Rücû tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2012/428 E. 2013/1961 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
nezaret görevi↗ cmr konvansiyonu↗ müterafik kusur↗ sınırlı sorumluluk↗ taşıyıcının sorumluluğu↗ istifa↗ cmr↗ rücuen tazminat↗ taşıyıcı↗ çek↗ sigorta poliçesi↗ kusur↗ hasar↗ teslim↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davanın kısmen kabulü ile 8.556 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, taşıma sigorta poliçesine dayalı rücuen tazminat istemine ilişkindir. Davacı nezdinde sigortalı emtianın Türkiye’den Çek Cumhuriyeti'ne taşınması sırasında hasarlandığı, bu taşımanın CMR Konvansiyonu hükümlerine tabi olduğu şüphesiz olup taraflar arasındaki uyuşmazlık, meydana gelen zarardan davalı taşıyıcının sorumlu olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
CMR Konvansiyonu hükümlerine tabi taşımalarda taşıyıcı, eşyanın kendisine teslim edildiği andan gönderilene teslim olunduğu tarihe kadar meydana gelen hasar ve kayıplardan sorumludur. Bununla birlikte, anılan Konvansiyonu’nun 17/4-c maddesi uyarınca hasarın, yükün gönderici, alıcı veya bunların adına hareket eden kişiler tarafından yüklenmesi, istiflenmesi veya boşaltılması nedeniyle oluştuğunun kanıtlanması halinde taşıyıcının sorumluluğundan bahsedilemeyecektir. Fakat, bu halde de taşıyıcının yükün sağlıklı taşınabilmesi için yükleme ve istiflemeye gerekli özeni gösterme, nezaret etme yükümlülüğü bulunmaktadır. Bahse konu yükümlülüğün ihlali, taşıyıcı bakımından müterafik kusur oluşturmaktadır.
Somut olayda, gerek ekspertiz raporunda, gerekse hükme esas alınan bilirkişi raporunda davaya konu hasarın, yükün iyi istiflenmemesinden kaynaklandığı açıklanmış olmasına rağmen mahkemece yüklemenin ve istiflemenin kime ait olduğu konusunda herhangi bir inceleme yapılmamıştır. O halde, mahkemece, yüklemenin ve istiflemenin kime ait olduğu belirlenmesi, gönderene ait olduğunun tespiti halinde davalının nezaret görevini yerine getirmemesi nedeniyle müterafik kusurunun bulunduğunun kabul edilmesi ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamıştır.
Öte yandan, hasarın neden ve nasıl meydana geldiği konusunda açıklama yapmadığı için davalının CMR Konvansiyonu'nun 29. maddesinde düzenlenen sınırlı sorumluluk hakkından yararlanamayacağı kabul edilmiş ise de, dosyada mübrez bilirkişi raporunda hasarın istif hatasından kaynaklandığının belirtilmiş olmasına göre bu halin, davalı taşıyıcı açısından kasıt ya da kasda eşdeğer kusur olarak kabulü mümkün olmadığından hükmün bu nedenle de bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/6574 E. 2012/13462 K.
Ortak:taşıyıcının sorumluluğu · taşıyıcı · sigorta poliçesi · kusur · hasar · teslim
İncelediğiniz karardaCMR Konvansiyonu hükümlerine tabi taşımalarda «taşıyıcı», eşyanın kendisine «teslim» edildiği andan gönderilene teslim olunduğu tarihe kadar meydana gelen «hasar» ve kayıplardan sorumludur.
Bununla birlikte, anılan Konvansiyonu’nun 17/4-c maddesi uyarınca «hasarın», yükün gönderici, alıcı veya bunların adına hareket eden kişiler tarafından yüklenmesi, istiflenmesi veya boşaltılması nedeniyle oluştuğunun kanıtlanması halinde «taşıyıcının sorumluluğundan» bahsedilemeyecektir.
Öte yandan, «hasarın» neden ve nasıl meydana geldiği konusunda açıklama yapmadığı için davalının CMR Konvansiyonu'nun 29. maddesinde düzenlenen «sınırlı sorumluluk» hakkından yararlanamayacağı kabul edilmiş ise de, dosyada mübrez bilirkişi raporunda hasarın «istif» hatasından kaynaklandığının belirtilmiş olmasına göre bu halin, davalı «taşıyıcı» açısından kasıt ya da kasda eşdeğer «kusur» olarak kabulü mümkün olmadığından hükmün bu nedenle de bozulması gerekmiştir.
Benzer bu karardaCMR hükümlerine tabi taşımalarda da «taşıyıcının» eşyanın kendisine «teslim» edildiği tarihten gönderilene teslim edildiği tarihe kadar meydana gelen «hasar» ve kayıplardan sorumlu olacağı esastır.
Ancak, anılan Konvansiyonun 17/4-c maddesinde, yükün gönderici, alıcı veya bunların adına hareket eden kişiler tarafından alınması, yüklenmesi, istiflenmesi veya boşaltılması özel bir risk durumu olarak kabul edilmiş, «hasar» veya «kaybın» anılan nedenlerden kaynaklanması halinde «taşıyıcının sorumlu» olmayacağı hükme bağlanmıştır.
Bahse konu yükümlülüğün ihlali, «taşıyıcı» bakımından «kusur» oluşturmaktadır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:nezaret yükümlülüğü · kötüniyet tazminatı · uyuşmazlık konusu · kâr kaybı · bilirkişi incelemesi · kötüniyet · tacir
Benzer bu karardaMahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamına göre, «hasarın» istiflemeden değil ambalaj hatasından kaynaklandığı, davacı tarafın icra takibinde «kötüniyetli» olduğunun ispat edilemediği gerekçesiyle, davanın ve davalının «kötüniyet tazminatı» talebinin reddine karar verilmiştir.
Bu durum karşısında, davacı vekilinin rapora yönelik itirazları dikkate alınıp, davalı «taşıyıcının» yükleme ve istifleme bakımından «nezaret yükümlülüğünü» ihlal ettiği ve kusurlu olduğu kabul edilip, «kusur» oranları bakımından gerektiğinde ek rapor alınması veya yeniden «bilirkişi incelemesi» yaptırılması ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
Davacı nezdinde sigortalı emtianın davalı tarafından İtalya’dan Türkiye’ye taşınması sırasında hasarlandığı, bu taşımanın CMR hükümlerine tabi olduğu hususları «uyuşmazlık konusu» değildir.
Ancak, anılan Konvansiyonun 17/4-c maddesinde, yükün gönderici, alıcı veya bunların adına hareket eden kişiler tarafından alınması, yüklenmesi, istiflenmesi veya boşaltılması özel bir risk durumu olarak kabul edilmiş, «hasar» veya «kaybın» anılan nedenlerden kaynaklanması halinde «taşıyıcının sorumlu» olmayacağı hükme bağlanmıştır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/9369 E. 2011/2456 K.
Ortak:taşıyıcının sorumluluğu · istifa · taşıyıcı · sigorta poliçesi · hasar · teslim
İncelediğiniz karardaCMR Konvansiyonu hükümlerine tabi taşımalarda «taşıyıcı», eşyanın kendisine «teslim» edildiği andan gönderilene teslim olunduğu tarihe kadar meydana gelen «hasar» ve kayıplardan sorumludur.
Bununla birlikte, anılan Konvansiyonu’nun 17/4-c maddesi uyarınca «hasarın», yükün gönderici, alıcı veya bunların adına hareket eden kişiler tarafından yüklenmesi, istiflenmesi veya boşaltılması nedeniyle oluştuğunun kanıtlanması halinde «taşıyıcının sorumluluğundan» bahsedilemeyecektir.
Öte yandan, «hasarın» neden ve nasıl meydana geldiği konusunda açıklama yapmadığı için davalının CMR Konvansiyonu'nun 29. maddesinde düzenlenen «sınırlı sorumluluk» hakkından yararlanamayacağı kabul edilmiş ise de, dosyada mübrez bilirkişi raporunda hasarın «istif» hatasından kaynaklandığının belirtilmiş olmasına göre bu halin, davalı «taşıyıcı» açısından kasıt ya da kasda eşdeğer «kusur» olarak kabulü mümkün olmadığından hükmün bu nedenle de bozulması gerekmiştir.
Benzer bu kararda… ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasındaki ihtilafa CMR Konvansiyonu hükümlerinin uygulanmasının gerektiği, sigortalı emtianın alıcıya, alıcının antreposunda «teslim» edildiği ve emtianın hasarlı olması nedeniyle tutanak düzenlendiği, «hasarın», emtianın davalı «taşıyıcının» fiili hakimiyeti altında iken ambalajların ezilmeleri ve kırılmaları nedeni ile meydana geldiği, CMR Konvansiyonu'nun 17/IV-b maddesinde, yetersiz ambalaj «sebebi» ile meydana gelen zararlardan «taşıyıcının sorumlu» olmadığının düzenlendiği, somut olayda da sigorta konusu emtianın ambalaj eksikliği nedeni ile zarara uğradığı, bu durumda davalı taşıyıcının zarardan sorumlu olma …
Mahkemece de kabul edildiği üzere, uyuşmazlığa uygulanması gereken CMR Konvansiyonu’nun 17/1. maddesi uyarınca kural olarak «taşıyıcı» malları «teslim» aldığı andan teslim edilinceye kadar, bunların tamamen veya kısmen kaybından ve doğacak hasardan sorumlu ise de, aynı konvansiyonun 17/4-b bendinde malların hatalı ambalajlanmış olması, c bendinde ise malların gönderici, alıcı veya bunlar adına hareket eden şahıslar tarafından taşınması, yüklenmesi, «istif» edilmesi veya boşaltılması hallerinde oluşan hasarlardan «taşıyıcının sorumlu» olmayacağı düzenlenmiştir.
Ancak Dairemizin yerleşmiş uygulamasına göre, taşınacak emtianın araca yüklenmesi ve istiflenmesi gönderene ait olsa dahi, yükün sağlıklı taşınabilmesi ve «hasara» uğramaması için «taşıyıcının» yükleme ve istiflemeyi basiretli bir taşıyıcı gibi gözetmesi, hatalı bir yükleme varsa buna karşı çıkması ve yükün güvenli taşınabilmesi için gereken tedbirleri alması gerektiği kabul edilmektedir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:nakliyat sigortası · rücuan tazminat · dava sebebi
Benzer bu karardaDava, «nakliyat sigorta poliçesinden» kaynaklanan «rücuan tazminat» istemine ilişkindir.
… ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasındaki ihtilafa CMR Konvansiyonu hükümlerinin uygulanmasının gerektiği, sigortalı emtianın alıcıya, alıcının antreposunda «teslim» edildiği ve emtianın hasarlı olması nedeniyle tutanak düzenlendiği, «hasarın», emtianın davalı «taşıyıcının» fiili hakimiyeti altında iken ambalajların ezilmeleri ve kırılmaları nedeni ile meydana geldiği, CMR Konvansiyonu'nun 17/IV-b maddesinde, yetersiz ambalaj «sebebi» ile meydana gelen zararlardan «taşıyıcının sorumlu» olmadığının düzenlendiği, somut olayda da sigorta konusu emtianın ambalaj eksikliği nedeni ile zarara uğradığı, bu durumda davalı taşıyıcının zarardan sorumlu olma …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/14823 E. 2012/21312 K.
Ortak:nezaret görevi · müterafik kusur · taşıyıcının sorumluluğu · istifa · rücuen tazminat · taşıyıcı · sigorta poliçesi · kusur · Rücû tazminatı
İncelediğiniz karardaBahse konu yükümlülüğün ihlali, «taşıyıcı» bakımından «müterafik kusur» oluşturmaktadır.
Öte yandan, «hasarın» neden ve nasıl meydana geldiği konusunda açıklama yapmadığı için davalının CMR Konvansiyonu'nun 29. maddesinde düzenlenen «sınırlı sorumluluk» hakkından yararlanamayacağı kabul edilmiş ise de, dosyada mübrez bilirkişi raporunda hasarın «istif» hatasından kaynaklandığının belirtilmiş olmasına göre bu halin, davalı «taşıyıcı» açısından kasıt ya da kasda eşdeğer «kusur» olarak kabulü mümkün olmadığından hükmün bu nedenle de bozulması gerekmiştir.
Dava, taşıma «sigorta poliçesine» dayalı «rücuen tazminat» istemine ilişkindir.
Benzer bu karardaBahse konu yükümlülüğün ihlali, «taşıyıcı» bakımından «müterafik kusur» oluşturmaktadır.
Dava, taşıma «sigorta poliçesine» dayalı «rücuen tazminat» istemine ilişkindir.
Ancak, anılan Konvansiyon’un 17/4-c maddesinde, yükün gönderici, alıcı veya bunların adına hareket eden kişiler tarafından alınması, yüklenmesi, istiflenmesi veya boşaltılması özel bir risk durumu olarak kabul edilmiş, «hasar» veya «kaybın» anılan nedenlerden kaynaklanması halinde «taşıyıcının sorumlu» olmayacağı hükme bağlanmıştır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ambalaj yetersizliği · sigorta ettiren · uyuşmazlık konusu · kâr kaybı · temsil
Benzer bu karardaDavalı şirket «temsilcisi» ambalaj, yükleme ve «istifin» davacının sigortalısına ait olduğunu, «hasarın» da «ambalajın yetersiz» olmasından kaynaklandığını savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, emtianın davalıya sağlam olarak «teslim» edildiği, ancak varış yerinde hasarlı olduğunun tespit edildiği, «hasara» davalının taşımaya ilişkin gerekli önlemleri almaması ve özenli davranmamasının neden olduğu, davacının «sigorta ettirene» 6.872,62 USD tazminat ödediği, davacının sigorta ettiren yerine geçerek tazmin edilen zararı istemeye hakkı bulunduğu, gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş …
Kararı, davalı «temsilcisi» temyiz etmiştir.
Davacı nezdinde sigortalı cam emtiasının Türkiye’den Azerbaycan’a taşınması sırasında hasarlandığı, bu taşımanın CMR hükümlerine tabi olduğu «uyuşmazlık konusu» değildir.
4 benzer karar daha
-
Nakliyat sigorta poliçesine dayalı tazminatın rücuen tahsili
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/3955 E. 2011/15049 K.
Ortak:istifa · taşıyıcı · sigorta poliçesi · hasar · teslim
İncelediğiniz karardaCMR Konvansiyonu hükümlerine tabi taşımalarda «taşıyıcı», eşyanın kendisine «teslim» edildiği andan gönderilene teslim olunduğu tarihe kadar meydana gelen «hasar» ve kayıplardan sorumludur.
Öte yandan, «hasarın» neden ve nasıl meydana geldiği konusunda açıklama yapmadığı için davalının CMR Konvansiyonu'nun 29. maddesinde düzenlenen «sınırlı sorumluluk» hakkından yararlanamayacağı kabul edilmiş ise de, dosyada mübrez bilirkişi raporunda hasarın «istif» hatasından kaynaklandığının belirtilmiş olmasına göre bu halin, davalı «taşıyıcı» açısından kasıt ya da kasda eşdeğer «kusur» olarak kabulü mümkün olmadığından hükmün bu nedenle de bozulması gerekmiştir.
Bununla birlikte, anılan Konvansiyonu’nun 17/4-c maddesi uyarınca «hasarın», yükün gönderici, alıcı veya bunların adına hareket eden kişiler tarafından yüklenmesi, istiflenmesi veya boşaltılması nedeniyle oluştuğunun kanıtlanması halinde «taşıyıcının sorumluluğundan» bahsedilemeyecektir.
Benzer bu karardaSigortalı emtea Türkiye'den Almanya'ya taşınması sırasında «hasara» uğramış olup, uyuşmazlığa uygulanması gereken Karayolu ve Milletlerarası Mal Nakliyatı Mukavelesi İle İlgili Anlaşma (CMR)'nın 17/1. maddesi uyarınca kural olarak, «taşıyıcı» malları «teslim» aldığı andan teslim edilinceye kadar, bunların tamamen veya kısmen kaybından ve vukubulacak hasardan mes'ul ise de, aynı Konvansiyon'un 17/4-c maddesi uyarınca, malların gönderici, alıcı veya bunlar adına hareket eden şahıslar tarafından taşınması, yüklenmesi, «istif» edilmesi veya boşaltılması nedeniyle oluşan hasarlardan dolayı taşıyıcının «ibra» edileceği belirtilmiştir.
Mahkemece, CMR hükümlerinin olaya uygulanması gerektiği, «hasarın» yükleme ve istifleme hatası sonucu meydana geldiği, yükleme ve istiflemenin ise gönderici sigortalı tarafından gerçekleştirildiği, yanlış yükleme ve istifleme olsa dahi davalıların «taşıyıcı» olarak nezaret sorumluluğu ve hatalı «istif» ve yüklemeye karşı çıkma zorunluluklarının bulunduğu, güvenli taşıma için her türlü tedbiri alma görevinin taşıyıcılara ait olduğu, bilirkişi raporunun aksine dava …
2-Dava, «nakliyat sigorta poliçesine» dayalı tazminatın «rücuen tahsili» istemine ilişkindir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:nakliyat sigortası · rücuen tahsil · acente · ibra
Benzer bu kararda2-Dava, «nakliyat sigorta poliçesine» dayalı tazminatın «rücuen tahsili» istemine ilişkindir.
A.Ş.'nin «acente» olmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 4.024,78 TL'nin ödeme tarihi olan 23.06.2006 tarihinden itibaren avans faiziyle davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
Sigortalı emtea Türkiye'den Almanya'ya taşınması sırasında «hasara» uğramış olup, uyuşmazlığa uygulanması gereken Karayolu ve Milletlerarası Mal Nakliyatı Mukavelesi İle İlgili Anlaşma (CMR)'nın 17/1. maddesi uyarınca kural olarak, «taşıyıcı» malları «teslim» aldığı andan teslim edilinceye kadar, bunların tamamen veya kısmen kaybından ve vukubulacak hasardan mes'ul ise de, aynı Konvansiyon'un 17/4-c maddesi uyarınca, malların gönderici, alıcı veya bunlar adına hareket eden şahıslar tarafından taşınması, yüklenmesi, «istif» edilmesi veya boşaltılması nedeniyle oluşan hasarlardan dolayı taşıyıcının «ibra» edileceği belirtilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/7016 E. 2011/233 K.
Ortak:nezaret görevi · taşıyıcının sorumluluğu · istifa · taşıyıcı · sigorta poliçesi · hasar · teslim
İncelediğiniz karardaCMR Konvansiyonu hükümlerine tabi taşımalarda «taşıyıcı», eşyanın kendisine «teslim» edildiği andan gönderilene teslim olunduğu tarihe kadar meydana gelen «hasar» ve kayıplardan sorumludur.
Bununla birlikte, anılan Konvansiyonu’nun 17/4-c maddesi uyarınca «hasarın», yükün gönderici, alıcı veya bunların adına hareket eden kişiler tarafından yüklenmesi, istiflenmesi veya boşaltılması nedeniyle oluştuğunun kanıtlanması halinde «taşıyıcının sorumluluğundan» bahsedilemeyecektir.
Öte yandan, «hasarın» neden ve nasıl meydana geldiği konusunda açıklama yapmadığı için davalının CMR Konvansiyonu'nun 29. maddesinde düzenlenen «sınırlı sorumluluk» hakkından yararlanamayacağı kabul edilmiş ise de, dosyada mübrez bilirkişi raporunda hasarın «istif» hatasından kaynaklandığının belirtilmiş olmasına göre bu halin, davalı «taşıyıcı» açısından kasıt ya da kasda eşdeğer «kusur» olarak kabulü mümkün olmadığından hükmün bu nedenle de bozulması gerekmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, cam emtiasının taşıma sırasında «hasar» gördüğü, davalının hamule senedinde «ihtirazı kayıt» öne sürmediği, hasardan «taşıyıcının sorumlu» olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, 4.393,44 YTL'nın ödeme tarihi olan 28.07.2006 tarihinden itibaren yasal faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Ancak anılan konvansiyonun 17/4-c maddesinde, yükün gönderici, alıcı veya bunların adına hareket eden kişiler tarafından alınması, yüklenmesi, istiflenmesi veya boşaltılması özel risk durumu olarak kabul edilmiş, «hasar» veya «kaybın» anılan nedenlerden kaynaklanması halinde «taşıyıcının sorumlu» olmayacağı hükme bağlanmıştır.
Fakat, yükleme gönderene veya başkasına ait olsa bile «taşıyıcının», malın sağlam ve tam olarak «teslimi» zorunluluğu çerçevesinde gerek istiflenmesi gerekse ambalaj itibariyle taşımaya uygunluğu noktasında taşıyıcının «nezaret görevi» mevcuttur.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:denetime elverişli rapor · eksper raporu · nakliyat sigortası · ihtirazi kayıt · rücuan tazminat · bilirkişi raporuna itiraz · sorumluluk sigortası · denetime elverişlilik
Benzer bu karardaYukarıda yapılan açıklamalara göre somut olaya gelince, davalı taraf «bilirkişi raporuna itirazında», müvekkil firmanın CMR «sorumluluk sigorta poliçesi» gereğince aynı olay nedeniyle düzenlenen ekspertiz raporunu «ibraz» ile adı geçen raporda, söz konusu cam emtiasının hatalı ambalajlamadan «hasar» gördüğünün belirlendiğini ve bu durumda iki «ekspertiz raporu» arasında çelişki bulunduğunu bildirerek çelişkinin giderilmesi için ek rapor düzenlenmesi talebinde bulunmuş, ancak mahkemece davalının itirazları değerlendirilip …
Dava, «nakliyat sigorta poliçesine» dayalı «rücuan tazminat» istemine ilişkin olup, davacı nezdinde sigortalı emtianın davalı tarafından Almanya/İzmir arası taşınması sırasında hasarlandığı, bu taşımanın CMR hükümlerine tabi olduğu hususları «uyuşmazlık konusu» değildir.
Bu durumda mahkemece, davalının itirazları doğrultusunda öncelikle yükleme ve araç içerisine «istifin» kime ait olduğunun belirlenmesi, bu işlemleri yerine getirmenin göndericiye ait olduğunun tespiti halinde ise bu kez de davalı «taşıyıcının» yüklemeye nezaret etme görevinin bulunduğu nazara alınarak davalı taşıyıcının hasardaki müterafik kusurunun bu konuda uzman bilirkişi veya bilirkişi kurulundan alınacak «denetime elverişli rapor» ile belirlenmesi gerekirken «eksik incelemeyle» yazılı olduğu şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, cam emtiasının taşıma sırasında «hasar» gördüğü, davalının hamule senedinde «ihtirazı kayıt» öne sürmediği, hasardan «taşıyıcının sorumlu» olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, 4.393,44 YTL'nın ödeme tarihi olan 28.07.2006 tarihinden itibaren yasal faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2019/2746 E. 2020/832 K.
Ortak:müterafik kusur · taşıyıcının sorumluluğu · rücuen tazminat · taşıyıcı · sigorta poliçesi · kusur · hasar · teslim
İncelediğiniz karardaCMR Konvansiyonu hükümlerine tabi taşımalarda «taşıyıcı», eşyanın kendisine «teslim» edildiği andan gönderilene teslim olunduğu tarihe kadar meydana gelen «hasar» ve kayıplardan sorumludur.
Bununla birlikte, anılan Konvansiyonu’nun 17/4-c maddesi uyarınca «hasarın», yükün gönderici, alıcı veya bunların adına hareket eden kişiler tarafından yüklenmesi, istiflenmesi veya boşaltılması nedeniyle oluştuğunun kanıtlanması halinde «taşıyıcının sorumluluğundan» bahsedilemeyecektir.
Bahse konu yükümlülüğün ihlali, «taşıyıcı» bakımından «müterafik kusur» oluşturmaktadır.
Benzer bu karardaCMR hükümlerine tabi taşımalarda «taşıyıcının», eşyanın kendisine «teslim» edildiği tarihten gönderilene teslim edildiği tarihe kadar meydana gelen «hasar» ve kayıplardan sorumlu olacağı esas olmakla birlikte, anılan Konvansiyon’un 17/4-c maddesinde, yükün gönderici, alıcı veya bunların adına hareket eden kişiler tarafından alınması, yüklenmesi, istiflenmesi veya boşaltılması özel bir risk durumu olarak kabul edilmiş, hasar veya «kaybın» anılan nedenlerden kaynaklanması halinde «taşıyıcının sorumlu» olmayacağı hükme bağlanmıştır.
Bahse konu yükümlülüğün ihlali, «taşıyıcı» bakımından «müterafik kusur» oluşturacaktır.
… emenin gönderici tarafından gerçekleştirildiği dikkate alındığında CMR m. l7/IV-c uyarınca taşımacıların sorumluluğunun söz konusu olmayacağı, diğer yandan emtianın «ihtirazi kayıt» konulmaksızın «teslim» alınmasının da «taşıyıcının» sorumsuzluğuna ilişkin ortaya konan hususları destekler nitelikte olduğu, bu sebeplerle taşınan emtiada meydana gelen zarardan dolayı davalı taşımacıların kusurunu …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:eksper raporu · ihtirazi kayıt · taşıma sözleşmesi · kâr kaybı · taşıyan · eksik inceleme
Benzer bu karardaSomut olayda, her ne kadar istiflemenin sigortalı gönderen tarafından gerçekleştirildiği anlaşılmaktaysa da, «taşıma sözleşmesinin» tarafı olan ve emtiayı fiilen «taşıyan» davalıların Dairemizin taşıyanın istiflemeye nezaret etme yükümlülüğüne dair yerleşik içtihatları ve anılan ilkeler çerçevesinde, hiçbir sabitleme yapılmaksızın gerçekleştirilen istiflemeye nezaret etme ve yüke gerekli özeni gösterme yükümlülüklerini gereği gibi yerine getirmediklerinden sigortalı emtia üzerinde oluşan zarardan müterafik kusurları nedeniyle sorumlu oldukları kabul edilerek, bu cihette yapılacak değerlendirmenin sonucuna göre karar verilmesi gerekirken mahkemece «eksik inceleme» ve değerlendirmeyle karar verilmesi doğru görülmediği gibi, mallar henüz alıcı tarafından «teslim» alınmadan tahliye edilmeden önce, henüz tırın içerisinde iken malların devrilmiş ve dağılmış hallerinin tır sürücüsünün yanında fotoğraflanmış ve taraflar arasında …
… emenin gönderici tarafından gerçekleştirildiği dikkate alındığında CMR m. l7/IV-c uyarınca taşımacıların sorumluluğunun söz konusu olmayacağı, diğer yandan emtianın «ihtirazi kayıt» konulmaksızın «teslim» alınmasının da «taşıyıcının» sorumsuzluğuna ilişkin ortaya konan hususları destekler nitelikte olduğu, bu sebeplerle taşınan emtiada meydana gelen zarardan dolayı davalı taşımacıların kusurunu …
Dosyada yer alan «ekspertiz raporu» ve bilirkişi raporları gözetildiğinde sigortalı emtia üzerinde meydana gelen «hasarın» taşıma sırasındaki istiflemenin hatalı ve sabitlemenin yetersiz şekilde yapılmış olmasından kaynaklandığı hususunda uyuşmazlık bulunmamakta olup, esasen bu durum mahkemenin de kabulündedir.
CMR hükümlerine tabi taşımalarda «taşıyıcının», eşyanın kendisine «teslim» edildiği tarihten gönderilene teslim edildiği tarihe kadar meydana gelen «hasar» ve kayıplardan sorumlu olacağı esas olmakla birlikte, anılan Konvansiyon’un 17/4-c maddesinde, yükün gönderici, alıcı veya bunların adına hareket eden kişiler tarafından alınması, yüklenmesi, istiflenmesi veya boşaltılması özel bir risk durumu olarak kabul edilmiş, hasar veya «kaybın» anılan nedenlerden kaynaklanması halinde «taşıyıcının sorumlu» olmayacağı hükme bağlanmıştır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/11831 E. 2014/18759 K.
Ortak:müterafik kusur · istifa · taşıyıcı · kusur · hasar
İncelediğiniz karardaÖte yandan, «hasarın» neden ve nasıl meydana geldiği konusunda açıklama yapmadığı için davalının CMR Konvansiyonu'nun 29. maddesinde düzenlenen «sınırlı sorumluluk» hakkından yararlanamayacağı kabul edilmiş ise de, dosyada mübrez bilirkişi raporunda hasarın «istif» hatasından kaynaklandığının belirtilmiş olmasına göre bu halin, davalı «taşıyıcı» açısından kasıt ya da kasda eşdeğer «kusur» olarak kabulü mümkün olmadığından hükmün bu nedenle de bozulması gerekmiştir.
Bahse konu yükümlülüğün ihlali, «taşıyıcı» bakımından «müterafik kusur» oluşturmaktadır.
CMR Konvansiyonu hükümlerine tabi taşımalarda «taşıyıcı», eşyanın kendisine «teslim» edildiği andan gönderilene teslim olunduğu tarihe kadar meydana gelen «hasar» ve kayıplardan sorumludur.
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma, hükme dayanak yapılan bilirkişi raporuna göre emtiadaki «hasarın» yetersiz ambalajlamadan ve istiflemeden kaynaklandığı, taraflar arasındaki uyuşmazlığa CMR hükümlerinin uygulanması gerektiği, dosyada taraflarca sunulmuş bir «taşıma sözleşmesi» bulunmadığından mevcut CMR belgesinin taşıma akdine ve koşullarına ilişkin delil olduğu, CMR belgesinde ambalajlama, istifleme, yükleme ve boşaltma işlerinin göndericinin ve alıcının sorumluluğunda olduğu kararlaştırıldığından meydana gelen hasarda davalı «taşıyıcının» asli sorumluluğunun bulunmadığı, buna karşılık davalının CMR 8/1-b maddesi uyarınca ambalajlamada ve yüklemede gördüğü eksiklikleri diğer tarafa bildirmeyip gerekli önlemleri almaması sebebiyle %20 oranında kusurlu olduğu gerekçesiyle 18.600 TL zarar miktarının «kusur oranına» göre 3.720 TL'sinin faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
Bu durumda ambalajlamanın davalıya ait olduğu kabul edilerek buna göre «müterafik kusur tespit» edilmesi gerekirken hem ambalajlama hem de «istifin» davacıya ait olduğu kabul edilerek yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
Dava, CMR hükümlerine tabi taşıma sırasında meydana gelen «hasar» nedeniyle «taşıyıcıya» karşı açılmış «rücuen alacak» davasıdır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kusur tespiti · rücuen alacak · kusur oranı · taşıma sözleşmesi
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma, hükme dayanak yapılan bilirkişi raporuna göre emtiadaki «hasarın» yetersiz ambalajlamadan ve istiflemeden kaynaklandığı, taraflar arasındaki uyuşmazlığa CMR hükümlerinin uygulanması gerektiği, dosyada taraflarca sunulmuş bir «taşıma sözleşmesi» bulunmadığından mevcut CMR belgesinin taşıma akdine ve koşullarına ilişkin delil olduğu, CMR belgesinde ambalajlama, istifleme, yükleme ve boşaltma işlerinin göndericinin ve alıcının sorumluluğunda olduğu kararlaştırıldığından meydana gelen hasarda davalı «taşıyıcının» asli sorumluluğunun bulunmadığı, buna karşılık davalının CMR 8/1-b maddesi uyarınca ambalajlamada ve yüklemede gördüğü eksiklikleri diğer tarafa bildirmeyip gerekli önlemleri almaması sebebiyle %20 oranında kusurlu olduğu gerekçesiyle 18.600 TL zarar miktarının «kusur oranına» göre 3.720 TL'sinin faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
Dava, CMR hükümlerine tabi taşıma sırasında meydana gelen «hasar» nedeniyle «taşıyıcıya» karşı açılmış «rücuen alacak» davasıdır.
Bu durumda ambalajlamanın davalıya ait olduğu kabul edilerek buna göre «müterafik kusur tespit» edilmesi gerekirken hem ambalajlama hem de «istifin» davacıya ait olduğu kabul edilerek yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2012/428 E. , 2013/1961 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ...
6. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 23.06.2011 tarih ve 2010/659-2011/325 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili tarafından sigortalanan emtianın davalı tarafından karayoluyla Türkiye'den Çek Cumhuriyeti'ne taşındığını, ancak teslim yerinde bir kısım emtianın hasarlı olduğunun tespit edildiğini, bu nedenle müvekkilince sigorta ettirene hasar bedelinin ödendiğini ileri sürerek, 9.411 TL'nin avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, taşıma sırasında hasar meydana geldiğinin ve meydana gelen hasarın miktarının davacı tarafça kanıtlanmasının gerektiğini, hasar miktarının da CMR Konvansiyonu'nun 23. maddesi uyarınca tespit edilebileceğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davanın kısmen kabulü ile 8.556 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, taşıma sigorta poliçesine dayalı rücuen tazminat istemine ilişkindir. Davacı nezdinde sigortalı emtianın Türkiye’den Çek Cumhuriyeti'ne taşınması sırasında hasarlandığı, bu taşımanın CMR Konvansiyonu hükümlerine tabi olduğu şüphesiz olup taraflar arasındaki uyuşmazlık, meydana gelen zarardan davalı taşıyıcının sorumlu olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
CMR Konvansiyonu hükümlerine tabi taşımalarda taşıyıcı, eşyanın kendisine teslim edildiği andan gönderilene teslim olunduğu tarihe kadar meydana gelen hasar ve kayıplardan sorumludur. Bununla birlikte, anılan Konvansiyonu’nun 17/4-c maddesi uyarınca hasarın, yükün gönderici, alıcı veya bunların adına hareket eden kişiler tarafından yüklenmesi, istiflenmesi veya boşaltılması nedeniyle oluştuğunun kanıtlanması halinde taşıyıcının sorumluluğundan bahsedilemeyecektir. Fakat, bu halde de taşıyıcının yükün sağlıklı taşınabilmesi için yükleme ve istiflemeye gerekli özeni gösterme, nezaret etme yükümlülüğü bulunmaktadır. Bahse konu yükümlülüğün ihlali, taşıyıcı bakımından müterafik kusur oluşturmaktadır.
Somut olayda, gerek ekspertiz raporunda, gerekse hükme esas alınan bilirkişi raporunda davaya konu hasarın, yükün iyi istiflenmemesinden kaynaklandığı açıklanmış olmasına rağmen mahkemece yüklemenin ve istiflemenin kime ait olduğu konusunda herhangi bir inceleme yapılmamıştır. O halde, mahkemece, yüklemenin ve istiflemenin kime ait olduğu belirlenmesi, gönderene ait olduğunun tespiti halinde davalının nezaret görevini yerine getirmemesi nedeniyle müterafik kusurunun bulunduğunun kabul edilmesi ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamıştır.
Öte yandan, hasarın neden ve nasıl meydana geldiği konusunda açıklama yapmadığı için davalının CMR Konvansiyonu'nun 29. maddesinde düzenlenen sınırlı sorumluluk hakkından yararlanamayacağı kabul edilmiş ise de, dosyada mübrez bilirkişi raporunda hasarın istif hatasından kaynaklandığının belirtilmiş olmasına göre bu halin, davalı taşıyıcı açısından kasıt ya da kasda eşdeğer kusur olarak kabulü mümkün olmadığından hükmün bu nedenle de bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle kararın, davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 06.02.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/447218300 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz