Rücuen sigorta tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2009/13394 E. 2011/6488 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ambalajlama hatası↗ cmr sözleşmesi↗ cmr sigortası↗ nezaret yükümlülüğü↗ cmr konvansiyonu↗ taşıyıcının sorumluluğu↗ istifa↗ rücuen tahsil↗ cmr↗ davanın açılmamış sayılması↗ riziko↗ açılmamış sayılma↗ taşıyıcı↗ taşıyan↗ sigorta poliçesi↗ kusur↗ hasar↗ eksik inceleme↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, CMR sözleşmesinin 23/3 maddesi uyarınca sorumluluk sınırında kalan hasarın davalı taşıyıcı firmalardan tahsilinin gerektiği, davalılardan sigorta şirketinin istifleme ve bağlama hatasından kaynaklanan hasar nedeniyle sorumluğunun bulunmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüyle 13.664,67 TL’nin davalı taşıyıcı firmalardan tahsiline, Başak Sigorta A.Ş. hakkındaki davanın reddine ve davalılardan ... hakkındaki davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.
Kararı, davalılardan Dicle Ulus. Nak. İnş. Ltd. Şti vekili temyiz etmiştir.
Dava, taşıma sigorta poliçesinden kaynaklanan alacağın rücuen tahsili istemine ilişkindir.
Davaya konu uyuşmazlığın uluslararası karayolu ile taşımadan kaynaklandığı ve uyuşmazlığa CMR Konvansiyonu hükümlerinin uygulanacağı kuşkusuzdur. Anılan Konvansiyonun 17/4.b maddesinde “ambalajlanmadıkları veya kötü ambalajlandıkları zaman özellikleri gereği fire veren veya hasara uğrayan malların ambalajlanmaması veya hatalı ambalajlanmış olması” halinde meydana gelen hasardan taşıyıcının sorumlu olmayacağı öngörülmüştür. İlke olarak, yükün sağlıklı taşınabilmesi ve hasara uğramaması için taşıyıcının yükleme ve istiflemeyi gözetmesi, hatalı bir yükleme varsa buna karşı çıkması ve yükün güvenli taşınabilmesi için gereken her türlü tedbiri alması gerekip bu nedenle meydana gelecek hasarlarda müterafik kusurlu olduğunun kabulü gerekmektedir.
Mahkemece görüşüne başvurulan üç kişilik bilirkişi kurulundaki muhalif üye tarafından da davaya konu taşımada ambalajlama hatası olduğu belirtilerek taşıyanın yarı oranında kusurlu olduğuna işaret edildiği halde farklı görüşlerin ileri sürüldüğü bu raporun mahkemece tartışılmaması ve hasarın nedenin tereddüde yer vermeyecek şekilde belirlenmeden hüküm kurulması yerinde olmamıştır.
Bu durumda mahkemece, davaya konu taşımada ambalajlama hatası olup olmadığı, hasarın yetersiz ambalajlamadan mı yoksa hatalı istiflemeden mi kaynaklandığı, yüklemedeki hatanın tespiti ve nedenselliğin sübutu halinde fiili olarak istiflemenin kimin tarafından yapıldığı hususlarının usulünce araştırılarak, gönderen tarafından yapılmış ise, yukarıda açıklanan ilke uyarınca davalı taşıyıcının yükün güvenli taşınabilmesi için nezaret yükümlülüğünün bulunması nedeniyle meydana gelen hasarda müterafik kusurunun bulunduğunun kabulü, istifin davalı taşıyıcı tarafından yapılması halinde ise, meydana gelen hasarda tüm kusurun taşıyıcıda olacağının kabulü gerekip, bu tespitler ışığında da davalılardan CMR sigorta poliçesini tanzim eden Başak Sigorta AŞ’nin rizikoyu tazmin yükümlüğünün bulunup bulunmadığının tespiti gerekirken yazılı olduğu şekilde eksik incelemeye dayalı olarak karar verilmesi doğru görülmediğinden kararın mümeyyiz davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/428 E. 2013/1961 K.
Ortak:taşıyıcının sorumluluğu · istifa · taşıyıcı · sigorta poliçesi · kusur · hasar
İncelediğiniz karardaBu durumda mahkemece, davaya konu taşımada «ambalajlama hatası» olup olmadığı, «hasarın» yetersiz ambalajlamadan mı yoksa hatalı istiflemeden mi kaynaklandığı, yüklemedeki hatanın tespiti ve nedenselliğin sübutu halinde fiili olarak istiflemenin kimin tarafından yapıldığı hususlarının usulünce araştırılarak, gönderen tarafından yapılmış ise, yukarıda açıklanan ilke uyarınca davalı «taşıyıcının» yükün güvenli taşınabilmesi için «nezaret yükümlülüğünün» bulunması nedeniyle meydana gelen hasarda müterafik kusurunun bulunduğunun kabulü, «istifin» davalı taşıyıcı tarafından yapılması halinde ise, meydana gelen hasarda tüm «kusurun» taşıyıcıda olacağının kabulü gerekip, bu tespitler ışığında da davalılardan CMR «sigorta poliçesini» tanzim eden Başak Sigorta AŞ’nin «rizikoyu» tazmin yükümlüğünün bulunup bulunmadığının tespiti gerekirken yazılı olduğu şekilde «eksik incelemeye» dayalı olarak karar verilmesi doğru görülmediğinden kararın mümeyyiz davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Anılan Konvansiyonun 17/4.b maddesinde “ambalajlanmadıkları veya kötü ambalajlandıkları zaman özellikleri gereği fire veren veya «hasara» uğrayan malların ambalajlanmaması veya hatalı ambalajlanmış olması” halinde meydana gelen hasardan «taşıyıcının sorumlu» olmayacağı öngörülmüştür.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, CMR sözleşmesinin 23/3 maddesi uyarınca sorumluluk sınırında kalan «hasarın» davalı «taşıyıcı» firmalardan tahsilinin gerektiği, davalılardan sigorta şirketinin istifleme ve bağlama hatasından kaynaklanan hasar nedeniyle sorumluğunun bulunmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüyle 13.664,67 TL’nin davalı taşıyıcı firmalardan tahsiline, Başak Sigorta A.Ş. hakkındaki davanın reddine ve davalılardan ... hakkındaki «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmiştir.
Benzer bu karardaÖte yandan, «hasarın» neden ve nasıl meydana geldiği konusunda açıklama yapmadığı için davalının CMR Konvansiyonu'nun 29. maddesinde düzenlenen «sınırlı sorumluluk» hakkından yararlanamayacağı kabul edilmiş ise de, dosyada mübrez bilirkişi raporunda hasarın «istif» hatasından kaynaklandığının belirtilmiş olmasına göre bu halin, davalı «taşıyıcı» açısından kasıt ya da kasda eşdeğer «kusur» olarak kabulü mümkün olmadığından hükmün bu nedenle de bozulması gerekmiştir.
Bununla birlikte, anılan Konvansiyonu’nun 17/4-c maddesi uyarınca «hasarın», yükün gönderici, alıcı veya bunların adına hareket eden kişiler tarafından yüklenmesi, istiflenmesi veya boşaltılması nedeniyle oluştuğunun kanıtlanması halinde «taşıyıcının sorumluluğundan» bahsedilemeyecektir.
Davacı nezdinde sigortalı emtianın Türkiye’den Çek Cumhuriyeti'ne taşınması sırasında hasarlandığı, bu taşımanın CMR Konvansiyonu hükümlerine tabi olduğu şüphesiz olup taraflar arasındaki uyuşmazlık, meydana gelen zarardan davalı «taşıyıcının sorumlu» olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:nezaret görevi · müterafik kusur · sınırlı sorumluluk · rücuen tazminat · teslim
Benzer bu karardaDava, taşıma «sigorta poliçesine» dayalı «rücuen tazminat» istemine ilişkindir.
CMR Konvansiyonu hükümlerine tabi taşımalarda «taşıyıcı», eşyanın kendisine «teslim» edildiği andan gönderilene teslim olunduğu tarihe kadar meydana gelen «hasar» ve kayıplardan sorumludur.
Bahse konu yükümlülüğün ihlali, «taşıyıcı» bakımından «müterafik kusur» oluşturmaktadır.
O halde, mahkemece, yüklemenin ve istiflemenin kime ait olduğu belirlenmesi, gönderene ait olduğunun tespiti halinde davalının «nezaret görevini» yerine getirmemesi nedeniyle müterafik kusurunun bulunduğunun kabul edilmesi ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamıştır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/5979 E. 2010/12177 K.
Ortak:taşıyıcının sorumluluğu · istifa · taşıyıcı · taşıyan · sigorta poliçesi · kusur · hasar · eksik inceleme
İncelediğiniz karardaBu durumda mahkemece, davaya konu taşımada «ambalajlama hatası» olup olmadığı, «hasarın» yetersiz ambalajlamadan mı yoksa hatalı istiflemeden mi kaynaklandığı, yüklemedeki hatanın tespiti ve nedenselliğin sübutu halinde fiili olarak istiflemenin kimin tarafından yapıldığı hususlarının usulünce araştırılarak, gönderen tarafından yapılmış ise, yukarıda açıklanan ilke uyarınca davalı «taşıyıcının» yükün güvenli taşınabilmesi için «nezaret yükümlülüğünün» bulunması nedeniyle meydana gelen hasarda müterafik kusurunun bulunduğunun kabulü, «istifin» davalı taşıyıcı tarafından yapılması halinde ise, meydana gelen hasarda tüm «kusurun» taşıyıcıda olacağının kabulü gerekip, bu tespitler ışığında da davalılardan CMR «sigorta poliçesini» tanzim eden Başak Sigorta AŞ’nin «rizikoyu» tazmin yükümlüğünün bulunup bulunmadığının tespiti gerekirken yazılı olduğu şekilde «eksik incelemeye» dayalı olarak karar verilmesi doğru görülmediğinden kararın mümeyyiz davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Anılan Konvansiyonun 17/4.b maddesinde “ambalajlanmadıkları veya kötü ambalajlandıkları zaman özellikleri gereği fire veren veya «hasara» uğrayan malların ambalajlanmaması veya hatalı ambalajlanmış olması” halinde meydana gelen hasardan «taşıyıcının sorumlu» olmayacağı öngörülmüştür.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, CMR sözleşmesinin 23/3 maddesi uyarınca sorumluluk sınırında kalan «hasarın» davalı «taşıyıcı» firmalardan tahsilinin gerektiği, davalılardan sigorta şirketinin istifleme ve bağlama hatasından kaynaklanan hasar nedeniyle sorumluğunun bulunmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüyle 13.664,67 TL’nin davalı taşıyıcı firmalardan tahsiline, Başak Sigorta A.Ş. hakkındaki davanın reddine ve davalılardan ... hakkındaki «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna dayanılarak, CMR Konvansiyonu'nun 17/1. maddesi gereğince "«taşıyıcının» yükü «teslim» aldığı andan, teslim edinceye kadar doğacak hasardan sorumlu" olduğu, 17/4-c bendi gereğince «hasarın» "malların gönderici -alıcı veya bunlar adına hareket eden şahıslar tarafından yüklenmesi, «istif» edilmesi..." neticesi olan risklerden meydana gelmesi halinde taşıyıcının mesuliyetten «ibra» edileceğinin düzenlendiği, satışa ilişkin 24104 nolu ve 01/03/2004 tarihli faturada satış şeklinin CFR olduğunun görüldüğü, bu satış şeklinde mal bedeli ve yükün araca yüklenmesi işleminin satıcının sorumluluğunda olduğu, taşıyıcının da emtianın araca yüklenirken ve istif edilirken nezaret etme sorumluluğu bulunduğu ve taşıma senedinde herhangi bir ihtirazi «kaydı» olmayan taşıyıcının hatalı yükleme ve ambalajlamadan dolayı oluşan hasarda % 40 oranında «müterafik kusuru» bulunduğu, hasar bedelinin 2.800,00 YTL olduğu gerekçesiyle 2.800,00 YTL’nin davalılar «taşıyan» ve araç maliki SHG Dış Tic.
Dosya içindeki «eksper raporu» ile hükme esas alınan bilirkişi raporunda «hasarın» satıcının yükümlülüğündeki yükleme ve istifleme hatasından meydana geldiği ve «taşıyıcının» da yükleme ve istifleme sırasındaki nezaret sorumluluğunu gereği gibi yerine getirmemesinden dolayı % 40 oranında sorumlu bulunduğu belirtilmekle, yükleme ve istifleme hatası nedeniyle oluşan hasarın «teminat» dışı bırakılan hal koşulunu taşıyıp taşımadığı araştırılmadan, «eksik incelemeyle» davalı Başak Sigorta hakkında davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmamış, kararın bu davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Şti, araç sürücüsü ... ve CMR «taşıyıcı sorumluluk» poliçesinden dolayı sigortacı Başak Sigorta A.Ş’den faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:eksper raporu · müterafik kusur · ziya · ibra · iş bölümü · dosya masrafı · cy/cy kaydı · teminat
Benzer bu karardaAyrıca, CMR sigortasının 'istisnalar' başlıklı «bölümün» 18 nolu maddesinde “Sigortalı emtianın mutad evsafına göre yetersiz veya uygun olmayan ambalajlama yahut istiflenmesinin neden olduğu «hasar», «ziya» ve «masraflar» ile yanlış yükleme ve/veya istifleme sonucu birbirini etkileme özellikleri bulunan emtianın oluşturacağı hasarlarla ilgili tazminat talepleri” «teminat» dışında bırakılmıştır.
Mahkemece, toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna dayanılarak, CMR Konvansiyonu'nun 17/1. maddesi gereğince "«taşıyıcının» yükü «teslim» aldığı andan, teslim edinceye kadar doğacak hasardan sorumlu" olduğu, 17/4-c bendi gereğince «hasarın» "malların gönderici -alıcı veya bunlar adına hareket eden şahıslar tarafından yüklenmesi, «istif» edilmesi..." neticesi olan risklerden meydana gelmesi halinde taşıyıcının mesuliyetten «ibra» edileceğinin düzenlendiği, satışa ilişkin 24104 nolu ve 01/03/2004 tarihli faturada satış şeklinin CFR olduğunun görüldüğü, bu satış şeklinde mal bedeli ve yükün araca yüklenmesi işleminin satıcının sorumluluğunda olduğu, taşıyıcının da emtianın araca yüklenirken ve istif edilirken nezaret etme sorumluluğu bulunduğu ve taşıma senedinde herhangi bir ihtirazi «kaydı» olmayan taşıyıcının hatalı yükleme ve ambalajlamadan dolayı oluşan hasarda % 40 oranında «müterafik kusuru» bulunduğu, hasar bedelinin 2.800,00 YTL olduğu gerekçesiyle 2.800,00 YTL’nin davalılar «taşıyan» ve araç maliki SHG Dış Tic.
Dosya içindeki «eksper raporu» ile hükme esas alınan bilirkişi raporunda «hasarın» satıcının yükümlülüğündeki yükleme ve istifleme hatasından meydana geldiği ve «taşıyıcının» da yükleme ve istifleme sırasındaki nezaret sorumluluğunu gereği gibi yerine getirmemesinden dolayı % 40 oranında sorumlu bulunduğu belirtilmekle, yükleme ve istifleme hatası nedeniyle oluşan hasarın «teminat» dışı bırakılan hal koşulunu taşıyıp taşımadığı araştırılmadan, «eksik incelemeyle» davalı Başak Sigorta hakkında davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmamış, kararın bu davalı yararına bozulması gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/5404 E. 2010/12126 K.
Ortak:nezaret yükümlülüğü · taşıyıcının sorumluluğu · istifa · rücuen tahsil · taşıyıcı · sigorta poliçesi · kusur · hasar · Rücuen sigorta tazminatı
İncelediğiniz karardaBu durumda mahkemece, davaya konu taşımada «ambalajlama hatası» olup olmadığı, «hasarın» yetersiz ambalajlamadan mı yoksa hatalı istiflemeden mi kaynaklandığı, yüklemedeki hatanın tespiti ve nedenselliğin sübutu halinde fiili olarak istiflemenin kimin tarafından yapıldığı hususlarının usulünce araştırılarak, gönderen tarafından yapılmış ise, yukarıda açıklanan ilke uyarınca davalı «taşıyıcının» yükün güvenli taşınabilmesi için «nezaret yükümlülüğünün» bulunması nedeniyle meydana gelen hasarda müterafik kusurunun bulunduğunun kabulü, «istifin» davalı taşıyıcı tarafından yapılması halinde ise, meydana gelen hasarda tüm «kusurun» taşıyıcıda olacağının kabulü gerekip, bu tespitler ışığında da davalılardan CMR «sigorta poliçesini» tanzim eden Başak Sigorta AŞ’nin «rizikoyu» tazmin yükümlüğünün bulunup bulunmadığının tespiti gerekirken yazılı olduğu şekilde «eksik incelemeye» dayalı olarak karar verilmesi doğru görülmediğinden kararın mümeyyiz davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Anılan Konvansiyonun 17/4.b maddesinde “ambalajlanmadıkları veya kötü ambalajlandıkları zaman özellikleri gereği fire veren veya «hasara» uğrayan malların ambalajlanmaması veya hatalı ambalajlanmış olması” halinde meydana gelen hasardan «taşıyıcının sorumlu» olmayacağı öngörülmüştür.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, CMR sözleşmesinin 23/3 maddesi uyarınca sorumluluk sınırında kalan «hasarın» davalı «taşıyıcı» firmalardan tahsilinin gerektiği, davalılardan sigorta şirketinin istifleme ve bağlama hatasından kaynaklanan hasar nedeniyle sorumluğunun bulunmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüyle 13.664,67 TL’nin davalı taşıyıcı firmalardan tahsiline, Başak Sigorta A.Ş. hakkındaki davanın reddine ve davalılardan ... hakkındaki «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmiştir.
Benzer bu karardaO halde, mahkemece davaya konu taşımada fiili olarak istiflemenin kimin tarafından yapıldığı usulünce araştırılarak, gönderen tarafından yapılmış ise, davalı «taşıyıcının» yükün güvenli taşınabilmesi için «nezaret yükümlülüğünün» bulunması nedeniyle meydana gelen «hasarda» müterafik kusurunun bulunduğunun kabulü, «istifin» davalı taşıyıcı tarafından yapılması halinde ise, meydana gelen hasarda tüm «kusurun» taşıyıcıda olacağının kabulü gerekip, buna uygun karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde «eksik incelemeye» dayalı olarak karar verilmesi doğru görülmediğinden kararın davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Anılan Konvansiyonun 17/4.b maddesinde “ambalajlanmadıkları veya kötü ambalajlandıkları zaman özellikleri gereği fire veren veya «hasara» uğrayan malların ambalajlanmaması veya hatalı ambalajlanmış olması” halinde meydana gelen hasardan «taşıyıcının sorumlu» olmayacağı öngörülmüştür.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davalı «taşıyıcının» «teslime» kadar oluşacak zarardan sorumlu olduğu ve emtiadaki «hasar» için tatbiki gereken «sovtaj» oranının % 40 olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 10.514,44 Euro’nun faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:sovtaj değeri · sovtaj · rücuen tazminat · teslim · i̇i̇k 72/son
Benzer bu karardaUyuşmazlık konusu olayda «son» bilirkişi raporuna itibar edilerek hüküm kurulmuş ise de; bu rapor, hasarlı kısımların «sovtaj değerinin» % 40 olması gerektiğini söylemiş, ancak bu husustaki diğer raporlarla ortaya çıkan farklılık denetime imkan verecek şekilde açıklanmadığı gibi, davacının bu konudaki itirazları da karşılanmamıştır.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davalı «taşıyıcının» «teslime» kadar oluşacak zarardan sorumlu olduğu ve emtiadaki «hasar» için tatbiki gereken «sovtaj» oranının % 40 olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 10.514,44 Euro’nun faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Bu durumda mahkemece, hasarlı emtianın «sovtaj değerinin» ne olması gerektiğinin konusunda uzman bilirkişiden alınacak denetime imkan veren raporla belirlenip yukarıda açıklanan hususlar da dikkate alınarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi yerinde görülmediğinden kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.
2) TTK’nun 1301 nci maddesi uyarınca açılan «rücuen tazminat» istemlerinde ödeme yapan sigorta şirketi ancak gerçek «hasar» tutarını zarar sorumlusundan isteyebilecektir.
3 benzer karar daha
-
Sigorta poliçesine dayalı tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/12916 E. 2012/19231 K.
Ortak:taşıyıcı · sigorta poliçesi · kusur · hasar
İncelediğiniz karardaBu durumda mahkemece, davaya konu taşımada «ambalajlama hatası» olup olmadığı, «hasarın» yetersiz ambalajlamadan mı yoksa hatalı istiflemeden mi kaynaklandığı, yüklemedeki hatanın tespiti ve nedenselliğin sübutu halinde fiili olarak istiflemenin kimin tarafından yapıldığı hususlarının usulünce araştırılarak, gönderen tarafından yapılmış ise, yukarıda açıklanan ilke uyarınca davalı «taşıyıcının» yükün güvenli taşınabilmesi için «nezaret yükümlülüğünün» bulunması nedeniyle meydana gelen hasarda müterafik kusurunun bulunduğunun kabulü, «istifin» davalı taşıyıcı tarafından yapılması halinde ise, meydana gelen hasarda tüm «kusurun» taşıyıcıda olacağının kabulü gerekip, bu tespitler ışığında da davalılardan CMR «sigorta poliçesini» tanzim eden Başak Sigorta AŞ’nin «rizikoyu» tazmin yükümlüğünün bulunup bulunmadığının tespiti gerekirken yazılı olduğu şekilde «eksik incelemeye» dayalı olarak karar verilmesi doğru görülmediğinden kararın mümeyyiz davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, CMR sözleşmesinin 23/3 maddesi uyarınca sorumluluk sınırında kalan «hasarın» davalı «taşıyıcı» firmalardan tahsilinin gerektiği, davalılardan sigorta şirketinin istifleme ve bağlama hatasından kaynaklanan hasar nedeniyle sorumluğunun bulunmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüyle 13.664,67 TL’nin davalı taşıyıcı firmalardan tahsiline, Başak Sigorta A.Ş. hakkındaki davanın reddine ve davalılardan ... hakkındaki «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmiştir.
Anılan Konvansiyonun 17/4.b maddesinde “ambalajlanmadıkları veya kötü ambalajlandıkları zaman özellikleri gereği fire veren veya «hasara» uğrayan malların ambalajlanmaması veya hatalı ambalajlanmış olması” halinde meydana gelen hasardan «taşıyıcının sorumlu» olmayacağı öngörülmüştür.
Benzer bu karardaDairemizin yerleşik uygulamasına göre taşınacak emtianın araca yüklemesi ve istiflemesi gönderene ait olsa dahi, yükün sağlıklı taşınabilmesi ve «hasara» uğramaması için «taşıyıcının», yükleme ve istiflemeyi basiretli bir «tacir» gibi gözetmesi, hatalı bir yükleme istifleme varsa buna karşı çıkması ve yükün güvenli taşınabilmesi için her türlü tedbiri alması gerekir.
O halde, mahkemece «taşıyıcının» zararın oluşmasında «müterafik kusuru» olduğu kabul edilerek «kusur oranı» tespit edilmek ve sonucuna göre karar vermek gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, tüm kanıtlara ve bilirkişi raporuna göre, davalı tarafça ambalajın taşımaya uygun olmadığını ve yüklemenin «taşıyıcı» değil gönderen tarafından yapıldığını kanıtlayamadığı, bu şekilde hasardan davalı şirketin sorumlu olacağı, davalının sorumluluğunun CMR hükümlerine göre belirleneceği gerekçesiyle, 6.254.70 Euro'nun davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:teslimde gecikme · müterafik kusur · kusur oranı · rücuen tazminat · tacir · teslim
Benzer bu karardaTaşımacı eşyayı «teslim» aldığı andan itibaren teslim edinceye kadar maruz kaldığı ziyadan ve hasardan veya «teslimindeki gecikmeden» sorumludur.Bilirkişi raporlarında «hasarın» istifleme ve yükleme hatasından kaynaklandığı belirtilmiştir.
O halde, mahkemece «taşıyıcının» zararın oluşmasında «müterafik kusuru» olduğu kabul edilerek «kusur oranı» tespit edilmek ve sonucuna göre karar vermek gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
1-Dava, «sigorta poliçesinden» kaynaklanan «rücuen tazminat» talebine ilişkindir.
Dairemizin yerleşik uygulamasına göre taşınacak emtianın araca yüklemesi ve istiflemesi gönderene ait olsa dahi, yükün sağlıklı taşınabilmesi ve «hasara» uğramaması için «taşıyıcının», yükleme ve istiflemeyi basiretli bir «tacir» gibi gözetmesi, hatalı bir yükleme istifleme varsa buna karşı çıkması ve yükün güvenli taşınabilmesi için her türlü tedbiri alması gerekir.
-
İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/6574 E. 2012/13462 K.
Ortak:nezaret yükümlülüğü · taşıyıcının sorumluluğu · taşıyıcı · sigorta poliçesi · kusur · hasar
İncelediğiniz karardaBu durumda mahkemece, davaya konu taşımada «ambalajlama hatası» olup olmadığı, «hasarın» yetersiz ambalajlamadan mı yoksa hatalı istiflemeden mi kaynaklandığı, yüklemedeki hatanın tespiti ve nedenselliğin sübutu halinde fiili olarak istiflemenin kimin tarafından yapıldığı hususlarının usulünce araştırılarak, gönderen tarafından yapılmış ise, yukarıda açıklanan ilke uyarınca davalı «taşıyıcının» yükün güvenli taşınabilmesi için «nezaret yükümlülüğünün» bulunması nedeniyle meydana gelen hasarda müterafik kusurunun bulunduğunun kabulü, «istifin» davalı taşıyıcı tarafından yapılması halinde ise, meydana gelen hasarda tüm «kusurun» taşıyıcıda olacağının kabulü gerekip, bu tespitler ışığında da davalılardan CMR «sigorta poliçesini» tanzim eden Başak Sigorta AŞ’nin «rizikoyu» tazmin yükümlüğünün bulunup bulunmadığının tespiti gerekirken yazılı olduğu şekilde «eksik incelemeye» dayalı olarak karar verilmesi doğru görülmediğinden kararın mümeyyiz davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Anılan Konvansiyonun 17/4.b maddesinde “ambalajlanmadıkları veya kötü ambalajlandıkları zaman özellikleri gereği fire veren veya «hasara» uğrayan malların ambalajlanmaması veya hatalı ambalajlanmış olması” halinde meydana gelen hasardan «taşıyıcının sorumlu» olmayacağı öngörülmüştür.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, CMR sözleşmesinin 23/3 maddesi uyarınca sorumluluk sınırında kalan «hasarın» davalı «taşıyıcı» firmalardan tahsilinin gerektiği, davalılardan sigorta şirketinin istifleme ve bağlama hatasından kaynaklanan hasar nedeniyle sorumluğunun bulunmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüyle 13.664,67 TL’nin davalı taşıyıcı firmalardan tahsiline, Başak Sigorta A.Ş. hakkındaki davanın reddine ve davalılardan ... hakkındaki «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmiştir.
Benzer bu karardaAncak, anılan Konvansiyonun 17/4-c maddesinde, yükün gönderici, alıcı veya bunların adına hareket eden kişiler tarafından alınması, yüklenmesi, istiflenmesi veya boşaltılması özel bir risk durumu olarak kabul edilmiş, «hasar» veya «kaybın» anılan nedenlerden kaynaklanması halinde «taşıyıcının sorumlu» olmayacağı hükme bağlanmıştır.
Bu durum karşısında, davacı vekilinin rapora yönelik itirazları dikkate alınıp, davalı «taşıyıcının» yükleme ve istifleme bakımından «nezaret yükümlülüğünü» ihlal ettiği ve kusurlu olduğu kabul edilip, «kusur» oranları bakımından gerektiğinde ek rapor alınması veya yeniden «bilirkişi incelemesi» yaptırılması ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
CMR hükümlerine tabi taşımalarda da «taşıyıcının» eşyanın kendisine «teslim» edildiği tarihten gönderilene teslim edildiği tarihe kadar meydana gelen «hasar» ve kayıplardan sorumlu olacağı esastır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kötüniyet tazminatı · uyuşmazlık konusu · kâr kaybı · bilirkişi incelemesi · kötüniyet · tacir · teslim
Benzer bu karardaMahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamına göre, «hasarın» istiflemeden değil ambalaj hatasından kaynaklandığı, davacı tarafın icra takibinde «kötüniyetli» olduğunun ispat edilemediği gerekçesiyle, davanın ve davalının «kötüniyet tazminatı» talebinin reddine karar verilmiştir.
Davacı nezdinde sigortalı emtianın davalı tarafından İtalya’dan Türkiye’ye taşınması sırasında hasarlandığı, bu taşımanın CMR hükümlerine tabi olduğu hususları «uyuşmazlık konusu» değildir.
CMR hükümlerine tabi taşımalarda da «taşıyıcının» eşyanın kendisine «teslim» edildiği tarihten gönderilene teslim edildiği tarihe kadar meydana gelen «hasar» ve kayıplardan sorumlu olacağı esastır.
Ancak, anılan Konvansiyonun 17/4-c maddesinde, yükün gönderici, alıcı veya bunların adına hareket eden kişiler tarafından alınması, yüklenmesi, istiflenmesi veya boşaltılması özel bir risk durumu olarak kabul edilmiş, «hasar» veya «kaybın» anılan nedenlerden kaynaklanması halinde «taşıyıcının sorumlu» olmayacağı hükme bağlanmıştır.
-
Nakliyat emtia poliçesinden kaynaklanan rücuan tazminat | İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/11705 E. 2014/15799 K.
Ortak:taşıyıcının sorumluluğu · istifa · taşıyıcı · hasar
İncelediğiniz karardaAnılan Konvansiyonun 17/4.b maddesinde “ambalajlanmadıkları veya kötü ambalajlandıkları zaman özellikleri gereği fire veren veya «hasara» uğrayan malların ambalajlanmaması veya hatalı ambalajlanmış olması” halinde meydana gelen hasardan «taşıyıcının sorumlu» olmayacağı öngörülmüştür.
Bu durumda mahkemece, davaya konu taşımada «ambalajlama hatası» olup olmadığı, «hasarın» yetersiz ambalajlamadan mı yoksa hatalı istiflemeden mi kaynaklandığı, yüklemedeki hatanın tespiti ve nedenselliğin sübutu halinde fiili olarak istiflemenin kimin tarafından yapıldığı hususlarının usulünce araştırılarak, gönderen tarafından yapılmış ise, yukarıda açıklanan ilke uyarınca davalı «taşıyıcının» yükün güvenli taşınabilmesi için «nezaret yükümlülüğünün» bulunması nedeniyle meydana gelen hasarda müterafik kusurunun bulunduğunun kabulü, «istifin» davalı taşıyıcı tarafından yapılması halinde ise, meydana gelen hasarda tüm «kusurun» taşıyıcıda olacağının kabulü gerekip, bu tespitler ışığında da davalılardan CMR «sigorta poliçesini» tanzim eden Başak Sigorta AŞ’nin «rizikoyu» tazmin yükümlüğünün bulunup bulunmadığının tespiti gerekirken yazılı olduğu şekilde «eksik incelemeye» dayalı olarak karar verilmesi doğru görülmediğinden kararın mümeyyiz davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, CMR sözleşmesinin 23/3 maddesi uyarınca sorumluluk sınırında kalan «hasarın» davalı «taşıyıcı» firmalardan tahsilinin gerektiği, davalılardan sigorta şirketinin istifleme ve bağlama hatasından kaynaklanan hasar nedeniyle sorumluğunun bulunmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüyle 13.664,67 TL’nin davalı taşıyıcı firmalardan tahsiline, Başak Sigorta A.Ş. hakkındaki davanın reddine ve davalılardan ... hakkındaki «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, «hasarın» hatalı ambalajlamadan kaynaklandığı, CMR 17/4-c maddesi uyarınca «taşıyıcıların sorumlu» olmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Ancak anılan konvansiyonun 17/4-c maddesinde, yükün gönderici, alıcı veya bunların adına hareket eden kişiler tarafından alınması, yüklenmesi, istiflenmesi veya boşaltılması özel risk durumu olarak kabul edilmiş, «hasar» veya «kaybın» anılan nedenlerden kaynaklanması halinde «taşıyıcının sorumlu» olmayacağı hükme bağlanmıştır.
Somut olayda, mahkemece «hasarın» hatalı ambalajlamadan kaynaklandığı, CMR 17/4-c maddesi uyarınca davalı «taşıyıcıların sorumlu» olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de, dosyada mevcut ekspertiz raporunda, davacı vekilinin beyan dilekçelerinde ve bilirkişi raporunda hasar …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:rücuan tazminat · kâr kaybı · teslim
Benzer bu karardaDava, nakliyat emtia poliçesinden kaynaklanan «rücuan tazminat» istemine ilişkindir.
CMR hükümlerine tabi olan taşımalarda, «taşıyıcının» taşıdığı malları alıcısına tam ve sağlam olarak «teslim» etmek zorunluluğu mevcut olup, meydana gelen eksilmeler ve hasarlardan sorumluluğu esastır.
Ancak anılan konvansiyonun 17/4-c maddesinde, yükün gönderici, alıcı veya bunların adına hareket eden kişiler tarafından alınması, yüklenmesi, istiflenmesi veya boşaltılması özel risk durumu olarak kabul edilmiş, «hasar» veya «kaybın» anılan nedenlerden kaynaklanması halinde «taşıyıcının sorumlu» olmayacağı hükme bağlanmıştır.
Fakat, yükleme gönderene veya başkasına ait olsa bile «taşıyıcının», malın sağlam ve tam olarak «teslimi» zorunluluğu çerçevesinde gerek istiflenmesi gerekse ambalaj itibariyle taşımaya uygunluğu noktasında denetleme görevi mevcuttur.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2009/13394 E. , 2011/6488 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 16.06.2009 tarih ve 2007/472 - 2009/402 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalılardan Dicle Ulus. Nak. İnş. Ltd. Şti. vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili tarafından taşıma sigorta poliçesiyle sigortalı emtianın davalı tarafından Özbekistan’dan Türkiye’ye taşındığını, 84 varilden 77 adedinin hasarlı olarak sigortalıya teslim edildiğini ve sigortalıya tazminatın ödendiğini ve davalılardan CMR sigorta şirketi Başak Sigorta şirketini poliçe limitiyle zarardan sorumlu bulunduğunu ileri sürerek, 13.664,67 TL’nin faiziyle tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, davalılardan araç sürücüsü ... hakkındaki davasını atiye bırakmıştır.
Davalılar vekilleri, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, CMR sözleşmesinin 23/3 maddesi uyarınca sorumluluk sınırında kalan hasarın davalı taşıyıcı firmalardan tahsilinin gerektiği, davalılardan sigorta şirketinin istifleme ve bağlama hatasından kaynaklanan hasar nedeniyle sorumluğunun bulunmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüyle 13.664,67 TL’nin davalı taşıyıcı firmalardan tahsiline, Başak Sigorta A.Ş. hakkındaki davanın reddine ve davalılardan ... hakkındaki davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.
Kararı, davalılardan Dicle Ulus. Nak. İnş. Ltd. Şti vekili temyiz etmiştir.
Dava, taşıma sigorta poliçesinden kaynaklanan alacağın rücuen tahsili istemine ilişkindir.
Davaya konu uyuşmazlığın uluslararası karayolu ile taşımadan kaynaklandığı ve uyuşmazlığa CMR Konvansiyonu hükümlerinin uygulanacağı kuşkusuzdur. Anılan Konvansiyonun 17/4.b maddesinde “ambalajlanmadıkları veya kötü ambalajlandıkları zaman özellikleri gereği fire veren veya hasara uğrayan malların ambalajlanmaması veya hatalı ambalajlanmış olması” halinde meydana gelen hasardan taşıyıcının sorumlu olmayacağı öngörülmüştür. İlke olarak, yükün sağlıklı taşınabilmesi ve hasara uğramaması için taşıyıcının yükleme ve istiflemeyi gözetmesi, hatalı bir yükleme varsa buna karşı çıkması ve yükün güvenli taşınabilmesi için gereken her türlü tedbiri alması gerekip bu nedenle meydana gelecek hasarlarda müterafik kusurlu olduğunun kabulü gerekmektedir.
Mahkemece görüşüne başvurulan üç kişilik bilirkişi kurulundaki muhalif üye tarafından da davaya konu taşımada ambalajlama hatası olduğu belirtilerek taşıyanın yarı oranında kusurlu olduğuna işaret edildiği halde farklı görüşlerin ileri sürüldüğü bu raporun mahkemece tartışılmaması ve hasarın nedenin tereddüde yer vermeyecek şekilde belirlenmeden hüküm kurulması yerinde olmamıştır.
Bu durumda mahkemece, davaya konu taşımada ambalajlama hatası olup olmadığı, hasarın yetersiz ambalajlamadan mı yoksa hatalı istiflemeden mi kaynaklandığı, yüklemedeki hatanın tespiti ve nedenselliğin sübutu halinde fiili olarak istiflemenin kimin tarafından yapıldığı hususlarının usulünce araştırılarak, gönderen tarafından yapılmış ise, yukarıda açıklanan ilke uyarınca davalı taşıyıcının yükün güvenli taşınabilmesi için nezaret yükümlülüğünün bulunması nedeniyle meydana gelen hasarda müterafik kusurunun bulunduğunun kabulü, istifin davalı taşıyıcı tarafından yapılması halinde ise, meydana gelen hasarda tüm kusurun taşıyıcıda olacağının kabulü gerekip, bu tespitler ışığında da davalılardan CMR sigorta poliçesini tanzim eden Başak Sigorta AŞ’nin rizikoyu tazmin yükümlüğünün bulunup bulunmadığının tespiti gerekirken yazılı olduğu şekilde eksik incelemeye dayalı olarak karar verilmesi doğru görülmediğinden kararın mümeyyiz davalı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarda açıklanan nedenlerle davalılardan Dicle Ulus. Nak.İnş.Ltd.Şti vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle kararın mümeyyiz davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 30.05.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1025331400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz