İcra takibine itirazın iptali | İcra inkar tazminatı | İtirazın iptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2023/1484 E. 2024/286 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
gümrük vergisi↗ değer kaybı↗ takip talebi↗ sıfat yokluğu↗ kabul beyanı↗ mali sorumluluk sigortası↗ eksper raporu↗ takibin durdurulması↗ aktif husumet yokluğu↗ sigorta tazminatı↗ rücu hakkı↗ aktif husumet ehliyeti↗ ibraname↗ sorumluluk sigortası↗ ilamsız icra takibi↗ cmr↗ navlun↗ aktif husumet↗ husumet ehliyeti↗ rücuen tazminat↗ icra takibine itiraz↗ rücu↗ pasif husumet↗ def'i↗ işlemiş faiz↗ husumet yokluğu↗ kâr kaybı↗ taraf ehliyeti↗ taşıyıcı↗ usulden reddi↗ bilirkişi incelemesi↗ iflas↗ harç↗ icra inkar tazminatı↗ inkar tazminatı↗ dosya masrafı↗ cy/cy kaydı↗ hasar↗ eksik inceleme↗ yükleten (shipper)↗ zamanaşımı↗ teslim↗ husumet↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, kargo ve lojistik mali sorumluluk sigortasına dayalı rücuen tazminatın tahsili amacıyla girişilen icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun (2004 sayılı Kanun) 67 nci maddesi.
3. Değerlendirme
1. Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin, takiple bağlılık ilkesi gereğince icra takibinde davacının sadece hasar bedelini istemiş bulunması ve bu hasarın tespitine ilişkin ilgili masrafları, zarar kalemlerini (gümrük vergisi, navlun masrafları, sörvey masrafları) açıkça belirtmemiş olmasına göre aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde değildir.
2. Dava, kargo ve lojistik mali sorumluluk sigortasına dayalı rücuen tazminatın tahsili amacıyla girişilen icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir. Takip talebi döviz cinsi üzerinden gösterilmiş ve TL mevduat faizi istenmiştir. Mahkemece davacının döviz talebi yerinde olmasına rağmen TL üzerinden talep dışı karar verilmiş olması doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
İcra takibine itirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/5765 E. 2021/4862 K.
Ortak:değer kaybı · sıfat yokluğu · mali sorumluluk sigortası · aktif husumet yokluğu · sigorta tazminatı · rücu hakkı · ibraname · sorumluluk sigortası · dava şartı
İncelediğiniz karardaUyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, kargo ve lojistik «mali sorumluluk sigortasına» dayalı «rücuen tazminatın» tahsili amacıyla girişilen «icra takibine itirazın» iptali istemine ilişkindir.
Dava, kargo ve lojistik «mali sorumluluk sigortasına» dayalı «rücuen tazminatın» tahsili amacıyla girişilen «icra takibine itirazın» iptali istemine ilişkindir.
Benzer bu kararda… ezairi Transport firmasının ürünlerinin Irak'a nakliyesi için davalı şirket ile anlaştığı, malın tahliye ve taşıma sırasında maruz kalınan yüksek sıcaklık nedeniyle «değer kaybına» uğradığı, davacının davalıya «rücu hakkı» olduğu belirtilerek, yapılan icra takibine ilişkin «itirazın iptali davası» açılmış olup, davalı taşımacının CMR senedi düzenleyerek eşyanın geçici «zilyetliği» ile taşıma işini yüklendiği, taşımanın CMR hükümlerine tabi olduğu, davacının sigortalısına ödeme yaptığı, alınan bilirkişi raporları ile davalı «taşıyıcıya» emtianın hasarlandığına ilişkin «hasar» ve «kusur» atfedilemeyeceği, «sorumluluk sigortacı» sıfatı ile yapılan ödemenin alacaklısının taşıyıcı değil malın ilgilisi olması gerektiği, ya da taşıyıcının ödeme alabilmesi için yük ilgilisinin zararını tazmin e …
Dava, kargo ve lojistik «mali sorumluluk sigortasına» dayalı «rücuen tazminatın» tahsili amacıyla girişilen «icra takibine itirazın» iptali istemine ilişkindir.
Şirketi tarafından imzalanan «ibraname» ve dosya içerisindeki diğer belge ve deliller birlikte değerlendirilmek suretiyle sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken «eksik incelemeye» dayalı olarak mahkemece davacının «aktif husumet yokluğu» nedeniyle davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, kararın davacı yararına bozulması geekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:zilyetlik · mutabakat · itirazın iptali davası · iptal davası · kusur
Benzer bu kararda… ezairi Transport firmasının ürünlerinin Irak'a nakliyesi için davalı şirket ile anlaştığı, malın tahliye ve taşıma sırasında maruz kalınan yüksek sıcaklık nedeniyle «değer kaybına» uğradığı, davacının davalıya «rücu hakkı» olduğu belirtilerek, yapılan icra takibine ilişkin «itirazın iptali davası» açılmış olup, davalı taşımacının CMR senedi düzenleyerek eşyanın geçici «zilyetliği» ile taşıma işini yüklendiği, taşımanın CMR hükümlerine tabi olduğu, davacının sigortalısına ödeme yaptığı, alınan bilirkişi raporları ile davalı «taşıyıcıya» emtianın hasarlandığına ilişkin «hasar» ve «kusur» atfedilemeyeceği, «sorumluluk sigortacı» sıfatı ile yapılan ödemenin alacaklısının taşıyıcı değil malın ilgilisi olması gerektiği, ya da taşıyıcının ödeme alabilmesi için yük ilgilisinin zararını tazmin e …
… davacının sadece kendi sigortalısına ödeme yaptığını belirterek dava açtığı, davacının 11/09/2018 tarihli dilekçesinde, yapılan ödemenin yük alıcısı ...ile varılan «mutabakat» sonunda kendilerine ödenmek üzere müvekkiline yapıldığını belirtilmiş olup, ödeme yaptığı sigortalısı Gezairi Transport firması tarafından yük alıcısına ödeme yapıldığı ispat edilemediği, bu nedenle aktif dava «husumet ehliyetini» ispat etmemesi nedeniyle aktif davacı sıfatının bulunmadığı gerekçesiyle davacının davasının aktif davacı «sıfat yokluğu» nedeniyle «usulden reddine» karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2019/1296 E. 2020/5002 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:genel işlem şartı
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, sözleşmenin «genel işlem şartı» niteliği taşıdığı, sözleşmenin ilgili maddesinin bu şekli ile geçerli olmadığı, iadesi gereken rakamın 175.842,82 TL olduğunun tespit edildiği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile 175.842,82 TL'nin faiziyle davalıdan tahsiline dair verilen kararın davalı vekili tarafından temyizi üzerine karar Dairemizce bozulmuştur.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/12479 E. 2013/21448 K.
Ortak:navlun · pasif husumet · kâr kaybı · hasar · teslim · husumet · dava şartı
İncelediğiniz kararda… delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin, takiple bağlılık ilkesi gereğince icra takibinde davacının sadece «hasar» bedelini istemiş bulunması ve bu hasarın tespitine ilişkin ilgili «masrafları», zarar kalemlerini («gümrük vergisi», «navlun» masrafları, sörvey masrafları) açıkça belirtmemiş olmasına göre aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde değildir.
Benzer bu karardaA.Ş'ye borçlu olmadığı, diğer davalıların «pasif husumetlerinin» bulunmadığı gerekçesiyle bu davalılar hakkındaki davanın husumet nedeniyle reddine, diğer davalılar hakkındaki davanın kısmen kabulüne, 8.300 Euro «zayi» olan emtia bedeli, 189.92 TL «hasar» tutarı, 15.000 Euro müşteri «kaybı» zararı ile 10.000 Euro «kar kaybının» tahsiline, prestij kaybına dayalı istemine reddine, davalı Gezairi firmasınca takibe konulan ve «navlun bedeli» olarak verilen çekin 417.70 TL'lik kısmından dolayı davacının davalı Gezairi Transp.
A.Ş'nin «kusurlarının» bulunduğu, «zayi» olan mal bedeli ile «hasar» tutarından, müşteri «kaybı» ve kar kaybından dolayı sorumlu oldukları, iptali istenen dava konusu çekin 417.07 TL'lik kısmından dolayı davacının davalı Cezairi Trransp.
Davacı vekili, diğer talepleri dışında daimi müşterisinin malın «teslim» edilmemesi nedeniyle kaybedildiğini, müşteri «kaybı», prestij kaybı, «kar kaybı» ve müşteri çevresinin genişlememesi nedeniyle uğranılan zararların da tahsiline karar verilmesini istemiş, mahkemece yazılı şekilde hüküm kurulmuştur.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:navlun bedeli · kar kaybı · illiyet bağı · zayi · taşıma sözleşmesi · uyuşmazlık konusu · ihtarname · taşıyan
Benzer bu karardaA.Ş'ye borçlu olmadığı, diğer davalıların «pasif husumetlerinin» bulunmadığı gerekçesiyle bu davalılar hakkındaki davanın husumet nedeniyle reddine, diğer davalılar hakkındaki davanın kısmen kabulüne, 8.300 Euro «zayi» olan emtia bedeli, 189.92 TL «hasar» tutarı, 15.000 Euro müşteri «kaybı» zararı ile 10.000 Euro «kar kaybının» tahsiline, prestij kaybına dayalı istemine reddine, davalı Gezairi firmasınca takibe konulan ve «navlun bedeli» olarak verilen çekin 417.70 TL'lik kısmından dolayı davacının davalı Gezairi Transp.
Bu durum karşısında, davacının, eksik ve «zayi» edilen emtia bedeli ile «navlun» ücretinden dolayı borçlu olmadığı talebinin dışında, ayrıca «uyuşmazlık konusu» emtiayı satmış olsaydı davacının elde etmesi mümkün karı, başka bir anlatımla «kar kaybı» zararını talep edebileceği dikkate alınmadan yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç olarak davalı «taşıyanlar» nezdinde emtianın bir kısmının «zayi» olması nedeniyle dava dışı alıcının emtianın alınmadığının, davalı taşıyanların kusurlu olduğunun kabulü gerekir.
Ayrıca, prestij «kaybı», ticari hacmin genişlememesi gibi nedenlerle oluştuğu ileri sürülen zararlarla davalı «taşıyanların» zamanında emtiayı «teslim» etmeme eylemi arasında doğrudan «illiyet bağı» kurulması da yerinde görülmemiştir.
2 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/12837 E. 2011/14955 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:geçersizlik
Benzer bu karardaYargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere ve mahkemenin belgenin «geçersizliğine» yönelik gerekçesinin davalılar tarafından temyiz edilmemiş bulunmasına göre karar düzeltme itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
-
Acentelik ispatlanamayınca izafeten yapılan ödeme emri tebliğinin geçersizliği
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/5853 E. 2024/112 K.
Ortak:pasif husumet · dava şartı
Benzer bu karardaŞti. ve Çaba Misnak Proje Lojistik Vinç ve Mühendislik A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; müvekkilimiz Çaba Misnak A.Ş.'nin ne «taşıyan sıfatı» ile asaleten ne de Alak Mısk and Mısnaf CO'ya «izafeten» dava konusu taşıma ile ilgisi bulunmadığını, Çaba Misnak A.Ş.'nin bu «taşıma sözleşmesinin» hiç bir aşamasında kendi adına rol almadığı gibi Alak Mısk and Mısnaf CO firmasının ne «acentesi», ne de «temsilcisi» olmadığını, davacının 7 no.lu delili FBL'de ALAK MISK firmasının unvanının Gemi Acentesi olarak yazılmasının bir hatadan ibaret olduğunu, fiili taşımayı üstlenen Maersk firmasının düzenlediği «konşimentoda» Alak Mısk firmasının adının NOTIFY PART olarak yer aldığını, Alak Mısk firmasının armatör Maersk firmasının acentesi değil, Irak'taki alıcının gümrük işlemlerini ve iç nakliye işlerini yapan acentesi olduğunu, bu taşımada esas alınması gerekenin Maersk konşimentosu olduğunu, bu konşimentoda Alak Misk'in alıcının acentesi olarak doğru şekilde yer aldığını, dolayısıyla 7 no'.lu delilin Alak Misk'in «taşıyıcı» acentesi olduğunun kanıtı olarak değerlendirilemeyeceğini, müvekkili Çaba Misnak A.Ş. yönünden «pasif husumet yokluğu» nedeniyle davanın reddi gerektiğini, davanın esasının da haksız olduğunu savunmuştur.
A.Ş. vekili cevap dilekesinde; müvekkilinin ne «taşıyan sıfatı» ile asaleten ne de Alak Mısk And Mısnaf CO'ya «izafeten» dava konusu taşımada yer almadığını, dava dilekçesinde müvekkiline «husumet» yöneltilmesinin dayanağının açıklanmadığını savunarak davanın «pasif husumet yokluğu» nedeniyle reddini istemiştir.
Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davalının «pasif husumet ehliyeti» bulunup bulunmadığı ve usulüne uygun açılmış bir «itirazın iptali davası» olup olmadığına ilişkindir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:ödeme emri tebliği
Benzer bu karardaTransportation and Trading Co'ya «izafeten» Çaba Misnak A.Ş. ile İmisk A.Ş.'ye karşı «itirazın iptali davası» açıldığı, söz konusu dava dosyasının 15.09.2021 tarihli duruşmasında davalılardan Alak Mısk And Mısnaf For Generale Transportation and Trading CO ile ilgili davanın «tefrikine» karar verilerek bu davalı ile ilgili davanın eldeki dosyanın esasına kaydedildiği, icra dosyasında Alak Mısk ile ilgili «ödeme emrinin» bu şirkete izafeten İmisk A.Ş. ile Çaba Misnak A.Ş.'ye tebliğ edildiği, gerek İmisk A.Ş gerekse Çaba Misnak A.Ş. her ikisinin de Türkiye'de kurulu olduğu, asıl takip borçlusu olan Alak Mısk and Mısnaf For Generale Transporation and Trading CO'nun Irak'ta mukim bir şirket olduğu ve «konişmentoya» göre tahliye limanı «gemi acentesi» olduğunun anlaşıldığı, davacı tarafından da Alak Mısk and Mısnaf For ...'in yükün Irak'ta ülke içi ... nakliyesini gerçekleştirdiği ileri sürüldüğü, dosyada İmisk A.Ş. ve Çaba Misnak A.Ş.'nin, dava konusu taşıma ilişkisinde Alak Mısk and Mısnaf For Generale Transporation and Trading Co'nun acentesi ya da «temsilcisi» olarak hareket ettiğini gösteren bir delil bulunmadığı, takip borçlusu Alak Misk'e izafeten bu şirketlere yapılan «ödeme emri tebliğinin» geçerli sayılamayacağı, davalı Alak Mısk and Mısnaf For ...'e usulüne uygun yapılmış bir ödeme emri tebliği olmadığından bu şirkete karşı itirazın iptali davası açılamayacağı gerekçesiyle davanın 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 114 üncü maddesinin ikinci ve 115 ... maddesinin ikinci fıkrası gereğince dava «şartı yokluğu» nedeniyle «usulden reddine» karar verilmiştir.
Transportation and Trading Co firmasının varış yeri «gemi acentesi» olarak gösterildiği, İmisk ...A.Ş. ve Çaba Misnak ...A.Ş.'nin, dava konusu taşıma ilişkisinde Alak Mısk and Mısnaf For Generale Transporation and Trading Co'nun acentesi ya da «temsilcisi» olarak hareket ettiğini gösteren bir delil sunulmadığı, davacı tarafından sunulan delillerde somut olay için İmisk ...A.Ş. ve Çaba Misnak ...A.Ş. firmaları ile Alak Misk arasındaki bağı gösteren herhangi bir açıklama yer almadığı, «itirazın iptali davası» açılabilmesi için borçluya «ödeme emrinin tebliğ» edilmiş olması ve borçlu tarafından da yasal süre içerisinde ödeme emrine karşı itiraz edilmiş olması gerektiği, somut olayda «acentelik ilişkisi» ispat edilemediğinden takip borçlusu Alak Misk'e «izafeten» bu şirketlere yapılan ödeme emri tebliğinin geçerli olmadığı, davalı borçlu Alak Misk'e ödeme emrinin tebliğ edilmeden ve bu davalı tarafından itiraz dilekçesi sun …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2023/1484 E. , 2024/286 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi
SAYISI 2022/588 Esas, 2022/807 Karar
DAVA TARİHİ
HÜKÜM
Davanın kısmen kabulü
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı, taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı tarafından kargo ve lojistik mali sorumluluk sigortası ile dava dışı Gezairi […]A.L'ye ait ürünlerin sigortalandığını, ürünlerin Türkiye'den Irak'a nakliyesinin davalı tarafından üstlendiğini, tahliye ve taşıma esnasında maruz kalınan yüksek sıcaklık nedeni ile ürünlerde değer kaybı olduğunu, davacı şirketin poliçe kapsamında hasar bedelini sigortalısına ödediğini, anılan zararın tazmini için davalı aleyhine ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalı şirketin itirazı nedeniyle takibin durdurulduğunu ileri sürerek, icra takibine itirazın iptalini, alacağın %20'sinden aşağı olmamak kaydı ile icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; zaman aşımı def'inde bulunduklarını, Irak'a boşaltılmak için gönderilen araçların zamanında, hasar olmaksızın taşındığını, şoförün İngilizce bilmediğini, atılan imzanın malların tamamen sağlam ve eksiksiz olduğuna dair imza olduğu söylendiğini, aradan birkaç gün geçmesinden sonra dava dışı firma tarafından müvekkiline malların hasarlı olduğu söylendiğini, her ne kadar aracın soğutmasından kaynaklı hasar olduğu iddia edilmiş ise de buna ilişkin araç incelemesi yapılmadığını, davacının iddia ettiği gibi malların hasarlı olması halinde satışı mümkün olmadığını, malların müvekkil şirket tarafından eksiksiz ve sağlam teslim edildiğini, çok sonra kimler tarafından tutulduğu belli olmayan tutanağa istinaden müvekkil şirkete açılan haksız ve hukuka aykırı davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin 18.12.2018 tarih, 2016/421 E. ve 2018/721 K. sayılı kararı ile davacının davasının aktif davacı sıfat yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmiş ,davacı vekilince temyiz edilmiştir.
B. İkinci Bozma Kararı
Dairemizin 08.06.2021 tarih, 2020/5765 E. ve 2021/4862 K. sayılı kararıyla ''...Dava, kargo ve lojistik mali sorumluluk sigortasına dayalı rücuen tazminatın tahsili amacıyla girişilen icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda davalı taşımacının CMR senedi düzenleyerek taşıma işini yüklendiği, davacının davadışı sigortalısına ödeme yaptığı, sorumluluk sigortacısı sıfatı nedeniyle yapılan ödemenin alacaklısının taşıyıcı olmadığı, malın ilgilisi olması gerektiği, taşıyıcının ödeme alabilmesi için yük ilgilisinin zararının tazmin etmesi gerektiği ancak zarar gördüğü iddia edilen gönderen Mars Egypt for Trade LM., ya da alıcı Al Mared for con.
Agencies Co. Ltd firmalarından herhangi bir ödeme yapıldığının ispat edilemediği, sadece kendi sigortalısına ödeme yaptığından aktif dava husumet ehliyetini ispat edemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Husumet, dava konusu subjektif hak ile taraflar arasındaki ilişkidir. Dava dilekçesinde davacı ve davalı olarak gösterilen kişiler, şeklen o davanın tarafları olmakla birlikte mahkemenin bu taraflar arasında dava konusu hakkın esası hakkında bir karar verebilmesi için bu kişilerin o davada gerçekten davacı ve davalı sıfatına sahip olmaları gerekir. Aksi halde dava konusu hakkın esasına ilişkin bir karar verilemeyeceğinden dava sıfat yokluğundan reddedilir. Bir subjektif hakkı dava etme yetkisi kural olarak o hakkın sahibine aittir. Bu nedenle, o hakka ilişkin bir davada davacı olma sıfatı da o hakkın sahibine aittir (aktif husumet). Bir subjektif hak kendisinden davalı olarak istenebilecek olan kişi, o hakka uymakla yükümlü olan kişidir (pasif husumet).
Bir subjektif hakkın sahibinin ve o hakka uymakla yükümlü olan kişinin kimler olduğu tamamen maddi hukuka göre belirlenir ve nitelik itibariyle husumet, davanın her aşamasında ileri sürülmesi mümkün veya mahkemece vâkıf olunduğu takdirde re'sen nazara alınması gerekli bir itirazdır. Ayrıca 6102 sayılı TTK 1481 maddesi uyarınca sigortacının, sigorta tazminatını ödedikten sonra hukuken sigortalının yerine geçeceği, sigortalının gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı var olması durumunda bu hakkın, tazmin ettiği bedel tutarında sigortacıya ait olacağını düzenlemiştir. Davacı vekili her ne kadar İlk Derece Mahkemesi kararı sonrasında dosyaya sunmuş olsa da yukarıda da belirtildiği üzere taraf sıfatının davanın her aşamasında ileri sürülmesinin mümkün olduğu nazara alınarak dosyaya sunulan belgede yapılan inceleme sonucunda alıcı Al Mared for Com.
Agencies Co. Ltd. Şirketi ile davacının sigortalısı taşıyıcı Gezairi Transport arasında düzenlenen 08.03.2013 tarihli alıcının zararlarının tazmin edildiğine dair bir ibraname düzenlendiği anlaşılmıştır. Bu durumda alıcı Al Mared for Com. Agencies Co. Ltd. Şirketi tarafından imzalanan ibraname ve dosya içerisindeki diğer belge ve deliller birlikte değerlendirilmek suretiyle sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken eksik incelemeye dayalı olarak mahkemece davacının aktif husumet yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir...'' gerekçesiyle bozulmuştur.
E. Mahkemece İkinci Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının aktif davacı sıfatının bulunduğu, hükme esas alınan 17.04.2017 tarihli bilirkişi rapor ile; "sigorta ekspertiz raporuna göre CMR hükümlerine uygun tazminatın 57.842,35 USD hesaplandığı"nın anlaşıldığı, sigorta ekspertiz raporu ve bilirkişi raporu kapsamında davacının davalıya rücu hakkı bulunan alacağın 57.842,35 USD olduğu, bu kısım alacak dikkate alınarak Mersin 5. İcra Müdürlüğünün 2013/8371 E sayılı takip dosyasında TL üzerinden talepte bulunulduğundan alacağın TL cinsi karşılığı dikkate alınarak davanın kısmen kabul kısmen reddi ile davacı alacaklı vekili tarafından davalı borçlu aleyhine yapılan Mersin 5. İcra Müdürlüğünün 2013/8371 E.
sayılı takip dosyasında; 111.496,91 TL asıl alacağın takip tarihinden itibaren işleyecek yıllık %13,75 faizi, icra harç ve masrafları ile avukatlık ücreti ile birlikte tahsiline ilişkin icra takibine yönelik davalı borçlunun itirazının iptali ile takibin devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, 111.496,91 TL asıl alacağın %20 si olan 22.299,38 TL icra inkar tazminatının davalı borçludan alınarak davacı alacaklıya verilmesine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne kısmen reddine karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; düzenlenen bilirkişi raporunda müvekkilinin alacağının 57.842,35 USD olarak hesaplandığını, raporuna karşı beyanda bulunulduğunu ve bilirkişilerce hasar miktarının %50'si alınarak yapılan ödemenin 57.842,35 USD olması gerektiği ifade edilmişse de, bu rakama gümrük vergisi ve navlun masrafları ile sörvey masraflarının eklenmesi ile dosyada mübrez ödeme dekontunda müvekkilinin dava dışı sigortalı Gezairi Transport SAL'e yaptığı 60.764,85 USD ödemenin kabul edilmesi gerektiğinin belirtildiğini, hasar miktarına ilave masrafların da davalı yana bildirildiği ve kendilerinde bu yönde talepte bulunulduğunu bu rakama 05.04.2013 tarihinden itibaren işlemiş faiz de eklenerek dava değeri tutarında takip başlatıldığını, ancak Yerel Mahkemece, taraflarınca icra takibinin Türk Lirası üzerinden başlatıldığı gerekçe gösterilerek davanın 111.496,91 TL üzerinden kabulüne karar verildiğini, kararın usul ve yasaya aykırı olup bozulması gerektiğini, taraflarınca başlatılan takipte takip tutarının 60.764,85 USD olduğunu, alacağın Türk Lirası olarak talep edildiği tespitinin hatalı olduğunu, taraflarınca sunulan takip talebinde alacak kaleminin açıkça 60.764,85 USD olarak belirtildiğini, bilirkişi raporunda da müvekkilinin 57.842,35 USD alacaklı olduğunun tespit edildiğini, kabul beyanı anlamına gelmemek kaydıyla bilirkişi raporunda eksik hesaplama yapılmış olmasına rağmen talep edilen alacak miktarının doğru tespit edilmiş olmasına dahi dikkat edilmediğini, dolayısıyla usul ve yasaya aykırı kararın miktar yönünden bozulması gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
2. Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; zamanaşımı itirazları olmakla bu hususun yerel mahkeme tarafından değerlendirilmediğini, davacı iddialarını kabul etmemekle birlikte biran için kabul edilse dahi zamanaşımı iddialarının göz önüne alınmadığını, kararın bu yönden bozulması gerektiğini, dosya içerisindeki mevcut belgelerin, delillerin yeterince incelenmediğini, müvekkilinin üstüne düşen vazifeleri yerine getirdiğini, aksinin davacı tarafından ispatlanamadığını, taraflarınca yeniden bilirkişi incelemesi taleplerinin kabul edilmediğini bu yönden eksiklik olmasına karşın karar verilmesinin hatalı olduğunu, Irak’a boşaltılmak için gönderilen araçların zamanında, hiçbir hasar olmaksızın taşındığını, tanıklarının mevcut olmasına karşın yerel mahkeme tarafından tanıkların da dinlenmediğini, davacının iddia ettiği gibi malların hasarlı olması halinde satışının mümkün olmadığını, satış yapılıp yapılmadığı, hasara ilişkin belgelerin incelenmediğini, bu yönde itirazlarının değerlendirilmediğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, kargo ve lojistik mali sorumluluk sigortasına dayalı rücuen tazminatın tahsili amacıyla girişilen icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun (2004 sayılı Kanun) 67 nci maddesi.
3. Değerlendirme
1. Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin, takiple bağlılık ilkesi gereğince icra takibinde davacının sadece hasar bedelini istemiş bulunması ve bu hasarın tespitine ilişkin ilgili masrafları, zarar kalemlerini (gümrük vergisi, navlun masrafları, sörvey masrafları) açıkça belirtmemiş olmasına göre aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde değildir.
2. Dava, kargo ve lojistik mali sorumluluk sigortasına dayalı rücuen tazminatın tahsili amacıyla girişilen icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir. Takip talebi döviz cinsi üzerinden gösterilmiş ve TL mevduat faizi istenmiştir. Mahkemece davacının döviz talebi yerinde olmasına rağmen TL üzerinden talep dışı karar verilmiş olması doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
V. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,
2. Mahkeme kararının BOZULMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davalıya yükletilmesine,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde davacıya iadesine,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
15.01.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1046948300 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz