Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2023/4140 E. 2024/1760 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ödeme emri tebliği↗ ilamsız takip↗ faiz başlangıç tarihi↗ ödeme emri↗ istifa↗ ispat külfeti↗ müteselsil kefil↗ dolandırıcılık↗ alacak davası↗ vade↗ kefil↗ temerrüt faizi↗ kredi sözleşmesi↗ taahhütname↗ yasal faiz↗ yükleten (shipper)↗ temerrüt↗ teslim↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı banka ile davalılar arasında 30.06.2010 tarihinde ortaklar sözleşmesi adı altında iki adet 42.135,60 TL bedelli (icra dosyalarında mevcut) Tarım ve Köyişleri Bakanlığı ile Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Genel Müdürlüğü arasında yapılan işbirliği ile uygulanan kırsal alanda sosyal destek projesinden yararlanan kooperatif ortaklarından alınacak taahhütname ve borçlanma sözleşmesinin imzalandığı, davalıların anılan sözleşmelerde borçlu ortak ve müteselsil kefil ortak sıfatıyla yer aldıkları, borçlu ortağın kredi miktarını T.C. Ziraat Bankası Siverek Şubesinden aldığının sözleşmede belirtildiği, davacı tarafından ödemeye ilişkin sunulan banka dekontlarının mevcut olduğu, davalılar tarafından ortaklar sözleşmelerindeki imzaların inkar edilmediği, somut olayda ispat külfetinin davalılara ait olduğu ve krediye konu parayı almadıklarına yönelik savunmalarını yazılı delille kanıtlamaları gerektiği gerekçesiyle asıl ve birleşen davaların kısmen kabulü, kısmen reddi ile 42.135,60 TL'nin 01.06.2014 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl ve birleşen davada davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Asıl ve birleşen davada davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; Mahkemece asıl alacağa uygulanan faizin başlangıç tarihi hususunda hataya düşüldüğünü, faiz başlangıç tarihi olarak davalıların ilk ödemeyi yapmadığı tarihin esas alınması gerektiğini belirterek faiz başlangıç tarihi yönünden kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1.6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 112 nci maddesi.
3. Değerlendirme
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, Mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, asıl ve birleşen davada davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/4001 E. 2024/1576 K.
Ortak:faiz başlangıç tarihi · ispat külfeti · müteselsil kefil · kefil · kredi sözleşmesi · taahhütname · yasal faiz · Alacak
İncelediğiniz kararda… rdımlaşma ve Dayanışma Genel Müdürlüğü arasında yapılan işbirliği ile uygulanan kırsal alanda sosyal destek projesinden yararlanan kooperatif ortaklarından alınacak «taahhütname» ve borçlanma sözleşmesinin imzalandığı, davalıların anılan sözleşmelerde borçlu ortak ve «müteselsil kefil» ortak sıfatıyla yer aldıkları, borçlu ortağın kredi miktarını T.C.
… avacı tarafından ödemeye ilişkin sunulan banka dekontlarının mevcut olduğu, davalılar tarafından ortaklar sözleşmelerindeki imzaların inkar edilmediği, somut olayda «ispat külfetinin» davalılara ait olduğu ve krediye konu parayı almadıklarına yönelik savunmalarını yazılı delille kanıtlamaları gerektiği gerekçesiyle asıl ve birleşen davaların kısmen kabulü, kısmen reddi ile 42.135,60 TL'nin 01.06.2014 tarihinden itibaren «yasal faizi» ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Temyiz Sebepleri Asıl ve birleşen davada davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; Mahkemece asıl alacağa uygulanan «faizin başlangıç tarihi» hususunda hataya düşüldüğünü, faiz başlangıç tarihi olarak davalıların ilk ödemeyi yapmadığı tarihin esas alınması gerektiğini belirterek faiz başlangıç tarihi yönünden kararın bozulmasını istemiştir.
Benzer bu karardaDava, «kredi sözleşmesinden» kaynaklanan alacak talebine ilişkindir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/4138 E. 2024/2117 K.
Ortak:faiz başlangıç tarihi · ispat külfeti · müteselsil kefil · kefil · kredi sözleşmesi · taahhütname · yasal faiz · Alacak
İncelediğiniz kararda… rdımlaşma ve Dayanışma Genel Müdürlüğü arasında yapılan işbirliği ile uygulanan kırsal alanda sosyal destek projesinden yararlanan kooperatif ortaklarından alınacak «taahhütname» ve borçlanma sözleşmesinin imzalandığı, davalıların anılan sözleşmelerde borçlu ortak ve «müteselsil kefil» ortak sıfatıyla yer aldıkları, borçlu ortağın kredi miktarını T.C.
… avacı tarafından ödemeye ilişkin sunulan banka dekontlarının mevcut olduğu, davalılar tarafından ortaklar sözleşmelerindeki imzaların inkar edilmediği, somut olayda «ispat külfetinin» davalılara ait olduğu ve krediye konu parayı almadıklarına yönelik savunmalarını yazılı delille kanıtlamaları gerektiği gerekçesiyle asıl ve birleşen davaların kısmen kabulü, kısmen reddi ile 42.135,60 TL'nin 01.06.2014 tarihinden itibaren «yasal faizi» ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Temyiz Sebepleri Asıl ve birleşen davada davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; Mahkemece asıl alacağa uygulanan «faizin başlangıç tarihi» hususunda hataya düşüldüğünü, faiz başlangıç tarihi olarak davalıların ilk ödemeyi yapmadığı tarihin esas alınması gerektiğini belirterek faiz başlangıç tarihi yönünden kararın bozulmasını istemiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:maddi hata
Benzer bu karardaİlk Derece Mahkemesince karar başlığında birleşen davaların gösterilmemiş olması «maddi hataya» dayalı olup mahallinde her zaman düzeltilebilir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/4139 E. 2024/2212 K.
Ortak:ispat külfeti · müteselsil kefil · vade · kefil · kredi sözleşmesi · taahhütname · yasal faiz · Alacak
İncelediğiniz kararda… rdımlaşma ve Dayanışma Genel Müdürlüğü arasında yapılan işbirliği ile uygulanan kırsal alanda sosyal destek projesinden yararlanan kooperatif ortaklarından alınacak «taahhütname» ve borçlanma sözleşmesinin imzalandığı, davalıların anılan sözleşmelerde borçlu ortak ve «müteselsil kefil» ortak sıfatıyla yer aldıkları, borçlu ortağın kredi miktarını T.C.
… avacı tarafından ödemeye ilişkin sunulan banka dekontlarının mevcut olduğu, davalılar tarafından ortaklar sözleşmelerindeki imzaların inkar edilmediği, somut olayda «ispat külfetinin» davalılara ait olduğu ve krediye konu parayı almadıklarına yönelik savunmalarını yazılı delille kanıtlamaları gerektiği gerekçesiyle asıl ve birleşen davaların kısmen kabulü, kısmen reddi ile 42.135,60 TL'nin 01.06.2014 tarihinden itibaren «yasal faizi» ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, «kredi sözleşmesinden» kaynaklanan alacak istemine ilişkindir.
Benzer bu kararda… rdımlaşma ve Dayanışma Genel Müdürlüğü arasında yapılan işbirliği ile uygulanan kırsal alanda sosyal destek projesinden yararlanan kooperatif ortaklarından alınacak «taahhütname» ve borçlanma sözleşmesinin imzalandığı, davalının anılan sözleşmelerde borçlu ortak ve «müteselsil kefil» ortak sıfatıyla yer aldığı, borçlu ortağın kredi miktarını T.C. ...
Bankası Siverek Şubesinden aldığının sözleşmede belirtildiği, davacı tarafından ödemeye ilişkin sunulan banka dekontlarının mevcut olduğu, somut olayda «ispat külfetinin» davalıya ait olduğu ve krediye konu parayı almadığına yönelik savunmalarını yazılı delille kanıtlaması gerektiği anlaşıldığından davacının talepleri ile sözleşmelerdeki kredi miktarı dikkate alınarak asıl ve birleşen davaların kısmen kabul kısmen reddi ile sözleşmenin 11. maddesi dikkate alınarak «vade» tarihinden itibaren «yasal faize» hükmedilmesi gerektiği gerekçesiyle asıl ve birleşen davaların kısmen kabulü ile her bir dava için ayrı ayrı olmak üzere, 42.135,60 TL'nin 01.06.2014 tarihinden it …
Sonuç: 🔶 iki emsal
3 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/5746 E. 2024/3776 K.
Ortak:faiz başlangıç tarihi · ispat külfeti · müteselsil kefil · vade · kefil · taahhütname · yasal faiz · Alacak
İncelediğiniz kararda… rdımlaşma ve Dayanışma Genel Müdürlüğü arasında yapılan işbirliği ile uygulanan kırsal alanda sosyal destek projesinden yararlanan kooperatif ortaklarından alınacak «taahhütname» ve borçlanma sözleşmesinin imzalandığı, davalıların anılan sözleşmelerde borçlu ortak ve «müteselsil kefil» ortak sıfatıyla yer aldıkları, borçlu ortağın kredi miktarını T.C.
… avacı tarafından ödemeye ilişkin sunulan banka dekontlarının mevcut olduğu, davalılar tarafından ortaklar sözleşmelerindeki imzaların inkar edilmediği, somut olayda «ispat külfetinin» davalılara ait olduğu ve krediye konu parayı almadıklarına yönelik savunmalarını yazılı delille kanıtlamaları gerektiği gerekçesiyle asıl ve birleşen davaların kısmen kabulü, kısmen reddi ile 42.135,60 TL'nin 01.06.2014 tarihinden itibaren «yasal faizi» ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Temyiz Sebepleri Asıl ve birleşen davada davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; Mahkemece asıl alacağa uygulanan «faizin başlangıç tarihi» hususunda hataya düşüldüğünü, faiz başlangıç tarihi olarak davalıların ilk ödemeyi yapmadığı tarihin esas alınması gerektiğini belirterek faiz başlangıç tarihi yönünden kararın bozulmasını istemiştir.
Benzer bu kararda… rdımlaşma ve Dayanışma Genel Müdürlüğü arasında yapılan işbirliği ile uygulanan kırsal alanda sosyal destek projesinden yararlanan kooperatif ortaklarından alınacak «taahhütname» ve borçlanma sözleşmesinin imzalandığı, davalının anılan sözleşmelerde borçlu ortak ve «müteselsil kefil» ortak sıfatıyla yer aldığı, borçlu ortağın kredi miktarını T.C.
… , davacı tarafından ödemeye ilişkin sunulan banka dekontlarının mevcut olduğu, davalı tarafından ortaklar sözleşmelerindeki imzaların inkar edilmediği, somut olayda «ispat külfetinin» davalıya ait olduğu ve krediye konu parayı almadığına yönelik savunmalarını yazılı delille kanıtlaması gerektiği anlaşıldığından asıl ve birleşen davaların «ıslah» edilmiş halleri ile kabulüne karar verilerek ve sözleşmenin 11. maddesi dikkate alınarak «vade» tarihinden itibaren «yasal faize» hükmedilmesi gerektiği vicdani kanaatine varıldığı gerekçesiyle asıl ve birleşen davaların kabulüne karar verilmiştir.
… ekili temyiz dilekçesinde özetle; davanın kabulüne bir diyeceklerinin bulunmadığını, sözleşme ile kararlaştırılan ilk taksitin ödenmemesi halinde diğer borçların da «muaccel» olacağı belirtilmiş olup, sözleşmenin 11 inci maddesinde, kredi taksitlerinden herhangi birinin vadesinde ödenmemesi durumunda borç tarihi olarak borcun ödenmediği zaman diliminin esas alındığını, söz konusu madde hükmünden de anlaşılacağı üzere davalıların ilk ödemeyi yapmadıkları tarihin esas alınması gerektiğini, «faizin başlangıç tarihinin» hatalı belirlendiğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:muacceliyet · ıslah
Benzer bu kararda… , davacı tarafından ödemeye ilişkin sunulan banka dekontlarının mevcut olduğu, davalı tarafından ortaklar sözleşmelerindeki imzaların inkar edilmediği, somut olayda «ispat külfetinin» davalıya ait olduğu ve krediye konu parayı almadığına yönelik savunmalarını yazılı delille kanıtlaması gerektiği anlaşıldığından asıl ve birleşen davaların «ıslah» edilmiş halleri ile kabulüne karar verilerek ve sözleşmenin 11. maddesi dikkate alınarak «vade» tarihinden itibaren «yasal faize» hükmedilmesi gerektiği vicdani kanaatine varıldığı gerekçesiyle asıl ve birleşen davaların kabulüne karar verilmiştir.
… ekili temyiz dilekçesinde özetle; davanın kabulüne bir diyeceklerinin bulunmadığını, sözleşme ile kararlaştırılan ilk taksitin ödenmemesi halinde diğer borçların da «muaccel» olacağı belirtilmiş olup, sözleşmenin 11 inci maddesinde, kredi taksitlerinden herhangi birinin vadesinde ödenmemesi durumunda borç tarihi olarak borcun ödenmediği zaman diliminin esas alındığını, söz konusu madde hükmünden de anlaşılacağı üzere davalıların ilk ödemeyi yapmadıkları tarihin esas alınması gerektiğini, «faizin başlangıç tarihinin» hatalı belirlendiğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/3343 E. 2012/17329 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:bloke · şikayet · ek prim · keşideci · kamu düzeni · yargılama gideri · görevsizlik kararı · haciz
Benzer bu karardaMahkemece, tüm dosya kapsamına göre, «keşidecisi» olduğu senetler nedeniyle davacı hakkında kambiyo senetlerine mahsus «haciz» yoluyla takip başlatıldığı, Siverek İcra Müdürlüğü tarafından İş Bankası Siverek Şube Müdürlüğü'ne yazılan müvekkere ile davacının vadeli vadesiz mevduatlarına, doğacak «prim» ve alacaklarına haciz konulması için talimat gönderildiği, bu yazıya istinaden davacının maaş hesabına «bloke» konulduğu, alacaklı vekilinin talebi üzerine söz konusu haczin kaldırıldığı gerekçesiyle, davacının talebi hakkında karar «verilmesine yer olmadığına», bankanın icra müdürlüğü talimatını yerine getirmiş olması nedeniyle «yargılama giderlerinin» davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmiştir.
1- Dava haczedilmezlik «şikayetine» ilişkin olup, bu niteliğine göre İcra Hukuk Mahkemesi'nde görülmesi gerekmektedir.
Görevle ilgili düzenlemeler «kamu düzenine» ilişkin olup, taraflar ileri sürmese de yargılamanın her aşamasında resen gözetilir.
Mahkemece «görevsizlik» kararı verilmesi gerekirken, davanın Asliye Hukuk Mahkemesinde görülmesi doğru görülmemiş, kararın re'sen bozulmasını gerektirmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/4401 E. 2022/5494 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:ticaret sicilinden terkin · şirketin tasfiyesi · şirketin ihyası · tasfiye memuru atanması · sicilden terkin · derdestlik · ihya · tasfiye memuru
Benzer bu karardaAsliye Hukuk Mahkemesi'nin 2018/92 Esas sayılı dosyalarının sonuçlandırılması ile sınırlı olarak ihyasına, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 547. maddesi gereğince, ihyasına karar verilen «şirketin tasfiyesi» için şirketin «son» «tasfiye memuru» olan ...'ın tasfiye memuru olarak atanmasına, şirketin ihyasına ve «tasfiye memuru atanmasına» ilişkin kararın ticaret sicilinde tescil ve «ilanına» karar verilmiştir.
2-Dava, 6102 sayılı TTK’nın 547. maddesi uyarınca «ticaret sicilinden terkin» edilen «şirketin ihyası» talebine ilişkindir.
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, ilgili şirkete yönelik açılan davaların «derdest» olduğu, bu nedenle şirketin ihyasını talep etmekte «hukuki yararının» bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, ...'nde 2504 sicil numarası ile tescilli iken, «sicilden terkin» edilen "...'nin Siverek 1.
Mahkemece «ihyası» istenen şirket hakkında yargılama devam ederken şirketin «sicilden terkin» edildiği anlaşıldığından, şirketin dava dosyası ile sınırlı olarak ihyasına karar verilmesi yerinde ise de, davacı lehine «vekalet ücreti» ve «yargılama giderine» hükmedilerek davalı «tasfiye» memurundan tahsiline karar verilmemesi yerinde değildir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2023/4140 E. , 2024/1760 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI 2013/428 Esas, 2014/473 Karar
ASIL VE BİRLEŞEN
DAVADA DAVACI T.C. Ziraat Bankası A.Ş. vekili Avukat ...
ASIL DAVADA DAVALILAR 1-...
2-...
3-...
ASIL VE BİRLEŞEN DAVADA
DAVALILAR 1-...
2-...
DAVA TARİHİ 25.05.2013 (asıl dava), 25.05.2013 (birleşen dava)
HÜKÜM
Kısmen kabul
BİRLEŞEN DOSYA Siverek 1. Asliye Hukuk Mahkemesi 2013/462 E.
Taraflar arasındaki asıl ve birleşen alacak davalarının yapılan yargılaması sonucunda Mahkemece asıl ve birleşen davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı, asıl ve birleşen davada davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Asıl ve birleşen davada davacı vekili dava dilekçesinde; davalılar ile müvekkil banka arasında Tarım ve Köy İşleri Bakanlığı ve Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı Ortaklar Sözleşmesi uyarınca sözleşme imzalandığını, bu sözleşmenin bir borçlanma sözleşmesi olup bu hususta müvekkil bankanın 43.000,00 TL'lik bir alacağının söz konusu olduğunu, davalıların sözleşme uyarınca kredi borcunu ödeme yoluna gitmediklerinden dolayı müvekkil bankanın da alacağını tahsil edebilmek adına Siverek İcra Müdürlüğünün 2012/156 E. sayılı dosyası ile davalılardan 43.000,00 TL alacağı nedeniyle aleyhine ilamsız takip yolu ile icra takibi başlatıldığı, söz konusu sözleşme uyarınca müvekkil bankanın davalılardan böyle bir alacağı mevcut olduğu halde borçluların uzun zamandan beri müvekkil bankaya olan borçlarını ödeme yoluna gitmediklerini, davalıların sözleşmeye aykırı hareket ederek Borçlar Kanunun 112 nci maddesi uyarınca müvekkil bankanın zarar uğramasına sebebiyet verdiklerini ve söz konusu zararın giderilmesi gerektiğini ileri sürerek bu nedenle fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla davalarının kabulüne karar verilerek 43.000,00 TL'nin vade tarihinden itibaren işletilecek akdi temerrüt faizi ile birlikte davalılardan alınarak davacıya verilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Asıl ve birleşen davada davalı ... cevap dilekçesinde; davaya konu Siverek Tarımsal Kalkınma kooperatifine kendisiyle birlikte birçok kişinin üye edildiğini, maddi durumlarının çok kötü olması nedeniyle Sosyal Yardımlaşma Vakfından kendilerine destek amaçlı olarak yardım yapılacağının söylendiğini ve bazı evraklarının imzalattırıldığını, kendisiyle birlikte tüm üyelerinde bu şekilde imzaları alındığını, ödeme emrinin tebliği ile bunun Tarımsal Kalkınma Kooperatifi olduğunu öğrendiklerini, daha önceden böyle bir kooperatifin kurulmasından bilgilerinin olmadığını ancak evrakların yardım amaçlı olduğundan okumadan imzaladıklarını, adı geçen borçla ilgili olarak herhangi bir meblağ bankadan çekmediklerini, yine kooperatif tarafından da kendilerine herhangi bir hayvan teslimi yapılmadığnı, kendisiyle birlikte tüm üyelerin bu şekilde dolandırıldıklarını, borcun konusunun taraflarına teslim edilecek hayvanların karşılığı olarak müteaahit firmaya ödenmesi gerektiğini, böyle bir hayvan teslimi yapılmadığından borçta doğmadığını, müteaahit firma ile kooperatif yönetiminin tüm üyeleri ve kamuyu dolandırmaları sonucu oluşmuş borç olduğunu, borç şartlarının oluşmadığını, kendilerinden alınan imzalarla dolandırıcılık yapılabileceği ihtimaline binaen 2011 yılından Kooperatif üyeliğinden istifa ettiğini, ortaklar sözleşmesi muhtar olarak Esat Karavar ismiyle imzalandığını, bu tarih itibarı ile böyle bir şahsın mahalle muhtarı olmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
2.Asıl ve birleşen davada diğer davalılar, davaya cevap vermemişlerdir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı banka ile davalılar arasında 30.06.2010 tarihinde ortaklar sözleşmesi adı altında iki adet 42.135,60 TL bedelli (icra dosyalarında mevcut) Tarım ve Köyişleri Bakanlığı ile Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Genel Müdürlüğü arasında yapılan işbirliği ile uygulanan kırsal alanda sosyal destek projesinden yararlanan kooperatif ortaklarından alınacak taahhütname ve borçlanma sözleşmesinin imzalandığı, davalıların anılan sözleşmelerde borçlu ortak ve müteselsil kefil ortak sıfatıyla yer aldıkları, borçlu ortağın kredi miktarını T.C. Ziraat Bankası Siverek Şubesinden aldığının sözleşmede belirtildiği, davacı tarafından ödemeye ilişkin sunulan banka dekontlarının mevcut olduğu, davalılar tarafından ortaklar sözleşmelerindeki imzaların inkar edilmediği, somut olayda ispat külfetinin davalılara ait olduğu ve krediye konu parayı almadıklarına yönelik savunmalarını yazılı delille kanıtlamaları gerektiği gerekçesiyle asıl ve birleşen davaların kısmen kabulü, kısmen reddi ile 42.135,60 TL'nin 01.06.2014 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl ve birleşen davada davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Asıl ve birleşen davada davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; Mahkemece asıl alacağa uygulanan faizin başlangıç tarihi hususunda hataya düşüldüğünü, faiz başlangıç tarihi olarak davalıların ilk ödemeyi yapmadığı tarihin esas alınması gerektiğini belirterek faiz başlangıç tarihi yönünden kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1.6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 112 nci maddesi.
3. Değerlendirme
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, Mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, asıl ve birleşen davada davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
V. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Asıl ve birleşen davada davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
05.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1051015600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz