Sigorta
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2012/15514 E. 2013/12759 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
tanık beyanı↗ teminat kapsamı↗ kâr kaybı↗ sigorta poliçesi↗ dava sebebi↗ hasar↗ vekalet ücreti↗ teminat↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece yapılan yargılama sonunda iddia, savunma, bilirkişi raporu, tanık beyanı ve dosya kapsamına göre, dolu, fırtına, hortum, yangın, heyelan, deprem ve kalite kaybı gibi sigorta poliçesi kapsamındaki olaylar nedeniyle herhangi bir hasar oluşmadığı, meydana gelen verim kaybının güneş yanığı, hatalı gübreleme ve hastalıktan dolayı meydana gelen kurumadan kaynaklandığı, poliçe anlamında bir kalite kaybının mevcudiyeti için dolu yağışının zarara neden olması gerektiği, oluşan zararın teminat kapsamı dışında kaldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Ancak, davacı, dava konusu olan tazminatın her iki davalıdan müştereken tahsilini talep etmiştir. Mahkemece, her iki davalı yönünden zararın teminat kapsamında bulunmadığı gerekçesi ile aynı sebebe dayalı olarak davanın reddine karar verildiğine göre, davalılar yararına tek vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş ve kararın bu nedenle bozulması gerekmiş ise de, anılan yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/9614 E. 2012/16707 K.
Ortak:teminat kapsamı · kâr kaybı · sigorta poliçesi · hasar · teminat
İncelediğiniz karardaMahkemece yapılan yargılama sonunda iddia, savunma, bilirkişi raporu, «tanık beyanı» ve dosya kapsamına göre, dolu, fırtına, hortum, yangın, heyelan, deprem ve kalite «kaybı» gibi «sigorta poliçesi» kapsamındaki olaylar nedeniyle herhangi bir «hasar» oluşmadığı, meydana gelen verim kaybının güneş yanığı, hatalı gübreleme ve hastalıktan dolayı meydana gelen kurumadan kaynaklandığı, poliçe anlamında bir kalite kaybının mevcudiyeti için dolu yağışının zarara neden olması gerektiği, oluşan zararın «teminat kapsamı» dışında kaldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkemece, her iki davalı yönünden zararın «teminat kapsamında» bulunmadığı gerekçesi ile aynı «sebebe» dayalı olarak davanın reddine karar verildiğine göre, davalılar yararına tek «vekalet ücretine» hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş ve kararın bu nedenle bozulması gerekmiş ise de, anılan yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanması gerekmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının taşınmazları üzerindeki elma ürününün, dolu hadisesinden kaynaklı miktar «kaybı» «hasarlarının», devlet destekli bitkisel ürün «sigortaları poliçesi» ile «teminat» altına alındığı, davacı tarafça tazminat istemlerinin dayanağı olarak gösterilen eksper raporlarında, davacının elma ürününde dolu olayına bağlı kalite kaybının tespit edildiği, devlet destekli bitkisel ürün sigortası genel şartlarının 3. maddesinde isteğe bağlı olarak «teminat kapsamına» alınacak haller ve kayıplar başlığı altında dolu riskinin ürün kalitesinde meydana getirdiği eksilmenin düzenlendiği, taraflar arasında akdedilen «sigorta sözleşmelerinde» ise kalite kaybı teminatına yer verilmediği, dolayısıyla davacı tarafça talep edilen zarar kaleminin teminat kapsamı dahilinde olmadığı gerekçesiyle davanın reddin …
Her ne kadar davaya konu poliçelerde dolu riski «teminat kapsamına» alınmış ve kalite «kaybı» teminatı verilmemiş ise de, kalite kaybı dışındaki zararlar teminat kapsamında olduğundan, mahkemece sadece ekspertiz raporuna dayanılarak, davaya konu dolu riskinin kalite kaybı «hasarına» sebebiyet verdiğinin kabulü ile sonuca varılması doğru olmamıştır.
… r bilirkişi heyeti oluşturularak, hüküm kurmaya ve izlemeye açık, denetlemeye elverişli bir rapor alınması suretiyle davacının elma bahçesinde dolu nedeniyle oluşan «hasarın», kalite «kaybına» mı yoksa verim kaybına mı neden olduğunun ve varsa hangi kaybın, ne miktarda olduğunun tespit edilerek, varılacak sonuca göre, hasarın «teminat kapsamında» olup olmadığı ile tazmininin gerekip gerekmediği konusunda karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde «eksik incelemeye» dayanılarak hüküm kurulması doğru olmamış, kararın bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:sigorta sözleşmesi · eksik inceleme
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının taşınmazları üzerindeki elma ürününün, dolu hadisesinden kaynaklı miktar «kaybı» «hasarlarının», devlet destekli bitkisel ürün «sigortaları poliçesi» ile «teminat» altına alındığı, davacı tarafça tazminat istemlerinin dayanağı olarak gösterilen eksper raporlarında, davacının elma ürününde dolu olayına bağlı kalite kaybının tespit edildiği, devlet destekli bitkisel ürün sigortası genel şartlarının 3. maddesinde isteğe bağlı olarak «teminat kapsamına» alınacak haller ve kayıplar başlığı altında dolu riskinin ürün kalitesinde meydana getirdiği eksilmenin düzenlendiği, taraflar arasında akdedilen «sigorta sözleşmelerinde» ise kalite kaybı teminatına yer verilmediği, dolayısıyla davacı tarafça talep edilen zarar kaleminin teminat kapsamı dahilinde olmadığı gerekçesiyle davanın reddin …
… r bilirkişi heyeti oluşturularak, hüküm kurmaya ve izlemeye açık, denetlemeye elverişli bir rapor alınması suretiyle davacının elma bahçesinde dolu nedeniyle oluşan «hasarın», kalite «kaybına» mı yoksa verim kaybına mı neden olduğunun ve varsa hangi kaybın, ne miktarda olduğunun tespit edilerek, varılacak sonuca göre, hasarın «teminat kapsamında» olup olmadığı ile tazmininin gerekip gerekmediği konusunda karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde «eksik incelemeye» dayanılarak hüküm kurulması doğru olmamış, kararın bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2019/4857 E. 2020/2978 K.
Ortak:kâr kaybı · hasar · Sigorta
İncelediğiniz karardaMahkemece yapılan yargılama sonunda iddia, savunma, bilirkişi raporu, «tanık beyanı» ve dosya kapsamına göre, dolu, fırtına, hortum, yangın, heyelan, deprem ve kalite «kaybı» gibi «sigorta poliçesi» kapsamındaki olaylar nedeniyle herhangi bir «hasar» oluşmadığı, meydana gelen verim kaybının güneş yanığı, hatalı gübreleme ve hastalıktan dolayı meydana gelen kurumadan kaynaklandığı, poliçe anlamında bir kalite kaybının mevcudiyeti için dolu yağışının zarara neden olması gerektiği, oluşan zararın «teminat kapsamı» dışında kaldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaAlınan ekspertiz raporları da «dahil» olmak üzere bilirkişi raporları incelendiğinde, tespiti yapılan zarar oranları arasında büyük farklılar bulunduğu, hükme esas alınan 29/06/2017 tarihli bilirkişi raporunda da tespiti yapılan verim «kaybı» oranının dayanaklarının yeterince açıklanmadığı, belirlenen «hasar» oranı ve buna bağlı yapılan hesaplamanın da «denetime elverişli» olmadığı anlaşılmıştır.
… e dosya kapsamına göre, ürünün yapraklarında ve üründe dolu yağışından kaynaklanan zarar meydana geldiği, benimsenen 29/06/2017 tarihli bilirkişi raporunda poliçede «muafiyet» oranının %10 ve ödenecek en yüksek tazminat tutarının ise sigorta bedelinin %80’ i olarak dikkate alındığı, üründe %90 oranında verim «kaybı» olduğu, davacının hak edeceği tazminat tutarının 108.738,07 TL olarak tespit edildiği gerekçesiyle «ihbar» tarihi olan 03/08/2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte 108.738,07 TL tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Dava, davalı nezdinde sigortalı tarlada ekili kavun ürününün dolu yağışı sonucunda «hasar» gördüğü iddiasına dayalı hasar bedelinin tazmini istemine ilişkindir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:muafiyet · denetime elverişlilik · ihbar · eksik inceleme · dahili dava · kesin hüküm
Benzer bu kararda… e dosya kapsamına göre, ürünün yapraklarında ve üründe dolu yağışından kaynaklanan zarar meydana geldiği, benimsenen 29/06/2017 tarihli bilirkişi raporunda poliçede «muafiyet» oranının %10 ve ödenecek en yüksek tazminat tutarının ise sigorta bedelinin %80’ i olarak dikkate alındığı, üründe %90 oranında verim «kaybı» olduğu, davacının hak edeceği tazminat tutarının 108.738,07 TL olarak tespit edildiği gerekçesiyle «ihbar» tarihi olan 03/08/2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte 108.738,07 TL tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Alınan ekspertiz raporları da «dahil» olmak üzere bilirkişi raporları incelendiğinde, tespiti yapılan zarar oranları arasında büyük farklılar bulunduğu, hükme esas alınan 29/06/2017 tarihli bilirkişi raporunda da tespiti yapılan verim «kaybı» oranının dayanaklarının yeterince açıklanmadığı, belirlenen «hasar» oranı ve buna bağlı yapılan hesaplamanın da «denetime elverişli» olmadığı anlaşılmıştır.
Gölhisar Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2015/145 D.İş dosyasından yapılan 07/09/2015 tarihli tespitte ise zarar oranının 1. üründe %50, ikinci üründe %40’ına tekabül edeceği belirtilmiş, ilk derece mahkemesince alınan 30/05/2016 tarihli bilirkişi raporunda ise dolu yağışı nedeniyle ürünün miktar ve kalitesinde zarar oluştuğu, ancak «kesin» zarar miktarını dosyada mevcut belgelerle tespit etmenin mümkün olmadığı bildirilmiştir.
… kte değerlendirildiği yeni bir bilirkişi raporu ya da ek rapor alınarak oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, raporlar arasındaki çelişkiler giderilmeden «eksik incelemeye» dayalı karar verilmesi ve Bölge Adliye Mahkemesince de istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/11523 E. 2018/3536 K.
Ortak:kâr kaybı · sigorta poliçesi · hasar · Sigorta
İncelediğiniz karardaMahkemece yapılan yargılama sonunda iddia, savunma, bilirkişi raporu, «tanık beyanı» ve dosya kapsamına göre, dolu, fırtına, hortum, yangın, heyelan, deprem ve kalite «kaybı» gibi «sigorta poliçesi» kapsamındaki olaylar nedeniyle herhangi bir «hasar» oluşmadığı, meydana gelen verim kaybının güneş yanığı, hatalı gübreleme ve hastalıktan dolayı meydana gelen kurumadan kaynaklandığı, poliçe anlamında bir kalite kaybının mevcudiyeti için dolu yağışının zarara neden olması gerektiği, oluşan zararın «teminat kapsamı» dışında kaldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Benzer bu kararda3- Davalı vekili, «hasar ihbarı» üzerine yapılan ekspertiz incelemesinde dolu, fırtına hasarı değil fizyolojik verim «kaybı» tespit edilmesi üzerine verim azalış zeyili düzenlendiğini ve «prim iadesi» yapıldığını, iade edilen meblağın hükmedilecek tazminat tutarından indirilmesi gerektiğini savunmuş, davacı ise prim iadesi yapılıp yapılmadığına dair beyanda bulunmamıştır.
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davalının ürünlerinde dolu yağışı nedeniyle «hasar» oluştuğu, oluşan hasar nedeniyle davalı şirket tarafından ödenmesi gereken toplam tazminat miktarının 24.062,00 TL olduğu, 13.234,00 TL'sinin davacıya ödendiği, bakiye 10.828,00 TL ek tazminat ödenmesi gerektiği gerekçesiyle davanın kabulü ile 10.828,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
2- Dava, bitkisel «sigorta poliçesine» dayalı «alacak davası» olup, mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:prim iadesi · harç ikmali · hasar ihbarı · harcın ikmali · eksik harç · harcın tamamlanması · belirsiz alacak davası · ek mehil
Benzer bu karardaMahkemece, kabulüne karar verilen miktar için «harcın ikmali» hususunda davacıya «mehil» verilmediği gibi davacı tarafından da «eksik harç ikmal» edilmemiş olmasına rağmen «harcı tamamlattırılmayan» kısım için davanın kabulü doğru görülmemiş, kararın bu yönüyle de davalı yararına bozulması gerekmiştir.
3- Davalı vekili, «hasar ihbarı» üzerine yapılan ekspertiz incelemesinde dolu, fırtına hasarı değil fizyolojik verim «kaybı» tespit edilmesi üzerine verim azalış zeyili düzenlendiğini ve «prim iadesi» yapıldığını, iade edilen meblağın hükmedilecek tazminat tutarından indirilmesi gerektiğini savunmuş, davacı ise prim iadesi yapılıp yapılmadığına dair beyanda bulunmamıştır.
Mahkemece, bu husus üzerinde durularak, «prim iadesi» yapılmış ise iade edilen tutarın da tazminat tutarından indirilmesi gerektiğinden kararın bu yönden davalı yararına bozulmasını gerektirmiştir.
4- Davacı, dava dilekçesinde alacağın belirlenmesi ve şimdilik 1.000,00 TL'nin davalıdan tahsiline ilişkin «belirsiz alacak davası» açmıştır.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2012/15514 E. , 2013/12759 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Ürgüp Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 08/05/2012 tarih ve 2009/29-2012/193 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, asıl dosya ve birleşen dosyada, davalılar nezdinde bitkisel ürün sigorta poliçesi kapsamında sigortalı bulunan domates bahçesinde hastalık ve verim düşüklüğü sebebiyle hasar meydana geldiğini, mahsulün ekim, dikim, sulama ve diğer bakım işlerinin ziraat odasının ve onun kuruluşu olan ihbar olunan davalı şirketin denetimi ve kontrolü altında yürütüldüğünü, domatesten yeterli verimin alınamamasının açıkça kalite kaybı kapsamına girdiğini belirterek 21.562,50 TL tazminatın tespit tarihi olan 16.09.2008 tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, yargılama aşamasında davasını ıslah ederek ihbar olunan Ziraat Odasının davalı ...
şirketinin acentesi olduğunu, davalı ... şirketinin acentesinin verdiği zarardan sorumlu olacağını yine, davalı TARSİM'in Tarım Sigortaları Kanunu 14. maddesi kapsamında davalı ... şirketiyle birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğunu belirterek hatalı gübreleme ve yanlış ilaçlama sebebiyle meydana gelen zararın ticari faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini, müvekkili şirketin bitkisel ürün poliçesini kendi adına ve fakat TARSİM hesabına tanzim ettiğini belirterek davanın reddini istemiştir.
Birleşen dosya davalı vekili, davalı ... şirketine husumet yöneltilmesinin doğru olmadığını, sigortalı ürünlerde güneş yanığı neticesinde verim düşüklüğü tespit edildiğini, kalite kaybının sadece dolu hasarına ek olarak verilmiş bir teminat olduğunu, hasarın teminat kapsamı dışında kaldığını belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda iddia, savunma, bilirkişi raporu, tanık beyanı ve dosya kapsamına göre, dolu, fırtına, hortum, yangın, heyelan, deprem ve kalite kaybı gibi sigorta poliçesi kapsamındaki olaylar nedeniyle herhangi bir hasar oluşmadığı, meydana gelen verim kaybının güneş yanığı, hatalı gübreleme ve hastalıktan dolayı meydana gelen kurumadan kaynaklandığı, poliçe anlamında bir kalite kaybının mevcudiyeti için dolu yağışının zarara neden olması gerektiği, oluşan zararın teminat kapsamı dışında kaldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Ancak, davacı, dava konusu olan tazminatın her iki davalıdan müştereken tahsilini talep etmiştir. Mahkemece, her iki davalı yönünden zararın teminat kapsamında bulunmadığı gerekçesi ile aynı sebebe dayalı olarak davanın reddine karar verildiğine göre, davalılar yararına tek vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş ve kararın bu nedenle bozulması gerekmiş ise de, anılan yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile kararın hüküm fıkrasının 4 ve 5 nolu bentlerinin hüküm fıkrasından çıkarılarak yerine 4 nolu bent olarak ''Davalıların kendilerini vekille temsil ettirdikleri görülmekle hüküm tarihi itibariyle yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca 2.587,50 TL ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalılara verilmesine'' ibaresinin eklenmesi suretiyle düzeltilmesine ve kararın düzeltilmiş bu haliyle ONANMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 18.06.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/694254100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz