Apel Ödemesi Alacağı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2025/619 E. 2025/1506 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
davanın yenilenmesi↗ kasa açığı↗ el koyma↗ illiyet bağı↗ davanın açılmamış sayılması↗ şirket zararı↗ açılmamış sayılma↗ tmsf↗ yenileme↗ temlik↗ ıslah↗ yönetim kurulu kararı↗ taahhütname↗ vekalet ücreti↗ görevli mahkeme↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece bozma ilamına uyularak ... Grubu şirketlerinden olan ... Prodüksiyon ve Yayıncılık Tic. A.Ş.'nin taahhüt edilen toplam sermayesinin 500.000,00 TL olduğu, dava dayanağı denetim raporunda saptanan kasa açığının toplam 402.741,46 TL olduğu, kasa açığını oluşturan tutarlardan 225.000,00 TL’sinin şirket ortaklarınca 24.01.2003 tarihinde şirket kasasına ödendiği şekilde kayıtlanan apel ödemesinden kaynaklandığı, davacının dayandığı denetim raporunda kasa açığını oluşturan tutarlardan 225.000,00 TL’sinin apel ödemesinden kaynaklandığı belirtilmesine rağmen davacının davasını 500.000,00 TL olarak ıslah ettiği, Yargıtay bozma ilamında da ifade edildiği üzere ... Grubu şirketlerinden olan ... Prodüksiyon ve Yayıncılık Tic. A.Ş.'ye TMSF tarafından el konulması sırasında eski yöneticiler ile TMSF tarafından atanan yöneticiler arasında fiili kasa sayım tutanağı, devir tutanağı gibi bir belge düzenlenmediği, kasa açığı bulunduğuna dair belirlemenin TMSF tarafından yapılan denetleme raporu ile ileri sürüldüğü, kasa günlük olarak tutulduğundan geriye dönük olarak kasa açığının hangi tarihte oluştuğunun tespiti gerektiği, zarar ile sorumlular arasındaki illiyet bağının da kurulması gerektiği kasa açığının el koyma anında mevcut olduğu hususunun tespit edilemediği ve davalılar ile zarar arasında illiyet bağının kurulamadığı, bu nedenle mevcut kasa açığından davalıların sorumlu tutulamayacağı, davalılardan ...'ın ortak, yönetim kurulu üyesi ve denetçi olmadığı gibi, şirkette de muhasebe ve finansman ile ilgili bir görevi bulunmadığı ve şirket çalışanı olmadığından kasa açığına ilişkin şirketi zarara uğratan bir eylem ve işlemi iddia ve ispat edilmediğinden anılan davalının sorumluluğunun bulunmadığı, davalılardan ...'ın, TMSF tarafından el konulan ... Prodüksiyon ve Yayıncılık Tic. A.Ş.’de şirket ortağı ve yönetim kurulu üyesi sıfatı bulunmadığı, şirket ortağı ve yönetim kurulu üyesinin ... olduğu ve anılan davalıyla ilgisi bulunmadığı anlaşılmakla adı geçen davalının sorumluluğunun bulunmadığı, davacı şirkette yönetim kurulu üyesi ve/veya pay sahibi ya da şirkette dava konusu apel ödemelerini tahsil konusunda yetkilendirilmiş/görevlendirilmiş olmayan diğer davalıların sorumluluğunun bulunmadığı, davalı ... ...'ın dava açılmadan önce vefat ettiği anlaşılmakla ölü kişi aleyhine dava açılamayacağı, davalılar ..., ..., ... ve ... yönünden ise davacılar vekilinin davayı takip etmediği, adı geçenler yönünden yasal 3 aylık süresinin dolduğu ve bu davalılar yönünden davanın yenilenmediği anlaşılmakla bu davalılar yönünden davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle davalılar ..., ..., ... ve ... aleyhine açılan davanın açılmamış sayılmasına, davalı ... ...'ın dava açılmadan önce öldüğü anlaşılmakla adı geçen aleyhine açılan davanın reddine, davalılar ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... aleyhine açılan davaların reddine, diğer davalılar bakımından mahkememizin ilamına göre Yargıtay ilamında bu konuda talep kesinleştiğinden değerlendirmenin ilama göre yapılması gerekeceğinden diğer tüm davalılar bakımından davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı tarafça temyiz edilmiş, Dairemizin 08.05.2023 tarihli, 2022/3480 E. 2023/2785 K. sayılı kararı ile bozulmasına karar verilmiş, Dairemiz ilamına karşı davacı tarafça karar düzeltme yoluna başvurulmuştur.
IV. KARAR DÜZELTME İNCELEMESİ
A.Dava ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, gerçeğe aykırı belgeler düzenleyerek temlik alınan şirkette kasa açığına sebebiyet verilmesinden ve gerçekte ödenmeyen sermayenin ödenmiş gibi gösterilmesinden dolayı davalıların sorumluluğunun bulunup bulunmadığı, takdir edilen vekalet ücretinin yerinde olup olmadığı noktalarında toplanmaktadır.
B.Değerlendirme ve Gerekçe
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacının 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (HUMK) 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteminin reddi gerekir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/3480 E. 2023/2785 K.
Ortak:kasa açığı · davanın yenilenmesi · el koyma · illiyet bağı · davanın açılmamış sayılması · şirket zararı · açılmamış sayılma · yenileme
İncelediğiniz kararda… dan el konulması sırasında eski yöneticiler ile TMSF tarafından atanan yöneticiler arasında fiili kasa sayım tutanağı, devir tutanağı gibi bir belge düzenlenmediği, «kasa açığı» bulunduğuna dair belirlemenin TMSF tarafından yapılan denetleme raporu ile ileri sürüldüğü, kasa günlük olarak tutulduğundan geriye dönük olarak kasa açığının hangi tarihte oluştuğunun tespiti gerektiği, zarar ile sorumlular arasındaki «illiyet bağının» da kurulması gerektiği kasa açığının el «koyma» anında mevcut olduğu hususunun tespit edilemediği ve davalılar ile zarar arasında illiyet bağının kurulamadığı, bu nedenle mevcut kasa açığından davalıların sorumlu tutulamayacağı, davalılardan ...'ın ortak, «yönetim kurulu» üyesi ve denetçi olmadığı gibi, şirkette de muhasebe ve finansman ile ilgili bir görevi bulunmadığı ve şirket çalışanı olmadığından kasa açığına ilişkin «şirketi zarara» uğratan bir eylem ve işlemi iddia ve ispat edilmediğinden anılan davalının sorumluluğunun bulunmadığı, davalılardan ...'ın, TMSF tarafından el konulan ...
A.Ş.’de şirket ortağı ve «yönetim kurulu» üyesi sıfatı bulunmadığı, şirket ortağı ve yönetim kurulu üyesinin ... olduğu ve anılan davalıyla ilgisi bulunmadığı anlaşılmakla adı geçen davalının sorumluluğunun bulunmadığı, davacı şirkette yönetim kurulu üyesi ve/veya pay sahibi ya da şirkette dava konusu apel ödemelerini tahsil konusunda yetkilendirilmiş/«görevlendirilmiş» olmayan diğer davalıların sorumluluğunun bulunmadığı, davalı ... ...'ın dava açılmadan önce vefat ettiği anlaşılmakla ölü kişi aleyhine dava açılamayacağı, davalılar ..., ..., ... ve ... yönünden ise davacılar vekilinin davayı takip etmediği, adı geçenler yönünden yasal 3 aylık süresinin dolduğu ve bu davalılar yönünden «davanın yenilenmediği» anlaşılmakla bu davalılar yönünden «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle davalılar ..., ..., ... ve ... aleyhine açılan davanın açılmamış sayılmasına, davalı ... ...'ın dava açılmadan önce öldüğü a …
A.Ş.'nin «taahhüt» edilen toplam sermayesinin 500.000,00 TL olduğu, dava dayanağı denetim raporunda saptanan «kasa açığının» toplam 402.741,46 TL olduğu, kasa açığını oluşturan tutarlardan 225.000,00 TL’sinin şirket ortaklarınca 24.01.2003 tarihinde şirket kasasına ödendiği şekilde kayıtlanan apel ödemesinden kaynaklandığı, davacının dayandığı denetim raporunda kasa açığını oluşturan tutarlardan 225.000,00 TL’sinin apel ödemesinden kaynaklandığı belirtilmesine rağmen davacının davasını 500.000,00 TL olarak «ıslah» ettiği, Yargıtay bozma ilamında da ifade edildiği üzere ...
Benzer bu kararda… dan el konulması sırasında eski yöneticiler ile TMSF tarafından atanan yöneticiler arasında fiili kasa sayım tutanağı, devir tutanağı gibi bir belge düzenlenmediği, «kasa açığı» bulunduğuna dair belirleme TMSF tarafından yapılan denetleme raporu ile ileri sürüldüğü, kasa günlük olarak tutulduğundan geriye dönük olarak kasa açığının hangi tarihte oluştuğunun tespiti gerektiği, zarar ile sorumlular arasındaki «illiyet bağının» da kurulması geretiği, kasa açığının el «koyma» anında mevcut olduğu hususunun tespit edilemediği ve davalılar ile zarar arasında illiyet bağının kurulamadığı, bu nedenle mevcut kasa açığından davalıların sorumlu tutulamayacağı, davalılardan ...'ın ortak, «yönetim kurulu» üyesi ve denetçi olmadığı gibi, şirkette de muhasebe ve finansman ile ilgili bir görevi bulunmadığı ve şirket çalışanı olmadığından kasa açığına ilişkin «şirketi zarara» uğratan bir eylem ve işlemi iddia ve ispat edilmediğinden anılan davalının sorumluluğunun bulunmadığı, davalılardan ...'ın, TMSF tarafından el konulan Kutup Prodük …
A.Ş.’de şirket ortağı ve «yönetim kurulu» üyesi sıfatı bulunmadığı, şirket ortağı ve yönetim kurulu üyesinin ... olduğu ve anılan davalıyla ilgisi bulunmadığı anlaşılmakla adı geçen davalının sorumluluğunun bulunmadığı, davacı şirkette yönetim kurulu üyesi ve/veya pay sahibi ya da şirkette dava konusu apel ödemelerini tahsil konusunda yetkilendirilmiş/«görevlendirilmiş» olmayan diğer davalıların sorumluluğunun bulunmadığı, davalı ... ... ...'ın dava açılmadan önce vefat ettiği anlaşılmakla ölü kişi aleyhine dava açılamayacağı, davalılar ..., ..., ... ve ... yönünden ise davacılar vekilinin davayı takip etmediği, adı geçenler yönünden yasal 3 aylık süresinin dolduğu ve bu davalılar yönünden «davanın yenilenmediği» anlaşılmakla bu davalılar yönünden «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle davalılar ..., ..., ... ve ... aleyhine açılan davanın açılmamış sayılmasına, davalı ... ... ...'ın dava açılmadan önce öldü …
Kasa günlük olarak tutulduğundan geriye dönük olarak «kasa açığının» hangi tarihte oluştuğunun tespiti gerekmekte olup, zarar ile sorumlular arasındaki «illiyet bağının» da kurulması gerekirken, kasa açığının el «koyma» anında mevcut olduğu hususu tespit edilememiş ve davalılar ile zarar arasında illiyet bağı kurulamamış olduğundan mevcut kasa açığından davalıların sorumlu tutulam …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kusursuzluk ispatı · fon alacağı · taleple bağlılık kuralı · adli yardım talebi · taleple bağlılık · ispat külfeti · adli yardım · usuli kazanılmış hak
Benzer bu kararda3-Davalı ...,... bakımından «adli yardım talebinin» kabulüne ve temyiz itirazlarının incelenmesine karar vermek gerekmiştir.
… yla 200.000TL’den, davalı ...’ın icra kurulu üyesi sıfatıyla 375.000,00TL’den sorumlu olduğu belirtilmesine rağmen, mahkemece 6100 sayılı HMK’nın 26/1. maddesindeki «taleple bağlılık kuralını» ihlal edecek mahiyette davalı ...’nın 275.000TL’den, ...’ın da 500.000,00TL’den sorumluluğuna karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu yönden de bozulması gere …
… inde özetle; 1.Şirket ortağı olmayan davalıların şirketteki fonksiyonları nedeniyle fiili organ statüsünde olduğunu, bu nedenle gerçeğe aykırı belgeler düzenleyerek «kasa açığına» sebebiyet verilmesinden, gerçekte ödenmeyen sermayenin ödenmiş gibi gösterilmesinden sorumlu olduklarını, davaya konu zararlandırıcı işlemlerde davalıların ihmal ve kusurunun bulunduğunu, davalıların «kusursuzluklarını ispat» edemediklerini, «ispat külfetinin» davalıların üzerinde olduğunu, 2.5411 sayılı Bankacılık Kanunu'nun 133 üncü maddesi uyarınca hükmedilecek vekâlet ücretinin maktu vekâlet ücreti olması gerektiğini …
3-Davalı ...,... bakımından «adli yardım talebinin» kabulüne ve temyiz itirazlarının incelenmesine karar vermek gerekmiştir.
-
Yöneticinin Sorumluluğu Nedeniyle Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/4270 E. 2019/5670 K.
Ortak:kasa açığı · el koyma · illiyet bağı · davanın açılmamış sayılması · şirket zararı · açılmamış sayılma · yönetim kurulu kararı
İncelediğiniz kararda… dan el konulması sırasında eski yöneticiler ile TMSF tarafından atanan yöneticiler arasında fiili kasa sayım tutanağı, devir tutanağı gibi bir belge düzenlenmediği, «kasa açığı» bulunduğuna dair belirlemenin TMSF tarafından yapılan denetleme raporu ile ileri sürüldüğü, kasa günlük olarak tutulduğundan geriye dönük olarak kasa açığının hangi tarihte oluştuğunun tespiti gerektiği, zarar ile sorumlular arasındaki «illiyet bağının» da kurulması gerektiği kasa açığının el «koyma» anında mevcut olduğu hususunun tespit edilemediği ve davalılar ile zarar arasında illiyet bağının kurulamadığı, bu nedenle mevcut kasa açığından davalıların sorumlu tutulamayacağı, davalılardan ...'ın ortak, «yönetim kurulu» üyesi ve denetçi olmadığı gibi, şirkette de muhasebe ve finansman ile ilgili bir görevi bulunmadığı ve şirket çalışanı olmadığından kasa açığına ilişkin «şirketi zarara» uğratan bir eylem ve işlemi iddia ve ispat edilmediğinden anılan davalının sorumluluğunun bulunmadığı, davalılardan ...'ın, TMSF tarafından el konulan ...
A.Ş.’de şirket ortağı ve «yönetim kurulu» üyesi sıfatı bulunmadığı, şirket ortağı ve yönetim kurulu üyesinin ... olduğu ve anılan davalıyla ilgisi bulunmadığı anlaşılmakla adı geçen davalının sorumluluğunun bulunmadığı, davacı şirkette yönetim kurulu üyesi ve/veya pay sahibi ya da şirkette dava konusu apel ödemelerini tahsil konusunda yetkilendirilmiş/«görevlendirilmiş» olmayan diğer davalıların sorumluluğunun bulunmadığı, davalı ... ...'ın dava açılmadan önce vefat ettiği anlaşılmakla ölü kişi aleyhine dava açılamayacağı, davalılar ..., ..., ... ve ... yönünden ise davacılar vekilinin davayı takip etmediği, adı geçenler yönünden yasal 3 aylık süresinin dolduğu ve bu davalılar yönünden «davanın yenilenmediği» anlaşılmakla bu davalılar yönünden «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle davalılar ..., ..., ... ve ... aleyhine açılan davanın açılmamış sayılmasına, davalı ... ...'ın dava açılmadan önce öldüğü a …
A.Ş.'nin «taahhüt» edilen toplam sermayesinin 500.000,00 TL olduğu, dava dayanağı denetim raporunda saptanan «kasa açığının» toplam 402.741,46 TL olduğu, kasa açığını oluşturan tutarlardan 225.000,00 TL’sinin şirket ortaklarınca 24.01.2003 tarihinde şirket kasasına ödendiği şekilde kayıtlanan apel ödemesinden kaynaklandığı, davacının dayandığı denetim raporunda kasa açığını oluşturan tutarlardan 225.000,00 TL’sinin apel ödemesinden kaynaklandığı belirtilmesine rağmen davacının davasını 500.000,00 TL olarak «ıslah» ettiği, Yargıtay bozma ilamında da ifade edildiği üzere ...
Benzer bu karardaMahkemece, Dairemizin bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre; «şirketin zararının» varlığı şirket «ticari defterleri» ile yılsonu devri sırasında 31/12/2003 tarihinde tespit edildiği, «yönetim kurulu» ve denetim kurulu üyeleri kusursuz olduklarına dair belge ve bilgi «ibraz» etmediği, yönetim kurulu üyeleri ortak olarak ödemeleri gereken apel borcunu ödemediği, denetim kurulu üyesi ...’in ise denetim görevini yerine getirmediği için 339.726,88 TL zarardan sorumlu oldukları gerekçesiyle, davalı ... yönünden dava takip edilmediğinden HMK 150 maddesi gereğince «davanın açılmamış sayılmasına», davalılar ..., ..., ..., ... yönünden davanın kabulüne, 339.726,88 TL'nin «haksız fiil» tarihi olan 31/07/2003 tarihinden itibaren değişik oranlardaki faizi oranı ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, fazla istemin reddine ka …
Kasa günlük olarak tutulduğundan geriye dönük olarak «kasa açığının» hangi tarihte oluştuğunun tespiti gerekmekte olup, zarar ile sorumlular arasındaki «illiyet bağının» da kurulması gerekirken, kasa açığının el «koyma» anında mevcut olduğu hususu tespit edilememiş ve davalılar ile zarar arasında illiyet bağı kurulamamış olduğundan mevcut kasa açığından davalıların sorumlu tutulam …
Dava, 6762 sayılı Yasa’nın 341. maddesi uyarınca, davalı eski yöneticiler, denetçinin davacı «şirketi zarara» uğrattıkları iddiasına dayalı sorumluluk davasıdır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:haksız fiil · ticari defter · ibraz · e-defter
Benzer bu karardaMahkemece, Dairemizin bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre; «şirketin zararının» varlığı şirket «ticari defterleri» ile yılsonu devri sırasında 31/12/2003 tarihinde tespit edildiği, «yönetim kurulu» ve denetim kurulu üyeleri kusursuz olduklarına dair belge ve bilgi «ibraz» etmediği, yönetim kurulu üyeleri ortak olarak ödemeleri gereken apel borcunu ödemediği, denetim kurulu üyesi ...’in ise denetim görevini yerine getirmediği için 339.726,88 TL zarardan sorumlu oldukları gerekçesiyle, davalı ... yönünden dava takip edilmediğinden HMK 150 maddesi gereğince «davanın açılmamış sayılmasına», davalılar ..., ..., ..., ... yönünden davanın kabulüne, 339.726,88 TL'nin «haksız fiil» tarihi olan 31/07/2003 tarihinden itibaren değişik oranlardaki faizi oranı ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, fazla istemin reddine ka …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/242 E. 2023/4466 K.
Ortak:kasa açığı · davanın yenilenmesi · el koyma · illiyet bağı · davanın açılmamış sayılması · açılmamış sayılma · yenileme · ıslah
İncelediğiniz karardaA.Ş.’de şirket ortağı ve «yönetim kurulu» üyesi sıfatı bulunmadığı, şirket ortağı ve yönetim kurulu üyesinin ... olduğu ve anılan davalıyla ilgisi bulunmadığı anlaşılmakla adı geçen davalının sorumluluğunun bulunmadığı, davacı şirkette yönetim kurulu üyesi ve/veya pay sahibi ya da şirkette dava konusu apel ödemelerini tahsil konusunda yetkilendirilmiş/«görevlendirilmiş» olmayan diğer davalıların sorumluluğunun bulunmadığı, davalı ... ...'ın dava açılmadan önce vefat ettiği anlaşılmakla ölü kişi aleyhine dava açılamayacağı, davalılar ..., ..., ... ve ... yönünden ise davacılar vekilinin davayı takip etmediği, adı geçenler yönünden yasal 3 aylık süresinin dolduğu ve bu davalılar yönünden «davanın yenilenmediği» anlaşılmakla bu davalılar yönünden «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle davalılar ..., ..., ... ve ... aleyhine açılan davanın açılmamış sayılmasına, davalı ... ...'ın dava açılmadan önce öldüğü a …
… dan el konulması sırasında eski yöneticiler ile TMSF tarafından atanan yöneticiler arasında fiili kasa sayım tutanağı, devir tutanağı gibi bir belge düzenlenmediği, «kasa açığı» bulunduğuna dair belirlemenin TMSF tarafından yapılan denetleme raporu ile ileri sürüldüğü, kasa günlük olarak tutulduğundan geriye dönük olarak kasa açığının hangi tarihte oluştuğunun tespiti gerektiği, zarar ile sorumlular arasındaki «illiyet bağının» da kurulması gerektiği kasa açığının el «koyma» anında mevcut olduğu hususunun tespit edilemediği ve davalılar ile zarar arasında illiyet bağının kurulamadığı, bu nedenle mevcut kasa açığından davalıların sorumlu tutulamayacağı, davalılardan ...'ın ortak, «yönetim kurulu» üyesi ve denetçi olmadığı gibi, şirkette de muhasebe ve finansman ile ilgili bir görevi bulunmadığı ve şirket çalışanı olmadığından kasa açığına ilişkin «şirketi zarara» uğratan bir eylem ve işlemi iddia ve ispat edilmediğinden anılan davalının sorumluluğunun bulunmadığı, davalılardan ...'ın, TMSF tarafından el konulan ...
A.Ş.'nin «taahhüt» edilen toplam sermayesinin 500.000,00 TL olduğu, dava dayanağı denetim raporunda saptanan «kasa açığının» toplam 402.741,46 TL olduğu, kasa açığını oluşturan tutarlardan 225.000,00 TL’sinin şirket ortaklarınca 24.01.2003 tarihinde şirket kasasına ödendiği şekilde kayıtlanan apel ödemesinden kaynaklandığı, davacının dayandığı denetim raporunda kasa açığını oluşturan tutarlardan 225.000,00 TL’sinin apel ödemesinden kaynaklandığı belirtilmesine rağmen davacının davasını 500.000,00 TL olarak «ıslah» ettiği, Yargıtay bozma ilamında da ifade edildiği üzere ...
Sonuç: 🔶 iki emsal
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2025/619 E. , 2025/1506 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi
SAYISI 2020/481 Esas, 2021/304 Karar
HÜKÜM
Davanın reddi
Taraflar arasında görülen davada mahkemece verilen kararı bozan Dairenin kararı aleyhinde davacı vekilince karar düzeltme talebinde bulunulmuş olmakla, tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği konuşulup görüşüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; ... Prodüksiyon ve Yayıncılık Tic. A.Ş.'nin fon tarafından yönetim ve denetime el konulan 74 adet medya grubu şirketinden bir tanesi olduğunu, grup şirketlerinin muhasebe kayıtlarının incelenmesinde kasada olması gereken nakit ve çek tutarları ile mevcutlar arasında farklar bulunduğunun tespit edildiğini, Denetim Kurulu Raporu uyarınca şirket kasasında mevcut açığın fiili olarak şirket kasasına ödenmemekle birlikte fiktif olarak ödenmiş gibi gösterilen apel ödemelerinden kaynaklandığını, bu tespit yapılırken aynı zamanda şirketin ortağı olarak resmi kayıtlarda gözükmemelerine rağmen şirket yönetiminin belirli bir grup tarafından yürütüldüğünü, resmi kayıtlarda yer alan şirket ortaklarının ise (figüran ortaklar) göstermelik ve muvazaalı bir şekilde ortak sıfatını taşıdıklarının anlaşıldığını ileri sürerek 29.03.2000, 30.04.2001, 19.04.2002 ve 24.01.2003 tarihlerinden beri ödenmeyen toplam 500.000,00 TL apel ödemesinin şimdilik 126.000,00 TL’sinin şirket ortakları, yönetim ve denetim kurulu üyeleri, şirket çalışanları ve hakim ortaklardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiş, ıslah dilekçesiyle talep sonucunu 500.000,00 TL’ye çıkarmıştır.
II. CEVAP
Davalılar davanın reddini istemiştir.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemece bozma ilamına uyularak ... Grubu şirketlerinden olan ... Prodüksiyon ve Yayıncılık Tic. A.Ş.'nin taahhüt edilen toplam sermayesinin 500.000,00 TL olduğu, dava dayanağı denetim raporunda saptanan kasa açığının toplam 402.741,46 TL olduğu, kasa açığını oluşturan tutarlardan 225.000,00 TL’sinin şirket ortaklarınca 24.01.2003 tarihinde şirket kasasına ödendiği şekilde kayıtlanan apel ödemesinden kaynaklandığı, davacının dayandığı denetim raporunda kasa açığını oluşturan tutarlardan 225.000,00 TL’sinin apel ödemesinden kaynaklandığı belirtilmesine rağmen davacının davasını 500.000,00 TL olarak ıslah ettiği, Yargıtay bozma ilamında da ifade edildiği üzere ... Grubu şirketlerinden olan ...
Prodüksiyon ve Yayıncılık Tic. A.Ş.'ye TMSF tarafından el konulması sırasında eski yöneticiler ile TMSF tarafından atanan yöneticiler arasında fiili kasa sayım tutanağı, devir tutanağı gibi bir belge düzenlenmediği, kasa açığı bulunduğuna dair belirlemenin TMSF tarafından yapılan denetleme raporu ile ileri sürüldüğü, kasa günlük olarak tutulduğundan geriye dönük olarak kasa açığının hangi tarihte oluştuğunun tespiti gerektiği, zarar ile sorumlular arasındaki illiyet bağının da kurulması gerektiği kasa açığının el koyma anında mevcut olduğu hususunun tespit edilemediği ve davalılar ile zarar arasında illiyet bağının kurulamadığı, bu nedenle mevcut kasa açığından davalıların sorumlu tutulamayacağı, davalılardan ...'ın ortak, yönetim kurulu üyesi ve denetçi olmadığı gibi, şirkette de muhasebe ve finansman ile ilgili bir görevi bulunmadığı ve şirket çalışanı olmadığından kasa açığına ilişkin şirketi zarara uğratan bir eylem ve işlemi iddia ve ispat edilmediğinden anılan davalının sorumluluğunun bulunmadığı, davalılardan ...'ın, TMSF tarafından el konulan ...
Prodüksiyon ve Yayıncılık Tic. A.Ş.’de şirket ortağı ve yönetim kurulu üyesi sıfatı bulunmadığı, şirket ortağı ve yönetim kurulu üyesinin ... olduğu ve anılan davalıyla ilgisi bulunmadığı anlaşılmakla adı geçen davalının sorumluluğunun bulunmadığı, davacı şirkette yönetim kurulu üyesi ve/veya pay sahibi ya da şirkette dava konusu apel ödemelerini tahsil konusunda yetkilendirilmiş/görevlendirilmiş olmayan diğer davalıların sorumluluğunun bulunmadığı, davalı ... ...'ın dava açılmadan önce vefat ettiği anlaşılmakla ölü kişi aleyhine dava açılamayacağı, davalılar ..., ..., ... ve ... yönünden ise davacılar vekilinin davayı takip etmediği, adı geçenler yönünden yasal 3 aylık süresinin dolduğu ve bu davalılar yönünden davanın yenilenmediği anlaşılmakla bu davalılar yönünden davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle davalılar ..., ..., ...
ve ... aleyhine açılan davanın açılmamış sayılmasına, davalı ... ...'ın dava açılmadan önce öldüğü anlaşılmakla adı geçen aleyhine açılan davanın reddine, davalılar ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... aleyhine açılan davaların reddine, diğer davalılar bakımından mahkememizin ilamına göre Yargıtay ilamında bu konuda talep kesinleştiğinden değerlendirmenin ilama göre yapılması gerekeceğinden diğer tüm davalılar bakımından davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı tarafça temyiz edilmiş, Dairemizin 08.05.2023 tarihli, 2022/3480 E. 2023/2785 K. sayılı kararı ile bozulmasına karar verilmiş, Dairemiz ilamına karşı davacı tarafça karar düzeltme yoluna başvurulmuştur.
IV. KARAR DÜZELTME İNCELEMESİ
A.Dava ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, gerçeğe aykırı belgeler düzenleyerek temlik alınan şirkette kasa açığına sebebiyet verilmesinden ve gerçekte ödenmeyen sermayenin ödenmiş gibi gösterilmesinden dolayı davalıların sorumluluğunun bulunup bulunmadığı, takdir edilen vekalet ücretinin yerinde olup olmadığı noktalarında toplanmaktadır.
B.Değerlendirme ve Gerekçe
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacının 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (HUMK) 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteminin reddi gerekir.
V. SONUÇ
Davacının karar düzeltme isteminin HUMK'un 442. maddesi gereğince REDDİNE, davacı harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, 3506 sayılı Kanun ile değiştirilen HUMK'un 442/3 hükmü uyarınca takdiren 3.605,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyen davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydedilmesine, 04.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1148216800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz