Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2023/4001 E. 2024/1576 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
faiz başlangıç tarihi↗ ispat külfeti↗ müteselsil kefil↗ vade↗ kefil↗ temerrüt faizi↗ kredi sözleşmesi↗ taahhütname↗ yasal faiz↗ yükleten (shipper)↗ temerrüt↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Dava, kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacak talebine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 26 ncı maddesi
3. Değerlendirme
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, Mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/4138 E. 2024/2117 K.
Ortak:kredi sözleşmesi · Alacak
İncelediğiniz karardaDava, «kredi sözleşmesinden» kaynaklanan alacak talebine ilişkindir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:maddi hata
Benzer bu karardaİlk Derece Mahkemesince karar başlığında birleşen davaların gösterilmemiş olması «maddi hataya» dayalı olup mahallinde her zaman düzeltilebilir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/4139 E. 2024/2212 K.
Ortak:ispat külfeti · müteselsil kefil · vade · kefil · kredi sözleşmesi · taahhütname · yasal faiz · Alacak
İncelediğiniz karardaDava, «kredi sözleşmesinden» kaynaklanan alacak talebine ilişkindir.
Benzer bu kararda… rdımlaşma ve Dayanışma Genel Müdürlüğü arasında yapılan işbirliği ile uygulanan kırsal alanda sosyal destek projesinden yararlanan kooperatif ortaklarından alınacak «taahhütname» ve borçlanma sözleşmesinin imzalandığı, davalının anılan sözleşmelerde borçlu ortak ve «müteselsil kefil» ortak sıfatıyla yer aldığı, borçlu ortağın kredi miktarını T.C. ...
Bankası Siverek Şubesinden aldığının sözleşmede belirtildiği, davacı tarafından ödemeye ilişkin sunulan banka dekontlarının mevcut olduğu, somut olayda «ispat külfetinin» davalıya ait olduğu ve krediye konu parayı almadığına yönelik savunmalarını yazılı delille kanıtlaması gerektiği anlaşıldığından davacının talepleri ile sözleşmelerdeki kredi miktarı dikkate alınarak asıl ve birleşen davaların kısmen kabul kısmen reddi ile sözleşmenin 11. maddesi dikkate alınarak «vade» tarihinden itibaren «yasal faize» hükmedilmesi gerektiği gerekçesiyle asıl ve birleşen davaların kısmen kabulü ile her bir dava için ayrı ayrı olmak üzere, 42.135,60 TL'nin 01.06.2014 tarihinden it …
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/5746 E. 2024/3776 K.
Ortak:faiz başlangıç tarihi · ispat külfeti · müteselsil kefil · vade · kefil · taahhütname · yasal faiz · Alacak
Benzer bu kararda… rdımlaşma ve Dayanışma Genel Müdürlüğü arasında yapılan işbirliği ile uygulanan kırsal alanda sosyal destek projesinden yararlanan kooperatif ortaklarından alınacak «taahhütname» ve borçlanma sözleşmesinin imzalandığı, davalının anılan sözleşmelerde borçlu ortak ve «müteselsil kefil» ortak sıfatıyla yer aldığı, borçlu ortağın kredi miktarını T.C.
… , davacı tarafından ödemeye ilişkin sunulan banka dekontlarının mevcut olduğu, davalı tarafından ortaklar sözleşmelerindeki imzaların inkar edilmediği, somut olayda «ispat külfetinin» davalıya ait olduğu ve krediye konu parayı almadığına yönelik savunmalarını yazılı delille kanıtlaması gerektiği anlaşıldığından asıl ve birleşen davaların «ıslah» edilmiş halleri ile kabulüne karar verilerek ve sözleşmenin 11. maddesi dikkate alınarak «vade» tarihinden itibaren «yasal faize» hükmedilmesi gerektiği vicdani kanaatine varıldığı gerekçesiyle asıl ve birleşen davaların kabulüne karar verilmiştir.
… ekili temyiz dilekçesinde özetle; davanın kabulüne bir diyeceklerinin bulunmadığını, sözleşme ile kararlaştırılan ilk taksitin ödenmemesi halinde diğer borçların da «muaccel» olacağı belirtilmiş olup, sözleşmenin 11 inci maddesinde, kredi taksitlerinden herhangi birinin vadesinde ödenmemesi durumunda borç tarihi olarak borcun ödenmediği zaman diliminin esas alındığını, söz konusu madde hükmünden de anlaşılacağı üzere davalıların ilk ödemeyi yapmadıkları tarihin esas alınması gerektiğini, «faizin başlangıç tarihinin» hatalı belirlendiğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:muacceliyet · ıslah
Benzer bu kararda… , davacı tarafından ödemeye ilişkin sunulan banka dekontlarının mevcut olduğu, davalı tarafından ortaklar sözleşmelerindeki imzaların inkar edilmediği, somut olayda «ispat külfetinin» davalıya ait olduğu ve krediye konu parayı almadığına yönelik savunmalarını yazılı delille kanıtlaması gerektiği anlaşıldığından asıl ve birleşen davaların «ıslah» edilmiş halleri ile kabulüne karar verilerek ve sözleşmenin 11. maddesi dikkate alınarak «vade» tarihinden itibaren «yasal faize» hükmedilmesi gerektiği vicdani kanaatine varıldığı gerekçesiyle asıl ve birleşen davaların kabulüne karar verilmiştir.
… ekili temyiz dilekçesinde özetle; davanın kabulüne bir diyeceklerinin bulunmadığını, sözleşme ile kararlaştırılan ilk taksitin ödenmemesi halinde diğer borçların da «muaccel» olacağı belirtilmiş olup, sözleşmenin 11 inci maddesinde, kredi taksitlerinden herhangi birinin vadesinde ödenmemesi durumunda borç tarihi olarak borcun ödenmediği zaman diliminin esas alındığını, söz konusu madde hükmünden de anlaşılacağı üzere davalıların ilk ödemeyi yapmadıkları tarihin esas alınması gerektiğini, «faizin başlangıç tarihinin» hatalı belirlendiğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
3 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/4140 E. 2024/1760 K.
Ortak:faiz başlangıç tarihi · ispat külfeti · müteselsil kefil · kefil · kredi sözleşmesi · taahhütname · yasal faiz · Alacak
İncelediğiniz karardaDava, «kredi sözleşmesinden» kaynaklanan alacak talebine ilişkindir.
Benzer bu kararda… rdımlaşma ve Dayanışma Genel Müdürlüğü arasında yapılan işbirliği ile uygulanan kırsal alanda sosyal destek projesinden yararlanan kooperatif ortaklarından alınacak «taahhütname» ve borçlanma sözleşmesinin imzalandığı, davalıların anılan sözleşmelerde borçlu ortak ve «müteselsil kefil» ortak sıfatıyla yer aldıkları, borçlu ortağın kredi miktarını T.C.
… avacı tarafından ödemeye ilişkin sunulan banka dekontlarının mevcut olduğu, davalılar tarafından ortaklar sözleşmelerindeki imzaların inkar edilmediği, somut olayda «ispat külfetinin» davalılara ait olduğu ve krediye konu parayı almadıklarına yönelik savunmalarını yazılı delille kanıtlamaları gerektiği gerekçesiyle asıl ve birleşen davaların kısmen kabulü, kısmen reddi ile 42.135,60 TL'nin 01.06.2014 tarihinden itibaren «yasal faizi» ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Temyiz Sebepleri Asıl ve birleşen davada davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; Mahkemece asıl alacağa uygulanan «faizin başlangıç tarihi» hususunda hataya düşüldüğünü, faiz başlangıç tarihi olarak davalıların ilk ödemeyi yapmadığı tarihin esas alınması gerektiğini belirterek faiz başlangıç tarihi yönünden kararın bozulmasını istemiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/6781 E. 2024/4390 K.
Ortak:ispat külfeti · vade · kredi sözleşmesi · taahhütname · yasal faiz · Alacak
İncelediğiniz karardaDava, «kredi sözleşmesinden» kaynaklanan alacak talebine ilişkindir.
Benzer bu kararda… diği, davalının sözleşmedeki imzaların kendisine ait olmadığını beyan etmesi üzerine Mahkemece aldırılan Diyarbakır Kriminal Polis Laboratuvarı raporuyla borca konu «kredi sözleşmesindeki» imzaların davalıya ait olduğunun tespit edildiği, davacı tarafça yapılan ödemeye ilişkin banka dekontunun sunulduğu, «ispat külfetinin» davalıya ait olduğu, krediye konu parayı almadığına yönelik savunmalarını yazılı delille kanıtlayamadığı gerekçesiyle sözleşmedeki kredi miktarı dikkate alınarak davanın kısmen kabulüne, sözleşmenin 11 inci maddesi dikkate alınarak 42.135,60 TL'nin 01.06.2014 «vade» tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
… rdımlaşma ve Dayanışma Genel Müdürlüğü arasında yapılan işbirliği ile uygulanan kırsal alanda sosyal destek projesinden yararlanan kooperatif ortaklarından alınacak «taahhütname» ve borçlanma sözleşmesinin imzalandığı, davalının anılan sözleşmede borçlu ortak sıfatıyla yer aldığı, borçlu ortağın kredi miktarını Ziraat Bankası ....
Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, «kredi sözleşmesinden» kaynaklanan alacak istemine ilişkindir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:şikayet · muacceliyet · dolandırıcılık
Benzer bu kararda… ...adlı kişilerin kendilerini parti binasına götürdüğünü, birtakım evraklara imza aldığını, acele ettirdiğinden evrakları okumayadığını, .....isimli kişi tarafından «dolandırıldığından» Siverek Cumhuriyet Başsavcılığının 2011/4221 Soruşturma sayılı dosyası ile «şikayette» bulunduğunu, hiçbir banka dekontuna imza atmadığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
Temyiz Sebepleri 1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; taraflar arasında imzalanan sözleşme ile, belirlenen vadedeki ilk taksit ödenmediği zaman, diğer borçların da «muaccel» olacağı kararlaştırıldığından, borca ilişkin faizin uygulanacağı tarihin davalıların ilk ödemeyi yapmadığı tarih olması gerektiğini, Mahkemenin faizin başlangıcı olarak verdiği tarihin hatalı olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/3396 E. 2024/2211 K.
Ortak:ispat külfeti · müteselsil kefil · vade · kefil · kredi sözleşmesi · taahhütname · yasal faiz · Alacak
İncelediğiniz karardaDava, «kredi sözleşmesinden» kaynaklanan alacak talebine ilişkindir.
Benzer bu kararda… rdımlaşma ve Dayanışma Genel Müdürlüğü arasında yapılan işbirliği ile uygulanan kırsal alanda sosyal destek projesinden yararlanan kooperatif ortaklarından alınacak «taahhütname» ve borçlanma sözleşmesinin imzalandığı, davalıların anılan sözleşmelerde borçlu ortak ve «müteselsil kefil» ortak sıfatıyla yer aldıkları, borçlu ortağın kredi miktarını ...
… ye ilişkin sunulan banka dekontlarının mevcut olduğu, davalılar tarafından ortaklar sözleşmelerindeki imzaların kendisine ait olduğunun kabul edildiği, somut olayda «ispat külfetinin» davalılara ait olduğu ve krediye konu parayı almadıklarına yönelik savunmalarını yazılı delille kanıtlamaları gerektiği ancak buna yönelik bir delil sunulmadığı, sözleşmenin 11. maddesi dikkate alınarak «vade» tarihinden itibaren «yasal faize» hükmedildiği gerekçesiyle asıl ve birleşen davaların kabulü ile her bir dava için ayrı ayrı olmak üzere, 12.981,46TL'nin 21.02.2014 tarihinden itibaren yasal faizi …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2023/4001 E. , 2024/1576 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI 2013/464 Esas, 2014/471Karar
DAVA TARİHİ
HÜKÜM
Davanın Kısmen Kabulü
Taraflar arasındaki alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı ile müvekkili banka arasında Tarım ve Köy İşleri Bakanlığı ve Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı Ortaklar Sözleşmesi uyarınca sözleşme imzalandığını, bu sözleşmenin bir borçlanma sözleşmesi olup, bu hususta müvekkili bankanın 43.000,00 TL'lik bir alacağının söz konusu olduğunu, davalıların sözleşme uyarınca kredi borcunu ödeme yoluna gitmediklerinden dolayı müvekkili bankanın da alacağını tahsil edebilmek adına Siverek İcra Müdürlüğünün 2012/149 E. sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığı, borçluların uzun zamandan beri müvekkili bankaya olan borçlarını ödemediklerini ileri sürerek fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla davalarının kabulüne karar verilerek 43.000,00 TL'nin vade tarihinden itibaren işletilecek akdi temerrüt faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı davaya cevap vermemiştir.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı banka ile davalı arasında 01.06.2011 tarihinde ortaklar sözleşmesi adı altında 42.135,60 TL bedelli Tarım ve Köyişleri Bakanlığı ile Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Genel Müdürlüğü arasında yapılan işbirliği ile uygulanan kırsal alanda sosyal destek projesinden yararlanan kooperatif ortaklarından alınacak taahhütname ve borçlanma sözleşmesinin imzalandığı, davalının anılan sözleşmede müteselsil kefil ortak sıfatıyla yer aldığı, borçlu ortağın kredi miktarını T.C. Ziraat Bankası Siverek Şubesinden aldığının sözleşmede belirtildiği, davacı tarafından ödemeye ilişkin sunulan banka dekontlarının mevcut olduğu, davalı tarafından ortaklar sözleşmesindeki imzaların inkar edilmediği, somut olayda ispat külfetinin davalıya ait olduğu ve krediye konu parayı almadığına yönelik savunmalarını yazılı delille kanıtlaması gerektiği anlaşıldığından davacının talebi ile sözleşmedeki kredi miktarı dikkate alınarak davanın kısmen kabul kısmen reddi ile sözleşmenin 11.
maddesi dikkate alınarak vade tarihinden itibaren yasal faize hükmedilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 42.135,60 TL'nin 01.06.2014 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; Mahkemece faiz başlangıç tarihinin yanlış değerlendirildiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacak talebine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 26 ncı maddesi
3. Değerlendirme
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, Mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
V. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
28.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1046986700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz