Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2023/5746 E. 2024/3776 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ilamsız takip↗ faiz başlangıç tarihi↗ ispat külfeti↗ müteselsil kefil↗ 818 sayılı borçlar kanunu↗ muacceliyet↗ alacak davası↗ vade↗ kefil↗ temerrüt faizi↗ ıslah↗ taahhütname↗ yasal faiz↗ yükleten (shipper)↗ temerrüt↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, asıl ve birleşen davalarda davacı banka ile davalı arasında ortaklar sözleşmesi adı altında dört adet 12.981,46 TL bedelli Tarım ve Köyişleri Bakanlığı ile Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Genel Müdürlüğü arasında yapılan işbirliği ile uygulanan kırsal alanda sosyal destek projesinden yararlanan kooperatif ortaklarından alınacak taahhütname ve borçlanma sözleşmesinin imzalandığı, davalının anılan sözleşmelerde borçlu ortak ve müteselsil kefil ortak sıfatıyla yer aldığı, borçlu ortağın kredi miktarını T.C. Ziraat Bankası Siverek Şubesinden aldığının sözleşmede belirtildiği, davacı tarafından ödemeye ilişkin sunulan banka dekontlarının mevcut olduğu, davalı tarafından ortaklar sözleşmelerindeki imzaların inkar edilmediği, somut olayda ispat külfetinin davalıya ait olduğu ve krediye konu parayı almadığına yönelik savunmalarını yazılı delille kanıtlaması gerektiği anlaşıldığından asıl ve birleşen davaların ıslah edilmiş halleri ile kabulüne karar verilerek ve sözleşmenin 11. maddesi dikkate alınarak vade tarihinden itibaren yasal faize hükmedilmesi gerektiği vicdani kanaatine varıldığı gerekçesiyle asıl ve birleşen davaların kabulüne karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl ve birleşen davalarda davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Asıl ve birleşen davalarda davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davanın kabulüne bir diyeceklerinin bulunmadığını, sözleşme ile kararlaştırılan ilk taksitin ödenmemesi halinde diğer borçların da muaccel olacağı belirtilmiş olup, sözleşmenin 11 inci maddesinde, kredi taksitlerinden herhangi birinin vadesinde ödenmemesi durumunda borç tarihi olarak borcun ödenmediği zaman diliminin esas alındığını, söz konusu madde hükmünden de anlaşılacağı üzere davalıların ilk ödemeyi yapmadıkları tarihin esas alınması gerektiğini, faizin başlangıç tarihinin hatalı belirlendiğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, banka işlemlerinden kaynaklı alacak istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 19 uncu maddesi.
3. Değerlendirme
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, Mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, asıl ve birleşen davalarda davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/4001 E. 2024/1576 K.
Ortak:faiz başlangıç tarihi · ispat külfeti · müteselsil kefil · vade · kefil · taahhütname · yasal faiz · Alacak
İncelediğiniz kararda… rdımlaşma ve Dayanışma Genel Müdürlüğü arasında yapılan işbirliği ile uygulanan kırsal alanda sosyal destek projesinden yararlanan kooperatif ortaklarından alınacak «taahhütname» ve borçlanma sözleşmesinin imzalandığı, davalının anılan sözleşmelerde borçlu ortak ve «müteselsil kefil» ortak sıfatıyla yer aldığı, borçlu ortağın kredi miktarını T.C.
… , davacı tarafından ödemeye ilişkin sunulan banka dekontlarının mevcut olduğu, davalı tarafından ortaklar sözleşmelerindeki imzaların inkar edilmediği, somut olayda «ispat külfetinin» davalıya ait olduğu ve krediye konu parayı almadığına yönelik savunmalarını yazılı delille kanıtlaması gerektiği anlaşıldığından asıl ve birleşen davaların «ıslah» edilmiş halleri ile kabulüne karar verilerek ve sözleşmenin 11. maddesi dikkate alınarak «vade» tarihinden itibaren «yasal faize» hükmedilmesi gerektiği vicdani kanaatine varıldığı gerekçesiyle asıl ve birleşen davaların kabulüne karar verilmiştir.
