Fesihname
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2013/4128 E. 2013/21046 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
fesihname↗ lütuf (hatır) ödemesi↗ portföy tazminatı↗ zeyilname↗ ek mehil↗ haklı sebep↗ acentelik sözleşmesi↗ acente↗ acentelik↗ fesih↗ uyuşmazlık konusu↗ dava sebebi↗ hasar↗ ibraz↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, tüm dosya kapsamına, toplanan delillere ve kısmen yaralanılan bilirkişi kök-ek raporlarına göre, davacı tarafça kaza tarihinde poliçesi bulunmayan aracın plakasının başka bir poliçeye zeyilname ile eklenerek hasar tazminatı ödemesi yapılmasına sebebiyet vermesinden dolayı sözleşme haklı nedenle feshedilmiş olduğu, davacı taraf lütuf ödemesi yaptığını belirtmiş ise de, hasar tazminatını ödeyen davacı acente değil, davalı ... olduğu, bilirkişiler aksine görüş bildirmiş iseler de mahkemece sözleşmenin haklı olarak feshedildiği kanaatine ulaşılmış olduğu, haklı fesihten dolayı davacının tazminat hakkı düştüğü gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, portföy tazminatının davalı ... şirketinden tahsili istemine ilişkin olup, davalı ... şirketinin mehil vermeksizin davacının acentelik sözleşmesini süre sona ermeden, tek yanlı olarak feshettiği taraflar arasında uyuşmazlık konusu değildir. Dosya içerisinde mevcut bulunan ve davalı ... tarafından düzenlenen 06/07/2007 tarihli fesihnamede davalı ... herhangi bir fesih sebebi bildirmemiş ve fesihnamenin sözleşmedeki yetkiye dayanılarak tanzim ve imza edildiği belirtilmiştir. Aynı tarihli azilnamede ise, acentenin sözleşmede belirtilen şartlara ve talimatlara uymadığı gerekçesiyle feshedildiği yazılmıştır. Mahkemece, davacı tarafça kaza tarihinde poliçesi bulunmayan aracın plakasının başka bir poliçeye zeyilname ile eklenerek hasar tazminatı ödemesi yapılmasına sebebiyet verilmesinden dolayı davalı ... şirketinin ödeme yapmak zorunda kaldığı ve bu durumda haklı sebep oluştuğu kabul edilmiş ise de, mahkemece alınan bilirkişi raporunda bu durumun acentelik sözleşmesinin 06/07/2007 tarihine kadar davalı ... tarafından yürürlükte tutulması nedeniyle iyi niyetli bulunmadığı yönünde görüş bildirilmiştir. Davalı ... şirketinin delil listesinde ibraz ettiği 23/11/2006 tarihli davacı tarafından tanzim edilen yazıda, davacı bu konuda bir ihmalinin bulunduğunu kabul etmiş ise de, davalı ... bu yazıyı almasına rağmen 06/07/2007 tarihine kadar bu hususu fesih nedeni saymamıştır. Bu durumda, davalı tarafından tanzim edilen fesihname ve azilname de bu hususun fesih nedeni olarak ileri sürülmemiş olması göz önüne alındığında, artık bu poliçe nedeniyle davalı tarafından sözleşmenin haklı nedenlerle feshedildiğinin kabulü doğru olmamış ve kararın açıklanan bu nedenle davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/5284 E. 2014/8555 K.
Ortak:zeyilname · acente · hasar
İncelediğiniz kararda… , toplanan delillere ve kısmen yaralanılan bilirkişi kök-ek raporlarına göre, davacı tarafça kaza tarihinde poliçesi bulunmayan aracın plakasının başka bir poliçeye «zeyilname» ile eklenerek «hasar» tazminatı ödemesi yapılmasına sebebiyet vermesinden dolayı sözleşme haklı nedenle feshedilmiş olduğu, davacı taraf lütuf ödemesi yaptığını belirtmiş ise de, hasar tazminatını ödeyen davacı «acente» değil, davalı ... olduğu, bilirkişiler aksine görüş bildirmiş iseler de mahkemece sözleşmenin haklı olarak feshedildiği kanaatine ulaşılmış olduğu, haklı fesihten …
Mahkemece, davacı tarafça kaza tarihinde poliçesi bulunmayan aracın plakasının başka bir poliçeye «zeyilname» ile eklenerek «hasar» tazminatı ödemesi yapılmasına sebebiyet verilmesinden dolayı davalı ... şirketinin ödeme yapmak zorunda kaldığı ve bu durumda «haklı sebep» oluştuğu kabul edilmiş ise de, mahkemece alınan bilirkişi raporunda bu durumun «acentelik sözleşmesinin» 06/07/2007 tarihine kadar davalı ... tarafından yürürlükte tutulması nedeniyle iyi niyetli bulunmadığı yönünde görüş bildirilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, toplanan kanıtlara göre, bilirkişi kök-ek raporlarına göre, davacı tarafça kaza tarihinde poliçesi bulunmayan aracın plakasının başka bir poliçeye «zeyilname» ile eklenerek «hasar» tazminatı ödemesi yapılmasına sebebiyet vermesinden dolayı sözleşme haklı nedenle feshedilmiş olduğu, davacı taraf lütuf ödemesi yaptığını belirtmiş ise de, hasar tazminatını ödeyen davacı «acente» değil, davalı ... şirketi olduğu, bilirkişiler aksine görüş bildirmiş iseler de mahkemece sözleşmenin haklı olarak feshedildiği kanaatine ulaşılmış olduğu, haklı f …
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/7055 E. 2010/10952 K.
Ortak:fesihname · acentelik sözleşmesi · acentelik · fesih
İncelediğiniz karardaDava, «portföy tazminatının» davalı ... şirketinden tahsili istemine ilişkin olup, davalı ... şirketinin «mehil» vermeksizin davacının «acentelik sözleşmesini» süre sona ermeden, tek yanlı olarak feshettiği taraflar arasında «uyuşmazlık konusu» değildir.
Dosya içerisinde mevcut bulunan ve davalı ... tarafından düzenlenen 06/07/2007 tarihli «fesihnamede» davalı ... herhangi bir «fesih» «sebebi» bildirmemiş ve fesihnamenin sözleşmedeki yetkiye dayanılarak tanzim ve imza edildiği belirtilmiştir.
Aynı tarihli azilnamede ise, «acentenin sözleşmede» belirtilen şartlara ve talimatlara uymadığı gerekçesiyle feshedildiği yazılmıştır.
Benzer bu karardaMahkemece, bozmaya uyularak yapılan yargılamaya, bilirkişi raporuna ve tüm dosya kapsamına göre, davalının «acentelik sözleşmesini feshinin» haksız olduğu, bu «haksız fesih» nedeniyle davacının 14.929,74 TL zarara uğradığı gerekçesiyle 5.100,00 TL’nın dava tarihi olan 11.07.2005 tarihinden, 9.829,74 TL’nın ise «ıslah» tarihi olan 22.12.2006 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Mahkemece, bilirkişi raporu uyarınca davalının «acentelik sözleşmesini feshinin» haksız olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş ise de mahkemece esas alınan bilirkişi raporunda somut olayda taraflar arasında akdedilen sözleşmenin 5. maddesine uygun bir «fesihname» bulunup bulunmadığının değerlendirilme- sinin mahkemenin takdirinde olduğunun belirtildiği, davalının davacıya göndermiş olduğu azilname ile taraflar arasındaki ac …
2-Dava, taraflar arasında akdedilen «acentelik sözleşmesinin» davalı tarafından usulsüz olarak feshi nedeniyle uğranılan zararın tahsili istemine ilişkindir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:haksız fesih · sözleşmenin feshi · denetime elverişlilik · ıslah · eksik inceleme
Benzer bu karardaMahkemece, bozmaya uyularak yapılan yargılamaya, bilirkişi raporuna ve tüm dosya kapsamına göre, davalının «acentelik sözleşmesini feshinin» haksız olduğu, bu «haksız fesih» nedeniyle davacının 14.929,74 TL zarara uğradığı gerekçesiyle 5.100,00 TL’nın dava tarihi olan 11.07.2005 tarihinden, 9.829,74 TL’nın ise «ıslah» tarihi olan 22.12.2006 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Bu durumda bilirkişi raporunda davanın yerinde olup olmadığı hususundaki değerlendirmenin mahkemenin takdirine bırakılmış olmasına göre mahkemece öncelikle «acentelik sözleşmesindeki» «sözleşmenin feshine» ilişkin hüküm ile davalı tarafından davacıya gönderilen azilnamenin değerlendirilerek sözleşmenin sözkonusu azilname ile usulüne uygun olarak feshedilmiş olup olmadığı ve feshedildiği sonucuna varılması halinde de bu kez bu feshin sözleşmeye uygun olarak yapılıp yapılmadığı hususlarının tespiti ile sonucuna göre davanın yerinde olup olmadığının takdiri gerekirken, sözleşme ve azilname hususunda hiçbir değerlendirme yapılmadan, «denetime elverişli» bir gerekçe oluşturulmadan yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş, «eksik incelemeye» dayalı olarak verilen kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Davada çözümü gereken yön, «acentelik sözleşmesinin feshinin» anılan sözleşmenin 5. maddesine uygun olarak yapılıp yapılmadığı noktasındadır.
Mahkemece, bilirkişi raporu uyarınca davalının «acentelik sözleşmesini feshinin» haksız olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş ise de mahkemece esas alınan bilirkişi raporunda somut olayda taraflar arasında akdedilen sözleşmenin 5. maddesine uygun bir «fesihname» bulunup bulunmadığının değerlendirilme- sinin mahkemenin takdirinde olduğunun belirtildiği, davalının davacıya göndermiş olduğu azilname ile taraflar arasındaki ac …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/4222 E. 2014/15438 K.
Ortak:fesihname · dava sebebi
İncelediğiniz karardaDosya içerisinde mevcut bulunan ve davalı ... tarafından düzenlenen 06/07/2007 tarihli «fesihnamede» davalı ... herhangi bir «fesih» «sebebi» bildirmemiş ve fesihnamenin sözleşmedeki yetkiye dayanılarak tanzim ve imza edildiği belirtilmiştir.
Bu durumda, davalı tarafından tanzim edilen «fesihname» ve azilname de bu hususun «fesih» nedeni olarak ileri sürülmemiş olması göz önüne alındığında, artık bu poliçe nedeniyle davalı tarafından sözleşmenin haklı nedenlerle feshedildiğinin kabulü doğru olmamış ve kararın açıklanan bu nedenle davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, dava konusu itibari ile zaman aşımı süresinin 10 yıl olduğu, hisse devir tarihinden itibaren 10 yıllık sürenin dava açılmadan önce dolduğu gerekçesiyle davanın zaman aşımı «sebebi» ile reddine karar verilmiştir.
Davacı, taraflar arasında düzenlenen «hisse devir sözleşmesinin» feshedildiğini, Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün «fesihnameye» dayanılarak yapılan tescil istemini kabul etmediğini, davalının «ihtarname» tebliğine rağmen fesihnamenin gereğini yerine getirmeyip hisse devir işlemini yapmadığını, bu nedenle şirkette hisse sahibi olmadığını ileri sürerek uğradığı zararın tahsilini istemiş olup, mahkemece hisse devir tarihi «zamanaşımının başlangıcına» esas alınarak davanın zamanaşımı sebebiyle reddine karar verilmiştir.
Ancak iddianın ileri sürülüş biçimine göre davacının zararı «hisse devir sözleşmesinin» düzenlendiği tarihte değil bu «hisse devrinin» feshedildiği tarihte doğmuş olup mahkemece «zamanaşımının başlangıcı» «fesihnamenin» düzenlendiği tarih esas alınıp, dava tarihi itibariyle zamanaşımı süresinin dolmadığı gözetilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:zamanaşımı başlangıcı · hisse devri · hisse devir sözleşmesi · ihtarname · zamanaşımı
Benzer bu karardaDavacı, taraflar arasında düzenlenen «hisse devir sözleşmesinin» feshedildiğini, Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün «fesihnameye» dayanılarak yapılan tescil istemini kabul etmediğini, davalının «ihtarname» tebliğine rağmen fesihnamenin gereğini yerine getirmeyip hisse devir işlemini yapmadığını, bu nedenle şirkette hisse sahibi olmadığını ileri sürerek uğradığı zararın tahsilini istemiş olup, mahkemece hisse devir tarihi «zamanaşımının başlangıcına» esas alınarak davanın zamanaşımı sebebiyle reddine karar verilmiştir.
Ancak iddianın ileri sürülüş biçimine göre davacının zararı «hisse devir sözleşmesinin» düzenlendiği tarihte değil bu «hisse devrinin» feshedildiği tarihte doğmuş olup mahkemece «zamanaşımının başlangıcı» «fesihnamenin» düzenlendiği tarih esas alınıp, dava tarihi itibariyle zamanaşımı süresinin dolmadığı gözetilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm …
3 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/6382 E. 2011/17031 K.
Ortak:fesihname · acentelik sözleşmesi · acente · acentelik · fesih
İncelediğiniz karardaDava, «portföy tazminatının» davalı ... şirketinden tahsili istemine ilişkin olup, davalı ... şirketinin «mehil» vermeksizin davacının «acentelik sözleşmesini» süre sona ermeden, tek yanlı olarak feshettiği taraflar arasında «uyuşmazlık konusu» değildir.
Dosya içerisinde mevcut bulunan ve davalı ... tarafından düzenlenen 06/07/2007 tarihli «fesihnamede» davalı ... herhangi bir «fesih» «sebebi» bildirmemiş ve fesihnamenin sözleşmedeki yetkiye dayanılarak tanzim ve imza edildiği belirtilmiştir.
Aynı tarihli azilnamede ise, «acentenin sözleşmede» belirtilen şartlara ve talimatlara uymadığı gerekçesiyle feshedildiği yazılmıştır.
Benzer bu karardaDavalı tarafından davacıya gönderilen 09/11/2005 tarihli yazı ile «acentelik sözleşmesinin» 25. maddesinin A ve C bentleri gereği ekranlarının kapatıldığı ve acentelik sözleşmesinin «fesih» işlemlerinin başlatıldığı bildirilmiş, ardından düzenlenen «fesihname» ve azilname noter vasıtasıyla davacıya tebliğ edilmiştir.
Dava, taraflar arasında imzalanan «acentelik sözleşmesine» dayalı alacak ve «haksız fesih» sebebiyle tazminat, acentelik sözleşmesinin «teminatı» olarak taşınmaz üzerine koyulan ipoteğin «terkini» talebine ilişkindir.
Taraflar arasında imzalanan «acentelik sözleşmesinin» 25. maddesinde «sözleşmenin feshi» sebepleri sayılmış; «acente», 25. maddenin A bendinde belirtilen “sözleşme hükümleri ve ilgili mevzuata, şirketin usul ve düzenlemelerine ve verilecek talimatlara uygun hareket etmediği takdirde”, C bendinde belirtilen “çalışma bölgesi içinde tatminkar bir faaliyet göstermediği takdirde” şirketin sözleşmeyi feshetmek hakkına sahip olduğu düzenlenmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:haksız fesih · sözleşmenin feshi · terkin · eksik inceleme · teminat
Benzer bu karardaDava, taraflar arasında imzalanan «acentelik sözleşmesine» dayalı alacak ve «haksız fesih» sebebiyle tazminat, acentelik sözleşmesinin «teminatı» olarak taşınmaz üzerine koyulan ipoteğin «terkini» talebine ilişkindir.
Taraflar arasında imzalanan «acentelik sözleşmesinin» 25. maddesinde «sözleşmenin feshi» sebepleri sayılmış; «acente», 25. maddenin A bendinde belirtilen “sözleşme hükümleri ve ilgili mevzuata, şirketin usul ve düzenlemelerine ve verilecek talimatlara uygun hareket etmediği takdirde”, C bendinde belirtilen “çalışma bölgesi içinde tatminkar bir faaliyet göstermediği takdirde” şirketin sözleşmeyi feshetmek hakkına sahip olduğu düzenlenmiştir.
Mahkemece davalının «acentelik sözleşmesini» feshetmekte haklı olduğu belirtilerek davanın reddine karar verilmişse de, karar gerekçesinde bilirkişi raporunun aksine mahkemede oluşan sözleşmenin haklı nedenle feshedildiği yönündeki kanaatin tatmin edici ve yeterli gerekçeye dayandırılarak karar yerinde ve gerekçesinde açıklanmaması, davalının dayandığı «fesih» gerekçelerinin delilleri ile ilişkilendirilerek tam ve doğru şekilde açıklanmadan «eksik inceleme» ve yetersiz gerekçeyle karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın temyiz eden davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/5481 E. 2017/5111 K.
Ortak:fesihname · ibraz
İncelediğiniz karardaDosya içerisinde mevcut bulunan ve davalı ... tarafından düzenlenen 06/07/2007 tarihli «fesihnamede» davalı ... herhangi bir «fesih» «sebebi» bildirmemiş ve fesihnamenin sözleşmedeki yetkiye dayanılarak tanzim ve imza edildiği belirtilmiştir.
Davalı ... şirketinin delil listesinde «ibraz» ettiği 23/11/2006 tarihli davacı tarafından tanzim edilen yazıda, davacı bu konuda bir ihmalinin bulunduğunu kabul etmiş ise de, davalı ... bu yazıyı almasına rağmen 06/07/2007 tarihine kadar bu hususu «fesih» nedeni saymamıştır.
Bu durumda, davalı tarafından tanzim edilen «fesihname» ve azilname de bu hususun «fesih» nedeni olarak ileri sürülmemiş olması göz önüne alındığında, artık bu poliçe nedeniyle davalı tarafından sözleşmenin haklı nedenlerle feshedildiğinin kabulü doğru olmamış ve kararın açıklanan bu nedenle davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer bu karardaAncak davalı vekilince, «limited şirket ortaklık sözleşmesine» istinaden «hisse devri» için davalıya 100.000,00 TL bedel ödendiği, daha sonra noterde yapılan «hisse devir sözleşmesiyle» «pay devrinin» sağlandığı, 24/02/2010 tarihinde ise tarafların anlaşarak noterde düzenledikleri «fesihname» ile birbirlerini «ibra» ederek hukuki ilişkiye «son» verdikleri savunulmuş, 24/02/2010 tarihli “Fesihname” başlıklı belge «ibraz» edilmiştir.
Bu suretle, mahkemece, dosyaya «ibraz» edilen “Fesihname” başlıklı belge değerlendirilerek oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken bu hususta bir gerekçeye yer verilmeksizin yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:limited şirket ortaklığı · ortaklık sözleşmesi · pay devri · ibra · hisse devri · cy/cy şerhi · hisse devir sözleşmesi · icra takibine itiraz
Benzer bu karardaAncak davalı vekilince, «limited şirket ortaklık sözleşmesine» istinaden «hisse devri» için davalıya 100.000,00 TL bedel ödendiği, daha sonra noterde yapılan «hisse devir sözleşmesiyle» «pay devrinin» sağlandığı, 24/02/2010 tarihinde ise tarafların anlaşarak noterde düzenledikleri «fesihname» ile birbirlerini «ibra» ederek hukuki ilişkiye «son» verdikleri savunulmuş, 24/02/2010 tarihli “Fesihname” başlıklı belge «ibraz» edilmiştir.
Mahkemece, uyulan bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre; dosyada “ortaklık için ödenmiştir” «şerhini» içerir 6 adet banka dekontu ile davalı vekilinin 02/04/2012 tarihli dilekçesinde yer alan 100.000,00 TL bedelin davalıya ödendiğine dair beyanı ve «pay devrinin» 6762 sayılı TTK'nin 520. maddesine göre geçerli şekilde yapılmadığı dikkate alındığında «ortaklık sözleşmesinde» yer alan 100.000,00 TL'nin davacı tarafından ödendiğinin kabulü gerektiği, alacağın likit olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, davalının icra dosyasındaki itirazının iptali ile «asıl alacak» 100.000,00 TL, «işlemiş faiz» 2150,00 TL olmak üzere 102.150,00 TL üzerinden takibin devamına, takibe takip tarihinden itibaren «yasal faiz» işletilmesine, asıl alacağın % 40'ı oranında «icra inkar tazminatının» davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin faiz talebinin reddine karar verilmiştir.
Dava, «limited şirket ortaklık sözleşmesinden» kaynaklanan alacağın tahsili için yapılan «icra takibine itirazın» iptali istemine ilişkin olup mahkemece, ortaklık sözleşmesinde yer alan 100.000,00 TL'nin davacı tarafından ödendiğinin kabulü gerektiği belirtilerek, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Bahsi geçen belgede «limited şirket» «hisse devir sözleşmesinin» görülen lüzum üzerine rızaen anlaşılarak feshedildiğinin, taraflar arasındaki akdin bir hükmünün kalmadığının, bu konuyla ilgili tarafların birbirlerini «ibra» ettiklerinin kabul ve beyan edildiği, belgenin feshedenler olarak taraflarca imzalandığı anlaşılmaktadır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/12593 E. 2012/3714 K.
Ortak:fesihname · acente
İncelediğiniz kararda… , toplanan delillere ve kısmen yaralanılan bilirkişi kök-ek raporlarına göre, davacı tarafça kaza tarihinde poliçesi bulunmayan aracın plakasının başka bir poliçeye «zeyilname» ile eklenerek «hasar» tazminatı ödemesi yapılmasına sebebiyet vermesinden dolayı sözleşme haklı nedenle feshedilmiş olduğu, davacı taraf lütuf ödemesi yaptığını belirtmiş ise de, hasar tazminatını ödeyen davacı «acente» değil, davalı ... olduğu, bilirkişiler aksine görüş bildirmiş iseler de mahkemece sözleşmenin haklı olarak feshedildiği kanaatine ulaşılmış olduğu, haklı fesihten …
Dosya içerisinde mevcut bulunan ve davalı ... tarafından düzenlenen 06/07/2007 tarihli «fesihnamede» davalı ... herhangi bir «fesih» «sebebi» bildirmemiş ve fesihnamenin sözleşmedeki yetkiye dayanılarak tanzim ve imza edildiği belirtilmiştir.
Bu durumda, davalı tarafından tanzim edilen «fesihname» ve azilname de bu hususun «fesih» nedeni olarak ileri sürülmemiş olması göz önüne alındığında, artık bu poliçe nedeniyle davalı tarafından sözleşmenin haklı nedenlerle feshedildiğinin kabulü doğru olmamış ve kararın açıklanan bu nedenle davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalı ile dava dışı «acente» arasında yapılan «sözleşmenin feshine» kadar «prim» alacaklarının «temlikname» gereği davacı bankaya ödendiği, «fesihnameden» sonra davalıdan bir «prim alacağı» doğmadığı gibi bu yönde bir tahsilat da yapılmadığı, muhtelif bilirkişi raporlarının birbirini teyit ettiği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:prim alacağı · sözleşmenin feshi · ek prim · temlik · i̇i̇k 72/son
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalı ile dava dışı «acente» arasında yapılan «sözleşmenin feshine» kadar «prim» alacaklarının «temlikname» gereği davacı bankaya ödendiği, «fesihnameden» sonra davalıdan bir «prim alacağı» doğmadığı gibi bu yönde bir tahsilat da yapılmadığı, muhtelif bilirkişi raporlarının birbirini teyit ettiği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
2-Ancak, mahkemece hükme dayanak yapılan «son» bilirkişi raporunda dava dışı «temlik» eden acentanın 432,82 TL alacağı bulunduğu saptandığına göre, belirtilen miktara hükmetmek gerekirken, gerekçesi açıklanmadan davanın tamamen reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2013/4128 E. , 2013/21046 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 50. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 29.11.2012 tarih ve 2011/85-2012/279 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili ile davalı şirket arasında 19/08/2003 tarihinde, sözleşme yapma ve prim tahsil etme yetkisine haiz acentelik sözleşmesi yapıldığını, müvekkilinin sözleşme süresince yetki sınırları içinde davalıyı tanıtıcı faaliyet ve girişimlerde bulunduğunu, davalının nam ve hesabına sigorta sözleşmelerine aracılık edildiğini, ticari itibar ve portföyünün davalı ... lehine kullanıldığını, davalının tanınırlığını ve marka bilinirliğini, arttırdığını, davacının bu faaliyetleri, davalının müşteri sayısını ve poliçe üretimini arttırdığını, davalı tarafın herhangi bir uyarı yapmaksızın davacının poliçe düzenlememesi için bilgisayar sisteminin girişini ekran karartmak suretiyle engellendiğini, daha sonra da 06/7/2007 tarihli ihtarname ile sözleşmeyi feshettiğini bildirdiğini, acentelik sözleşmesinin haksız olarak feshedildiğini, müvekkilinin maddi ve manevi kayba uğradığını, haksız fesih ile davalıya önemli menfaatler sağlandığını, davacının oluşturduğu ekonomik değer taşıyan veya ekonomik değere dönüştürülebilecek olgulardan (marka tanınırlığı, portföy, ticari itibar) faydalanmaya devam ettiğini, bu nedenlerle 5684 sayılı Sigortacılık Kanunun 23/16 maddesiyle davacıya tanınmış olan portföy tazminatının hesaplanarak hüküm altına alınmasının gerektiğini ileri sürerek, şimdilik 15.000 TL portföy tazminatının faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş;
15/11/2011 tarihli dilekçesi ile harcını ödeyerek dava değerini 64.451,00 TL olarak ıslah etmiştir.
Davalı vekili, sözleşmenin haklı nedenlerle feshedildiğini savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, tüm dosya kapsamına, toplanan delillere ve kısmen yaralanılan bilirkişi kök-ek raporlarına göre, davacı tarafça kaza tarihinde poliçesi bulunmayan aracın plakasının başka bir poliçeye zeyilname ile eklenerek hasar tazminatı ödemesi yapılmasına sebebiyet vermesinden dolayı sözleşme haklı nedenle feshedilmiş olduğu, davacı taraf lütuf ödemesi yaptığını belirtmiş ise de, hasar tazminatını ödeyen davacı acente değil, davalı ... olduğu, bilirkişiler aksine görüş bildirmiş iseler de mahkemece sözleşmenin haklı olarak feshedildiği kanaatine ulaşılmış olduğu, haklı fesihten dolayı davacının tazminat hakkı düştüğü gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, portföy tazminatının davalı ... şirketinden tahsili istemine ilişkin olup, davalı ... şirketinin mehil vermeksizin davacının acentelik sözleşmesini süre sona ermeden, tek yanlı olarak feshettiği taraflar arasında uyuşmazlık konusu değildir. Dosya içerisinde mevcut bulunan ve davalı ... tarafından düzenlenen 06/07/2007 tarihli fesihnamede davalı ... herhangi bir fesih sebebi bildirmemiş ve fesihnamenin sözleşmedeki yetkiye dayanılarak tanzim ve imza edildiği belirtilmiştir. Aynı tarihli azilnamede ise, acentenin sözleşmede belirtilen şartlara ve talimatlara uymadığı gerekçesiyle feshedildiği yazılmıştır. Mahkemece, davacı tarafça kaza tarihinde poliçesi bulunmayan aracın plakasının başka bir poliçeye zeyilname ile eklenerek hasar tazminatı ödemesi yapılmasına sebebiyet verilmesinden dolayı davalı ...
şirketinin ödeme yapmak zorunda kaldığı ve bu durumda haklı sebep oluştuğu kabul edilmiş ise de, mahkemece alınan bilirkişi raporunda bu durumun acentelik sözleşmesinin 06/07/2007 tarihine kadar davalı ... tarafından yürürlükte tutulması nedeniyle iyi niyetli bulunmadığı yönünde görüş bildirilmiştir. Davalı ... şirketinin delil listesinde ibraz ettiği 23/11/2006 tarihli davacı tarafından tanzim edilen yazıda, davacı bu konuda bir ihmalinin bulunduğunu kabul etmiş ise de, davalı ... bu yazıyı almasına rağmen 06/07/2007 tarihine kadar bu hususu fesih nedeni saymamıştır. Bu durumda, davalı tarafından tanzim edilen fesihname ve azilname de bu hususun fesih nedeni olarak ileri sürülmemiş olması göz önüne alındığında, artık bu poliçe nedeniyle davalı tarafından sözleşmenin haklı nedenlerle feshedildiğinin kabulü doğru olmamış ve kararın açıklanan bu nedenle davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle, hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 21.11.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1045670800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz