Rücuen sigorta tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2009/5404 E. 2010/12126 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
sovtaj değeri↗ nezaret yükümlülüğü↗ sovtaj↗ cmr konvansiyonu↗ taşıyıcının sorumluluğu↗ istifa↗ rücuen tahsil↗ cmr↗ rücuen tazminat↗ uyuşmazlık konusu↗ taşıyıcı↗ sigorta poliçesi↗ kusur↗ hasar↗ eksik inceleme↗ teslim↗ i̇i̇k 72/son↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davalı taşıyıcının teslime kadar oluşacak zarardan sorumlu olduğu ve emtiadaki hasar için tatbiki gereken sovtaj oranının % 40 olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 10.514,44 Euro’nun faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir
1) Dava, taşıma sigorta poliçesinden kaynaklanan alacağın rücuen tahsili istemine ilişkindir.
Davaya konu uyuşmazlığın uluslararası karayolu ile taşımadan kaynaklandığı ve uyuşmazlığa CMR Konvansiyonu hükümlerinin uygulanacağı kuşkusuzdur. Anılan Konvansiyonun 17/4.b maddesinde “ambalajlanmadıkları veya kötü ambalajlandıkları zaman özellikleri gereği fire veren veya hasara uğrayan malların ambalajlanmaması veya hatalı ambalajlanmış olması” halinde meydana gelen hasardan taşıyıcının sorumlu olmayacağı öngörülmüştür. Ancak, yükün sağlıklı taşınabilmesi ve hasara uğramaması için taşıyıcının yükleme ve istiflemeyi gözetmesi, hatalı bir yükleme varsa buna karşı çıkması ve yükün güvenli taşınabilmesi için gereken her türlü tedbiri alması gerekip, bu nedenle meydana gelecek hasarlarda taşıyıcının müterafik kusurlu olduğunun kabulü gerekmektedir. Nitekim mahkemece görüşüne başvurulan ilk iki bilirkişi raporunda da bu hususa işaret edilmiştir. O halde, mahkemece davaya konu taşımada fiili olarak istiflemenin kimin tarafından yapıldığı usulünce araştırılarak, gönderen tarafından yapılmış ise, davalı taşıyıcının yükün güvenli taşınabilmesi için nezaret yükümlülüğünün bulunması nedeniyle meydana gelen hasarda müterafik kusurunun bulunduğunun kabulü, istifin davalı taşıyıcı tarafından yapılması halinde ise, meydana gelen hasarda tüm kusurun taşıyıcıda olacağının kabulü gerekip, buna uygun karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde eksik incelemeye dayalı olarak karar verilmesi doğru görülmediğinden kararın davalı yararına bozulması gerekmiştir.
2) TTK’nun 1301 nci maddesi uyarınca açılan rücuen tazminat istemlerinde ödeme yapan sigorta şirketi ancak gerçek hasar tutarını zarar sorumlusundan isteyebilecektir. Uyuşmazlık konusu olayda son bilirkişi raporuna itibar edilerek hüküm kurulmuş ise de; bu rapor, hasarlı kısımların sovtaj değerinin % 40 olması gerektiğini söylemiş, ancak bu husustaki diğer raporlarla ortaya çıkan farklılık denetime imkan verecek şekilde açıklanmadığı gibi, davacının bu konudaki itirazları da karşılanmamıştır. Bu durumda mahkemece, hasarlı emtianın sovtaj değerinin ne olması gerektiğinin konusunda uzman bilirkişiden alınacak denetime imkan veren raporla belirlenip yukarıda açıklanan hususlar da dikkate alınarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi yerinde görülmediğinden kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/13394 E. 2011/6488 K.
Ortak:nezaret yükümlülüğü · taşıyıcının sorumluluğu · istifa · rücuen tahsil · taşıyıcı · sigorta poliçesi · kusur · hasar · Rücuen sigorta tazminatı
İncelediğiniz karardaO halde, mahkemece davaya konu taşımada fiili olarak istiflemenin kimin tarafından yapıldığı usulünce araştırılarak, gönderen tarafından yapılmış ise, davalı «taşıyıcının» yükün güvenli taşınabilmesi için «nezaret yükümlülüğünün» bulunması nedeniyle meydana gelen «hasarda» müterafik kusurunun bulunduğunun kabulü, «istifin» davalı taşıyıcı tarafından yapılması halinde ise, meydana gelen hasarda tüm «kusurun» taşıyıcıda olacağının kabulü gerekip, buna uygun karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde «eksik incelemeye» dayalı olarak karar verilmesi doğru görülmediğinden kararın davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Anılan Konvansiyonun 17/4.b maddesinde “ambalajlanmadıkları veya kötü ambalajlandıkları zaman özellikleri gereği fire veren veya «hasara» uğrayan malların ambalajlanmaması veya hatalı ambalajlanmış olması” halinde meydana gelen hasardan «taşıyıcının sorumlu» olmayacağı öngörülmüştür.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davalı «taşıyıcının» «teslime» kadar oluşacak zarardan sorumlu olduğu ve emtiadaki «hasar» için tatbiki gereken «sovtaj» oranının % 40 olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 10.514,44 Euro’nun faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Benzer bu karardaBu durumda mahkemece, davaya konu taşımada «ambalajlama hatası» olup olmadığı, «hasarın» yetersiz ambalajlamadan mı yoksa hatalı istiflemeden mi kaynaklandığı, yüklemedeki hatanın tespiti ve nedenselliğin sübutu halinde fiili olarak istiflemenin kimin tarafından yapıldığı hususlarının usulünce araştırılarak, gönderen tarafından yapılmış ise, yukarıda açıklanan ilke uyarınca davalı «taşıyıcının» yükün güvenli taşınabilmesi için «nezaret yükümlülüğünün» bulunması nedeniyle meydana gelen hasarda müterafik kusurunun bulunduğunun kabulü, «istifin» davalı taşıyıcı tarafından yapılması halinde ise, meydana gelen hasarda tüm «kusurun» taşıyıcıda olacağının kabulü gerekip, bu tespitler ışığında da davalılardan CMR «sigorta poliçesini» tanzim eden Başak Sigorta AŞ’nin «rizikoyu» tazmin yükümlüğünün bulunup bulunmadığının tespiti gerekirken yazılı olduğu şekilde «eksik incelemeye» dayalı olarak karar verilmesi doğru görülmediğinden kararın mümeyyiz davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Anılan Konvansiyonun 17/4.b maddesinde “ambalajlanmadıkları veya kötü ambalajlandıkları zaman özellikleri gereği fire veren veya «hasara» uğrayan malların ambalajlanmaması veya hatalı ambalajlanmış olması” halinde meydana gelen hasardan «taşıyıcının sorumlu» olmayacağı öngörülmüştür.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, CMR sözleşmesinin 23/3 maddesi uyarınca sorumluluk sınırında kalan «hasarın» davalı «taşıyıcı» firmalardan tahsilinin gerektiği, davalılardan sigorta şirketinin istifleme ve bağlama hatasından kaynaklanan hasar nedeniyle sorumluğunun bulunmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüyle 13.664,67 TL’nin davalı taşıyıcı firmalardan tahsiline, Başak Sigorta A.Ş. hakkındaki davanın reddine ve davalılardan ... hakkındaki «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ambalajlama hatası · davanın açılmamış sayılması · riziko · açılmamış sayılma · taşıyan
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, CMR sözleşmesinin 23/3 maddesi uyarınca sorumluluk sınırında kalan «hasarın» davalı «taşıyıcı» firmalardan tahsilinin gerektiği, davalılardan sigorta şirketinin istifleme ve bağlama hatasından kaynaklanan hasar nedeniyle sorumluğunun bulunmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüyle 13.664,67 TL’nin davalı taşıyıcı firmalardan tahsiline, Başak Sigorta A.Ş. hakkındaki davanın reddine ve davalılardan ... hakkındaki «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmiştir.
Mahkemece görüşüne başvurulan üç kişilik bilirkişi kurulundaki muhalif üye tarafından da davaya konu taşımada «ambalajlama hatası» olduğu belirtilerek «taşıyanın» yarı oranında kusurlu olduğuna işaret edildiği halde farklı görüşlerin ileri sürüldüğü bu raporun mahkemece tartışılmaması ve «hasarın» nedenin tereddüde yer vermeyecek şekilde belirlenmeden hüküm kurulması yerinde olmamıştır.
Bu durumda mahkemece, davaya konu taşımada «ambalajlama hatası» olup olmadığı, «hasarın» yetersiz ambalajlamadan mı yoksa hatalı istiflemeden mi kaynaklandığı, yüklemedeki hatanın tespiti ve nedenselliğin sübutu halinde fiili olarak istiflemenin kimin tarafından yapıldığı hususlarının usulünce araştırılarak, gönderen tarafından yapılmış ise, yukarıda açıklanan ilke uyarınca davalı «taşıyıcının» yükün güvenli taşınabilmesi için «nezaret yükümlülüğünün» bulunması nedeniyle meydana gelen hasarda müterafik kusurunun bulunduğunun kabulü, «istifin» davalı taşıyıcı tarafından yapılması halinde ise, meydana gelen hasarda tüm «kusurun» taşıyıcıda olacağının kabulü gerekip, bu tespitler ışığında da davalılardan CMR «sigorta poliçesini» tanzim eden Başak Sigorta AŞ’nin «rizikoyu» tazmin yükümlüğünün bulunup bulunmadığının tespiti gerekirken yazılı olduğu şekilde «eksik incelemeye» dayalı olarak karar verilmesi doğru görülmediğinden kararın mümeyyiz davalı yararına bozulması gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/428 E. 2013/1961 K.
Ortak:taşıyıcının sorumluluğu · istifa · rücuen tazminat · taşıyıcı · sigorta poliçesi · kusur · hasar · teslim
İncelediğiniz karardaO halde, mahkemece davaya konu taşımada fiili olarak istiflemenin kimin tarafından yapıldığı usulünce araştırılarak, gönderen tarafından yapılmış ise, davalı «taşıyıcının» yükün güvenli taşınabilmesi için «nezaret yükümlülüğünün» bulunması nedeniyle meydana gelen «hasarda» müterafik kusurunun bulunduğunun kabulü, «istifin» davalı taşıyıcı tarafından yapılması halinde ise, meydana gelen hasarda tüm «kusurun» taşıyıcıda olacağının kabulü gerekip, buna uygun karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde «eksik incelemeye» dayalı olarak karar verilmesi doğru görülmediğinden kararın davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davalı «taşıyıcının» «teslime» kadar oluşacak zarardan sorumlu olduğu ve emtiadaki «hasar» için tatbiki gereken «sovtaj» oranının % 40 olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 10.514,44 Euro’nun faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Anılan Konvansiyonun 17/4.b maddesinde “ambalajlanmadıkları veya kötü ambalajlandıkları zaman özellikleri gereği fire veren veya «hasara» uğrayan malların ambalajlanmaması veya hatalı ambalajlanmış olması” halinde meydana gelen hasardan «taşıyıcının sorumlu» olmayacağı öngörülmüştür.
Benzer bu karardaÖte yandan, «hasarın» neden ve nasıl meydana geldiği konusunda açıklama yapmadığı için davalının CMR Konvansiyonu'nun 29. maddesinde düzenlenen «sınırlı sorumluluk» hakkından yararlanamayacağı kabul edilmiş ise de, dosyada mübrez bilirkişi raporunda hasarın «istif» hatasından kaynaklandığının belirtilmiş olmasına göre bu halin, davalı «taşıyıcı» açısından kasıt ya da kasda eşdeğer «kusur» olarak kabulü mümkün olmadığından hükmün bu nedenle de bozulması gerekmiştir.
CMR Konvansiyonu hükümlerine tabi taşımalarda «taşıyıcı», eşyanın kendisine «teslim» edildiği andan gönderilene teslim olunduğu tarihe kadar meydana gelen «hasar» ve kayıplardan sorumludur.
Bununla birlikte, anılan Konvansiyonu’nun 17/4-c maddesi uyarınca «hasarın», yükün gönderici, alıcı veya bunların adına hareket eden kişiler tarafından yüklenmesi, istiflenmesi veya boşaltılması nedeniyle oluştuğunun kanıtlanması halinde «taşıyıcının sorumluluğundan» bahsedilemeyecektir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:nezaret görevi · müterafik kusur · sınırlı sorumluluk
Benzer bu karardaBahse konu yükümlülüğün ihlali, «taşıyıcı» bakımından «müterafik kusur» oluşturmaktadır.
O halde, mahkemece, yüklemenin ve istiflemenin kime ait olduğu belirlenmesi, gönderene ait olduğunun tespiti halinde davalının «nezaret görevini» yerine getirmemesi nedeniyle müterafik kusurunun bulunduğunun kabul edilmesi ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamıştır.
Öte yandan, «hasarın» neden ve nasıl meydana geldiği konusunda açıklama yapmadığı için davalının CMR Konvansiyonu'nun 29. maddesinde düzenlenen «sınırlı sorumluluk» hakkından yararlanamayacağı kabul edilmiş ise de, dosyada mübrez bilirkişi raporunda hasarın «istif» hatasından kaynaklandığının belirtilmiş olmasına göre bu halin, davalı «taşıyıcı» açısından kasıt ya da kasda eşdeğer «kusur» olarak kabulü mümkün olmadığından hükmün bu nedenle de bozulması gerekmiştir.
-
Sigorta poliçesine dayalı tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/12916 E. 2012/19231 K.
Ortak:rücuen tazminat · taşıyıcı · sigorta poliçesi · kusur · hasar · teslim
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davalı «taşıyıcının» «teslime» kadar oluşacak zarardan sorumlu olduğu ve emtiadaki «hasar» için tatbiki gereken «sovtaj» oranının % 40 olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 10.514,44 Euro’nun faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
O halde, mahkemece davaya konu taşımada fiili olarak istiflemenin kimin tarafından yapıldığı usulünce araştırılarak, gönderen tarafından yapılmış ise, davalı «taşıyıcının» yükün güvenli taşınabilmesi için «nezaret yükümlülüğünün» bulunması nedeniyle meydana gelen «hasarda» müterafik kusurunun bulunduğunun kabulü, «istifin» davalı taşıyıcı tarafından yapılması halinde ise, meydana gelen hasarda tüm «kusurun» taşıyıcıda olacağının kabulü gerekip, buna uygun karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde «eksik incelemeye» dayalı olarak karar verilmesi doğru görülmediğinden kararın davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Anılan Konvansiyonun 17/4.b maddesinde “ambalajlanmadıkları veya kötü ambalajlandıkları zaman özellikleri gereği fire veren veya «hasara» uğrayan malların ambalajlanmaması veya hatalı ambalajlanmış olması” halinde meydana gelen hasardan «taşıyıcının sorumlu» olmayacağı öngörülmüştür.
Benzer bu kararda1-Dava, «sigorta poliçesinden» kaynaklanan «rücuen tazminat» talebine ilişkindir.
Taşımacı eşyayı «teslim» aldığı andan itibaren teslim edinceye kadar maruz kaldığı ziyadan ve hasardan veya «teslimindeki gecikmeden» sorumludur.Bilirkişi raporlarında «hasarın» istifleme ve yükleme hatasından kaynaklandığı belirtilmiştir.
Dairemizin yerleşik uygulamasına göre taşınacak emtianın araca yüklemesi ve istiflemesi gönderene ait olsa dahi, yükün sağlıklı taşınabilmesi ve «hasara» uğramaması için «taşıyıcının», yükleme ve istiflemeyi basiretli bir «tacir» gibi gözetmesi, hatalı bir yükleme istifleme varsa buna karşı çıkması ve yükün güvenli taşınabilmesi için her türlü tedbiri alması gerekir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:teslimde gecikme · müterafik kusur · kusur oranı · tacir
Benzer bu karardaO halde, mahkemece «taşıyıcının» zararın oluşmasında «müterafik kusuru» olduğu kabul edilerek «kusur oranı» tespit edilmek ve sonucuna göre karar vermek gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Taşımacı eşyayı «teslim» aldığı andan itibaren teslim edinceye kadar maruz kaldığı ziyadan ve hasardan veya «teslimindeki gecikmeden» sorumludur.Bilirkişi raporlarında «hasarın» istifleme ve yükleme hatasından kaynaklandığı belirtilmiştir.
Dairemizin yerleşik uygulamasına göre taşınacak emtianın araca yüklemesi ve istiflemesi gönderene ait olsa dahi, yükün sağlıklı taşınabilmesi ve «hasara» uğramaması için «taşıyıcının», yükleme ve istiflemeyi basiretli bir «tacir» gibi gözetmesi, hatalı bir yükleme istifleme varsa buna karşı çıkması ve yükün güvenli taşınabilmesi için her türlü tedbiri alması gerekir.
3 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/9369 E. 2011/2456 K.
Ortak:taşıyıcının sorumluluğu · istifa · taşıyıcı · sigorta poliçesi · hasar · teslim
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davalı «taşıyıcının» «teslime» kadar oluşacak zarardan sorumlu olduğu ve emtiadaki «hasar» için tatbiki gereken «sovtaj» oranının % 40 olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 10.514,44 Euro’nun faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Anılan Konvansiyonun 17/4.b maddesinde “ambalajlanmadıkları veya kötü ambalajlandıkları zaman özellikleri gereği fire veren veya «hasara» uğrayan malların ambalajlanmaması veya hatalı ambalajlanmış olması” halinde meydana gelen hasardan «taşıyıcının sorumlu» olmayacağı öngörülmüştür.
O halde, mahkemece davaya konu taşımada fiili olarak istiflemenin kimin tarafından yapıldığı usulünce araştırılarak, gönderen tarafından yapılmış ise, davalı «taşıyıcının» yükün güvenli taşınabilmesi için «nezaret yükümlülüğünün» bulunması nedeniyle meydana gelen «hasarda» müterafik kusurunun bulunduğunun kabulü, «istifin» davalı taşıyıcı tarafından yapılması halinde ise, meydana gelen hasarda tüm «kusurun» taşıyıcıda olacağının kabulü gerekip, buna uygun karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde «eksik incelemeye» dayalı olarak karar verilmesi doğru görülmediğinden kararın davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer bu kararda… ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasındaki ihtilafa CMR Konvansiyonu hükümlerinin uygulanmasının gerektiği, sigortalı emtianın alıcıya, alıcının antreposunda «teslim» edildiği ve emtianın hasarlı olması nedeniyle tutanak düzenlendiği, «hasarın», emtianın davalı «taşıyıcının» fiili hakimiyeti altında iken ambalajların ezilmeleri ve kırılmaları nedeni ile meydana geldiği, CMR Konvansiyonu'nun 17/IV-b maddesinde, yetersiz ambalaj «sebebi» ile meydana gelen zararlardan «taşıyıcının sorumlu» olmadığının düzenlendiği, somut olayda da sigorta konusu emtianın ambalaj eksikliği nedeni ile zarara uğradığı, bu durumda davalı taşıyıcının zarardan sorumlu olma …
Mahkemece de kabul edildiği üzere, uyuşmazlığa uygulanması gereken CMR Konvansiyonu’nun 17/1. maddesi uyarınca kural olarak «taşıyıcı» malları «teslim» aldığı andan teslim edilinceye kadar, bunların tamamen veya kısmen kaybından ve doğacak hasardan sorumlu ise de, aynı konvansiyonun 17/4-b bendinde malların hatalı ambalajlanmış olması, c bendinde ise malların gönderici, alıcı veya bunlar adına hareket eden şahıslar tarafından taşınması, yüklenmesi, «istif» edilmesi veya boşaltılması hallerinde oluşan hasarlardan «taşıyıcının sorumlu» olmayacağı düzenlenmiştir.
Ancak Dairemizin yerleşmiş uygulamasına göre, taşınacak emtianın araca yüklenmesi ve istiflenmesi gönderene ait olsa dahi, yükün sağlıklı taşınabilmesi ve «hasara» uğramaması için «taşıyıcının» yükleme ve istiflemeyi basiretli bir taşıyıcı gibi gözetmesi, hatalı bir yükleme varsa buna karşı çıkması ve yükün güvenli taşınabilmesi için gereken tedbirleri alması gerektiği kabul edilmektedir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:nakliyat sigortası · rücuan tazminat · dava sebebi
Benzer bu karardaDava, «nakliyat sigorta poliçesinden» kaynaklanan «rücuan tazminat» istemine ilişkindir.
… ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasındaki ihtilafa CMR Konvansiyonu hükümlerinin uygulanmasının gerektiği, sigortalı emtianın alıcıya, alıcının antreposunda «teslim» edildiği ve emtianın hasarlı olması nedeniyle tutanak düzenlendiği, «hasarın», emtianın davalı «taşıyıcının» fiili hakimiyeti altında iken ambalajların ezilmeleri ve kırılmaları nedeni ile meydana geldiği, CMR Konvansiyonu'nun 17/IV-b maddesinde, yetersiz ambalaj «sebebi» ile meydana gelen zararlardan «taşıyıcının sorumlu» olmadığının düzenlendiği, somut olayda da sigorta konusu emtianın ambalaj eksikliği nedeni ile zarara uğradığı, bu durumda davalı taşıyıcının zarardan sorumlu olma …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/14805 E. 2015/10787 K.
Ortak:taşıyıcının sorumluluğu · istifa · taşıyıcı · hasar · teslim
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davalı «taşıyıcının» «teslime» kadar oluşacak zarardan sorumlu olduğu ve emtiadaki «hasar» için tatbiki gereken «sovtaj» oranının % 40 olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 10.514,44 Euro’nun faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Anılan Konvansiyonun 17/4.b maddesinde “ambalajlanmadıkları veya kötü ambalajlandıkları zaman özellikleri gereği fire veren veya «hasara» uğrayan malların ambalajlanmaması veya hatalı ambalajlanmış olması” halinde meydana gelen hasardan «taşıyıcının sorumlu» olmayacağı öngörülmüştür.
O halde, mahkemece davaya konu taşımada fiili olarak istiflemenin kimin tarafından yapıldığı usulünce araştırılarak, gönderen tarafından yapılmış ise, davalı «taşıyıcının» yükün güvenli taşınabilmesi için «nezaret yükümlülüğünün» bulunması nedeniyle meydana gelen «hasarda» müterafik kusurunun bulunduğunun kabulü, «istifin» davalı taşıyıcı tarafından yapılması halinde ise, meydana gelen hasarda tüm «kusurun» taşıyıcıda olacağının kabulü gerekip, buna uygun karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde «eksik incelemeye» dayalı olarak karar verilmesi doğru görülmediğinden kararın davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer bu kararda… edildiği üzere, uyuşmazlığa uygulanması gereken Karayolu ve Milletlerarası Mal Nakliyatı Mukavelesi İle İlgili Anlaşma (CMR)’nin 17/1. maddesi uyarınca kural olarak «taşıyıcı», malları «teslim» aldığı andan teslim edilinceye kadar, bunların tamamen veya kısmen kaybından ve vukubulacak hasardan sorumlu ise de, aynı Konvansiyon'un 17/4-c bendinde, malların gönderici, alıcı veya bunlar adına hareket eden şahıslar tarafından taşınması, yüklenmesi, «istif» edilmesi veya boşaltılması hallerinde oluşan hasarlardan «taşıyıcının sorumlu» olmayacağı düzenlenmiştir.
… ç'ten Türkiye'ye taşınması hususunda sözleşme yapıldığı, taşıma işini diğer davalının gerçekleştirdiği, taşıma sırasında makinenin araçtan kayarak düşmesi sonucunda «hasara» uğradığı, davaya konu taşımanın tabi olduğu CMR Konvansiyonu'nun 17. maddesi uyarınca «taşıyıcının», yükü «teslim» aldığı andan teslim ettiği ana kadar meydana gelecek hasarlardan sorumlu olduğu, yükleme gönderen tarafından yapılsa dahi taşıyıcının, yükün araç içine istiflenmesini ve sabitlenmesini yapmakla «görevli» bulunduğu, bu görevini yapmayan davalı alt ve «üst taşıyıcının» oluşan zarardan «müteselsilen sorumlu» oldukları gerekçesiyle davanın kabulüne, 23.700 TL'nin faizi ile birlikte davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.
2-Dava, uluslararası karayolu taşımasına konu yükün hasarlı «teslim» edilmesi nedeniyle uğranılan zararın tahsili istemine ilişkin olup yukarıda yapılan özetten de anlaşılacağı üzere mahkemece, davalıların sorumluluğunda İsveç'ten Türkiye'ye karayolu ile taşınan yükün, araçtan kayarak düşmesi sonucunda «hasara» uğradığı, CMR Konvansiyonu'nun 17. maddesi uyarınca «taşıyıcının», yükü teslim aldığı andan teslim ettiği ana kadar oluşacak hasarlardan sorumlu bulunduğu, her ne kadar yükleme gönderen tarafından yapılmış ise de davalı taşıyıcının da yükün araç içine istiflenmesini ve sabitlenmesini yapmakla «görevli» olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:üst taşıyıcı · müteselsil sorumluluk · görevli mahkeme
Benzer bu kararda… ç'ten Türkiye'ye taşınması hususunda sözleşme yapıldığı, taşıma işini diğer davalının gerçekleştirdiği, taşıma sırasında makinenin araçtan kayarak düşmesi sonucunda «hasara» uğradığı, davaya konu taşımanın tabi olduğu CMR Konvansiyonu'nun 17. maddesi uyarınca «taşıyıcının», yükü «teslim» aldığı andan teslim ettiği ana kadar meydana gelecek hasarlardan sorumlu olduğu, yükleme gönderen tarafından yapılsa dahi taşıyıcının, yükün araç içine istiflenmesini ve sabitlenmesini yapmakla «görevli» bulunduğu, bu görevini yapmayan davalı alt ve «üst taşıyıcının» oluşan zarardan «müteselsilen sorumlu» oldukları gerekçesiyle davanın kabulüne, 23.700 TL'nin faizi ile birlikte davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.
2-Dava, uluslararası karayolu taşımasına konu yükün hasarlı «teslim» edilmesi nedeniyle uğranılan zararın tahsili istemine ilişkin olup yukarıda yapılan özetten de anlaşılacağı üzere mahkemece, davalıların sorumluluğunda İsveç'ten Türkiye'ye karayolu ile taşınan yükün, araçtan kayarak düşmesi sonucunda «hasara» uğradığı, CMR Konvansiyonu'nun 17. maddesi uyarınca «taşıyıcının», yükü teslim aldığı andan teslim ettiği ana kadar oluşacak hasarlardan sorumlu bulunduğu, her ne kadar yükleme gönderen tarafından yapılmış ise de davalı taşıyıcının da yükün araç içine istiflenmesini ve sabitlenmesini yapmakla «görevli» olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/14564 E. 2018/5655 K.
Ortak:nezaret yükümlülüğü · istifa · rücuen tazminat · taşıyıcı · sigorta poliçesi · hasar · teslim
İncelediğiniz karardaO halde, mahkemece davaya konu taşımada fiili olarak istiflemenin kimin tarafından yapıldığı usulünce araştırılarak, gönderen tarafından yapılmış ise, davalı «taşıyıcının» yükün güvenli taşınabilmesi için «nezaret yükümlülüğünün» bulunması nedeniyle meydana gelen «hasarda» müterafik kusurunun bulunduğunun kabulü, «istifin» davalı taşıyıcı tarafından yapılması halinde ise, meydana gelen hasarda tüm «kusurun» taşıyıcıda olacağının kabulü gerekip, buna uygun karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde «eksik incelemeye» dayalı olarak karar verilmesi doğru görülmediğinden kararın davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davalı «taşıyıcının» «teslime» kadar oluşacak zarardan sorumlu olduğu ve emtiadaki «hasar» için tatbiki gereken «sovtaj» oranının % 40 olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 10.514,44 Euro’nun faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Anılan Konvansiyonun 17/4.b maddesinde “ambalajlanmadıkları veya kötü ambalajlandıkları zaman özellikleri gereği fire veren veya «hasara» uğrayan malların ambalajlanmaması veya hatalı ambalajlanmış olması” halinde meydana gelen hasardan «taşıyıcının sorumlu» olmayacağı öngörülmüştür.
Benzer bu karardaDairemizin yerleşik kararlarında da ifade edildiği üzere, her ne kadar yükleme ve «istif» gönderene ait olsa da, yükün sağlıklı taşınabilmesi ve «hasara» uğramaması için «taşıyıcının» yükleme ve istiflemeyi basiretli bir «tacir» gibi gözetmesi, hatalı bir yükleme varsa buna karşı çıkması ve yükün güvenli taşınabilmesi için gereken her türlü tedbiri alması gerekir.
… esinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir. ...- Dava, «nakliyat emtia sigorta poliçesi» kapsamında sigortalanan emtianın hasarından kaynaklanan «rücuen tazminat» istemine ilişkin olup, mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkemece tüm dosya kapsamına göre, taşınan emtianın kendine has özellikleri gözetilerek karayolu taşımasına uygun şekilde ambalajlamanın, ahşap takozlar ile sabitlemenin yapılmadığı, doğru istifleme ve yükleme yapılmaması ile ani fren nedeniyle «hasarın» meydana geldiği, yükleme ve istiflemenin «göndericinin sorumluluğunda» olduğu, bu nedenle davalının bir sorumluluğu bulunmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:gönderici sorumluluğu · zıya · nakliyat emtia sigortası · ziya · taşıyan · tacir
Benzer bu kararda781/1. maddesi hükmü uyarınca, «taşıyanlar» eşyanın kendisine «teslim» edildiği tarihten gönderilene teslim olunduğu tarihe kadar geçen süre içinde taşınanın uğradığı «zıya» ve hasardan sorumludur.
Mahkemece tüm dosya kapsamına göre, taşınan emtianın kendine has özellikleri gözetilerek karayolu taşımasına uygun şekilde ambalajlamanın, ahşap takozlar ile sabitlemenin yapılmadığı, doğru istifleme ve yükleme yapılmaması ile ani fren nedeniyle «hasarın» meydana geldiği, yükleme ve istiflemenin «göndericinin sorumluluğunda» olduğu, bu nedenle davalının bir sorumluluğu bulunmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
… esinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir. ...- Dava, «nakliyat emtia sigorta poliçesi» kapsamında sigortalanan emtianın hasarından kaynaklanan «rücuen tazminat» istemine ilişkin olup, mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir.
Dairemizin yerleşik kararlarında da ifade edildiği üzere, her ne kadar yükleme ve «istif» gönderene ait olsa da, yükün sağlıklı taşınabilmesi ve «hasara» uğramaması için «taşıyıcının» yükleme ve istiflemeyi basiretli bir «tacir» gibi gözetmesi, hatalı bir yükleme varsa buna karşı çıkması ve yükün güvenli taşınabilmesi için gereken her türlü tedbiri alması gerekir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2009/5404 E. , 2010/12126 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Bursa 5. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 31.12.2008 tarih ve 2006/26-2008/647 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilince nakliyat sigorta poliçesiyle sigortalanan emtianın kara yoluyla yurt dışından Bursa’ya taşındığını, emtianın taşıma esnasında hasarlandığını, hasar bedelinin sigortalıya ödendiğini ve hasardan davalı taşıyanın sorumlu olduğunu ileri sürerek, 14.053,92 Euro’nun faiziyle birlikte rücuan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin hasardan sorumlu olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davalı taşıyıcının teslime kadar oluşacak zarardan sorumlu olduğu ve emtiadaki hasar için tatbiki gereken sovtaj oranının % 40 olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 10.514,44 Euro’nun faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir
1) Dava, taşıma sigorta poliçesinden kaynaklanan alacağın rücuen tahsili istemine ilişkindir.
Davaya konu uyuşmazlığın uluslararası karayolu ile taşımadan kaynaklandığı ve uyuşmazlığa CMR Konvansiyonu hükümlerinin uygulanacağı kuşkusuzdur. Anılan Konvansiyonun 17/4.b maddesinde “ambalajlanmadıkları veya kötü ambalajlandıkları zaman özellikleri gereği fire veren veya hasara uğrayan malların ambalajlanmaması veya hatalı ambalajlanmış olması” halinde meydana gelen hasardan taşıyıcının sorumlu olmayacağı öngörülmüştür. Ancak, yükün sağlıklı taşınabilmesi ve hasara uğramaması için taşıyıcının yükleme ve istiflemeyi gözetmesi, hatalı bir yükleme varsa buna karşı çıkması ve yükün güvenli taşınabilmesi için gereken her türlü tedbiri alması gerekip, bu nedenle meydana gelecek hasarlarda taşıyıcının müterafik kusurlu olduğunun kabulü gerekmektedir.
Nitekim mahkemece görüşüne başvurulan ilk iki bilirkişi raporunda da bu hususa işaret edilmiştir. O halde, mahkemece davaya konu taşımada fiili olarak istiflemenin kimin tarafından yapıldığı usulünce araştırılarak, gönderen tarafından yapılmış ise, davalı taşıyıcının yükün güvenli taşınabilmesi için nezaret yükümlülüğünün bulunması nedeniyle meydana gelen hasarda müterafik kusurunun bulunduğunun kabulü, istifin davalı taşıyıcı tarafından yapılması halinde ise, meydana gelen hasarda tüm kusurun taşıyıcıda olacağının kabulü gerekip, buna uygun karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde eksik incelemeye dayalı olarak karar verilmesi doğru görülmediğinden kararın davalı yararına bozulması gerekmiştir.
2) TTK’nun 1301 nci maddesi uyarınca açılan rücuen tazminat istemlerinde ödeme yapan sigorta şirketi ancak gerçek hasar tutarını zarar sorumlusundan isteyebilecektir. Uyuşmazlık konusu olayda son bilirkişi raporuna itibar edilerek hüküm kurulmuş ise de; bu rapor, hasarlı kısımların sovtaj değerinin % 40 olması gerektiğini söylemiş, ancak bu husustaki diğer raporlarla ortaya çıkan farklılık denetime imkan verecek şekilde açıklanmadığı gibi, davacının bu konudaki itirazları da karşılanmamıştır. Bu durumda mahkemece, hasarlı emtianın sovtaj değerinin ne olması gerektiğinin konusunda uzman bilirkişiden alınacak denetime imkan veren raporla belirlenip yukarıda açıklanan hususlar da dikkate alınarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi yerinde görülmediğinden kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle kararın davalı yararına, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle de davacı yararına BOZULMASINA, ödedikleri temyiz peşin harcın istekleri halinde temyiz edene iadesine, 29.11.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1043858900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz