6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Maddi ve Manevi Tazminat

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2012/11768 E. 2013/10900 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
maddi tazminat

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalı bankanın davacı ... ile ilgisi bulunmayan bir kredi nedeni ile Merkez Bankasına bildirimde bulunmasının davalının ağır kusurunu teşkil ettiği, davacı ...'in davalıdan manevi tazminat talep etme hakkı bulunduğu, davacıların, davalının hatalı bildirimi sonucunda maddi kayıplarını ispat edemediği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile, davacıların maddi tazminat taleplerinin reddine, davacı ...'in manevi tazminat talebinin kabulüne karar verilmiştir.

Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.

Dava davalı bankanın hatalı risk bildirimi nedeniyle maddi ve manevi zararın tazminine ilişkindir. Borçlar Kanunu’nun 47. maddesi hükmüne göre hakimin özel durumları göz önünde tutarak hükmedeceği manevi tazminat miktarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru gerçekleştirecek ve tazminata benzer bir fonksiyonu da olan özgün bir nitelik taşır. Manevi tazminat bir ceza olmadığı gibi mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. Zarar görenin zenginleşmemesi, zarar sorumlusunun da fakirleşmemesi gerekmektedir. O halde, bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. Somut olayın özellikleri nazara alınarak mahkemece daha ılımlı, adalete uygun ve makul bir manevi tazminat miktarına hükmedilmesi gerekirken, olayın özelliğine uygun düşmeyen, manevi tazminat takdiri isabetli görülmemiş ,kararın bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Maddi ve Manevi Tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/13667 E. 2012/20433 K.

    Ortak: · Maddi ve Manevi Tazminat

    Sonuç: 🔶 iki emsal

  • Sahte imza

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/12910 E. 2012/4338 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Maddi ve Manevi Tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/14847 E. 2012/21181 K.

    Ortak:Maddi ve Manevi Tazminat

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

5 benzer karar daha
  • Manevi Tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/7622 E. 2014/13283 K.

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Maddi ve Manevi Tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/14909 E. 2014/6467 K.

    Ortak: · Maddi ve Manevi Tazminat

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Maddi ve Manevi Tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/12205 E. 2018/842 K.

    Ortak: · Maddi ve Manevi Tazminat

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/3402 E. 2012/6891 K.

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Maddi ve Manevi Tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/6717 E. 2012/12965 K.

    Ortak: · Maddi ve Manevi Tazminat

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2012/11768 E.  ,  2013/10900 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada İstanbul 40. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 12/12/2011 tarih ve 2011/192-2011/106 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacılar vekili, müvekkili ...'in hissedarı olduğu diğer davacı şirketin ... Bankasına yaptığı kredi başvurusunun davacı ...'in kara listede bulunduğu gerekçesiyle reddedildiğini, davalı bankanın hatalı risk bildirimi neticesinde müvekkilinin kara listeye alındığını, müvekkillerinin ticari itibarının zedelendiğini, davalı bankanın ağır kusuru nedeniyle müvekkillerinin maddi ve manevi zarara uğradığını ileri sürerek şimdilik, ... için 1.000,00 TL maddi ve 10.000,00 TL manevi ve diğer davacı şirket için 10.000,00 TL maddi tazminatın avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, davacıların zararlarını ispat edemediklerini, davacıların maddi zararının olmadığını, davacı ...'in başvurusuna istinaden Merkez Bankasındaki kaydın derhal düzeltildiğini, davacı ...'in itibarının zedelenmediğini savunarak davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalı bankanın davacı ... ile ilgisi bulunmayan bir kredi nedeni ile Merkez Bankasına bildirimde bulunmasının davalının ağır kusurunu teşkil ettiği, davacı ...'in davalıdan manevi tazminat talep etme hakkı bulunduğu, davacıların, davalının hatalı bildirimi sonucunda maddi kayıplarını ispat edemediği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile, davacıların maddi tazminat taleplerinin reddine, davacı ...'in manevi tazminat talebinin kabulüne karar verilmiştir.

Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.

Dava davalı bankanın hatalı risk bildirimi nedeniyle maddi ve manevi zararın tazminine ilişkindir. Borçlar Kanunu’nun 47. maddesi hükmüne göre hakimin özel durumları göz önünde tutarak hükmedeceği manevi tazminat miktarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru gerçekleştirecek ve tazminata benzer bir fonksiyonu da olan özgün bir nitelik taşır. Manevi tazminat bir ceza olmadığı gibi mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. Zarar görenin zenginleşmemesi, zarar sorumlusunun da fakirleşmemesi gerekmektedir. O halde, bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır.

Somut olayın özellikleri nazara alınarak mahkemece daha ılımlı, adalete uygun ve makul bir manevi tazminat miktarına hükmedilmesi gerekirken, olayın özelliğine uygun düşmeyen, manevi tazminat takdiri isabetli görülmemiş ,kararın bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiştir.

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 27.05.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/536983000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.