6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Acentelik ispatlanamayınca izafeten yapılan ödeme emri tebliğinin geçersizliği

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/5853 E. 2024/112 K. · · İlk derece: İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi

OnandıKesinlik belirsiz

★ Emsal

Gerekçe özeti

Yabancı asıl takip borçlusunun acentesi/temsilcisi olduğu ispatlanamayan yerli şirketlere, o borçluya izafeten yapılan ödeme emri tebliği geçersizdir. İtirazın iptali davası açılabilmesi için borçluya geçerli ödeme emri tebliği ve borçlunun süresinde itirazı gerektiğinden, bu koşullar yoksa dava pasif husumet / dava şartı yokluğundan usulden reddedilir.

Ele alınan sorunlar

Yabancı asıl borçlunun acentesi/temsilcisi sayılan yerli şirketlere izafeten yapılan tebligatın geçerliliği ve pasif husumet → ret

İddia: Davacı, FBL belgesinde nakliye gemisinin varış limanı acentesi olarak gösterilen Alak Mısk firmasına izafeten, ona bağlı yerli şirketlere (İmisk A.Ş. ve Çaba Misnak A.Ş.) dava açılmasının ve tebligatın isabetli olduğunu; kabul edilmezse yabancı borçluya yurt dışı tebligatıyla taraf teşkilinin sağlanabileceğini ileri sürmüştür.

Gerekçe: İmisk A.Ş. ve Çaba Misnak A.Ş.'nin, dava konusu taşıma ilişkisinde asıl takip borçlusu (Irak'ta mukim, konşimentoda varış yeri gemi acentesi olarak gösterilen) Alak Mısk firmasının acentesi ya da temsilcisi olarak hareket ettiğini gösteren bir delil sunulmamış, bu şirketler ile Alak Mısk arasındaki bağı gösteren açıklama bulunmamıştır. Acentelik ilişkisi ispatlanamadığından, takip borçlusu Alak Mısk'e izafeten bu şirketlere yapılan ödeme emri tebliği geçersizdir. İtirazın iptali davası açılabilmesi için borçluya ödeme emrinin tebliği ve borçlu tarafından süresinde itiraz edilmiş olması gerekir; asıl borçluya geçerli tebliğ ve itiraz bulunmadığından davanın açılma koşulları oluşmamıştır. (Yargıtay'ca onanan İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi gerekçesi)

Emsal değeri

Acentelik/temsil ilişkisi ispatlanamayan şirketlere izafeten yapılan ödeme emri tebliğinin geçersizliği ve geçerli tebliğ olmadan itirazın iptali davasının açılamayacağı yönünden benimsenen BAM holding'i emsal değeri taşır.

Usul tespitleri

Dava şartı
pasif husumet ehliyeti, usulüne uygun ödeme emri tebliği (itirazın iptali)

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
itirazın iptali pasif husumet acentelik ilişkisinin ispatı izafeten tebligat ödeme emri tebliği dava şartı

Atıf yapılan mevzuat: 6100 sayılı Kanun — 6100 sayılı Kanun 1146100 sayılı Kanun 115 · 6102 sayılı Kanun — 6102 sayılı Kanun 102 · 2004 sayılı Kanun — 2004 sayılı Kanun 67

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2022/5853 E.  ,  2024/112 K.

"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi

SAYISI 2022/731 Esas, 2022/996 Karar

DAVALILAR 1.Alak Mısk and Mısnaf Co izafeten İmisk İth. İhr. Tic.Nak. A.Ş. vekili Avukat ...,

2.Alak Mısk and Mısnaf Co izafeten Çaba Misnak Proje Lojistik Vinç ve Mühendislik A.Ş. vekili Avukat ...

DAVA TARİHİ

HÜKÜM

Esastan ret

İLK DERECE MAHKEMESİ İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi

SAYISI 2021/381 E., 2021/486 K.

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 09.01.2024 günü hazır bulunan davacı vekili Avukat ... ... ... ile davalı Alak Mısk and Mısnaf Co.'ya izafeten Çaba Misnak A.Ş. vekili Avukat ... ..., davalı Alak Mısk and Mısnaf Co'.ya izafeten İmisk A.Ş. vekili Avukat ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin sigortalısı UB Dış Tic. A.Ş.'nin dava dışı CTS Makine ... ve ... A.Ş.'den satın aldığı makinenin konteynerle İzmit'ten Irak limanına M/V MSC DANIELA isimli gemi ile taşındığını, konteynerin 20.04.2019 tarihinde varma limanından alıcının deposuna taşınmak üzere tıra yüklendiğini ve emtianın 22.04.2019 tarihinde alıcıya ıslak ve paslanma şeklinde hasarlı teslim edildiğini, ... taşımasının davalı Ibrakom Lojistik Hizmetleri Ltd. Şti. sorumluluğunda gerçekleştirildiğini, diğer davalılara multimodal transport bill of lading ve Irak içi dahili nakliye teslimat belgesine istinaden taşıyan sıfatıyla dava açıldığını, müvekkilince sigortalıya ödeme yapılarak onun haklarına halef olunduğunu, davalılar aleyhine başlatılan icra takibine, davalıların itiraz ettiğini ileri sürerek itirazın iptaline, takibin devamına karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

1.Davalı Ibrakom Lojistik Hiz.Ltd. Şti. ve Çaba Misnak Proje Lojistik Vinç ve Mühendislik A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; müvekkilimiz Çaba Misnak A.Ş.'nin ne taşıyan sıfatı ile asaleten ne de Alak Mısk and Mısnaf CO'ya izafeten dava konusu taşıma ile ilgisi bulunmadığını, Çaba Misnak A.Ş.'nin bu taşıma sözleşmesinin hiç bir aşamasında kendi adına rol almadığı gibi Alak Mısk and Mısnaf CO firmasının ne acentesi, ne de temsilcisi olmadığını, davacının 7 no.lu delili FBL'de ALAK MISK firmasının unvanının Gemi Acentesi olarak yazılmasının bir hatadan ibaret olduğunu, fiili taşımayı üstlenen Maersk firmasının düzenlediği konşimentoda Alak Mısk firmasının adının NOTIFY PART olarak yer aldığını, Alak Mısk firmasının armatör Maersk firmasının acentesi değil, Irak'taki alıcının gümrük işlemlerini ve iç nakliye işlerini yapan acentesi olduğunu, bu taşımada esas alınması gerekenin Maersk konşimentosu olduğunu, bu konşimentoda Alak Misk'in alıcının acentesi olarak doğru şekilde yer aldığını, dolayısıyla 7 no'.lu delilin Alak Misk'in taşıyıcı acentesi olduğunun kanıtı olarak değerlendirilemeyeceğini, müvekkili Çaba Misnak A.Ş.

yönünden pasif husumet yokluğu nedeniyle davanın reddi gerektiğini, davanın esasının da haksız olduğunu savunmuştur.

2. Davalı Alak Mısk and Mısnaf for ... Transportation and Trading Co izafeten İmisk İthalat İhracat Tic. ve Nak. A.Ş. vekili cevap dilekesinde; müvekkilinin ne taşıyan sıfatı ile asaleten ne de Alak Mısk And Mısnaf CO'ya izafeten dava konusu taşımada yer almadığını, dava dilekçesinde müvekkiline husumet yöneltilmesinin dayanağının açıklanmadığını savunarak davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı tarafından Mahkemenin 2021/19 E. sayılı dosyasında ... İcra Müdürlüğünün 2019/3386 E. sayılı icra takibinden dolayı davalılar, Ibrakom Lojistik Hizmetleri Limited Şirketi, Çaba Misnak A.Ş. ile Alak Mısk and Mısnaf For ... Transportation and Trading Co'ya izafeten Çaba Misnak A.Ş. ile İmisk A.Ş.'ye karşı itirazın iptali davası açıldığı, söz konusu dava dosyasının 15.09.2021 tarihli duruşmasında davalılardan Alak Mısk And Mısnaf For Generale Transportation and Trading CO ile ilgili davanın tefrikine karar verilerek bu davalı ile ilgili davanın eldeki dosyanın esasına kaydedildiği, icra dosyasında Alak Mısk ile ilgili ödeme emrinin bu şirkete izafeten İmisk A.Ş.

ile Çaba Misnak A.Ş.'ye tebliğ edildiği, gerek İmisk A.Ş gerekse Çaba Misnak A.Ş. her ikisinin de Türkiye'de kurulu olduğu, asıl takip borçlusu olan Alak Mısk and Mısnaf For Generale Transporation and Trading CO'nun Irak'ta mukim bir şirket olduğu ve konişmentoya göre tahliye limanı gemi acentesi olduğunun anlaşıldığı, davacı tarafından da Alak Mısk and Mısnaf For ...'in yükün Irak'ta ülke içi ... nakliyesini gerçekleştirdiği ileri sürüldüğü, dosyada İmisk A.Ş. ve Çaba Misnak A.Ş.'nin, dava konusu taşıma ilişkisinde Alak Mısk and Mısnaf For Generale Transporation and Trading Co'nun acentesi ya da temsilcisi olarak hareket ettiğini gösteren bir delil bulunmadığı, takip borçlusu Alak Misk'e izafeten bu şirketlere yapılan ödeme emri tebliğinin geçerli sayılamayacağı, davalı Alak Mısk and Mısnaf For ...'e usulüne uygun yapılmış bir ödeme emri tebliği olmadığından bu şirkete karşı itirazın iptali davası açılamayacağı gerekçesiyle davanın 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 114 üncü maddesinin ikinci ve 115 ...

maddesinin ikinci fıkrası gereğince dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; asıl dava dosyasında hakkında tefrik kararı verilen davalı ile eldeki dava dosyasında yargılamanın devam ettiği davalıların farklı olduğunu, Mahkemenin 15.09.2021 tarihli ara kararında sadece Alak Misk and Misnaf firmasına izafeten İmisk A.Ş. yönünden tefrik kararı verildiği halde, tefrik sonrası devam eden yargılamada davanın hakkında tefrik kararı verilmeyen Alak Misk and Misnaf firmasına izafeten Çaba Misnak A.Ş.'nin de gerekçeli kararda davalı olarak gösterildiğini, FBL belgesinde Alak Misk and Misnaf firmasının nakliye gemisinin varış limanındaki acentesi olarak gösterildiğini, irtibat bilgileri olarak "[e-posta]" ibaresinin yer aldığını, İmisk ...A.Ş.'nin Irak içi dahili nakliye teslimat belgesine ve Alak Misk and Misnaf ile bağlı şirket olduğunu, Irak içi taşımanın Alak Misk and Misnaf firması tarafından yapılması nedeniyle İmisk ...A.Ş.'ye karşı dava açılmasının doğru olduğunu, davalının kendi internet sitesinde de tarihçe bölümünde İmisk ...A.Ş.'nin Alak Misk and Misnaf firmasına bağlı olduğunu belirttiğini, davanın Alak Misk and Misnaf firmasının acentesine yöneltilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığını belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın Çaba Misnak ...A.Ş. ile İmisk ...A.Ş.'ye Alak Misk firmasının acentesi sıfatıyla izafeten yöneltildiği, tefrik kararının Alak Misk firması yönünden verildiği, bu nedenle kendisine izafeten dava açılan her iki acente yönünden yargılamaya tefrikle devam edilmesinde hata görülmediği, somut olayda davacının sigortalısı UB Group FZE firmasının alıcı, dava dışı CTS Makina ...A.Ş.'nin gönderen olduğu emtianın, İzmit Türkiye-Um Qaser Limanı Irak denizyolu taşımasının davalı İbrakom Ltd. Şti. tarafından üstlenildiği, konşimentoda davalı Alak Mısk and Mısnaf For ... Transportation and Trading Co firmasının varış yeri gemi acentesi olarak gösterildiği, İmisk ...A.Ş.

ve Çaba Misnak ...A.Ş.'nin, dava konusu taşıma ilişkisinde Alak Mısk and Mısnaf For Generale Transporation and Trading Co'nun acentesi ya da temsilcisi olarak hareket ettiğini gösteren bir delil sunulmadığı, davacı tarafından sunulan delillerde somut olay için İmisk ...A.Ş. ve Çaba Misnak ...A.Ş. firmaları ile Alak Misk arasındaki bağı gösteren herhangi bir açıklama yer almadığı, itirazın iptali davası açılabilmesi için borçluya ödeme emrinin tebliğ edilmiş olması ve borçlu tarafından da yasal süre içerisinde ödeme emrine karşı itiraz edilmiş olması gerektiği, somut olayda acentelik ilişkisi ispat edilemediğinden takip borçlusu Alak Misk'e izafeten bu şirketlere yapılan ödeme emri tebliğinin geçerli olmadığı, davalı borçlu Alak Misk'e ödeme emrinin tebliğ edilmeden ve bu davalı tarafından itiraz dilekçesi sunulmadan itirazın iptali davasının açılması koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebepleri tekrar ederek ve acentelik ilişkisinin kabul edilmemesi durumunda Alak Mısk and Mısnaf For Generale Transporation and Trading Co'ya yurt dışı tebligatı yapılarak taraf teşkilinin sağlanmasının mümkün olduğunu, 6102 sayılı Kanun'un 103 üncü maddesi uyarınca yurt içinde merkez veya şubesi olmayan yabancı ticari işletme adına geçici de olsa yurt içinde işlem yapanlar hakkında acentelik hükümlerin uygulanacağından Alak Mısk And Mısnaf Co'ya izafeten İmisk A.Ş.'ye dava açılmasının isabetli olduğunu ileri sürerek ve resen nazara alınacak sebeplerle kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, davalının pasif husumet ehliyeti bulunup bulunmadığı ve usulüne uygun açılmış bir itirazın iptali davası olup olmadığına ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

6100 sayılı Kanun’un 114 ve 115 ... maddeleri, 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 ... maddeleri, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 102 nci ve devamı maddeleri, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 67 nci maddesi.

3. Değerlendirme

1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 ... maddesinde yer ... sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 ... maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Takdir olunan 17.100,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

10.01.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/993676900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

İncelenen istinaf kararı — İst. BAM 12. HD

Bu Yargıtay 11. HD kararı, aşağıdaki İstinaf Dairesi kararının temyiz incelemesidir. Temyiz sonucu: Onandı

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2022/731 E. 2022/996 K.

Acente sıfatına dayalı takipte geçersiz ödeme emri tebliği nedeniyle usulden ret

Gerekçe özeti

TTK 105 uyarınca acente, ancak aracılık ettiği veya bizzat yaptığı sözleşmeler nedeniyle müvekkiline izafeten kendisine karşı dava ya da takip muhatabı olabilir. Bir şirketin belirli bir firmanın acentesi ya da temsilcisi olarak hareket ettiğine ilişkin delil sunulmamışsa, bu şirkete asıl firmaya izafeten yapılan ödeme emri tebliği geçerli sayılmaz. İİK 67 uyarınca itirazın iptali davasının açılabilmesi, borçluya usulüne uygun ödeme emri tebliğ edilmiş ve borçlunun bu emre süresinde itiraz etmiş olmasına bağlıdır; geçersiz tebliğ üzerine açılan itirazın iptali davası dava şartı yokluğundan usulden reddedilir.

Emsal değeri

Acentelik ilişkisinin ispatlanamaması halinde, acenteye asıl müvekkile izafeten yapılan ödeme emri tebliğinin geçersiz sayılacağı ve bu durumda itirazın iptali davasının dava şartı yokluğundan usulden reddedileceği yönündeki değerlendirme, benzer acente/temsilci ilişkisine dayalı takip ve dava uyuşmazlıklarında yol gösterici niteliktedir.

Kavramlar: acentelik ilişkisi itirazın iptali dava şartı yokluğu aktif husumet ehliyeti halefiyet CİF teslim şekli ödeme emri tebliği geçerliliği tefrik

İstinaf (12. HD) kararının tam metni

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2022/731

KARAR NO 2022/996

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 22/12/2021

NUMARASI 2021/381 Esas - 2021/486 Karar

DAVA

İtirazın İptali

İSTİNAF KARAR TARİHİ 30/06/2022

Dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine ilişkin kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili, müvekkili şirket sigortalısı ...Tic. A.Ş. Firması tarafından, ...A.Ş. Firmasından test cihazı satın alındığını, emtianın 01.01.2019 tarihinde konteynere yüklenerek İzmit, Türkiye'den ..., Irak limanına ... isimli gemi ile sevk edildiğini, konteynerın 20.04.2019 tarihinde varma limanında alıcı deposuna taşınmak üzere tıra yüklendiğini ve emtianın 22.04.2019 tarihinde konteynerden alıcıya teslim edildiğini, teslimat sonrası tahliye esnasında emtia üzerinde ıslaklık, yoğun pas ve ahşap kasaların üzerinde küf tespit edildiğini, tespit edilen hasar nedeniyle sigortalı firmaya toplamda 98.000-USD ödendiğini, müvekkilinin ödediği hasar bedeli nedeniyle sigortalısının haklarına halef olduğunu,aynı zamanda alacağın temliki hükümlerine göre davalılardan rücuen talep hakkı bulunduğunu, taşımanın davalı ....Ltd.

Şti. sorumluluğunda gerçekleştirildiğini, navlun faturasının da bu davalı tarafından düzenlendiğini, konteynerin varma limanında dahili nakliye aracına yüklendiğini ve alıcıya teslim edildiğini, dava dilekçesindeki 2, 3 ve 4 No.lu davalılara ... ve Irak İçi Dahili Nakliye Teslimat Belgesi'ne istinaden taşıyan sıfatıyla dava açıldığını, davalıların tedbirli bir taşıyandan beklenen dikkat ve özeni göstermeyerek emtianın paslanmasına neden olduğunu, alacağın rücuen tahsili amacıyla başlatılan Beykoz İcra Dairesi'nin ... esas sayılı icra takibine davalıların haksız olarak itiraz ettiklerini belirterek davalıların itirazlarının iptaline, takibin devamına,icra inkar tazminatının davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP

1-Davalı ... firmasına izafeten ... A.Ş. vekili; hasar ödemesinin poliçeye uygun olarak yapılıp yapılmadığının anlaşılamadığını, davacının aktif husumet ehliyetine itiraz ettiklerini, müvekkili şirketin ne taşıyan sıfatı ile asaleten ne de ...'ya izafeten dava konusu taşıma ile ilgisinin olmadığını, dava dilekçesinde müvekkili şirkete husumet yöneltilmesinin dayanağının gösterilmediğini, bu nedenle müvekkili firma yönünden davanın pasif husumet yokluğu sebebiyle reddine karar verilmesi gerektiğini, müvekkili firmanın ne sıfatla süreçte yer aldığını ve sorumluluğunun izah edilemediğini, ayrıca ...'nun müvekkili ile ilgisinin ispat edilmediğini, öncelikle aktif ve pasif husumet ehliyetine ilişkin usuli itirazlarının incelenerek davanın esasına girilmeden davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

2- Davalı ... firmasına izafeten .... A.Ş. vekili; hasar ödemesinin poliçeye uygun olarak yapılıp yapılmadığının anlaşılamadığını, bu yönden davacının aktif husumet ehliyetine itiraz ettiklerini, gerek davacı tarafından dosyaya sunulan delillerde, gerekse müvekkili şirketin elindeki belgelerden ... Tic.A.Ş.'nin bu taşıma ile herhangi bir ilgisi görülmediğini, müvekkili şirketle navlun sözleşmesi yapan tarafın ....A.Ş olduğunu, ihracat beyannamesinde satıcının ....A.Ş., alıcının ... olduğunu, hasar ödemesinin de alıcı ...'ye yapılması gerekeceğini, ödemenin sigortalı dışında bir firmaya yapıldığı için halefiyet koşulları oluşmadığından davacının bu yönden de aktif husumet ehliyetinin bulunmadığını, müvekkilinin ...

Şirketinin dava konusu taşıma ile hiç bir ilgisinin olmadığını, hem kendi adına hem de ... izafeten husumet yöneltilemeyeceği için ... yönünden davanın pasif husumet yokluğu sebebiyle reddini talep ettiklerini, zararın taşıma sırasında değil, konteynerin limanda uzun süre bekletilmesi sırasında yoğuşma nedeniyle oluştuğunu, ayrıca hasarın taşıma sırasında değil, taşıma tamamlandıktan sonra meydana geldiğini, ... firması ile müvekkili şirketin dava konusu taşıma işinde hiç bir bağı bulunmadığı gibi zararın sebebinin yükün geç çekilmesi olduğu için tüm sorumluluğun tamamen Irak'taki alıcıya ait olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece, TTK'nın 105.maddesinde acentenin aracılıkta bulunduğu sözleşmelerden doğacak uyuşmazlıklardan dolayı acentenin müvekkili adına dava açabileceği, kendisine karşıda aynı sıfatla dava açılabileceğinin düzenlendiği, anılan hükme göre acentenin ancak doğrudan aracılık ettiği sözleşmeler nedeniyle müvekkiline izafeten kendisine karşı dava ya da takip yöneltilebileceği, uyuşmazlık konusu icra dosyasında, ... izafeten acente sıfatıyla ... A.Ş.ile ... A.Ş.ye karşı takip başlatıldığı, gerek ... A.Ş gerekse ... A.Ş.'nin Türkiye'de kurulu olduğu, asıl takip borçlusu olan ... isimli firmanın ise Irak'ta mukim bir şirket olup konşimentodan, tahliye limanı gemi acentesi olduğu, davacı tarafça ...

yükün Irak'ta ülke içi kara nakliyesini gerçekleştirdiğinin ileri sürüldüğü, dosyada ... A.Ş. ve ... A.Ş.'nin, dava konusu taşıma ilişkisinde ...'nun acentesi ya da temsilcisi olarak hareket ettiğini gösteren bir delil bulunmadığı, kaldı ki, İstanbul/ Türkiye'de mukim olan bu şirketlerin, İzmit'den Irak'a sevk edilen yükün, Irak ayağındaki taşıma faaliyetinde acentelik yapmalarının fiilen mümkün olmadığı, takip borçlusu ... izafeten bu şirketlere yapılan ödeme emri tebliğinin geçerli olmadığı, dolayısıyla davalı ... usulüne uygun yapılmış bir ödeme emri tebliği bulunmadığından bu şirkete karşı itirazın iptali davası açılamayacağı gerekçesiyle davanın HMK'nın 114/2 ve 115/2.maddeleri gereğince dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacı vekili ; asıl dava dosyasında hakkında tefrik kararı verilen davalı ile eldeki dava dosyasında yargılamanın devam ettiği davalıların farklı olduğunu, mahkemenin 15/09/2021 tarihli ara kararında sadece ... firmasına izafeten ...A.Ş. Yönünden tefrik kararı verildiği halde, tefrik sonrası devam eden yargılamada davanın hakkında tefrik kararı verilmeyen .. firmasına izafeten ... A.Ş.nin de gerekçeli kararda davalı olarak gösterildiğini, FBL belgesinde ... firmasının nakliye gemisinin varış limanındaki acentesi olarak gösterildiğini, ayrıca irtibat bilgileri olarak "...@..." ibaresinin yer aldığını, ...A.Ş.'nin Irak içi dahili nakliye teslimat belgesine ve ... ile bağlı şirket olduğunu, Irak içi taşımanın ...

firması tarafından yapılması nedeniyle ...A.Ş.'ye karşı dava açılmasının doğru olduğunu,davalının kendi internet sitesinde de tarihçe bölümünde ....A.Ş.'nin ... firmasına bağlı olduğunu belirttiğini, davanın ... firmasının acentesine yöneltilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığını belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

GEREKÇE

Dava, davacı sigorta şirketine nakliyat sigorta poliçesi ile sigortalı emtianın davalıların sorumluluğunda taşınması sırasında oluştuğu iddia edilen emtiadaki hasar nedeni ile davacının sigortalıya ödediği hasar bedelinin TTK m.1472 maddesi gereği davalılardan rücuen tahsili amacıyla yapılan icra takibine itirazın iptaline ilişkindir.Davacı ... A.Ş. tarafından Beykoz İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyasında sigortalıya yapılan ödemenin rücuen tahsili için davalılar .... Ltd Şti, ...A.Ş. ile ... 'ya izafeten ...A.Ş. ile ...A.Ş.'ye karşı icra takibi başlatılmıştır. ... ile ilgili ödeme emri bu şirkete izafeten ...A.Ş. ile ...A.Ş'ye tebliğ edilmiştir. Mahkemenin 2021/19 esasında açılan itirazın iptali davasında mahkemece davalı ...

yönünden tefrik kararı verilmiştir.Tefrik üzerine eldeki dava dosyası üzerinden davalı ... yönünden yapılan yargılamada ...A.Ş. ile ...A.Ş.nin ... firmasını acente veya temsilci sıfatıyla temsil ettiğine ilişkin bir delil bulunmadığı, takip borçlusu ... firmasına yapılan geçerli bir ödeme emri tebliği olmadan itirazın iptali davası açılamayacağı gerekçesiyle davanın dava şartı yokluğundan reddine karar verilmiştir. Öncelikle davacı sigorta şirketinin sigortalısı ... ile satıcı ...A.Ş. Arasındaki satış sözleşmesinde teslim şekli CİF olarak kararlaştırılmıştır. Davacı sigorta şirketinin sigortalısı ... firması satış sözleşmesinde alıcı sıfatına sahiptir. Dava dışı alıcı ... tarafından düzenlenen "Halefiyet Formu ve Kabul Yazısı"ndan hasar bedelinin sigortalı alıcıya ödendiği anlaşıldığından davacının aktif husumet ehliyetinin mevcut olduğunun kabulü gerekir.

Her ne kadar davacı tarafından, tefrik kararının sadece ... izafeten ...A.Ş. yönünden verildiği halde hakkında tefrik kararı olmayan ...A.Ş. yönünden de hüküm verilmesi davacı tarafından istinaf nedeni olarak gösterilmiş ise de davanın ...A.Ş. ile ...A.Ş.ye ... firmasının acentesi sıfatıyla izafeten yöneltildiği, tefrik kararının ... firması yönünden verildiği, bu nedenle kendisine izafeten dava açılan her iki acente yönünden yargılamaya tefrikle devam edilmesinde hata görülmemiştir.TTK'nun 105. maddesinin birinci bendi ile; "Acente, aracılıkta bulunduğu veya yaptığı sözleşmelerle ilgili her türlü ihtar, ihbar ve protesto gibi hakkı koruyan beyanları müvekkili adına yapmaya ve bunları kabule yetkilidir." Aynı maddenin ikinci bendi ile de;

"Bu sözleşmelerden doğacak uyuşmazlıklardan dolayı acente, müvekkili adına dava açabileceği gibi, kendisine karşı da aynı sıfatla dava açılabilir..." hükümleri öngörülmüştür. Anılan hükmün açık ifadesine göre, acentenin ancak aracılık ettiği veya yaptığı sözleşmeler nedeniyle müvekkiline izafeten kendisine karşı dava ya da takip yöneltilebilecektir. Somut olayda, davacı sigorta şirketinin sigortalısı ... firmasının alıcısı, dava dışı ....A.Ş.'nin göndericisi olduğu emtianın İzmir Türkiye - Um Qaser Limanı Irak denizyolu taşıması davalı ...Ltd Şti tarafından üstlenilmiştir. Konşimentoda davalı ... firması varış yeri gemi acentesi olarak gösterilmiştir. Davacı, ...Ltd Şti. dışındaki davalıların emtianın varış limanından alıcıya teslimini diğer bir ifade ile limandan sonraki kara nakliyesini üstlendiğini ileri sürmüştür.

Bunun dışında ...A.Ş. ile ....A.Ş.nin ... firmasının acentesi olduğunu iddia ederek icra takibini ... firmasına izafeten bu davalılara karşı başlatmış ise de dosyada ...A.Ş. ve ...A.Ş.'nin, dava konusu taşıma ilişkisinde ... acentesi ya da temsilcisi olarak hareket ettiğini gösteren bir delil sunulmamıştır.Davacı tarafından sunulan delillerde somut olay için ....A.Ş. ve ...A.Ş. firmaları ile ... arasındaki bağı gösteren herhangi bir açıklama yer almamaktadır. İİK 67.maddesine göre itirazın iptali davası açılabilmesi için borçluya ödeme emrinin tebliğ edilmiş olması ve borçlu tarafından da yasal süre içerisinde ödeme emrine karşı itiraz edilmiş olması yasal bir zorunluluktur. Fakat somut olayda acentelik ilişkisi ispat edilemediğinden takip borçlusu ...

izafeten bu şirketlere yapılan ödeme emri tebliği geçerli değildir. Davalı borçlu ... ödeme emrinin tebliğ edilmeden ve bu davalı tarafından itiraz dilekçesi sunulmadan itirazın iptali davasının açılma koşulları oluşmadığından mahkemece davanın dava şartı yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Açıklanan nedenlerle; mahkemece davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığından davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,Peşin harcın karar harcına mahsubuna başkaca harç alınmasına yer olmadığına,Davacı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, Gerekçeli kararın bir örneğinin taraf vekillerine tebliğine, HMK 'nun 361/1. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi. 30/06/2022

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.