Sigorta rücuen tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2009/6003 E. 2010/11909 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
illiyet bağının kesilmesi↗ rücuen tazmin↗ uygun illiyet bağı↗ objektif özen yükümlülüğü↗ kusursuz sorumluluk↗ özen yükümlülüğü↗ kusur sorumluluğu↗ illiyet bağı↗ denetime elverişlilik↗ üçüncü kişi↗ kusur↗ hasar↗ eksik inceleme↗ dahili dava↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, davanın reddine ilişkin verilen karar Dairemizce “davacı vekilinin bilirkişi raporuna karşı yaptığı itirazları karşılayan denetime elverişli aynı bilirkişiden ek ya da başka bir bilirkişiden yeni bir rapor alınmak suretiyle oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerektiği” gerekçesiyle bozulmuş, mahkemece bozmaya uyularak alınan bilirkişi raporu doğrultusunda sigortalı konutun bulunduğu parselin atık su bacasına geri tepmeyi engelleyici sistemin yapılmaması nedeniyle hasarın meydana geldiği, bunda da davalının kusur ve sorumluluğunun bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, davacıya sigortalı konuta davalıya ait kanalizasyon şebekesinden geri teptiği iddia edilen suların verdiği zararın rücuen tazmini istemine ilişkindir.
BK’nun 58. maddesi “bir bina veya imal olunan herhangi bir şeyin maliki, o şeyin fena yapılmasından yahut muhafazadaki kusurundan dolayı mesul olur” hükmünü içermektedir.
Yerleşik Yargıtay uygulamasına göre BK'nun anılan maddesindeki sorumluluk objektif özen yükümlülüğüne aykırılıktan doğan "ağırlaştırılmış" bir kusursuz sorumluluk halidir. Bu sorumlulukta zarar gören, yapı malikinin, yani davalının kusurunu kanıtlamak zorunda değildir. Yapı maliki de, kusurun bulunmadığı savunmasının ötesinde uygun illiyet bağının kesildiğini kanıtlamalıdırlar. Kusursuz sorumlulukta illiyet bağının kesilebilmesi için zarar görenin ağır kusurunun olması veya üçüncü bir kişinin illiyet bağını kesebilecek nitelikte ağır kusurunun olması veya zararlandırıcı sonucun meydana gelmesinde öngörülmeyen bir halin bulunması gerekmektedir. Ancak; imal olunan şey malikinin ek kusuru varsa, illiyet bağının kesilmesi malikin sorumluluğunu ortadan kaldırmaz.
Davalıya ait atık su kanalizasyon borusu da madde de açıklanan "imal olunan şey" kavramına dahil olup, davalı bu boruların kötü yapılmasından veya muhafazasından kaynaklanan zarardan kusursuz sorumludur.
Somut olayda, davacıya sigortalı konutun bulunduğu apartmanın yönetimi tarafından binanın önündeki sokakta yapılan kaldırım düzenlemesi sırasında binaya ait atık su borusuna zarar verildiği belirtilerek davalıya başvuruda bulunulmuş ve davalı tarafından bu başvuru üzerine gerekli arıza tamir edilerek, binaya ait atık su parsel baca çıkışı yeninden yapılmıştır.
Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda, sigortalı konutun bulunduğu apartmanın atık su giderinin yasak olmasına rağmen yağmur suyu hattına bağlandığı, kaldırım düzenlemesi sırasında verilen zararın tamiri sırasında davalının görevi olmadığı halde binaya ait atık su gideri parsel bacasını yeniden inşa ettiği, bina sahipleri tarafından parsel çıkışına bu bacadan suyun geri gelmesini engelleyici sistemin yapılmadığı, bu nedenle davalı tarafından yayınlanan Deşarj Yönetmeliği'nin 10. ve 13. maddelerine göre oluşan zarardan davalının sorumluluğunun bulunmadığı belirtilmiştir.
Ancak, mahkemece, sigortalı işyerinin bulunduğu binanın parsel çıkışında atık suların geri tepmesini önleyecek sistemin mevcut olmadığı belirlenmiş ise de, yapılan keşifte parsel bacasında geri tepmeyi engelleyici sistem olmadığı halde atık su akışının normal olduğu ve geri tepmenin olmadığı, zararın ise yağan aşırı yağmur nedeniyle davalıya ait borudaki debinin artması sonucu suların geri gelerek sigortalı konuta zarar verdiği belirlenmiştir. Bu durumda zarar, aşırı yağan yağmur nedeniyle debinin yükselmesinden dolayı davalının kanalizasyon borusunun yetersiz kalması veya borunun tıkanması sonucu oluştuğu anlaşılmaktadır ki, bu halde, sigortalı binada geri tepmeyi engelleyici sistemin olmaması, davalının kusursuz sorumluluğunu ortadan kaldırmaz, zira bu durumda davalının sorumluluğunu gerektiren illiyet bağı kesilmemiştir.
Kaldı ki, sigortalı konutun bulunduğu binanın parsel bacası da verilen zarar nedeniyle davalı tarafından yeniden inşa edilmiş olup, geri tepmeyi engelleyici sistemin olmadığını gören davalının anılan yönetmelik gereği bina maliklerine bu sistemin yapılmasını zorunlu kılması ve buna ilişkin gerekli işlemleri yapması gerekirdi.
Bu itibarla, mahkemece, yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda, oluşan zarardan davalının BK’nın 58. maddesi hükmüne göre kusursuz sorumlu olduğunun kabulü ile oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeye dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/1133 E. 2013/17301 K.
Ortak:illiyet bağının kesilmesi · rücuen tazmin · uygun illiyet bağı · objektif özen yükümlülüğü · kusursuz sorumluluk · özen yükümlülüğü · illiyet bağı · kusur · Sigorta rücuen tazminatı
İncelediğiniz karardaYerleşik Yargıtay uygulamasına göre BK'nun anılan maddesindeki sorumluluk «objektif özen yükümlülüğüne» aykırılıktan doğan "ağırlaştırılmış" bir «kusursuz sorumluluk» halidir.
Yapı maliki de, «kusurun» bulunmadığı savunmasının ötesinde «uygun illiyet bağının» kesildiğini kanıtlamalıdırlar.
Ancak; imal olunan şey malikinin ek «kusuru» varsa, «illiyet bağının kesilmesi» malikin sorumluluğunu ortadan kaldırmaz.
Benzer bu karardaYerleşik Yargıtay uygulamasına göre, BK'nın anılan maddesindeki sorumluluk «objektif özen yükümlülüğüne» aykırılıktan doğan "ağırlaştırılmış" bir «kusursuz sorumluluk» halidir.
Yapı maliki de, «kusurun» bulunmadığı savunmasının ötesinde «uygun illiyet bağının» kesildiğini kanıtlamalıdır.
Ancak, imal olunan şey malikinin ek «kusuru» varsa, «illiyet bağının kesilmesi» malikin sorumluluğunu ortadan kaldırmaz.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/10562 E. 2013/9057 K.
Ortak:illiyet bağının kesilmesi · rücuen tazmin · uygun illiyet bağı · objektif özen yükümlülüğü · kusursuz sorumluluk · özen yükümlülüğü · illiyet bağı · kusur · Sigorta rücuen tazminatı
İncelediğiniz karardaYerleşik Yargıtay uygulamasına göre BK'nun anılan maddesindeki sorumluluk «objektif özen yükümlülüğüne» aykırılıktan doğan "ağırlaştırılmış" bir «kusursuz sorumluluk» halidir.
Yapı maliki de, «kusurun» bulunmadığı savunmasının ötesinde «uygun illiyet bağının» kesildiğini kanıtlamalıdırlar.
Ancak; imal olunan şey malikinin ek «kusuru» varsa, «illiyet bağının kesilmesi» malikin sorumluluğunu ortadan kaldırmaz.
Benzer bu karardaYerleşik Yargıtay uygulamasına göre BK'nın anılan maddesindeki sorumluluk «objektif özen yükümlülüğüne» aykırılıktan doğan "ağırlaştırılmış" bir «kusursuz sorumluluk» halidir.
Yapı maliki de, «kusurun» bulunmadığı savunmasının ötesinde «uygun illiyet bağının» kesildiğini kanıtlamalıdır.
Ancak, imal olunan şey malikinin ek «kusuru» varsa, «illiyet bağının kesilmesi» malikin sorumluluğunu ortadan kaldırmaz.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:peşin karar harcı
Benzer bu kararda… valının kanalizasyon rögarının yetersiz kalması veya tıkanması sonucu oluştuğu anlaşılmaktadır ki, bu halde, sigortalı binanın kaçak yapı sıfatında olması davalının «kusursuz sorumluluğunu» ortadan kaldırmaz, zira bu durumda davalının sorumluluğunu gerektiren «illiyet bağı kesilmemiştir».Bu itibarla, mahkemece, yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda, oluşan zarardan davalının BK’nın 58. maddesi hükmüne göre kusursuz sorumlu olduğunun kabulü ile oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, «eksik incelemeye» dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz «peşin harcın» isteği halinde temyiz edene iadesine, 06.05.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/2148 E. 2013/18502 K.
Ortak:kusur · hasar
İncelediğiniz karardaMahkemece, davanın reddine ilişkin verilen karar Dairemizce “davacı vekilinin bilirkişi raporuna karşı yaptığı itirazları karşılayan «denetime elverişli» aynı bilirkişiden ek ya da başka bir bilirkişiden yeni bir rapor alınmak suretiyle oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerektiği” gerekçesiyle bozulmuş, mahkemece bozmaya uyularak alınan bilirkişi raporu doğrultusunda sigortalı konutun bulunduğu parselin atık su bacasına geri tepmeyi engelleyici sistemin yapılmaması nedeniyle «hasarın» meydana geldiği, bunda da davalının «kusur» ve sorumluluğunun bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Yapı maliki de, «kusurun» bulunmadığı savunmasının ötesinde «uygun illiyet bağının» kesildiğini kanıtlamalıdırlar.
Ancak; imal olunan şey malikinin ek «kusuru» varsa, «illiyet bağının kesilmesi» malikin sorumluluğunu ortadan kaldırmaz.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, sigortalı işyerinde meydana gelen zararın, aşırı yağan yağmurdan dolayı İSKİ’ye ait atık su kanalının geri tepmesi sonucu sigortalı binanın bodrumunda bulunan rögardan ve WC'den geri gelerek «depoya» dolduğu ve burada bulunan emtiaya zarar verdiği, bu nedenle davalılara yüklenecek «kusur» ve sorumluluğun bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
2- Dava, «işyeri sigorta sözleşmesine» dayalı «rücuen tazminat» istemine ilişkin olup, davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkili tarafından «sigorta teminatı» altına alınan işyerinin bulunduğu binanın bitişinde davalılar tarafından yapılan inşaatın temel çukuruna dolan suların sızarak sigortalı işyerinde «hasara» neden olduğunu ileri sürmüş, alınan bilirkişi raporunda ise, hasarın davalılara ait inşaatın temel çukurunda bulunan suların sızması ile olmayıp, sigortalı binanın yağmur suyu borularının projesine aykırı olarak sokağa verilmesi gerekirken pis su rögarına verildiği, sokaktaki bacadan geri tepen atık suların binanın önündeki parsel bacasına dolduğu, bina ile parsel bacası arasında suyun geri dönmesine engel olacak çekvalfın bulunmaması nedeniyle sigortalı işyerinin bodrum katındaki tuvaletten geri teperek işyerine dolması sonucu zarar verdiği belirtilmiş, bu rapor sonrası davacı vekili tarafından, sigortalı binayı da davalıların yaptırdığı, projesine aykırı olarak atık su ve yağmur suyu borularının aynı rögara bağlandığı ve geri tepmeyi engelleyici sistemin atık su bina bacasına konulmadığı, dolayısı ile davalıların binayı yaptıran olarak sorumlu oldukları ileri sürülmüş olup davacı vekilinin bu şekildeki iddiasını genişletmesine davalılar vekilinin derhal itiraz etmemesi sebebiyle iddianın genişletilmesine zımnen «muvafakat» edildiği kabul edilmelidir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:sigorta teminatı · işyeri sigortası · depo kararı · sigorta sözleşmesi · rücuen tazminat · olumsuz oy · muvafakat · teminat
Benzer bu kararda2- Dava, «işyeri sigorta sözleşmesine» dayalı «rücuen tazminat» istemine ilişkin olup, davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkili tarafından «sigorta teminatı» altına alınan işyerinin bulunduğu binanın bitişinde davalılar tarafından yapılan inşaatın temel çukuruna dolan suların sızarak sigortalı işyerinde «hasara» neden olduğunu ileri sürmüş, alınan bilirkişi raporunda ise, hasarın davalılara ait inşaatın temel çukurunda bulunan suların sızması ile olmayıp, sigortalı binanın yağmur suyu borularının projesine aykırı olarak sokağa verilmesi gerekirken pis su rögarına verildiği, sokaktaki bacadan geri tepen atık suların binanın önündeki parsel bacasına dolduğu, bina ile parsel bacası arasında suyun geri dönmesine engel olacak çekvalfın bulunmaması nedeniyle sigortalı işyerinin bodrum katındaki tuvaletten geri teperek işyerine dolması sonucu zarar verdiği belirtilmiş, bu rapor sonrası davacı vekili tarafından, sigortalı binayı da davalıların yaptırdığı, projesine aykırı olarak atık su ve yağmur suyu borularının aynı rögara bağlandığı ve geri tepmeyi engelleyici sistemin atık su bina bacasına konulmadığı, dolayısı ile davalıların binayı yaptıran olarak sorumlu oldukları ileri sürülmüş olup davacı vekilinin bu şekildeki iddiasını genişletmesine davalılar vekilinin derhal itiraz etmemesi sebebiyle iddianın genişletilmesine zımnen «muvafakat» edildiği kabul edilmelidir.
Mahkemece, iddia savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, sigortalı işyerinde meydana gelen zararın, aşırı yağan yağmurdan dolayı İSKİ’ye ait atık su kanalının geri tepmesi sonucu sigortalı binanın bodrumunda bulunan rögardan ve WC'den geri gelerek «depoya» dolduğu ve burada bulunan emtiaya zarar verdiği, bu nedenle davalılara yüklenecek «kusur» ve sorumluluğun bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Bu itibarla, mahkemece, davacı tarafın genişletmiş olduğu iddiası hakkında gerekli araştırmanın yapılarak, meydana gelen zarardan davalıların sorumlu bulunup bulunmadıkları belirlenmek suretiyle sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, bu iddiaya ilişkin olumlu veya «olumsuz» bir karar verilmemesi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/2638 E. 2012/9111 K.
Ortak:uygun illiyet bağı · objektif özen yükümlülüğü · kusursuz sorumluluk · özen yükümlülüğü · illiyet bağı · üçüncü kişi · kusur · hasar
İncelediğiniz karardaYerleşik Yargıtay uygulamasına göre BK'nun anılan maddesindeki sorumluluk «objektif özen yükümlülüğüne» aykırılıktan doğan "ağırlaştırılmış" bir «kusursuz sorumluluk» halidir.
Yapı maliki de, «kusurun» bulunmadığı savunmasının ötesinde «uygun illiyet bağının» kesildiğini kanıtlamalıdırlar.
Mahkemece, davanın reddine ilişkin verilen karar Dairemizce “davacı vekilinin bilirkişi raporuna karşı yaptığı itirazları karşılayan «denetime elverişli» aynı bilirkişiden ek ya da başka bir bilirkişiden yeni bir rapor alınmak suretiyle oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerektiği” gerekçesiyle bozulmuş, mahkemece bozmaya uyularak alınan bilirkişi raporu doğrultusunda sigortalı konutun bulunduğu parselin atık su bacasına geri tepmeyi engelleyici sistemin yapılmaması nedeniyle «hasarın» meydana geldiği, bunda da davalının «kusur» ve sorumluluğunun bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaBu maddedeki sorumluluk, «objektif özen yükümlülüğüne» aykırılıktan doğan "ağırlaştırılmış" bir «kusursuz sorumluluk» halidir.
Uygun «illiyet bağı» «mücbir sebep», zarar görenin veya «üçüncü kişinin» «ağır kusuru» sonucu kesilirse, sorumluluktan sözedilemez.
Bu gibi hallerde, zarar ile özen eksikliği arasında «uygun illiyet bağının» varlığı sorumluluk için yeterlidir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:mücbir sebep · ağır kusur · işyeri sigorta poliçesi · işyeri sigortası · maddi hata · sigorta poliçesi
Benzer bu kararda2-Dava, «işyeri sigorta poliçesine» dayalı tazminatın TTK'nın 1301. maddesine göre davalıdan tahsili istemine ilişkindir.
Uygun «illiyet bağı» «mücbir sebep», zarar görenin veya «üçüncü kişinin» «ağır kusuru» sonucu kesilirse, sorumluluktan sözedilemez.
… ahsilini istediği ve harcını dahi bu miktar üzerinden yatırdığı anlaşılmasına göre, dava dilekçesinin sonuç ve istem kısmında belirtilen 4.500 TL tazminat isteminin «maddi hata» niteliğinde olduğu kabul edilerek hüküm kurulması gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış bozmayı gerektirmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2009/6003 E. , 2010/11909 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Fatih 2.Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 18.12.2008 tarih ve 2008/508 - 2008/1505 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalının sorumluluğundaki kanalizasyonun yağmur sonrası geri tepmesi sonucu müvekkiline sigortalı dairenin hasara uğradığını, 1.623,60 YTL hasar bedelinin müvekkilince sigortalısına ödendiğini ileri sürerek, bu meblağın davalıdan rücuen tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin olayda herhangi bir kusurunun bulunmadığını savunarak, davanın görev ve esas yönünden reddini istemiştir.
Mahkemece, davanın reddine ilişkin verilen karar Dairemizce “davacı vekilinin bilirkişi raporuna karşı yaptığı itirazları karşılayan denetime elverişli aynı bilirkişiden ek ya da başka bir bilirkişiden yeni bir rapor alınmak suretiyle oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerektiği” gerekçesiyle bozulmuş, mahkemece bozmaya uyularak alınan bilirkişi raporu doğrultusunda sigortalı konutun bulunduğu parselin atık su bacasına geri tepmeyi engelleyici sistemin yapılmaması nedeniyle hasarın meydana geldiği, bunda da davalının kusur ve sorumluluğunun bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, davacıya sigortalı konuta davalıya ait kanalizasyon şebekesinden geri teptiği iddia edilen suların verdiği zararın rücuen tazmini istemine ilişkindir.
BK’nun 58. maddesi “bir bina veya imal olunan herhangi bir şeyin maliki, o şeyin fena yapılmasından yahut muhafazadaki kusurundan dolayı mesul olur” hükmünü içermektedir.
Yerleşik Yargıtay uygulamasına göre BK'nun anılan maddesindeki sorumluluk objektif özen yükümlülüğüne aykırılıktan doğan "ağırlaştırılmış" bir kusursuz sorumluluk halidir. Bu sorumlulukta zarar gören, yapı malikinin, yani davalının kusurunu kanıtlamak zorunda değildir. Yapı maliki de, kusurun bulunmadığı savunmasının ötesinde uygun illiyet bağının kesildiğini kanıtlamalıdırlar. Kusursuz sorumlulukta illiyet bağının kesilebilmesi için zarar görenin ağır kusurunun olması veya üçüncü bir kişinin illiyet bağını kesebilecek nitelikte ağır kusurunun olması veya zararlandırıcı sonucun meydana gelmesinde öngörülmeyen bir halin bulunması gerekmektedir. Ancak; imal olunan şey malikinin ek kusuru varsa, illiyet bağının kesilmesi malikin sorumluluğunu ortadan kaldırmaz.
Davalıya ait atık su kanalizasyon borusu da madde de açıklanan "imal olunan şey" kavramına dahil olup, davalı bu boruların kötü yapılmasından veya muhafazasından kaynaklanan zarardan kusursuz sorumludur.
Somut olayda, davacıya sigortalı konutun bulunduğu apartmanın yönetimi tarafından binanın önündeki sokakta yapılan kaldırım düzenlemesi sırasında binaya ait atık su borusuna zarar verildiği belirtilerek davalıya başvuruda bulunulmuş ve davalı tarafından bu başvuru üzerine gerekli arıza tamir edilerek, binaya ait atık su parsel baca çıkışı yeninden yapılmıştır.
Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda, sigortalı konutun bulunduğu apartmanın atık su giderinin yasak olmasına rağmen yağmur suyu hattına bağlandığı, kaldırım düzenlemesi sırasında verilen zararın tamiri sırasında davalının görevi olmadığı halde binaya ait atık su gideri parsel bacasını yeniden inşa ettiği, bina sahipleri tarafından parsel çıkışına bu bacadan suyun geri gelmesini engelleyici sistemin yapılmadığı, bu nedenle davalı tarafından yayınlanan Deşarj Yönetmeliği'nin 10. ve 13. maddelerine göre oluşan zarardan davalının sorumluluğunun bulunmadığı belirtilmiştir.
Ancak, mahkemece, sigortalı işyerinin bulunduğu binanın parsel çıkışında atık suların geri tepmesini önleyecek sistemin mevcut olmadığı belirlenmiş ise de, yapılan keşifte parsel bacasında geri tepmeyi engelleyici sistem olmadığı halde atık su akışının normal olduğu ve geri tepmenin olmadığı, zararın ise yağan aşırı yağmur nedeniyle davalıya ait borudaki debinin artması sonucu suların geri gelerek sigortalı konuta zarar verdiği belirlenmiştir. Bu durumda zarar, aşırı yağan yağmur nedeniyle debinin yükselmesinden dolayı davalının kanalizasyon borusunun yetersiz kalması veya borunun tıkanması sonucu oluştuğu anlaşılmaktadır ki, bu halde, sigortalı binada geri tepmeyi engelleyici sistemin olmaması, davalının kusursuz sorumluluğunu ortadan kaldırmaz, zira bu durumda davalının sorumluluğunu gerektiren illiyet bağı kesilmemiştir.
Kaldı ki, sigortalı konutun bulunduğu binanın parsel bacası da verilen zarar nedeniyle davalı tarafından yeniden inşa edilmiş olup, geri tepmeyi engelleyici sistemin olmadığını gören davalının anılan yönetmelik gereği bina maliklerine bu sistemin yapılmasını zorunlu kılması ve buna ilişkin gerekli işlemleri yapması gerekirdi.
Bu itibarla, mahkemece, yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda, oluşan zarardan davalının BK’nın 58. maddesi hükmüne göre kusursuz sorumlu olduğunun kabulü ile oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeye dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 23.11.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1042794200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz