6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Rücuen sigorta tazminatı

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2009/5404 E. 2010/12126 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi: Deniz ticareti

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
sovtaj değeri nezaret yükümlülüğü sovtaj cmr konvansiyonu taşıyıcının sorumluluğu istifa rücuen tahsil cmr rücuen tazminat uyuşmazlık konusu taşıyıcı sigorta poliçesi kusur hasar eksik inceleme teslim i̇i̇k 72/son

Atıf yapılan mevzuat: TTK — TTK 1301

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davalı taşıyıcının teslime kadar oluşacak zarardan sorumlu olduğu ve emtiadaki hasar için tatbiki gereken sovtaj oranının % 40 olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 10.514,44 Euro’nun faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir

1) Dava, taşıma sigorta poliçesinden kaynaklanan alacağın rücuen tahsili istemine ilişkindir.

Davaya konu uyuşmazlığın uluslararası karayolu ile taşımadan kaynaklandığı ve uyuşmazlığa CMR Konvansiyonu hükümlerinin uygulanacağı kuşkusuzdur. Anılan Konvansiyonun 17/4.b maddesinde “ambalajlanmadıkları veya kötü ambalajlandıkları zaman özellikleri gereği fire veren veya hasara uğrayan malların ambalajlanmaması veya hatalı ambalajlanmış olması” halinde meydana gelen hasardan taşıyıcının sorumlu olmayacağı öngörülmüştür. Ancak, yükün sağlıklı taşınabilmesi ve hasara uğramaması için taşıyıcının yükleme ve istiflemeyi gözetmesi, hatalı bir yükleme varsa buna karşı çıkması ve yükün güvenli taşınabilmesi için gereken her türlü tedbiri alması gerekip, bu nedenle meydana gelecek hasarlarda taşıyıcının müterafik kusurlu olduğunun kabulü gerekmektedir. Nitekim mahkemece görüşüne başvurulan ilk iki bilirkişi raporunda da bu hususa işaret edilmiştir. O halde, mahkemece davaya konu taşımada fiili olarak istiflemenin kimin tarafından yapıldığı usulünce araştırılarak, gönderen tarafından yapılmış ise, davalı taşıyıcının yükün güvenli taşınabilmesi için nezaret yükümlülüğünün bulunması nedeniyle meydana gelen hasarda müterafik kusurunun bulunduğunun kabulü, istifin davalı taşıyıcı tarafından yapılması halinde ise, meydana gelen hasarda tüm kusurun taşıyıcıda olacağının kabulü gerekip, buna uygun karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde eksik incelemeye dayalı olarak karar verilmesi doğru görülmediğinden kararın davalı yararına bozulması gerekmiştir.

2) TTK’nun 1301 nci maddesi uyarınca açılan rücuen tazminat istemlerinde ödeme yapan sigorta şirketi ancak gerçek hasar tutarını zarar sorumlusundan isteyebilecektir. Uyuşmazlık konusu olayda son bilirkişi raporuna itibar edilerek hüküm kurulmuş ise de; bu rapor, hasarlı kısımların sovtaj değerinin % 40 olması gerektiğini söylemiş, ancak bu husustaki diğer raporlarla ortaya çıkan farklılık denetime imkan verecek şekilde açıklanmadığı gibi, davacının bu konudaki itirazları da karşılanmamıştır. Bu durumda mahkemece, hasarlı emtianın sovtaj değerinin ne olması gerektiğinin konusunda uzman bilirkişiden alınacak denetime imkan veren raporla belirlenip yukarıda açıklanan hususlar da dikkate alınarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi yerinde görülmediğinden kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Rücuen sigorta tazminatı

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/13394 E. 2011/6488 K.

    Ortak: · Rücuen sigorta tazminatı

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Rücû tazminatı

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/428 E. 2013/1961 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Sigorta poliçesine dayalı tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/12916 E. 2012/19231 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

3 benzer karar daha
  • Tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/9369 E. 2011/2456 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/14805 E. 2015/10787 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/14564 E. 2018/5655 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2009/5404 E.  ,  2010/12126 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasında görülen davada Bursa 5. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 31.12.2008 tarih ve 2006/26-2008/647 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkilince nakliyat sigorta poliçesiyle sigortalanan emtianın kara yoluyla yurt dışından Bursa’ya taşındığını, emtianın taşıma esnasında hasarlandığını, hasar bedelinin sigortalıya ödendiğini ve hasardan davalı taşıyanın sorumlu olduğunu ileri sürerek, 14.053,92 Euro’nun faiziyle birlikte rücuan tahsilini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, müvekkilinin hasardan sorumlu olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davalı taşıyıcının teslime kadar oluşacak zarardan sorumlu olduğu ve emtiadaki hasar için tatbiki gereken sovtaj oranının % 40 olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 10.514,44 Euro’nun faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir

1) Dava, taşıma sigorta poliçesinden kaynaklanan alacağın rücuen tahsili istemine ilişkindir.

Davaya konu uyuşmazlığın uluslararası karayolu ile taşımadan kaynaklandığı ve uyuşmazlığa CMR Konvansiyonu hükümlerinin uygulanacağı kuşkusuzdur. Anılan Konvansiyonun 17/4.b maddesinde “ambalajlanmadıkları veya kötü ambalajlandıkları zaman özellikleri gereği fire veren veya hasara uğrayan malların ambalajlanmaması veya hatalı ambalajlanmış olması” halinde meydana gelen hasardan taşıyıcının sorumlu olmayacağı öngörülmüştür. Ancak, yükün sağlıklı taşınabilmesi ve hasara uğramaması için taşıyıcının yükleme ve istiflemeyi gözetmesi, hatalı bir yükleme varsa buna karşı çıkması ve yükün güvenli taşınabilmesi için gereken her türlü tedbiri alması gerekip, bu nedenle meydana gelecek hasarlarda taşıyıcının müterafik kusurlu olduğunun kabulü gerekmektedir.

Nitekim mahkemece görüşüne başvurulan ilk iki bilirkişi raporunda da bu hususa işaret edilmiştir. O halde, mahkemece davaya konu taşımada fiili olarak istiflemenin kimin tarafından yapıldığı usulünce araştırılarak, gönderen tarafından yapılmış ise, davalı taşıyıcının yükün güvenli taşınabilmesi için nezaret yükümlülüğünün bulunması nedeniyle meydana gelen hasarda müterafik kusurunun bulunduğunun kabulü, istifin davalı taşıyıcı tarafından yapılması halinde ise, meydana gelen hasarda tüm kusurun taşıyıcıda olacağının kabulü gerekip, buna uygun karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde eksik incelemeye dayalı olarak karar verilmesi doğru görülmediğinden kararın davalı yararına bozulması gerekmiştir.

2) TTK’nun 1301 nci maddesi uyarınca açılan rücuen tazminat istemlerinde ödeme yapan sigorta şirketi ancak gerçek hasar tutarını zarar sorumlusundan isteyebilecektir. Uyuşmazlık konusu olayda son bilirkişi raporuna itibar edilerek hüküm kurulmuş ise de; bu rapor, hasarlı kısımların sovtaj değerinin % 40 olması gerektiğini söylemiş, ancak bu husustaki diğer raporlarla ortaya çıkan farklılık denetime imkan verecek şekilde açıklanmadığı gibi, davacının bu konudaki itirazları da karşılanmamıştır. Bu durumda mahkemece, hasarlı emtianın sovtaj değerinin ne olması gerektiğinin konusunda uzman bilirkişiden alınacak denetime imkan veren raporla belirlenip yukarıda açıklanan hususlar da dikkate alınarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi yerinde görülmediğinden kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.

SONUÇ

Yukarda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle kararın davalı yararına, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle de davacı yararına BOZULMASINA, ödedikleri temyiz peşin harcın istekleri halinde temyiz edene iadesine, 29.11.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1043858900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.