Kasa açığı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2013/4315 E. 2013/21131 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Hak düşürücü süre
- {'var': True, 'sure': None, 'kanun': None}
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
kasa açığı↗ el koyma↗ sorumluluk davası↗ istifa↗ anonim şirket↗ kâr dağıtımı↗ ihtar↗ bilirkişi incelemesi↗ ticari defter↗ yönetim kurulu kararı↗ ihtarname↗ eksik inceleme↗ zamanaşımı↗ e-defter↗ görevli mahkeme↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, itibar edilen ikinci bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; şirket kayıtları üzerinde denetçiler tarafından yapılan inceleme sonucu oluşturulan 02.01.2006 tarihli Denetim Raporunda 13.02.2004 tarihi itibariyle kasa açığının 23.123,15 TL olarak tespit edildiği, 09.02.2006 tarihli Yönetim Kurulu kararı ile TTK 341. madde uyarınca Yönetim Kurulu Üyeleri aleyhine dava açılması ile ilgili karar alındığı, bu kararın 08.03.2006 tarihli Ticare t Sicil Gazetesinde yayınlandığı, dava zamanaşımı süresinin 09.02.2006 tarihinde başladığı, böylece davanın süresinde açıldığı gerekçesiyle, davalıların zamanaşımı itirazlarının reddine; davalı ... şirketteki mali direktörlük görevinden 01.08.2003 tarihinde istifa ettiğini, bu nedenle sorumlululuğunun söz konusu olmadığını savunmuş ise de; davalının dosyaya sunduğu 01.08.2003 tarihli istifa dilekçesinde dava dışı Filmtürk Film Prodüksiyon ve Dağıtım Ticaret Anonim Şirketinin kaşesinin bulunduğu, davalının anılan şirkete Beyoğlu 2. Noterliği'nin 16.12.2003 tarih, 61573 yevmiye nolu ihtarnamesi ile istifa nedeniyle maaş v.s alacaklarının ödenmesini ihtar ettiği, ancak istifa dilekçesinde davacı Sanart Prodüksiyon Yapım Ticaret A.Ş’ye ait imza ve kaşe bulunmadığı gibi davalı istifa beyanını davacı şirkete bildirdiğine dair herhangi bir delil sunamadığı gerekçesiyle, davalının istifa nedeniyle sorumluluğunun bulunmadığı yönündeki savunmasına itibar edilmediği, ilk bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen 17.01.2008 tarihli raporda, bir kasa açığından bahsetmenin mümkün olmadığı ve şirketlere el konulduktan çok sonra yapılan kasa sayımına istinaden tespit edilen zararın kim tarafından verildiğinin belli olmadığı, bu durumda adı geçen davalıların sorumluluğunu gerektirebilecek bir zarardan bahsedilemeyeceği, dolayısıyla zararın olmadığı bir yerde hukuki sorumluluğun da söz konusu olamayacağının belirtildiği, ancak; davacı vekilinin 12.01.2007 tarihli dilekçe ekinde sunduğu kasa sayım ve tesellüm noksanları isimli belgede kasa açığının 23.123,15 TL olarak tespit edildiği, ayrıca 9.03.2008 tarihli dilekçesinin ekinde sunduğu, Bis Sinema A.Ş muhasebe sorumlusu ve Star Telekominikasyon A.Ş. iç denetim müdürü tarafından düzenlenen belgede 13.02.2004 itibarıyla davacı şirket kasasında bulunan nakit ve çeklerin tutarı ( --- ) olarak (herhangi bir kıymetinin bulunmadığı şeklinde) belirtildiği gerekçesiyle, 17.01.2008 tarihli bilirkişi raporuna itibar edilmediği, ikinci bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen 06.07.2011 tarihli rapora üstünlük tanındığı, sözkonusu raporda Sanart Prodüksiyon Yapım A.Ş’nin ticari defterlerine göre 13.02.2004 tarihi itibariyle kasa (nakit) açığının 22.425.328.822 TL olduğu, 12.03.2004 tarihinde BİS Sinema Sosyal Tesis İşletmeleri A,Ş’den tahsil edilen ve kasaya girişi yapılmayan 95.900.000 TL ve 31.12.2004 tarihinde tespit edilen 601,92 TL’nin ilavesi ile 31.12.2004 itibariyle 23.123,15 TL olacağının belirtildiği, ancak; davacı vekili 17.01.2012 tarihli duruşmada 95,90 TL ile 601,92 TL’lik zararın 13.02.2004 tarihinden öncesine ait olduğuna dair dosyadakiler dışında başka delil sunamayacaklarını beyan ettiği ve dosyaya bu hususta herhangi bir delil sunmadığı, davalılardan ... Yönetim Kurulu Başkanı, ... başkan vekili, ... yönetim kurulu üyesi ,... İcra Kurulu üyesi, ... genel müdür,... mali direktör olarak, ... ile ... denetçi olarak görevli oldukları, davalı yönetim kurulu üyelerinin TTK'nun 336.maddesi, davalı müdürlerin TTK'nun 342.maddesi, davalı denetçilerin TTK'nun 359.maddesine göre sorumlu oldukları gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne 22.425,33 TL’nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalılardan ..., ..., ... vekilleri temyiz etmiştir.
Dava, sorumluluk davası olup; uyuşmazlık kasa açığı mevcut olup olmadığı ve varsa miktarı ile davalıların bundan sorumlu olup olmadığı noktasındadır.Uyuşmazlık bu mahiyetine göre özel ve teknik bilgiyi gerektirdiğinden mahkemece bilirkişi incelemesi yaptırılması cihetine gidilmiş ve ilk bilirkişi kurulunca kasa açığı tespitinin el koyma işleminden çok sonra yapılması nedeniyle zararın kim tarafından yapıldığının belli olmadığı belirtilmesine karşılık, anılan ikinci bilirkişi raporunda davalıların kasa açığından sorumlu oldukları kabul edilmiş ve mahkemece bu bilirkişi raporuna göre hüküm tesisi cihetine gidilmiştir.Özel bilgiyi gerektirdiği için alınan iki bilirkişi raporu birbiri ile çeliştiğinden usul hükümleri gereğince mahkemece ehil bir bilirkişi kurulundan rapor alınması ve özellikle de ilk bilirkişi raporunda yapılan el koyma tarihi ile tespit tarihi arasında geçen zaman aralığına işaret olunan husus üzerinde durulup, davalıların bu yöndeki savunmalarına itibar edilmemesinin gerekçeleri gösterilmek gerekirken eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş, mümeyyiz davalıların temyiz itirazının kabulü ile kararın mümeyyiz davalılar yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2025/619 E. 2025/1506 K.
Ortak:kasa açığı · el koyma · yönetim kurulu kararı · görevli mahkeme
İncelediğiniz karardaİcra Kurulu üyesi, ... genel müdür,... mali direktör olarak, ... ile ... denetçi olarak «görevli» oldukları, davalı «yönetim kurulu» üyelerinin TTK'nun 336.maddesi, davalı müdürlerin TTK'nun 342.maddesi, davalı denetçilerin TTK'nun 359.maddesine göre sorumlu oldukları gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne 22.425,33 TL’nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.
Dava, «sorumluluk davası» olup; uyuşmazlık «kasa açığı» mevcut olup olmadığı ve varsa miktarı ile davalıların bundan sorumlu olup olmadığı noktasındadır.Uyuşmazlık bu mahiyetine göre özel ve teknik bilgiyi gerektirdiğinden mahkemece «bilirkişi incelemesi» yaptırılması cihetine gidilmiş ve ilk bilirkişi kurulunca kasa açığı tespitinin el «koyma» işleminden çok sonra yapılması nedeniyle zararın kim tarafından yapıldığının belli olmadığı belirtilmesine karşılık, anılan ikinci bilirkişi raporunda davalıların kasa açığından sorumlu oldukları kabul edilmiş ve mahkemece bu bilirkişi raporuna göre hüküm tesisi cihetine gidilmiştir.Özel bilgiyi gerektirdiği için alınan iki bilirkişi raporu birbiri ile çeliştiğinden usul hükümleri gereğince mahkemece ehil bir bilirkişi kurulundan rapor alınması ve özellikle de ilk bilirkişi raporunda yapılan el koyma tarihi ile tespit tarihi arasında geçen zaman aralığına işaret olunan husus üzerinde durulup, davalıların bu yöndeki savunmalarına itibar edilmemesinin gerekçeleri gösterilmek gerekirken «eksik incelemeyle» yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş, mümeyyiz davalıların temyiz itirazının kabulü ile kararın mümeyyiz davalılar yararına bozulması gerekmiştir.
… apsamına göre; şirket kayıtları üzerinde denetçiler tarafından yapılan inceleme sonucu oluşturulan 02.01.2006 tarihli Denetim Raporunda 13.02.2004 tarihi itibariyle «kasa açığının» 23.123,15 TL olarak tespit edildiği, 09.02.2006 tarihli Yönetim Kurulu kararı ile TTK 341. madde uyarınca Yönetim Kurulu Üyeleri aleyhine dava açılması ile ilgili karar alındığı, bu kararın 08.03.2006 tarihli Ticare t Sicil Gazetesinde yayınlandığı, dava «zamanaşımı» süresinin 09.02.2006 tarihinde başladığı, böylece davanın süresinde açıldığı gerekçesiyle, davalıların zamanaşımı itirazlarının reddine; davalı ... şirketteki mali direktörlük görevinden 01.08.2003 tarihinde «istifa» ettiğini, bu nedenle sorumlululuğunun söz konusu olmadığını savunmuş ise de; davalının dosyaya sunduğu 01.08.2003 tarihli istifa dilekçesinde dava dışı Filmtürk Fi …
Benzer bu kararda… dan el konulması sırasında eski yöneticiler ile TMSF tarafından atanan yöneticiler arasında fiili kasa sayım tutanağı, devir tutanağı gibi bir belge düzenlenmediği, «kasa açığı» bulunduğuna dair belirlemenin TMSF tarafından yapılan denetleme raporu ile ileri sürüldüğü, kasa günlük olarak tutulduğundan geriye dönük olarak kasa açığının hangi tarihte oluştuğunun tespiti gerektiği, zarar ile sorumlular arasındaki «illiyet bağının» da kurulması gerektiği kasa açığının el «koyma» anında mevcut olduğu hususunun tespit edilemediği ve davalılar ile zarar arasında illiyet bağının kurulamadığı, bu nedenle mevcut kasa açığından davalıların sorumlu tutulamayacağı, davalılardan ...'ın ortak, «yönetim kurulu» üyesi ve denetçi olmadığı gibi, şirkette de muhasebe ve finansman ile ilgili bir görevi bulunmadığı ve şirket çalışanı olmadığından kasa açığına ilişkin «şirketi zarara» uğratan bir eylem ve işlemi iddia ve ispat edilmediğinden anılan davalının sorumluluğunun bulunmadığı, davalılardan ...'ın, TMSF tarafından el konulan ...
A.Ş.’de şirket ortağı ve «yönetim kurulu» üyesi sıfatı bulunmadığı, şirket ortağı ve yönetim kurulu üyesinin ... olduğu ve anılan davalıyla ilgisi bulunmadığı anlaşılmakla adı geçen davalının sorumluluğunun bulunmadığı, davacı şirkette yönetim kurulu üyesi ve/veya pay sahibi ya da şirkette dava konusu apel ödemelerini tahsil konusunda yetkilendirilmiş/«görevlendirilmiş» olmayan diğer davalıların sorumluluğunun bulunmadığı, davalı ... ...'ın dava açılmadan önce vefat ettiği anlaşılmakla ölü kişi aleyhine dava açılamayacağı, davalılar ..., ..., ... ve ... yönünden ise davacılar vekilinin davayı takip etmediği, adı geçenler yönünden yasal 3 aylık süresinin dolduğu ve bu davalılar yönünden «davanın yenilenmediği» anlaşılmakla bu davalılar yönünden «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle davalılar ..., ..., ... ve ... aleyhine açılan davanın açılmamış sayılmasına, davalı ... ...'ın dava açılmadan önce öldüğü a …
A.Ş.'nin «taahhüt» edilen toplam sermayesinin 500.000,00 TL olduğu, dava dayanağı denetim raporunda saptanan «kasa açığının» toplam 402.741,46 TL olduğu, kasa açığını oluşturan tutarlardan 225.000,00 TL’sinin şirket ortaklarınca 24.01.2003 tarihinde şirket kasasına ödendiği şekilde kayıtlanan apel ödemesinden kaynaklandığı, davacının dayandığı denetim raporunda kasa açığını oluşturan tutarlardan 225.000,00 TL’sinin apel ödemesinden kaynaklandığı belirtilmesine rağmen davacının davasını 500.000,00 TL olarak «ıslah» ettiği, Yargıtay bozma ilamında da ifade edildiği üzere ...
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:davanın yenilenmesi · illiyet bağı · davanın açılmamış sayılması · şirket zararı · açılmamış sayılma · yenileme · temlik · ıslah
Benzer bu karardaA.Ş.’de şirket ortağı ve «yönetim kurulu» üyesi sıfatı bulunmadığı, şirket ortağı ve yönetim kurulu üyesinin ... olduğu ve anılan davalıyla ilgisi bulunmadığı anlaşılmakla adı geçen davalının sorumluluğunun bulunmadığı, davacı şirkette yönetim kurulu üyesi ve/veya pay sahibi ya da şirkette dava konusu apel ödemelerini tahsil konusunda yetkilendirilmiş/«görevlendirilmiş» olmayan diğer davalıların sorumluluğunun bulunmadığı, davalı ... ...'ın dava açılmadan önce vefat ettiği anlaşılmakla ölü kişi aleyhine dava açılamayacağı, davalılar ..., ..., ... ve ... yönünden ise davacılar vekilinin davayı takip etmediği, adı geçenler yönünden yasal 3 aylık süresinin dolduğu ve bu davalılar yönünden «davanın yenilenmediği» anlaşılmakla bu davalılar yönünden «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle davalılar ..., ..., ... ve ... aleyhine açılan davanın açılmamış sayılmasına, davalı ... ...'ın dava açılmadan önce öldüğü a …
… dan el konulması sırasında eski yöneticiler ile TMSF tarafından atanan yöneticiler arasında fiili kasa sayım tutanağı, devir tutanağı gibi bir belge düzenlenmediği, «kasa açığı» bulunduğuna dair belirlemenin TMSF tarafından yapılan denetleme raporu ile ileri sürüldüğü, kasa günlük olarak tutulduğundan geriye dönük olarak kasa açığının hangi tarihte oluştuğunun tespiti gerektiği, zarar ile sorumlular arasındaki «illiyet bağının» da kurulması gerektiği kasa açığının el «koyma» anında mevcut olduğu hususunun tespit edilemediği ve davalılar ile zarar arasında illiyet bağının kurulamadığı, bu nedenle mevcut kasa açığından davalıların sorumlu tutulamayacağı, davalılardan ...'ın ortak, «yönetim kurulu» üyesi ve denetçi olmadığı gibi, şirkette de muhasebe ve finansman ile ilgili bir görevi bulunmadığı ve şirket çalışanı olmadığından kasa açığına ilişkin «şirketi zarara» uğratan bir eylem ve işlemi iddia ve ispat edilmediğinden anılan davalının sorumluluğunun bulunmadığı, davalılardan ...'ın, TMSF tarafından el konulan ...
A.Ş.'nin «taahhüt» edilen toplam sermayesinin 500.000,00 TL olduğu, dava dayanağı denetim raporunda saptanan «kasa açığının» toplam 402.741,46 TL olduğu, kasa açığını oluşturan tutarlardan 225.000,00 TL’sinin şirket ortaklarınca 24.01.2003 tarihinde şirket kasasına ödendiği şekilde kayıtlanan apel ödemesinden kaynaklandığı, davacının dayandığı denetim raporunda kasa açığını oluşturan tutarlardan 225.000,00 TL’sinin apel ödemesinden kaynaklandığı belirtilmesine rağmen davacının davasını 500.000,00 TL olarak «ıslah» ettiği, Yargıtay bozma ilamında da ifade edildiği üzere ...
KARAR DÜZELTME İNCELEMESİ A.Dava ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, gerçeğe aykırı belgeler düzenleyerek «temlik» alınan şirkette «kasa açığına» sebebiyet verilmesinden ve gerçekte ödenmeyen sermayenin ödenmiş gibi gösterilmesinden dolayı davalıların sorumluluğunun bulunup bulunmadığı, takdir edilen «vekalet ücretinin» yerinde olup olmadığı noktalarında toplanmaktadır.
-
Yöneticinin Sorumluluğu Nedeniyle Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/8022 E. 2022/8955 K.
Ortak:kasa açığı · el koyma · yönetim kurulu kararı
İncelediğiniz karardaDava, «sorumluluk davası» olup; uyuşmazlık «kasa açığı» mevcut olup olmadığı ve varsa miktarı ile davalıların bundan sorumlu olup olmadığı noktasındadır.Uyuşmazlık bu mahiyetine göre özel ve teknik bilgiyi gerektirdiğinden mahkemece «bilirkişi incelemesi» yaptırılması cihetine gidilmiş ve ilk bilirkişi kurulunca kasa açığı tespitinin el «koyma» işleminden çok sonra yapılması nedeniyle zararın kim tarafından yapıldığının belli olmadığı belirtilmesine karşılık, anılan ikinci bilirkişi raporunda davalıların kasa açığından sorumlu oldukları kabul edilmiş ve mahkemece bu bilirkişi raporuna göre hüküm tesisi cihetine gidilmiştir.Özel bilgiyi gerektirdiği için alınan iki bilirkişi raporu birbiri ile çeliştiğinden usul hükümleri gereğince mahkemece ehil bir bilirkişi kurulundan rapor alınması ve özellikle de ilk bilirkişi raporunda yapılan el koyma tarihi ile tespit tarihi arasında geçen zaman aralığına işaret olunan husus üzerinde durulup, davalıların bu yöndeki savunmalarına itibar edilmemesinin gerekçeleri gösterilmek gerekirken «eksik incelemeyle» yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş, mümeyyiz davalıların temyiz itirazının kabulü ile kararın mümeyyiz davalılar yararına bozulması gerekmiştir.
… apsamına göre; şirket kayıtları üzerinde denetçiler tarafından yapılan inceleme sonucu oluşturulan 02.01.2006 tarihli Denetim Raporunda 13.02.2004 tarihi itibariyle «kasa açığının» 23.123,15 TL olarak tespit edildiği, 09.02.2006 tarihli Yönetim Kurulu kararı ile TTK 341. madde uyarınca Yönetim Kurulu Üyeleri aleyhine dava açılması ile ilgili karar alındığı, bu kararın 08.03.2006 tarihli Ticare t Sicil Gazetesinde yayınlandığı, dava «zamanaşımı» süresinin 09.02.2006 tarihinde başladığı, böylece davanın süresinde açıldığı gerekçesiyle, davalıların zamanaşımı itirazlarının reddine; davalı ... şirketteki mali direktörlük görevinden 01.08.2003 tarihinde «istifa» ettiğini, bu nedenle sorumlululuğunun söz konusu olmadığını savunmuş ise de; davalının dosyaya sunduğu 01.08.2003 tarihli istifa dilekçesinde dava dışı Filmtürk Fi …
Noterliği'nin 16.12.2003 tarih, 61573 yevmiye nolu «ihtarnamesi» ile «istifa» nedeniyle maaş v.s alacaklarının ödenmesini «ihtar» ettiği, ancak istifa dilekçesinde davacı Sanart Prodüksiyon Yapım Ticaret A.Ş’ye ait imza ve kaşe bulunmadığı gibi davalı istifa beyanını davacı şirkete bildirdiğine dair herhangi bir delil sunamadığı gerekçesiyle, davalının istifa nedeniyle sorumluluğunun bulunmadığı yönündeki savunmasına itibar edilmediği, ilk bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen 17.01.2008 tarihli raporda, bir kasa açığından bahsetmenin mümkün olmadığı ve şirketlere el konulduktan çok sonra yapılan kasa sayımına istinaden tespit edilen zararın kim tarafından verildiğinin belli olmadığı, bu durumda adı geçen davalıların sorumluluğunu gerektirebilecek bir zarardan bahsedilemeyeceği, dolayısıyla zararın olmadığı bir yerde hukuki sorumluluğun da söz konusu olamayacağının belirtildiği, ancak; davacı vekilinin 12.01.2007 tarihli dilekçe ekinde sunduğu kasa sayım ve tesellüm noksanları isimli belgede «kasa açığının» 23.123,15 TL olarak tespit edildiği, ayrıca 9.03.2008 tarihli dilekçesinin ekinde sunduğu, Bis Sinema A.Ş muhasebe sorumlusu ve Star Telekominikasyon A.Ş. iç denetim müdürü tarafından düzenlenen belgede 13.02.2004 itibarıyla davacı şirket kasasında bulunan nakit ve çeklerin tutarı ( --- ) olarak (herhangi bir kıymetinin bulunmadığı şeklinde) belirtildiği gerekçesiyle, 17.01.2008 tarihli bilirkişi raporuna itibar edilmediği, ikinci bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen 06.07.2011 tarihli rapora üstünlük tanındığı, sözkonusu raporda Sanart Prodüksiyon Yapım A.Ş’nin «ticari defterlerine» göre 13.02.2004 tarihi itibariyle kasa (nakit) açığının 22.425.328.822 TL olduğu, 12.03.2004 tarihinde BİS Sinema Sosyal Tesis İşletmeleri A,Ş’den tahsil edilen ve …
Benzer bu karardaMahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılamaya ve tüm dosya kapsamına göre; «yönetim kurulu» üyeleri ..., ..., ... ile denetim kurulu üyesi ... yönünden, davacı şirketin 13.02.2004 tarihinde yapılan kasa sayımında belirlenen 339.726,88 TL açığının, kasa günlük olarak tutulduğundan geriye dönük olarak hangi tarihte oluştuğunun tespitinin mümkün olmadığı, zarar ile davalı sorumlular arasındaki «illiyet bağının» da kurulamadığı, «kasa açığının» davacı şirkete el «koyma» anında mevcut olduğunun tespit edilemediği, bu nedenle mevcut kasa açığından davalıların sorumlu tutulamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:usuli kazanılmış hak · illiyet bağı · kazanılmış hak
Benzer bu karardaBu husus davacı lehine «usuli kazanılmış hak» oluşturduğundan mahkemece davanın, ... yönünden kabulüne karar verilmesi gerekirken bu davalı yönünden de reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılamaya ve tüm dosya kapsamına göre; «yönetim kurulu» üyeleri ..., ..., ... ile denetim kurulu üyesi ... yönünden, davacı şirketin 13.02.2004 tarihinde yapılan kasa sayımında belirlenen 339.726,88 TL açığının, kasa günlük olarak tutulduğundan geriye dönük olarak hangi tarihte oluştuğunun tespitinin mümkün olmadığı, zarar ile davalı sorumlular arasındaki «illiyet bağının» da kurulamadığı, «kasa açığının» davacı şirkete el «koyma» anında mevcut olduğunun tespit edilemediği, bu nedenle mevcut kasa açığından davalıların sorumlu tutulamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
-
Yönetici Sorumluluğundan Kaynaklanan Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/14348 E. 2015/1175 K.
Ortak:kasa açığı · ihtar · yönetim kurulu kararı · görevli mahkeme
İncelediğiniz karardaNoterliği'nin 16.12.2003 tarih, 61573 yevmiye nolu «ihtarnamesi» ile «istifa» nedeniyle maaş v.s alacaklarının ödenmesini «ihtar» ettiği, ancak istifa dilekçesinde davacı Sanart Prodüksiyon Yapım Ticaret A.Ş’ye ait imza ve kaşe bulunmadığı gibi davalı istifa beyanını davacı şirkete bildirdiğine dair herhangi bir delil sunamadığı gerekçesiyle, davalının istifa nedeniyle sorumluluğunun bulunmadığı yönündeki savunmasına itibar edilmediği, ilk bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen 17.01.2008 tarihli raporda, bir kasa açığından bahsetmenin mümkün olmadığı ve şirketlere el konulduktan çok sonra yapılan kasa sayımına istinaden tespit edilen zararın kim tarafından verildiğinin belli olmadığı, bu durumda adı geçen davalıların sorumluluğunu gerektirebilecek bir zarardan bahsedilemeyeceği, dolayısıyla zararın olmadığı bir yerde hukuki sorumluluğun da söz konusu olamayacağının belirtildiği, ancak; davacı vekilinin 12.01.2007 tarihli dilekçe ekinde sunduğu kasa sayım ve tesellüm noksanları isimli belgede «kasa açığının» 23.123,15 TL olarak tespit edildiği, ayrıca 9.03.2008 tarihli dilekçesinin ekinde sunduğu, Bis Sinema A.Ş muhasebe sorumlusu ve Star Telekominikasyon A.Ş. iç denetim müdürü tarafından düzenlenen belgede 13.02.2004 itibarıyla davacı şirket kasasında bulunan nakit ve çeklerin tutarı ( --- ) olarak (herhangi bir kıymetinin bulunmadığı şeklinde) belirtildiği gerekçesiyle, 17.01.2008 tarihli bilirkişi raporuna itibar edilmediği, ikinci bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen 06.07.2011 tarihli rapora üstünlük tanındığı, sözkonusu raporda Sanart Prodüksiyon Yapım A.Ş’nin «ticari defterlerine» göre 13.02.2004 tarihi itibariyle kasa (nakit) açığının 22.425.328.822 TL olduğu, 12.03.2004 tarihinde BİS Sinema Sosyal Tesis İşletmeleri A,Ş’den tahsil edilen ve …
İcra Kurulu üyesi, ... genel müdür,... mali direktör olarak, ... ile ... denetçi olarak «görevli» oldukları, davalı «yönetim kurulu» üyelerinin TTK'nun 336.maddesi, davalı müdürlerin TTK'nun 342.maddesi, davalı denetçilerin TTK'nun 359.maddesine göre sorumlu oldukları gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne 22.425,33 TL’nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.
… apsamına göre; şirket kayıtları üzerinde denetçiler tarafından yapılan inceleme sonucu oluşturulan 02.01.2006 tarihli Denetim Raporunda 13.02.2004 tarihi itibariyle «kasa açığının» 23.123,15 TL olarak tespit edildiği, 09.02.2006 tarihli Yönetim Kurulu kararı ile TTK 341. madde uyarınca Yönetim Kurulu Üyeleri aleyhine dava açılması ile ilgili karar alındığı, bu kararın 08.03.2006 tarihli Ticare t Sicil Gazetesinde yayınlandığı, dava «zamanaşımı» süresinin 09.02.2006 tarihinde başladığı, böylece davanın süresinde açıldığı gerekçesiyle, davalıların zamanaşımı itirazlarının reddine; davalı ... şirketteki mali direktörlük görevinden 01.08.2003 tarihinde «istifa» ettiğini, bu nedenle sorumlululuğunun söz konusu olmadığını savunmuş ise de; davalının dosyaya sunduğu 01.08.2003 tarihli istifa dilekçesinde dava dışı Filmtürk Fi …
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, şirkete el konulduğu tarihte 13.011,31 TL «kasa açığının» bulunduğu, ancak kasada bu miktarın fiilen olmadığı, yapılan usulsüzlüklerden dolayı «yönetim kurulu» üyeleri ve denetçinin sorumlu bulunduğu, diğer davalıların şirketteki «görevleri» dikkate alındığında kasa açığının kendilerinden tahsilinin istenemeyeceği, davadan önce «temerrütün» söz konusu olmadığı gerekçesiyle, davalı ..., ..., ..., ... ve ... yönünden dava dilekçesindeki miktar itibariyle davanın kabulüne, 13.011,31 TL'nin dava tarihinden itibaren ticari faiziyle birlikte tahsiline, «ıslah» miktarı yerinde görülmediğinden reddine, diğer davalılar hakkındaki dava sabit olmadığından reddine karar verilmiştir.
Mahkemece, bilirkişilerin «kasa açığına» ilişkin olarak tutanak tarihinden dava tarihine kadar faiz hesabı yaptığı, davalıların davadan önce «temerrüte» düşürülmediği, bu nedenle «ıslah» dilekçesiyle talep edilen faiz talebinin yerinde olmadığı gerekçesiyle «asıl alacak» miktarına dava tarihinden itibaren faiz uygulanmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Oysa, davacının alacak talebinin temeli davalıların haksız eylemleri olduğundan, davalıların «temerrütü» için «ihtar» gerekmez.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:nispi vekalet ücreti · haksız eylem · maktu vekalet ücreti · şirket zararı · ıslah · asıl alacak · vekalet ücreti · temerrüt
Benzer bu karardaMahkemece, bilirkişilerin «kasa açığına» ilişkin olarak tutanak tarihinden dava tarihine kadar faiz hesabı yaptığı, davalıların davadan önce «temerrüte» düşürülmediği, bu nedenle «ıslah» dilekçesiyle talep edilen faiz talebinin yerinde olmadığı gerekçesiyle «asıl alacak» miktarına dava tarihinden itibaren faiz uygulanmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
3- Öte yandan, 5411 sayılı Kanun'un 133/«son» maddesi, bu madde kapsamında açılan veya açılacak davalar ile kanuni halef sıfatıyla takip edilen davalarda, lehine hükmedilen taraf için «vekalet ücretinin» maktu olarak belirleneceği hükmünü haiz olup, mahkemece hakkında ret kararı verilen bir kısım davalılar yönünden «maktu vekalet ücretine» hükmedilmesi gerekirken, «nispi vekalet ücretine» karar verilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, şirkete el konulduğu tarihte 13.011,31 TL «kasa açığının» bulunduğu, ancak kasada bu miktarın fiilen olmadığı, yapılan usulsüzlüklerden dolayı «yönetim kurulu» üyeleri ve denetçinin sorumlu bulunduğu, diğer davalıların şirketteki «görevleri» dikkate alındığında kasa açığının kendilerinden tahsilinin istenemeyeceği, davadan önce «temerrütün» söz konusu olmadığı gerekçesiyle, davalı ..., ..., ..., ... ve ... yönünden dava dilekçesindeki miktar itibariyle davanın kabulüne, 13.011,31 TL'nin dava tarihinden itibaren ticari faiziyle birlikte tahsiline, «ıslah» miktarı yerinde görülmediğinden reddine, diğer davalılar hakkındaki dava sabit olmadığından reddine karar verilmiştir.
2- Dava, şirketin eski yöneticileri ve denetçisinin «şirketi zarara» uğrattığı iddiasıyla açılmış tazminat istemine ilişkindir.
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/242 E. 2023/4466 K.
Ortak:kasa açığı · el koyma · sorumluluk davası · yönetim kurulu kararı
İncelediğiniz karardaDava, «sorumluluk davası» olup; uyuşmazlık «kasa açığı» mevcut olup olmadığı ve varsa miktarı ile davalıların bundan sorumlu olup olmadığı noktasındadır.Uyuşmazlık bu mahiyetine göre özel ve teknik bilgiyi gerektirdiğinden mahkemece «bilirkişi incelemesi» yaptırılması cihetine gidilmiş ve ilk bilirkişi kurulunca kasa açığı tespitinin el «koyma» işleminden çok sonra yapılması nedeniyle zararın kim tarafından yapıldığının belli olmadığı belirtilmesine karşılık, anılan ikinci bilirkişi raporunda davalıların kasa açığından sorumlu oldukları kabul edilmiş ve mahkemece bu bilirkişi raporuna göre hüküm tesisi cihetine gidilmiştir.Özel bilgiyi gerektirdiği için alınan iki bilirkişi raporu birbiri ile çeliştiğinden usul hükümleri gereğince mahkemece ehil bir bilirkişi kurulundan rapor alınması ve özellikle de ilk bilirkişi raporunda yapılan el koyma tarihi ile tespit tarihi arasında geçen zaman aralığına işaret olunan husus üzerinde durulup, davalıların bu yöndeki savunmalarına itibar edilmemesinin gerekçeleri gösterilmek gerekirken «eksik incelemeyle» yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş, mümeyyiz davalıların temyiz itirazının kabulü ile kararın mümeyyiz davalılar yararına bozulması gerekmiştir.
… apsamına göre; şirket kayıtları üzerinde denetçiler tarafından yapılan inceleme sonucu oluşturulan 02.01.2006 tarihli Denetim Raporunda 13.02.2004 tarihi itibariyle «kasa açığının» 23.123,15 TL olarak tespit edildiği, 09.02.2006 tarihli Yönetim Kurulu kararı ile TTK 341. madde uyarınca Yönetim Kurulu Üyeleri aleyhine dava açılması ile ilgili karar alındığı, bu kararın 08.03.2006 tarihli Ticare t Sicil Gazetesinde yayınlandığı, dava «zamanaşımı» süresinin 09.02.2006 tarihinde başladığı, böylece davanın süresinde açıldığı gerekçesiyle, davalıların zamanaşımı itirazlarının reddine; davalı ... şirketteki mali direktörlük görevinden 01.08.2003 tarihinde «istifa» ettiğini, bu nedenle sorumlululuğunun söz konusu olmadığını savunmuş ise de; davalının dosyaya sunduğu 01.08.2003 tarihli istifa dilekçesinde dava dışı Filmtürk Fi …
Noterliği'nin 16.12.2003 tarih, 61573 yevmiye nolu «ihtarnamesi» ile «istifa» nedeniyle maaş v.s alacaklarının ödenmesini «ihtar» ettiği, ancak istifa dilekçesinde davacı Sanart Prodüksiyon Yapım Ticaret A.Ş’ye ait imza ve kaşe bulunmadığı gibi davalı istifa beyanını davacı şirkete bildirdiğine dair herhangi bir delil sunamadığı gerekçesiyle, davalının istifa nedeniyle sorumluluğunun bulunmadığı yönündeki savunmasına itibar edilmediği, ilk bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen 17.01.2008 tarihli raporda, bir kasa açığından bahsetmenin mümkün olmadığı ve şirketlere el konulduktan çok sonra yapılan kasa sayımına istinaden tespit edilen zararın kim tarafından verildiğinin belli olmadığı, bu durumda adı geçen davalıların sorumluluğunu gerektirebilecek bir zarardan bahsedilemeyeceği, dolayısıyla zararın olmadığı bir yerde hukuki sorumluluğun da söz konusu olamayacağının belirtildiği, ancak; davacı vekilinin 12.01.2007 tarihli dilekçe ekinde sunduğu kasa sayım ve tesellüm noksanları isimli belgede «kasa açığının» 23.123,15 TL olarak tespit edildiği, ayrıca 9.03.2008 tarihli dilekçesinin ekinde sunduğu, Bis Sinema A.Ş muhasebe sorumlusu ve Star Telekominikasyon A.Ş. iç denetim müdürü tarafından düzenlenen belgede 13.02.2004 itibarıyla davacı şirket kasasında bulunan nakit ve çeklerin tutarı ( --- ) olarak (herhangi bir kıymetinin bulunmadığı şeklinde) belirtildiği gerekçesiyle, 17.01.2008 tarihli bilirkişi raporuna itibar edilmediği, ikinci bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen 06.07.2011 tarihli rapora üstünlük tanındığı, sözkonusu raporda Sanart Prodüksiyon Yapım A.Ş’nin «ticari defterlerine» göre 13.02.2004 tarihi itibariyle kasa (nakit) açığının 22.425.328.822 TL olduğu, 12.03.2004 tarihinde BİS Sinema Sosyal Tesis İşletmeleri A,Ş’den tahsil edilen ve …
Benzer bu karardaUyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, TMSF tarafından el konulan şirkette tespit edilen kasa açığından «yönetim kurulu» üyeleri, denetçiler, üst düzey yöneticiler ve diğer ilgili kişilerin sorumluluğuna ilişkindir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2013/4315 E. , 2013/21131 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 17/01/2012 tarih ve 2011/469-2012/24 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalılardan ..., ..., ... vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, (TMSF)'nun 13.02.2004 tarih ve 13 sayılı, 09.02.2004 tarih ve 51 sayılı kararları ile Uzan Grubu'na ait şirketlerin ortaklarının temettü hariç ortaklık hakları ile yönetim ve denetimine TMSF tarafından el konulduğunu,davacı Sanart Prodüksi-yon Yapım Ticaret A.Ş. ‘nin Fon tarafından yönetim ve denetimine el konulan 74 adet medya grubu şirketinden bir tanesi olduğunu, Fon Kurulu tarafından göreve getirilen yeni Medya Grubu Yönetimince söz konusu grup şirketlerinin muhasebe kayıtlarının incelemeye alındığını, bu inceleme neticesinde;
13. 02.2004 tarihi itibariyle, kasada olması gereken nakit tutarları ile mevcutlar arasında fahiş farklar bulunduğunun tespit edildiğini, ilk etapta mevcut kasa açığı miktarı tespit edildikten sonra şirketin yeni Teftiş Kurulu ve Denetim Kurulu tarafından şirket kayıtları üzerinde inceleme yapıldığını ve mevcut kasa açığı hususunda Teftiş Kurulu ve Denetim Kurulu Raporunun tanzim edildiğini, kasada olması gereken mevcutların
olmamasından ötürü meydana gelen kasa açığı yoluyla şirketin zarara uğratıldığını, davalılardan ..., ... ve ...'ın TMSF'nun el koyma tarihinden önce görev yapan yönetim kurulu üyesi olarak, diğer davalılar ... ve ... ‘in denetim kurulu üyesi olarak, ...’in malı direktör olarak, ...'nun İcra Kurulu üyesi olarak, B....’in Genel Müdür olarak şirket zararından sorumlu bulunduklarını ileri sürerek; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şirketin toplam 23.123,15 TL zarara uğramasına sebebiyet veren davalılardan bu meblağın müteselsilen ve müştereken zarar tarihinden itibaren ticari temerrüt faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılar ..., ..., ..., ..., ... vekili; davanın şirket denetçileri tarafından açıldığını,TTK’nun 341.maddesi gereğince Genel Kurul’un dava açma konusunda karar vermesi gerektiğini,bu eksiklik nedeniyle davanın aktif husumet yönünden reddi gerektiğini, müvekkillerinin sorumlu olmadığını,zira yeni yönetimin şirket kasasını resmi bir yolla teslim almadığını ve bu nedenle kasanın hangi tarihte ve ne miktar eksildiğini müvekkillerinin bilmelerinin ve bu eksiklikten sorumlu tutulmalarının mümkün olmadığını, davacı şirketin yönetim ve denetiminin 09.02.2004 tarihinde hukuken ve fiilen TMSF'na geçtiğini ve bu kurum tarafından yeni yönetim ve denetim kurulu üyelerinin atandığını, bu durumda 2 yıllık zamanaşımının 09.02.2006 tarihinde dolduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... ...; kasa açığının oluştuğu dönemde müvekkilinin dava dışı Star Televizyon Hizmetleri A.Ş’de çalışmakta olup davacı şirkette hiç bir zaman yönetim kurulu ve denetim kurulu üyesi olmadığını,bu nedenle davaya bakma görevinin İş Mahkemelerine ait olduğunu, davanın 2 yıllık zaman aşımı süresi içinde açılmadığını, TTK 341. maddesi uyarınca müvekkili hakkında dava açılması yönünde alınmış bir Genel Kurul Kararı bulunmadığını, davacı şirketi borç altına sokacak hiçbir evrak altında müvekkilinin imzasının bulunmadığını savunarak, davanın reddini talep etmiştir.
Davalı ... vekili; TMSF’nin davacı şirkete el koyması nedeniyle dava açma hakkının TMSF’ye ait olduğunu, TMSF Başkanlığı'nın el koyma tarihi ile dava tarihi dikkate alındığında zamanaşımı süresinin dolduğunu,müvekkilinin şirketin nakit kasasını ilgilendiren konularda imza yetkisinin bulunmadığını, bu nedenle sorumluluğunun söz konusu olamayacağını,müvekkilinin şirketteki görevinden 01.08.2003 tarihli dilekçesi ile istifa etmek suretiyle ayrıldığını,müvekkilinin çalıştığı 2002 dönemine ilişkin olarak hazırlanan 29.05.2003 tarihli genel kurul raporunda kasada eksik veya fazla olmadığı için genel kurul raporu ve denetçiler raporunda ibra edilme kararı verildiğini, bu döneme ait herhangi bir yolsuz işlem olmadığı için müvekkilinin sorumlu olmadığını, kasada eksik olduğu iddia edilen miktarın belli olmadığını savunarak, davanın reddini talep etmiştir.
Davalılardan ..., yargılamaya katılmamıştır.
Mahkemece, iddia, savunma, itibar edilen ikinci bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; şirket kayıtları üzerinde denetçiler tarafından yapılan inceleme sonucu oluşturulan 02.01.2006 tarihli Denetim Raporunda 13.02.2004 tarihi itibariyle kasa açığının 23.123,15 TL olarak tespit edildiği, 09.02.2006 tarihli Yönetim Kurulu kararı ile TTK 341. madde uyarınca Yönetim Kurulu Üyeleri aleyhine dava açılması ile ilgili karar alındığı, bu kararın 08.03.2006 tarihli Ticare t Sicil Gazetesinde yayınlandığı, dava zamanaşımı süresinin 09.02.2006 tarihinde başladığı, böylece davanın süresinde açıldığı gerekçesiyle, davalıların zamanaşımı itirazlarının reddine; davalı ... şirketteki mali direktörlük görevinden 01.08.2003 tarihinde istifa ettiğini, bu nedenle sorumlululuğunun söz konusu olmadığını savunmuş ise de;
davalının dosyaya sunduğu 01.08.2003 tarihli istifa dilekçesinde dava dışı Filmtürk Film Prodüksiyon ve Dağıtım Ticaret Anonim Şirketinin kaşesinin bulunduğu, davalının anılan şirkete Beyoğlu 2. Noterliği'nin 16.12.2003 tarih, 61573 yevmiye nolu ihtarnamesi ile istifa nedeniyle maaş v.s alacaklarının ödenmesini ihtar ettiği, ancak istifa dilekçesinde davacı Sanart Prodüksiyon Yapım Ticaret A.Ş’ye ait imza ve kaşe bulunmadığı gibi davalı istifa beyanını davacı şirkete bildirdiğine dair herhangi bir delil sunamadığı gerekçesiyle, davalının istifa nedeniyle sorumluluğunun bulunmadığı yönündeki savunmasına itibar edilmediği, ilk bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen 17.01.2008 tarihli raporda, bir kasa açığından bahsetmenin mümkün olmadığı ve şirketlere el konulduktan çok sonra yapılan kasa sayımına istinaden tespit edilen zararın kim tarafından verildiğinin belli olmadığı, bu durumda adı geçen davalıların sorumluluğunu gerektirebilecek bir zarardan bahsedilemeyeceği, dolayısıyla zararın olmadığı bir yerde hukuki sorumluluğun da söz konusu olamayacağının belirtildiği, ancak;
davacı vekilinin 12.01.2007 tarihli dilekçe ekinde sunduğu kasa sayım ve tesellüm noksanları isimli belgede kasa açığının 23.123,15 TL olarak tespit edildiği, ayrıca 9.03.2008 tarihli dilekçesinin ekinde sunduğu, Bis Sinema A.Ş muhasebe sorumlusu ve Star Telekominikasyon A.Ş. iç denetim müdürü tarafından düzenlenen belgede 13.02.2004 itibarıyla davacı şirket kasasında bulunan nakit ve çeklerin tutarı ( --- ) olarak (herhangi bir kıymetinin bulunmadığı şeklinde) belirtildiği gerekçesiyle, 17.01.2008 tarihli bilirkişi raporuna itibar edilmediği, ikinci bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen 06.07.2011 tarihli rapora üstünlük tanındığı, sözkonusu raporda Sanart Prodüksiyon Yapım A.Ş’nin ticari defterlerine göre 13.02.2004 tarihi itibariyle kasa (nakit) açığının 22.425.328.822 TL olduğu, 12.03.2004 tarihinde BİS Sinema Sosyal Tesis İşletmeleri A,Ş’den tahsil edilen ve kasaya girişi yapılmayan 95.900.000 TL ve 31.12.2004 tarihinde tespit edilen 601,92 TL’nin ilavesi ile 31.12.2004 itibariyle 23.123,15 TL olacağının belirtildiği, ancak;
davacı vekili 17.01.2012 tarihli duruşmada 95,90 TL ile 601,92 TL’lik zararın 13.02.2004 tarihinden öncesine ait olduğuna dair dosyadakiler dışında başka delil sunamayacaklarını beyan ettiği ve dosyaya bu hususta herhangi bir delil sunmadığı, davalılardan ... Yönetim Kurulu Başkanı, ... başkan vekili, ... yönetim kurulu üyesi ,... İcra Kurulu üyesi, ... genel müdür,... mali direktör olarak, ... ile ... denetçi olarak görevli oldukları, davalı yönetim kurulu üyelerinin TTK'nun 336.maddesi, davalı müdürlerin TTK'nun 342.maddesi, davalı denetçilerin TTK'nun 359.maddesine göre sorumlu oldukları gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne 22.425,33 TL’nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalılardan ..., ..., ... vekilleri temyiz etmiştir.
Dava, sorumluluk davası olup; uyuşmazlık kasa açığı mevcut olup olmadığı ve varsa miktarı ile davalıların bundan sorumlu olup olmadığı noktasındadır.Uyuşmazlık bu mahiyetine göre özel ve teknik bilgiyi gerektirdiğinden mahkemece bilirkişi incelemesi yaptırılması cihetine gidilmiş ve ilk bilirkişi kurulunca kasa açığı tespitinin el koyma işleminden çok sonra yapılması nedeniyle zararın kim tarafından yapıldığının belli olmadığı belirtilmesine karşılık, anılan ikinci bilirkişi raporunda davalıların kasa açığından sorumlu oldukları kabul edilmiş ve mahkemece bu bilirkişi raporuna göre hüküm tesisi cihetine gidilmiştir.Özel bilgiyi gerektirdiği için alınan iki bilirkişi raporu birbiri ile çeliştiğinden usul hükümleri gereğince mahkemece ehil bir bilirkişi kurulundan rapor alınması ve özellikle de ilk bilirkişi raporunda yapılan el koyma tarihi ile tespit tarihi arasında geçen zaman aralığına işaret olunan husus üzerinde durulup, davalıların bu yöndeki savunmalarına itibar edilmemesinin gerekçeleri gösterilmek gerekirken eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş, mümeyyiz davalıların temyiz itirazının kabulü ile kararın mümeyyiz davalılar yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz eden davalılar ..., ..., ... vekillerinin temyiz itirazının kabulü ile kararın temyiz eden davalılar yararına BOZULMASINA, ödedikleri temyiz peşin harcın istekleri halinde temyiz eden davalılar ..., ..., ...'e iadesine, 21/11/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1045792200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz