6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Alacak

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2010/7055 E. 2010/10952 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
fesihname haksız fesih acentelik sözleşmesi sözleşmenin feshi acentelik denetime elverişlilik fesih ıslah eksik inceleme

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, bozmaya uyularak yapılan yargılamaya, bilirkişi raporuna ve tüm dosya kapsamına göre, davalının acentelik sözleşmesini feshinin haksız olduğu, bu haksız fesih nedeniyle davacının 14.929,74 TL zarara uğradığı gerekçesiyle 5.100,00 TL’nın dava tarihi olan 11.07.2005 tarihinden, 9.829,74 TL’nın ise ıslah tarihi olan 22.12.2006 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.

1-Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.

2-Dava, taraflar arasında akdedilen acentelik sözleşmesinin davalı tarafından usulsüz olarak feshi nedeniyle uğranılan zararın tahsili istemine ilişkindir. Davada çözümü gereken yön, acentelik sözleşmesinin feshinin anılan sözleşmenin 5. maddesine uygun olarak yapılıp yapılmadığı noktasındadır. Mahkemece, bilirkişi raporu uyarınca davalının acentelik sözleşmesini feshinin haksız olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş ise de mahkemece esas alınan bilirkişi raporunda somut olayda taraflar arasında akdedilen sözleşmenin 5. maddesine uygun bir fesihname bulunup bulunmadığının değerlendirilme- sinin mahkemenin takdirinde olduğunun belirtildiği, davalının davacıya göndermiş olduğu azilname ile taraflar arasındaki acentelik sözleşmesinin feshedilmemiş olduğunun mahkemece kabul edilmesi halinde davacının bu nedenle uğradığı zararın tazmininin gerektiği, acentelik sözleşmesinin haklı olarak feshedildiğinin mahkemece takdir edilmesi halinde ise davacının tazminat isteyemeyeceği belirtilmiştir. Bu durumda bilirkişi raporunda davanın yerinde olup olmadığı hususundaki değerlendirmenin mahkemenin takdirine bırakılmış olmasına göre mahkemece öncelikle acentelik sözleşmesindeki sözleşmenin feshine ilişkin hüküm ile davalı tarafından davacıya gönderilen azilnamenin değerlendirilerek sözleşmenin sözkonusu azilname ile usulüne uygun olarak feshedilmiş olup olmadığı ve feshedildiği sonucuna varılması halinde de bu kez bu feshin sözleşmeye uygun olarak yapılıp yapılmadığı hususlarının tespiti ile sonucuna göre davanın yerinde olup olmadığının takdiri gerekirken, sözleşme ve azilname hususunda hiçbir değerlendirme yapılmadan, denetime elverişli bir gerekçe oluşturulmadan yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş, eksik incelemeye dayalı olarak verilen kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2010/7055 E.  ,  2010/10952 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasında görülen davada Ankara 9.Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 17.12.2009 tarih ve 2009/582 - 2009/687 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkili ile davalı arasında akdedilen acentelik sözleşmesinin davalı tarafından fiilen sona erdirildiğini, davalının bilet satışlarını başkalarına yaptırarak müvekkilinin zarara uğramasına neden olduğunu ileri sürerek, fazlaya ilişkin haklar saklı tutularak açılan davada 5.100,00 YTL’nın en yüksek mevduat faiziyle birlikte tahsilini talep etmiş, yargılama sırasında yapılan ıslah sonucu dava değerinin 9.829,74 YTL artırılması ile toplam 14.929,74 YTL’nın davalıdan faiziyle tahsilini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, acentelik sözleşmesinin usulüne uygun olarak feshedildiğini ve fesih ihbarnamesinin usulüne uygun olarak davacıya bildirildiğini, davacı tarafın iddia ettiği gibi usulsüz bir feshin sözkonusu olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, bozmaya uyularak yapılan yargılamaya, bilirkişi raporuna ve tüm dosya kapsamına göre, davalının acentelik sözleşmesini feshinin haksız olduğu, bu haksız fesih nedeniyle davacının 14.929,74 TL zarara uğradığı gerekçesiyle 5.100,00 TL’nın dava tarihi olan 11.07.2005 tarihinden, 9.829,74 TL’nın ise ıslah tarihi olan 22.12.2006 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.

1-Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.

2-Dava, taraflar arasında akdedilen acentelik sözleşmesinin davalı tarafından usulsüz olarak feshi nedeniyle uğranılan zararın tahsili istemine ilişkindir. Davada çözümü gereken yön, acentelik sözleşmesinin feshinin anılan sözleşmenin 5. maddesine uygun olarak yapılıp yapılmadığı noktasındadır. Mahkemece, bilirkişi raporu uyarınca davalının acentelik sözleşmesini feshinin haksız olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş ise de mahkemece esas alınan bilirkişi raporunda somut olayda taraflar arasında akdedilen sözleşmenin 5. maddesine uygun bir fesihname bulunup bulunmadığının değerlendirilme- sinin mahkemenin takdirinde olduğunun belirtildiği, davalının davacıya göndermiş olduğu azilname ile taraflar arasındaki acentelik sözleşmesinin feshedilmemiş olduğunun mahkemece kabul edilmesi halinde davacının bu nedenle uğradığı zararın tazmininin gerektiği, acentelik sözleşmesinin haklı olarak feshedildiğinin mahkemece takdir edilmesi halinde ise davacının tazminat isteyemeyeceği belirtilmiştir.

Bu durumda bilirkişi raporunda davanın yerinde olup olmadığı hususundaki değerlendirmenin mahkemenin takdirine bırakılmış olmasına göre mahkemece öncelikle acentelik sözleşmesindeki sözleşmenin feshine ilişkin hüküm ile davalı tarafından davacıya gönderilen azilnamenin değerlendirilerek sözleşmenin sözkonusu azilname ile usulüne uygun olarak feshedilmiş olup olmadığı ve feshedildiği sonucuna varılması halinde de bu kez bu feshin sözleşmeye uygun olarak yapılıp yapılmadığı hususlarının tespiti ile sonucuna göre davanın yerinde olup olmadığının takdiri gerekirken, sözleşme ve azilname hususunda hiçbir değerlendirme yapılmadan, denetime elverişli bir gerekçe oluşturulmadan yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş, eksik incelemeye dayalı olarak verilen kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.

SONUÇ

Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 28.10.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1034437900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.