… ekili temyiz dilekçesinde özetle; davanın kabulüne bir diyeceklerinin bulunmadığını, sözleşme ile kararlaştırılan ilk taksitin ödenmemesi halinde diğer borçların da «muaccel» olacağı belirtilmiş olup, sözleşmenin 11 inci maddesinde, kredi taksitlerinden herhangi birinin vadesinde ödenmemesi durumunda borç tarihi olarak borcun ödenmediği zaman diliminin esas alındığını, söz konusu madde hükmünden de anlaşılacağı üzere davalıların ilk ödemeyi yapmadıkları tarihin esas alınması gerektiğini, «faizin başlangıç tarihinin» hatalı belirlendiğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kredi sözleşmesi
Benzer bu karardaDava, «kredi sözleşmesinden» kaynaklanan alacak talebine ilişkindir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/4138 E. 2024/2117 K.
Ortak:faiz başlangıç tarihi · ispat külfeti · müteselsil kefil · muacceliyet · vade · kefil · taahhütname · yasal faiz · Alacak
İncelediğiniz kararda… rdımlaşma ve Dayanışma Genel Müdürlüğü arasında yapılan işbirliği ile uygulanan kırsal alanda sosyal destek projesinden yararlanan kooperatif ortaklarından alınacak «taahhütname» ve borçlanma sözleşmesinin imzalandığı, davalının anılan sözleşmelerde borçlu ortak ve «müteselsil kefil» ortak sıfatıyla yer aldığı, borçlu ortağın kredi miktarını T.C.
… , davacı tarafından ödemeye ilişkin sunulan banka dekontlarının mevcut olduğu, davalı tarafından ortaklar sözleşmelerindeki imzaların inkar edilmediği, somut olayda «ispat külfetinin» davalıya ait olduğu ve krediye konu parayı almadığına yönelik savunmalarını yazılı delille kanıtlaması gerektiği anlaşıldığından asıl ve birleşen davaların «ıslah» edilmiş halleri ile kabulüne karar verilerek ve sözleşmenin 11. maddesi dikkate alınarak «vade» tarihinden itibaren «yasal faize» hükmedilmesi gerektiği vicdani kanaatine varıldığı gerekçesiyle asıl ve birleşen davaların kabulüne karar verilmiştir.
… ekili temyiz dilekçesinde özetle; davanın kabulüne bir diyeceklerinin bulunmadığını, sözleşme ile kararlaştırılan ilk taksitin ödenmemesi halinde diğer borçların da «muaccel» olacağı belirtilmiş olup, sözleşmenin 11 inci maddesinde, kredi taksitlerinden herhangi birinin vadesinde ödenmemesi durumunda borç tarihi olarak borcun ödenmediği zaman diliminin esas alındığını, söz konusu madde hükmünden de anlaşılacağı üzere davalıların ilk ödemeyi yapmadıkları tarihin esas alınması gerektiğini, «faizin başlangıç tarihinin» hatalı belirlendiğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:maddi hata
Benzer bu karardaİlk Derece Mahkemesince karar başlığında birleşen davaların gösterilmemiş olması «maddi hataya» dayalı olup mahallinde her zaman düzeltilebilir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/3396 E. 2024/2211 K.
Ortak:ispat külfeti · müteselsil kefil · vade · kefil · taahhütname · yasal faiz · Alacak
İncelediğiniz kararda… rdımlaşma ve Dayanışma Genel Müdürlüğü arasında yapılan işbirliği ile uygulanan kırsal alanda sosyal destek projesinden yararlanan kooperatif ortaklarından alınacak «taahhütname» ve borçlanma sözleşmesinin imzalandığı, davalının anılan sözleşmelerde borçlu ortak ve «müteselsil kefil» ortak sıfatıyla yer aldığı, borçlu ortağın kredi miktarını T.C.
… , davacı tarafından ödemeye ilişkin sunulan banka dekontlarının mevcut olduğu, davalı tarafından ortaklar sözleşmelerindeki imzaların inkar edilmediği, somut olayda «ispat külfetinin» davalıya ait olduğu ve krediye konu parayı almadığına yönelik savunmalarını yazılı delille kanıtlaması gerektiği anlaşıldığından asıl ve birleşen davaların «ıslah» edilmiş halleri ile kabulüne karar verilerek ve sözleşmenin 11. maddesi dikkate alınarak «vade» tarihinden itibaren «yasal faize» hükmedilmesi gerektiği vicdani kanaatine varıldığı gerekçesiyle asıl ve birleşen davaların kabulüne karar verilmiştir.
Benzer bu kararda… rdımlaşma ve Dayanışma Genel Müdürlüğü arasında yapılan işbirliği ile uygulanan kırsal alanda sosyal destek projesinden yararlanan kooperatif ortaklarından alınacak «taahhütname» ve borçlanma sözleşmesinin imzalandığı, davalıların anılan sözleşmelerde borçlu ortak ve «müteselsil kefil» ortak sıfatıyla yer aldıkları, borçlu ortağın kredi miktarını ...
… ye ilişkin sunulan banka dekontlarının mevcut olduğu, davalılar tarafından ortaklar sözleşmelerindeki imzaların kendisine ait olduğunun kabul edildiği, somut olayda «ispat külfetinin» davalılara ait olduğu ve krediye konu parayı almadıklarına yönelik savunmalarını yazılı delille kanıtlamaları gerektiği ancak buna yönelik bir delil sunulmadığı, sözleşmenin 11. maddesi dikkate alınarak «vade» tarihinden itibaren «yasal faize» hükmedildiği gerekçesiyle asıl ve birleşen davaların kabulü ile her bir dava için ayrı ayrı olmak üzere, 12.981,46TL'nin 21.02.2014 tarihinden itibaren yasal faizi …
Sonuç: 🔶 iki emsal
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/4139 E. 2024/2212 K.
Ortak:ispat külfeti · müteselsil kefil · vade · kefil · taahhütname · yasal faiz · Alacak
İncelediğiniz kararda… rdımlaşma ve Dayanışma Genel Müdürlüğü arasında yapılan işbirliği ile uygulanan kırsal alanda sosyal destek projesinden yararlanan kooperatif ortaklarından alınacak «taahhütname» ve borçlanma sözleşmesinin imzalandığı, davalının anılan sözleşmelerde borçlu ortak ve «müteselsil kefil» ortak sıfatıyla yer aldığı, borçlu ortağın kredi miktarını T.C.
… , davacı tarafından ödemeye ilişkin sunulan banka dekontlarının mevcut olduğu, davalı tarafından ortaklar sözleşmelerindeki imzaların inkar edilmediği, somut olayda «ispat külfetinin» davalıya ait olduğu ve krediye konu parayı almadığına yönelik savunmalarını yazılı delille kanıtlaması gerektiği anlaşıldığından asıl ve birleşen davaların «ıslah» edilmiş halleri ile kabulüne karar verilerek ve sözleşmenin 11. maddesi dikkate alınarak «vade» tarihinden itibaren «yasal faize» hükmedilmesi gerektiği vicdani kanaatine varıldığı gerekçesiyle asıl ve birleşen davaların kabulüne karar verilmiştir.
Benzer bu kararda… rdımlaşma ve Dayanışma Genel Müdürlüğü arasında yapılan işbirliği ile uygulanan kırsal alanda sosyal destek projesinden yararlanan kooperatif ortaklarından alınacak «taahhütname» ve borçlanma sözleşmesinin imzalandığı, davalının anılan sözleşmelerde borçlu ortak ve «müteselsil kefil» ortak sıfatıyla yer aldığı, borçlu ortağın kredi miktarını T.C. ...
Bankası Siverek Şubesinden aldığının sözleşmede belirtildiği, davacı tarafından ödemeye ilişkin sunulan banka dekontlarının mevcut olduğu, somut olayda «ispat külfetinin» davalıya ait olduğu ve krediye konu parayı almadığına yönelik savunmalarını yazılı delille kanıtlaması gerektiği anlaşıldığından davacının talepleri ile sözleşmelerdeki kredi miktarı dikkate alınarak asıl ve birleşen davaların kısmen kabul kısmen reddi ile sözleşmenin 11. maddesi dikkate alınarak «vade» tarihinden itibaren «yasal faize» hükmedilmesi gerektiği gerekçesiyle asıl ve birleşen davaların kısmen kabulü ile her bir dava için ayrı ayrı olmak üzere, 42.135,60 TL'nin 01.06.2014 tarihinden it …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2023/5746 E. , 2024/3776 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI 2013/675 Esas 2014/461 Karar
HÜKÜM
Davanın kabulü
BİRLEŞEN DAVALAR 2013/676 E.-2013/677 E.-2013/678 E. sayılı dosyalar
Taraflar arasındaki alacak davalarının bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda Mahkemece asıl ve birleşen davaların davanın kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan inceleme sonucunda; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili asıl ve birleşen davalarda dava dilekçesinde, davalılar ile müvekkili banka arasında Tarım ve Köy İşleri Bakanlığı ve Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı Ortaklar Sözleşmesi uyarınca sözleşme imzalandığını, bu sözleşmenin bir borçlanma sözleşmesi olup, bu hususta müvekkil bankanın 12.990,00 TL'lik bir alacağının söz konusu olduğunu, davalıların sözleşme uyarınca kredi borcunu ödeme yoluna gitmediklerinden dolayı müvekkili bankanın da alacağını tahsil edebilmek adına Siverek İcra Müdürlüğünün 2012/731-732-733-734 Esas sayılı dosyaları ile davalılardan 12.990,00 TL alacağı nedeniyle aleyhine ilamsız takip yolu ile icra takibi başlatıldığı, söz konusu sözleşme uyarınca müvekkili bankanın davalılardan böyle bir alacağı mevcut olduğu halde borçluların uzun zamandan beri müvekkili bankaya olan borçlarını ödeme yoluna gitmediklerini, davalıların sözleşmeye aykırı hareket ederek 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunun 112 nci maddesi uyarınca müvekkili bankanın zarar uğramasına sebebiyet verdiklerini ve söz konusu zararın giderilmesi gerektiğini, bu nedenle fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla davalarının kabulüne karar verilerek 12.990,00 TL'nin vade tarihinden itibaren işletilecek akdi temerrüt faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı davaya cevap vermemiştir.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, asıl ve birleşen davalarda davacı banka ile davalı arasında ortaklar sözleşmesi adı altında dört adet 12.981,46 TL bedelli Tarım ve Köyişleri Bakanlığı ile Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Genel Müdürlüğü arasında yapılan işbirliği ile uygulanan kırsal alanda sosyal destek projesinden yararlanan kooperatif ortaklarından alınacak taahhütname ve borçlanma sözleşmesinin imzalandığı, davalının anılan sözleşmelerde borçlu ortak ve müteselsil kefil ortak sıfatıyla yer aldığı, borçlu ortağın kredi miktarını T.C. Ziraat Bankası Siverek Şubesinden aldığının sözleşmede belirtildiği, davacı tarafından ödemeye ilişkin sunulan banka dekontlarının mevcut olduğu, davalı tarafından ortaklar sözleşmelerindeki imzaların inkar edilmediği, somut olayda ispat külfetinin davalıya ait olduğu ve krediye konu parayı almadığına yönelik savunmalarını yazılı delille kanıtlaması gerektiği anlaşıldığından asıl ve birleşen davaların ıslah edilmiş halleri ile kabulüne karar verilerek ve sözleşmenin 11.
maddesi dikkate alınarak vade tarihinden itibaren yasal faize hükmedilmesi gerektiği vicdani kanaatine varıldığı gerekçesiyle asıl ve birleşen davaların kabulüne karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl ve birleşen davalarda davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Asıl ve birleşen davalarda davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davanın kabulüne bir diyeceklerinin bulunmadığını, sözleşme ile kararlaştırılan ilk taksitin ödenmemesi halinde diğer borçların da muaccel olacağı belirtilmiş olup, sözleşmenin 11 inci maddesinde, kredi taksitlerinden herhangi birinin vadesinde ödenmemesi durumunda borç tarihi olarak borcun ödenmediği zaman diliminin esas alındığını, söz konusu madde hükmünden de anlaşılacağı üzere davalıların ilk ödemeyi yapmadıkları tarihin esas alınması gerektiğini, faizin başlangıç tarihinin hatalı belirlendiğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, banka işlemlerinden kaynaklı alacak istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 19 uncu maddesi.
3. Değerlendirme
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, Mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, asıl ve birleşen davalarda davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
V. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Asıl ve birleşen davalarda davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
09.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1063520400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz