Sözleşmenin feshi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2010/6382 E. 2011/17031 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
fesihname↗ haksız fesih↗ acentelik sözleşmesi↗ acente↗ sözleşmenin feshi↗ acentelik↗ fesih↗ terkin↗ eksik inceleme↗ teminat↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporları ve dosya kapsamına göre; davacının davalıya borçlu olduğu, davalı tarafın taraflar arasında imzalanan acentelik sözleşmesini feshetmekte haklı olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karar davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Dava, taraflar arasında imzalanan acentelik sözleşmesine dayalı alacak ve haksız fesih sebebiyle tazminat, acentelik sözleşmesinin teminatı olarak taşınmaz üzerine koyulan ipoteğin terkini talebine ilişkindir.
Taraflar arasında imzalanan acentelik sözleşmesinin 25. maddesinde sözleşmenin feshi sebepleri sayılmış; acente, 25. maddenin A bendinde belirtilen “sözleşme hükümleri ve ilgili mevzuata, şirketin usul ve düzenlemelerine ve verilecek talimatlara uygun hareket etmediği takdirde”, C bendinde belirtilen “çalışma bölgesi içinde tatminkar bir faaliyet göstermediği takdirde” şirketin sözleşmeyi feshetmek hakkına sahip olduğu düzenlenmiştir. Davalı tarafından davacıya gönderilen 09/11/2005 tarihli yazı ile acentelik sözleşmesinin 25. maddesinin A ve C bentleri gereği ekranlarının kapatıldığı ve acentelik sözleşmesinin fesih işlemlerinin başlatıldığı bildirilmiş, ardından düzenlenen fesihname ve azilname noter vasıtasıyla davacıya tebliğ edilmiştir. Davalı vekili de cevap dilekçesi ile acentelik sözleşmesinin davacının istihsal hedeflerine uygun üretim yapmaması ve tahsilat prensiplerine uymaması sebebiyle haklı olarak feshedildiğini savunmuştur. Mahkemece davalının acentelik sözleşmesini feshetmekte haklı olduğu belirtilerek davanın reddine karar verilmişse de, karar gerekçesinde bilirkişi raporunun aksine mahkemede oluşan sözleşmenin haklı nedenle feshedildiği yönündeki kanaatin tatmin edici ve yeterli gerekçeye dayandırılarak karar yerinde ve gerekçesinde açıklanmaması, davalının dayandığı fesih gerekçelerinin delilleri ile ilişkilendirilerek tam ve doğru şekilde açıklanmadan eksik inceleme ve yetersiz gerekçeyle karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın temyiz eden davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/7055 E. 2010/10952 K.
Ortak:fesihname · haksız fesih · acentelik sözleşmesi · sözleşmenin feshi · acentelik · fesih · eksik inceleme
İncelediğiniz karardaDava, taraflar arasında imzalanan «acentelik sözleşmesine» dayalı alacak ve «haksız fesih» sebebiyle tazminat, acentelik sözleşmesinin «teminatı» olarak taşınmaz üzerine koyulan ipoteğin «terkini» talebine ilişkindir.
Davalı tarafından davacıya gönderilen 09/11/2005 tarihli yazı ile «acentelik sözleşmesinin» 25. maddesinin A ve C bentleri gereği ekranlarının kapatıldığı ve acentelik sözleşmesinin «fesih» işlemlerinin başlatıldığı bildirilmiş, ardından düzenlenen «fesihname» ve azilname noter vasıtasıyla davacıya tebliğ edilmiştir.
Mahkemece davalının «acentelik sözleşmesini» feshetmekte haklı olduğu belirtilerek davanın reddine karar verilmişse de, karar gerekçesinde bilirkişi raporunun aksine mahkemede oluşan sözleşmenin haklı nedenle feshedildiği yönündeki kanaatin tatmin edici ve yeterli gerekçeye dayandırılarak karar yerinde ve gerekçesinde açıklanmaması, davalının dayandığı «fesih» gerekçelerinin delilleri ile ilişkilendirilerek tam ve doğru şekilde açıklanmadan «eksik inceleme» ve yetersiz gerekçeyle karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın temyiz eden davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, bozmaya uyularak yapılan yargılamaya, bilirkişi raporuna ve tüm dosya kapsamına göre, davalının «acentelik sözleşmesini feshinin» haksız olduğu, bu «haksız fesih» nedeniyle davacının 14.929,74 TL zarara uğradığı gerekçesiyle 5.100,00 TL’nın dava tarihi olan 11.07.2005 tarihinden, 9.829,74 TL’nın ise «ıslah» tarihi olan 22.12.2006 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Mahkemece, bilirkişi raporu uyarınca davalının «acentelik sözleşmesini feshinin» haksız olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş ise de mahkemece esas alınan bilirkişi raporunda somut olayda taraflar arasında akdedilen sözleşmenin 5. maddesine uygun bir «fesihname» bulunup bulunmadığının değerlendirilme- sinin mahkemenin takdirinde olduğunun belirtildiği, davalının davacıya göndermiş olduğu azilname ile taraflar arasındaki ac …
Bu durumda bilirkişi raporunda davanın yerinde olup olmadığı hususundaki değerlendirmenin mahkemenin takdirine bırakılmış olmasına göre mahkemece öncelikle «acentelik sözleşmesindeki» «sözleşmenin feshine» ilişkin hüküm ile davalı tarafından davacıya gönderilen azilnamenin değerlendirilerek sözleşmenin sözkonusu azilname ile usulüne uygun olarak feshedilmiş olup olmadığı ve feshedildiği sonucuna varılması halinde de bu kez bu feshin sözleşmeye uygun olarak yapılıp yapılmadığı hususlarının tespiti ile sonucuna göre davanın yerinde olup olmadığının takdiri gerekirken, sözleşme ve azilname hususunda hiçbir değerlendirme yapılmadan, «denetime elverişli» bir gerekçe oluşturulmadan yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş, «eksik incelemeye» dayalı olarak verilen kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:denetime elverişlilik · ıslah
Benzer bu karardaMahkemece, bozmaya uyularak yapılan yargılamaya, bilirkişi raporuna ve tüm dosya kapsamına göre, davalının «acentelik sözleşmesini feshinin» haksız olduğu, bu «haksız fesih» nedeniyle davacının 14.929,74 TL zarara uğradığı gerekçesiyle 5.100,00 TL’nın dava tarihi olan 11.07.2005 tarihinden, 9.829,74 TL’nın ise «ıslah» tarihi olan 22.12.2006 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Bu durumda bilirkişi raporunda davanın yerinde olup olmadığı hususundaki değerlendirmenin mahkemenin takdirine bırakılmış olmasına göre mahkemece öncelikle «acentelik sözleşmesindeki» «sözleşmenin feshine» ilişkin hüküm ile davalı tarafından davacıya gönderilen azilnamenin değerlendirilerek sözleşmenin sözkonusu azilname ile usulüne uygun olarak feshedilmiş olup olmadığı ve feshedildiği sonucuna varılması halinde de bu kez bu feshin sözleşmeye uygun olarak yapılıp yapılmadığı hususlarının tespiti ile sonucuna göre davanın yerinde olup olmadığının takdiri gerekirken, sözleşme ve azilname hususunda hiçbir değerlendirme yapılmadan, «denetime elverişli» bir gerekçe oluşturulmadan yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş, «eksik incelemeye» dayalı olarak verilen kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/4128 E. 2013/21046 K.
Ortak:fesihname · acentelik sözleşmesi · acente · acentelik · fesih
İncelediğiniz karardaDavalı tarafından davacıya gönderilen 09/11/2005 tarihli yazı ile «acentelik sözleşmesinin» 25. maddesinin A ve C bentleri gereği ekranlarının kapatıldığı ve acentelik sözleşmesinin «fesih» işlemlerinin başlatıldığı bildirilmiş, ardından düzenlenen «fesihname» ve azilname noter vasıtasıyla davacıya tebliğ edilmiştir.
Dava, taraflar arasında imzalanan «acentelik sözleşmesine» dayalı alacak ve «haksız fesih» sebebiyle tazminat, acentelik sözleşmesinin «teminatı» olarak taşınmaz üzerine koyulan ipoteğin «terkini» talebine ilişkindir.
Taraflar arasında imzalanan «acentelik sözleşmesinin» 25. maddesinde «sözleşmenin feshi» sebepleri sayılmış; «acente», 25. maddenin A bendinde belirtilen “sözleşme hükümleri ve ilgili mevzuata, şirketin usul ve düzenlemelerine ve verilecek talimatlara uygun hareket etmediği takdirde”, C bendinde belirtilen “çalışma bölgesi içinde tatminkar bir faaliyet göstermediği takdirde” şirketin sözleşmeyi feshetmek hakkına sahip olduğu düzenlenmiştir.
Benzer bu karardaDava, «portföy tazminatının» davalı ... şirketinden tahsili istemine ilişkin olup, davalı ... şirketinin «mehil» vermeksizin davacının «acentelik sözleşmesini» süre sona ermeden, tek yanlı olarak feshettiği taraflar arasında «uyuşmazlık konusu» değildir.
Dosya içerisinde mevcut bulunan ve davalı ... tarafından düzenlenen 06/07/2007 tarihli «fesihnamede» davalı ... herhangi bir «fesih» «sebebi» bildirmemiş ve fesihnamenin sözleşmedeki yetkiye dayanılarak tanzim ve imza edildiği belirtilmiştir.
Aynı tarihli azilnamede ise, «acentenin sözleşmede» belirtilen şartlara ve talimatlara uymadığı gerekçesiyle feshedildiği yazılmıştır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:portföy tazminatı · zeyilname · ek mehil · haklı sebep · uyuşmazlık konusu · dava sebebi · hasar · ibraz
Benzer bu karardaDava, «portföy tazminatının» davalı ... şirketinden tahsili istemine ilişkin olup, davalı ... şirketinin «mehil» vermeksizin davacının «acentelik sözleşmesini» süre sona ermeden, tek yanlı olarak feshettiği taraflar arasında «uyuşmazlık konusu» değildir.
Mahkemece, davacı tarafça kaza tarihinde poliçesi bulunmayan aracın plakasının başka bir poliçeye «zeyilname» ile eklenerek «hasar» tazminatı ödemesi yapılmasına sebebiyet verilmesinden dolayı davalı ... şirketinin ödeme yapmak zorunda kaldığı ve bu durumda «haklı sebep» oluştuğu kabul edilmiş ise de, mahkemece alınan bilirkişi raporunda bu durumun «acentelik sözleşmesinin» 06/07/2007 tarihine kadar davalı ... tarafından yürürlükte tutulması nedeniyle iyi niyetli bulunmadığı yönünde görüş bildirilmiştir.
… , toplanan delillere ve kısmen yaralanılan bilirkişi kök-ek raporlarına göre, davacı tarafça kaza tarihinde poliçesi bulunmayan aracın plakasının başka bir poliçeye «zeyilname» ile eklenerek «hasar» tazminatı ödemesi yapılmasına sebebiyet vermesinden dolayı sözleşme haklı nedenle feshedilmiş olduğu, davacı taraf lütuf ödemesi yaptığını belirtmiş ise de, hasar tazminatını ödeyen davacı «acente» değil, davalı ... olduğu, bilirkişiler aksine görüş bildirmiş iseler de mahkemece sözleşmenin haklı olarak feshedildiği kanaatine ulaşılmış olduğu, haklı fesihten …
Dosya içerisinde mevcut bulunan ve davalı ... tarafından düzenlenen 06/07/2007 tarihli «fesihnamede» davalı ... herhangi bir «fesih» «sebebi» bildirmemiş ve fesihnamenin sözleşmedeki yetkiye dayanılarak tanzim ve imza edildiği belirtilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/8280 E. 2012/15624 K.
Ortak:fesihname · acentelik sözleşmesi · sözleşmenin feshi · acentelik · teminat
İncelediğiniz karardaDava, taraflar arasında imzalanan «acentelik sözleşmesine» dayalı alacak ve «haksız fesih» sebebiyle tazminat, acentelik sözleşmesinin «teminatı» olarak taşınmaz üzerine koyulan ipoteğin «terkini» talebine ilişkindir.
Taraflar arasında imzalanan «acentelik sözleşmesinin» 25. maddesinde «sözleşmenin feshi» sebepleri sayılmış; «acente», 25. maddenin A bendinde belirtilen “sözleşme hükümleri ve ilgili mevzuata, şirketin usul ve düzenlemelerine ve verilecek talimatlara uygun hareket etmediği takdirde”, C bendinde belirtilen “çalışma bölgesi içinde tatminkar bir faaliyet göstermediği takdirde” şirketin sözleşmeyi feshetmek hakkına sahip olduğu düzenlenmiştir.
Davalı tarafından davacıya gönderilen 09/11/2005 tarihli yazı ile «acentelik sözleşmesinin» 25. maddesinin A ve C bentleri gereği ekranlarının kapatıldığı ve acentelik sözleşmesinin «fesih» işlemlerinin başlatıldığı bildirilmiş, ardından düzenlenen «fesihname» ve azilname noter vasıtasıyla davacıya tebliğ edilmiştir.
Benzer bu karardaDava, «acentelik sözleşmesi» uyarınca verilen nakdi «teminatın iadesi» istemine ilişkin olup yukarıda yapılan özetten de anlaşılacağı üzere mahkemece, davacının taraflar arasındaki «sözleşmeyi ihlal» ettiği, davalının sözleşmeyi haklı olarak feshettiği ve «kusuru» ile «sözleşmenin feshine» neden olan davacının teminatın iadesini isteyemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında «acentelik sözleşmesi» düzenlendiği, davacının bu sözleşmede öngörülmesine rağmen poliçe tekliflerini sigorta şirketinin kabulüne sunmadığı ve tahsil olunan poliçe «primlerini» sigorta şirketine ulaştırmadığı, davacının bu eylemlerinden dolayı davalının dava dışı kişilere 6.000 USD ödemek zorunda kaldığı, dolayısıyla davacının taraflar arasındaki acentelik «sözleşmesini ihlal» etmiş olduğu, davalının acentelik sözleşmesini haklı olarak feshettiği, kusurlu bulunan davacının davalıya ödediği «teminatın» iadesini isteyemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
O halde, davacı taraf da yukarıda bahsedilen davada dava dışı prodüktörün eyleminden dolayı kendisine «kusur» izafe edilmediğini ve mahkemenin kabulünün aksine «acentelik sözleşmesinin» kendi talebi üzerine sona erdirildiğini ileri sürdüğüne göre mahkemece yukarıda anılan davadaki tespitlerin bu dosyada tartışılmak ve tarafların tüm iddia ve savun …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:teminatın iadesi · sözleşmenin ihlali · ek prim · kusur
Benzer bu karardaDava, «acentelik sözleşmesi» uyarınca verilen nakdi «teminatın iadesi» istemine ilişkin olup yukarıda yapılan özetten de anlaşılacağı üzere mahkemece, davacının taraflar arasındaki «sözleşmeyi ihlal» ettiği, davalının sözleşmeyi haklı olarak feshettiği ve «kusuru» ile «sözleşmenin feshine» neden olan davacının teminatın iadesini isteyemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında «acentelik sözleşmesi» düzenlendiği, davacının bu sözleşmede öngörülmesine rağmen poliçe tekliflerini sigorta şirketinin kabulüne sunmadığı ve tahsil olunan poliçe «primlerini» sigorta şirketine ulaştırmadığı, davacının bu eylemlerinden dolayı davalının dava dışı kişilere 6.000 USD ödemek zorunda kaldığı, dolayısıyla davacının taraflar arasındaki acentelik «sözleşmesini ihlal» etmiş olduğu, davalının acentelik sözleşmesini haklı olarak feshettiği, kusurlu bulunan davacının davalıya ödediği «teminatın» iadesini isteyemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
O halde, davacı taraf da yukarıda bahsedilen davada dava dışı prodüktörün eyleminden dolayı kendisine «kusur» izafe edilmediğini ve mahkemenin kabulünün aksine «acentelik sözleşmesinin» kendi talebi üzerine sona erdirildiğini ileri sürdüğüne göre mahkemece yukarıda anılan davadaki tespitlerin bu dosyada tartışılmak ve tarafların tüm iddia ve savun …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2010/6382 E. , 2011/17031 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 13.Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 14.12.2009 tarih ve 2007/499 - 2009/804 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, taraflar arasında acentelik sözleşmesinin bulunduğunu, bu sözleşmeden doğacak risklerin teminatı amacıyla davacı şirketin ortaklarından ...’a ait taşınmaz üzerine davalı lehine ipotek kurulduğunu, davalı tarafından sözleşmenin haksız olarak feshedildiğini belirterek; 4000,00 TL sigorta komisyon alacağı ve diğer zararlarına karşılık gelmek üzere toplam 7000,00 TL maddi tazminatın, haksız fesih sebebiyle itibar kaybetmiş olması nedeniyle 1,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline, davacı şirket ortağının taşınmazı üzerine koyulan ipoteğin kaldırılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; acentelik sözleşmesinin davacı tarafın istihsal hedeflerine uygun üretim yapmaması ve tahsilat prensiplerine uymaması sebebiyle haklı olarak fesholunduğunu, davacının davalıya borcunun olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporları ve dosya kapsamına göre; davacının davalıya borçlu olduğu, davalı tarafın taraflar arasında imzalanan acentelik sözleşmesini feshetmekte haklı olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karar davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Dava, taraflar arasında imzalanan acentelik sözleşmesine dayalı alacak ve haksız fesih sebebiyle tazminat, acentelik sözleşmesinin teminatı olarak taşınmaz üzerine koyulan ipoteğin terkini talebine ilişkindir.
Taraflar arasında imzalanan acentelik sözleşmesinin 25. maddesinde sözleşmenin feshi sebepleri sayılmış; acente, 25. maddenin A bendinde belirtilen “sözleşme hükümleri ve ilgili mevzuata, şirketin usul ve düzenlemelerine ve verilecek talimatlara uygun hareket etmediği takdirde”, C bendinde belirtilen “çalışma bölgesi içinde tatminkar bir faaliyet göstermediği takdirde” şirketin sözleşmeyi feshetmek hakkına sahip olduğu düzenlenmiştir. Davalı tarafından davacıya gönderilen 09/11/2005 tarihli yazı ile acentelik sözleşmesinin 25. maddesinin A ve C bentleri gereği ekranlarının kapatıldığı ve acentelik sözleşmesinin fesih işlemlerinin başlatıldığı bildirilmiş, ardından düzenlenen fesihname ve azilname noter vasıtasıyla davacıya tebliğ edilmiştir.
Davalı vekili de cevap dilekçesi ile acentelik sözleşmesinin davacının istihsal hedeflerine uygun üretim yapmaması ve tahsilat prensiplerine uymaması sebebiyle haklı olarak feshedildiğini savunmuştur. Mahkemece davalının acentelik sözleşmesini feshetmekte haklı olduğu belirtilerek davanın reddine karar verilmişse de, karar gerekçesinde bilirkişi raporunun aksine mahkemede oluşan sözleşmenin haklı nedenle feshedildiği yönündeki kanaatin tatmin edici ve yeterli gerekçeye dayandırılarak karar yerinde ve gerekçesinde açıklanmaması, davalının dayandığı fesih gerekçelerinin delilleri ile ilişkilendirilerek tam ve doğru şekilde açıklanmadan eksik inceleme ve yetersiz gerekçeyle karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın temyiz eden davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın, davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 14.12.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1040815800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz