6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Rücuen Tazminat

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2010/12646 E. 2012/3687 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Usul tespitleri

Dava şartı
dava şartı

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
işyeri yangın sigortası kabul edilebilir yanılgı dava dilekçesinin tebliği rücuen tahsil eş rızası dürüstlük kuralı sigorta poliçesi dahili dava husumet

Atıf yapılan mevzuat: BK · HMK — HMK 124

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, dava konusu BK. 41. maddesine dayalı alacağın yönetimle yapılan bir sözleşmeden doğmuş olmadığı, husumetin tüm kat maliklerine yöneltilmesi gerektiği kanaatiyle davanın husumet yönünden reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

Dava, işyeri yangın sigorta poliçesine dayalı tazminatın rücuen tahsili istemine ilişkin olup, mahkemece husumetin kat maliklerine karşı yöneltilmesi gerektiği, alacağın davalı bina yönetimiyle yapılan bir sözleşmeden doğmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Oysa, temyiz incelemesi sırasında yürürlüğe giren HMK’nın 124. maddesi “maddi bir hatadan kaynaklanan veya dürüstlük kuralına aykırı olmayan taraf değişikliği talebi, karşı tarafın rızası aranmaksızın hâkim tarafından kabul edilir. Dava dilekçesinde tarafın yanlış veya eksik gösterilmesi kabul edilebilir bir yanılgıya dayanıyorsa, hâkim karşı tarafın rızasını aramaksızın taraf değişikliği talebini kabul edebilir” hükmünü haizdir.

Somut olayda, her ne kadar dava apartman yönetimi aleyhine açılmış ise de, davacı vekilinin 16.04.2010 tarihli dilekçesi ve duruşmadaki beyanında diğer kat maliklerinin isimlerinin Buca Tapu Sicil Müdürlüğünden sorulmasını talep ettiği anlaşılmış olmakla, yukarıda anılan kanun maddesi uyarınca davacı vekiline kat maliklerini davaya dahil etmesi için süre verilmesi, kat malikleri davaya dahil edildiğinde kendilerine dava dilekçesi tebliğ ettirilerek yargılamaya devam edilmesi gerekirken, yazılı gerekçelerle davanın husumetten reddine karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Rücu | İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/1207 E. 2013/2992 K.

    Ortak: · dava şartı

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Rücuen Tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/10444 E. 2012/2258 K.

    Ortak: · dava şartı · Rücuen Tazminat

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Şirket Ortaklığının Tespiti

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/14353 E. 2016/2770 K.

    Ortak: · dava şartı

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

4 benzer karar daha
  • Maddi-Manevi Tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/5852 E. 2017/4959 K.

    Ortak: · dava şartı

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Yabancı mahkeme ilamının tenfizi

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/15229 E. 2014/16618 K.

    Ortak: · dava şartı

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/8749 E. 2015/5667 K.

    Ortak: · dava şartı

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Tıbbi kötü uygulamaya ilişkin sigorta tazminatı

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/11511 E. 2018/3393 K.

    Ortak: · dava şartı

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2010/12646 E.  ,  2012/3687 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ Sulh Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasında görülen davada İzmir 7. Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 13/05/2010 tarih ve 2010/187-2010/562 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkili şirkete sigortalı işyerinde 12.09.2009 tarihinde, apartmana ait pis su borusunun patlaması ile oluşan hasar bedelini sigortalıya ödediklerini ve haklarına halef olduklarını ileri sürerek 3.400 TL'nin ödeme tarihinden itibaren avans faiziyle tahsilini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, apartman yönetiminin tüzel kişiliği bulunmadığını, müvekkilinin apartmanda oturduğunu ve tebligatın ona yapıldığını, hukuki anlamda bir yönetim de bulunmadığını savunarak davanın husumetten ve esastan reddini istemiştir.

Mahkemece, dava konusu BK.

41. maddesine dayalı alacağın yönetimle yapılan bir sözleşmeden doğmuş olmadığı, husumetin tüm kat maliklerine yöneltilmesi gerektiği kanaatiyle davanın husumet yönünden reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

Dava, işyeri yangın sigorta poliçesine dayalı tazminatın rücuen tahsili istemine ilişkin olup, mahkemece husumetin kat maliklerine karşı yöneltilmesi gerektiği, alacağın davalı bina yönetimiyle yapılan bir sözleşmeden doğmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Oysa, temyiz incelemesi sırasında yürürlüğe giren HMK’nın 124. maddesi “maddi bir hatadan kaynaklanan veya dürüstlük kuralına aykırı olmayan taraf değişikliği talebi, karşı tarafın rızası aranmaksızın hâkim tarafından kabul edilir. Dava dilekçesinde tarafın yanlış veya eksik gösterilmesi kabul edilebilir bir yanılgıya dayanıyorsa, hâkim karşı tarafın rızasını aramaksızın taraf değişikliği talebini kabul edebilir” hükmünü haizdir.

Somut olayda, her ne kadar dava apartman yönetimi aleyhine açılmış ise de, davacı vekilinin 16.04.2010 tarihli dilekçesi ve duruşmadaki beyanında diğer kat maliklerinin isimlerinin Buca Tapu Sicil Müdürlüğünden sorulmasını talep ettiği anlaşılmış olmakla, yukarıda anılan kanun maddesi uyarınca davacı vekiline kat maliklerini davaya dahil etmesi için süre verilmesi, kat malikleri davaya dahil edildiğinde kendilerine dava dilekçesi tebliğ ettirilerek yargılamaya devam edilmesi gerekirken, yazılı gerekçelerle davanın husumetten reddine karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 12.03.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1049125700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.