Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2023/4138 E. 2024/2117 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
faiz başlangıç tarihi↗ ispat külfeti↗ maddi hata↗ müteselsil kefil↗ muacceliyet↗ vade↗ kefil↗ kredi sözleşmesi↗ taahhütname↗ yasal faiz↗ yükleten (shipper)↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İlk Derece Mahkemesince karar başlığında birleşen davaların gösterilmemiş olması maddi hataya dayalı olup mahallinde her zaman düzeltilebilir.
Dosyadaki yazılara, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, asıl ve birleşen davalarda davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/4001 E. 2024/1576 K.
Ortak:kredi sözleşmesi · Alacak
Benzer bu karardaDava, «kredi sözleşmesinden» kaynaklanan alacak talebine ilişkindir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/4139 E. 2024/2212 K.
Ortak:ispat külfeti · müteselsil kefil · vade · kefil · taahhütname · yasal faiz · Alacak
Benzer bu kararda… rdımlaşma ve Dayanışma Genel Müdürlüğü arasında yapılan işbirliği ile uygulanan kırsal alanda sosyal destek projesinden yararlanan kooperatif ortaklarından alınacak «taahhütname» ve borçlanma sözleşmesinin imzalandığı, davalının anılan sözleşmelerde borçlu ortak ve «müteselsil kefil» ortak sıfatıyla yer aldığı, borçlu ortağın kredi miktarını T.C. ...
Bankası Siverek Şubesinden aldığının sözleşmede belirtildiği, davacı tarafından ödemeye ilişkin sunulan banka dekontlarının mevcut olduğu, somut olayda «ispat külfetinin» davalıya ait olduğu ve krediye konu parayı almadığına yönelik savunmalarını yazılı delille kanıtlaması gerektiği anlaşıldığından davacının talepleri ile sözleşmelerdeki kredi miktarı dikkate alınarak asıl ve birleşen davaların kısmen kabul kısmen reddi ile sözleşmenin 11. maddesi dikkate alınarak «vade» tarihinden itibaren «yasal faize» hükmedilmesi gerektiği gerekçesiyle asıl ve birleşen davaların kısmen kabulü ile her bir dava için ayrı ayrı olmak üzere, 42.135,60 TL'nin 01.06.2014 tarihinden it …
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/5746 E. 2024/3776 K.
Ortak:faiz başlangıç tarihi · ispat külfeti · müteselsil kefil · muacceliyet · vade · kefil · taahhütname · yasal faiz · Alacak
Benzer bu kararda… rdımlaşma ve Dayanışma Genel Müdürlüğü arasında yapılan işbirliği ile uygulanan kırsal alanda sosyal destek projesinden yararlanan kooperatif ortaklarından alınacak «taahhütname» ve borçlanma sözleşmesinin imzalandığı, davalının anılan sözleşmelerde borçlu ortak ve «müteselsil kefil» ortak sıfatıyla yer aldığı, borçlu ortağın kredi miktarını T.C.
… , davacı tarafından ödemeye ilişkin sunulan banka dekontlarının mevcut olduğu, davalı tarafından ortaklar sözleşmelerindeki imzaların inkar edilmediği, somut olayda «ispat külfetinin» davalıya ait olduğu ve krediye konu parayı almadığına yönelik savunmalarını yazılı delille kanıtlaması gerektiği anlaşıldığından asıl ve birleşen davaların «ıslah» edilmiş halleri ile kabulüne karar verilerek ve sözleşmenin 11. maddesi dikkate alınarak «vade» tarihinden itibaren «yasal faize» hükmedilmesi gerektiği vicdani kanaatine varıldığı gerekçesiyle asıl ve birleşen davaların kabulüne karar verilmiştir.
… ekili temyiz dilekçesinde özetle; davanın kabulüne bir diyeceklerinin bulunmadığını, sözleşme ile kararlaştırılan ilk taksitin ödenmemesi halinde diğer borçların da «muaccel» olacağı belirtilmiş olup, sözleşmenin 11 inci maddesinde, kredi taksitlerinden herhangi birinin vadesinde ödenmemesi durumunda borç tarihi olarak borcun ödenmediği zaman diliminin esas alındığını, söz konusu madde hükmünden de anlaşılacağı üzere davalıların ilk ödemeyi yapmadıkları tarihin esas alınması gerektiğini, «faizin başlangıç tarihinin» hatalı belirlendiğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ıslah
Benzer bu kararda… , davacı tarafından ödemeye ilişkin sunulan banka dekontlarının mevcut olduğu, davalı tarafından ortaklar sözleşmelerindeki imzaların inkar edilmediği, somut olayda «ispat külfetinin» davalıya ait olduğu ve krediye konu parayı almadığına yönelik savunmalarını yazılı delille kanıtlaması gerektiği anlaşıldığından asıl ve birleşen davaların «ıslah» edilmiş halleri ile kabulüne karar verilerek ve sözleşmenin 11. maddesi dikkate alınarak «vade» tarihinden itibaren «yasal faize» hükmedilmesi gerektiği vicdani kanaatine varıldığı gerekçesiyle asıl ve birleşen davaların kabulüne karar verilmiştir.
4 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/4140 E. 2024/1760 K.
Ortak:faiz başlangıç tarihi · ispat külfeti · müteselsil kefil · kefil · kredi sözleşmesi · taahhütname · yasal faiz · Alacak
Benzer bu kararda… rdımlaşma ve Dayanışma Genel Müdürlüğü arasında yapılan işbirliği ile uygulanan kırsal alanda sosyal destek projesinden yararlanan kooperatif ortaklarından alınacak «taahhütname» ve borçlanma sözleşmesinin imzalandığı, davalıların anılan sözleşmelerde borçlu ortak ve «müteselsil kefil» ortak sıfatıyla yer aldıkları, borçlu ortağın kredi miktarını T.C.
… avacı tarafından ödemeye ilişkin sunulan banka dekontlarının mevcut olduğu, davalılar tarafından ortaklar sözleşmelerindeki imzaların inkar edilmediği, somut olayda «ispat külfetinin» davalılara ait olduğu ve krediye konu parayı almadıklarına yönelik savunmalarını yazılı delille kanıtlamaları gerektiği gerekçesiyle asıl ve birleşen davaların kısmen kabulü, kısmen reddi ile 42.135,60 TL'nin 01.06.2014 tarihinden itibaren «yasal faizi» ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Temyiz Sebepleri Asıl ve birleşen davada davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; Mahkemece asıl alacağa uygulanan «faizin başlangıç tarihi» hususunda hataya düşüldüğünü, faiz başlangıç tarihi olarak davalıların ilk ödemeyi yapmadığı tarihin esas alınması gerektiğini belirterek faiz başlangıç tarihi yönünden kararın bozulmasını istemiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/3396 E. 2024/2211 K.
Ortak:ispat külfeti · müteselsil kefil · vade · kefil · taahhütname · yasal faiz · Alacak
Benzer bu kararda… rdımlaşma ve Dayanışma Genel Müdürlüğü arasında yapılan işbirliği ile uygulanan kırsal alanda sosyal destek projesinden yararlanan kooperatif ortaklarından alınacak «taahhütname» ve borçlanma sözleşmesinin imzalandığı, davalıların anılan sözleşmelerde borçlu ortak ve «müteselsil kefil» ortak sıfatıyla yer aldıkları, borçlu ortağın kredi miktarını ...
… ye ilişkin sunulan banka dekontlarının mevcut olduğu, davalılar tarafından ortaklar sözleşmelerindeki imzaların kendisine ait olduğunun kabul edildiği, somut olayda «ispat külfetinin» davalılara ait olduğu ve krediye konu parayı almadıklarına yönelik savunmalarını yazılı delille kanıtlamaları gerektiği ancak buna yönelik bir delil sunulmadığı, sözleşmenin 11. maddesi dikkate alınarak «vade» tarihinden itibaren «yasal faize» hükmedildiği gerekçesiyle asıl ve birleşen davaların kabulü ile her bir dava için ayrı ayrı olmak üzere, 12.981,46TL'nin 21.02.2014 tarihinden itibaren yasal faizi …
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/3343 E. 2012/17329 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:bloke · şikayet · ek prim · keşideci · kamu düzeni · yargılama gideri · görevsizlik kararı · haciz
Benzer bu karardaMahkemece, tüm dosya kapsamına göre, «keşidecisi» olduğu senetler nedeniyle davacı hakkında kambiyo senetlerine mahsus «haciz» yoluyla takip başlatıldığı, Siverek İcra Müdürlüğü tarafından İş Bankası Siverek Şube Müdürlüğü'ne yazılan müvekkere ile davacının vadeli vadesiz mevduatlarına, doğacak «prim» ve alacaklarına haciz konulması için talimat gönderildiği, bu yazıya istinaden davacının maaş hesabına «bloke» konulduğu, alacaklı vekilinin talebi üzerine söz konusu haczin kaldırıldığı gerekçesiyle, davacının talebi hakkında karar «verilmesine yer olmadığına», bankanın icra müdürlüğü talimatını yerine getirmiş olması nedeniyle «yargılama giderlerinin» davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmiştir.
1- Dava haczedilmezlik «şikayetine» ilişkin olup, bu niteliğine göre İcra Hukuk Mahkemesi'nde görülmesi gerekmektedir.
Görevle ilgili düzenlemeler «kamu düzenine» ilişkin olup, taraflar ileri sürmese de yargılamanın her aşamasında resen gözetilir.
Mahkemece «görevsizlik» kararı verilmesi gerekirken, davanın Asliye Hukuk Mahkemesinde görülmesi doğru görülmemiş, kararın re'sen bozulmasını gerektirmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/6781 E. 2024/4390 K.
Ortak:ispat külfeti · muacceliyet · vade · kredi sözleşmesi · taahhütname · yasal faiz · Alacak
Benzer bu kararda… diği, davalının sözleşmedeki imzaların kendisine ait olmadığını beyan etmesi üzerine Mahkemece aldırılan Diyarbakır Kriminal Polis Laboratuvarı raporuyla borca konu «kredi sözleşmesindeki» imzaların davalıya ait olduğunun tespit edildiği, davacı tarafça yapılan ödemeye ilişkin banka dekontunun sunulduğu, «ispat külfetinin» davalıya ait olduğu, krediye konu parayı almadığına yönelik savunmalarını yazılı delille kanıtlayamadığı gerekçesiyle sözleşmedeki kredi miktarı dikkate alınarak davanın kısmen kabulüne, sözleşmenin 11 inci maddesi dikkate alınarak 42.135,60 TL'nin 01.06.2014 «vade» tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
… rdımlaşma ve Dayanışma Genel Müdürlüğü arasında yapılan işbirliği ile uygulanan kırsal alanda sosyal destek projesinden yararlanan kooperatif ortaklarından alınacak «taahhütname» ve borçlanma sözleşmesinin imzalandığı, davalının anılan sözleşmede borçlu ortak sıfatıyla yer aldığı, borçlu ortağın kredi miktarını Ziraat Bankası ....
Temyiz Sebepleri 1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; taraflar arasında imzalanan sözleşme ile, belirlenen vadedeki ilk taksit ödenmediği zaman, diğer borçların da «muaccel» olacağı kararlaştırıldığından, borca ilişkin faizin uygulanacağı tarihin davalıların ilk ödemeyi yapmadığı tarih olması gerektiğini, Mahkemenin faizin başlangıcı olarak verdiği tarihin hatalı olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:şikayet · dolandırıcılık
Benzer bu kararda… ...adlı kişilerin kendilerini parti binasına götürdüğünü, birtakım evraklara imza aldığını, acele ettirdiğinden evrakları okumayadığını, .....isimli kişi tarafından «dolandırıldığından» Siverek Cumhuriyet Başsavcılığının 2011/4221 Soruşturma sayılı dosyası ile «şikayette» bulunduğunu, hiçbir banka dekontuna imza atmadığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2023/4138 E. , 2024/2117 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI 2013/432 Esas, 2014/459 Karar
ASIL VE BİRLEŞEN
DAVALARDA DAVACI Ziraat Bankası A.Ş. vekili Avukat ...
HÜKÜM
Asıl ve birleşen davaların kısmen kabulü
BİRLEŞEN DAVA
1.Siverek 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2013/444 E. sayılı dosyası, 2. Siverek 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2013/456 E. sayılı dosyası 3.Siverek 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2013/436 E. sayılı dosyası
Taraflar arasındaki asıl ve birleşen alacak davalarından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl ve birleşen davaların kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı asıl ve birleşen davalarda davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Asıl ve birleşen davalarda davacı vekili asıl ve birleşen davalarda dava dilekçesinde; müvekkilinin asıl ve birleşen davaların davalısından Tarım ve Köy İşleri Bakanlığı ve Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı ortaklar sözleşmesi uyarınca alacaklı olduğunu, alacağın tahsili için icra takibi başlatıldığını, borcun ödenmediğini ileri sürerek asıl ve birleşen davalarda fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak 43.000,00 TL'nin asıl ve birleşen davalarda ayrı ayrı davalıdan tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Asıl ve birleşen davalarda davalı cevap dilekçesi sunmamıştır.
III. MAHKEMESİ KARARI
Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile asıl ve birleşen davalarda davacı banka ile asıl ve birleşen davalarda davalı arasında 01.06.2011 tarihinde ortaklar sözleşmesi adı altında dört adet 42.135,60 TL bedelli Tarım ve Köyişleri Bakanlığı ile Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Genel Müdürlüğü arasında yapılan işbirliği ile uygulanan kırsal alanda sosyal destek projesinden yararlanan kooperatif ortaklarından alınacak taahhütname ve borçlanma sözleşmesinin imzalandığı, davalının anılan sözleşmelerde borçlu ortak ve müteselsil kefil ortak sıfatıyla yer aldığı, borçlu ortağın kredi miktarını Ziraat Bankası Siverek Şubesinden aldığının sözleşmede belirtildiği, davalı tarafından ortaklar sözleşmelerindeki imzaların inkar edilmediği, davacı tarafından ödemeye ilişkin sunulan banka dekontlarının mevcut olduğu, somut olayda ispat külfetinin davalıya ait olduğu ve krediye konu parayı almadığına yönelik savunmalarını yazılı delille kanıtlaması gerektiği, davacının talepleri ile sözleşmelerdeki kredi miktarının dikkate alındığı, sözleşmenin 11 inci maddesi dikkate alınarak vade tarihinden itibaren yasal faize hükmedilmesi gerektiği gerekçesiyle asıl ve birleşen davaların kısmen kabulüne, asıl ve birleşen davalarda 42.135,60 TL'nin 01.06.2014 tarihinden itibaren yasal faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl ve birleşen davalarda davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Asıl ve birleşen davalarda davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; Mahkeme asıl alacağa uygulanan faizin başlangıç tarihi hususunda hataya düşüldüğünü, yasal faiz başlangıç tarihi olarak davalıların imzalamış oldukları sözleşmelerde, kararlaştırılan vadedeki ilk taksit ödenmediği zaman, diğer borçların da muaccel olacağı belirtildiği, imzalanan sözleşmenin 11 inci maddesinde kredi taksitlerinden herhangi birinin vadesinde ödenmemesi durumunda ödenmesi gereken borç tarihi olarak borcun ödenmediği zaman diliminin esas alındığını, faiz uygulanacağı tarihin aslında davalıların ilk ödemeyi yapmadığı tarih olduğunu belirterek Mahkeme kararlarının faiz başlangıç tarihi yönünden bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Asıl ve birleşen davalar, kredi sözleşmelerinden kaynaklanan alacağın tahsili istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
5411 sayılı Bankacılık Kanunu'nun 48 inci maddesi.
3. Değerlendirme
İlk Derece Mahkemesince karar başlığında birleşen davaların gösterilmemiş olması maddi hataya dayalı olup mahallinde her zaman düzeltilebilir.
Dosyadaki yazılara, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, asıl ve birleşen davalarda davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
V. KARAR
Açıklanan sebeple;
Asıl ve birleşen davalarda davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
14.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1051224400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz