakları, davalının fiili marka kullanımına konu “+içmimarlık, iç mimari, proje, stil ve mekan dergisi” ibaresini bir dergi üzerinde gören tüketici kitlesinin ise söz konusu dergiyi iç mimarlık alanında yayın yapan herhangi bir dergi olarak algılayacakları ve davacı ... ile ilişkilendirmeyecekleri, her iki tarafın markasına konu “iç mimarlık” ibaresinin iç mimari alanında yayın yapan dergiler için tanımlayıcı olduğu, davalı markasında bulunan “+” işaretinin davalı dergisine ayırt edicilik katacağı, davalının fiili kullanımının davacı markalarının ihlali niteliğinde olmadığı, KHK'nın 9/son m. uyarınca davacının marka tescil ve markanın yayın tarihinin davalının fiili kullanımından sonra olması nedeniyle, marka hakkının davalıya karşı ileri sürülmesinin mümkün olmadığı, davacının tescilden doğan hakkını ileri sürme koşulları oluşmadığından davalının kötü niyetli olduğunun ileri sürülemeyeceği, tarafların bir dönem yayın sözleşmesi yaptıktan ve aralarındaki ilişki sona erdikten sonra, davalının bildiği ve yapmakta olduğu işi başka bir marka ile yapmaya devam etmesinin kötü niyet veya haksız rekabet olarak kabul edilemeyeceği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davacı vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Dava, marka hakkına tecavüzün tespiti, markaya tecavüzün önlenmesi, maddi tazminat ve hükmün ilanı istemine ilişkin olup, yukarıdaki özetten de anlaşılacağı üzere mahkemece davanın reddine karar verilmiştir.
Dava dilekçesinde, davacı tarafından “içmimar” adıyla 2001 yılından itibaren bülten, 2005 yılından itibaren ise dergi formatıyla yayınlanan derginin çıkarılması için davalı şirketle 24.09.2008 tarihinde yayın sözleşmesinin imzalandığı, taraflar arasındaki sözleşmenin 31.12.2009 tarihinde sona erdiği ve bu sürede davalı şirketin “içmimar” dergisini davacı adına çıkardığı, sözleşmenin sona ermesinin ardından davalının “+içmimarlık” adıyla dergi çıkartmaya başladığı iddiasıyla davalının eyleminin hukuka aykırılığının tespiti talep edilmiş; davacı tarafından davalıya gönderilen 18/05/2011 tarihli ihtarname ile davalının “+içmimarlık” dergisinin toplatılması, çıkarılacak yayın ve hizmetlerde davacı markalarının kullanılmaması aksi takdirde marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet nedeniyle dava açılacağı ihtar edilmiş; bu suretle davacının davalı eyleminin haksız rekabet oluşturduğunun tespit ve önlenmesini talep ettiği anlaşılmaktadır. Buna göre, uyuşmazlığın 6762 Sayılı TTK'nın 56. vd. hükümlerine göre çözümü gerekir. Taraflara ait dergilerin ve aralarındaki yayın sözleşmesinin sona ermesinden sonra davalı tarafından “+içmimarlık” isimli dergi çıkartılması eyleminin değerlendirilmesi, TTK'nın 57/5 md. uyarınca “Başkasının emtiası, iş mahsulleri, faaliyeti veya ticaret işletmesiyle iltibaslar meydana getirmeye çalışmak veya buna müsait bulunan tedbirlere başvurmak, hususiyle başkasının haklı olarak kullandığı ad, unvan, marka, işaret gibi tanıtma vasıtalariyle iltibasa meydan verebilecek surette, ad, unvan, marka, işaret gibi tanıtma vasıtaları kullanmak veyahut iltibasa meydan veren malları, durumu bilerek veya bilmeyerek, satışa arz etmek veya şahsi ihtiyaçtan başka her ne sebeple olursa olsun elinde bulundurmak” hususlarının olup olmadığının somut uyuşmazlıkta tartışılması ve oluşacak sonuç çerçevesinde karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde eksik incelemeye dayalı olarak hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Haksız Rekabetin Tespiti ve Meni
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/6479 E. 2014/10647 K.
Ortak:kötü niyet · ortalama tüketici · ayırt edicilik · haksız rekabet · i̇i̇k 72/son
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davacı markalarını gören «ortalama tüketici» kitlesinin markaları içmimarlar odasının resmi yayın organı ve dergisi olarak algılayacakları, davalının fiili marka kullanımına konu “+içmimarlık, iç mimari, proje, stil ve mekan dergisi” ibaresini bir dergi üzerinde gören tüketici kitlesinin ise söz konusu dergiyi iç mimarlık alanında yayın yapan herhangi bir dergi olarak algılayacakları ve davacı ... ile ilişkilendirmeyecekleri, her iki tarafın markasına konu “iç mimarlık” ibaresinin iç mimari alanında yayın yapan dergiler için tanımlayıcı olduğu, davalı markasında bulunan “+” işaretinin davalı dergisine «ayırt edicilik» katacağı, davalının fiili kullanımının davacı markalarının ihlali niteliğinde olmadığı, KHK'nın 9/«son» m. uyarınca davacının marka tescil ve markanın yayın tarihinin davalının fiili kullanımından sonra olması nedeniyle, marka hakkının davalıya karşı ileri sürülmesinin mümkün olmadığı, davacının tescilden doğan hakkını ileri sürme koşulları oluşmadığından davalının kötü niyetli olduğunun ileri sürülemeyeceği, tarafların bir dönem yayın sözleşmesi yaptıktan ve aralarındaki ilişki sona erdikten sonra, davalının bildiği ve yapmakta olduğu işi başka bir marka ile yapmaya devam etmesinin «kötü niyet» veya «haksız rekabet» olarak kabul edilemeyeceği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
… dıyla dergi çıkartmaya başladığı iddiasıyla davalının eyleminin hukuka aykırılığının tespiti talep edilmiş; davacı tarafından davalıya gönderilen 18/05/2011 tarihli «ihtarname» ile davalının “+içmimarlık” dergisinin toplatılması, çıkarılacak yayın ve hizmetlerde davacı markalarının kullanılmaması aksi takdirde «marka hakkına tecavüz» ve «haksız rekabet» nedeniyle dava açılacağı «ihtar» edilmiş; bu suretle davacının davalı eyleminin haksız rekabet oluşturduğunun tespit ve önlenmesini talep ettiği anlaşılmaktadır.
Benzer bu karardaMahkemece, davacı markalarını gören «ortalama tüketici» kitlesinin markaları içmimarlar odasının resmi yayın organı ve dergisi olarak algılayacakları, davalının fiili marka kullanımına konu “+içmimarlık, iç mimari, proje, stil ve mekan dergisi” ibaresini bir dergi üzerinde gören tüketici kitlesinin ise söz konusu dergiyi iç mimarlık alanında yayın yapan herhangi bir dergi olarak algılayacakları ve davacı ... ile ilişkilendirmeyecekleri, her iki tarafın markasına konu “iç mimarlık” ibaresinin iç mimari alanında yayın yapan dergiler için tanımlayıcı olduğu, davalı markasında bulunan “+” işaretinin davalı dergisine «ayırt edicilik» katacağı, davalının fiili kullanımının davacı markalarının ihlali niteliğinde olmadığı, KHK'nın 9/«son» m. uyarınca davacının marka tescil ve markanın yayın tarihinin davalının fiili kullanımından sonra olması nedeniyle, marka hakkının davalıya karşı ileri sürülmesinin mümkün olmadığı, davacının tescilden doğan hakkını ileri sürme koşulları oluşmadığından davalının kötü niyetli olduğunun ileri sürülemeyeceği, tarafların bir dönem yayın sözleşmesi yaptıktan ve aralarındaki ilişki sona erdikten sonra, davalının bildiği ve yapmakta olduğu işi başka bir marka ile yapmaya devam etmesinin «kötü niyet» veya «haksız rekabet» olarak kabul edilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine dair verilen kararın davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine karar, Dairemizin 23.10.2013 günlü il …
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Haksız Rekabetin Tespiti ve Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/6513 E. 2014/12432 K.
Ortak:maddi tazminat · eksik inceleme · haksız rekabet · iltibas
İncelediğiniz kararda… içmimarlık” isimli dergi çıkartılması eyleminin değerlendirilmesi, TTK'nın 57/5 md. uyarınca “Başkasının emtiası, iş mahsulleri, faaliyeti veya ticaret işletmesiyle «iltibaslar» meydana getirmeye çalışmak veya buna müsait bulunan tedbirlere başvurmak, hususiyle başkasının haklı olarak kullandığı ad, unvan, marka, işaret gibi tanıtma vasıtalariyle iltibasa meydan verebilecek surette, ad, unvan, marka, işaret gibi tanıtma vasıtaları kullanmak veyahut iltibasa meydan veren malları, durumu bilerek veya bilmeyerek, satışa arz etmek veya şahsi ihtiyaçtan başka her ne sebeple olursa olsun elinde bulundurmak” hususlarının olup olmadığının somut uyuşmazlıkta tartışılması ve oluşacak sonuç çerçevesinde karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde «eksik incelemeye» dayalı olarak hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davacı markalarını gören «ortalama tüketici» kitlesinin markaları içmimarlar odasının resmi yayın organı ve dergisi olarak algılayacakları, davalının fiili marka kullanımına konu “+içmimarlık, iç mimari, proje, stil ve mekan dergisi” ibaresini bir dergi üzerinde gören tüketici kitlesinin ise söz konusu dergiyi iç mimarlık alanında yayın yapan herhangi bir dergi olarak algılayacakları ve davacı ... ile ilişkilendirmeyecekleri, her iki tarafın markasına konu “iç mimarlık” ibaresinin iç mimari alanında yayın yapan dergiler için tanımlayıcı olduğu, davalı markasında bulunan “+” işaretinin davalı dergisine «ayırt edicilik» katacağı, davalının fiili kullanımının davacı markalarının ihlali niteliğinde olmadığı, KHK'nın 9/«son» m. uyarınca davacının marka tescil ve markanın yayın tarihinin davalının fiili kullanımından sonra olması nedeniyle, marka hakkının davalıya karşı ileri sürülmesinin mümkün olmadığı, davacının tescilden doğan hakkını ileri sürme koşulları oluşmadığından davalının kötü niyetli olduğunun ileri sürülemeyeceği, tarafların bir dönem yayın sözleşmesi yaptıktan ve aralarındaki ilişki sona erdikten sonra, davalının bildiği ve yapmakta olduğu işi başka bir marka ile yapmaya devam etmesinin «kötü niyet» veya «haksız rekabet» olarak kabul edilemeyeceği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
2- Dava, «marka hakkına tecavüzün» tespiti, markaya tecavüzün önlenmesi, «maddi tazminat» ve hükmün «ilanı» istemine ilişkin olup, yukarıdaki özetten de anlaşılacağı üzere mahkemece davanın reddine karar verilmiştir.
Benzer bu kararda… şlıklarının ve sıralarının aynı isimlerle adlandırıldığı, her iki dergide de proje başlığı adı altında belli mimari projelerin ele alındığını, aynı şekilde röportaj «bölümlerinin» olduğunu, derginin içerik itibariyle «iltibasa» yer verecek kadar ayniyet taşıdığı, başlıktaki + ibaresi dışında derginin isminin esinlenmenin ötesinde bir taklit olduğu ve bu durumun «haksız rekabete» neden olduğu gerekçesiyle davacının «maddi tazminat» talebinin kabulüne, ancak davacı davasını maddi tazminat yönünden «ıslah» etmiş ise de ıslah tarihi itibariyle bir yıllık sürenin dolduğu gerekçesiyle bu talebinin reddine, davacı vekilinin manevi tazminat talebi yönünden ise «haksız eylem» olarak nitelendirilen +İçmimarlık dergisindeki iç mimarlık ibaresinin kullanılmasının davacı açısından «kişilik haklarına saldırı» niteliği taşımadığı gerekçesiyle de manevi tazminat isteminin reddine karar verilmiştir.
2- Taraflar arasındaki uyuşmazlık, davalı tarafça kullanılan süreli yayın dergi adının ve içeriğinin, davacı tarafça yayınlanan dergi adı ve içeriği ile «iltibasa» sebebiyet verdiğinden bahisle «haksız rekabetin» önlenmesine yönelik olduğuna göre, bu hususta yapılacak değerlendirmede taraflarca piyasaya sunulan dergi örneklerinin karşılaştırılması gerekir.
Hal böyleyken davalı tarafça yayınlanan “İç Mimar Dergisi” ile yine davalı tarafından sonradan yayınlanan “+ İç Mimarlık Dergisi” dikkate alınarak, bu yolda değerlendirme içeren bilirkişi raporu benimsenmek suretiyle «eksik inceleme» ve yanılgılı değerlendirme sonucu «haksız rekabetin» tespit ve önlenmesine karar verilmesi doğru görülmemiş hükmün bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kişilik haklarına saldırı · kişilik hakları · haksız eylem · iş bölümü · taraf ehliyeti · ıslah · husumet
Benzer bu kararda… şlıklarının ve sıralarının aynı isimlerle adlandırıldığı, her iki dergide de proje başlığı adı altında belli mimari projelerin ele alındığını, aynı şekilde röportaj «bölümlerinin» olduğunu, derginin içerik itibariyle «iltibasa» yer verecek kadar ayniyet taşıdığı, başlıktaki + ibaresi dışında derginin isminin esinlenmenin ötesinde bir taklit olduğu ve bu durumun «haksız rekabete» neden olduğu gerekçesiyle davacının «maddi tazminat» talebinin kabulüne, ancak davacı davasını maddi tazminat yönünden «ıslah» etmiş ise de ıslah tarihi itibariyle bir yıllık sürenin dolduğu gerekçesiyle bu talebinin reddine, davacı vekilinin manevi tazminat talebi yönünden ise «haksız eylem» olarak nitelendirilen +İçmimarlık dergisindeki iç mimarlık ibaresinin kullanılmasının davacı açısından «kişilik haklarına saldırı» niteliği taşımadığı gerekçesiyle de manevi tazminat isteminin reddine karar verilmiştir.
1- Davanın 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 54 vd. maddelerine dayalı açılmış olmasına ve davacı tarafın bu davayı açmakta aktif dava «ehliyeti» bulunmasına göre, davalı vekilinin «husumete» ilişkin temyiz itirazının reddi gerekmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2013/1776 E. , 2013/18533 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 08.10.2012 tarih ve 2011/243-2012/204 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davacının “İÇMİMARLAR ODASI İÇ MİMARLIK”, “İÇMİMARLAR ODASI İÇ MİMARİ”, “İÇMİMARLAR ODASI İÇMİMAR” unsurlu markalarını, yayımını yaptığı “iç mimar” isimli dergisinde kullandığını, adı geçen derginin 2001 yılında bülten formatıyla basılarak dağıtıldığını, 2005'ten itibaren ise dergi formatında yayınlanmaya başladığını, davalı şirket ile içmimar dergisini hazırlaması ve çıkarması için 2008 yılında yayın sözleşmesi imzalandığını, 2009 yılında bu sözleşmenin sona erdiğini, sonrasında davalı şirketin “+içmimarlık” adıyla dergi çıkarmaya başladığını, davalının eyleminin davacının marka hakkını ihlal ettiğini, davalı şirketin marka tescilinden önce de bu markaları bildiğini ve kötü niyetli olduğunu, müvekkilinin adını kullanarak üçüncü kişilerden reklam almaya çalıştığını ileri sürerek;
marka ihlalinin tespiti ve önlenmesine, “+içmimarlık” ismini taşıyan dergilerin toplatılmasına, 1.000,00 TL maddi tazminata, karar özetinin ilanına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkili şirketin Ocak 2010 tarihinden beri çıkarmakta olduğu “+içmimarlık” dergisinin isminin davacının markaları ile benzerlik göstermediğini, davacının marka tescilinin müvekkilinin dergisinin çıkartıldığı tarihten sonra ve kötü niyetli olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davacı markalarını gören ortalama tüketici kitlesinin markaları içmimarlar odasının resmi yayın organı ve dergisi olarak algılayacakları, davalının fiili marka kullanımına konu “+içmimarlık, iç mimari, proje, stil ve mekan dergisi” ibaresini bir dergi üzerinde gören tüketici kitlesinin ise söz konusu dergiyi iç mimarlık alanında yayın yapan herhangi bir dergi olarak algılayacakları ve davacı ... ile ilişkilendirmeyecekleri, her iki tarafın markasına konu “iç mimarlık” ibaresinin iç mimari alanında yayın yapan dergiler için tanımlayıcı olduğu, davalı markasında bulunan “+” işaretinin davalı dergisine ayırt edicilik katacağı, davalının fiili kullanımının davacı markalarının ihlali niteliğinde olmadığı, KHK'nın 9/son m.
uyarınca davacının marka tescil ve markanın yayın tarihinin davalının fiili kullanımından sonra olması nedeniyle, marka hakkının davalıya karşı ileri sürülmesinin mümkün olmadığı, davacının tescilden doğan hakkını ileri sürme koşulları oluşmadığından davalının kötü niyetli olduğunun ileri sürülemeyeceği, tarafların bir dönem yayın sözleşmesi yaptıktan ve aralarındaki ilişki sona erdikten sonra, davalının bildiği ve yapmakta olduğu işi başka bir marka ile yapmaya devam etmesinin kötü niyet veya haksız rekabet olarak kabul edilemeyeceği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davacı vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Dava, marka hakkına tecavüzün tespiti, markaya tecavüzün önlenmesi, maddi tazminat ve hükmün ilanı istemine ilişkin olup, yukarıdaki özetten de anlaşılacağı üzere mahkemece davanın reddine karar verilmiştir.
Dava dilekçesinde, davacı tarafından “içmimar” adıyla 2001 yılından itibaren bülten, 2005 yılından itibaren ise dergi formatıyla yayınlanan derginin çıkarılması için davalı şirketle 24.09.2008 tarihinde yayın sözleşmesinin imzalandığı, taraflar arasındaki sözleşmenin 31.12.2009 tarihinde sona erdiği ve bu sürede davalı şirketin “içmimar” dergisini davacı adına çıkardığı, sözleşmenin sona ermesinin ardından davalının “+içmimarlık” adıyla dergi çıkartmaya başladığı iddiasıyla davalının eyleminin hukuka aykırılığının tespiti talep edilmiş; davacı tarafından davalıya gönderilen 18/05/2011 tarihli ihtarname ile davalının “+içmimarlık” dergisinin toplatılması, çıkarılacak yayın ve hizmetlerde davacı markalarının kullanılmaması aksi takdirde marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet nedeniyle dava açılacağı ihtar edilmiş;
bu suretle davacının davalı eyleminin haksız rekabet oluşturduğunun tespit ve önlenmesini talep ettiği anlaşılmaktadır. Buna göre, uyuşmazlığın 6762 Sayılı TTK'nın 56. vd. hükümlerine göre çözümü gerekir. Taraflara ait dergilerin ve aralarındaki yayın sözleşmesinin sona ermesinden sonra davalı tarafından “+içmimarlık” isimli dergi çıkartılması eyleminin değerlendirilmesi, TTK'nın 57/5 md. uyarınca “Başkasının emtiası, iş mahsulleri, faaliyeti veya ticaret işletmesiyle iltibaslar meydana getirmeye çalışmak veya buna müsait bulunan tedbirlere başvurmak, hususiyle başkasının haklı olarak kullandığı ad, unvan, marka, işaret gibi tanıtma vasıtalariyle iltibasa meydan verebilecek surette, ad, unvan, marka, işaret gibi tanıtma vasıtaları kullanmak veyahut iltibasa meydan veren malları, durumu bilerek veya bilmeyerek, satışa arz etmek veya şahsi ihtiyaçtan başka her ne sebeple olursa olsun elinde bulundurmak” hususlarının olup olmadığının somut uyuşmazlıkta tartışılması ve oluşacak sonuç çerçevesinde karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde eksik incelemeye dayalı olarak hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) nolu bentte yazılı nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 23.10.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1039289000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz