6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Sahte imza

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2010/12910 E. 2012/4338 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
sahte imza tazminat davası içtihadı birleştirme kararı maddi ve manevi tazminat terkin çek maddi tazminat yasal faiz karar verilmesine yer olmadığına teslim

Atıf yapılan mevzuat: TTK — TTK 20

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre; davalı bankanın davacı adına olan çek koçanını başkasına teslim etmesinden TTK 20.maddesi gereğince basiretli davranma ve özen gösterme yükümlülüklerini yerine getirmediği, davacının manevi olarak mağdur olmasına sebebiyet verdiği gerekçesiyle; davacı tarafından açılan maddi tazminat davası atiye terk edildiğinden esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına, davacı tarafından açılan manevi tazminat davasının kısmen kabulü ile 20.000,00 TL manevi tazminatın 23.03.2007 dava tarihinden itibaren yürütülecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.

1) Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.

2) Dava, davalı bankanın davacı adına olan çek koçanını sahte imza ile bir başkasına teslim etmesi sebebiyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.

Borçlar Kanunu’nun 47. maddesi hükmüne göre hakimin özel durumları göz önünde tutarak hükmedeceği manevi tazminat miktarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru gerçekleştirecek ve tazminata benzer bir fonksiyonu da olan özgün bir nitelik taşır. Manevi tazminat bir ceza olmadığı gibi mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. Zarar görenin zenginleşmemesi, zarar sorumlusunun da fakirleşmemesi gerekmektedir. O halde, bu tazminatın sınırı onun amacınagöre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22.06.1976 günlü ve 7/7 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı’nın gerekçesinde de takdir edilecek manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden, hakim bu konuda takdir hakkını kullanır iken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.

Somut olayda, mahkemece yazılı gerekçelerle davacı lehine 20.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmiştir. Bu haliyle, davacı lehine hükmedilen manevi tazminat, davacının olaydan etkileniş derecesine, olay tarihindeki paranın alım gücüne ve somut olayın özelliklerine uygun düşmemekte ve çok olup, mahkemece, davacı lehine daha ılımlı ve adalete uygun, makul bir miktarda manevi tazminata hükmedilmesi gerekirken yukarıda açıklanan şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın temyiz eden davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Maddi ve Manevi Tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/13667 E. 2012/20433 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

  • Tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/3402 E. 2012/6891 K.

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Maddi ve Manevi Tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/11768 E. 2013/10900 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

5 benzer karar daha
  • Manevi Tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/10487 E. 2012/13620 K.

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/6005 E. 2010/12078 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Maddi ve Manevi Tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/14629 E. 2012/5644 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

  • Maddi ve Manevi Tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/14847 E. 2012/21181 K.

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Manevi Tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/7622 E. 2014/13283 K.

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2010/12910 E.  ,  2012/4338 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasında görülen davada Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 26/05/2010 tarih ve 2007/139-2010/266 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, davalı bankanın Tuzpazarı Bursa Şubesinde 09000797 nolu çek hesabı bulunduğunu, bu hesaptan kendi isteği ve izni olmadan 3. bir kişiye kendi adına çek karneleri verildiğini, bu çeklerin kullanılması sebebiyle hakkında bir çok icra takibi yapıldığını, karşılıksız çek kesme suçundan ve çek karnesini iade etmeme suçundan ceza davaları açıldığını ve kendisininde 8 tane menfi tespit davası açtığını ileri sürerek, 1000 TL maddi ve 30.000 TL manevi tazminatın davalı bankadan tahsilini talep ve dava etmiştir. Yargılama sırasında, maddi tazminat yönünden taleplerini atiye terk ettiklerini, davayı sadece manevi tazminat yönünden devam ettirdiklerini beyan etmiştir.

Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre; davalı bankanın davacı adına olan çek koçanını başkasına teslim etmesinden TTK 20.maddesi gereğince basiretli davranma ve özen gösterme yükümlülüklerini yerine getirmediği, davacının manevi olarak mağdur olmasına sebebiyet verdiği gerekçesiyle; davacı tarafından açılan maddi tazminat davası atiye terk edildiğinden esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına, davacı tarafından açılan manevi tazminat davasının kısmen kabulü ile 20.000,00 TL manevi tazminatın 23.03.2007 dava tarihinden itibaren yürütülecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.

1) Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.

2) Dava, davalı bankanın davacı adına olan çek koçanını sahte imza ile bir başkasına teslim etmesi sebebiyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.

Borçlar Kanunu’nun 47. maddesi hükmüne göre hakimin özel durumları göz önünde tutarak hükmedeceği manevi tazminat miktarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru gerçekleştirecek ve tazminata benzer bir fonksiyonu da olan özgün bir nitelik taşır. Manevi tazminat bir ceza olmadığı gibi mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. Zarar görenin zenginleşmemesi, zarar sorumlusunun da fakirleşmemesi gerekmektedir. O halde, bu tazminatın sınırı onun amacınagöre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır.

22. 06.1976 günlü ve 7/7 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı’nın gerekçesinde de takdir edilecek manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden, hakim bu konuda takdir hakkını kullanır iken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.

Somut olayda, mahkemece yazılı gerekçelerle davacı lehine 20.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmiştir. Bu haliyle, davacı lehine hükmedilen manevi tazminat, davacının olaydan etkileniş derecesine, olay tarihindeki paranın alım gücüne ve somut olayın özelliklerine uygun düşmemekte ve çok olup, mahkemece, davacı lehine daha ılımlı ve adalete uygun, makul bir miktarda manevi tazminata hükmedilmesi gerekirken yukarıda açıklanan şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın temyiz eden davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ

Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte yazılı nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, 21.03.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1049338300 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.