Tıbbi kötü uygulamaya ilişkin sigorta tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2016/11511 E. 2018/3393 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
kabul edilebilir yanılgı↗ tıbbi kötü uygulama↗ zorunlu mali sorumluluk sigortası↗ mali sorumluluk sigortası↗ husumet itirazı↗ sorumluluk sigortası↗ maddi hata↗ eş rızası↗ dürüstlük kuralı↗ yargılama gideri↗ sigorta poliçesi↗ vekalet ücreti↗ husumet↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre, davacı tarafın beyanı gerekse davalı ... şirketinin husumet itirazı üzerine davacı tarafın taraf değişikliği talebinde bulunduğu, sigorta poliçesinin davalı tarafça düzenlenmediğinin sabit bulunduğu, davacı tarafın sigorta poliçesini düzenleyen sigorta şirketi hakkında yeterli araştırma yapmadan dava açtığı, dava öncesi başvuruda bulunmadığı bu haliyle maddi hataya düştüğünden bahsedilemeyeceği, davalı tarafın yanlış gösterilmesinin kabul edilebilir yanılgıya dayanmadığı gerekçesiyle davanın husumet nedeniyle reddine, 1.800,00. TL vekalet ücretinin davacılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davalı tarafa verilmesine, davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmiştir.
Kararı, davacılar vekili temyiz etmiştir.
1-Dava, tıbbi kötü uygulamaya ilişkin zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesine dayalı tazminat istemine ilişkindir. Davacı tarafça, Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi’nin internet sitesinde yapılan sorgulama sonucunda kötü uygulaması olduğu iddia edilen doktorun sigorta şirketinin davalı .... olduğu gerekçesiyle dava bu şirkete yöneltilmiş olup, yargılama sürecinde doktorun sigortacısının yanlış tespit edildiği, poliçenin Anadolu Anonim Türk Sigorta Şirketi tarafından düzenlendiğinin belirlendiği ileri sürülerek HMK m. 124 gereğince davalının Anadolu Anonim Türk Sigorta Şirketi olarak değiştirilmesi istenmiştir. Mahkemece, davacının sigorta poliçesini düzenleyen sigorta şirketini yeterince araştırmadan dava açtığı, maddi hataya düştüğünden söz edilemeyeceği gerekçesiyle davanın husumet nedeniyle reddine karar verilmiştir.
6100 sayılı HMK'nın “Tarafta İradi Değişiklik” başlıklı 124. maddesinin 3.fıkrası “Ancak, maddi bir hatadan kaynaklanan veya dürüstlük kuralına aykırı olmayan taraf değişikliği talebi, karşı tarafın rızası aranmaksızın hâkim tarafından kabul edilir.” şeklinde düzenlenmiş olup, aynı maddenin 4.fıkrasında “Dava dilekçesinde tarafın yanlış veya eksik gösterilmesi kabul edilebilir bir yanılgıya dayanıyorsa, hâkim karşı tarafın rızasını aramaksızın taraf değişikliği talebini kabul edebilir. Bu durumda hâkim, davanın tarafı olmaktan çıkarılan ve aleyhine dava açılmasına sebebiyet vermeyen kişi lehine yargılama giderlerine hükmeder.” hükmüne yer verilmiştir. Somut olayda davacı taraf, Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi’nin internet sitesinde sorgulama yaparak ulaştığı sonuca göre davayı açmış olup, davalı tarafın yanlış gösterilmesinin HMK m.124/4 kapsamında kabul edilebilir bir hataya dayandığı kabul edilerek taraf değişikliğine izin verilmesi gerekirken, mahkemece davanın husumet yönünden reddine karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerekirmiştir.
2-Bozma sebep ve şekline göre, davacılar vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/5852 E. 2017/4959 K.
Ortak:kabul edilebilir yanılgı · eş rızası · dürüstlük kuralı · yargılama gideri · dava şartı
İncelediğiniz kararda6100 sayılı HMK'nın “Tarafta İradi Değişiklik” başlıklı 124. maddesinin 3.fıkrası “Ancak, maddi bir hatadan kaynaklanan veya «dürüstlük kuralına» aykırı olmayan taraf değişikliği talebi, karşı tarafın «rızası» aranmaksızın hâkim tarafından kabul edilir.” şeklinde düzenlenmiş olup, aynı maddenin 4.fıkrasında “Dava dilekçesinde tarafın yanlış veya eksik gösterilmesi kabul …
Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre, davacı tarafın beyanı gerekse davalı ... şirketinin «husumet itirazı» üzerine davacı tarafın taraf değişikliği talebinde bulunduğu, «sigorta poliçesinin» davalı tarafça düzenlenmediğinin sabit bulunduğu, davacı tarafın sigorta poliçesini düzenleyen sigorta şirketi hakkında yeterli araştırma yapmadan dava açtığı, dava öncesi başvuruda bulunmadığı bu haliyle «maddi hataya» düştüğünden bahsedilemeyeceği, davalı tarafın yanlış gösterilmesinin «kabul edilebilir yanılgıya» dayanmadığı gerekçesiyle davanın husumet nedeniyle reddine, 1.800,00.
TL «vekalet ücretinin» davacılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davalı tarafa verilmesine, davacı tarafça yapılan «yargılama giderlerinin» davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmiştir.
Benzer bu karardaAncak, maddi bir hatadan kaynaklanan veya «dürüstlük kuralına» aykırı olmayan taraf değişikliği talebi, karşı tarafın «rızası» aranmaksızın hâkim tarafından kabul edilir.
Ancak, 6100 sayılı HMK’nın 124. maddesine göre, bir davada taraf değişikliği, ancak karşı tarafın açık «rızası» ile mümkündür.
Bu durumda hâkim, davanın tarafı olmaktan çıkarılan ve aleyhine dava açılmasına sebebiyet vermeyen kişi lehine «yargılama giderlerine» hükmeder.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:dava şartı yokluğu · tüzel kişilik · taraf ehliyeti · usulden reddi · ibraz
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, HMK’nın 114. maddesi uyarınca taraf ve dava «ehliyeti» dava şartı olup, re’sen nazara alınması gerektiği, davalının «tüzel kişiliğinin» bulunmadığı ve davanın doğru hasma yöneltilmediği gerekçesiyle, davanın dava «şartı yokluğu» nedeniyle «usulden reddine» karar verilmiştir.
Mahkemece yazılı şekilde davanın dava «şartı yokluğundan» «usulden reddine» karar verilmiştir.
A.Ş. vekili olduğunu beyanla cevap dilekçesi «ibraz» edildiği de nazara alınarak, dava dilekçesinde “...”nun davalı olarak gösterilmesinin kabul edilebilir bir hata olduğu değerlendirilmek sureti ile HMK’nın 124/4 maddesi uyarınca taraf değişikliği yoluyla işlem yapılması gerekirken davanın «usulden reddi» doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/649 E. 2017/3592 K.
Ortak:kabul edilebilir yanılgı · maddi hata · eş rızası · dürüstlük kuralı · yargılama gideri · sigorta poliçesi · husumet · dava şartı
İncelediğiniz karardaMahkemece, tüm dosya kapsamına göre, davacı tarafın beyanı gerekse davalı ... şirketinin «husumet itirazı» üzerine davacı tarafın taraf değişikliği talebinde bulunduğu, «sigorta poliçesinin» davalı tarafça düzenlenmediğinin sabit bulunduğu, davacı tarafın sigorta poliçesini düzenleyen sigorta şirketi hakkında yeterli araştırma yapmadan dava açtığı, dava öncesi başvuruda bulunmadığı bu haliyle «maddi hataya» düştüğünden bahsedilemeyeceği, davalı tarafın yanlış gösterilmesinin «kabul edilebilir yanılgıya» dayanmadığı gerekçesiyle davanın husumet nedeniyle reddine, 1.800,00.
Mahkemece, davacının «sigorta poliçesini» düzenleyen sigorta şirketini yeterince araştırmadan dava açtığı, «maddi hataya» düştüğünden söz edilemeyeceği gerekçesiyle davanın «husumet» nedeniyle reddine karar verilmiştir.
6100 sayılı HMK'nın “Tarafta İradi Değişiklik” başlıklı 124. maddesinin 3.fıkrası “Ancak, maddi bir hatadan kaynaklanan veya «dürüstlük kuralına» aykırı olmayan taraf değişikliği talebi, karşı tarafın «rızası» aranmaksızın hâkim tarafından kabul edilir.” şeklinde düzenlenmiş olup, aynı maddenin 4.fıkrasında “Dava dilekçesinde tarafın yanlış veya eksik gösterilmesi kabul …
Benzer bu karardaBu itibarla, yukarıda belirtilen 6100 sayılı Yasa'nın 124/3. maddesi gereğince; davacılar vekilinin davalı olarak ...bank AŞ’yi yazmış olmasının «maddi hata» olarak nitelendirilmesi suretiyle yanılgıdan kaynaklanan ve «dürüstlük kuralına» aykırı olmayan talep karşısında mahkemece taraf değişikliğinin kabul edilmesi gerekirken; davalının «rızası» gerekmemesine rağmen rıza bulunmadığı gerekçesiyle, talebin reddine karar vermesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
A.Ş'ye karşı açılmasının gerektiği, somut olayda davalının taraf değişikliğine «rıza» göstermediği, 6100 sayılı HMUK 124. maddesinin koşullarının mevcut olmadığı gerekçesiyle, davanın «husumet» nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Ancak, maddi bir hatadan kaynaklanan veya «dürüstlük kuralına» aykırı olmayan taraf değişikliği talebi, karşı tarafın «rızası» aranmaksızın hâkim tarafından kabul edilir (124/3).
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:hayat sigortası · tazminat davası
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; davanın «hayat sigortası poliçesinden» kaynaklanan «tazminat davası» olup, davanın kredi veren bankaya değil, sigorta poliçesini düzenleyen sigorta şirketi ...
Dava, «hayat sigortasından» kaynaklanan tazminat istemine ilişkin olup, dava konusu «sigorta poliçesi» ...
Somut uyuşmazlıkta, davacılar vekili 11.08.2014 tarihli dava dilekçesinde davacıların murisinin davalı banka nezdinde kredi çektiği sırada «hayat sigortası» yapıldığını, ölüm olayı nedeniyle kalan kredi borcunun müvekkillerince ödendiğini, hayat «sigortası poliçesinden» kaynaklanan poliçe bedelinin tahsilini talep ettiklerini, poliçe örneklerine ulaşamadıklarını ifade etmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/14353 E. 2016/2770 K.
Ortak:kabul edilebilir yanılgı · maddi hata · eş rızası · dürüstlük kuralı · husumet · dava şartı
İncelediğiniz karardaMahkemece, tüm dosya kapsamına göre, davacı tarafın beyanı gerekse davalı ... şirketinin «husumet itirazı» üzerine davacı tarafın taraf değişikliği talebinde bulunduğu, «sigorta poliçesinin» davalı tarafça düzenlenmediğinin sabit bulunduğu, davacı tarafın sigorta poliçesini düzenleyen sigorta şirketi hakkında yeterli araştırma yapmadan dava açtığı, dava öncesi başvuruda bulunmadığı bu haliyle «maddi hataya» düştüğünden bahsedilemeyeceği, davalı tarafın yanlış gösterilmesinin «kabul edilebilir yanılgıya» dayanmadığı gerekçesiyle davanın husumet nedeniyle reddine, 1.800,00.
Mahkemece, davacının «sigorta poliçesini» düzenleyen sigorta şirketini yeterince araştırmadan dava açtığı, «maddi hataya» düştüğünden söz edilemeyeceği gerekçesiyle davanın «husumet» nedeniyle reddine karar verilmiştir.
6100 sayılı HMK'nın “Tarafta İradi Değişiklik” başlıklı 124. maddesinin 3.fıkrası “Ancak, maddi bir hatadan kaynaklanan veya «dürüstlük kuralına» aykırı olmayan taraf değişikliği talebi, karşı tarafın «rızası» aranmaksızın hâkim tarafından kabul edilir.” şeklinde düzenlenmiş olup, aynı maddenin 4.fıkrasında “Dava dilekçesinde tarafın yanlış veya eksik gösterilmesi kabul …
Benzer bu karardaOysa ki, HMK’nın 124. maddesinde maddi bir hatadan kaynaklanan veya «dürüstlük kuralına» aykırı olmayan taraf değişikliği talebinin, karşı tarafın «rızası» aranmaksızın hâkim tarafından kabul edileceği ya da dava dilekçesinde tarafın yanlış veya eksik gösterilmesi kabul edilebilir bir yanılgıya dayanıyorsa, hâkimin karşı tarafın rızasını aramaksızın taraf değişikliği talebini kabul edebileceği düzenlenmiş olup, somut olayda davacı vekili, bir «maddi hata» nedeniyle ya da yanılgı ile davaya «dahil» edilen şirkete dava dilekçesinde «husumet» yöneltmediğini ileri sürmemiştir.
Bu durumda, mahkemece, uyulan bozma ilamına göre, davası müracaata bırakılan davalılar yönünden «davanın açılmamış sayılmasına», diğer davalılar yönünden ise davanın «husumetten» reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde davanın «zamanaşımından» reddine karar verilmesi doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:genel kurul kararının iptali · davanın açılmamış sayılması · açılmamış sayılma · kâr payı · tebligat · yönetim kurulu kararı · dahili dava · zamanaşımı
Benzer bu karardaBu itibarla, gerek 1086 sayılı HUMK’da gerekse 6100 sayılı HMK’da «dahili» davalı başlığı altında bir müessesenin düzenlenmediği, 6100 sayılı HMK'nın 124. maddesi uyarınca taraf değişikliği şartlarının oluşmadığı, kaldı ki kabule göre de, davaya dahil edilmeye çalışılan....’nin usulüne uygun davaya dahil edilmediği yine «yönetim kurulu» üyelerine «tebligat» yapıldığı anlaşılmaktadır.
Bu durumda, mahkemece, uyulan bozma ilamına göre, davası müracaata bırakılan davalılar yönünden «davanın açılmamış sayılmasına», diğer davalılar yönünden ise davanın «husumetten» reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde davanın «zamanaşımından» reddine karar verilmesi doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
1- Dava, şirket ortaklığının tespiti, yönetim ve «genel kurul kararlarının iptali» ile kâr «payının» tahsili ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya göre; davacının şirketin denetleme kurulu üyesi olduğu, tüm işlemlerin Ticaret Sicil Gazetesi'nde yayımlandığı, yapılan işlemlerden haberdar olmamasının hayatın olağan akışına uygun olmadığı, davalı ... aleyhine açılan davanın müracaata bırakıldığı, davanın «zamanaşımına» uğradığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
5 benzer karar daha
-
Yabancı mahkeme ilamının tenfizi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/15229 E. 2014/16618 K.
Ortak:kabul edilebilir yanılgı · maddi hata · eş rızası · dürüstlük kuralı · yargılama gideri · husumet · dava şartı
İncelediğiniz karardaMahkemece, tüm dosya kapsamına göre, davacı tarafın beyanı gerekse davalı ... şirketinin «husumet itirazı» üzerine davacı tarafın taraf değişikliği talebinde bulunduğu, «sigorta poliçesinin» davalı tarafça düzenlenmediğinin sabit bulunduğu, davacı tarafın sigorta poliçesini düzenleyen sigorta şirketi hakkında yeterli araştırma yapmadan dava açtığı, dava öncesi başvuruda bulunmadığı bu haliyle «maddi hataya» düştüğünden bahsedilemeyeceği, davalı tarafın yanlış gösterilmesinin «kabul edilebilir yanılgıya» dayanmadığı gerekçesiyle davanın husumet nedeniyle reddine, 1.800,00.
Mahkemece, davacının «sigorta poliçesini» düzenleyen sigorta şirketini yeterince araştırmadan dava açtığı, «maddi hataya» düştüğünden söz edilemeyeceği gerekçesiyle davanın «husumet» nedeniyle reddine karar verilmiştir.
6100 sayılı HMK'nın “Tarafta İradi Değişiklik” başlıklı 124. maddesinin 3.fıkrası “Ancak, maddi bir hatadan kaynaklanan veya «dürüstlük kuralına» aykırı olmayan taraf değişikliği talebi, karşı tarafın «rızası» aranmaksızın hâkim tarafından kabul edilir.” şeklinde düzenlenmiş olup, aynı maddenin 4.fıkrasında “Dava dilekçesinde tarafın yanlış veya eksik gösterilmesi kabul …
Benzer bu karardaA.Ş.'ne «husumet» yönelttiği, davacı vekili tarafından «tahkikat» aşamasında HMK'nun 124/3. maddesi uyarınca «maddi hata» nedeniyle davalı şirketin ... ...İht.
6100 Sayılı HMK'nun “Tarafta İradi Değişiklik” başlıklı 124. maddesindeki “(1) Bir davada taraf değişikliği, ancak karşı tarafın açık «rızası» ile mümkündür. (2) Bu konuda kanunlarda yer alan özel hükümler saklıdır. (3) Ancak, maddi bir hatadan kaynaklanan veya «dürüstlük kuralına» aykırı olmayan taraf değişikliği talebi, karşı tarafın rızası aranmaksızın hâkim tarafından kabul edilir. (4) Dava dilekçesinde tarafın yanlış veya eksik gösterilm …
Bununla birlikte, maddi bir hatadan kaynaklanan veya «dürüstlük kuralına» aykırı olmayan taraf değişikliği talebi söz konusu ise, bu halde karşı tarafın «rızası» aranmaksızın hakim tarafından bu düzeltme yapılacaktır (HMK. m.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:dava dilekçesinin tebliği · tahkikat · muvafakat · tüzel kişilik · husumet yokluğu · tenfiz · havale
Benzer bu karardaA.Ş. olarak düzeltilmesi talebine davalı vekilinin «muvafakat» etmediği, davalı şirketi ile düzeltilmesi istenen şirketlerin ayrı «tüzel kişiliklerinin» olduğu, davalının yanlış gösterilmesinin maddi bir hatadan kaynaklanmadığı, kabul edilebilir bir yanılgıda olmadığı, davacının yabancı mahkeme kararında açıkça adı belirtilen davalıyı bildiği, bu nedenle yanlış kişiye dava açmasında haklı bir yanılgının bulunmadığı, HKM'nun 124. maddesindeki şartların bulunmadığı gerekçesiyle, davanın «husumet yokluğu» nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, «tenfize» konu yabancı mahkeme kararında davalının dava dışı ......İht.
A.Ş.'ne «husumet» yönelttiği, davacı vekili tarafından «tahkikat» aşamasında HMK'nun 124/3. maddesi uyarınca «maddi hata» nedeniyle davalı şirketin ... ...İht.
Dava, yabancı mahkeme ilamının «tenfizi» istemine ilişkin olup mahkemece «husumetin» yanlış şirkete yöneltildiğinden bahisle yazılı şekilde karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/10444 E. 2012/2258 K.
Ortak:kabul edilebilir yanılgı · eş rızası · dürüstlük kuralı · husumet · dava şartı
İncelediğiniz karardaMahkemece, tüm dosya kapsamına göre, davacı tarafın beyanı gerekse davalı ... şirketinin «husumet itirazı» üzerine davacı tarafın taraf değişikliği talebinde bulunduğu, «sigorta poliçesinin» davalı tarafça düzenlenmediğinin sabit bulunduğu, davacı tarafın sigorta poliçesini düzenleyen sigorta şirketi hakkında yeterli araştırma yapmadan dava açtığı, dava öncesi başvuruda bulunmadığı bu haliyle «maddi hataya» düştüğünden bahsedilemeyeceği, davalı tarafın yanlış gösterilmesinin «kabul edilebilir yanılgıya» dayanmadığı gerekçesiyle davanın husumet nedeniyle reddine, 1.800,00.
6100 sayılı HMK'nın “Tarafta İradi Değişiklik” başlıklı 124. maddesinin 3.fıkrası “Ancak, maddi bir hatadan kaynaklanan veya «dürüstlük kuralına» aykırı olmayan taraf değişikliği talebi, karşı tarafın «rızası» aranmaksızın hâkim tarafından kabul edilir.” şeklinde düzenlenmiş olup, aynı maddenin 4.fıkrasında “Dava dilekçesinde tarafın yanlış veya eksik gösterilmesi kabul …
Mahkemece, davacının «sigorta poliçesini» düzenleyen sigorta şirketini yeterince araştırmadan dava açtığı, «maddi hataya» düştüğünden söz edilemeyeceği gerekçesiyle davanın «husumet» nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaOysa, temyiz incelemesi sırasında yürürlüğe giren HMK’nun 124. maddesi “maddi bir hatadan kaynaklanan veya «dürüstlük kuralına» aykırı olmayan taraf değişikliği talebi, karşı tarafın «rızası» aranmaksızın hâkim tarafından kabul edilir.
Mahkemece, iddia, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davanın kat maliklerine karşı yöneltilmesi gerektiği, yöneticiliğin «tüzel kişiliği» bulunmadığı gerekçesiyle, davanın «husumetten» reddine karar verilmiştir.
Dava, konut sigortasından kaynaklanan rücuan alacak istemine ilişkin olup, mahkemece «husumetin» kat maliklerine karşı yöneltilmesi gerektiği, davalı bina yöneticiliğinin «tüzel kişiliği» bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:dava dilekçesinin tebliği · tüzel kişilik
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davanın kat maliklerine karşı yöneltilmesi gerektiği, yöneticiliğin «tüzel kişiliği» bulunmadığı gerekçesiyle, davanın «husumetten» reddine karar verilmiştir.
Dava, konut sigortasından kaynaklanan rücuan alacak istemine ilişkin olup, mahkemece «husumetin» kat maliklerine karşı yöneltilmesi gerektiği, davalı bina yöneticiliğinin «tüzel kişiliği» bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Somut olayda, her ne kadar dava apartman yöneticiliği aleyhine açılmış ise de sonrasında davacı vekili tarafından verilen dilekçe ile «husumet» kat maliklerine karşı yöneltilmiş olmakla, yukarıda anılan kanun maddesi uyarınca kendisine husumet yöneltilen kat maliklerine dava «dilekçesi tebliğ» ettirilip, işin esasına girilerek bir karar vermek gerekirken, yazılı gerekçelerle davanın husumetten reddine karar verilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle boz …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/17678 E. 2015/2407 K.
Ortak:kabul edilebilir yanılgı · maddi hata · eş rızası · dürüstlük kuralı · yargılama gideri · sigorta poliçesi · husumet · dava şartı
İncelediğiniz karardaMahkemece, tüm dosya kapsamına göre, davacı tarafın beyanı gerekse davalı ... şirketinin «husumet itirazı» üzerine davacı tarafın taraf değişikliği talebinde bulunduğu, «sigorta poliçesinin» davalı tarafça düzenlenmediğinin sabit bulunduğu, davacı tarafın sigorta poliçesini düzenleyen sigorta şirketi hakkında yeterli araştırma yapmadan dava açtığı, dava öncesi başvuruda bulunmadığı bu haliyle «maddi hataya» düştüğünden bahsedilemeyeceği, davalı tarafın yanlış gösterilmesinin «kabul edilebilir yanılgıya» dayanmadığı gerekçesiyle davanın husumet nedeniyle reddine, 1.800,00.
Mahkemece, davacının «sigorta poliçesini» düzenleyen sigorta şirketini yeterince araştırmadan dava açtığı, «maddi hataya» düştüğünden söz edilemeyeceği gerekçesiyle davanın «husumet» nedeniyle reddine karar verilmiştir.
6100 sayılı HMK'nın “Tarafta İradi Değişiklik” başlıklı 124. maddesinin 3.fıkrası “Ancak, maddi bir hatadan kaynaklanan veya «dürüstlük kuralına» aykırı olmayan taraf değişikliği talebi, karşı tarafın «rızası» aranmaksızın hâkim tarafından kabul edilir.” şeklinde düzenlenmiş olup, aynı maddenin 4.fıkrasında “Dava dilekçesinde tarafın yanlış veya eksik gösterilmesi kabul …
Benzer bu karardaŞubesi «acenteliğinde» bitkisel ürün «sigortası poliçesi» imzalandığı, poliçenin 5363 sayılı yasa kapsamında olduğu, davalı yanın ... olması gerektiği, dava dilekçesinde, davanın («husumetin»)....na yöneltilmek istendiği anlaşılmış ise de, davalı tarafın tam olarak anlaşılamadığı, ... ile ... arasında zorunlu dava arkadaşlığı bulunmadığı gibi «ıslah» yoluyla taraf değişikliği yapmanın da mümkün olamayacağı,bu haliyle davalı yanın taraf «ehliyetine» sahip olmadığı gerekçesiyle, davanın dava «şartı yokluğundan» reddine karar verilmiştir.
Buna göre, "(1) Bir davada taraf değişikliği, ancak karşı tarafın açık «rızası» ile mümkündür. (2) Bu konuda kanunlarda yer alan özel hükümler saklıdır. (3) Ancak, maddi bir hatadan kaynaklanan veya «dürüstlük kuralına» aykırı olmayan taraf değişikliği talebi, karşı tarafın rızası aranmaksızın hâkim tarafından kabul edilir. (4) Dava dilekçesinde tarafın yanlış veya eksik gösterilm …
Ancak, yasa yapıcı (3 )ve (4). fıkralardaki istisnai düzenleme ile aslında muhatabı belli olan uyuşmazlığın, «maddi hata» sebebiyle, mevcut olmayan ya da farklı kişiye karşı yürütülmesi halinde mutlaka karşı tarafın rızasının aranmasının yargılamanın kaderini gerçekte muhatap olmayan bir kişinin rızasına bağlamak anlamına gelebileceğini bu nedenle yargılamanın gereksiz yere uzayabileceğini hatta yeni dava açılması sonucunu doğurabileceğini göz önünde bulundurarak, maddî hatadan dolayı muhatabın yanlış gösterilmesi hâlinde, diğer tarafın «rızası» aranmadan taraf değişikliğini mümkün hale getirmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kesin mehil · ek mehil · pasif husumet ehliyeti · husumet ehliyeti · acentelik · dava şartı yokluğu · pasif husumet · taraf ehliyeti
Benzer bu kararda… erinin davacıya tebliği ile davacıya HMK'nun 124. maddesindeki hakka dayalı olarak, taraf değişikliği yapabilmesi için fırsat tanınması, davacının kendisine tanınan «kesin mehilde» taraf değişikliği talebinde bulunması halinde dava dilekçesinin bu kişilere tebliği ile yargılamaya değişen kişi/ kişilerle devam olunması, aksi halde taraf («pasif husumet) ehliyeti» yokluğu nedeniyle davanın dava şartı noksanlığından reddine karar verilmesi gerekirken, davacıya yasal hakkını kullanma imkanı tanınmaksızın karar verilmesi doğru …
Şubesi «acenteliğinde» bitkisel ürün «sigortası poliçesi» imzalandığı, poliçenin 5363 sayılı yasa kapsamında olduğu, davalı yanın ... olması gerektiği, dava dilekçesinde, davanın («husumetin»)....na yöneltilmek istendiği anlaşılmış ise de, davalı tarafın tam olarak anlaşılamadığı, ... ile ... arasında zorunlu dava arkadaşlığı bulunmadığı gibi «ıslah» yoluyla taraf değişikliği yapmanın da mümkün olamayacağı,bu haliyle davalı yanın taraf «ehliyetine» sahip olmadığı gerekçesiyle, davanın dava «şartı yokluğundan» reddine karar verilmiştir.
Dava, bitkisel ürün sigortasından kaynaklanan tazminat istemine ilişkin olup, mahkemece davalıların taraf «ehliyetine» sahip olmadığı gerekçesiyle yazılı şekilde karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/12088 E. 2016/203 K.
Ortak:kabul edilebilir yanılgı · yargılama gideri · vekalet ücreti · husumet · dava şartı
İncelediğiniz karardaMahkemece, tüm dosya kapsamına göre, davacı tarafın beyanı gerekse davalı ... şirketinin «husumet itirazı» üzerine davacı tarafın taraf değişikliği talebinde bulunduğu, «sigorta poliçesinin» davalı tarafça düzenlenmediğinin sabit bulunduğu, davacı tarafın sigorta poliçesini düzenleyen sigorta şirketi hakkında yeterli araştırma yapmadan dava açtığı, dava öncesi başvuruda bulunmadığı bu haliyle «maddi hataya» düştüğünden bahsedilemeyeceği, davalı tarafın yanlış gösterilmesinin «kabul edilebilir yanılgıya» dayanmadığı gerekçesiyle davanın husumet nedeniyle reddine, 1.800,00.
TL «vekalet ücretinin» davacılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davalı tarafa verilmesine, davacı tarafça yapılan «yargılama giderlerinin» davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmiştir.
Mahkemece, davacının «sigorta poliçesini» düzenleyen sigorta şirketini yeterince araştırmadan dava açtığı, «maddi hataya» düştüğünden söz edilemeyeceği gerekçesiyle davanın «husumet» nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, uyulan bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, davalı .... hakında sehven dava açıldığı, davalı .... yönünden MÖHUK'un 54. maddesinde düzenlenen «tenfiz» şartlarının oluştuğu gerekçesiyle, davalı .... yönünden açılan davanın kabulüne, davalı .... yönünden açılan davanın ise «pasif husumet yokluğundan» reddine karar verilmiştir.
Bu durumda hakim, davanın tarafı olmaktan çıkartılan ve aleyhine dava açılmasına sebebiyet vermeyen kişi lehine «yargılama giderlerine» hükmeder." hükmünü haizdir.
Somut olayda, dava dilekçesinde ....'nin yanlışlıkla davalı olarak gösterildiği, asıl davalının ..... olduğu kanaatiyle HMK'nın 124. maddesi uyarınca taraf değişikliği talebi kabul edilmiş olup, hükmün 5 numaralı bendinde kimin yararına «vekalet ücretine» hükmedildiği açıklanmaksızın genel bir ibareyle "davalı" yararına vekalet ücretine hükmedildiğinin belirtilmesi doğru görülmemiş, kararın resen bozulması gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:pasif husumet yokluğu · pasif husumet · husumet yokluğu · tenfiz
Benzer bu karardaMahkemece, uyulan bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, davalı .... hakında sehven dava açıldığı, davalı .... yönünden MÖHUK'un 54. maddesinde düzenlenen «tenfiz» şartlarının oluştuğu gerekçesiyle, davalı .... yönünden açılan davanın kabulüne, davalı .... yönünden açılan davanın ise «pasif husumet yokluğundan» reddine karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/2066 E. 2015/8129 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:temerrüt faizi · temerrüt
Benzer bu karardaMahkemece, davanın kısmen kabulü ile 20.124 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek «temerrüt faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline dair verilen karar davalı vekilinin temyizi üzerine Dairemizce davalı yararına bozulmuştur.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2016/11511 E. , 2018/3393 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ...Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 24/02/2016 tarih ve 2015/110-2016/114 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili ...’nin ... ve ...’nin müşterek çocuğu olduğunu, müvekkili ...’nin hamileliği sırasında, kadın doğum uzmanı Dr. .... tarafından takip edildiğini, davalı şirketin anılan doktorun tıbbi kötü uygulamaya ilişkin zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesini tanzim ederek teminat limiti dahilinde maddi, manevi zarardan doğan sorumluluğu üstlendiğini, anılan doktorun genel olarak tıbbi kötü uygulaması sonucunda Down Sendromunun hamilelikte teşhis edilmediğini, müvekkili ...'nin Down Sendromlu olarak doğduğunu, ileri sürerek fazlaya dair talep ve dava haklarının saklı kalması kaydıyla müvekkili Furkan Yükseldi için 10.000. TL maddi, 60.000. TL manevi tazminat, müvekkili anne için 30.000.TL, baba için 30.000.
TL manevi tazminat olmak üzere toplam 130.000,00. TL tazminatın dava tarihinden itibaren avans faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmişlerdir.
Davalı vekili, müvekkil şirket bünyesinde dava dışı Dr. ....’a ait Tıbbi Kötü Uygulamaya İlişkin Zorunlu Mali Sorumluluk Poliçesi bulunmadığını, söz konusu talebin poliçe düzenleyen sigorta şirketine yöneltilmesi gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre, davacı tarafın beyanı gerekse davalı ... şirketinin husumet itirazı üzerine davacı tarafın taraf değişikliği talebinde bulunduğu, sigorta poliçesinin davalı tarafça düzenlenmediğinin sabit bulunduğu, davacı tarafın sigorta poliçesini düzenleyen sigorta şirketi hakkında yeterli araştırma yapmadan dava açtığı, dava öncesi başvuruda bulunmadığı bu haliyle maddi hataya düştüğünden bahsedilemeyeceği, davalı tarafın yanlış gösterilmesinin kabul edilebilir yanılgıya dayanmadığı gerekçesiyle davanın husumet nedeniyle reddine, 1.800,00. TL vekalet ücretinin davacılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davalı tarafa verilmesine, davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmiştir.
Kararı, davacılar vekili temyiz etmiştir.
1-Dava, tıbbi kötü uygulamaya ilişkin zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesine dayalı tazminat istemine ilişkindir. Davacı tarafça, Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi’nin internet sitesinde yapılan sorgulama sonucunda kötü uygulaması olduğu iddia edilen doktorun sigorta şirketinin davalı .... olduğu gerekçesiyle dava bu şirkete yöneltilmiş olup, yargılama sürecinde doktorun sigortacısının yanlış tespit edildiği, poliçenin Anadolu Anonim Türk Sigorta Şirketi tarafından düzenlendiğinin belirlendiği ileri sürülerek HMK m. 124 gereğince davalının Anadolu Anonim Türk Sigorta Şirketi olarak değiştirilmesi istenmiştir. Mahkemece, davacının sigorta poliçesini düzenleyen sigorta şirketini yeterince araştırmadan dava açtığı, maddi hataya düştüğünden söz edilemeyeceği gerekçesiyle davanın husumet nedeniyle reddine karar verilmiştir.
6100 sayılı HMK'nın “Tarafta İradi Değişiklik” başlıklı 124. maddesinin 3.fıkrası “Ancak, maddi bir hatadan kaynaklanan veya dürüstlük kuralına aykırı olmayan taraf değişikliği talebi, karşı tarafın rızası aranmaksızın hâkim tarafından kabul edilir.” şeklinde düzenlenmiş olup, aynı maddenin 4.fıkrasında “Dava dilekçesinde tarafın yanlış veya eksik gösterilmesi kabul edilebilir bir yanılgıya dayanıyorsa, hâkim karşı tarafın rızasını aramaksızın taraf değişikliği talebini kabul edebilir. Bu durumda hâkim, davanın tarafı olmaktan çıkarılan ve aleyhine dava açılmasına sebebiyet vermeyen kişi lehine yargılama giderlerine hükmeder.” hükmüne yer verilmiştir. Somut olayda davacı taraf, Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi’nin internet sitesinde sorgulama yaparak ulaştığı sonuca göre davayı açmış olup, davalı tarafın yanlış gösterilmesinin HMK m.124/4 kapsamında kabul edilebilir bir hataya dayandığı kabul edilerek taraf değişikliğine izin verilmesi gerekirken, mahkemece davanın husumet yönünden reddine karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerekirmiştir.
2-Bozma sebep ve şekline göre, davacılar vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacılar yararına BOZULMASINA, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davacılar vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, ödedikleri peşin temyiz harcının istekleri halinde temyiz edenlere iadesine, 09/05/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/423563200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz